Kararın reddi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/9906 E. 2014/20194 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
navlun sözleşmesi↗ taşıtan↗ delillerin toplanmaması↗ konişmento↗ konşimento↗ ispat külfeti↗ navlun↗ ispat yükü↗ ticari defter↗ fatura↗ taşıyan↗ dosya masrafı↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ teslim↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma,benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu talebin, sürastarya süresi içinde gemisini boşaltmaya hazır durumda bulundurması karşılığı doğan sürastarya ücreti olduğu, davacı taşıyanın husumeti davalı taşıtana yönelttiği, TTK'nın 1081. maddesi hükmüne göre emtianın gönderilen tarafından teslim alınmaması halinde navlun ve diğer masraflardan taşıtanın sorumlu olacağı, TTK'nın 1059. madde hükmüne göre de, gönderilenin malı teslim almakla navlun ve navlun teferruatından olan bütün masrafları ve sürastarya ücretini ödemek zorunda kalacağı, bu durumda davacı taşıyanın, davalı taşıtandan sürastarya ücreti talep ettiği davada gönderilenin kim olduğunu ve gönderilenin malı teslim almadığını ispatla yükümlü bulunduğu, buna göre davacı tarafından sunulan konişmento üzerindeki, konişmentonun davalının işçisi tarafından teslim alındığına dair kaydın malın alıcısına teslim edilip edilmediğini kanıtlamayacağı, davacı taşıyan, mal gönderilen tarafından teslim alındı ise TTK'nın 1069. madde hükmüne göre gönderilene, mal gönderilen tarafından teslim alınmadı ise taşıtana müracaat edebileceği, davada ispat yükü üzerine düşen davacı tarafça malın gönderilene teslim edilip edilmediğine dair hiçbir delil sunulmadığı, dolayısıyla davalı taşıtanın sürastarya borçlusu olduğu hususunun ispatlanamadığı, yine davacının usulsüz olan defterlerinde takibe konu ettiği fatura kayıtlı ise de, defterlerin usulsüz olması karşısında ticari defterleri lehine delil vasfı taşımadığından bu kayda da itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sürestarya alacağının malın gönderenden tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, kural olarak sürestarya ücretinin borçlusu davacının akidi olan gönderen ise de, TTK'nın 1069. maddesi gereğince ancak iki şartın birlikte gerçekleşmesi halinde sürestarya ödeme borcu, malın alıcısına geçmekte ve bu suretle de malın göndereni borcundan kurtulmaktadır. 1069. maddeye göre, alıcının sürestarya alacağından sorumlu olması için, navlun veya konşimentoda buna dair hüküm bulunması ve malın alıcı tarafından teslim alınması gerekmektedir. Navlun sözleşmesi veya konşimento hükümleri, yükü tesellüm eden alıcının TTK'nın 1069/1 maddesi uyarınca navlun ve diğer borçların borçlusu durumuna girip girmeyeceğini ve şayet girecekse, bunun kapsamını da tayin edecektir. Konşimento veya navlun sözleşmesinden kendisine böyle bir külfet yüklendiği anlaşılan alıcı, yükü teslim almakla gerek yükleme gerekse boşaltma limanında sürestarya ücretini ödemekle yükümlüdür. Ancak; alıcı yükü teslim almazsa taşıtan, navlun ve diğer tüm borçları taşıyana ödemekle yükümlü olacaktır.
Somut olayda, davacı taşıyan sürestarya ücretini tahsil etmek amacıyla kural olarak bu borçtan sorumlu olan davalı taşıtan aleyhine icra takibi yapmış olup, mahkemece davalının gönderen ve davacının akidi olduğu kabul edilmiş, davalı bu yönden de kararı temyiz etmemiştir. Bu durumda, kural olarak borçtan davalı sorumlu olup, malın alıcıya teslim edildiğini ve bu nedenle bu borçtan sorumlu olmadığını ispat külfeti de davalıya düşmektedir. Bu nedenle mahkemece; bu yönden ispat külfetinin davalıda olduğu gözetilmek, davalının bu yöndeki delilleri toplanmak, konşimentonun onaylı tercümesini dosya içerisine sağlayarak, bu hususta özel bir düzenleme bulunup bulunmadığı üzerinde durulmak ve malın yurt dışında yine davalı tarafından teslim alındığı yönündeki davacı iddiasını da irdelemek suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17506 E. 2015/6002 K.
Ortak:taşıtan · konişmento · konşimento · cy/cy kaydı · eksik inceleme · teslim · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… dosya kapsamına göre, dava konusu talebin, sürastarya süresi içinde gemisini boşaltmaya hazır durumda bulundurması karşılığı doğan sürastarya ücreti olduğu, davacı «taşıyanın» «husumeti» davalı «taşıtana» yönelttiği, TTK'nın 1081. maddesi hükmüne göre emtianın gönderilen tarafından «teslim» alınmaması halinde «navlun» ve diğer «masraflardan» taşıtanın sorumlu olacağı, TTK'nın 1059. madde hükmüne göre de, gönderilenin malı teslim almakla navlun ve navlun teferruatından olan bütün masrafları ve sürastarya ücretini ödemek zorunda kalacağı, bu durumda davacı taşıyanın, davalı taşıtandan sürastarya ücreti talep ettiği davada gönderilenin kim olduğunu ve gönderilenin malı teslim almadığını ispatla yükümlü bulunduğu, buna göre davacı tarafından sunulan «konişmento» üzerindeki, konişmentonun davalının işçisi tarafından teslim alındığına dair «kaydın» malın alıcısına teslim edilip edilmediğini kanıtlamayacağı, davacı taşıyan, mal gönderilen tarafından teslim alındı ise TTK'nın 1069. madde hükmüne göre gönderilene, mal gönderilen tarafından teslim alınmadı ise taşıtana müracaat edebileceği, davada «ispat yükü» üzerine düşen davacı tarafça malın gönderilene teslim edilip edilmediğine dair hiçbir delil sunulmadığı, dolayısıyla davalı taşıtanın sürastarya borçlusu olduğu hususunun ispatlanamadığı, yine davacının usulsüz olan «defterlerinde» takibe konu ettiği «fatura» kayıtlı ise de, defterlerin usulsüz olması karşısında «ticari defterleri» lehine delil vasfı taşımadığından bu kayda da itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle mahkemece; bu yönden «ispat külfetinin» davalıda olduğu gözetilmek, davalının bu yöndeki «delilleri toplanmak», «konşimentonun» onaylı tercümesini dosya içerisine sağlayarak, bu hususta özel bir düzenleme bulunup bulunmadığı üzerinde durulmak ve malın yurt dışında yine davalı tarafından «teslim» alındığı yönündeki davacı iddiasını da irdelemek suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1069. maddeye göre, alıcının sürestarya alacağından sorumlu olması için, «navlun» veya «konşimentoda» buna dair hüküm bulunması ve malın alıcı tarafından «teslim» alınması gerekmektedir.
Benzer bu karardaTransport S.A. unvanı olduğu, bu suretle davacının «aktif husumet ehliyetinin» sabit olmadığı, davacı yanca dosyaların takip olunmadığı, «konşimentolarda» gecikme ödemelerinin alıcı (gönderilen) tarafından yapılacağı «kaydının» olduğu, talebin Türkiye'deki davalıya (yükleten, «taşıtan sıfatını» haiz olmakla) yöneltilmesinin yerinde bulunmadığı, bu suretle davalının husumet ehliyetinin olmadığı gerekçesiyle; asıl ve birleşen davanın husumetten reddine kara …
Buna göre, somut olayda taşınan malın alıcı tarafından «teslim» alınmadığı konteynerlerin liman sahasında beklediği iddia edildiğinden yükün teslim edilip edilmediği araştırılarak, yükün yukarıda açıklandığı üzere teslimi ve «taşıma sözleşmesinde» sürestarya ücretinden alıcı «gönderilenin sorumlu» olacağına ilişkin bir hüküm bulunması halinde alıcının sorumlu olacağı değerlendirilmeksizin sadece «konişmentodaki» «kayda» dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Bu sebeple, yazılan müzekkere cevapları akıbeti araştırılıp, yargılama sırasında eksikliği belirlenen «konişmentolar» ve diğer belgelerin «ibrazı» sağlanarak, davacının aktif dava «ehliyetinin» tespiti gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıtan sıfatı · gönderici sorumluluğu · demuraj · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · taşıma sözleşmesi · üçüncü kişi
Benzer bu karardaTransport S.A. unvanı olduğu, bu suretle davacının «aktif husumet ehliyetinin» sabit olmadığı, davacı yanca dosyaların takip olunmadığı, «konşimentolarda» gecikme ödemelerinin alıcı (gönderilen) tarafından yapılacağı «kaydının» olduğu, talebin Türkiye'deki davalıya (yükleten, «taşıtan sıfatını» haiz olmakla) yöneltilmesinin yerinde bulunmadığı, bu suretle davalının husumet ehliyetinin olmadığı gerekçesiyle; asıl ve birleşen davanın husumetten reddine kara …
Buna göre, somut olayda taşınan malın alıcı tarafından «teslim» alınmadığı konteynerlerin liman sahasında beklediği iddia edildiğinden yükün teslim edilip edilmediği araştırılarak, yükün yukarıda açıklandığı üzere teslimi ve «taşıma sözleşmesinde» sürestarya ücretinden alıcı «gönderilenin sorumlu» olacağına ilişkin bir hüküm bulunması halinde alıcının sorumlu olacağı değerlendirilmeksizin sadece «konişmentodaki» «kayda» dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
1- Dava, «demuraj» ücreti ile konteyner bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, dosyaya sunulan faturaların...
2-Ayrıca, kural olarak, sürastarya ücretinin borçlusu, «taşıma sözleşmesinin» tarafı olan «taşıtandır».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/980 E. 2015/7006 K.
Ortak:navlun sözleşmesi · taşıtan · konişmento · navlun · taşıyan · eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz kararda… dosya kapsamına göre, dava konusu talebin, sürastarya süresi içinde gemisini boşaltmaya hazır durumda bulundurması karşılığı doğan sürastarya ücreti olduğu, davacı «taşıyanın» «husumeti» davalı «taşıtana» yönelttiği, TTK'nın 1081. maddesi hükmüne göre emtianın gönderilen tarafından «teslim» alınmaması halinde «navlun» ve diğer «masraflardan» taşıtanın sorumlu olacağı, TTK'nın 1059. madde hükmüne göre de, gönderilenin malı teslim almakla navlun ve navlun teferruatından olan bütün masrafları ve sürastarya ücretini ödemek zorunda kalacağı, bu durumda davacı taşıyanın, davalı taşıtandan sürastarya ücreti talep ettiği davada gönderilenin kim olduğunu ve gönderilenin malı teslim almadığını ispatla yükümlü bulunduğu, buna göre davacı tarafından sunulan «konişmento» üzerindeki, konişmentonun davalının işçisi tarafından teslim alındığına dair «kaydın» malın alıcısına teslim edilip edilmediğini kanıtlamayacağı, davacı taşıyan, mal gönderilen tarafından teslim alındı ise TTK'nın 1069. madde hükmüne göre gönderilene, mal gönderilen tarafından teslim alınmadı ise taşıtana müracaat edebileceği, davada «ispat yükü» üzerine düşen davacı tarafça malın gönderilene teslim edilip edilmediğine dair hiçbir delil sunulmadığı, dolayısıyla davalı taşıtanın sürastarya borçlusu olduğu hususunun ispatlanamadığı, yine davacının usulsüz olan «defterlerinde» takibe konu ettiği «fatura» kayıtlı ise de, defterlerin usulsüz olması karşısında «ticari defterleri» lehine delil vasfı taşımadığından bu kayda da itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak; alıcı yükü «teslim» almazsa «taşıtan», «navlun» ve diğer tüm borçları «taşıyana» ödemekle yükümlü olacaktır.
Konşimento veya «navlun sözleşmesinden» kendisine böyle bir külfet yüklendiği anlaşılan alıcı, yükü «teslim» almakla gerek yükleme gerekse boşaltma limanında sürestarya ücretini ödemekle yükümlüdür.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece dosyada mevcut «konişmentoların» ve varsa atıf yapılan «navlun sözleşmesinin» Türkçeye tecüme ettirilmek suretiyle «denetime elverişli» bir şekilde konişmentoda ya da navlun sözleşmesinde bu yöne ilişkin bir düzenleme bulunup bulunmadığı belirlenerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar vermek gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Gönderilenin taşınan mal nedeniyle oluşan sürastaryadan sorumlu tutulabilmesi için bu konunun «navlun sözleşmesinde» veya «konişmentoda» açıkça öngörülmüş olması gerektiği gibi, konişmentoda çarter partiye yapılan atfın da sürastarya ücretini kapsayacak nitelikte geniş olması gerekmektedir.
Bunun için «konişmentoda» veya atıfta bulunulan «navlun sözleşmesinde» gönderilenin sürastarya borçlusu olarak gösterilmesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gönderilen sıfatı · demuraj · ciro · denetime elverişlilik · ihbar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça veya «taşıyan» Mearsk tarafından davalıya varış «ihbar» mektupları gönderilmediği, «konişmentoda» «demuraj» alacağına ilişkin kayıt bulunmadığı, davalının demuraj alacağından bilgisinin bulunmadığı, bu nedenle davalının davacının dava dışı Mearska ödediği demuraj alacağından sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «demuraj» ücreti alacağına ilişkin olarak başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davalıya varış «ihbar» mektupları gönderilmediği, «konişmentoda» demuraj alacağına ilişkin kayıt bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ltd. ile davalı arasında yapılan sözleşme gereği «konişmento» «ciro» edilerek emtianın davalıya «teslim» edilmesi nedeniyle davalı «gönderilen sıfatını» kazanmıştır.
Bu durumda mahkemece dosyada mevcut «konişmentoların» ve varsa atıf yapılan «navlun sözleşmesinin» Türkçeye tecüme ettirilmek suretiyle «denetime elverişli» bir şekilde konişmentoda ya da navlun sözleşmesinde bu yöne ilişkin bir düzenleme bulunup bulunmadığı belirlenerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar vermek gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/9906 E. , 2014/20194 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) 51. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 26/12/2013
NUMARASI 2011/126-2013/345
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/12/2013 tarih ve 2011/126-2013/345 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından Türkiye - Cezayir arasında yapılan uluslararası deniz taşımasından kaynaklanan 23.790 USD (31.792 TL) demuraj bedelinin davalıya fatura edildiğini, ancak davalının bu bedeli ödemediğini, yapılan sözlü uyarılardan bir sonuç alınamadığını, alacağın tahsili amacıyla Ümraniye 2 İcra Müdürlüğü'nün 2010/10397 esas sayılı dosyasıyla yürütülen takibe borçlunun süresinde itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek davalının icra dosyasına yaptığı haksız itirazın iptaline, davalı borçlunun takip miktarının %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili, alacaklının öncelikle müvekkili şirket ile iş ilişkisi içerisinde olmadığını ve karşılıklı olarak bir iş yapmadıklarını, bu sebepten dolayı müvekkili aleyhine davacı tarafından kesilen faturaya yasal süresi içerisinde Üsküdar 10. Noterliği'nin 11/09/2009 tarih 22465 yevmiye nolu ihtarnamesi ile itiraz edilerek iade edildiğini, davacı şirkete herhangi bir borçlarının bulunmadığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma,benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu talebin, sürastarya süresi içinde gemisini boşaltmaya hazır durumda bulundurması karşılığı doğan sürastarya ücreti olduğu, davacı taşıyanın husumeti davalı taşıtana yönelttiği, TTK'nın 1081. maddesi hükmüne göre emtianın gönderilen tarafından teslim alınmaması halinde navlun ve diğer masraflardan taşıtanın sorumlu olacağı, TTK'nın 1059. madde hükmüne göre de, gönderilenin malı teslim almakla navlun ve navlun teferruatından olan bütün masrafları ve sürastarya ücretini ödemek zorunda kalacağı, bu durumda davacı taşıyanın, davalı taşıtandan sürastarya ücreti talep ettiği davada gönderilenin kim olduğunu ve gönderilenin malı teslim almadığını ispatla yükümlü bulunduğu, buna göre davacı tarafından sunulan konişmento üzerindeki, konişmentonun davalının işçisi tarafından teslim alındığına dair kaydın malın alıcısına teslim edilip edilmediğini kanıtlamayacağı, davacı taşıyan, mal gönderilen tarafından teslim alındı ise TTK'nın 1069.
madde hükmüne göre gönderilene, mal gönderilen tarafından teslim alınmadı ise taşıtana müracaat edebileceği, davada ispat yükü üzerine düşen davacı tarafça malın gönderilene teslim edilip edilmediğine dair hiçbir delil sunulmadığı, dolayısıyla davalı taşıtanın sürastarya borçlusu olduğu hususunun ispatlanamadığı, yine davacının usulsüz olan defterlerinde takibe konu ettiği fatura kayıtlı ise de, defterlerin usulsüz olması karşısında ticari defterleri lehine delil vasfı taşımadığından bu kayda da itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sürestarya alacağının malın gönderenden tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, kural olarak sürestarya ücretinin borçlusu davacının akidi olan gönderen ise de, TTK'nın 1069. maddesi gereğince ancak iki şartın birlikte gerçekleşmesi halinde sürestarya ödeme borcu, malın alıcısına geçmekte ve bu suretle de malın göndereni borcundan kurtulmaktadır. 1069. maddeye göre, alıcının sürestarya alacağından sorumlu olması için, navlun veya konşimentoda buna dair hüküm bulunması ve malın alıcı tarafından teslim alınması gerekmektedir. Navlun sözleşmesi veya konşimento hükümleri, yükü tesellüm eden alıcının TTK'nın 1069/1 maddesi uyarınca navlun ve diğer borçların borçlusu durumuna girip girmeyeceğini ve şayet girecekse, bunun kapsamını da tayin edecektir.
Konşimento veya navlun sözleşmesinden kendisine böyle bir külfet yüklendiği anlaşılan alıcı, yükü teslim almakla gerek yükleme gerekse boşaltma limanında sürestarya ücretini ödemekle yükümlüdür. Ancak; alıcı yükü teslim almazsa taşıtan, navlun ve diğer tüm borçları taşıyana ödemekle yükümlü olacaktır.
Somut olayda, davacı taşıyan sürestarya ücretini tahsil etmek amacıyla kural olarak bu borçtan sorumlu olan davalı taşıtan aleyhine icra takibi yapmış olup, mahkemece davalının gönderen ve davacının akidi olduğu kabul edilmiş, davalı bu yönden de kararı temyiz etmemiştir. Bu durumda, kural olarak borçtan davalı sorumlu olup, malın alıcıya teslim edildiğini ve bu nedenle bu borçtan sorumlu olmadığını ispat külfeti de davalıya düşmektedir. Bu nedenle mahkemece; bu yönden ispat külfetinin davalıda olduğu gözetilmek, davalının bu yöndeki delilleri toplanmak, konşimentonun onaylı tercümesini dosya içerisine sağlayarak, bu hususta özel bir düzenleme bulunup bulunmadığı üzerinde durulmak ve malın yurt dışında yine davalı tarafından teslim alındığı yönündeki davacı iddiasını da irdelemek suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102479300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz