İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3266 E. 2021/6995 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap alacağı↗ yemin deliline dayanma↗ yemin teklifi↗ yemin delili↗ ilamsız icra takibi↗ cari hesap↗ yemin↗ kambiyo senedi↗ ciro↗ ispat yükü↗ temlik↗ kefil↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesi’nce, davaya konu takip dayanağı 80.000,00 TL bedelli senedin, davalı şirket tarafından düzenlenerek davacı şirkete verildiği, davalı ...'in sözü edilen senedi kefil sıfatıyla imzaladığı, senedin arkasında "İkibir Gıda Tur. San. ve Dış Tic. A.Ş.'nin Atacem İnş. Müh. Mim. Otomotiv Turizm Taşımacılık Gıda ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ne bakiye borçlarına teminat olarak verilmiştir. Hiçbir şekilde 3. şahıslara devri, ciro, temlik edilemez" ibaresinin bulunduğu, esasen taraflar arasında bu senedin davalıların davacıya olan borçlarına karşılık teminat olarak verildiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacının davalıların borçlarını ödemediğini iddia ettiği, davalıların borçlarını ödediklerini kanıtlayamadıkları, takip konusu alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı şirket yetkilisi ile davalı ... tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, dava konusu senedin tanzim tarihi bulunmadığından kambiyo senedi vasfında olmadığı, adi yazılı senet niteliğinde bulunduğu, davacı tarafın beyanlarına ve senet üzerinde yazılı ibarelere göre senedin davacının davalı şirketten olan cari hesap alacağı nedeniyle teminat amaçlı olarak alındığının kabulü gerektiği, davacı şirketin davalı şirketten cari hesap nedeniyle alacaklı olduğunu usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı, davacı şirketin dosyaya davalı şirketten cari hesap nedeniyle alacaklı olduğuna dair delil sunmadığı, (ancak davacı dava dilekçesinde yemin deliline dayanmış ise de davacıya yemin teklif etme hakkının sehven hatırlatılmaksızın hüküm oluşturulduğu), İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, 80.000,00 TL bedelli adi senede dayalı başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalıların dava konusu senet üzerinde bulunan imzalara yönelik bir itirazları bulunmamakta olup senedin arkasında “İkibir Gıda Tur. San. ve Dış Tic. A.Ş.'nin Atacem İnş. Müh. Mim. Otomotiv Turizm Taşımacılık Gıda ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ne bakiye borçlarına teminat olarak verilmiştir. Hiçbir şekilde 3. şahıslara devri, ciro, temlik edilemez" ibaresi bulunmaktadır. Anılan bu ibare bağlamında davalılar, dava konusu senede bağlanan alacağın ödendiğini usulüne uygun delillerle ispat etmekle yükümlüdürler. İlk Derece Mahkemesi’nce ispat yükünün davalılara ait olduğunun kabulü yerindedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilip İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13477 E. 2011/15386 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3123 E. 2023/5357 K.
Ortak:teminat
İncelediğiniz karardaŞti.'ne bakiye borçlarına «teminat» olarak verilmiştir.
Hiçbir şekilde 3. şahıslara devri, «ciro», «temlik» edilemez" ibaresinin bulunduğu, esasen taraflar arasında bu senedin davalıların davacıya olan borçlarına karşılık «teminat» olarak verildiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacının davalıların borçlarını ödemediğini iddia ettiği, davalıların borçlarını ödediklerini kanıtlayamadıklar …
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, dava konusu senedin tanzim tarihi bulunmadığından «kambiyo senedi» vasfında olmadığı, adi yazılı senet niteliğinde bulunduğu, davacı tarafın beyanlarına ve senet üzerinde yazılı ibarelere göre senedin davacının davalı şirketten olan «cari hesap alacağı» nedeniyle «teminat» amaçlı olarak alındığının kabulü gerektiği, davacı şirketin davalı şirketten cari hesap nedeniyle alacaklı olduğunu usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı, davacı şirketin dosyaya davalı şirketten cari hesap nedeniyle alacaklı olduğuna dair delil sunmadığı, (ancak davacı dava dilekçesinde «yemin deliline dayanmış» ise de davacıya «yemin teklif» etme hakkının sehven hatırlatılmaksızın hüküm oluşturulduğu), İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesini …
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile senet aslı incelendiğinde davacıların iddia ettiği gibi arkasında «teminat senedi» olduğuna dair ibarenin yazılı olmadığı, davacıların teminat senedi olduğunu gösterir delil sunamadıkları, birleşen davada davacı ...'nin şirketin kuruluşundan bu yana ve «son» haliyle şirket ortağı olmadığı, senetlerin arkasında teminat olarak verildiğine dair ibare bulunmadığı, «senetle ispat zorunluluğu» gereğince teminat senedi olduklarını gösterir yazılı belge sunulmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri istinaf dilekçelerinde özetle; senetlerin dava dışı şirket sermaye arttırımı için «teminat» niteliğinde verildiğini, davalılardan bu miktar borç almanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mahkemenin «eksik inceleme» yaptığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasına ve davaların kabulüne karar verilmesini istemişlerdir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:senetle ispat zorunluluğu · senetle ispat · teminat senedi · menfi tespit · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile senet aslı incelendiğinde davacıların iddia ettiği gibi arkasında «teminat senedi» olduğuna dair ibarenin yazılı olmadığı, davacıların teminat senedi olduğunu gösterir delil sunamadıkları, birleşen davada davacı ...'nin şirketin kuruluşundan bu yana ve «son» haliyle şirket ortağı olmadığı, senetlerin arkasında teminat olarak verildiğine dair ibare bulunmadığı, «senetle ispat zorunluluğu» gereğince teminat senedi olduklarını gösterir yazılı belge sunulmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri istinaf dilekçelerinde özetle; senetlerin dava dışı şirket sermaye arttırımı için «teminat» niteliğinde verildiğini, davalılardan bu miktar borç almanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mahkemenin «eksik inceleme» yaptığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasına ve davaların kabulüne karar verilmesini istemişlerdir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kambiyo senedinden kaynaklı «menfi tespit» istemine ilişkindir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2810 E. 2021/4834 K.
Ortak:kefil · teminat · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesi’nce, davaya konu takip dayanağı 80.000,00 TL bedelli senedin, davalı şirket tarafından düzenlenerek davacı şirkete verildiği, davalı ...'in sözü edilen senedi «kefil» sıfatıyla imzaladığı, senedin arkasında "İkibir Gıda Tur.
Şti.'ne bakiye borçlarına «teminat» olarak verilmiştir.
Hiçbir şekilde 3. şahıslara devri, «ciro», «temlik» edilemez" ibaresinin bulunduğu, esasen taraflar arasında bu senedin davalıların davacıya olan borçlarına karşılık «teminat» olarak verildiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacının davalıların borçlarını ödemediğini iddia ettiği, davalıların borçlarını ödediklerini kanıtlayamadıklar …
Benzer bu karardaŞti. arasında ayrı ayrı «kredi sözleşmesi» imzalandığını, bu borçluların karşılıklı olarak sözleşmelere «müteselsil kefil» olduğunu, diğer davalıların her iki sözleşmede müteselsil kefil olduğu, sözleşmelerden kaynaklı borcun ödenmemesi üzerine davacı tarafından 01.07.2016 tarihinde alacak kat edilerek asıl borçlu ve kefillere «ihtarname» gönderildiği, davalıların 13.07.2016 tarihinde «temerrüde» düştükleri, kredi kartı alacağının ihtarname ile kat edildiğinin bildirilmesine karşın bu tarihten sonra da işlemlerin devam etmesi nedeniyle akdi ilişki kesilmediği, bu nedenle takip tarihine kadar «akdi faiz» talep edilebileceği, spot krediler için bankanın fiilen uyguladığı en yüksek «akdi faiz oranının» iki katı tutarında «temerrüt faizi» oranı hesaplanarak bu doğrultuda banka alacağının hesaplanmasının gerektiği, davacı bankanın TCMB’ye bildirdiği ve fiilen uyguladığı en yüksek akdi faiz oranının % 24.24 olduğu, iki katı tutarında temerrüt faizinin uygulandığını, davacının «gayri nakdi kredi» alacağı yönünden «çek» takip listelerine göre talep edilebilecek tutarın tespit edildiği, davacının «ihtar» «masrafı» için ayrıca faiz talebinde bulunamayacağı, davalı ...
A.Ş.'nin davacı banka nezdinde asaleten ve «kefaleten» doğmuş tüm borçlarının «teminatını» teşkil etmek üzere dava dışı ...'un taşınmazları üzerinde 3.000.000,00 TL bedelle davacı banka lehine «ipotek» tesis edildiği, İİK’nın 45. maddesi uyarınca davacının «ipoteğin paraya çevrilmesi» suretiyle takip yapmadan genel «haciz» yoluyla takip yoluna başvuramayacağı, bu nedenle dava konusu ilamsız takibin davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakit alacak · depo talebi · akdi faiz oranı · gayri nakdi kredi · rehnin paraya çevrilmesi · akdi faiz · ipoteğin paraya çevrilmesi · tahsilde tekerrür
Benzer bu karardaŞti. arasında ayrı ayrı «kredi sözleşmesi» imzalandığını, bu borçluların karşılıklı olarak sözleşmelere «müteselsil kefil» olduğunu, diğer davalıların her iki sözleşmede müteselsil kefil olduğu, sözleşmelerden kaynaklı borcun ödenmemesi üzerine davacı tarafından 01.07.2016 tarihinde alacak kat edilerek asıl borçlu ve kefillere «ihtarname» gönderildiği, davalıların 13.07.2016 tarihinde «temerrüde» düştükleri, kredi kartı alacağının ihtarname ile kat edildiğinin bildirilmesine karşın bu tarihten sonra da işlemlerin devam etmesi nedeniyle akdi ilişki kesilmediği, bu nedenle takip tarihine kadar «akdi faiz» talep edilebileceği, spot krediler için bankanın fiilen uyguladığı en yüksek «akdi faiz oranının» iki katı tutarında «temerrüt faizi» oranı hesaplanarak bu doğrultuda banka alacağının hesaplanmasının gerektiği, davacı bankanın TCMB’ye bildirdiği ve fiilen uyguladığı en yüksek akdi faiz oranının % 24.24 olduğu, iki katı tutarında temerrüt faizinin uygulandığını, davacının «gayri nakdi kredi» alacağı yönünden «çek» takip listelerine göre talep edilebilecek tutarın tespit edildiği, davacının «ihtar» «masrafı» için ayrıca faiz talebinde bulunamayacağı, davalı ...
A.Ş. yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne, takibin spot krediler ve kredili «mevduat hesabı» yönünden 1.099.175,03.-TL «asıl alacak», 295.601,94 TL «işlemiş faiz», 4.487,56 TL «ihtar» «masrafı», kredi kartı alacağı yönünden 46.045,88 TL asıl alacak, 4.092,55 TL işlemiş faiz ve 14.984,74 TL BSMV olmak üzere toplam 1.464.387,70.- TL «nakit alacak» ve 50.310,00.- TL gayri nakit «depo talebi» üzerinden ve takip tarihinden itibaren kredi asıl alacağına yıllık % 48,48 oranında, kredi kartı asıl alacağına yıllık % 30,24 oranında «temerrüt faizi» ve faizin % 5’i oranında BSMV uygulanmak ve «tahsilde tekerrüre» yol açmamak kaydıyla devamına karar verilmiştir.
A.Ş.'nin davacı banka nezdinde asaleten ve «kefaleten» doğmuş tüm borçlarının «teminatını» teşkil etmek üzere dava dışı ...'un taşınmazları üzerinde 3.000.000,00 TL bedelle davacı banka lehine «ipotek» tesis edildiği, İİK’nın 45. maddesi uyarınca davacının «ipoteğin paraya çevrilmesi» suretiyle takip yapmadan genel «haciz» yoluyla takip yoluna başvuramayacağı, bu nedenle dava konusu ilamsız takibin davalı ...
A.Ş lehine dava dışı «üçüncü kişiler» tarafından «ipotek» tesis edildiği, İİK'nın 45. maddesi uyarınca, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu «iflasa» tabi şahıslardan olsa bile alacaklının yalnız «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile takip yapabileceği, ancak «rehin» tutarı borcu ödemeye yetmez ise alacaklının kalan alacağını iflas veya «haciz» yolu ile takip edebileceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3266 E. , 2021/6995 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29.05.2017 tarih ve 2013/363 E. - 2017/429 K. sayılı kararın davalı şirket yetkilisi ile davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 28.02.2019 tarih ve 2018/936 E. - 2019/238 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla,
dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan olan alacağın tahsili için senede dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiklerini iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce, davaya konu takip dayanağı 80.000,00 TL bedelli senedin, davalı şirket tarafından düzenlenerek davacı şirkete verildiği, davalı ...'in sözü edilen senedi kefil sıfatıyla imzaladığı, senedin arkasında "İkibir Gıda Tur. San. ve Dış Tic. A.Ş.'nin Atacem İnş. Müh. Mim. Otomotiv Turizm Taşımacılık Gıda ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ne bakiye borçlarına teminat olarak verilmiştir. Hiçbir şekilde 3. şahıslara devri, ciro, temlik edilemez" ibaresinin bulunduğu, esasen taraflar arasında bu senedin davalıların davacıya olan borçlarına karşılık teminat olarak verildiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacının davalıların borçlarını ödemediğini iddia ettiği, davalıların borçlarını ödediklerini kanıtlayamadıkları, takip konusu alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı şirket yetkilisi ile davalı ...
tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, dava konusu senedin tanzim tarihi bulunmadığından kambiyo senedi vasfında olmadığı, adi yazılı senet niteliğinde bulunduğu, davacı tarafın beyanlarına ve senet üzerinde yazılı ibarelere göre senedin davacının davalı şirketten olan cari hesap alacağı nedeniyle teminat amaçlı olarak alındığının kabulü gerektiği, davacı şirketin davalı şirketten cari hesap nedeniyle alacaklı olduğunu usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı, davacı şirketin dosyaya davalı şirketten cari hesap nedeniyle alacaklı olduğuna dair delil sunmadığı, (ancak davacı dava dilekçesinde yemin deliline dayanmış ise de davacıya yemin teklif etme hakkının sehven hatırlatılmaksızın hüküm oluşturulduğu), İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, 80.000,00 TL bedelli adi senede dayalı başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalıların dava konusu senet üzerinde bulunan imzalara yönelik bir itirazları bulunmamakta olup senedin arkasında “İkibir Gıda Tur. San. ve Dış Tic. A.Ş.'nin Atacem İnş. Müh. Mim. Otomotiv Turizm Taşımacılık Gıda ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ne bakiye borçlarına teminat olarak verilmiştir. Hiçbir şekilde 3. şahıslara devri, ciro, temlik edilemez" ibaresi bulunmaktadır. Anılan bu ibare bağlamında davalılar, dava konusu senede bağlanan alacağın ödendiğini usulüne uygun delillerle ispat etmekle yükümlüdürler. İlk Derece Mahkemesi’nce ispat yükünün davalılara ait olduğunun kabulü yerindedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilip İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09/12/2021 tarihinde oyçokğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Takip dayanağı adi senet niteliğindeki belgenin bakiye borçlara teminat olarak verildiği senedin arkasında belirtilmiştir. Davalı borçlular süresinde verdikleri itiraz dilekçelerinde, takibe konu belgenin teminat olarak verildiğini, kesinleşmiş bir borç mutabakatının söz konusu olmadığını belirtip borca itiraz etmeleri üzerine takip durmuş, itirazın iptali için açılan davaya ise cevap vermemişlerdir.
Bu durumda Mahkemece yapılması gereken, davalı taraf defter ve belgeleri de incelenip tüm deliller birlikte değerlendirilerek, gerektiğinde davacının dayandığı yemin delili de hatırlatılarak teminat kapsamında bakiye alacak olup olmadığı varsa miktarı belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle kararın bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmamaktayım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/723501700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz