Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3123 E. 2023/5357 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
senetle ispat zorunluluğu↗ senetle ispat↗ teminat senedi↗ vekâlet ücreti↗ iflas↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile senet aslı incelendiğinde davacıların iddia ettiği gibi arkasında teminat senedi olduğuna dair ibarenin yazılı olmadığı, davacıların teminat senedi olduğunu gösterir delil sunamadıkları, birleşen davada davacı ...'nin şirketin kuruluşundan bu yana ve son haliyle şirket ortağı olmadığı, senetlerin arkasında teminat olarak verildiğine dair ibare bulunmadığı, senetle ispat zorunluluğu gereğince teminat senedi olduklarını gösterir yazılı belge sunulmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri istinaf dilekçelerinde özetle; senetlerin dava dışı şirket sermaye arttırımı için teminat niteliğinde verildiğini, davalılardan bu miktar borç almanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mahkemenin eksik inceleme yaptığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasına ve davaların kabulüne karar verilmesini istemişlerdir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 69 uncu madde
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup asıl ve birleşen davada davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14936 E. 2011/17338 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ödeme yasağı · i̇i̇k 257 · muacceliyet · oy yasağı · ihtiyati haciz · haciz · çek
Benzer bu karardaMahkemece talebe konu «çek» arkasındaki «ödeme yasağı» sebebiyle yasal şartları oluşmadığından bahisle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiş ise de, İİK «257» maddesine göre ihtiyati haciz talep edebilmek için alacağın «muaccel» ve rehinle temin edilmemiş olması gerekir.
Talebe konu çekteki alacak «muaccel» olmuş ve rehinle temin edilmediği anlaşıldığından, çekin arkasındaki «ödeme yasağı» ibaresi yazılması «ihtiyati haciz» kararı verilmesine engel değildir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin «ödeme yasağı» sebebiyle yasal şartları oluşmayan «ihtiyati haciz» talebinin tensiben reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7162 E. 2013/10531 K.
Ortak:teminat
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile senet aslı incelendiğinde davacıların iddia ettiği gibi arkasında «teminat senedi» olduğuna dair ibarenin yazılı olmadığı, davacıların teminat senedi olduğunu gösterir delil sunamadıkları, birleşen davada davacı ...'nin şirketin kuruluşundan bu yana ve «son» haliyle şirket ortağı olmadığı, senetlerin arkasında teminat olarak verildiğine dair ibare bulunmadığı, «senetle ispat zorunluluğu» gereğince teminat senedi olduklarını gösterir yazılı belge sunulmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri istinaf dilekçelerinde özetle; senetlerin dava dışı şirket sermaye arttırımı için «teminat» niteliğinde verildiğini, davalılardan bu miktar borç almanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mahkemenin «eksik inceleme» yaptığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasına ve davaların kabulüne karar verilmesini istemişlerdir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davaya konu senedin arkasında çekin «teminatı» olduğunun yazıldığı, bunun aksinin davacı tarafça ispatlanamadığı, «yemin teklifinde» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, bonodan kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davaya konu senedin arkasında çekin «teminatı» olduğunun yazıldığı, bunun aksinin davacı tarafça ispatlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı taraf, davalıdan 4 adet «çek» aldığını, bunlardan 17.08.2007 keşide tarihli olanın ödenmediğini, sonrasında davalının kendilerine çeke mukabil «bono» vermeyi teklif ettiğini, kendilerinin çeki postayla gönderdiklerini, davalının da posta yoluyla gönderdiği bononun arkasına çekin «teminatı» olduğunu yazdığını, bono bedelini tahsil edemediklerini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece her ne kadar bono arkasındaki teminata ilişkin yazıya itiba …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yemin teklifi · yemin · bono · çek
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davaya konu senedin arkasında çekin «teminatı» olduğunun yazıldığı, bunun aksinin davacı tarafça ispatlanamadığı, «yemin teklifinde» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı taraf, davalıdan 4 adet «çek» aldığını, bunlardan 17.08.2007 keşide tarihli olanın ödenmediğini, sonrasında davalının kendilerine çeke mukabil «bono» vermeyi teklif ettiğini, kendilerinin çeki postayla gönderdiklerini, davalının da posta yoluyla gönderdiği bononun arkasına çekin «teminatı» olduğunu yazdığını, bono bedelini tahsil edemediklerini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece her ne kadar bono arkasındaki teminata ilişkin yazıya itiba …
Bu itibarla, mahkemece «bono» üzerindeki «teminata» ilişkin yazının geçerli olmadığı nazara alınarak, işin esasına girilip neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3123 E. , 2023/5357 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.09.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davacılar vekili Avukat Muhammed Sefa Güzel ile davalılardan ... vekili Avukat Reyyan Ayyüce Özalp dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde, davalılar ile akrabalık ilişkisi içinde olduklarını, dava dışı şirkete ortak bulunduklarını, aile şirketi olan ve güven üzerine kurulan ticari ilişkide davacılar Sinan ve Nuran'ın hisselerine isabet eden nakdi sermayenin arttırılması kararı nedeniyle, davalılara teminat olarak davaya konu senetlerin verildiğini, bu senetlerin nakdi sermaye taahhüdünün ödenmesi şartına bağlı ve ifayı müteakiben iade edileceğinin kararlaştırıldığını, taraflar arasında yaşanan uyuşmazlıklar sonrasında teminat olarak verilen senetlere sonradan kambiyo vasfı kazandırılarak icra takibi başlatılabileceğini, bu nedenle müvekkillerinin hak ve hukuki durumlarının güncel tehlike altında bulunduğunu, müvekkillerinin sermaye borcunun ödenmiş olmasına rağmen senetlerin kendilerine iade edilmediğini, senetlerin bedelsiz kaldığını belirterek, toplam sekiz adet senedin teminat senedi niteliğinde olduğunun kabulü ile müvekkillerinin senetler nedeniyle davalılara borçlu olmadıklarının tespiti ile senetlerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili müvekkilinin eşi ile kardeşi Sinan tarafından kurulan dava dışı şirkette genel müdürlük görevini yaptığını, şirket sermayesinin artırılması talebine karşılık nakdi sermaye taahhüdünün ödenmesi şartına bağlı olarak senet verilmesinin ve ifayı müteakip iadesinin kararlaştırıldığını, malen kaydı bulunan dört senet karşılığında mal verildiğinin ispatlanması gerektiğini, sermaye borcu ödenmiş olduğundan senetlerin bedelsiz kaldığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile senedin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davalarda davalılar vekilleri ayrı ayrı cevap dilekçelerinde; davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile senet aslı incelendiğinde davacıların iddia ettiği gibi arkasında teminat senedi olduğuna dair ibarenin yazılı olmadığı, davacıların teminat senedi olduğunu gösterir delil sunamadıkları, birleşen davada davacı ...'nin şirketin kuruluşundan bu yana ve son haliyle şirket ortağı olmadığı, senetlerin arkasında teminat olarak verildiğine dair ibare bulunmadığı, senetle ispat zorunluluğu gereğince teminat senedi olduklarını gösterir yazılı belge sunulmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri istinaf dilekçelerinde özetle; senetlerin dava dışı şirket sermaye arttırımı için teminat niteliğinde verildiğini, davalılardan bu miktar borç almanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mahkemenin eksik inceleme yaptığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasına ve davaların kabulüne karar verilmesini istemişlerdir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 69 uncu madde
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup asıl ve birleşen davada davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak, duruşmaya gelen davalı ...'a verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/988787100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz