Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5896 E. 2021/6328 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 776↗ senette tahrifat↗ kambiyo vasfı↗ imza inkarı↗ tahrifat↗ vade tarihi↗ bozma sonrası karar↗ bedelsizlik↗ kambiyo senedi↗ bono↗ vade↗ haciz↗ taşıyan↗ menfi tespit↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; aldırılan raporda senedin tanzim tarihinin surşarj yöntemiyle değiştirildiği tespit edilmiş ise de, davacı vekilinin dava dilekçesinde ve aşamalardaki tüm yazılı ve sözlü beyanlarında senette tahrifat iddiasını ileri sürdüğü ancak senedin bedelsizliği veya taraflar arasında borç doğuran temel ilişkiyi ve senette yer alan imzayı inkar etmediği, davanın menfi tespit istemine ilişkin olduğu, dava konusu senedin tanzim tarihinin vade tarihinden sonra olması nedeniyle kambiyo vasfını yitirdiği ancak davacı tarafından inkar edilmeyen yazılı belge niteliğinde olduğu, davacının iddiasını ispata yarar aynı güçte yazılı belge veya başkaca delil de sunmadığı dikkate alınarak davacının dava konusu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığı hususunun ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava, tanzim tarihindeki tahrifat nedeniyle takibe konu bonodan ötürü borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası alınan Adli Tıp Kurumu’nca düzenlenen raporda, dava ve takip konusu olup 12.02.2012 vade tarihini taşıyan senetteki tanzim tarihinin 07.12.2012 iken ay hanesindeki “1” rakamının sürşarj yöntemi ile yapılan tahrifat sonucu “0” rakamına dönüştürüldüğü, tanzim tarihindeki bu dönüştürmenin düzenleyenin onayını taşımadığı saptanmıştır. Bu durumda, HMK’nın 207. maddesi hükmü uyarınca senetteki tanzim tarihinin vade tarihinden sonraki bir tarihi taşıdığının kabulü gerekir. Vade tarihinden sonraki bir tanzim tarihini taşıyan senedin, TTK’nın 776 ve 777. maddeleri uyarınca zorunlu unsur yokluğu nedeniyle bono, bir diğer söyleyişle kambiyo senedi vasfında kabul edilmesi olanaklı değildir. Bu durumda dava konusu belgenin kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe konu edilmesi mümkün bulunmadığı gibi yukarda anılan usul hükmü doğrultusunda tümüyle hükümsüz addedilmesi gerektiği açıktır.
Davacı, dava dilekçesinin sonuç kısmında, aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla girişilen icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmekte olup mahkemece, davacının söz konusu senet ve buna dayalı icra takibinden ötürü borçlu olmadığının tespitine ve ödenen tutarın davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6914 E. 2023/6086 K.
Ortak:senette tahrifat · kambiyo vasfı · tahrifat · vade tarihi · bozma sonrası karar · kambiyo senedi · bono · vade · Menfi tespit
İncelediğiniz kararda… enedin tanzim tarihinin surşarj yöntemiyle değiştirildiği tespit edilmiş ise de, davacı vekilinin dava dilekçesinde ve aşamalardaki tüm yazılı ve sözlü beyanlarında «senette tahrifat» iddiasını ileri sürdüğü ancak senedin «bedelsizliği» veya taraflar arasında borç doğuran temel ilişkiyi ve senette yer alan «imzayı inkar» etmediği, davanın «menfi tespit» istemine ilişkin olduğu, dava konusu senedin tanzim tarihinin «vade» tarihinden sonra olması nedeniyle «kambiyo vasfını» yitirdiği ancak davacı tarafından inkar edilmeyen yazılı belge niteliğinde olduğu, davacının iddiasını ispata yarar aynı güçte yazılı belge veya başkaca delil de s …
Mahkemece «bozma sonrası» alınan Adli Tıp Kurumu’nca düzenlenen raporda, dava ve takip konusu olup 12.02.2012 «vade tarihini» «taşıyan» senetteki tanzim tarihinin 07.12.2012 iken ay hanesindeki “1” rakamının sürşarj yöntemi ile yapılan «tahrifat» sonucu “0” rakamına dönüştürüldüğü, tanzim tarihindeki bu dönüştürmenin düzenleyenin onayını taşımadığı saptanmıştır.
Vade tarihinden sonraki bir tanzim tarihini «taşıyan» senedin, TTK’nın 776 ve 777. maddeleri uyarınca zorunlu unsur yokluğu nedeniyle «bono», bir diğer söyleyişle «kambiyo senedi» vasfında kabul edilmesi olanaklı değildir.
Benzer bu karardaDava, tanzim tarihindeki «tahrifat» nedeniyle takibe konu bonodan ötürü borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8033 E. 2021/7211 K.
Ortak:tahrifat
İncelediğiniz kararda… enedin tanzim tarihinin surşarj yöntemiyle değiştirildiği tespit edilmiş ise de, davacı vekilinin dava dilekçesinde ve aşamalardaki tüm yazılı ve sözlü beyanlarında «senette tahrifat» iddiasını ileri sürdüğü ancak senedin «bedelsizliği» veya taraflar arasında borç doğuran temel ilişkiyi ve senette yer alan «imzayı inkar» etmediği, davanın «menfi tespit» istemine ilişkin olduğu, dava konusu senedin tanzim tarihinin «vade» tarihinden sonra olması nedeniyle «kambiyo vasfını» yitirdiği ancak davacı tarafından inkar edilmeyen yazılı belge niteliğinde olduğu, davacının iddiasını ispata yarar aynı güçte yazılı belge veya başkaca delil de s …
Dava, tanzim tarihindeki «tahrifat» nedeniyle takibe konu bonodan ötürü borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece «bozma sonrası» alınan Adli Tıp Kurumu’nca düzenlenen raporda, dava ve takip konusu olup 12.02.2012 «vade tarihini» «taşıyan» senetteki tanzim tarihinin 07.12.2012 iken ay hanesindeki “1” rakamının sürşarj yöntemi ile yapılan «tahrifat» sonucu “0” rakamına dönüştürüldüğü, tanzim tarihindeki bu dönüştürmenin düzenleyenin onayını taşımadığı saptanmıştır.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesi’nce, alınan bilirkişi raporunda dava konusu senette davacının açıkladığı şekilde «tahrifat» yapıldığının belirlendiği, davacının senetteki imzasını inkar etmediği, senedin tahrifatsız hali ile geçerli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacını …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu kararda… 17 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı ... vekili süresinden sonra 12.09.2017 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurmuş olup Bölge Adliye Mahkemesi’nce süresinden sonra «istinaf yoluna başvurulduğu» gözetilerek davalı ... vekilinin istinaf dilekçesinin süreden reddine karar verilmesi gerekirken istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi doğru görülmediğ …
-
Borçlu olmadığının tespiti | İcra takibinin iptali | Tazminat | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7836 E. 2022/8556 K.
Ortak:tahrifat · bono · menfi tespit
İncelediğiniz kararda… enedin tanzim tarihinin surşarj yöntemiyle değiştirildiği tespit edilmiş ise de, davacı vekilinin dava dilekçesinde ve aşamalardaki tüm yazılı ve sözlü beyanlarında «senette tahrifat» iddiasını ileri sürdüğü ancak senedin «bedelsizliği» veya taraflar arasında borç doğuran temel ilişkiyi ve senette yer alan «imzayı inkar» etmediği, davanın «menfi tespit» istemine ilişkin olduğu, dava konusu senedin tanzim tarihinin «vade» tarihinden sonra olması nedeniyle «kambiyo vasfını» yitirdiği ancak davacı tarafından inkar edilmeyen yazılı belge niteliğinde olduğu, davacının iddiasını ispata yarar aynı güçte yazılı belge veya başkaca delil de s …
Dava, tanzim tarihindeki «tahrifat» nedeniyle takibe konu bonodan ötürü borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece «bozma sonrası» alınan Adli Tıp Kurumu’nca düzenlenen raporda, dava ve takip konusu olup 12.02.2012 «vade tarihini» «taşıyan» senetteki tanzim tarihinin 07.12.2012 iken ay hanesindeki “1” rakamının sürşarj yöntemi ile yapılan «tahrifat» sonucu “0” rakamına dönüştürüldüğü, tanzim tarihindeki bu dönüştürmenin düzenleyenin onayını taşımadığı saptanmıştır.
Benzer bu karardaDavacı dava dilekçesinde takip dayanağı bonoların rakam ve yazıyla yazılan miktar hanesindeki ‘‘22’’ ve ‘‘ yirmi iki bin ’’ ifadesinin ilave edilerek senetlerin «tahrif» edildiğini iddia etmiş olup yargılama sonunda tahrifatın sabit görülmesine göre 22.250,00 TL bedelli her iki «bononun» ayrı ayrı 22.000 TL yönünden «menfi tespit» hükmü kurulması gerekirken bono bedelleri üzerinden hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
… 06 ve 13/10/2006 düzenleme tarihli 16/12/2006 ödeme tarihli iki adet senede dayanılarak yapılan takipten dolayı imzaları davacıya ait olan, ancak yazı ve rakamlarda «tahrifat» yapıldığı anlaşılan iş bu senetler yönünden davacının davalıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacı hakkında Ankara 30.
Dava, İİK’nın 72. maddesine dayalı «menfi tespit» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temlik
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğünün 2008/2470 sayılı dosyası ile yapılan takibin iptaline ve davacının 10/05/2006 düzenleme tarihli ve 13/10/2006 düzenleme tarihli, 16/12/2006 ödeme tarihli iki adet 22.500,00'er TL'lik bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %20'si oranında tazminatın «temlik» alan davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, «temlik» alan davalı vekili temyiz etmiştir.
1 benzer karar daha
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9556 E. 2012/13116 K.
Ortak:senette tahrifat · tahrifat · kambiyo senedi · haciz
İncelediğiniz kararda… enedin tanzim tarihinin surşarj yöntemiyle değiştirildiği tespit edilmiş ise de, davacı vekilinin dava dilekçesinde ve aşamalardaki tüm yazılı ve sözlü beyanlarında «senette tahrifat» iddiasını ileri sürdüğü ancak senedin «bedelsizliği» veya taraflar arasında borç doğuran temel ilişkiyi ve senette yer alan «imzayı inkar» etmediği, davanın «menfi tespit» istemine ilişkin olduğu, dava konusu senedin tanzim tarihinin «vade» tarihinden sonra olması nedeniyle «kambiyo vasfını» yitirdiği ancak davacı tarafından inkar edilmeyen yazılı belge niteliğinde olduğu, davacının iddiasını ispata yarar aynı güçte yazılı belge veya başkaca delil de s …
Dava, tanzim tarihindeki «tahrifat» nedeniyle takibe konu bonodan ötürü borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece «bozma sonrası» alınan Adli Tıp Kurumu’nca düzenlenen raporda, dava ve takip konusu olup 12.02.2012 «vade tarihini» «taşıyan» senetteki tanzim tarihinin 07.12.2012 iken ay hanesindeki “1” rakamının sürşarj yöntemi ile yapılan «tahrifat» sonucu “0” rakamına dönüştürüldüğü, tanzim tarihindeki bu dönüştürmenin düzenleyenin onayını taşımadığı saptanmıştır.
Benzer bu karardaAncak, «ihtiyati haciz» konusu senedin düzenlenme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 298. maddesi (6100 sayılı HMK 207 md.) gereğince, "Senette mevcut bulunan çıkıntı ve kezalik senedin metninde veya hamişindeki hak ve silinti ayrıca «tasdik» edilmemiş ise inkar halinde keenlemyekündur." Somut uyuşmazlıkta ihtiyati haciz kararına dayanak senedin «lehtar» hanesinde «tahrifat» olduğundan, bu lehtarın cirosu ile senedi devralanın ihtiyati haciz isteminde «yetkili hamil» olmadığı gibi, ihtiyati hacze dayanak belgenin de «kambiyo senedi» vasfında bulunmadığı sabittir.
İhtiyati hacze itiraz eden, ihtiyati hacze konu senedin «lehtar» hanesinde «tahrifat» yapıldığını ileri sürerek, «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasını istemiş olup, mahkemece yazılı gerekçeyle istemin reddine karar verilmiştir.
Öte yandan İ.İ.K'nun «265». maddesi gereğince,borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin «yetkisine» ve «teminata» karşı itiraz edebilir.Bu durumda mahkemece, ihtiyati haczin dayanağı olan belgenin borcun «sebebini» teşkil etttiği, itiraz edenin «senette tahrifat» yapıldığı iddiasıyla borcun sebebine itiraz ettiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkili hamil · ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · tasdik kararı · lehtar · hamil · ihtiyati haciz · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaAncak, «ihtiyati haciz» konusu senedin düzenlenme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 298. maddesi (6100 sayılı HMK 207 md.) gereğince, "Senette mevcut bulunan çıkıntı ve kezalik senedin metninde veya hamişindeki hak ve silinti ayrıca «tasdik» edilmemiş ise inkar halinde keenlemyekündur." Somut uyuşmazlıkta ihtiyati haciz kararına dayanak senedin «lehtar» hanesinde «tahrifat» olduğundan, bu lehtarın cirosu ile senedi devralanın ihtiyati haciz isteminde «yetkili hamil» olmadığı gibi, ihtiyati hacze dayanak belgenin de «kambiyo senedi» vasfında bulunmadığı sabittir.
Mahkemece, İİK'nun «265». maddesinde «ihtiyati hacze itiraz» nedenlerinin tahdidi olarak sayıldığı, borçlunun itiraz nedenlerinin yasada sayılan sebeplerden olmadığı gerekçesiyle, borçlunun itirazının reddine karar verilmiştir. .Kararı, İhtiyati hacze itiraz eden (borçlu) vekili temyiz etmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden, ihtiyati hacze konu senedin «lehtar» hanesinde «tahrifat» yapıldığını ileri sürerek, «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasını istemiş olup, mahkemece yazılı gerekçeyle istemin reddine karar verilmiştir.
Öte yandan İ.İ.K'nun «265». maddesi gereğince,borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin «yetkisine» ve «teminata» karşı itiraz edebilir.Bu durumda mahkemece, ihtiyati haczin dayanağı olan belgenin borcun «sebebini» teşkil etttiği, itiraz edenin «senette tahrifat» yapıldığı iddiasıyla borcun sebebine itiraz ettiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/5896 E. , 2021/6328 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03.03.2020 tarih ve 2017/76 E. - 2020/134 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 40.415 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine özgü yolla takip yaptığını, takibe dayanak senedin düzenleme tarihinde tahrifat yapılarak tarihin 07/02/2012 olarak yazıldığını, böylece vade tarihinden sonraki tarihi gösteren tanzim tarihi arasındaki uyumsuzluğun giderilerek bononun geçersizliğinin ortadan kaldırılmaya çalışıldığını, haksız takip sonucu müvekkilinden 22.794,77 TL tahsilat yapıldığını ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile müvekkilinden haksız olarak tahsil edilen 22.794,77 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına ve davalının tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, iddiaların asılsız olduğunu senedi doldurulmuş şekilde davacıdan aldığını, senette herhangi bir düzeltme yapmadığını, senet karşılığında davacıdan alacaklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; aldırılan raporda senedin tanzim tarihinin surşarj yöntemiyle değiştirildiği tespit edilmiş ise de, davacı vekilinin dava dilekçesinde ve aşamalardaki tüm yazılı ve sözlü beyanlarında senette tahrifat iddiasını ileri sürdüğü ancak senedin bedelsizliği veya taraflar arasında borç doğuran temel ilişkiyi ve senette yer alan imzayı inkar etmediği, davanın menfi tespit istemine ilişkin olduğu, dava konusu senedin tanzim tarihinin vade tarihinden sonra olması nedeniyle kambiyo vasfını yitirdiği ancak davacı tarafından inkar edilmeyen yazılı belge niteliğinde olduğu, davacının iddiasını ispata yarar aynı güçte yazılı belge veya başkaca delil de sunmadığı dikkate alınarak davacının dava konusu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığı hususunun ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava, tanzim tarihindeki tahrifat nedeniyle takibe konu bonodan ötürü borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası alınan Adli Tıp Kurumu’nca düzenlenen raporda, dava ve takip konusu olup 12.02.2012 vade tarihini taşıyan senetteki tanzim tarihinin 07.12.2012 iken ay hanesindeki “1” rakamının sürşarj yöntemi ile yapılan tahrifat sonucu “0” rakamına dönüştürüldüğü, tanzim tarihindeki bu dönüştürmenin düzenleyenin onayını taşımadığı saptanmıştır. Bu durumda, HMK’nın 207. maddesi hükmü uyarınca senetteki tanzim tarihinin vade tarihinden sonraki bir tarihi taşıdığının kabulü gerekir. Vade tarihinden sonraki bir tanzim tarihini taşıyan senedin, TTK’nın 776 ve 777. maddeleri uyarınca zorunlu unsur yokluğu nedeniyle bono, bir diğer söyleyişle kambiyo senedi vasfında kabul edilmesi olanaklı değildir.
Bu durumda dava konusu belgenin kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe konu edilmesi mümkün bulunmadığı gibi yukarda anılan usul hükmü doğrultusunda tümüyle hükümsüz addedilmesi gerektiği açıktır.
Davacı, dava dilekçesinin sonuç kısmında, aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla girişilen icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmekte olup mahkemece, davacının söz konusu senet ve buna dayalı icra takibinden ötürü borçlu olmadığının tespitine ve ödenen tutarın davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17.11.2021tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/721178300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz