Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/968 E. 2013/19497 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
güven kuruluşu↗ banka sorumluluğu↗ peşin harç↗ hisse devir sözleşmesi↗ tmsf↗ uyuşmazlık konusu↗ yargılama gideri↗ harç↗ dahili dava↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bankaların bir güven kuruluşu olup vekalet görevini özenle yerine getirmeleri gerektiği, davalı bankanın bu yükümlülüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, zararın doğumu alacağın Off Shore bankasından tahsil edilememesi olgusuna bağlanmış ve gelişen süreçte de Kıbrıs’ta kurulan Efektifbank Off Shore Ltd. Şti’nin herhangi bir mal varlığının bulunmadığının emsal dava dosyaları içeriğinden anlaşılması üzerine de Off Shore bankasına takip yapılmadan veya dava açmadan davalı banka ve sorumluları aleyhine dava açılabileceğinin Dairemizce içtihat edilmesine, davacının Off Shore bankasına daha önce takip yapmadığı gibi dava da açmadığı anlaşılmış olup davacının zararı Off Shore bankası aleyhine girişilen yasal işlemlerin yapılmasından sonra doğacağından davanın zamanaşımına uğradığı savunmasının yerinde bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden Yurtbank A.Ş'nin 22.12.1999 tarihinde TMSF’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefıyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen Fona devredilen Yurtbank A.Ş’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması ve davacı tarafından yatırılan peşin harç dahil edilerek yargılama giderinin davalıdan tahsiline karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14479 E. 2014/3368 K.
Ortak:hisse devir sözleşmesi · zamanaşımı · zamanaşımı var · Tahsil
İncelediğiniz kararda… akip yapmadığı gibi dava da açmadığı anlaşılmış olup davacının zararı Off Shore bankası aleyhine girişilen yasal işlemlerin yapılmasından sonra doğacağından davanın «zamanaşımına» uğradığı savunmasının yerinde bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile külli halefıyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen Fona devredilen Yurtbank A.Ş’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması ve davacı tarafından yatırılan «peşin harç» «dahil» edilerek «yargılama giderinin» davalıdan tahsiline karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılma …
Benzer bu kararda… önce takip yapmadığı gibi dava da açmadığı anlaşılmış olup davacının zararı ... bankası aleyhine girişilen yasal işlemlerin yapılmasından sonra doğacağından davanın «zamanaşımına» uğradığı savunmasının yerinde bulunmamasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde d …
A.Ş.(sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devral …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:külli halefiyet · güven kurumu · halefiyet
Benzer bu karardaA.Ş.(sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devral …
Şti'ne gönderilen paranın aslında fiilen ... gönderilmediği, Yurtbank'ın hakim ve ortak hissedarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek suretiyle kullandırıldığı, bu hali ile «güven kurumu» olan bankanın bu durumu bilerek davacıya ... ... ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13686 E. 2014/3367 K.
Ortak:hisse devir sözleşmesi · zamanaşımı · zamanaşımı var · Tahsil
İncelediğiniz kararda… akip yapmadığı gibi dava da açmadığı anlaşılmış olup davacının zararı Off Shore bankası aleyhine girişilen yasal işlemlerin yapılmasından sonra doğacağından davanın «zamanaşımına» uğradığı savunmasının yerinde bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile külli halefıyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen Fona devredilen Yurtbank A.Ş’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması ve davacı tarafından yatırılan «peşin harç» «dahil» edilerek «yargılama giderinin» davalıdan tahsiline karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılma …
Benzer bu kararda… önce takip yapmadığı gibi dava da açmadığı anlaşılmış olup davacının zararı ... bankası aleyhine girişilen yasal işlemlerin yapılmasından sonra doğacağından davanın «zamanaşımına» uğradığı savunmasının yerinde bulunmamasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde d …
A.Ş.(sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devral …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:külli halefiyet · güven kurumu · halefiyet
Benzer bu karardaA.Ş.(sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devral …
Şti'ne gönderilen paranın aslında fiilen Kıbrıs'a gönderilmediği, ...'ın hakim ve ortak hissedarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek suretiyle kullandırıldığı, bu hali ile «güven kurumu» olan bankanın bu durumu bilerek davacıya ... ... ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6895 E. 2013/21359 K.
Ortak:hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz kararda… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile külli halefıyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen Fona devredilen Yurtbank A.Ş’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması ve davacı tarafından yatırılan «peşin harç» «dahil» edilerek «yargılama giderinin» davalıdan tahsiline karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılma …
Benzer bu kararda… unduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:külli halefiyet · halefiyet · ihbar olunan · dolandırıcılık · ihbar · hukuki yarar · temsil
Benzer bu karardaO halde, «ihbar olunan» TMSF vekilinin kararı temyiz etmede «hukuki yararının» olmadığı anlaşılmakla, ihbar olunan vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı banka ve «ihbar olunan» vekili temyiz etmiştir.
1- İhbar olunan TMSF vekili kararı temyiz etmiş ise de; temyiz isteminde bulunan TMSF talebe konu davada «ihbar olunan» konumundadır.
… unduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5119 E. 2014/10884 K.
Ortak:hisse devir sözleşmesi · zamanaşımı · zamanaşımı var · Tahsil
İncelediğiniz kararda… akip yapmadığı gibi dava da açmadığı anlaşılmış olup davacının zararı Off Shore bankası aleyhine girişilen yasal işlemlerin yapılmasından sonra doğacağından davanın «zamanaşımına» uğradığı savunmasının yerinde bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile külli halefıyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen Fona devredilen Yurtbank A.Ş’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması ve davacı tarafından yatırılan «peşin harç» «dahil» edilerek «yargılama giderinin» davalıdan tahsiline karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılma …
Benzer bu kararda1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, işlem tarihi itibariyle mahkemenin «zamanaşımına» gerekçe yaptığı 5411 sayılı Yasa'nın 62. maddesinin ve «ceza zamanaşımı» ile ilgili hükmün uygulanamayacak olmasına, zararın doğumu alacağın ....
… akip yapmadığı gibi dava da açmadığı anlaşılmış olup davacının zararı Off Shore Bankası aleyhine girişilen yasal işlemlerin yapılmasından sonra doğacağından davanın «zamanaşımına» uğradığı savunmasının yerinde bulunmamasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde d …
A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devral …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:külli halefiyet · halefiyet · ceza zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devral …
Bank A.Ş'nin TTK'nın 321/«son» ve 336/5. maddesi uyarınca sorumluluğunun bulunduğu, davalı ...nin ....
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, işlem tarihi itibariyle mahkemenin «zamanaşımına» gerekçe yaptığı 5411 sayılı Yasa'nın 62. maddesinin ve «ceza zamanaşımı» ile ilgili hükmün uygulanamayacak olmasına, zararın doğumu alacağın ....
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13282 E. 2017/1161 K.
Ortak:hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz kararda… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile külli halefıyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen Fona devredilen Yurtbank A.Ş’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması ve davacı tarafından yatırılan «peşin harç» «dahil» edilerek «yargılama giderinin» davalıdan tahsiline karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılma …
Benzer bu karardaA.Ş. ile devren birleştirildiği, yine ... ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09/08/2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:külli halefiyet · faiz başlangıç tarihi · halefiyet · maddi hata
Benzer bu kararda… adaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması ile hüküm fıkrasının 1. bendinde «faiz başlangıç tarihi» olarak 22/07/1999 tarihi yazılması gerekirken 22/07/2009 tarihi yazılmasının «maddi hataya» dayalı olup, mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı .... vekili ile fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı …
A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine ... ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09/08/2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2110 E. 2014/17541 K.
Ortak:hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz kararda… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile külli halefıyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen Fona devredilen Yurtbank A.Ş’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması ve davacı tarafından yatırılan «peşin harç» «dahil» edilerek «yargılama giderinin» davalıdan tahsiline karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılma …
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile külli halefıyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/311 E. 2019/4806 K.
Ortak:hisse devir sözleşmesi · zamanaşımı · zamanaşımı var · Tahsil
İncelediğiniz kararda… akip yapmadığı gibi dava da açmadığı anlaşılmış olup davacının zararı Off Shore bankası aleyhine girişilen yasal işlemlerin yapılmasından sonra doğacağından davanın «zamanaşımına» uğradığı savunmasının yerinde bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile külli halefıyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen Fona devredilen Yurtbank A.Ş’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması ve davacı tarafından yatırılan «peşin harç» «dahil» edilerek «yargılama giderinin» davalıdan tahsiline karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılma …
Benzer bu kararda… n 41, 55 ve TTK’nın 336'ıncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını Off-Shore Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı ING Bank A.Ş. vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları …
… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:külli halefiyet · halefiyet
Benzer bu kararda… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/181 E. 2013/17092 K.
Ortak:hisse devir sözleşmesi · uyuşmazlık konusu · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… akip yapmadığı gibi dava da açmadığı anlaşılmış olup davacının zararı Off Shore bankası aleyhine girişilen yasal işlemlerin yapılmasından sonra doğacağından davanın «zamanaşımına» uğradığı savunmasının yerinde bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile külli halefıyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen Fona devredilen Yurtbank A.Ş’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması ve davacı tarafından yatırılan «peşin harç» «dahil» edilerek «yargılama giderinin» davalıdan tahsiline karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılma …
Benzer bu kararda… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, TMSF’nin «uyuşmazlık konusu» «borcu üstlendiği», davacı alacağının esasen Fon’a devredilen Yurtbank A.Ş.’nin işleminden kaynaklandığı, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen TMSF’n …
… uyarınca, "davalı banka sahip ve yöneticilerinin, aralarında bankaya hesap açmak için gelen davacının da bulunduğu müşterileri, Off-Shore Ltd.'e yöneltmek suretiyle «dolandırdıkları»" yönündeki tespitin, mahkememiz yönünden de bağlayıcı olduğu Off-Shore Ltd. işlemi olarak «havale» edilen paranın aslında davalı bankanın bünyesinde bulunan bir hesapta tutulduğu, şirketin bir hesaptan ibaret kaldığının kabul edilmesi, bunun sonucunda bir «mevduat hesabı» olduğunun dikkate alınması karşısında, Bankacılık Yasası'nın 62. maddesine göre, bankalar nezdindeki mevduatın, hak sahibinin en «son» işlem isteği, işlemi veya herhangi bir yazılı talimatı tarihinden itibaren 10 yıl içinde aranmaması halinde «zamanaşımına» uğrayacağının kabul edilmesi karşısında, paranın, yatırıldığı tarihten itibaren 10 yıllık süre geçmediği, ayrıca olayın suça konu olması ve «ceza zamanaşımının» 15 yıl olması sebebiyle bu yön itibariyle de zamanaşımı dolmadığı için davalı vekilinin «zamanaşımı def»'inin yerinde olmadığı, davacı banka Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. «temsilcilerinin» haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41 ve Türk Ticaret Kanununun 321/son maddeleri uyarınca sorumlu bulunmakla ve davacı tarafça Yurtbank'a yatırılan ve geri tahsil edilemeyen miktar taraflar arasında tartışmasız bulunmakla, bu miktar davacı zararından sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilerek «maddi tazminat» talebi yönünden davanın kabulü ile, yatırılan 3.200,00 TL'nin 22/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili İle davacıya verilmesine, manevi tazminatın koşulları oluşmadığı için reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:külli halefiyet · halefiyet · ceza zamanaşımı · borcun üstlenilmesi · mevduat hesabı · zamanaşımı def'i · reeskont faizi · dolandırıcılık
Benzer bu kararda… uyarınca, "davalı banka sahip ve yöneticilerinin, aralarında bankaya hesap açmak için gelen davacının da bulunduğu müşterileri, Off-Shore Ltd.'e yöneltmek suretiyle «dolandırdıkları»" yönündeki tespitin, mahkememiz yönünden de bağlayıcı olduğu Off-Shore Ltd. işlemi olarak «havale» edilen paranın aslında davalı bankanın bünyesinde bulunan bir hesapta tutulduğu, şirketin bir hesaptan ibaret kaldığının kabul edilmesi, bunun sonucunda bir «mevduat hesabı» olduğunun dikkate alınması karşısında, Bankacılık Yasası'nın 62. maddesine göre, bankalar nezdindeki mevduatın, hak sahibinin en «son» işlem isteği, işlemi veya herhangi bir yazılı talimatı tarihinden itibaren 10 yıl içinde aranmaması halinde «zamanaşımına» uğrayacağının kabul edilmesi karşısında, paranın, yatırıldığı tarihten itibaren 10 yıllık süre geçmediği, ayrıca olayın suça konu olması ve «ceza zamanaşımının» 15 yıl olması sebebiyle bu yön itibariyle de zamanaşımı dolmadığı için davalı vekilinin «zamanaşımı def»'inin yerinde olmadığı, davacı banka Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. «temsilcilerinin» haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41 ve Türk Ticaret Kanununun 321/son maddeleri uyarınca sorumlu bulunmakla ve davacı tarafça Yurtbank'a yatırılan ve geri tahsil edilemeyen miktar taraflar arasında tartışmasız bulunmakla, bu miktar davacı zararından sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilerek «maddi tazminat» talebi yönünden davanın kabulü ile, yatırılan 3.200,00 TL'nin 22/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili İle davacıya verilmesine, manevi tazminatın koşulları oluşmadığı için reddine karar verilmiştir.
… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, TMSF’nin «uyuşmazlık konusu» «borcu üstlendiği», davacı alacağının esasen Fon’a devredilen Yurtbank A.Ş.’nin işleminden kaynaklandığı, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen TMSF’n …
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka adına «borcu üstlenen» sıfatıyla TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/968 E. , 2013/19497 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.11.2012 tarih ve 2012/96-2012/225 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Yurtbank Bursa Şubesi'ne 16.12.1999 tarihinde 6.276,00 TL parasını %83 faiz ile 35 gün vadeli yatırdığını, bu paranın bankanın yurt dışında bulunan Yurt Security Off Shore Bank Ltd. adlı bankaya aktarıldığını, müvekkilinin güvenini kötüye kullanarak havale talimatını imzalattıklarını, off shore bankacılığının KKTC'deki lisansın iptal edildiğini, başvurulardan sonuç alınamadığı ileri sürerek, 6.276,00 TL mevduat alacağının 16.12.1999 vade tarihinden vade sonuna kadar %83, sonrasında 3095 sayılı yasanın 2. maddesi hükümleri gereği %83'den az olmamak üzere temerrüt faizi uygulanarak davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bankaların bir güven kuruluşu olup vekalet görevini özenle yerine getirmeleri gerektiği, davalı bankanın bu yükümlülüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, zararın doğumu alacağın Off Shore bankasından tahsil edilememesi olgusuna bağlanmış ve gelişen süreçte de Kıbrıs’ta kurulan Efektifbank Off Shore Ltd. Şti’nin herhangi bir mal varlığının bulunmadığının emsal dava dosyaları içeriğinden anlaşılması üzerine de Off Shore bankasına takip yapılmadan veya dava açmadan davalı banka ve sorumluları aleyhine dava açılabileceğinin Dairemizce içtihat edilmesine, davacının Off Shore bankasına daha önce takip yapmadığı gibi dava da açmadığı anlaşılmış olup davacının zararı Off Shore bankası aleyhine girişilen yasal işlemlerin yapılmasından sonra doğacağından davanın zamanaşımına uğradığı savunmasının yerinde bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden Yurtbank A.Ş'nin 22.12.1999 tarihinde TMSF’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefıyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen Fona devredilen Yurtbank A.Ş’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140.
maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması ve davacı tarafından yatırılan peşin harç dahil edilerek yargılama giderinin davalıdan tahsiline karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka (TMSF) vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın 2. bendinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine "Davalı harçtan muaf olduğundan davacı tarafından yatırılan 93,20 peşin harcın talep halinde davacıya iadesine," ibaresinin yazılmasına, ayrıca 3. bendin "....653,65 TL..." kısmının çıkarılarak yerine, "...560,45 TL.." ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/696142000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz