Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/311 E. 2019/4806 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
külli halefiyet↗ halefiyet↗ hisse devir sözleşmesi↗ tmsf↗ uyuşmazlık konusu↗ fer'i müdahil↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile 51.129,18 EURO'nun 28/09/1999 tarihinden itibaren devlet bankalaarının EURO'ya uyguladığı en yüksek faizle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ile fer’i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ıncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını Off-Shore Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı ING Bank A.Ş. vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden Egebank A.Ş.’nin 22.12.1999 tarihinde TMSF’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen Yurtbank A.Ş.’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı banka ile TMSF'nin 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6895 E. 2013/21359 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz kararda… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu kararda… unduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · dolandırıcılık · ihbar · hukuki yarar · temsil
Benzer bu karardaO halde, «ihbar olunan» TMSF vekilinin kararı temyiz etmede «hukuki yararının» olmadığı anlaşılmakla, ihbar olunan vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı banka ve «ihbar olunan» vekili temyiz etmiştir.
1- İhbar olunan TMSF vekili kararı temyiz etmiş ise de; temyiz isteminde bulunan TMSF talebe konu davada «ihbar olunan» konumundadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka sahip ve yöneticilerinin aralarında bankaya hesap açmak için gelen davacıların murisinin de bulunduğu müşterileri off-shore bankasına yöneltmek suretiyle «dolandırdığı», davacıların alacak talebinin haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13282 E. 2017/1161 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz kararda… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu karardaA.Ş. ile devren birleştirildiği, yine ... ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09/08/2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faiz başlangıç tarihi · maddi hata
Benzer bu kararda… adaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması ile hüküm fıkrasının 1. bendinde «faiz başlangıç tarihi» olarak 22/07/1999 tarihi yazılması gerekirken 22/07/2009 tarihi yazılmasının «maddi hataya» dayalı olup, mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı .... vekili ile fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8820 E. 2016/4082 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · zamanaşımı · zamanaşımı var · Tahsil
İncelediğiniz kararda… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… n 41, 55 ve TTK’nın 336'ıncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını Off-Shore Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı ING Bank A.Ş. vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları …
Benzer bu kararda… e ...’ye devir olunduğu, 26/01/2001 tarihinde ise ... ile devren birleştirildiği, yine ... ile ...bank (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09/08/2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki (3) no'lu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müdahale talebi · ihbar olunan · ihbar · hukuki yarar · havale · husumet · e-defter
Benzer bu kararda1-İhbar olunan ... vekilinin 04/06/2015 «havale» tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, ...'a karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi, karar başlığında «ihbar olunan» sıfatı ile gösterilmiş olup, aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediğinden, süresinde usulünce yapılmış bir temyiz istemi bulunmadığı gibi, hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da bulunmadığından ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı ... vekili, ... vekili ile «ihbar olunan» ... vekili temyiz etmiştir.
4-... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise, davacı tarafça davanın sadece ...ye «husumet» yöneltilerek açılmış olmasına, yargılama sırasında ... vekili tarafından fer'i müdahale talebinde bulunulmasına ve mahkemece de «müdahale talebinin» kabulüne karar verilmesine rağmen, ...'nin karar başlığında davalı olarak gösterilip, hükmedilen alacağın da davalıdan tahsiline karar verilmek suretiyle aleyhine …
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18288 E. 2014/18484 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz kararda… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:havale · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının 18/11/1999 talep tarihi itibariyle davalı ...den 24.520 TL alacaklı olduğu olayın «havale» görünümlü mevduat toplama niteliği arz ettiği, 18.11.1999 «temerrüt» tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» yürütülmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 24.520 TL’nin 18/11/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2. maddesi gereğince değişen oranlarda a …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16568 E. 2014/4506 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · zamanaşımı · zamanaşımı var · Tahsil
İncelediğiniz kararda… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… n 41, 55 ve TTK’nın 336'ıncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını Off-Shore Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı ING Bank A.Ş. vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları …
Benzer bu kararda… ını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine (sonraki unvanı ) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… yılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı 336'ncı maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlaması nedeniyle, «borcu üstlenen» ile davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · feri müdahil · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu hesabın banka yetkililerinin teşvik ve yönlendirmeleriyle açılmış olduğunun kararı ile sabit olduğu gerekçesiyle, davacının davasının kabulü ile 4.600,00 TL'nin 29/09/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı ve «feri müdahil» vekili temyiz etmiştir.
… yılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı 336'ncı maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlaması nedeniyle, «borcu üstlenen» ile davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13523 E. 2014/2253 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · zamanaşımı · zamanaşımı var · Tahsil
İncelediğiniz kararda… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… n 41, 55 ve TTK’nın 336'ıncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını Off-Shore Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı ING Bank A.Ş. vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları …
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlaması nedeniyle «borcu üstlenen» ... ile davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · havale · avans faizi
Benzer bu kararda… ticileri tarafından kendilerine ait şirketlere usulsüz kredi olarak verilmek suretiyle tüketildiği, alacağın...'den tahsil edilmesinin mümkün olmadığı, uyuşmazlığın «havale» görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, ...
Ltd.adlı bankanın paravan bir banka olduğunun davalı bankaca bilindiği, buna rağmen bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına sebep olunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.000 TL'nin 10/09/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlaması nedeniyle «borcu üstlenen» ... ile davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/181 E. 2013/17092 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · uyuşmazlık konusu · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… n 41, 55 ve TTK’nın 336'ıncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını Off-Shore Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı ING Bank A.Ş. vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları …
Benzer bu kararda… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, TMSF’nin «uyuşmazlık konusu» «borcu üstlendiği», davacı alacağının esasen Fon’a devredilen Yurtbank A.Ş.’nin işleminden kaynaklandığı, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen TMSF’n …
… uyarınca, "davalı banka sahip ve yöneticilerinin, aralarında bankaya hesap açmak için gelen davacının da bulunduğu müşterileri, Off-Shore Ltd.'e yöneltmek suretiyle «dolandırdıkları»" yönündeki tespitin, mahkememiz yönünden de bağlayıcı olduğu Off-Shore Ltd. işlemi olarak «havale» edilen paranın aslında davalı bankanın bünyesinde bulunan bir hesapta tutulduğu, şirketin bir hesaptan ibaret kaldığının kabul edilmesi, bunun sonucunda bir «mevduat hesabı» olduğunun dikkate alınması karşısında, Bankacılık Yasası'nın 62. maddesine göre, bankalar nezdindeki mevduatın, hak sahibinin en «son» işlem isteği, işlemi veya herhangi bir yazılı talimatı tarihinden itibaren 10 yıl içinde aranmaması halinde «zamanaşımına» uğrayacağının kabul edilmesi karşısında, paranın, yatırıldığı tarihten itibaren 10 yıllık süre geçmediği, ayrıca olayın suça konu olması ve «ceza zamanaşımının» 15 yıl olması sebebiyle bu yön itibariyle de zamanaşımı dolmadığı için davalı vekilinin «zamanaşımı def»'inin yerinde olmadığı, davacı banka Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. «temsilcilerinin» haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41 ve Türk Ticaret Kanununun 321/son maddeleri uyarınca sorumlu bulunmakla ve davacı tarafça Yurtbank'a yatırılan ve geri tahsil edilemeyen miktar taraflar arasında tartışmasız bulunmakla, bu miktar davacı zararından sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilerek «maddi tazminat» talebi yönünden davanın kabulü ile, yatırılan 3.200,00 TL'nin 22/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili İle davacıya verilmesine, manevi tazminatın koşulları oluşmadığı için reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ceza zamanaşımı · borcun üstlenilmesi · mevduat hesabı · zamanaşımı def'i · reeskont faizi · dolandırıcılık · def'i · havale
Benzer bu kararda… uyarınca, "davalı banka sahip ve yöneticilerinin, aralarında bankaya hesap açmak için gelen davacının da bulunduğu müşterileri, Off-Shore Ltd.'e yöneltmek suretiyle «dolandırdıkları»" yönündeki tespitin, mahkememiz yönünden de bağlayıcı olduğu Off-Shore Ltd. işlemi olarak «havale» edilen paranın aslında davalı bankanın bünyesinde bulunan bir hesapta tutulduğu, şirketin bir hesaptan ibaret kaldığının kabul edilmesi, bunun sonucunda bir «mevduat hesabı» olduğunun dikkate alınması karşısında, Bankacılık Yasası'nın 62. maddesine göre, bankalar nezdindeki mevduatın, hak sahibinin en «son» işlem isteği, işlemi veya herhangi bir yazılı talimatı tarihinden itibaren 10 yıl içinde aranmaması halinde «zamanaşımına» uğrayacağının kabul edilmesi karşısında, paranın, yatırıldığı tarihten itibaren 10 yıllık süre geçmediği, ayrıca olayın suça konu olması ve «ceza zamanaşımının» 15 yıl olması sebebiyle bu yön itibariyle de zamanaşımı dolmadığı için davalı vekilinin «zamanaşımı def»'inin yerinde olmadığı, davacı banka Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. «temsilcilerinin» haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41 ve Türk Ticaret Kanununun 321/son maddeleri uyarınca sorumlu bulunmakla ve davacı tarafça Yurtbank'a yatırılan ve geri tahsil edilemeyen miktar taraflar arasında tartışmasız bulunmakla, bu miktar davacı zararından sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilerek «maddi tazminat» talebi yönünden davanın kabulü ile, yatırılan 3.200,00 TL'nin 22/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili İle davacıya verilmesine, manevi tazminatın koşulları oluşmadığı için reddine karar verilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka adına «borcu üstlenen» sıfatıyla TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, TMSF’nin «uyuşmazlık konusu» «borcu üstlendiği», davacı alacağının esasen Fon’a devredilen Yurtbank A.Ş.’nin işleminden kaynaklandığı, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen TMSF’n …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/311 E. , 2019/4806 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Tüketici Mahkemesince verilen 11/10/2017 tarih ve 2016/647-2017/1234 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı banka vekili ile fer’i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25/06/2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..., fer'i müdahil TMSF vekili Av. ..., davalı ING Bank A.Ş. vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin TMSF tarafından el konulmadan önce EGE Bank A.Ş.'ye 100.000,00 DM parasını yatırdığını, 21.12.1999 tarihinde Ege Bank A.Ş.’ye el konularak TMSF'ye devredildiğini ve daha sonra birleştirilen bankaların ING Bank A.Ş.‘ne devredildiğini, bankaya el konulmasından sonra müvekkilinin mevduatının ödenmediğini, Egebank A.Ş.’nin Off-Shore Bankasını kurarak mevduat sahiplerini dolandırdığını ve zarara uğrattığını, davalının müvekkilinin uğramış olduğu zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 100.000,00 DM karşılığı 51.129,18 Euro’nun faziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre yönünden usulden ve ayrıca esastan da reddini istemiştir.
Fer’i müdahil ve ihbar olunan vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile 51.129,18 EURO'nun 28/09/1999 tarihinden itibaren devlet bankalaarının EURO'ya uyguladığı en yüksek faizle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ile fer’i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ıncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını Off-Shore Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı ING Bank A.Ş. vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden Egebank A.Ş.’nin 22.12.1999 tarihinde TMSF’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen Yurtbank A.Ş.’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı banka ile TMSF'nin 5411 sayılı Kanun’un 140.
maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ING Bank A.Ş. vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ING Bank A.Ş. vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 3. bendinin hükümden çıkarılarak yerine ''Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına'' ibaresi yazılmak sureti ile kararın davalı ING Bank A.Ş. ile fer'i müdahil TMSF yararına bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 25/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517316700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz