6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Terkin edilen şirketin ihyası ve ek tasfiye için hak düşürücü süre yok

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/468 E. 2023/353 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalHak düşürücü süreDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Ek Tasfiye mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Terkin edilen bir şirketin, terkinden önce doğmuş bir alacağa ilişkin olarak başka bir mahkemede devam eden davada davalı sıfatı bulunuyorsa ve tasfiye işlemleri bu alacak yönünden eksik/tamamlanmamış ise, TTK 547. madde uyarınca ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması zorunludur; bu durumda şirketin ihyasında hukuki yarar bulunur ve mahkemece tasfiye memuru atanır. TTK 547. maddede zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmediğinden, TTK geçici 7. maddesindeki hak düşürücü süre ek tasfiye/ihya talebine uygulanmaz.

Ele alınan sorunlar

Şirketin ihyasında hukuki yarar bulunup bulunmadığı → kabul

Gerekçe: Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilebilir. Ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği tarihte terkin edildiği, ancak şirketin başka bir mahkemede görülen dava dosyasında davalı olduğu anlaşıldığından, o davanın sonlandırılabilmesi için davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunmaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ek tasfiye talebinde TTK geçici 7. madde uyarınca hak düşürücü sürenin uygulanıp uygulanmayacağı → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, şirketin 09.09.2014 tarihinde sicilden terkin edildiğini, TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca terkin tarihinden itibaren 5 yıl içinde dava açılması gerektiğini, bu süre geçtiğinden davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK'nun 547. maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, ilgililerin şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemi yerinde bulursa ek tasfiye için yeniden tesciline ve tasfiye memuru atanmasına karar vereceği düzenlenmiştir. TTK'nun 547. maddesinde zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmediğinden, terkin işleminin tasfiyenin tamamlanması nedeniyle yapılmış olması karşısında TTK'nun geçici 7. maddesindeki hak düşürücü sürenin bu ek tasfiye talebine uygulanması söz konusu değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Tasfiyenin usulüne uygun ve eksiksiz tamamlanıp tamamlanmadığı ile tasfiye memurunun sorumluluğu → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, tasfiyenin usulüne uygun ve eksiksiz yapıldığını, tasfiyenin tamamlanıp şirket kaydının kapandığı tarihte henüz açılmış bir dava bulunmadığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun kendisinde olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Şirket terkin edilmeden evvel doğan bir alacak nedeniyle terkinden sonra dava açıldığı anlaşıldığından, TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu sonucuna varılmış, davalı tasfiye memurunun tasfiyenin tam olarak yapıldığı yönündeki savunması yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda TTK 547. maddesi kapsamındaki ek tasfiye/ihya talepleri için TTK geçici 7. maddesindeki hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı yönünde açık bir tespit yapılmıştır; bu husus benzer ek tasfiye taleplerinde emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
TTK'nun 547. maddesi uyarınca açılan ek tasfiye/şirketin ihyası talebine, TTK'nun geçici 7. maddesindeki terkin tarihinden itibaren işleyen hak düşürücü süre uygulanmaz; çünkü TTK 547. maddede bu yönde bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmemiştir.
Dava şartı
Devam eden başka bir davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi için terkin edilen şirketin ihyasında hukuki yarar bulunması

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ek tasfiye şirketin ihyası tasfiye memuru hak düşürücü süre hukuki yarar terkin

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 547TTK 547/2TTK geçici 7 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 326

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/468

KARAR NO 2023/353

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 10/11/2022

DAVA

Şirketin İhyası

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, kurum sigortalısı ...'ın 08.03.2011 tarihinde geçirdiği kaza sonucunda ölmesi nedeniyle uğranılan kurum zararının tahsilini teminen Bakırköy 19. İş Mahkemesi’nin 2018/45 esasına kaydedilerek alacak davası açıldığını, mahkemece davalı Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti.'nin sicil kaydının dosyaya celbedildiğini, şirketin sicil kaydının kapalı olduğu, sicilden terkin edildiğinin görüldüğünü, Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün yazısı üzerine şirketin ihyası için yetki istendiğini ve şirketin ihyası yönünden dava açmak üzere taraflarına yetki verildiğini, tasfiye ticaret sicilinde silinmiş ise de alacakları gözetilmediğinden tasfiyenin gerçek olarak tamamlanmadığını belirterek tasfiyesi sonuçlanmış şirketin ihyası ile tasfiye memuru tayinine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı Ticaret Sicili Müdürlüğü vekili, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, sicilin tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev içinde değerlendirerek sonuca bağlayacağını, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun "tasfiye memuru"nda olduğunu, tasfiye prosedürünün eksik bırakılmasının tasfiye memurunun sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurunun alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların Notere depo edilmesi yada kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini,bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılarak şirket sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, açılan davanın reddini, müvekkili müdürlük aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, Bakırköy 19. İş Mahkemesi'nin 2018/45 esas sayılı davasının yürütülüp sonuçlanması gerektiğinden davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğu, derdest olan bu dava uyarınca tasfiyenin usulüne uygun ve eksiksiz tamamlanmadığı gerekçesiyle, davada taraf teşkilinin sağlanması ve yargılamanın yürütülebilmesi için şirketin ihya edilmesi gerektiğinden davanın kabulüne, şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına ek tasfiye işlemlerini yapması için 6102 Sayılı TTK.nun 547/2. maddesi uyarınca ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... vekili,şirketin 09.09.2014 tarihinde sicilden terkin edilerek kaydının silindiğini, TTK'nun geçici 7. Madde uyarınca terkin tarihinden itibaren 5 yıl içinde dava açılabileceğini,süre geçtiğinden davanın reddi gerektiğini, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olmadığını, ek tasfiye davasında mahkemece yeni bir tasfiye memuru olarak atanması gerektiğini, tasfiyenin tamamlanıp şirket kaydının kapandığı tarihte henüz açılan bir dava olmaması sebebiyle tasfiyenin usulüne uygun ve eksiksiz yapıldığını, müvekkilinin tasfiye memuru atanarak yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.

Dosya arasına celbedilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği 09/09/2014 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, şirketin Bakırköy 19. İş Mahkemesi'nin 2018/45 esas sayılı dava dosyasında davalı olduğu, davanın sonlandırılabilmesi için davacının ihya talebinde hukuki yararı vardır. Davalı vekili terkinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde davanın açılmadığını ileri sürmüş ise de; TTK nun 547.maddesinde zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmediği, tasfiyenin tamamlanması nedeniyle sicil kaydının terkin edildiği, bu nedenle TTK'nun geçici 7.maddesindeki hak düşürücü sürenin uygulanması söz konusu olmadığından davalı tasfiye memuru vekilinin bu noktaya ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle; TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu, davalı tasfiye memurunun tasfiyenin tam olarak yapıldığı savunmasının yerinde olmadığı, şirket terkin edilmeden evvel doğan bir alacak nedeniyle terkinden sonra dava açıldığı anlaşıldığından şirket tüzel kişiliğinin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına, HMK 326. madde uyarınca davacı yararına yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafça yapılan 80-TL istinaf yargı giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... tarafından yapılan giderin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/03/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/69546 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.