Sözleşmenin iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4146 E. 2021/5271 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gizli ayıp↗ ayıp ihbarı↗ ayıp↗ sözleşmenin feshi↗ ticari faiz↗ satım sözleşmesi↗ vade↗ ihbar↗ ticari defter↗ çek↗ eksik inceleme↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, söz konusu tıbbi malzemelerin niteliği gereği kullanıma uygun olmadığı, ayıplı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı ve davalı arasındaki sözleşmenin feshine, davacı tarafın Finansbank Erzurum şubesine ait 09/11/2015 vade, 0488095 nolu 9.023,00 TL meblağlı çek nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2.203,20 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5.000,00 TL manevi tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, satım sözleşmesine konu üründeki ayıp nedeniyle sözleşmenin feshi ile uğranılan maddi manevi zararın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında yazılı sözleşme olmadığından satıma konu tıbbi malzemelerin nitelikleri anlaşılamamaktadır. Davacı, Palandöken Hastanesi Doğrudan Temin İhalesi gereğince sözleşme konusu medikal ürünü hastaneye temin ettiğini, ancak
hastane tarafından tutanak ile ürünün kullanıma uygun olmadığının tespit edilmesi üzerine işbu dava ile ayıp iddiasında bulunmuştur. Mahkemece ayıp iddiasına ilişkin olarak söz konusu medikal ürünleri ameliyatlarda kullanan doktordan 02.09.2019 tarihli rapor alınmış ve bu rapor hükme esas alınmış ise de raporu düzenleyen doktorun hastane çalışanı ve ayrıca medikal malzemeyi kullanan kişi olması nedeniyle bu rapor hükme esas alınamaz. Mahkemece medikal konusunda uzman bilirkişi ve mali müşavirden taraf defterleri de incelenmek suretiyle uyuşmazlığı çözecek şekilde rapor alınması gerekirken yetersiz ve eksik incelemeye dayalı rapora dayalı olarak ürünün ayıplı olduğu sonucuna varılarak davanın kabulü doğru görülmemiştir. Buna göre mahkemece medikal konusunda uzman bilirkişi ve mali müşavir bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınarak taraf ticari defterleri, satış faturası, ihale belgeleri ve ödemelerle ilgili kayıtlar incelenerek ayıplı olduğu belirtilen medikal malzemelerin ayıbının nereden kaynaklandığı, ayıbın açık veya gizli ayıp niteliğinde satışa konu mal yerine başka mal (aliud) teslimi niteliğinde olup olmadığı tespit edilerek malın ayıplı olduğu sonucuna varılırsa TTK m.23’de yer alan ayıp ihbar süreleri de dikkate alınarak süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı da değerlendirilerek toplanacak deliller ve varılacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/481 E. 2023/7340 K.
Ortak:gizli ayıp · ayıp ihbarı · ayıp · sözleşmenin feshi · ticari faiz · satım sözleşmesi · vade · ihbar · Sözleşmenin iptali
İncelediğiniz karardaBuna göre mahkemece medikal konusunda uzman bilirkişi ve mali müşavir bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınarak taraf «ticari defterleri», satış faturası, ihale belgeleri ve ödemelerle ilgili kayıtlar incelenerek ayıplı olduğu belirtilen medikal malzemelerin ayıbının nereden kaynaklandığı, ayıbın açık veya «gizli ayıp» niteliğinde satışa konu mal yerine başka mal (aliud) «teslimi» niteliğinde olup olmadığı tespit edilerek malın ayıplı olduğu sonucuna varılırsa TTK m.23’de yer alan «ayıp ihbar» süreleri de dikkate alınarak süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı da değerlendirilerek toplanacak deliller ve varılacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… argılama sonucunda, söz konusu tıbbi malzemelerin niteliği gereği kullanıma uygun olmadığı, ayıplı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı ve davalı arasındaki «sözleşmenin feshine», davacı tarafın Finansbank Erzurum şubesine ait 09/11/2015 «vade», 0488095 nolu 9.023,00 TL meblağlı «çek» nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2.203,20 TL'nin dava tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5.000,00 TL manevi tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Dava, «satım sözleşmesine» konu üründeki «ayıp» nedeniyle «sözleşmenin feshi» ile uğranılan maddi manevi zararın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… llanan kişi olması nedeniyle hükme esas alınamayacağı, mahkemece medikal konusunda uzman bilirkişi ve mali müşavir bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınarak taraf «ticari defterleri», satış faturası, ihale belgeleri ve ödemelerle ilgili kayıtlar incelenerek ayıplı olduğu belirtilen medikal malzemelerin ayıbının nereden kaynaklandığı, ayıbın açık veya «gizli ayıp» niteliğinde satışa konu mal yerine başka mal (aliud) «teslimi» niteliğinde olup olmadığı tespit edilerek malın ayıplı olduğu sonucuna varılırsa 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23 üncü maddesinde yer ... «ayıp ihbar» süreleri de dikkate alınarak süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı da değerlendirilerek toplanacak deliller ve varılacak uygun sonuca göre karar verilmesi gere …
… un düzenlediği 02.09.2019 tarihli raporun hastanede çalışan doktor tarafından düzenlenmiş olması nedeniyle dikkate alınamayacağı belirtilmiş ise de; dosya kapsamına «ibraz» edilen 01.10.2015 tarihli tutanak başlıklı belgeyi düzenleyen doktorun ve 02.09.2019 tarihli raporu düzenleyen bilirkişi doktorun dava konusu edilen medikal ürünleri ameliyatta kullandıkları, ürünlerin taşıması gereken özellikleri taşımadığını belirttikleri dikkate alındığında söz konusu medikal ürünlerin ayıplı oldukları kanaatine varıldığı, davacının dava konusu medikal ürünleri 30.09.2015 tarihli «fatura» ile birlikte ihale makamı hastaneye «teslim» ettiği, hastanenin 01.10.2015 tarihinde tuttuğu tutanak ile ürünleri davacıya iade ettiği, dosyaya ibraz edilen kargo teslim fişine göre de davacının bu ürünleri 05.10.2015 tarihinde davalıya gönderdiğinin anlaşıldığı, ürünlerin ayıplı olduğunun belirlenmesinden sonra davacı tarafından davalıya «ayıp» ihbarında bulunulduğuna dair herhangi bir belge bulunmamakta ise de; davacının ayıplı ürünleri davalı tarafa kargo ile iade etmesinin «ayıp ihbarı» niteliğinde olduğunu, davacının ayıplı olduğu tespit edilen ürünleri süresi içerisinde davalı tarafa ihbar yoluyla bildirdiği anlaşıldığı, davacı vekili «satım sözleşmesine» konu edilen 8 adet üründen 4 adedinin ellerinde bulunduğunu belirttiğinden bu ürünler üzerinde ve bu ürünlerin değerlerine göre değerlendirme yapıldığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne, sözleşmenin 4.965,00 TL tutar yönünden feshine, davacı tarafından keşide edilip davalıya verilen «çek» nedeniyle bu tutar kadar borçlu olmadığının tespitine, 1.105,00 TL tutarında «kar mahrumiyetinin» davalıdan tahsiline, manevi tazminat yönünden davacı tarafından temyiz yoluna başvurulmadığı, Yargıtayca bu yönden değerlendirme yapılmadığı gerekçesi ile bu yönde karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Erzurum şubesine ait 09.11.2015 «vade», 0488095 nolu 9.023,00 TL meblağlı «çek» nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2.203,20 TL'nin dava tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, davacı tarafın bedensel bütünlüğünün bozulduğu ispat edilemediğinden ve bu yönde herhangi bir delil de …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksik harcın tamamlattırılması · ayıplı mal · kesin mehil · kar mahrumiyeti · harcın tamamlanması · ihtirazi kayıt · ek mehil · sözleşmenin iptali
Benzer bu karardaMahkemece 21.06.2017 tarih, 2015/434 E., 2016/568 K. sayılı kararı ile davacı tarafa «eksik harcı tamamlamak» üzere verilen sürede de «harç» yatırılmamış olduğundan davanın «usulden reddine» karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
… 4360 K. sayılı kararıyla dava dilekçesindeki hangi talep konusu ile ilgili ne miktarda eksik harcın yatırılması gerektiği konusunda açıklama yapılmadığından verilen «kesin mehil» usulüne uygun olmadığı, mehil usulüne uygun olsa dahi, harcı yatırılan davacının dilekçesinde belirttiği diğer talepleri konusunda yargılamaya devam olunarak bir k …
… un düzenlediği 02.09.2019 tarihli raporun hastanede çalışan doktor tarafından düzenlenmiş olması nedeniyle dikkate alınamayacağı belirtilmiş ise de; dosya kapsamına «ibraz» edilen 01.10.2015 tarihli tutanak başlıklı belgeyi düzenleyen doktorun ve 02.09.2019 tarihli raporu düzenleyen bilirkişi doktorun dava konusu edilen medikal ürünleri ameliyatta kullandıkları, ürünlerin taşıması gereken özellikleri taşımadığını belirttikleri dikkate alındığında söz konusu medikal ürünlerin ayıplı oldukları kanaatine varıldığı, davacının dava konusu medikal ürünleri 30.09.2015 tarihli «fatura» ile birlikte ihale makamı hastaneye «teslim» ettiği, hastanenin 01.10.2015 tarihinde tuttuğu tutanak ile ürünleri davacıya iade ettiği, dosyaya ibraz edilen kargo teslim fişine göre de davacının bu ürünleri 05.10.2015 tarihinde davalıya gönderdiğinin anlaşıldığı, ürünlerin ayıplı olduğunun belirlenmesinden sonra davacı tarafından davalıya «ayıp» ihbarında bulunulduğuna dair herhangi bir belge bulunmamakta ise de; davacının ayıplı ürünleri davalı tarafa kargo ile iade etmesinin «ayıp ihbarı» niteliğinde olduğunu, davacının ayıplı olduğu tespit edilen ürünleri süresi içerisinde davalı tarafa ihbar yoluyla bildirdiği anlaşıldığı, davacı vekili «satım sözleşmesine» konu edilen 8 adet üründen 4 adedinin ellerinde bulunduğunu belirttiğinden bu ürünler üzerinde ve bu ürünlerin değerlerine göre değerlendirme yapıldığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne, sözleşmenin 4.965,00 TL tutar yönünden feshine, davacı tarafından keşide edilip davalıya verilen «çek» nedeniyle bu tutar kadar borçlu olmadığının tespitine, 1.105,00 TL tutarında «kar mahrumiyetinin» davalıdan tahsiline, manevi tazminat yönünden davacı tarafından temyiz yoluna başvurulmadığı, Yargıtayca bu yönden değerlendirme yapılmadığı gerekçesi ile bu yönde karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; söz konusu ürünlerin ayıplı olduğu, müvekkilinin ayıptan dolayı sorumlu olmadığı, davalının «ayıplı mal» nedeniyle çekten dolayı reddedilen tutarda borçlu olduğu göz önünde bulundurarak davanın kısmen kabulüne dair kararı temyiz ettiklerini, müvekkilin hastane nezdinde itibarı sarsıldığından manevi tazminatın reddine ve bu kararda davalıya yönelik «vekalet ücreti takdirinine» dair kararın bozulması istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7892 E. 2022/4561 K.
Ortak:ayıp · ihbar · ticari defter · çek · teslim · e-defter
İncelediğiniz karardaBuna göre mahkemece medikal konusunda uzman bilirkişi ve mali müşavir bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınarak taraf «ticari defterleri», satış faturası, ihale belgeleri ve ödemelerle ilgili kayıtlar incelenerek ayıplı olduğu belirtilen medikal malzemelerin ayıbının nereden kaynaklandığı, ayıbın açık veya «gizli ayıp» niteliğinde satışa konu mal yerine başka mal (aliud) «teslimi» niteliğinde olup olmadığı tespit edilerek malın ayıplı olduğu sonucuna varılırsa TTK m.23’de yer alan «ayıp ihbar» süreleri de dikkate alınarak süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı da değerlendirilerek toplanacak deliller ve varılacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… argılama sonucunda, söz konusu tıbbi malzemelerin niteliği gereği kullanıma uygun olmadığı, ayıplı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı ve davalı arasındaki «sözleşmenin feshine», davacı tarafın Finansbank Erzurum şubesine ait 09/11/2015 «vade», 0488095 nolu 9.023,00 TL meblağlı «çek» nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2.203,20 TL'nin dava tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5.000,00 TL manevi tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Dava, «satım sözleşmesine» konu üründeki «ayıp» nedeniyle «sözleşmenin feshi» ile uğranılan maddi manevi zararın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporuna göre, icra takibine konu edilen 2 adet çekin «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu ve davalı tarafça ödenmediği, her ne kadar davalı taraf malların ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de, davacının gönderdiği malları kabul ettiği, ancak TTK 23/c maddesi gereğince süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığı, ayıp iddiasının tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davalının ayıp iddiasını TTK 18/3 maddesine göre «yazılı delil» ile ispat etmesi gerektiği, ancak «ihbara» dair yazılı delil sunmadığı ve malları ayıbı ile kabul ettiği, bu nedenle davacının icra takibine konu alacağa ilişkin mal «teslimini» ispat ettiği, bedelin ödenmediği, davacının icra takibinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… na göre ve özellikle Davalı,Takibe konu olan diğer 25.11.2013 keşide tarihli 35.400.- TL'lik çekin malın ayıplı olması nedeniyle ödenmediğini savunmuş ise de ürünün «son» kabul merci olan Tülomsaş tarafından ayıbın kendisine bildirildiğinde bunun davacıya «ihbar» edildiği usulüne uygun delille ispatlanamadığından,ayıba dayalı savunması ile ödenmeyen 35.400.- TL’lik çeke dayalı davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir 2- Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında kesilen faturalar ve bu «fatura» bedeli tutarı kadar «çek» verildiği, verilen ve takibe konu çeklerden 06.11.2013 keşide tarihli 56.400 TL'lik çekin iki kez aynı bedelli farklı tarihli çek ile değiştirildiği ve bu durumun davacının kabulünde olduğu ve «yenilenen» çekin bankadan gelen cevabi yazı ile ödendiği sabittir.
Bu durumda takip ve dava konusu olan 06.11.2013 keşide tarihli 56.400.- TL'lik çekin «yenilenme» amacıyla verilen 341121 «çek» nolu 56.400.- TL'lik çek ile 17.02.2014 tarihinde ödendiğinden davalının bu çek yönünden borçlu olmadığı anlaşılmakla davanın bu çek yönünden reddine karar verilmesi gerekirken davanın tam kabulüne dair karar doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yazılı delil · ticari defter kayıtları · yenileme · fatura · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… na göre ve özellikle Davalı,Takibe konu olan diğer 25.11.2013 keşide tarihli 35.400.- TL'lik çekin malın ayıplı olması nedeniyle ödenmediğini savunmuş ise de ürünün «son» kabul merci olan Tülomsaş tarafından ayıbın kendisine bildirildiğinde bunun davacıya «ihbar» edildiği usulüne uygun delille ispatlanamadığından,ayıba dayalı savunması ile ödenmeyen 35.400.- TL’lik çeke dayalı davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir 2- Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında kesilen faturalar ve bu «fatura» bedeli tutarı kadar «çek» verildiği, verilen ve takibe konu çeklerden 06.11.2013 keşide tarihli 56.400 TL'lik çekin iki kez aynı bedelli farklı tarihli çek ile değiştirildiği ve bu durumun davacının kabulünde olduğu ve «yenilenen» çekin bankadan gelen cevabi yazı ile ödendiği sabittir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporuna göre, icra takibine konu edilen 2 adet çekin «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu ve davalı tarafça ödenmediği, her ne kadar davalı taraf malların ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de, davacının gönderdiği malları kabul ettiği, ancak TTK 23/c maddesi gereğince süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığı, ayıp iddiasının tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davalının ayıp iddiasını TTK 18/3 maddesine göre «yazılı delil» ile ispat etmesi gerektiği, ancak «ihbara» dair yazılı delil sunmadığı ve malları ayıbı ile kabul ettiği, bu nedenle davacının icra takibine konu alacağa ilişkin mal «teslimini» ispat ettiği, bedelin ödenmediği, davacının icra takibinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda takip ve dava konusu olan 06.11.2013 keşide tarihli 56.400.- TL'lik çekin «yenilenme» amacıyla verilen 341121 «çek» nolu 56.400.- TL'lik çek ile 17.02.2014 tarihinde ödendiğinden davalının bu çek yönünden borçlu olmadığı anlaşılmakla davanın bu çek yönünden reddine karar verilmesi gerekirken davanın tam kabulüne dair karar doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/4146 E. , 2021/5271 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.11.2019 tarih ve 2018/543-2019/505 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında medikal ürün alımı konusunda sözleşme imzalandığını, sözleşme karşılığında davalı şirkete davacı tarafından 9.023,00 TL meblağlı çek keşide edildiğini, alınan ürünlerin kamu hastanesine satıldığını, ancak bu ürünlerin ayıplı çıktığı için davacı şirketin 2.203,20 TL’lik kârdan yoksun kaldığını ileri sürerek, bu miktarın davalıdan tahsiline, taraflar arasındaki sözleşmenin iptaline ve davalı şirketin 5.000,00 TL manevi tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, söz konusu tıbbi malzemelerin niteliği gereği kullanıma uygun olmadığı, ayıplı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı ve davalı arasındaki sözleşmenin feshine, davacı tarafın Finansbank Erzurum şubesine ait 09/11/2015 vade, 0488095 nolu 9.023,00 TL meblağlı çek nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2.203,20 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5.000,00 TL manevi tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, satım sözleşmesine konu üründeki ayıp nedeniyle sözleşmenin feshi ile uğranılan maddi manevi zararın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında yazılı sözleşme olmadığından satıma konu tıbbi malzemelerin nitelikleri anlaşılamamaktadır. Davacı, Palandöken Hastanesi Doğrudan Temin İhalesi gereğince sözleşme konusu medikal ürünü hastaneye temin ettiğini, ancak
hastane tarafından tutanak ile ürünün kullanıma uygun olmadığının tespit edilmesi üzerine işbu dava ile ayıp iddiasında bulunmuştur. Mahkemece ayıp iddiasına ilişkin olarak söz konusu medikal ürünleri ameliyatlarda kullanan doktordan 02.09.2019 tarihli rapor alınmış ve bu rapor hükme esas alınmış ise de raporu düzenleyen doktorun hastane çalışanı ve ayrıca medikal malzemeyi kullanan kişi olması nedeniyle bu rapor hükme esas alınamaz. Mahkemece medikal konusunda uzman bilirkişi ve mali müşavirden taraf defterleri de incelenmek suretiyle uyuşmazlığı çözecek şekilde rapor alınması gerekirken yetersiz ve eksik incelemeye dayalı rapora dayalı olarak ürünün ayıplı olduğu sonucuna varılarak davanın kabulü doğru görülmemiştir.
Buna göre mahkemece medikal konusunda uzman bilirkişi ve mali müşavir bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınarak taraf ticari defterleri, satış faturası, ihale belgeleri ve ödemelerle ilgili kayıtlar incelenerek ayıplı olduğu belirtilen medikal malzemelerin ayıbının nereden kaynaklandığı, ayıbın açık veya gizli ayıp niteliğinde satışa konu mal yerine başka mal (aliud) teslimi niteliğinde olup olmadığı tespit edilerek malın ayıplı olduğu sonucuna varılırsa TTK m.23’de yer alan ayıp ihbar süreleri de dikkate alınarak süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı da değerlendirilerek toplanacak deliller ve varılacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 22/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/694227000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz