Sözleşmenin iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/481 E. 2023/7340 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eksik harcın tamamlattırılması↗ sözleşmesel sorumluluk↗ ayıplı mal↗ menfi zarar↗ kesin mehil↗ kar mahrumiyeti↗ gizli ayıp↗ ayıp ihbarı↗ harcın tamamlanması↗ ihtirazi kayıt↗ ek mehil↗ ayıp↗ sözleşmenin iptali↗ vekalet ücreti takdiri↗ kâr mahrumiyeti↗ sözleşmenin feshi↗ ticari faiz↗ ihtiyati tedbir↗ satım sözleşmesi↗ vade↗ usulden reddi↗ ihbar↗ ticari defter↗ fatura↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ çek↗ harç↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ ibraz↗ teslim↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 21.06.2017 tarih, 2015/434 E., 2016/568 K. sayılı kararı ile davacı tarafa eksik harcı tamamlamak üzere verilen sürede de harç yatırılmamış olduğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. (Birinci) Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 20.09.2018 tarih, 2016/19103 E., 2018/4360 K. sayılı kararıyla dava dilekçesindeki hangi talep konusu ile ilgili ne miktarda eksik harcın yatırılması gerektiği konusunda açıklama yapılmadığından verilen kesin mehil usulüne uygun olmadığı, mehil usulüne uygun olsa dahi, harcı yatırılan davacının dilekçesinde belirttiği diğer talepleri konusunda yargılamaya devam olunarak bir karar verilmesi gerektiği hususunun gözetilmemesinin de doğru görülmediği gerekçesi ile bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 12.11.2019 tarih, 2018/543 E., 2019/505 K. sayılı kararı ile bozma ilamı doğrultusunda davacı tarafça süresinde harcın yatırılmış olduğu, 01.10.2015 tarihli tutanak içeriği ve bilirkişi raporu da dikkate alınarak tıbbi malzemelerin niteliği gereği kullanıma uygun olmadığı, ayıplı olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile davalı arasındaki sözleşmenin feshine, davacı tarafın ... Erzurum şubesine ait 09.11.2015 vade, 0488095 nolu 9.023,00 TL meblağlı çek nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2.203,20 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, davacı tarafın bedensel bütünlüğünün bozulduğu ispat edilemediğinden ve bu yönde herhangi bir delil de sunulmadığından manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
D. (İkinci) Bozma Kararı
Dairemizin 22.06.2021 tarih, 2020/4146 E., 2021/5271 K. sayılı kararıyla söz konusu medikal ürünleri ameliyatlarda kullanan doktordan alınan 02.09.2019 tarihli raporun, raporu düzenleyen doktorun hastane çalışanı ve ayrıca medikal malzemeyi kullanan kişi olması nedeniyle hükme esas alınamayacağı, mahkemece medikal konusunda uzman bilirkişi ve mali müşavir bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınarak taraf ticari defterleri, satış faturası, ihale belgeleri ve ödemelerle ilgili kayıtlar incelenerek ayıplı olduğu belirtilen medikal malzemelerin ayıbının nereden kaynaklandığı, ayıbın açık veya gizli ayıp niteliğinde satışa konu mal yerine başka mal (aliud) teslimi niteliğinde olup olmadığı tespit edilerek malın ayıplı olduğu sonucuna varılırsa 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23 üncü maddesinde yer ... ayıp ihbar süreleri de dikkate alınarak süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı da değerlendirilerek toplanacak deliller ve varılacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile mahkeme kararı bozulmuştur.
E. Mahkemece (İkinci) Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar dosyaya ibraz edilen 13.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda ürünlerin ayıplı olup olmadığı net olarak belirtilemese de ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/4146 E., 2021/5271 K. sayılı kararında söz konusu medikal ürünleri ameliyatlarda kullanan doktorun düzenlediği 02.09.2019 tarihli raporun hastanede çalışan doktor tarafından düzenlenmiş olması nedeniyle dikkate alınamayacağı belirtilmiş ise de; dosya kapsamına ibraz edilen 01.10.2015 tarihli tutanak başlıklı belgeyi düzenleyen doktorun ve 02.09.2019 tarihli raporu düzenleyen bilirkişi doktorun dava konusu edilen medikal ürünleri ameliyatta kullandıkları, ürünlerin taşıması gereken özellikleri taşımadığını belirttikleri dikkate alındığında söz konusu medikal ürünlerin ayıplı oldukları kanaatine varıldığı, davacının dava konusu medikal ürünleri 30.09.2015 tarihli fatura ile birlikte ihale makamı hastaneye teslim ettiği, hastanenin 01.10.2015 tarihinde tuttuğu tutanak ile ürünleri davacıya iade ettiği, dosyaya ibraz edilen kargo teslim fişine göre de davacının bu ürünleri 05.10.2015 tarihinde davalıya gönderdiğinin anlaşıldığı, ürünlerin ayıplı olduğunun belirlenmesinden sonra davacı tarafından davalıya ayıp ihbarında bulunulduğuna dair herhangi bir belge bulunmamakta ise de; davacının ayıplı ürünleri davalı tarafa kargo ile iade etmesinin ayıp ihbarı niteliğinde olduğunu, davacının ayıplı olduğu tespit edilen ürünleri süresi içerisinde davalı tarafa ihbar yoluyla bildirdiği anlaşıldığı, davacı vekili satım sözleşmesine konu edilen 8 adet üründen 4 adedinin ellerinde bulunduğunu belirttiğinden bu ürünler üzerinde ve bu ürünlerin değerlerine göre değerlendirme yapıldığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne, sözleşmenin 4.965,00 TL tutar yönünden feshine, davacı tarafından keşide edilip davalıya verilen çek nedeniyle bu tutar kadar borçlu olmadığının tespitine, 1.105,00 TL tutarında kar mahrumiyetinin davalıdan tahsiline, manevi tazminat yönünden davacı tarafından temyiz yoluna başvurulmadığı, Yargıtayca bu yönden değerlendirme yapılmadığı gerekçesi ile bu yönde karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; söz konusu ürünlerin ayıplı olduğu, müvekkilinin ayıptan dolayı sorumlu olmadığı, davalının ayıplı mal nedeniyle çekten dolayı reddedilen tutarda borçlu olduğu göz önünde bulundurarak davanın kısmen kabulüne dair kararı temyiz ettiklerini, müvekkilin hastane nezdinde itibarı sarsıldığından manevi tazminatın reddine ve bu kararda davalıya yönelik vekalet ücreti takdirinine dair kararın bozulması istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının teslim almış aldığı malları kontrol etme veya ettirme yükümlülüğü bulunduğunu, aleni ayıpların iki ... gizli ayıpların sekiz ... içinde satıcıya bildirilme zorunluluğu bulunduğunu, davacı tarafından müvekkile ayıp ihbarında bulunulmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda aydınlatılmayan birçok husus bulunduğunu, 4 yıl önce satışı gerçekleştirilen ürünlerin saklama koşullarına uygun koşullarda saklanıp saklanmadığı, şayet operasyonda kullanılmış ise kullanım sırasında kullanımdan kaynaklı hasarın meydana gelip gelmediğinin aydınlatılamadığını, davacı tarafından ürünlerin bır kısmının kaybedildiğinin kabul edildiğini, ürünlerin hepsinde inceleme yapılması gerektiğini, doktor tarafından tutulan tutanağın kendileri açısından bağlayıcılığı bulunmadığını, müvekkilinin ihale ile bağlantısı olmadığı gibi hastane ile de bağlantısının bulunmadığını, bu ürünlerin üreticisinin müvekkili olmadığını, sipariş üzerine yurt dışından getirttiği, ödeme amacı ile tanzim edilen çeke ihtirazi kayıt konulmadığını, hastaneden gelen yazı cevabında ürünlerin teknik şartnameye uygun olmadığı tespit edildiğinden alımının iptal edildiğinin belirtildiği, ürünlerin şartnameye uygun olup olmadığının denetim ve ... borcunun müvekkile ait olmadığını, bunun ihaleyi düzenleyen kurumun sorumluluğu olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sözleşmeye konu malın ayıplı olmasından dolayı sözleşmenin iptali, kar yoksunluğu ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 223 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4146 E. 2021/5271 K.
Ortak:gizli ayıp · ayıp ihbarı · ayıp · sözleşmenin feshi · ticari faiz · satım sözleşmesi · vade · ihbar · Sözleşmenin iptali
İncelediğiniz kararda… llanan kişi olması nedeniyle hükme esas alınamayacağı, mahkemece medikal konusunda uzman bilirkişi ve mali müşavir bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınarak taraf «ticari defterleri», satış faturası, ihale belgeleri ve ödemelerle ilgili kayıtlar incelenerek ayıplı olduğu belirtilen medikal malzemelerin ayıbının nereden kaynaklandığı, ayıbın açık veya «gizli ayıp» niteliğinde satışa konu mal yerine başka mal (aliud) «teslimi» niteliğinde olup olmadığı tespit edilerek malın ayıplı olduğu sonucuna varılırsa 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23 üncü maddesinde yer ... «ayıp ihbar» süreleri de dikkate alınarak süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı da değerlendirilerek toplanacak deliller ve varılacak uygun sonuca göre karar verilmesi gere …
… un düzenlediği 02.09.2019 tarihli raporun hastanede çalışan doktor tarafından düzenlenmiş olması nedeniyle dikkate alınamayacağı belirtilmiş ise de; dosya kapsamına «ibraz» edilen 01.10.2015 tarihli tutanak başlıklı belgeyi düzenleyen doktorun ve 02.09.2019 tarihli raporu düzenleyen bilirkişi doktorun dava konusu edilen medikal ürünleri ameliyatta kullandıkları, ürünlerin taşıması gereken özellikleri taşımadığını belirttikleri dikkate alındığında söz konusu medikal ürünlerin ayıplı oldukları kanaatine varıldığı, davacının dava konusu medikal ürünleri 30.09.2015 tarihli «fatura» ile birlikte ihale makamı hastaneye «teslim» ettiği, hastanenin 01.10.2015 tarihinde tuttuğu tutanak ile ürünleri davacıya iade ettiği, dosyaya ibraz edilen kargo teslim fişine göre de davacının bu ürünleri 05.10.2015 tarihinde davalıya gönderdiğinin anlaşıldığı, ürünlerin ayıplı olduğunun belirlenmesinden sonra davacı tarafından davalıya «ayıp» ihbarında bulunulduğuna dair herhangi bir belge bulunmamakta ise de; davacının ayıplı ürünleri davalı tarafa kargo ile iade etmesinin «ayıp ihbarı» niteliğinde olduğunu, davacının ayıplı olduğu tespit edilen ürünleri süresi içerisinde davalı tarafa ihbar yoluyla bildirdiği anlaşıldığı, davacı vekili «satım sözleşmesine» konu edilen 8 adet üründen 4 adedinin ellerinde bulunduğunu belirttiğinden bu ürünler üzerinde ve bu ürünlerin değerlerine göre değerlendirme yapıldığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne, sözleşmenin 4.965,00 TL tutar yönünden feshine, davacı tarafından keşide edilip davalıya verilen «çek» nedeniyle bu tutar kadar borçlu olmadığının tespitine, 1.105,00 TL tutarında «kar mahrumiyetinin» davalıdan tahsiline, manevi tazminat yönünden davacı tarafından temyiz yoluna başvurulmadığı, Yargıtayca bu yönden değerlendirme yapılmadığı gerekçesi ile bu yönde karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Erzurum şubesine ait 09.11.2015 «vade», 0488095 nolu 9.023,00 TL meblağlı «çek» nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2.203,20 TL'nin dava tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, davacı tarafın bedensel bütünlüğünün bozulduğu ispat edilemediğinden ve bu yönde herhangi bir delil de …
Benzer bu karardaBuna göre mahkemece medikal konusunda uzman bilirkişi ve mali müşavir bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınarak taraf «ticari defterleri», satış faturası, ihale belgeleri ve ödemelerle ilgili kayıtlar incelenerek ayıplı olduğu belirtilen medikal malzemelerin ayıbının nereden kaynaklandığı, ayıbın açık veya «gizli ayıp» niteliğinde satışa konu mal yerine başka mal (aliud) «teslimi» niteliğinde olup olmadığı tespit edilerek malın ayıplı olduğu sonucuna varılırsa TTK m.23’de yer alan «ayıp ihbar» süreleri de dikkate alınarak süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı da değerlendirilerek toplanacak deliller ve varılacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… argılama sonucunda, söz konusu tıbbi malzemelerin niteliği gereği kullanıma uygun olmadığı, ayıplı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı ve davalı arasındaki «sözleşmenin feshine», davacı tarafın Finansbank Erzurum şubesine ait 09/11/2015 «vade», 0488095 nolu 9.023,00 TL meblağlı «çek» nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2.203,20 TL'nin dava tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5.000,00 TL manevi tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Dava, «satım sözleşmesine» konu üründeki «ayıp» nedeniyle «sözleşmenin feshi» ile uğranılan maddi manevi zararın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece medikal konusunda uzman bilirkişi ve mali müşavirden taraf «defterleri» de incelenmek suretiyle uyuşmazlığı çözecek şekilde rapor alınması gerekirken yetersiz ve «eksik incelemeye» dayalı rapora dayalı olarak ürünün ayıplı olduğu sonucuna varılarak davanın kabulü doğru görülmemiştir.
Buna göre mahkemece medikal konusunda uzman bilirkişi ve mali müşavir bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınarak taraf «ticari defterleri», satış faturası, ihale belgeleri ve ödemelerle ilgili kayıtlar incelenerek ayıplı olduğu belirtilen medikal malzemelerin ayıbının nereden kaynaklandığı, ayıbın açık veya «gizli ayıp» niteliğinde satışa konu mal yerine başka mal (aliud) «teslimi» niteliğinde olup olmadığı tespit edilerek malın ayıplı olduğu sonucuna varılırsa TTK m.23’de yer alan «ayıp ihbar» süreleri de dikkate alınarak süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı da değerlendirilerek toplanacak deliller ve varılacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2839 E. 2017/1750 K.
Ortak:dahili dava
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve ihale şartnamesindeki yeni değer hükmünün Yangın Sigortası Genel Şartları’nın B.5.1 maddesindeki düzenleme uyarınca «sigorta poliçesine» «dahil» edildiğine dair açık hüküm bulunmamasına göre, davacı vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta poliçesi
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve ihale şartnamesindeki yeni değer hükmünün Yangın Sigortası Genel Şartları’nın B.5.1 maddesindeki düzenleme uyarınca «sigorta poliçesine» «dahil» edildiğine dair açık hüküm bulunmamasına göre, davacı vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/481 E. , 2023/7340 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/393 Esas, 2022/580 Karar
HÜKÜM
Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Palandöken Devlet Hastanesinin artoskopik cerrahi el aleti temini ihalesini müvekkilinin aldığını, bu ihale kapsamında ürün temini için davalı ile sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşme gereğince müvekkilinin davalı firma lehine 9.023,00 TL'lik çek keşide ettiğini, ilgili hastaneye KDV dahil 11.226,60 TL meblağ ile ihale edilen mal temini yapıldığını, hastane tarafından aletlerin vakada denenerek uygun olmadığı hususunda 01.10.2015 tarihli tutanak tutulduğunu, bunun üzerine müvekkilinin 05.10.2015 tarihli fatura ile malları kargo ile davalıya gönderdiğini, davalının da söz konusu malları müvekkiline geri gönderdiğini belirterek sözleşmenin feshini, 2.203,20 TL (11.226,60 TL- 9.023,40 TL) menfi zararın faizi ile tazminini, 5.000,00 TL manevi zararın tazminini ve davalıya verilen çek üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; doktor ve hemşire tarafından tutulan tutanağın müvekkilini bağlamadığını, zira ihale ile bağlantıları bulunmadığı gibi sözleşmesel sorumluluklarının da olmadığını, ürünlerinin ayıplı olmadığını, teklif mektubunda yer ... tıbbi malzemelerin birebir müvekkil tarafından temin edildiğini, müvekkilinin ürünlerin üreticisi olmadığını, davacı tarafından ürünler talep edildiğinde müvekkilinin yurt dışından bu ürünleri temin ettiğini, zamanında ve usulüne uygun ayıp ihbarı yapılmadığını, ödeme amacı ile verilen çeke davacı tarafından hiçbir ihtirazı kayıt konulmadığını, ürünlerin ihalesinin teknik şartnameye uygun olmadığı gerekçesi ile iptal edildiğini, ürünlerin şartnameye uygunluk denetiminin davacıya ait olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar
Mahkemece 21.06.2017 tarih, 2015/434 E., 2016/568 K. sayılı kararı ile davacı tarafa eksik harcı tamamlamak üzere verilen sürede de harç yatırılmamış olduğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. (Birinci) Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 20.09.2018 tarih, 2016/19103 E., 2018/4360 K. sayılı kararıyla dava dilekçesindeki hangi talep konusu ile ilgili ne miktarda eksik harcın yatırılması gerektiği konusunda açıklama yapılmadığından verilen kesin mehil usulüne uygun olmadığı, mehil usulüne uygun olsa dahi, harcı yatırılan davacının dilekçesinde belirttiği diğer talepleri konusunda yargılamaya devam olunarak bir karar verilmesi gerektiği hususunun gözetilmemesinin de doğru görülmediği gerekçesi ile bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 12.11.2019 tarih, 2018/543 E., 2019/505 K. sayılı kararı ile bozma ilamı doğrultusunda davacı tarafça süresinde harcın yatırılmış olduğu, 01.10.2015 tarihli tutanak içeriği ve bilirkişi raporu da dikkate alınarak tıbbi malzemelerin niteliği gereği kullanıma uygun olmadığı, ayıplı olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile davalı arasındaki sözleşmenin feshine, davacı tarafın ... Erzurum şubesine ait 09.11.2015 vade, 0488095 nolu 9.023,00 TL meblağlı çek nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2.203,20 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, davacı tarafın bedensel bütünlüğünün bozulduğu ispat edilemediğinden ve bu yönde herhangi bir delil de sunulmadığından manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
D. (İkinci) Bozma Kararı
Dairemizin 22.06.2021 tarih, 2020/4146 E., 2021/5271 K. sayılı kararıyla söz konusu medikal ürünleri ameliyatlarda kullanan doktordan alınan 02.09.2019 tarihli raporun, raporu düzenleyen doktorun hastane çalışanı ve ayrıca medikal malzemeyi kullanan kişi olması nedeniyle hükme esas alınamayacağı, mahkemece medikal konusunda uzman bilirkişi ve mali müşavir bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınarak taraf ticari defterleri, satış faturası, ihale belgeleri ve ödemelerle ilgili kayıtlar incelenerek ayıplı olduğu belirtilen medikal malzemelerin ayıbının nereden kaynaklandığı, ayıbın açık veya gizli ayıp niteliğinde satışa konu mal yerine başka mal (aliud) teslimi niteliğinde olup olmadığı tespit edilerek malın ayıplı olduğu sonucuna varılırsa 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23 üncü maddesinde yer ...
ayıp ihbar süreleri de dikkate alınarak süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı da değerlendirilerek toplanacak deliller ve varılacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile mahkeme kararı bozulmuştur.
E. Mahkemece (İkinci) Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar dosyaya ibraz edilen 13.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda ürünlerin ayıplı olup olmadığı net olarak belirtilemese de ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/4146 E., 2021/5271 K. sayılı kararında söz konusu medikal ürünleri ameliyatlarda kullanan doktorun düzenlediği 02.09.2019 tarihli raporun hastanede çalışan doktor tarafından düzenlenmiş olması nedeniyle dikkate alınamayacağı belirtilmiş ise de; dosya kapsamına ibraz edilen 01.10.2015 tarihli tutanak başlıklı belgeyi düzenleyen doktorun ve 02.09.2019 tarihli raporu düzenleyen bilirkişi doktorun dava konusu edilen medikal ürünleri ameliyatta kullandıkları, ürünlerin taşıması gereken özellikleri taşımadığını belirttikleri dikkate alındığında söz konusu medikal ürünlerin ayıplı oldukları kanaatine varıldığı, davacının dava konusu medikal ürünleri 30.09.2015 tarihli fatura ile birlikte ihale makamı hastaneye teslim ettiği, hastanenin 01.10.2015 tarihinde tuttuğu tutanak ile ürünleri davacıya iade ettiği, dosyaya ibraz edilen kargo teslim fişine göre de davacının bu ürünleri 05.10.2015 tarihinde davalıya gönderdiğinin anlaşıldığı, ürünlerin ayıplı olduğunun belirlenmesinden sonra davacı tarafından davalıya ayıp ihbarında bulunulduğuna dair herhangi bir belge bulunmamakta ise de;
davacının ayıplı ürünleri davalı tarafa kargo ile iade etmesinin ayıp ihbarı niteliğinde olduğunu, davacının ayıplı olduğu tespit edilen ürünleri süresi içerisinde davalı tarafa ihbar yoluyla bildirdiği anlaşıldığı, davacı vekili satım sözleşmesine konu edilen 8 adet üründen 4 adedinin ellerinde bulunduğunu belirttiğinden bu ürünler üzerinde ve bu ürünlerin değerlerine göre değerlendirme yapıldığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne, sözleşmenin 4.965,00 TL tutar yönünden feshine, davacı tarafından keşide edilip davalıya verilen çek nedeniyle bu tutar kadar borçlu olmadığının tespitine, 1.105,00 TL tutarında kar mahrumiyetinin davalıdan tahsiline, manevi tazminat yönünden davacı tarafından temyiz yoluna başvurulmadığı, Yargıtayca bu yönden değerlendirme yapılmadığı gerekçesi ile bu yönde karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; söz konusu ürünlerin ayıplı olduğu, müvekkilinin ayıptan dolayı sorumlu olmadığı, davalının ayıplı mal nedeniyle çekten dolayı reddedilen tutarda borçlu olduğu göz önünde bulundurarak davanın kısmen kabulüne dair kararı temyiz ettiklerini, müvekkilin hastane nezdinde itibarı sarsıldığından manevi tazminatın reddine ve bu kararda davalıya yönelik vekalet ücreti takdirinine dair kararın bozulması istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının teslim almış aldığı malları kontrol etme veya ettirme yükümlülüğü bulunduğunu, aleni ayıpların iki ... gizli ayıpların sekiz ... içinde satıcıya bildirilme zorunluluğu bulunduğunu, davacı tarafından müvekkile ayıp ihbarında bulunulmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda aydınlatılmayan birçok husus bulunduğunu, 4 yıl önce satışı gerçekleştirilen ürünlerin saklama koşullarına uygun koşullarda saklanıp saklanmadığı, şayet operasyonda kullanılmış ise kullanım sırasında kullanımdan kaynaklı hasarın meydana gelip gelmediğinin aydınlatılamadığını, davacı tarafından ürünlerin bır kısmının kaybedildiğinin kabul edildiğini, ürünlerin hepsinde inceleme yapılması gerektiğini, doktor tarafından tutulan tutanağın kendileri açısından bağlayıcılığı bulunmadığını, müvekkilinin ihale ile bağlantısı olmadığı gibi hastane ile de bağlantısının bulunmadığını, bu ürünlerin üreticisinin müvekkili olmadığını, sipariş üzerine yurt dışından getirttiği, ödeme amacı ile tanzim edilen çeke ihtirazi kayıt konulmadığını, hastaneden gelen yazı cevabında ürünlerin teknik şartnameye uygun olmadığı tespit edildiğinden alımının iptal edildiğinin belirtildiği, ürünlerin şartnameye uygun olup olmadığının denetim ve ...
borcunun müvekkile ait olmadığını, bunun ihaleyi düzenleyen kurumun sorumluluğu olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sözleşmeye konu malın ayıplı olmasından dolayı sözleşmenin iptali, kar yoksunluğu ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 223 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990113200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz