Elektronik tebligat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4160 E. 2013/20931 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
elektronik tebligat↗ mazeret dilekçesi↗ dosyanın işlemden kaldırılması↗ mazeret↗ takipsizlik kararı↗ tebligat kanunu m.35↗ işlemden kaldırma↗ ön inceleme duruşması↗ uyap↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ yenileme↗ tebligat↗ cy/cy kaydı↗ dahili dava↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına göre; davanın şirket ortaklığının tespitine ilişkin olması nedeniyle 6762 Sayılı TTK'nun 1460. maddesinde belirtildiği üzere basit yargılama usulüne tabii olduğu, 21/06/2011 tarihli celsede davanın takipsiz bırakılması üzerine dosyanın işlemden kaldırıldığı, daha sonra yenilenmesine rağmen dosyanın 21/11/2011 tarihli celsede de takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle; HMK.nın 320/son maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece basit yargılama usulüne tabi davada 21/06/2011 tarihli celsede davanın takipsiz bırakılması üzerine dosyanın işlemden kaldırıldığı, daha sonra yenilenmesine rağmen 21/11/2011 tarihli celseye davacı vekilinin gelmediği, davalı vekilinin ise dosyayı takip etmediğini beyan ettiği gerekçesiyle, HMK'nın 320/son maddesi uyarınca, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ancak oturumun 21/11/2012 tarihine bırakıldığı 20/06/2012 tarihli celsede, davacı vekilince yeni duruşma gününün UYAP'tan öğrenileceği
talebiyle mazeret dilekçesi gönderilmiş, mahkemece “davacı vekilinin mazeretinin kabulüne” karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın uygulama alanını, adli yargı ilk derece hukuk mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinde tutulacak kayıtlar ile yazı işleri hizmetlerinin yürütülmesi ve bu işlemlerde UYAP'ın kullanılmasına dair usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkartılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 52. maddesi gereğince tebligat işlemleri 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanunu uyarınca çıkarılan yönetmeliklere göre fiziki ya da elektronik ortamda yapılacaktır. Elektronik tebligat usulünün düzenlendiği Tebligat Kanunu'nun 7/A maddesindeki düzenleme ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümleri de dahil olmak üzere, Tebligat Kanunu ve çıkarılan Tebligat yönetmeliği hükümleri incelendiğinde; duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.
Kaldı ki somut olayda, mahkemece ilgili dosyada yapılan duruşmalar UYAP sistemine kayıtlı olmadığı gibi, duruşma günleri kaydı da UYAP sisteminde usulüne uygun olarak yapılmamıştır. Bu suretle davacı vekilince, yeni duruşma gün ve saatini UYAP sistemi üzerindeki kayıtlardan öğrenmesi de mümkün görülmemektedir.
O halde mahkemece davacı vekilinin mazereti kabul edildiğine göre, 21/11/2012 tarihli yeni duruşma gün ve saati davacı vekiline usulüne uygun bir şekilde bildirilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/502 E. 2018/6405 K.
Ortak:mazeret · takipsizlik kararı · işlemden kaldırma · ön inceleme duruşması · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · tebligat
İncelediğiniz kararda… tespitine ilişkin olması nedeniyle 6762 Sayılı TTK'nun 1460. maddesinde belirtildiği üzere basit yargılama usulüne tabii olduğu, 21/06/2011 tarihli celsede davanın «takipsiz» bırakılması üzerine «dosyanın işlemden kaldırıldığı», daha sonra «yenilenmesine» rağmen dosyanın 21/11/2011 tarihli celsede de takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle; HMK.nın 320/«son» maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece basit yargılama usulüne tabi davada 21/06/2011 tarihli celsede davanın «takipsiz» bırakılması üzerine «dosyanın işlemden kaldırıldığı», daha sonra «yenilenmesine» rağmen 21/11/2011 tarihli celseye davacı vekilinin gelmediği, davalı vekilinin ise dosyayı takip etmediğini beyan ettiği gerekçesiyle, HMK'nın 320/«son» maddesi uyarınca, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Elektronik «tebligat» usulünün düzenlendiği Tebligat Kanunu'nun 7/A maddesindeki düzenleme ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümleri de «dahil» olmak üzere, Tebligat Kanunu ve çıkarılan Tebligat yönetmeliği hükümleri «incelendiğinde; duruşma» gününün UYAP'tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.
Benzer bu kararda1521. maddesi uyarınca basit yargılama usulüne tabi olduğu, dosyanın ilk olarak 04.10.2010 tarihli duruşmada «takipsiz» bırakıldığından «işlemden kaldırıldığı», «yenilenen» dosyanın «son» duruşma için de takipsiz bırakıldığı, HMK 320/4. maddesi uyarınca, basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosyanın yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılması durumunda açılmamış sayılacağı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkin olup, mahkemece «takipsiz» bırakılan «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Davacılarca, 04.10.2010 tarihinde takip edilmeyen davanın «işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş ve dava bir kez «yenilenmiştir».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürü · limited şirket
Benzer bu karardaDava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkin olup, mahkemece «takipsiz» bırakılan «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca «şirket müdürü» aleyhine sorumluluk ve tazminat davasının ...
-
İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5336 E. 2022/9570 K.
Ortak:mazeret dilekçesi · mazeret · takipsizlik kararı · işlemden kaldırma · ön inceleme duruşması · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz kararda… tespitine ilişkin olması nedeniyle 6762 Sayılı TTK'nun 1460. maddesinde belirtildiği üzere basit yargılama usulüne tabii olduğu, 21/06/2011 tarihli celsede davanın «takipsiz» bırakılması üzerine «dosyanın işlemden kaldırıldığı», daha sonra «yenilenmesine» rağmen dosyanın 21/11/2011 tarihli celsede de takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle; HMK.nın 320/«son» maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece basit yargılama usulüne tabi davada 21/06/2011 tarihli celsede davanın «takipsiz» bırakılması üzerine «dosyanın işlemden kaldırıldığı», daha sonra «yenilenmesine» rağmen 21/11/2011 tarihli celseye davacı vekilinin gelmediği, davalı vekilinin ise dosyayı takip etmediğini beyan ettiği gerekçesiyle, HMK'nın 320/«son» maddesi uyarınca, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Ancak oturumun 21/11/2012 tarihine bırakıldığı 20/06/2012 tarihli celsede, davacı vekilince yeni duruşma gününün UYAP'tan öğrenileceği talebiyle «mazeret dilekçesi» gönderilmiş, mahkemece “davacı vekilinin mazeretinin kabulüne” karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davanın 03/11/2016 tarihinde ilk kez «işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, «yenilemeden» sonra dosyanın yeniden «takipsiz» kaldığı, davanın takip edilmediği gerekçesiyle HMK'nın 150/1-6 ve 320/4 maddeleri gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bu durumda, mahkemece 06.10.2020 tarihli duruşmada davacı vekilinin «mazereti» kabul edildiğine göre, yeni duruşma gün ve saatinin taraf vekillerine usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerekirken duruşma gününün Uyap'tan öğrenilmesi yönünde «ara» karar kurulması, yeni belirlenen duruşmaya tarafların gelmemesi nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin «mazeret dilekçesi» ile yeni duruşma gününü UYAP'tan öğreneceklerini belirttiği, mahkemece talep gibi mazeret kabul edilerek yeni duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesine şeklinde karar verildiği gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ara karar
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece 06.10.2020 tarihli duruşmada davacı vekilinin «mazereti» kabul edildiğine göre, yeni duruşma gün ve saatinin taraf vekillerine usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerekirken duruşma gününün Uyap'tan öğrenilmesi yönünde «ara» karar kurulması, yeni belirlenen duruşmaya tarafların gelmemesi nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
-
Banka Teminat Mektubunun İadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6003 E. 2014/11908 K.
Ortak:mazeret dilekçesi · dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · ön inceleme duruşması · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz kararda… tespitine ilişkin olması nedeniyle 6762 Sayılı TTK'nun 1460. maddesinde belirtildiği üzere basit yargılama usulüne tabii olduğu, 21/06/2011 tarihli celsede davanın «takipsiz» bırakılması üzerine «dosyanın işlemden kaldırıldığı», daha sonra «yenilenmesine» rağmen dosyanın 21/11/2011 tarihli celsede de takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle; HMK.nın 320/«son» maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece basit yargılama usulüne tabi davada 21/06/2011 tarihli celsede davanın «takipsiz» bırakılması üzerine «dosyanın işlemden kaldırıldığı», daha sonra «yenilenmesine» rağmen 21/11/2011 tarihli celseye davacı vekilinin gelmediği, davalı vekilinin ise dosyayı takip etmediğini beyan ettiği gerekçesiyle, HMK'nın 320/«son» maddesi uyarınca, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Ancak oturumun 21/11/2012 tarihine bırakıldığı 20/06/2012 tarihli celsede, davacı vekilince yeni duruşma gününün UYAP'tan öğrenileceği talebiyle «mazeret dilekçesi» gönderilmiş, mahkemece “davacı vekilinin mazeretinin kabulüne” karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece yazılı yargılama hükümlerine tabi davada 5.4.2013 tarihli celsede «dosyanın işlemden kaldırıldıktan» sonra süresinde «yenilenmediğinden» bahisle HMK'nın 150/1. maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından açılan davanın takip edilmeyerek «işlemden kaldırıldığı», üç aylık yasal sürede davacı tarafından «yenilenmediği» gerekçesiyle HMK'nın 150. maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Kaldı ki, davacı vekilince sunulan «mazeret dilekçesinde» duruşma gününün sistemden öğrenileceğine dair bir talep bulunmadığı gibi talep olsa dahi mahkemece bu yönde bir karar verilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2750 E. 2019/4237 K.
Ortak:dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · ön inceleme duruşması · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · tebligat
İncelediğiniz kararda… tespitine ilişkin olması nedeniyle 6762 Sayılı TTK'nun 1460. maddesinde belirtildiği üzere basit yargılama usulüne tabii olduğu, 21/06/2011 tarihli celsede davanın «takipsiz» bırakılması üzerine «dosyanın işlemden kaldırıldığı», daha sonra «yenilenmesine» rağmen dosyanın 21/11/2011 tarihli celsede de takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle; HMK.nın 320/«son» maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece basit yargılama usulüne tabi davada 21/06/2011 tarihli celsede davanın «takipsiz» bırakılması üzerine «dosyanın işlemden kaldırıldığı», daha sonra «yenilenmesine» rağmen 21/11/2011 tarihli celseye davacı vekilinin gelmediği, davalı vekilinin ise dosyayı takip etmediğini beyan ettiği gerekçesiyle, HMK'nın 320/«son» maddesi uyarınca, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Elektronik «tebligat» usulünün düzenlendiği Tebligat Kanunu'nun 7/A maddesindeki düzenleme ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümleri de «dahil» olmak üzere, Tebligat Kanunu ve çıkarılan Tebligat yönetmeliği hükümleri «incelendiğinde; duruşma» gününün UYAP'tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece 29.09.2015 tarihli celsede davacı vekilinin «mazereti» kabul edildiğine göre, yeni duruşma gün ve saatinin davacılar vekiline usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerekirken duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesi yönünde «ara» karar kurulması, yeni belirlenen duruşmaya tarafların gelmemesi nedeniyle «dosyanın işlemden kaldırılması» ve 3 ay içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasını gerektirmiştir.
10.11.2015 tarihli celsede ise tarafların duruşmaya gelmedikleri gerekçesiyle HMK'nın 150.maddesi gereğince «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş ve bilahare 3 aylık sürede «davanın yenilenmemesi» nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Elektronik «tebligat» usulünün düzenlendiği Tebligat Kanunu'nun 7/A maddesindeki düzenleme ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümleri de «dahil» olmak üzere, Tebligat Kanunu ve çıkarılan Tebligat Yönetmeliği hükümleri «incelendiğinde duruşma» gününün UYAP'tan öğrenileceğine dair bir usulün uygulanabileceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın yenilenmesi · ara karar
Benzer bu kararda10.11.2015 tarihli celsede ise tarafların duruşmaya gelmedikleri gerekçesiyle HMK'nın 150.maddesi gereğince «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş ve bilahare 3 aylık sürede «davanın yenilenmemesi» nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece 29.09.2015 tarihli celsede davacı vekilinin «mazereti» kabul edildiğine göre, yeni duruşma gün ve saatinin davacılar vekiline usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerekirken duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesi yönünde «ara» karar kurulması, yeni belirlenen duruşmaya tarafların gelmemesi nedeniyle «dosyanın işlemden kaldırılması» ve 3 ay içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/27 E. 2019/743 K.
Ortak:dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · ön inceleme duruşması · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · tebligat
İncelediğiniz kararda… tespitine ilişkin olması nedeniyle 6762 Sayılı TTK'nun 1460. maddesinde belirtildiği üzere basit yargılama usulüne tabii olduğu, 21/06/2011 tarihli celsede davanın «takipsiz» bırakılması üzerine «dosyanın işlemden kaldırıldığı», daha sonra «yenilenmesine» rağmen dosyanın 21/11/2011 tarihli celsede de takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle; HMK.nın 320/«son» maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece basit yargılama usulüne tabi davada 21/06/2011 tarihli celsede davanın «takipsiz» bırakılması üzerine «dosyanın işlemden kaldırıldığı», daha sonra «yenilenmesine» rağmen 21/11/2011 tarihli celseye davacı vekilinin gelmediği, davalı vekilinin ise dosyayı takip etmediğini beyan ettiği gerekçesiyle, HMK'nın 320/«son» maddesi uyarınca, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Elektronik «tebligat» usulünün düzenlendiği Tebligat Kanunu'nun 7/A maddesindeki düzenleme ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümleri de «dahil» olmak üzere, Tebligat Kanunu ve çıkarılan Tebligat yönetmeliği hükümleri «incelendiğinde; duruşma» gününün UYAP'tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.
Benzer bu kararda1-Mahkemece 20.05.2015 tarihli duruşmada davacılar vekilinin «mazeretinin» kabulüne ve duruşma gününün Uyap'tan öğrenilmesine karar verilmiştir. ....07.2015 tarihli duruşmada ise tarafların duruşmaya gelmedikleri gerekçesiyle HMK'nın 150.maddesi gereğince «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş ve bilahare ... aylık sürede «davanın yenilenmemesi» nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dosyanın HMK'nın 150.maddesi gereğince «işlemden kaldırıldığı» tarihten itibaren ... aylık yasal sürede «yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece 20.05.2015 tarihli duruşmada davacılar vekilinin «mazereti» kabul edildiğine göre, yeni duruşma gün ve saatinin davacılar vekiline usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerekirken duruşma gününün Uyap'tan öğrenilmesi yönünde «ara» karar kurulması, yeni belirlenen duruşmaya tarafların gelmemesi nedeniyle dosyanın işlemeden kaldırılması ve ... ay içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer ol …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın yenilenmesi · ara karar
Benzer bu kararda1-Mahkemece 20.05.2015 tarihli duruşmada davacılar vekilinin «mazeretinin» kabulüne ve duruşma gününün Uyap'tan öğrenilmesine karar verilmiştir. ....07.2015 tarihli duruşmada ise tarafların duruşmaya gelmedikleri gerekçesiyle HMK'nın 150.maddesi gereğince «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş ve bilahare ... aylık sürede «davanın yenilenmemesi» nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece 20.05.2015 tarihli duruşmada davacılar vekilinin «mazereti» kabul edildiğine göre, yeni duruşma gün ve saatinin davacılar vekiline usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerekirken duruşma gününün Uyap'tan öğrenilmesi yönünde «ara» karar kurulması, yeni belirlenen duruşmaya tarafların gelmemesi nedeniyle dosyanın işlemeden kaldırılması ve ... ay içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer ol …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7179 E. 2021/7094 K.
Ortak:dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · ön inceleme duruşması · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · tebligat
İncelediğiniz kararda… tespitine ilişkin olması nedeniyle 6762 Sayılı TTK'nun 1460. maddesinde belirtildiği üzere basit yargılama usulüne tabii olduğu, 21/06/2011 tarihli celsede davanın «takipsiz» bırakılması üzerine «dosyanın işlemden kaldırıldığı», daha sonra «yenilenmesine» rağmen dosyanın 21/11/2011 tarihli celsede de takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle; HMK.nın 320/«son» maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece basit yargılama usulüne tabi davada 21/06/2011 tarihli celsede davanın «takipsiz» bırakılması üzerine «dosyanın işlemden kaldırıldığı», daha sonra «yenilenmesine» rağmen 21/11/2011 tarihli celseye davacı vekilinin gelmediği, davalı vekilinin ise dosyayı takip etmediğini beyan ettiği gerekçesiyle, HMK'nın 320/«son» maddesi uyarınca, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Elektronik «tebligat» usulünün düzenlendiği Tebligat Kanunu'nun 7/A maddesindeki düzenleme ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümleri de «dahil» olmak üzere, Tebligat Kanunu ve çıkarılan Tebligat yönetmeliği hükümleri «incelendiğinde; duruşma» gününün UYAP'tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının 18.02.2020 tarihli duruşmaya «mazeretsiz» olarak katılmadığı anlaşılmakla bu tarihte «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 ay içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
18.02.2020 tarihli duruşmada ise tarafların duruşmaya gelmedikleri gerekçesiyle HMK'nın 150. maddesi gereğince «dosyanın işlemden kaldırılmasına», ve bilahare 3 aylık sürede «davanın yenilenmemesi» nedeniyle «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece 17.12.2019 tarihli duruşmada davalı vekilinin «mazereti» kabul edildiğine göre, yeni duruşma gün ve saatinin taraf vekillerine usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerekirken duruşma gününün Uyap'tan öğrenilmesi yönünde «ara» karar kurulması, yeni belirlenen duruşmaya tarafların gelmemesi nedeniyle dosyanın işlemeden kaldırılması ve 3 ay içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın yenilenmesi · ara karar
Benzer bu kararda18.02.2020 tarihli duruşmada ise tarafların duruşmaya gelmedikleri gerekçesiyle HMK'nın 150. maddesi gereğince «dosyanın işlemden kaldırılmasına», ve bilahare 3 aylık sürede «davanın yenilenmemesi» nedeniyle «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece 17.12.2019 tarihli duruşmada davalı vekilinin «mazereti» kabul edildiğine göre, yeni duruşma gün ve saatinin taraf vekillerine usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerekirken duruşma gününün Uyap'tan öğrenilmesi yönünde «ara» karar kurulması, yeni belirlenen duruşmaya tarafların gelmemesi nedeniyle dosyanın işlemeden kaldırılması ve 3 ay içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7179 E. 2021/7094 K.
Ortak:dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · ön inceleme duruşması · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · tebligat
İncelediğiniz kararda… tespitine ilişkin olması nedeniyle 6762 Sayılı TTK'nun 1460. maddesinde belirtildiği üzere basit yargılama usulüne tabii olduğu, 21/06/2011 tarihli celsede davanın «takipsiz» bırakılması üzerine «dosyanın işlemden kaldırıldığı», daha sonra «yenilenmesine» rağmen dosyanın 21/11/2011 tarihli celsede de takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle; HMK.nın 320/«son» maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece basit yargılama usulüne tabi davada 21/06/2011 tarihli celsede davanın «takipsiz» bırakılması üzerine «dosyanın işlemden kaldırıldığı», daha sonra «yenilenmesine» rağmen 21/11/2011 tarihli celseye davacı vekilinin gelmediği, davalı vekilinin ise dosyayı takip etmediğini beyan ettiği gerekçesiyle, HMK'nın 320/«son» maddesi uyarınca, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Elektronik «tebligat» usulünün düzenlendiği Tebligat Kanunu'nun 7/A maddesindeki düzenleme ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümleri de «dahil» olmak üzere, Tebligat Kanunu ve çıkarılan Tebligat yönetmeliği hükümleri «incelendiğinde; duruşma» gününün UYAP'tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının 18.02.2020 tarihli duruşmaya «mazeretsiz» olarak katılmadığı anlaşılmakla bu tarihte «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 ay içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
18.02.2020 tarihli duruşmada ise tarafların duruşmaya gelmedikleri gerekçesiyle HMK'nın 150. maddesi gereğince «dosyanın işlemden kaldırılmasına», ve bilahare 3 aylık sürede «davanın yenilenmemesi» nedeniyle «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece 17.12.2019 tarihli duruşmada davalı vekilinin «mazereti» kabul edildiğine göre, yeni duruşma gün ve saatinin taraf vekillerine usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerekirken duruşma gününün Uyap'tan öğrenilmesi yönünde «ara» karar kurulması, yeni belirlenen duruşmaya tarafların gelmemesi nedeniyle dosyanın işlemeden kaldırılması ve 3 ay içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın yenilenmesi · ara karar
Benzer bu kararda18.02.2020 tarihli duruşmada ise tarafların duruşmaya gelmedikleri gerekçesiyle HMK'nın 150. maddesi gereğince «dosyanın işlemden kaldırılmasına», ve bilahare 3 aylık sürede «davanın yenilenmemesi» nedeniyle «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece 17.12.2019 tarihli duruşmada davalı vekilinin «mazereti» kabul edildiğine göre, yeni duruşma gün ve saatinin taraf vekillerine usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerekirken duruşma gününün Uyap'tan öğrenilmesi yönünde «ara» karar kurulması, yeni belirlenen duruşmaya tarafların gelmemesi nedeniyle dosyanın işlemeden kaldırılması ve 3 ay içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10476 E. 2016/5047 K.
Ortak:mazeret dilekçesi · mazeret · takipsizlik kararı · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · cy/cy kaydı · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… tespitine ilişkin olması nedeniyle 6762 Sayılı TTK'nun 1460. maddesinde belirtildiği üzere basit yargılama usulüne tabii olduğu, 21/06/2011 tarihli celsede davanın «takipsiz» bırakılması üzerine «dosyanın işlemden kaldırıldığı», daha sonra «yenilenmesine» rağmen dosyanın 21/11/2011 tarihli celsede de takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle; HMK.nın 320/«son» maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece basit yargılama usulüne tabi davada 21/06/2011 tarihli celsede davanın «takipsiz» bırakılması üzerine «dosyanın işlemden kaldırıldığı», daha sonra «yenilenmesine» rağmen 21/11/2011 tarihli celseye davacı vekilinin gelmediği, davalı vekilinin ise dosyayı takip etmediğini beyan ettiği gerekçesiyle, HMK'nın 320/«son» maddesi uyarınca, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Ancak oturumun 21/11/2012 tarihine bırakıldığı 20/06/2012 tarihli celsede, davacı vekilince yeni duruşma gününün UYAP'tan öğrenileceği talebiyle «mazeret dilekçesi» gönderilmiş, mahkemece “davacı vekilinin mazeretinin kabulüne” karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, dosyanın 04/09/2014 tarihinde «işlemden kaldırıldığı», davacı tarafça 24/12/2014 tarihli celsede de 2. kez «takipsiz» bırakıldığından bahisle hüküm tesis edilmiş ise de, davacı vekili tarafından 22/12/2014 tarihinde UYAP sistemi üzerinden «mazeret dilekçesi» gönderildiği anlaşılmakla, işbu mazeret dilekçesi ile ilgili olarak bir değerlendirme yapılıp, bu hususta olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmeksizin yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dosyanın 04/09/2014 tarihinde «işlemden kaldırıldığı», davacı vekilinin 24/12/2014 tarihli celsede de davayı takip etmemesi nedeniyle 2. kez işlemden kaldırıldığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 320/«son» maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Davacı tarafça, imzasını taşımayan «ortaklar kurulu» kararı ve «yetkisiz» vekaletnameye bağlı pay devirlerinin hukuken «geçersiz» temel ilişkiye dayanmaları sebebiyle iptali ve «kaydın» eski hale getirilmesi istemi ile açılan davada, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararı · olumsuz oy · geçersizlik · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaDavacı tarafça, imzasını taşımayan «ortaklar kurulu» kararı ve «yetkisiz» vekaletnameye bağlı pay devirlerinin hukuken «geçersiz» temel ilişkiye dayanmaları sebebiyle iptali ve «kaydın» eski hale getirilmesi istemi ile açılan davada, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Ancak, dosyanın 04/09/2014 tarihinde «işlemden kaldırıldığı», davacı tarafça 24/12/2014 tarihli celsede de 2. kez «takipsiz» bırakıldığından bahisle hüküm tesis edilmiş ise de, davacı vekili tarafından 22/12/2014 tarihinde UYAP sistemi üzerinden «mazeret dilekçesi» gönderildiği anlaşılmakla, işbu mazeret dilekçesi ile ilgili olarak bir değerlendirme yapılıp, bu hususta olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmeksizin yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/4160 E. , 2013/20931 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/11/2012 tarih ve 2009/572-2012/412 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı İzmirgaz A.Ş.'nin 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca 27/07/2005 tarihinde yapılan ihale ile EPDK'dan dağıtım lisansı aldığını, dağıtım kapsamında olan müvekkilinin İzmir Büyükşehir Belediyesi ile müşterek pay sahibi olarak EPDK kararı gereğince davalı İzmir Gaz A.Ş.'nin ortağı olduğunu, 4646 sayılı kanunun 4/4g md. ve Doğalgaz Piyasası Dağıtımına İlişkin Yönetmeliğin 21. md. gereği %10 nispetinde İzmir Belediyesi ile birlikte ortak olmaları gerektiğini ileri sürerek; 25/01/2006 tarihinden geçerli olmak üzere davacının davalı şirketin ortağı olduğunun ve ortaklık pay miktarının tespiti ile ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre; davanın şirket ortaklığının tespitine ilişkin olması nedeniyle 6762 Sayılı TTK'nun 1460. maddesinde belirtildiği üzere basit yargılama usulüne tabii olduğu, 21/06/2011 tarihli celsede davanın takipsiz bırakılması üzerine dosyanın işlemden kaldırıldığı, daha sonra yenilenmesine rağmen dosyanın 21/11/2011 tarihli celsede de takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle; HMK.nın 320/son maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece basit yargılama usulüne tabi davada 21/06/2011 tarihli celsede davanın takipsiz bırakılması üzerine dosyanın işlemden kaldırıldığı, daha sonra yenilenmesine rağmen 21/11/2011 tarihli celseye davacı vekilinin gelmediği, davalı vekilinin ise dosyayı takip etmediğini beyan ettiği gerekçesiyle, HMK'nın 320/son maddesi uyarınca, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ancak oturumun 21/11/2012 tarihine bırakıldığı 20/06/2012 tarihli celsede, davacı vekilince yeni duruşma gününün UYAP'tan öğrenileceği
talebiyle mazeret dilekçesi gönderilmiş, mahkemece “davacı vekilinin mazeretinin kabulüne” karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın uygulama alanını, adli yargı ilk derece hukuk mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinde tutulacak kayıtlar ile yazı işleri hizmetlerinin yürütülmesi ve bu işlemlerde UYAP'ın kullanılmasına dair usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkartılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 52. maddesi gereğince tebligat işlemleri 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanunu uyarınca çıkarılan yönetmeliklere göre fiziki ya da elektronik ortamda yapılacaktır. Elektronik tebligat usulünün düzenlendiği Tebligat Kanunu'nun 7/A maddesindeki düzenleme ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümleri de dahil olmak üzere, Tebligat Kanunu ve çıkarılan Tebligat yönetmeliği hükümleri incelendiğinde;
duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.
Kaldı ki somut olayda, mahkemece ilgili dosyada yapılan duruşmalar UYAP sistemine kayıtlı olmadığı gibi, duruşma günleri kaydı da UYAP sisteminde usulüne uygun olarak yapılmamıştır. Bu suretle davacı vekilince, yeni duruşma gün ve saatini UYAP sistemi üzerindeki kayıtlardan öğrenmesi de mümkün görülmemektedir.
O halde mahkemece davacı vekilinin mazereti kabul edildiğine göre, 21/11/2012 tarihli yeni duruşma gün ve saati davacı vekiline usulüne uygun bir şekilde bildirilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/11/2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı vekili, mazeretin kabul edildiği duruşma için, UYAP üzerinden gönderdiği mazeret dilekçesinde, "Dosyayı e-imza ile UYAP Avukat Portalı üzerinden takip ettiğimizden duruşma gününü UYAP'tan öğreneceğiz" ifadesini kullanmış, mahkemece, UYAP üzerinden yapılmadığı anlaşılan duruşmada , davacı vekilinin mazeretinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, mazeretlerinin kabul edildiği celseye ilişkin duruşma tutanağının UYAP ortamına aktarılmadığını, bunun üzerine İzmir'den mahkeme kalemini telefonla aradıklarını, duruşmanın 29.11.2012 tarihine ertelendiğini öğrendiklerini, duruşmaya gitmeden önce 27.11.2012 tarihinde yaptıkları incelemede ise, dosyanın karara çıktığını fark ettiklerini beyan etmiştir.
Mazeretin kabul edildiği duruşma tutanağının UYAP sisteminde kayıtlı olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacı vekilinin duruşma gün ve saatini UYAP üzerinden öğrenmesi mümkün olmadığından, temyiz itirazı yerindedir.
Dolayısıyla, Dairemizce de benimsenen bu gerekçe ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına katılıyorum.
Ancak, dosya kapsamı ile temyiz dilekçesi içeriğine göre, duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesi hususunun kararda tartışılmasına gerek olmadığından, Dairemiz çoğunluğunun bu konudaki açıklamalarına katılmıyorum.
20. 11.2013
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/692792300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz