Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/5296 E. 2019/7184 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanına tecavüz↗ istinaf başvurusunun reddi↗ sicilden terkin↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ terkin↗ kötüniyet↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalının faaliyete başladığı 21/01/2010 tarihinden önce davacının 11. sınıfta tescilli "Karaca" ibareli markalarının bulunduğu, davacı tarafın markası olan “KARACA” kelimesinin davalı tarafın markası olan “KARACASAN” ibaresinden "SAN" harf grubu ile ayrıştığı, ,“KARACA" ve “KARACASAN” kelimeleri arasında işitsel ve görsel benzerlik bulunduğu, davalının ticari unvanının çekirdek kısmı, yani yasanın ayırt edici olma koşulunu aradığı kısmının "KARACA" kelimesi olduğu ve bu kelime dolayısıyla da benzerlik olduğu, karıştırma ihtimalinin bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüyle; davalının TPMK nezdinde 09/12/2014 tarihli, 11. sınıfta tescilli 2014/04775 numaralı “KARACASAN + şekil + Karaca Bakır ve Mutfak Ekipmanları Gıda San. ve Tic. Ltd.Şti.” markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine ve diğer talepleri olan davalının ticaret unvanına ve alan adına yönelik tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesine, unvandan karaca kelimesinin terkini ile alan adının yasaklanmasına, hükmün ilanının reddine karar verilmiştir.
Taraf vekilleri karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüyle davalının TPMK nezdinde tescilli 2014/04775 sayılı " KARACASAN + şekil + Karaca Bakır ve Mutfak Ekipmanları Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti." markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, davalının “karacasan” ibaresinin internet alan adında ve internet sitesinde kullanımının haksız rekabet ve ticaret unvanına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, davalının "Karacasan" ibaresini internet alan adında ve site içeriğinde markasal biçimde kullanmasının yasaklanmasına, karar özetinin ilanına ve ticaret unvanından “Karacan” ibaresinin terkini talebiyle davalı tarafın yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
(1)İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
(2) Dava, marka hükümsüzlüğü ve markanın sicilden terkini; ticaret unvanıyla alan adına yönelik tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, unvan terkini ve alan adının iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davalı şirketin 21/01/2010 tarihinde unvanını tescil ile ticari faaliyete başladığı, tanıtım ve satış yapılan www.karacasan.com adresinin 01/04/2011 tarihinde, markasının 09/12/2014’te tescil edildiği ve davanın 30/11/2015 tarihinde açıldığı görülmektedir. Bölge Adliye Mahkemesince, dava tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı KHK’nın 9. maddesi kapsamında her ne kadar markanın hükümsüzlüğüne karar verilmişse de davalının tescilli markasını kullanması kötüniyetli olduğunun kanıtlanamaması karşısında marka hakkına tecavüz oluştuğunun kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11339 E. 2014/13797 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkisizlik itirazı · i̇i̇k 265 · ihtiyati haciz · kamu düzeni · yetki · haciz · yetkisizlik kararı · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, «kamu düzenine» ilişkin «kesin» bir «yetki» hali de bulunmamasına rağmen, işin esasının incelenmeden re'sen «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru olmamış «ihtiyati haciz» talep eden alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
İhtiyati «haciz» kararına itiraz sebepleri İcra İflas Kanununun «265». maddesinde düzenlenmiş olup, mahkemenin «yetkisine itiraz» da «ihtiyati haciz» kararına itiraz sebepleri arasındadır.
Mahkemece tüm dosya kapsamı uyarınca borçluların adreslerinin Karacasu ilçesi olduğu, mahkemenin «yetkisiz» bulunduğu gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin «yetki» yönünden reddine karar verilmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup mahkemece borçluların adreslerinin mahkemenin «yetki» çevresi dışında olduğundan bahisle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7643 E. 2010/7061 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mirasçılık
Benzer bu karardaDavacı «mirasçısı» Meral Karaca vekili, bu kez karar düzeltme talep etmiştir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı «mirasçısı» Meral Karaca vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1089 E. 2021/805 K.
Ortak:sicilden terkin · ticaret unvanı · terkin · kötüniyet
İncelediğiniz karardaLtd.Şti.” markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine ve diğer talepleri olan davalının «ticaret unvanına» ve alan adına yönelik tecavüz ve «haksız rekabetin» önlenmesine, unvandan karaca kelimesinin «terkini» ile alan adının yasaklanmasına, hükmün «ilanının» reddine karar verilmiştir.
Şti." markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, davalının “karacasan” ibaresinin internet alan adında ve internet sitesinde kullanımının «haksız rekabet» ve «ticaret unvanına tecavüz» teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, davalının "Karacasan" ibaresini internet alan adında ve site içeriğinde markasal biçimde kullanmasının yasaklanmasına, karar özetinin «ilanına» ve ticaret unvanından “Karacan” ibaresinin «terkini» talebiyle davalı tarafın yerinde görülmeyen «istinaf başvurusunun reddine» karar verilmiştir.
… kapsamına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir. (2) Dava, marka hükümsüzlüğü ve markanın «sicilden terkini»; ticaret unvanıyla alan adına yönelik tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, unvan terkini ve alan adının iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesi'nce; davacının 115482 sayılı "KARACA" markasının YİDK kararı tarihinden önce hükümsüz kılınarak «sicilden terkin» edilmiş olması nedeniyle 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi kapsamında dikkate alınamayacağı, davacının davalı karşısında öncelik hakkının bulunmadığı, davalının «kötüniyetli» olduğu yönündeki iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmişti …
… örsel ve anlamsal benzerlik söz konusu ise de, davacının itirazına esas teşkil eden 115482 sayılı "KARACA" markasının YİDK kararı tarihinden önce hükümsüz kılınarak «sicilden terkin» edildiği dikkate alındığında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi kapsamında benzerlik ve «iltibas» değerlendirmesi yapmanın mümkün bulunmadığı, dava konusu "KARACA" markası için 1990 yılında başvuru yapıldığı, ancak "KARACA ÇANTA" unvanının ilk kez 1966 yılında kullanıldığı, 1968 ve 1982 yıllarına ilişkin açılış davetiyelerinin firmanın yeni KARACA ÇANTA mağazalarının açılışlarına ilişkin olduğu, sunulan 2008-2014 yıllarına ait faturalar, Z raporları, gün sonu faturalarından bu yıllarda "KARACA ÇANTA" unvanının kullanımının devam ettiği, markayı 2010 yılında devralan davacının en «son» 2015 yılında markanın lisans yoluyla kullanılmasını sürdürdüğü ve fakat bu kullanımlarım mağazacılık hizmetlerine ilişkin olduğu, her ne kadar davacının faaliyet a …
8/5 kapsamında bir «ticaret unvanına» dayanarak bir tescilin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının tescilli olması gerektiği, KHK m.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iltibas · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… örsel ve anlamsal benzerlik söz konusu ise de, davacının itirazına esas teşkil eden 115482 sayılı "KARACA" markasının YİDK kararı tarihinden önce hükümsüz kılınarak «sicilden terkin» edildiği dikkate alındığında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi kapsamında benzerlik ve «iltibas» değerlendirmesi yapmanın mümkün bulunmadığı, dava konusu "KARACA" markası için 1990 yılında başvuru yapıldığı, ancak "KARACA ÇANTA" unvanının ilk kez 1966 yılında kullanıldığı, 1968 ve 1982 yıllarına ilişkin açılış davetiyelerinin firmanın yeni KARACA ÇANTA mağazalarının açılışlarına ilişkin olduğu, sunulan 2008-2014 yıllarına ait faturalar, Z raporları, gün sonu faturalarından bu yıllarda "KARACA ÇANTA" unvanının kullanımının devam ettiği, markayı 2010 yılında devralan davacının en «son» 2015 yılında markanın lisans yoluyla kullanılmasını sürdürdüğü ve fakat bu kullanımlarım mağazacılık hizmetlerine ilişkin olduğu, her ne kadar davacının faaliyet a …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/437 E. 2014/1787 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aranılacak alacak · keşide yeri · ihtiyati haciz · yetki · haciz · çek · ibraz
Benzer bu karardaÇ.. vekili, «aranılacak alacaklar» için «ihtiyati haciz» kararının borçlunun adresinde istenebileceğini, bu nedenle «yetkinin» müvekkilinin adresi olan Karacabey Mahkemeleri'ne ait olduğunu ileri sürerek ihtiyati haciz kararına itiraz etmiştir.
Talep, «ibraz» tarihinde karşılığı bulunmayan «çek» için «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Mahkemece, «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne karar verilmesi üzerine, borçlu M..
Ç.. hakkında verilen «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8757 E. 2013/8119 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acentelik ilişkisi · temel ilişki · ticari defter incelemesi · yemin teklifi · lehtar · yemin · acentelik · keşideci
Benzer bu karardaDavacı, -takip konusu belgede «lehtar» Karaca Nakliyat olduğu için, «çek» niteliğinde bulunmayan belgeye dayalı olarak ve «temel ilişki» nedeniyle «haciz» yolu ile takip yapmış olup, iş bu itirazın iptali davasında da taraflar arasındaki «acentelik ilişkisine» dayanmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalının takibe konu çekin «keşidecisi» olmadığı gibi, «çek» süresi içerisinde «ibraz» edildiğinden ve «zamanaşımı» süresi de dolmadığından ...'nın 644. maddesinin uygulama yerinin bulunmadığı, öte yandan, taraflar arasında acentalık sözleşmesi bulunmasının ve takibe konu çekin davacının «defterlerinde» kayıtlı olmasının tek başına alacağın varlığını göstermediği, «yemin teklif» etme hakkını da kullanmayan davacının temel ilişkiye dayalı alacağını ispatlayanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin içerisine girilerek 6762 sayılı ...'nın 82. vd. maddeleri uyarınca tarafların «ticari defterlerinin incelenip», sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. .../...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/5296 E. , 2019/7184 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ L BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/09/2016 tarih ve 2015/248 E- 2016/154 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne-reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince verilen 14/09/2018 tarih ve 2017/658 E- 2018/1809 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait "Karaca" markasının dünya çapında tanınmış olduğunu ve TPMK nezdinde özel/02532 no'lu tanınmışlık siciline de sahip bulunduğunu, davalının 2014/04775 başvuru numaralı “KARACASAN + şekil + Karaca Bakır ve Mutfak Ekipmanları Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.” ibareli tescilli aynı ürünlerin yer aldığı 11. sınıfı kapsayan markasına karşı da tanınmışlık korumasının geçerli olduğunu, davalı markasındaki "SAN" ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmadığını, davalı tescilinin haksız yararlanmaya, ayırt ediciliğe, itibara zarar vermeye yol açacağını o nedenle "KARACA" ibaresinin davalı şirket yöneticisinin soyadı olmasının bir hak bahşetmeyeceğini ileri sürerek davalı adına tescilli markanın sicil kaydına tedbir konularak, dava sonunda hükümsüzlüğüyle sicilden terkinini, davalının ticaret unvanında ve www.karacasan.com alan adında “Karaca” ibaresini kullanmasının haksız rekabet ve ticaret unvanına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile unvandan terkinini, site alan adı olarak kullanılmasının yasaklanmasını, ilamın gazetede ilanı yönünde karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde, davacıyla üretim kollarının ve müşteri portföyünün farklılaştığını, üretimini yaptıkları ürünlerin sanayiye yönelik olduğunu, iltibasın bulunmadığını savunarak tedbirin kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalının faaliyete başladığı 21/01/2010 tarihinden önce davacının 11. sınıfta tescilli "Karaca" ibareli markalarının bulunduğu, davacı tarafın markası olan “KARACA” kelimesinin davalı tarafın markası olan “KARACASAN” ibaresinden "SAN" harf grubu ile ayrıştığı, ,“KARACA" ve “KARACASAN” kelimeleri arasında işitsel ve görsel benzerlik bulunduğu, davalının ticari unvanının çekirdek kısmı, yani yasanın ayırt edici olma koşulunu aradığı kısmının "KARACA" kelimesi olduğu ve bu kelime dolayısıyla da benzerlik olduğu, karıştırma ihtimalinin bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüyle; davalının TPMK nezdinde 09/12/2014 tarihli, 11.
sınıfta tescilli 2014/04775 numaralı “KARACASAN + şekil + Karaca Bakır ve Mutfak Ekipmanları Gıda San. ve Tic. Ltd.Şti.” markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine ve diğer talepleri olan davalının ticaret unvanına ve alan adına yönelik tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesine, unvandan karaca kelimesinin terkini ile alan adının yasaklanmasına, hükmün ilanının reddine karar verilmiştir.
Taraf vekilleri karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüyle davalının TPMK nezdinde tescilli 2014/04775 sayılı " KARACASAN + şekil + Karaca Bakır ve Mutfak Ekipmanları Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti." markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, davalının “karacasan” ibaresinin internet alan adında ve internet sitesinde kullanımının haksız rekabet ve ticaret unvanına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, davalının "Karacasan" ibaresini internet alan adında ve site içeriğinde markasal biçimde kullanmasının yasaklanmasına, karar özetinin ilanına ve ticaret unvanından “Karacan” ibaresinin terkini talebiyle davalı tarafın yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
(1)İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
(2) Dava, marka hükümsüzlüğü ve markanın sicilden terkini; ticaret unvanıyla alan adına yönelik tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, unvan terkini ve alan adının iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davalı şirketin 21/01/2010 tarihinde unvanını tescil ile ticari faaliyete başladığı, tanıtım ve satış yapılan www.karacasan.com adresinin 01/04/2011 tarihinde, markasının 09/12/2014’te tescil edildiği ve davanın 30/11/2015 tarihinde açıldığı görülmektedir. Bölge Adliye Mahkemesince, dava tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı KHK’nın 9. maddesi kapsamında her ne kadar markanın hükümsüzlüğüne karar verilmişse de davalının tescilli markasını kullanması kötüniyetli olduğunun kanıtlanamaması karşısında marka hakkına tecavüz oluştuğunun kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda; (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle tescilli markanın kullanımıyla tecavüz oluşmayacağından davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüne ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA; HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine,
13/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/692077200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz