Tasfiye memurunun sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/1823 E. 2019/7088 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tasfiye memurunun sorumluluğu↗ teslim tutanağı↗ çek karnesi↗ imzaya itiraz↗ kusur sorumluluğu↗ şirketin tasfiyesi↗ ispat külfeti↗ malvarlığına ilişkin dava↗ ortaklar kurulu kararı↗ ikrar↗ tasfiye memuru↗ ispat yükü↗ limited şirket↗ havale↗ ek tasfiye↗ çek↗ kusur↗ avans faizi↗ teminat↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacı şirketin 07/03/1997 keşide tarihli çekten dolayı 303,00 TL, Turcas hisse senetlerinden dolayı 45,77 TL olmak üzere toplam 348,77 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacı şirketin 07/03/1997 keşide tarihli çekten dolayı toplam 303,00 TL alacağını 26/12/1997 tarihinden, Turcas hisse senetlerinden dolayı toplam 45,77 TL’lik alacağının 03/12/2007 tarihinden itibaren işleyecek TCMB'nin avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının diğer taleplerinin ve fazlaya ilişkin talebinin reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, tasfiye memurunun sorumluluğuna ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesinin atfıyla Limited Şirketlere de uygulanabilen 224. maddesine göre Kanun, şirket mukavelesi veya iş görme şartlarını tesbit eden diğer hükümlere aykırı hareket ederek üçüncü şahısları veya ortakları zararlandıran tasfiye memurları kusursuz olduklarını ispat etmedikçe müteselsil olarak mesul tutulurlar.
Davalının 20.02.1997-26.12.1997 tarihleri arasında tasfiye memuru olarak görev yaptığı, 26.2.1997 tarihli '' Teslim Belgesi'' başlıklı belgede belirtilen malvarlıklarının davalı tarafından teslim alındığı, ancak ortaklar kurulu kararı ile görevi sona erdirilmesine rağmen iade edilmediği iddia edilmiş, davalı ise belge altındaki imzaya itiraz etmeyip Alaplı Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2005/61 E- 2007/150 K. sayılı dosyasında görülen ceza davasında, eşyaların bir kısmının kendisine teslim edildiğini, ancak tasfiye işleri başladıktan sonra nakit para ve dövizin şirketin boçlarına ve vergisine yatırıldığını, teslim belgesinde belirtilen çek karnelerinin ilgili bankalara iade edildiğini, teminat senetlerinin de yine borçların kapatılmasında kullanıldığını, satışı yapılan araç bedelinin şirketin borçlarının ödenmesi için kullanıldığını, ...'e ait silahın şirket kasasında bulunduğunu savunmuş; somut davada ise tasfiye memurluğu sırasında tarafından teslim alınan tüm meblağlar ve yapılan ödemelerin usulüne uygun olup, yasal defterlere işlendiğini bildirmiştir. Her ne kadar yargılama sırasında alınan 06.06.2003 tarihli bilirkişi raporunda davalının tasfiye memurluğunun 04.03.1997 tarihli ortaklar kurulu kararı ile başladığı, teslim tutanağının düzenlendiği 26.02.1997 tarihinde davalının tasfiye memurluğu sıfatının olmadığı belirtilmiş ise de, davalı ... memuru olmadan önce de şirket müdürüdür. Hükme esas alınan 06.04.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda 26.02.1997 tarihli belgede teslim edilen bazı kalemlere yer verilmekle birlikte bu tarih itibariyle düzenlenmiş bir bilanço bulunmaması nedeniyle davalıya şirkete ait hangi aktif ve pasif kalemlerin teslim edildiğinin tespitinin mümkün olmadığı, bilançonun yanı sıra davalının görev yaptığı döneme ilişkin defter ve belgelerin de incelenmesi ve usulsüz bir işlem olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği belirtilmiş, 06.06.2003 tarihli raporda ise belirtilen kayıtların incelendiği ve herhangi bir usulsüz işleme yer verilmediğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, ispat yükü, 26.02.1997 tarihli belgede belirtilen malvarlıklarını teslim aldığını ikrar eden ve şirketin tasfiyesi amacıyla kullandığını savunan davalı üzerinde olup, davalının teslim aldığı bu malvarlıklarını şirket için harcadığını ispat etmesi gerekir. 26.02.1997 tarihli belge ile bu belgede gösterilen malvarlığı değerleri davalıya teslim edildiğine göre işbu teslim belgesinin davalı için bağlayıcı olduğu ve ters çevrilmiş kusur sorumluluğu gereğince ispat külfetinin davalıda olduğu nazara alınarak anılan hususlar yönünden bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dairemizin 06.12.2017 tarih, 2016/4925 E-2017/6978 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak mahkemece verilen kararın yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2682 E. 2021/2306 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cezai şart
Benzer bu kararda… göre, davanın kısmen kabulü ile, 5.500,00 TL tazminatın 15/07/1997 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 10.000 USD «cezai şartın» faiziyle davalı ...'den tahsiline, sair hususlarda daha önce verilen karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen kararın davalı .. …
-
Ortaklar Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14645 E. 2017/528 K.
Ortak:ortaklar kurulu kararı
İncelediğiniz karardaDavalının 20.02.1997-26.12.1997 tarihleri arasında «tasfiye memuru» olarak görev yaptığı, 26.2.1997 tarihli '' Teslim Belgesi'' başlıklı belgede belirtilen «malvarlıklarının» davalı tarafından «teslim» alındığı, ancak «ortaklar kurulu» kararı ile görevi sona erdirilmesine rağmen iade edilmediği iddia edilmiş, davalı ise belge altındaki «imzaya itiraz» etmeyip Alaplı Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2005/61 E- 2007/150 K. sayılı dosyasında görülen ceza davasında, eşyaların bir kısmının kendisine teslim edildiğini, ancak tasfiye işleri başladıktan sonra nakit para ve dövizin şirketin boçlarına ve vergisine yatırıldığını, teslim belgesinde belirtilen «çek karnelerinin» ilgili bankalara iade edildiğini, «teminat» senetlerinin de yine borçların kapatılmasında kullanıldığını, satışı yapılan araç bedelinin şirketin borçlarının ödenmesi için kullanıldığını, ...'e ait silahın şirket kasasında bulunduğunu savunmuş; somut davada ise tasfiye memurluğu sırasında tarafından teslim alınan tüm meblağlar ve yapılan ödemelerin usulüne uygun olup, yasal «defterlere» işlendiğini bildirmiştir.
Her ne kadar yargılama sırasında alınan 06.06.2003 tarihli bilirkişi raporunda davalının «tasfiye» memurluğunun 04.03.1997 tarihli «ortaklar kurulu» kararı ile başladığı, «teslim tutanağının» düzenlendiği 26.02.1997 tarihinde davalının tasfiye memurluğu sıfatının olmadığı belirtilmiş ise de, davalı ... memuru olmadan önce de şirket müdürüdür.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın kabulü ile 08.05.2000 tarihli «ortaklar kurulu kararının iptaline», birleşen davada ise tasfiyeye ilişkin usulüne uygun olarak alınan 13.06.1997 tarihli kararın tescili isteminin reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle, Ticaret Sicil Müdürlüğünün red işleminin iptaline dair verilen kararın davalılar vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararının iptali
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın kabulü ile 08.05.2000 tarihli «ortaklar kurulu kararının iptaline», birleşen davada ise tasfiyeye ilişkin usulüne uygun olarak alınan 13.06.1997 tarihli kararın tescili isteminin reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle, Ticaret Sicil Müdürlüğünün red işleminin iptaline dair verilen kararın davalılar vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10096 E. 2011/10912 K.
Ortak:limited şirket · e-defter
İncelediğiniz karardaDavalının 20.02.1997-26.12.1997 tarihleri arasında «tasfiye memuru» olarak görev yaptığı, 26.2.1997 tarihli '' Teslim Belgesi'' başlıklı belgede belirtilen «malvarlıklarının» davalı tarafından «teslim» alındığı, ancak «ortaklar kurulu» kararı ile görevi sona erdirilmesine rağmen iade edilmediği iddia edilmiş, davalı ise belge altındaki «imzaya itiraz» etmeyip Alaplı Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2005/61 E- 2007/150 K. sayılı dosyasında görülen ceza davasında, eşyaların bir kısmının kendisine teslim edildiğini, ancak tasfiye işleri başladıktan sonra nakit para ve dövizin şirketin boçlarına ve vergisine yatırıldığını, teslim belgesinde belirtilen «çek karnelerinin» ilgili bankalara iade edildiğini, «teminat» senetlerinin de yine borçların kapatılmasında kullanıldığını, satışı yapılan araç bedelinin şirketin borçlarının ödenmesi için kullanıldığını, ...'e ait silahın şirket kasasında bulunduğunu savunmuş; somut davada ise tasfiye memurluğu sırasında tarafından teslim alınan tüm meblağlar ve yapılan ödemelerin usulüne uygun olup, yasal «defterlere» işlendiğini bildirmiştir.
Hükme esas alınan 06.04.2015 «havale» tarihli bilirkişi raporunda 26.02.1997 tarihli belgede «teslim» edilen bazı kalemlere yer verilmekle birlikte bu tarih itibariyle düzenlenmiş bir bilanço bulunmaması nedeniyle davalıya şirkete ait hangi aktif ve pasif kalemlerin teslim edildiğinin tespitinin mümkün olmadığı, bilançonun yanı sıra davalının görev yaptığı döneme ilişkin «defter» ve belgelerin de incelenmesi ve usulsüz bir işlem olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği belirtilmiş, 06.06.2003 tarihli raporda ise belirtilen kayıtların ince …
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere dayanılarak, davacının 24.01.1997 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile noterde 24 hissesini davalılara devrettiği, devir işlemine diğer ortakların «muvafakat» ettikleri, davalıların «pay devrinin tescil» ve «ilanı» için yükümlülüklerini yerine getirmeyi «taahhüt» ettikleri, noterlikçe pay devrine ilişkin düzenlenen «satış sözleşmesi» sırasında bütün ortakların bulunduğu gerekçesiyle, pay devrinin kanuna ve usule uygun olarak yapıldığının tespitine, devrin şirket «pay defterine tescili» ile ticaret sicilince «masrafı» davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ilanına karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketteki pay devrinin tescil» ve «ilanına» ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay devrinin tescili · pay defterine tescil · limited şirket pay devri · pay devri · satış sözleşmesi · pay defteri · hisse devir sözleşmesi · muvafakat
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere dayanılarak, davacının 24.01.1997 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile noterde 24 hissesini davalılara devrettiği, devir işlemine diğer ortakların «muvafakat» ettikleri, davalıların «pay devrinin tescil» ve «ilanı» için yükümlülüklerini yerine getirmeyi «taahhüt» ettikleri, noterlikçe pay devrine ilişkin düzenlenen «satış sözleşmesi» sırasında bütün ortakların bulunduğu gerekçesiyle, pay devrinin kanuna ve usule uygun olarak yapıldığının tespitine, devrin şirket «pay defterine tescili» ile ticaret sicilince «masrafı» davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ilanına karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketteki pay devrinin tescil» ve «ilanına» ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Patent tecavüzü - Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10308 E. 2018/5514 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfi tespit
Benzer bu karardaMahkemece, TR 1997/01266 sayılı patent yönünden «menfi tespit» talebinin reddine ve davacının ürünlerinin davalıların diğer patentlerine tecavüz oluşturmadığının tespitine dair verilen karar, davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/1823 E. , 2019/7088 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Alaplı Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04/06/2015 gün ve 2013/13 - 2015/265 sayılı kararı onayan Daire'nin 06/12/2017 gün ve 2016/4925 - 2017/6978 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 20.02.1997 ile 26.12.1997 tarihleri arasında tasfiye halinde bulunan şirketin tasfiye memuru olarak görev yaptığını, bu süre zarfında kendisine elden teslim edilen 573,63 TL'nin, bankadan nakden verilen 1.000,00 TL'nin, müşteri alacaklarından teslim edilen 6.600,00 TL'nin, usulsüz ödeme yapılan 800,00 TL'nin, annesine usulsüz ödenen 102,62 TL'nin, eşine usulsüz ödenen 303,00 TL'nin, şirkete ait motorlu araç satışından elde ettiği 9.275,00 TL'nin, yaptığı satışlardan elde ettiği kâr olan 1.400,00 TL'nin toplamı olarak 20.054,25 TL'nin ticari faizi ile birlikte tahsilini, ayrıca tasfiye memurluğu esnasında kendisine teslim edilen 1.170,00 Alman Markı, 250,00 USD ve 1000 adet Turcas Petrol hisse senedinin aynen iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacı şirketin 07/03/1997 keşide tarihli çekten dolayı 303,00 TL, Turcas hisse senetlerinden dolayı 45,77 TL olmak üzere toplam 348,77 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacı şirketin 07/03/1997 keşide tarihli çekten dolayı toplam 303,00 TL alacağını 26/12/1997 tarihinden, Turcas hisse senetlerinden dolayı toplam 45,77 TL’lik alacağının 03/12/2007 tarihinden itibaren işleyecek TCMB'nin avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının diğer taleplerinin ve fazlaya ilişkin talebinin reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, tasfiye memurunun sorumluluğuna ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesinin atfıyla Limited Şirketlere de uygulanabilen 224. maddesine göre Kanun, şirket mukavelesi veya iş görme şartlarını tesbit eden diğer hükümlere aykırı hareket ederek üçüncü şahısları veya ortakları zararlandıran tasfiye memurları kusursuz olduklarını ispat etmedikçe müteselsil olarak mesul tutulurlar.
Davalının 20.02.1997-26.12.1997 tarihleri arasında tasfiye memuru olarak görev yaptığı, 26.2.1997 tarihli '' Teslim Belgesi'' başlıklı belgede belirtilen malvarlıklarının davalı tarafından teslim alındığı, ancak ortaklar kurulu kararı ile görevi sona erdirilmesine rağmen iade edilmediği iddia edilmiş, davalı ise belge altındaki imzaya itiraz etmeyip Alaplı Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2005/61 E- 2007/150 K. sayılı dosyasında görülen ceza davasında, eşyaların bir kısmının kendisine teslim edildiğini, ancak tasfiye işleri başladıktan sonra nakit para ve dövizin şirketin boçlarına ve vergisine yatırıldığını, teslim belgesinde belirtilen çek karnelerinin ilgili bankalara iade edildiğini, teminat senetlerinin de yine borçların kapatılmasında kullanıldığını, satışı yapılan araç bedelinin şirketin borçlarının ödenmesi için kullanıldığını, ...'e ait silahın şirket kasasında bulunduğunu savunmuş;
somut davada ise tasfiye memurluğu sırasında tarafından teslim alınan tüm meblağlar ve yapılan ödemelerin usulüne uygun olup, yasal defterlere işlendiğini bildirmiştir. Her ne kadar yargılama sırasında alınan 06.06.2003 tarihli bilirkişi raporunda davalının tasfiye memurluğunun 04.03.1997 tarihli ortaklar kurulu kararı ile başladığı, teslim tutanağının düzenlendiği 26.02.1997 tarihinde davalının tasfiye memurluğu sıfatının olmadığı belirtilmiş ise de, davalı ... memuru olmadan önce de şirket müdürüdür. Hükme esas alınan 06.04.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda 26.02.1997 tarihli belgede teslim edilen bazı kalemlere yer verilmekle birlikte bu tarih itibariyle düzenlenmiş bir bilanço bulunmaması nedeniyle davalıya şirkete ait hangi aktif ve pasif kalemlerin teslim edildiğinin tespitinin mümkün olmadığı, bilançonun yanı sıra davalının görev yaptığı döneme ilişkin defter ve belgelerin de incelenmesi ve usulsüz bir işlem olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği belirtilmiş, 06.06.2003 tarihli raporda ise belirtilen kayıtların incelendiği ve herhangi bir usulsüz işleme yer verilmediğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, ispat yükü, 26.02.1997 tarihli belgede belirtilen malvarlıklarını teslim aldığını ikrar eden ve şirketin tasfiyesi amacıyla kullandığını savunan davalı üzerinde olup, davalının teslim aldığı bu malvarlıklarını şirket için harcadığını ispat etmesi gerekir.
26. 02.1997 tarihli belge ile bu belgede gösterilen malvarlığı değerleri davalıya teslim edildiğine göre işbu teslim belgesinin davalı için bağlayıcı olduğu ve ters çevrilmiş kusur sorumluluğu gereğince ispat külfetinin davalıda olduğu nazara alınarak anılan hususlar yönünden bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dairemizin 06.12.2017 tarih, 2016/4925 E-2017/6978 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak mahkemece verilen kararın yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair karar düzeltme istemlerinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dairemizin 06.12.2017 tarih, 2016/4925 E-2017/6978 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak mahkemece verilen kararın açıklanan gerekçelerle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 12/11/2019 tarihinde oybirlğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/691869200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz