Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/1337 E. 2019/7565 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faaliyet raporu↗ yönetim kurulu üyelerinin ibrası↗ istifa↗ olağanüstü genel kurul↗ ibra↗ yönetim kurulu kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama sonrasında iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Taraf vekilleri bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, şirket genel kurul kararı iptali talebine ilişkin olup mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 26/11/2012 tarihli ertelenmiş genel kurulda alınan 31/10/2011 tarihine kadar olan yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın oy çokluğuyla alınmaması sebebiyle yok hükmünde sayılmasına ve o tarihe kadar olan yönetim kurulunun ibra edilmemiş olduğu hususunun tespitine, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece davalı şirketin 26/11/2012 tarihli olağan genel kurul toplantısına ait 5. nolu kararda, 2011 yılına ait yönetim kurulu faaliyet raporu görüşülmesine rağmen, tarih itibariyle 31/10/2011 tarihine kadar olan faaliyetler için ayrı, 01/11/2011 tarihinden sonraki faaliyetler için ayrı oylama yapıldığı, oylama sonuçlarının farklı çıktığı, 31/10/2011 tarihine kadar olan yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın oy çokluğuyla alınmadığı, bu sebeple yok hükmünde sayılması gerektiği belirtilmiş ise de aynı yıla ait faaliyet raporlarının bölünerek oylanmasının mümkün olmadığı, yönetim kurulu üyelerinin ibrasının bölümlenmiş dönemler halinde yapılmasının söz konusu olamayacağı gözden kaçırılarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Kaldı ki, şirket yönetim kurulu üyelerinin..., ..., ... olduğu, ...’in 31.10.2011 tarihinde istifa ederek 01.11.2011 tarihinden itibaren yerine ... yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği, adı geçen her iki yönetim kurulu üyesinin de ibra oylamasında oy kullanamayacakları, kullanılan bu oyların yok hükmünde olduğu gözetilerek ve yukarıda belirtildiği üzere yönetim kurulu üyelerinin ibra oylamasının dönemsel bölümlere ayrılarak yapılmasının mümkün olmadığı, bir bütün olarak oylanması gerektiği hususları göz önüne alınarak karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemizin 20.12.2017 gün ve 2016/5413 Esas 2017/7437 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5413 E. 2017/7437 K.
Ortak:faaliyet raporu · olağanüstü genel kurul · ibra · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaAncak, mahkemece davalı şirketin 26/11/2012 tarihli «olağan genel kurul» toplantısına ait 5. nolu kararda, 2011 yılına ait «yönetim kurulu» «faaliyet raporu» görüşülmesine rağmen, tarih itibariyle 31/10/2011 tarihine kadar olan faaliyetler için ayrı, 01/11/2011 tarihinden sonraki faaliyetler için ayrı oylama yapıldığı, …
Kaldı ki, şirket «yönetim kurulu» üyelerinin..., ..., ... olduğu, ...’in 31.10.2011 tarihinde «istifa» ederek 01.11.2011 tarihinden itibaren yerine ... yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği, adı geçen her iki yönetim kurulu üyesinin de «ibra» oylamasında oy kullanamayacakları, kullanılan bu oyların yok hükmünde olduğu gözetilerek ve yukarıda belirtildiği üzere «yönetim kurulu üyelerinin ibra» oylamasının dönemsel bölümlere ayrılarak yapılmasının mümkün olmadığı, bir bütün olarak oylanması gerektiği hususları göz önüne alınarak karar verilmesi gerekirken …
… tarihine kadar olan yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın oy çokluğuyla alınmaması sebebiyle yok hükmünde sayılmasına ve o tarihe kadar olan yönetim kurulunun «ibra» edilmemiş olduğu hususunun tespitine, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Davalı şirketin 26/11/2012 tarihli «olağan genel kurul» toplantısına ait 5. nolu kararda, 2011 yılına ait «yönetim kurulu» «faaliyet raporu» görüşülmesine rağmen, tarih itibariyle 31/10/2011 tarihine kadar olan faaliyetler için ayrı, 01/11/2011 tarihinden sonraki faaliyetler için ayrı oylama yapılmış ve oylama sonuçları sonuçları farklı çıkmıştır.
… n ibrasına ilişkin kararın oy çokluğu ile alınmamış olması sebebiyle (eşit oy çıktığından) kararın yok hükmünde sayılmasına ve o tarihe kadar olan yönetim kurulunun «ibra» edilmemiş olduğu hususunun tespitine yönelik talebin kabulüne, davacı tarafın diğer taleplerinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Ancak aynı yıla ait «faaliyet raporlarının» bölünerek oylanması mümkün olmadığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6071 E. 2018/221 K.
Ortak:yönetim kurulu üyelerinin ibrası · ibra · yönetim kurulu kararı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaKaldı ki, şirket «yönetim kurulu» üyelerinin..., ..., ... olduğu, ...’in 31.10.2011 tarihinde «istifa» ederek 01.11.2011 tarihinden itibaren yerine ... yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği, adı geçen her iki yönetim kurulu üyesinin de «ibra» oylamasında oy kullanamayacakları, kullanılan bu oyların yok hükmünde olduğu gözetilerek ve yukarıda belirtildiği üzere «yönetim kurulu üyelerinin ibra» oylamasının dönemsel bölümlere ayrılarak yapılmasının mümkün olmadığı, bir bütün olarak oylanması gerektiği hususları göz önüne alınarak karar verilmesi gerekirken …
… tarihine kadar olan yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın oy çokluğuyla alınmaması sebebiyle yok hükmünde sayılmasına ve o tarihe kadar olan yönetim kurulunun «ibra» edilmemiş olduğu hususunun tespitine, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece davalı şirketin 26/11/2012 tarihli «olağan genel kurul» toplantısına ait 5. nolu kararda, 2011 yılına ait «yönetim kurulu» «faaliyet raporu» görüşülmesine rağmen, tarih itibariyle 31/10/2011 tarihine kadar olan faaliyetler için ayrı, 01/11/2011 tarihinden sonraki faaliyetler için ayrı oylama yapıldığı, …
Benzer bu kararda… şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamayacağı, şirket «yönetim kurulu» üyeleriyle yönetimde «görevli» imza «yetkisini» haiz kişilerin, «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamayacağı düzenlenmiştir.
… onu genel kurul toplantısına tüm ortaklar asaleten katılmış olup, genel kurul toplantısının 6. maddesinde yönetim kurulunun ibrasına ilişkin olarak yapılan oylamada «yönetim kurulu» üyelerinin hiçbirisinin oylamaya katılmaması, «ibralarına» ilişkin olarak yapılan oylamada oy kullanmamaları gerekirken yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında sahibi oldukları paylardan doğan oy hakkını kullanmayarak …
Davaya konu genel kurul toplantısının 6. maddesinde alınan karar ile şirket «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar nisabı · muhalefet şerhi · yokluk · emredici hüküm · cy/cy şerhi · oy yasağı · anonim şirket · geçersizlik
Benzer bu kararda… sorumlu olan yöneticilerin her birinin diğerinin ibrasına ilişkin karara katılmaları sonucu verdikleri oylar ile birbirlerinin ibrasına karar verdikleri, bu şekilde «ibralarını» sağladıkları anlaşılmakla oylamada izlenen bu yöntem ile anılan 6102 sayılı ...’nin 436. maddesinde düzenlenen oy kullanma «yasağına» aykırı davranılmış olup, bu şekilde yöneticilerin ibrasına ilişkin olarak alınan karar, karar «nisabı» bulunmadığından «yoklukla» maluldür.
Bu hükmün «emredici» nitelikte olması nedeniyle bu madde hükmüne aykırı hareket edilmesi halinde kullanılan oylar «geçersiz» olup, bu oylar ile alınan genel kurul kararları da geçersizlikle malul olacaktır.
Bu itibarla, yok hükmünde olan «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin kararlara karşı ortaklar «muhalefet şerhi» koymamış olsalar bile bu kararlara karşı dava açabilirler.
2- Dava, davalı «anonim şirketin» 26/04/2013 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
-
Her maddede olumsuz oy verip muhalif kalan ortağın ayrıca toplantı sonunda şerh yazması gerekmez
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/537 E. 2020/5167 K.
Ortak:Genel kurul kararının iptali
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali · olumsuz oy
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma, ve dosya kapsamına göre; iptali talep edilen 1,2,3,4 nolu kararların davacının «olumsuz» oyuna karşılık oy çokluğu ile kabul edildiği, (1) nolu kararın bilanço ve kar zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkin olup, bilançonun kanun, ana sözleşme ve «ticari defter kayıtlarına» uygun düzenlenmediğinin, şirketin gerçek durumunu yansıtmadığının ispat edilemediği, kararın pay durumuna göre kanun ve ana sözleşmeye uygun nisapla alındığı, (3) nolu kararın «şirket müdürü» atanmasına, (4) nolu kararın ek iş yeri açılmasına ilişkin olduğu ve bu kararların da iptalini gerektirecek herhangi bir neden bulunmadığı, (2) nolu kararın «kar payı dağıtımına» ilişkin bulunduğu, şirket ana sözleşmesinde aksine hüküm yoksa, şirket ortaklar kurulunun TTK.nın bu konudaki düzenlemeleri ile bağlı olduğu ve tahakkuk eden kazanç üzerinde dilediği gibi tasarruf «yetkisine» sahip olmadığı, şirket ana sözleşmesinin 10. maddesinde her yıl «kar dağıtımının» yapılması gerektiğine ilişkin hüküm bulunduğu, bu hükme rağmen herhangi bir gerekçe gösterilmeden kâr payı dağıtmama yönünde alınan kararının kanun, anasözleşme ve afaki «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğu gerekçesiyle davanın davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 15.03.2016 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 2. maddesi gereğince alınan kâr …
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; 1,2,3,4 nolu kararların davacının «olumsuz» oyuna karşın oy çokluğu ile alındığı, oylama sonrası davacı tarafça olumsuz oy kullanılan her bir maddeye ilişkin olarak muhalefet edildiğinin ve ne tür bir muhalefetten söz edildiğinin açıkça belirtilmediği, bu durumda usulüne uygun bir «muhalefet şerhi» bulunmadığı ve bu maddeler ile alınan kararlar yönünden dava şartının mevcut olmadığı, (1) nolu gündem maddesi ile alınan karar bilanço ve kar/zarar hesaplarının ibrasına ilişkin olup, «ibranın» veya ibra edilmemenin yönetici dışındaki ortakların oylarıyla karara bağlanması gerektiği, Polytropon Ltd.
Şti.’nin oylamaya katılmadığı düşünülse dahi, davacının 300 payına karşılık Xteksol Limited’in 885 «payı» ile karar «nisabının» sağlandığı, «genel kurul kararının iptali» istemli davanın ancak şirkete karşı açılabileceği bu nedenle davalı «şirket müdürü» ...’e «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353 1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı şirket hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile, 15.03.2016 tarihli genel kurul toplantısının 2 nolu gündem maddesine ilişkin olarak kararın iptaline, 1,3 ve 4 nolu kararlara ilişkin davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine», diğer davalı hakkında açılan davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
1-Dava «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/1337 E. , 2019/7565 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23/12/2015 gün ve 2015/393-2015/685 sayılı kararı bozan Daire'nin 20/12/2017 gün ve 2016/5413 - 2017/7437 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği, davacı vekilinin, Daire Başkanı ... ve Üyeler ... ve ... hakkında yapmış olduğu hakimin reddi talebinin reddine karar verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette %15 oranında hisse sahibi olduğunu, davalı şirketin 22.10.2012 tarihinde icra ettiği olağan genel kurul toplantısının 2, 3, 5 ve 6. maddesinde alınan kararlar ile 26.11.2012 tarihinde icra ettiği olağan genel kurul toplantısının 3, 4, 5 ve 7. maddesinde alınan kararların kanun, şirket ana sözleşmesi ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, bu genel kurul kararlarının iptaline, TTK'nın 438. maddesi gereğince davalı şirketin 2011 yılı hesap faaliyetlerinin denetimi amacıyla özel denetçi atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama sonrasında iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Taraf vekilleri bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, şirket genel kurul kararı iptali talebine ilişkin olup mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 26/11/2012 tarihli ertelenmiş genel kurulda alınan 31/10/2011 tarihine kadar olan yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın oy çokluğuyla alınmaması sebebiyle yok hükmünde sayılmasına ve o tarihe kadar olan yönetim kurulunun ibra edilmemiş olduğu hususunun tespitine, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece davalı şirketin 26/11/2012 tarihli olağan genel kurul toplantısına ait 5. nolu kararda, 2011 yılına ait yönetim kurulu faaliyet raporu görüşülmesine rağmen, tarih itibariyle 31/10/2011 tarihine kadar olan faaliyetler için ayrı, 01/11/2011 tarihinden sonraki faaliyetler için ayrı oylama yapıldığı, oylama sonuçlarının farklı çıktığı, 31/10/2011 tarihine kadar olan yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın oy çokluğuyla alınmadığı, bu sebeple yok hükmünde sayılması gerektiği belirtilmiş ise de aynı yıla ait faaliyet raporlarının bölünerek oylanmasının mümkün olmadığı, yönetim kurulu üyelerinin ibrasının bölümlenmiş dönemler halinde yapılmasının söz konusu olamayacağı gözden kaçırılarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Kaldı ki, şirket yönetim kurulu üyelerinin..., ..., ... olduğu, ...’in 31.10.2011 tarihinde istifa ederek 01.11.2011 tarihinden itibaren yerine ... yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği, adı geçen her iki yönetim kurulu üyesinin de ibra oylamasında oy kullanamayacakları, kullanılan bu oyların yok hükmünde olduğu gözetilerek ve yukarıda belirtildiği üzere yönetim kurulu üyelerinin ibra oylamasının dönemsel bölümlere ayrılarak yapılmasının mümkün olmadığı, bir bütün olarak oylanması gerektiği hususları göz önüne alınarak karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemizin 20.12.2017 gün ve 2016/5413 Esas 2017/7437 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm davacı vekilin sair karar düzeltme istemlerinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin Dairemizin 20.12.2017 gün ve 2016/5413 Esas 2017/7437 Karar sayılı bozma ilamına yönelik karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz kararının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, aşağıda yazılı bakiye 17,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3.
maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, peşin harcın onama harcından mahsubuyla 15,20 TL'nin davalıdan alınmasına, 27/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/691809300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz