Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6071 E. 2018/221 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kurulu üyelerinin ibrası↗ karar nisabı↗ muhalefet şerhi↗ yokluk↗ emredici hüküm↗ ibra↗ cy/cy şerhi↗ oy yasağı↗ anonim şirket↗ geçersizlik↗ yönetim kurulu kararı↗ yetkisizlik kararı↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce değişik gerekçeyle onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme isteklerinin reddi gerekir.
2- Dava, davalı anonim şirketin 26/04/2013 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Davaya konu genel kurul toplantısının 6. maddesinde alınan karar ile şirket yönetim kurulu üyelerinin ibrasına karar verilmiştir. Davaya konu genel kurul ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı ...’nin 436. maddesinde pay sahiplerinin kendisi, eşi, alt ve üst soyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamayacağı, şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişilerin, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamayacağı düzenlenmiştir. Bu hükmün emredici nitelikte olması nedeniyle bu madde hükmüne aykırı hareket edilmesi halinde kullanılan oylar geçersiz olup, bu oylar ile alınan genel kurul kararları da geçersizlikle malul olacaktır. Davaya konu genel kurul toplantısına tüm ortaklar asaleten katılmış olup, genel kurul toplantısının 6. maddesinde yönetim kurulunun ibrasına ilişkin olarak yapılan
oylamada yönetim kurulu üyelerinin hiçbirisinin oylamaya katılmaması, ibralarına ilişkin olarak yapılan oylamada oy kullanmamaları gerekirken yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında sahibi oldukları paylardan doğan oy hakkını kullanmayarak her bir yönetim kurulu üyesinin ibrasına karar verildiği görülmüştür. Yapılan oylama ile aslında şirket yönetiminden birlikte sorumlu olan yöneticilerin her birinin diğerinin ibrasına ilişkin karara katılmaları sonucu verdikleri oylar ile birbirlerinin ibrasına karar verdikleri, bu şekilde ibralarını sağladıkları anlaşılmakla oylamada izlenen bu yöntem ile anılan 6102 sayılı ...’nin 436. maddesinde düzenlenen oy kullanma yasağına aykırı davranılmış olup, bu şekilde yöneticilerin ibrasına ilişkin olarak alınan karar, karar nisabı bulunmadığından yoklukla maluldür. Bu itibarla, yok hükmünde olan yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararlara karşı ortaklar muhalefet şerhi koymamış olsalar bile bu kararlara karşı dava açabilirler. Bu nedenle yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin olarak alınan karar yok hükmünde olduğundan yokluğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile dava konusu genel kurulda 6 numaralı madde ile alınan karara yönelik talebin de reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla, yerel mahkeme hükmünün bu yönden bozulması gerektiğinden davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 2015/6493 Esas 2016/1470 Karar sayılı onama ilamındaki gerekçenin sadece dava konusu genel kurulda 6 numaralı madde ile alınan yönetim kurulunun ibrasına ilişkin karar yönünden kaldırılarak, mahkeme kararının bu madde bakımından bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14501 E. 2013/20427 K.
Ortak:karar nisabı · muhalefet şerhi · yokluk · emredici hüküm · ibra · cy/cy şerhi · oy yasağı · anonim şirket · dava şartı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda… sorumlu olan yöneticilerin her birinin diğerinin ibrasına ilişkin karara katılmaları sonucu verdikleri oylar ile birbirlerinin ibrasına karar verdikleri, bu şekilde «ibralarını» sağladıkları anlaşılmakla oylamada izlenen bu yöntem ile anılan 6102 sayılı ...’nin 436. maddesinde düzenlenen oy kullanma «yasağına» aykırı davranılmış olup, bu şekilde yöneticilerin ibrasına ilişkin olarak alınan karar, karar «nisabı» bulunmadığından «yoklukla» maluldür.
Bu itibarla, yok hükmünde olan «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin kararlara karşı ortaklar «muhalefet şerhi» koymamış olsalar bile bu kararlara karşı dava açabilirler.
2- Dava, davalı «anonim şirketin» 26/04/2013 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… sorumlu olan yöneticilerin her birinin diğerinin ibrasına ilişkin karara katılmaları sonucu verdikleri oylar ile birbirlerinin ibrasına karar verdikleri, bu şekilde «ibralarını» sağladıkları anlaşılmakla oylamada izlenen bu yöntem ile anılan 374. maddede düzenlenen oy kullanma «yasağına» aykırı davranılmış olup, bu şekilde yöneticilerin ibrasına ilişkin olarak alınan kararları karar «nisabı» bulunmadığından «yoklukla» maluldür.
… isteminin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 24.04.2013 günlü ilamıyla gündemin 5. maddesinde görüşülen «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada usulüne uygun «muhalefet şerhinin» bulunmadığı, bu nedenle anılan maddeye ilişkin olarak davacının artık «genel kurul kararının iptalini» isteyemeyeceği yönündeki gerekçe ile davalı yararına bozulmuştur.
Bu itibarla, yok hükmünde olan «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin kararlara karşı ortaklar «muhalefet şerhi» koymamış olsalar bile bu kararlara karşı dava açabilirler.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:toplantı tutanağı · pay sahipliği · genel kurul kararının iptali · iptal davası
Benzer bu karardaBu madde hükmüne göre toplantıda hazır bulunup da alınan karara muhalif kalan ve bu durumu «toplantı tutanağına» geçiren ortağın söz konusu kararlara karşı «iptal davası» açma hakkı olup, somut olayda davacının bu maddeye uygun olarak yaptığı bir karşı çıkmasının (muhalefet) bulunmadığı, bu durumda denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan karar yönünden iptal davası açabilmek için kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği anlaşıldığından Dairemizin 24.04.2013 günlü ilamındaki bozma gerekçesi denetçinin ibrasına ilişkin olarak alınan «genel kurul kararını iptal» eden mahkeme kararı yönünden geçerli ve doğru bulunmaktadır.
… isteminin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 24.04.2013 günlü ilamıyla gündemin 5. maddesinde görüşülen «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada usulüne uygun «muhalefet şerhinin» bulunmadığı, bu nedenle anılan maddeye ilişkin olarak davacının artık «genel kurul kararının iptalini» isteyemeyeceği yönündeki gerekçe ile davalı yararına bozulmuştur.
Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Mülga TTK'nın 374. maddesinde «pay sahiplerinden» hiçbirinin kendisi veya karı ve kocası yahut usul ve füruu ile şirket arasındaki şahsi bir işe veya davaya dair olan müzakerelerde rey hakkını kullanamayacağı, şirket işlerinin görülmesine her hangi bir suretle iştirak etmiş olanların idare meclisi azalarının ibrasına ait kararlarda rey hakkını haiz olmadıkları, bu «yasağın» murakıplara şümulünün bulunmadığı düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17405 E. 2013/15902 K.
Ortak:karar nisabı · yokluk · ibra · yönetim kurulu kararı · dava şartı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda… sorumlu olan yöneticilerin her birinin diğerinin ibrasına ilişkin karara katılmaları sonucu verdikleri oylar ile birbirlerinin ibrasına karar verdikleri, bu şekilde «ibralarını» sağladıkları anlaşılmakla oylamada izlenen bu yöntem ile anılan 6102 sayılı ...’nin 436. maddesinde düzenlenen oy kullanma «yasağına» aykırı davranılmış olup, bu şekilde yöneticilerin ibrasına ilişkin olarak alınan karar, karar «nisabı» bulunmadığından «yoklukla» maluldür.
… şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamayacağı, şirket «yönetim kurulu» üyeleriyle yönetimde «görevli» imza «yetkisini» haiz kişilerin, «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamayacağı düzenlenmiştir.
… onu genel kurul toplantısına tüm ortaklar asaleten katılmış olup, genel kurul toplantısının 6. maddesinde yönetim kurulunun ibrasına ilişkin olarak yapılan oylamada «yönetim kurulu» üyelerinin hiçbirisinin oylamaya katılmaması, «ibralarına» ilişkin olarak yapılan oylamada oy kullanmamaları gerekirken yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında sahibi oldukları paylardan doğan oy hakkını kullanmayarak …
Benzer bu karardaDavacı taraf, «yönetim kurulu» kararının ibrasına ilişkin karar «nisabının» oluşmadığını ileri sürdüğüne göre, yönetim kurulu üyelerinin yönetim kurulunun ibrasında oy kullanamayacakları gözetilerek, toplantıya katılan davacının pay miktarı ile diğer ortakların oyları dikkate alınarak nisabın oluşup oluşmadığı belirlenip, nisabın oluşmaması durumunda kararın «yoklukla malul» olacağı ve bu hususu tespit ettirmekte de davacının «hukuki yararının» bulunduğu kabul edilerek, buna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya «tebligat» yapılmadığı hususunun aksinin davalı vekili tarafından dosyaya sunulan posta alındısı belgesiyle ispat edildiği, oylamaya katılan ...'ya yapılan «hisse devrinin» «muvazaalı» olduğu iddia edilmişse de, davacının katıldığı toplantıda hisse devri kararının alındığı, davacının sonradan bunun muvazaalı olduğunu bu davada ileri süremeyeceği, bu hususun ancak ayrı bir dava konusu olabileceği, «yönetim kurulu» üyeleri aleyhine «sorumluluk davası» açıldığına ilişkin bilgi ve belge sunulmadığından yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın iptalinin davacı açısından «hukuki yarar» sağlamayacağı, yapılan oylamada yönetim kurulu üyesi olmayan ...'nın oyuyla karar alınmasında bir usulsüzlük olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmişt …
2- Dava, şirket genel kurul toplantısında alınan yönetim kurulunun «ibrası» kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın iptalinde davacının «hukuki menfaatinin» bulunmadığı ve alınan kararda bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yoklukla malul karar · hukuki menfaat · sorumluluk davası · muvazaa · hisse devri · hukuki yarar · tebligat · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya «tebligat» yapılmadığı hususunun aksinin davalı vekili tarafından dosyaya sunulan posta alındısı belgesiyle ispat edildiği, oylamaya katılan ...'ya yapılan «hisse devrinin» «muvazaalı» olduğu iddia edilmişse de, davacının katıldığı toplantıda hisse devri kararının alındığı, davacının sonradan bunun muvazaalı olduğunu bu davada ileri süremeyeceği, bu hususun ancak ayrı bir dava konusu olabileceği, «yönetim kurulu» üyeleri aleyhine «sorumluluk davası» açıldığına ilişkin bilgi ve belge sunulmadığından yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın iptalinin davacı açısından «hukuki yarar» sağlamayacağı, yapılan oylamada yönetim kurulu üyesi olmayan ...'nın oyuyla karar alınmasında bir usulsüzlük olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmişt …
Davacı taraf, «yönetim kurulu» kararının ibrasına ilişkin karar «nisabının» oluşmadığını ileri sürdüğüne göre, yönetim kurulu üyelerinin yönetim kurulunun ibrasında oy kullanamayacakları gözetilerek, toplantıya katılan davacının pay miktarı ile diğer ortakların oyları dikkate alınarak nisabın oluşup oluşmadığı belirlenip, nisabın oluşmaması durumunda kararın «yoklukla malul» olacağı ve bu hususu tespit ettirmekte de davacının «hukuki yararının» bulunduğu kabul edilerek, buna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Dava, şirket genel kurul toplantısında alınan yönetim kurulunun «ibrası» kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın iptalinde davacının «hukuki menfaatinin» bulunmadığı ve alınan kararda bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14570 E. 2015/1944 K.
Ortak:yönetim kurulu üyelerinin ibrası · emredici hüküm · ibra · oy yasağı · geçersizlik · yönetim kurulu kararı · yetkisizlik kararı · görevli mahkeme · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda… şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamayacağı, şirket «yönetim kurulu» üyeleriyle yönetimde «görevli» imza «yetkisini» haiz kişilerin, «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamayacağı düzenlenmiştir.
Bu hükmün «emredici» nitelikte olması nedeniyle bu madde hükmüne aykırı hareket edilmesi halinde kullanılan oylar «geçersiz» olup, bu oylar ile alınan genel kurul kararları da geçersizlikle malul olacaktır.
… onu genel kurul toplantısına tüm ortaklar asaleten katılmış olup, genel kurul toplantısının 6. maddesinde yönetim kurulunun ibrasına ilişkin olarak yapılan oylamada «yönetim kurulu» üyelerinin hiçbirisinin oylamaya katılmaması, «ibralarına» ilişkin olarak yapılan oylamada oy kullanmamaları gerekirken yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında sahibi oldukları paylardan doğan oy hakkını kullanmayarak …
Benzer bu karardaAncak iptali istenen davalı şirket genel kurul tarihi itibariyle uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 436/2. maddesi gereğince, şirket «yönetim kurulu» üyeleriyle yönetimde «görevli» imza «yetkisini» haiz kişiler, «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz.
Ayrıca; davaya konu genel kurul toplantısının 3. maddesinde alınan karar ile denetçinin de ibrasına karar verilmiş olup, «yönetim kurulu» üyelerinin denetçilerin ibrasına ilişkin olarak yapılan oylamaya katılmalarına herhangi bir engelin bulunmaması, «yönetim kurulu üyelerinin ibraya» ilişkin oy kullanma «yasağının» denetçiler açısından geçerli olmaması karşısında bu yönde alınan kararın iptalinin istenebilmesi iptal davasının koşullarına tabidir.
Davalı şirket «yönetim kurulu» üyesi olan ...'ın şirketin ortağı ... ...'nin «temsilcisi» olduğu savunulsa da 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 436/2. maddesi gereğince «yönetim kurulu üyeleri ibra» oylamasında ancak kendilerine ait oy hakkını kullanamayacak olup yönetim kurulu üyesi olmayan şirketi temsilen oy kullanmaları mümkündür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faaliyet raporu · nisap · toplantı tutanağı · genel kurul kararının iptali · dürüstlük kuralı · iptal davası · kâr dağıtımı · kâr payı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; ilke olarak genel kurul başkanın, tüm «yönetim kurulu» üyeleri arasında müşterek sorumluluk söz konusu olduğundan ve bu nedenle oy kullanma hakkından yoksun bulundukları açıklandıktan sonra, «ibra» oylamasını yönetim kurulunda görev almayan ortak ... «temsilcisine» sorup oyunu aldıktan sonra bunu tutanağa yazdırması gerekirken bu hususa uyulmadığı, 2012 yılına ait «faaliyet raporu», denetçi raporu ve finansal tabloların görüşülmesine dair gündem maddesi ile 2012 yılı kar ve kazanç «payının» ne şekilde «dağıtılacağına» ilişkin maddenin iptali için yasaya, şirket ana sözleşmesine ve «dürüstlük kurallarına» aykırı bir durumun tespit edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı şirkete ait 29/04/2013 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında gündemin 2 v …
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; her ne kadar davacıların muhalefetleri olmaması nedeniyle «genel kurul kararının iptali davası» görülemez ise de, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 436. maddesi hükmünün «emredici» nitelikte olması nedeniyle bu madde hükmüne aykırı hareket edilmesi halinde kullanılan oylar «geçersiz» olup, bu oylar ile alınan genel kurul kararları da geçersizlikle malul olacaktır.
Bu suretle, toplantıda hazır bulunup da alınan karara muhalif kalan ve bu durumu «toplantı tutanağına» geçiren ortağın söz konusu kararlara karşı «iptal davası» açma hakkı olup, somut olayda davacıların bu maddeye uygun olarak yaptığı bir karşı çıkmasının (muhalefet) bulunmadığı, bu durumda denetçinin ibrasına ilişkin olar …
Kaldı ki, davacıların «ibra» edilmeme yönünde oy kullandıkları, diğer tüm ortakların ise «yönetim kurulu» üyelerinin ve denetçinin ibrasında olumlu oy kullandıkları göz önüne alındığında, denetçinin ibrası yönünden yeterli «nisap» sağlanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/6071 E. , 2018/221 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ...
4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/12/2014 gün ve 2014/1998-2014/562 sayılı kararı onayan Daire’nin 15/02/2016 gün ve 2015/6493-2016/1470 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 26/04/2013 tarihinde yapılan 2012 yılı olağan genel kurul toplantısından önce çağrı usullerine uyulmadığını, toplantıda şirket yönetim kurulu üyelerinin oy kullanmak suretiyle kendilerini ibra ettiklerini, yine bilanço ve kâr-zarar hesaplarının onaylanmasında oy hakları olmadığı halde oy kullandıklarını, şirketin faaliyetlerine son verilmesine ve kâr elde edilmemesine rağmen yönetim kurulu başkanı ve üyeleri lehine huzur hakkına karar verildiğini, alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı şirketin 26/04/2013 tarihinde yapılan 2012 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce değişik gerekçeyle onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme isteklerinin reddi gerekir.
2- Dava, davalı anonim şirketin 26/04/2013 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Davaya konu genel kurul toplantısının 6. maddesinde alınan karar ile şirket yönetim kurulu üyelerinin ibrasına karar verilmiştir. Davaya konu genel kurul ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı ...’nin 436. maddesinde pay sahiplerinin kendisi, eşi, alt ve üst soyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamayacağı, şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişilerin, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamayacağı düzenlenmiştir.
Bu hükmün emredici nitelikte olması nedeniyle bu madde hükmüne aykırı hareket edilmesi halinde kullanılan oylar geçersiz olup, bu oylar ile alınan genel kurul kararları da geçersizlikle malul olacaktır. Davaya konu genel kurul toplantısına tüm ortaklar asaleten katılmış olup, genel kurul toplantısının 6. maddesinde yönetim kurulunun ibrasına ilişkin olarak yapılan
oylamada yönetim kurulu üyelerinin hiçbirisinin oylamaya katılmaması, ibralarına ilişkin olarak yapılan oylamada oy kullanmamaları gerekirken yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında sahibi oldukları paylardan doğan oy hakkını kullanmayarak her bir yönetim kurulu üyesinin ibrasına karar verildiği görülmüştür. Yapılan oylama ile aslında şirket yönetiminden birlikte sorumlu olan yöneticilerin her birinin diğerinin ibrasına ilişkin karara katılmaları sonucu verdikleri oylar ile birbirlerinin ibrasına karar verdikleri, bu şekilde ibralarını sağladıkları anlaşılmakla oylamada izlenen bu yöntem ile anılan 6102 sayılı ...’nin 436. maddesinde düzenlenen oy kullanma yasağına aykırı davranılmış olup, bu şekilde yöneticilerin ibrasına ilişkin olarak alınan karar, karar nisabı bulunmadığından yoklukla maluldür.
Bu itibarla, yok hükmünde olan yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararlara karşı ortaklar muhalefet şerhi koymamış olsalar bile bu kararlara karşı dava açabilirler. Bu nedenle yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin olarak alınan karar yok hükmünde olduğundan yokluğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile dava konusu genel kurulda 6 numaralı madde ile alınan karara yönelik talebin de reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla, yerel mahkeme hükmünün bu yönden bozulması gerektiğinden davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 2015/6493 Esas 2016/1470 Karar sayılı onama ilamındaki gerekçenin sadece dava konusu genel kurulda 6 numaralı madde ile alınan yönetim kurulunun ibrasına ilişkin karar yönünden kaldırılarak, mahkeme kararının bu madde bakımından bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin sair karar düzeltme isteklerinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2015/6493 Esas 2016/1470 Karar sayılı onama ilamındaki gerekçenin sadece dava konusu genel kurulda 6 numaralı madde ile alınan yönetim kurulunun ibrasına ilişkin karar yönünden kaldırılarak, yerel mahkeme hükmünün dava konusu Genel Kurulun 6. maddesi bakımından BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 11/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/403871500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz