Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/6689 E. 2021/5231 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel işlem koşulları↗ genel işlem koşulu↗ ticari kredi↗ ba formu↗ genel kredi sözleşmesi↗ tbk 99↗ komisyon↗ bilirkişi incelemesi↗ kredi sözleşmesi↗ taşıyan↗ dosya masrafı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma ilamı doğrultusunda genel işlem koşulları denetimi yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 83. maddesinde yer alan hükmün davalı banka tarafından tek taraflı olarak düzenlenen, davacı yanın içeriğine müdahale etme imkanı bulunmadığı ve davalı banka ile müzakere etmeden kabul etmek durumunda olduğu bir sözleşme hükmü olduğu, bu niteliği itibariyle genel işlem koşulu niteliğinde bulunduğu, bu nedenle anılan hükmün 6098 sayılı TBK’nın 21. maddesi delaletiyle uygulanması gereken 22. maddesine göre yazılmamış sayılması gerektiğinden, bankanın yaptığı kesintilerin açıkça hukuki dayanaktan yoksun hale geldiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafından kullanılan ticari krediler sebebiyle, komisyon adı altında tahsil edilen masrafların iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davalı banka tarafından sözleşmenin imzalanmasından önce davacıya bilgilendirme formu verilmiş olup, davacının imzasını havi bilgilendirme formunda, genel kredi sözleşmesinin 6. maddesinin banka tarafından alınacak masraflara ilişkin olduğu ve aleyhe hükümler içerdiği belirtilmiştir. Bilgilendirme formunda atıf yapılan genel kredi sözleşmesinin 6.1 maddesi ise, bankanın genel kredi sözleşmesinin ekinde yer alan kredi komisyon listesinde belirtilen oranlarda komisyon alabileceği hükmünü haizdir. Sözleşme ekinde, “Ticari Kredi Komisyonları” başlığını taşıyan ve banka tarafından alınacak masrafların gösterildiği bir liste olduğu ve listenin davacı şirketin imzasını taşıdığı görülmüştür. Bu hale göre, belirtilen sözleşme hükmünün taraflar arasında müzakere edilerek sözleşmeye konulduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla, mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılarak, bankanın tahsil ettiği masrafların sözleşme ekindeki listeyle uyumlu olup olmadığının denetlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4556 E. 2024/1729 K.
Ortak:genel işlem koşulları · genel işlem koşulu · ba formu · genel kredi sözleşmesi · komisyon · bilirkişi incelemesi · kredi sözleşmesi · taşıyan
İncelediğiniz karardaAncak davalı banka tarafından sözleşmenin imzalanmasından önce davacıya bilgilendirme «formu» verilmiş olup, davacının imzasını havi bilgilendirme formunda, «genel kredi sözleşmesinin» 6. maddesinin banka tarafından alınacak «masraflara» ilişkin olduğu ve aleyhe hükümler içerdiği belirtilmiştir.
Bilgilendirme formunda atıf yapılan «genel kredi sözleşmesinin» 6.1 maddesi ise, bankanın genel kredi sözleşmesinin ekinde yer alan kredi «komisyon» listesinde belirtilen oranlarda komisyon alabileceği hükmünü haizdir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma ilamı doğrultusunda «genel işlem koşulları» denetimi yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 83. maddesinde yer alan hükmün davalı banka tarafından tek taraflı olarak düzenlenen, davacı yanın içeriğine müdahale etme imkanı bulunmadığı ve davalı banka ile müzakere etmeden kabul etmek durumunda olduğu bir sözleşme hükmü olduğu, bu niteliği itibariyle «genel işlem koşulu» niteliğinde bulunduğu, bu nedenle anılan hükmün 6098 sayılı TBK’nın 21. maddesi delaletiyle uygulanması gereken 22. maddesine göre yazılmamış sayılması gerektiğind …
Benzer bu karardaMahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme ekinde, “Ticari Kredi Komisyonları” başlığını «taşıyan» ve banka tarafından alınacak «masrafların» gösterildiği bir liste olduğu ve listenin davacı şirketin imzasını taşıması nedeniyle «genel kredi sözleşmesinde» yer alan düzenlemenin davacının sözleşme imzalamadan önce bilgilendirilmiş olması nedeniyle «genel işlem koşulu» niteliğinde olmadığı taraflar arasında müzakere edilerek sözleşmeye konulduğu, bu kapsamda alınan bilirkişi raporunda da davalı tarafından yapılan kesintilerin söz …
Ancak davalı banka tarafından sözleşmenin imzalanmasından önce davacıya bilgilendirme «formu» verilmiş olup, davacının imzasını havi bilgilendirme formunda, «genel kredi sözleşmesinin» 6. maddesinin banka tarafından alınacak «masraflara» ilişkin olduğu ve aleyhe hükümler içerdiği belirtilmiştir.
Bilgilendirme formunda atıf yapılan «genel kredi sözleşmesinin» 6.1 maddesi ise, bankanın genel kredi sözleşmesinin ekinde yer alan kredi «komisyon» listesinde belirtilen oranlarda komisyon alabileceği hükmünü haizdir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:dürüstlük kuralı · dava sebebi · eksik inceleme
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşme ekinde bulunan ve Ticari Kredi Komisyonları başlığını «taşıyan» listede müvekkilin imzasının bulunması, «kredi sözleşmesinin» imzalanması öncesinde müvekkil ile banka arasında müzakere gerçekleştiği ve söz konusu «masraflara» ilişkin taraflarca anlaşılarak karar verildiği anlamına gelmediğini, fiili hayatta, kredi sözleşmelerinin imzalanması sırasında, kredi çeken tarafa birçok belge sunulduğu ve bunların tamamının imzalanması gerektiğinin belirtildiği, belgelerin imzalanmaması durumunda kredi verilmediğinin herkes tarafından bilindiğini, bu hususta yapılan tespitin haksız ve hukuka aykırı olduğu ile fiili hayata uymadığı kanaatini taşıdıklarını, müvekkilinin bir takım ticari zorunluluklar «sebebi» ile kredi kullanmak durumunda kaldığını, neticede davalı bankaya yapılan başvurusunun kabul edildiğini, ancak davalı bankanın müvekkil karşısındaki üstün konumunu hem Türk Medeni Kanunu’nun doğruluk ve «dürüstlük kurallarına» aykırı olarak hem de ticari ahlak ile bağdaşmayacak şekilde kötüye kullandığını, tip sözleşme olarak düzenlenen ve müvekkil ile müzakere edilmeksizin hazırlanan kredi sözleşmesi ve eklerinin müvekkili aleyhine olduğu, davalı bankanın uygulamasının haksız, hukuka aykırı ve dayanaksız olduğunu, bu durumda Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri, Medeni Kanun’un doğruluk ve dürüstlük kuralları hakkındaki hükümleri ve ticari hayatın olağan akışı düşünüldüğünde davanın kabulü gerektiğini, dosya içerisinde alınmış bulunan bilirkişi raporları arasında ciddi çelişkiler bulunmakta olup, mahkemenin hüküm öncesinde bu çelişkileri gidermesi gerektiğini, konuya ilişkin olarak yapılan itirazlarının haksız ve hukuka aykırı olarak reddedildiğini, mahkemece «eksik inceleme» ile karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/458 E. 2020/4608 K.
Ortak:genel işlem koşulu · ticari kredi · ba formu · genel kredi sözleşmesi · komisyon · bilirkişi incelemesi · kredi sözleşmesi · taşıyan · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak davalı banka tarafından sözleşmenin imzalanmasından önce davacıya bilgilendirme «formu» verilmiş olup, davacının imzasını havi bilgilendirme formunda, «genel kredi sözleşmesinin» 6. maddesinin banka tarafından alınacak «masraflara» ilişkin olduğu ve aleyhe hükümler içerdiği belirtilmiştir.
Bilgilendirme formunda atıf yapılan «genel kredi sözleşmesinin» 6.1 maddesi ise, bankanın genel kredi sözleşmesinin ekinde yer alan kredi «komisyon» listesinde belirtilen oranlarda komisyon alabileceği hükmünü haizdir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma ilamı doğrultusunda «genel işlem koşulları» denetimi yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 83. maddesinde yer alan hükmün davalı banka tarafından tek taraflı olarak düzenlenen, davacı yanın içeriğine müdahale etme imkanı bulunmadığı ve davalı banka ile müzakere etmeden kabul etmek durumunda olduğu bir sözleşme hükmü olduğu, bu niteliği itibariyle «genel işlem koşulu» niteliğinde bulunduğu, bu nedenle anılan hükmün 6098 sayılı TBK’nın 21. maddesi delaletiyle uygulanması gereken 22. maddesine göre yazılmamış sayılması gerektiğind …
Benzer bu kararda… a ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında bir kısmı 818 sayılı BK’nın, bir kısmı ise 6098 sayılı TBK’nın yürürlükte olduğu dönemde imzalanan «ticari kredi sözleşmeleri» bulunduğu ve bu krediler sebebiyle davacıdan «komisyon» ve «masraf» tahsil edildiği, Mülga BK döneminde akdedilen kredi sözleşmesi sebebiyle davacıdan BSVMV «dahil» 2.336,25 TL kredi tahsis ve değerlendirme ücreti tahsil edilmişse de,yapılan kesintilerin «emsal banka uygulamalarına» göre makul olduğu ve bunların «istirdadı» talebinin yerinde olmadığı, TBK’nın yürürlükte olduğu dönemde 12.09.2012 ve 30.06.2014 tarihlerinde imzalanan «genel kredi sözleşmeleri» bakımından ise «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerin uygulanma kabiliyeti bulunduğu, bu sözleşmelerde yer alan masraf ve komisyon tahsiline ilişkin hükümlerin genel işlem koşulu niteliğinde olduğu …
Zira, bozma ilamında, 6098 sayılı TBK’nın yürürlükte olduğu dönemde akdedilen 2 adet «genel kredi sözleşmesi» bakımından «genel işlem koşulu denetimi» yapılması gerektiği belirtilerek, yapılacak denetim kapsamında, davalı bankanın kredinin imzalanmasından önce davacıya bilgilendirme «formu» verip vermediğinin araştırılması, verildiyse bunun sözleşme hükümlerinin müzakere edilerek belirlendiği anlamına gelip gelmeyeceğinin tartışılması ve bu suretle sö …
Dosya kapsamındaki belgelerden davalı bankanın her iki «kredi sözleşmesinin» imzalanmasından önce de davacıya bilgilendirme «formu» verdiği görülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulu denetimi · emsal banka uygulaması · ba/bs formları · ticari kredi sözleşmesi · bankacılık işlemleri · istirdat · dahili dava
Benzer bu kararda… a ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında bir kısmı 818 sayılı BK’nın, bir kısmı ise 6098 sayılı TBK’nın yürürlükte olduğu dönemde imzalanan «ticari kredi sözleşmeleri» bulunduğu ve bu krediler sebebiyle davacıdan «komisyon» ve «masraf» tahsil edildiği, Mülga BK döneminde akdedilen kredi sözleşmesi sebebiyle davacıdan BSVMV «dahil» 2.336,25 TL kredi tahsis ve değerlendirme ücreti tahsil edilmişse de,yapılan kesintilerin «emsal banka uygulamalarına» göre makul olduğu ve bunların «istirdadı» talebinin yerinde olmadığı, TBK’nın yürürlükte olduğu dönemde 12.09.2012 ve 30.06.2014 tarihlerinde imzalanan «genel kredi sözleşmeleri» bakımından ise «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerin uygulanma kabiliyeti bulunduğu, bu sözleşmelerde yer alan masraf ve komisyon tahsiline ilişkin hükümlerin genel işlem koşulu niteliğinde olduğu …
Dava, taraflar arasında akdedilen ticari krediler sebebiyle davacıdan tahsil edilen kredi kullanım ve istihbarat ücretinin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Zira, bozma ilamında, 6098 sayılı TBK’nın yürürlükte olduğu dönemde akdedilen 2 adet «genel kredi sözleşmesi» bakımından «genel işlem koşulu denetimi» yapılması gerektiği belirtilerek, yapılacak denetim kapsamında, davalı bankanın kredinin imzalanmasından önce davacıya bilgilendirme «formu» verip vermediğinin araştırılması, verildiyse bunun sözleşme hükümlerinin müzakere edilerek belirlendiği anlamına gelip gelmeyeceğinin tartışılması ve bu suretle sö …
Davacının imzasını havi bilgilendirme «formlarında», «genel kredi sözleşmesinin» 6. maddesinin banka tarafından alınacak «masraflara» ilişkin olduğu ve aleyhe hükümler içerdiği belirtilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2098 E. 2018/7579 K.
Ortak:genel işlem koşulu · ba formu · komisyon · kredi sözleşmesi · taşıyan · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaAncak davalı banka tarafından sözleşmenin imzalanmasından önce davacıya bilgilendirme «formu» verilmiş olup, davacının imzasını havi bilgilendirme formunda, «genel kredi sözleşmesinin» 6. maddesinin banka tarafından alınacak «masraflara» ilişkin olduğu ve aleyhe hükümler içerdiği belirtilmiştir.
Dava, davacı tarafından kullanılan ticari krediler sebebiyle, «komisyon» adı altında tahsil edilen «masrafların» iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bilgilendirme formunda atıf yapılan «genel kredi sözleşmesinin» 6.1 maddesi ise, bankanın genel kredi sözleşmesinin ekinde yer alan kredi «komisyon» listesinde belirtilen oranlarda komisyon alabileceği hükmünü haizdir.
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında akdedilen muhtelif tarihli «kredi sözleşmeleri» sebebiyle davalı banka tarafından dosya ve işlem «masrafı», «komisyon» ücreti gibi adlar altında davacıdan tahsil edilen bedellerin «istirdadı» istemine ilişkindir.
… rgılama, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşme hükümlerinin taraflar arasında sonuca etkili bir şekilde müzakere edildiğine dair delil sunulmadığı, «isticvap» edilen davacı şirket yetkilisinin sözleşme imzalanırken «masraf» tahsilatına ilişkin hükümlerin kendisiyle müzakere edilmediğini ve bu hükümler hakkında yeterince bilgilendirilmediğini beyan ettiği, taraflar arasında sonuca etkili bir şekilde müzakere edilmeyen ve davalı yanın yeterince bilgilendirilmediği «genel işlem koşulu» niteliğindeki hükümlerin «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 5.189,00 TL’nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… üzakere edildiğine dair delil sunulamadığından bahisle davanın reddine karar verilmişse de, davalı banka tarafından, ‘Sözleşme Öncesi Bilgilendirme Formu’ başlığını «taşıyan» ve davacı şirket yetkilisinin imzasını havi 03.09.2012 tarihli belge dosyaya sunulmuş olup, anılan belgede taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesi» sebebiyle tahsil edilecek tutarlara ait birtakım bilgilendirmelere yer verildiği görülmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:isticvap · istirdat · geçersizlik
Benzer bu kararda… rgılama, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşme hükümlerinin taraflar arasında sonuca etkili bir şekilde müzakere edildiğine dair delil sunulmadığı, «isticvap» edilen davacı şirket yetkilisinin sözleşme imzalanırken «masraf» tahsilatına ilişkin hükümlerin kendisiyle müzakere edilmediğini ve bu hükümler hakkında yeterince bilgilendirilmediğini beyan ettiği, taraflar arasında sonuca etkili bir şekilde müzakere edilmeyen ve davalı yanın yeterince bilgilendirilmediği «genel işlem koşulu» niteliğindeki hükümlerin «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 5.189,00 TL’nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen muhtelif tarihli «kredi sözleşmeleri» sebebiyle davalı banka tarafından dosya ve işlem «masrafı», «komisyon» ücreti gibi adlar altında davacıdan tahsil edilen bedellerin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/6689 E. , 2021/5231 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.01.2020 tarih ve 2018/408-2020/8 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 19/02/2013 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kredi kullandığını, davalının, kullanılan krediden çeşitli tarihlerde komisyon, BSMV, kredi tahsis ve değerlendirme ücreti adı altında kesintiler yaptığını, yapılan kesintilerin haksız ve dayanaksız olduğunu ileri sürerek, 11.176,59 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu kesintilerin kredi sözleşmesinin 83. maddesinde belirtilen şartlara uygun olarak yapıldığını davacının tacir olduğunu, basiretli davranması gerektiğini, müvekkilinin de tacir olup yaptığı iş karşılığı ücret isteme hakkı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma ilamı doğrultusunda genel işlem koşulları denetimi yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 83. maddesinde yer alan hükmün davalı banka tarafından tek taraflı olarak düzenlenen, davacı yanın içeriğine müdahale etme imkanı bulunmadığı ve davalı banka ile müzakere etmeden kabul etmek durumunda olduğu bir sözleşme hükmü olduğu, bu niteliği itibariyle genel işlem koşulu niteliğinde bulunduğu, bu nedenle anılan hükmün 6098 sayılı TBK’nın 21. maddesi delaletiyle uygulanması gereken 22. maddesine göre yazılmamış sayılması gerektiğinden, bankanın yaptığı kesintilerin açıkça hukuki dayanaktan yoksun hale geldiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafından kullanılan ticari krediler sebebiyle, komisyon adı altında tahsil edilen masrafların iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davalı banka tarafından sözleşmenin imzalanmasından önce davacıya bilgilendirme formu verilmiş olup, davacının imzasını havi bilgilendirme formunda, genel kredi sözleşmesinin 6. maddesinin banka tarafından alınacak masraflara ilişkin olduğu ve aleyhe hükümler içerdiği belirtilmiştir. Bilgilendirme formunda atıf yapılan genel kredi sözleşmesinin 6.1 maddesi ise, bankanın genel kredi sözleşmesinin ekinde yer alan kredi komisyon listesinde belirtilen oranlarda komisyon alabileceği hükmünü haizdir.
Sözleşme ekinde, “Ticari Kredi Komisyonları” başlığını taşıyan ve banka tarafından alınacak masrafların gösterildiği bir liste olduğu ve listenin davacı şirketin imzasını taşıdığı görülmüştür. Bu hale göre, belirtilen sözleşme hükmünün taraflar arasında müzakere edilerek sözleşmeye konulduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla, mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılarak, bankanın tahsil ettiği masrafların sözleşme ekindeki listeyle uyumlu olup olmadığının denetlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davalı banka yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 21/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/691466900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz