Alacak | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4556 E. 2024/1729 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel işlem koşulları↗ genel işlem koşulu↗ ticari kredi↗ bsmv↗ ba formu↗ ticari faiz↗ dürüstlük kuralı↗ genel kredi sözleşmesi↗ komisyon↗ bilirkişi incelemesi↗ kredi sözleşmesi↗ taşıyan↗ tacir↗ dosya masrafı↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, davacı tarafından kullanılan ticari krediler sebebiyle, komisyon adı altında tahsil edilen masrafların iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davalı banka tarafından sözleşmenin imzalanmasından önce davacıya bilgilendirme formu verilmiş olup, davacının imzasını havi bilgilendirme formunda, genel kredi sözleşmesinin 6. maddesinin banka tarafından alınacak masraflara ilişkin olduğu ve aleyhe hükümler içerdiği belirtilmiştir. Bilgilendirme formunda atıf yapılan genel kredi sözleşmesinin 6.1 maddesi ise, bankanın genel kredi sözleşmesinin ekinde yer alan kredi komisyon listesinde belirtilen oranlarda komisyon alabileceği hükmünü haizdir. Sözleşme ekinde, “Ticari Kredi Komisyonları” başlığını taşıyan ve banka tarafından alınacak masrafların gösterildiği bir liste olduğu ve listenin davacı şirketin imzasını taşıdığı görülmüştür. Bu hale göre, belirtilen sözleşme hükmünün taraflar arasında müzakere edilerek sözleşmeye konulduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla, mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılarak, bankanın tahsil ettiği masrafların sözleşme ekindeki listeyle uyumlu olup olmadığının denetlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir...'' gerekçesiyle bozulmuştur.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme ekinde, “Ticari Kredi Komisyonları” başlığını taşıyan ve banka tarafından alınacak masrafların gösterildiği bir liste olduğu ve listenin davacı şirketin imzasını taşıması nedeniyle genel kredi sözleşmesinde yer alan düzenlemenin davacının sözleşme imzalamadan önce bilgilendirilmiş olması nedeniyle genel işlem koşulu niteliğinde olmadığı taraflar arasında müzakere edilerek sözleşmeye konulduğu, bu kapsamda alınan bilirkişi raporunda da davalı tarafından yapılan kesintilerin sözleşme eki listede yer alan oranlarla uyumlu olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşme ekinde bulunan ve Ticari Kredi Komisyonları başlığını taşıyan listede müvekkilin imzasının bulunması, kredi sözleşmesinin imzalanması öncesinde müvekkil ile banka arasında müzakere gerçekleştiği ve söz konusu masraflara ilişkin taraflarca anlaşılarak karar verildiği anlamına gelmediğini, fiili hayatta, kredi sözleşmelerinin imzalanması sırasında, kredi çeken tarafa birçok belge sunulduğu ve bunların tamamının imzalanması gerektiğinin belirtildiği, belgelerin imzalanmaması durumunda kredi verilmediğinin herkes tarafından bilindiğini, bu hususta yapılan tespitin haksız ve hukuka aykırı olduğu ile fiili hayata uymadığı kanaatini taşıdıklarını, müvekkilinin bir takım ticari zorunluluklar sebebi ile kredi kullanmak durumunda kaldığını, neticede davalı bankaya yapılan başvurusunun kabul edildiğini, ancak davalı bankanın müvekkil karşısındaki üstün konumunu hem Türk Medeni Kanunu’nun doğruluk ve dürüstlük kurallarına aykırı olarak hem de ticari ahlak ile bağdaşmayacak şekilde kötüye kullandığını, tip sözleşme olarak düzenlenen ve müvekkil ile müzakere edilmeksizin hazırlanan kredi sözleşmesi ve eklerinin müvekkili aleyhine olduğu, davalı bankanın uygulamasının haksız, hukuka aykırı ve dayanaksız olduğunu, bu durumda Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri, Medeni Kanun’un doğruluk ve dürüstlük kuralları hakkındaki hükümleri ve ticari hayatın olağan akışı düşünüldüğünde davanın kabulü gerektiğini, dosya içerisinde alınmış bulunan bilirkişi raporları arasında ciddi çelişkiler bulunmakta olup, mahkemenin hüküm öncesinde bu çelişkileri gidermesi gerektiğini, konuya ilişkin olarak yapılan itirazlarının haksız ve hukuka aykırı olarak reddedildiğini, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle komisyon, kredi tahsis ve değerlendirme ücreti vs. adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Kanun'un 20 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6689 E. 2021/5231 K.
Ortak:genel işlem koşulları · genel işlem koşulu · ba formu · genel kredi sözleşmesi · komisyon · bilirkişi incelemesi · kredi sözleşmesi · taşıyan
İncelediğiniz karardaMahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme ekinde, “Ticari Kredi Komisyonları” başlığını «taşıyan» ve banka tarafından alınacak «masrafların» gösterildiği bir liste olduğu ve listenin davacı şirketin imzasını taşıması nedeniyle «genel kredi sözleşmesinde» yer alan düzenlemenin davacının sözleşme imzalamadan önce bilgilendirilmiş olması nedeniyle «genel işlem koşulu» niteliğinde olmadığı taraflar arasında müzakere edilerek sözleşmeye konulduğu, bu kapsamda alınan bilirkişi raporunda da davalı tarafından yapılan kesintilerin söz …
Ancak davalı banka tarafından sözleşmenin imzalanmasından önce davacıya bilgilendirme «formu» verilmiş olup, davacının imzasını havi bilgilendirme formunda, «genel kredi sözleşmesinin» 6. maddesinin banka tarafından alınacak «masraflara» ilişkin olduğu ve aleyhe hükümler içerdiği belirtilmiştir.
Bilgilendirme formunda atıf yapılan «genel kredi sözleşmesinin» 6.1 maddesi ise, bankanın genel kredi sözleşmesinin ekinde yer alan kredi «komisyon» listesinde belirtilen oranlarda komisyon alabileceği hükmünü haizdir.
Benzer bu karardaAncak davalı banka tarafından sözleşmenin imzalanmasından önce davacıya bilgilendirme «formu» verilmiş olup, davacının imzasını havi bilgilendirme formunda, «genel kredi sözleşmesinin» 6. maddesinin banka tarafından alınacak «masraflara» ilişkin olduğu ve aleyhe hükümler içerdiği belirtilmiştir.
Bilgilendirme formunda atıf yapılan «genel kredi sözleşmesinin» 6.1 maddesi ise, bankanın genel kredi sözleşmesinin ekinde yer alan kredi «komisyon» listesinde belirtilen oranlarda komisyon alabileceği hükmünü haizdir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma ilamı doğrultusunda «genel işlem koşulları» denetimi yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 83. maddesinde yer alan hükmün davalı banka tarafından tek taraflı olarak düzenlenen, davacı yanın içeriğine müdahale etme imkanı bulunmadığı ve davalı banka ile müzakere etmeden kabul etmek durumunda olduğu bir sözleşme hükmü olduğu, bu niteliği itibariyle «genel işlem koşulu» niteliğinde bulunduğu, bu nedenle anılan hükmün 6098 sayılı TBK’nın 21. maddesi delaletiyle uygulanması gereken 22. maddesine göre yazılmamış sayılması gerektiğind …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/458 E. 2020/4608 K.
Ortak:genel işlem koşulu · ticari kredi · ba formu · genel kredi sözleşmesi · komisyon · bilirkişi incelemesi · kredi sözleşmesi · taşıyan
İncelediğiniz karardaMahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme ekinde, “Ticari Kredi Komisyonları” başlığını «taşıyan» ve banka tarafından alınacak «masrafların» gösterildiği bir liste olduğu ve listenin davacı şirketin imzasını taşıması nedeniyle «genel kredi sözleşmesinde» yer alan düzenlemenin davacının sözleşme imzalamadan önce bilgilendirilmiş olması nedeniyle «genel işlem koşulu» niteliğinde olmadığı taraflar arasında müzakere edilerek sözleşmeye konulduğu, bu kapsamda alınan bilirkişi raporunda da davalı tarafından yapılan kesintilerin söz …
Ancak davalı banka tarafından sözleşmenin imzalanmasından önce davacıya bilgilendirme «formu» verilmiş olup, davacının imzasını havi bilgilendirme formunda, «genel kredi sözleşmesinin» 6. maddesinin banka tarafından alınacak «masraflara» ilişkin olduğu ve aleyhe hükümler içerdiği belirtilmiştir.
Bilgilendirme formunda atıf yapılan «genel kredi sözleşmesinin» 6.1 maddesi ise, bankanın genel kredi sözleşmesinin ekinde yer alan kredi «komisyon» listesinde belirtilen oranlarda komisyon alabileceği hükmünü haizdir.
Benzer bu kararda… a ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında bir kısmı 818 sayılı BK’nın, bir kısmı ise 6098 sayılı TBK’nın yürürlükte olduğu dönemde imzalanan «ticari kredi sözleşmeleri» bulunduğu ve bu krediler sebebiyle davacıdan «komisyon» ve «masraf» tahsil edildiği, Mülga BK döneminde akdedilen kredi sözleşmesi sebebiyle davacıdan BSVMV «dahil» 2.336,25 TL kredi tahsis ve değerlendirme ücreti tahsil edilmişse de,yapılan kesintilerin «emsal banka uygulamalarına» göre makul olduğu ve bunların «istirdadı» talebinin yerinde olmadığı, TBK’nın yürürlükte olduğu dönemde 12.09.2012 ve 30.06.2014 tarihlerinde imzalanan «genel kredi sözleşmeleri» bakımından ise «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerin uygulanma kabiliyeti bulunduğu, bu sözleşmelerde yer alan masraf ve komisyon tahsiline ilişkin hükümlerin genel işlem koşulu niteliğinde olduğu …
Zira, bozma ilamında, 6098 sayılı TBK’nın yürürlükte olduğu dönemde akdedilen 2 adet «genel kredi sözleşmesi» bakımından «genel işlem koşulu denetimi» yapılması gerektiği belirtilerek, yapılacak denetim kapsamında, davalı bankanın kredinin imzalanmasından önce davacıya bilgilendirme «formu» verip vermediğinin araştırılması, verildiyse bunun sözleşme hükümlerinin müzakere edilerek belirlendiği anlamına gelip gelmeyeceğinin tartışılması ve bu suretle sö …
Dosya kapsamındaki belgelerden davalı bankanın her iki «kredi sözleşmesinin» imzalanmasından önce de davacıya bilgilendirme «formu» verdiği görülmüştür.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulu denetimi · emsal banka uygulaması · ba/bs formları · ticari kredi sözleşmesi · bankacılık işlemleri · istirdat · dahili dava
Benzer bu kararda… a ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında bir kısmı 818 sayılı BK’nın, bir kısmı ise 6098 sayılı TBK’nın yürürlükte olduğu dönemde imzalanan «ticari kredi sözleşmeleri» bulunduğu ve bu krediler sebebiyle davacıdan «komisyon» ve «masraf» tahsil edildiği, Mülga BK döneminde akdedilen kredi sözleşmesi sebebiyle davacıdan BSVMV «dahil» 2.336,25 TL kredi tahsis ve değerlendirme ücreti tahsil edilmişse de,yapılan kesintilerin «emsal banka uygulamalarına» göre makul olduğu ve bunların «istirdadı» talebinin yerinde olmadığı, TBK’nın yürürlükte olduğu dönemde 12.09.2012 ve 30.06.2014 tarihlerinde imzalanan «genel kredi sözleşmeleri» bakımından ise «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerin uygulanma kabiliyeti bulunduğu, bu sözleşmelerde yer alan masraf ve komisyon tahsiline ilişkin hükümlerin genel işlem koşulu niteliğinde olduğu …
Dava, taraflar arasında akdedilen ticari krediler sebebiyle davacıdan tahsil edilen kredi kullanım ve istihbarat ücretinin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Zira, bozma ilamında, 6098 sayılı TBK’nın yürürlükte olduğu dönemde akdedilen 2 adet «genel kredi sözleşmesi» bakımından «genel işlem koşulu denetimi» yapılması gerektiği belirtilerek, yapılacak denetim kapsamında, davalı bankanın kredinin imzalanmasından önce davacıya bilgilendirme «formu» verip vermediğinin araştırılması, verildiyse bunun sözleşme hükümlerinin müzakere edilerek belirlendiği anlamına gelip gelmeyeceğinin tartışılması ve bu suretle sö …
Davacının imzasını havi bilgilendirme «formlarında», «genel kredi sözleşmesinin» 6. maddesinin banka tarafından alınacak «masraflara» ilişkin olduğu ve aleyhe hükümler içerdiği belirtilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4503 E. 2022/8181 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tanık delili · yazılı delil başlangıcı · delil başlangıcı · vade tarihi · teminat senedi · ortaklık sözleşmesi · adi ortaklık · yazılı delil
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu «bonolarda» «teminat» olarak verildiklerini gösteren bir ibare bulunmadığı, dava dilekçesi ekindeki listelerde davalının kaşesi ve kaşe üzerinde geçmişte davalının muhasebesini tuttuğu taraflarca kabul edilen ...'in imzası bulunmakta olup, bu listelerin «yazılı delil başlangıcı» kabul edilip tanık dinlenebileceği değerlendirilse bile davacının delilleri arasında «tanık delili» bulunmadığı, davacı yanca sonradan tanık deliline dayanılmışsa da davalı taraf buna «muvafakat» etmediğinden tanık dinlenmesinin mümkün olmadığı, dava dilekçesi ekindeki liste içeriği ve her bir listenin başındaki tarih nazara alındığında, liste başındaki tarihin keşide ve içindeki tarihlerin «vade tarihi» olabileceği, takip talebinde bilgileri yazılı ilk dokuz senedin vade ve keşide tarihleri ile dava dilekçesi ekindeki liste içeriğinin kısmen birbiri ile örtüştüğü görülmekte ise de, anılan listelerden hareketle takibe dayanak bonoların bu listelerde geçen bonolar olduğu yönünde «kesin» bir kanaate varmanın mümkün olmadığı, davalının senedin «teminat senedi» olduğu ve muhasebeciye «teslim» edildiği iddiasını kabul etmediği, davacının senedin teminat senedi olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı yan, yukarıda özetlendiği şekilde, davaya konu bonoları taraflar arasındaki «adi ortaklık sözleşmesinin» «teminatı» olarak düzenleyip, davalının muhasebecisi olan ...’e «teslim» ettiğini ileri sürmüş, iddiasını ispat amacıyla da adı geçen kişinin imzasını içeren belgeleri dosyaya «ibraz» etmiştir.
Söz konusu belgeler incelendiğinde, her belgede liste halinde çeşitli senetlerin bilgilerine yer verildiği, senetlerin gösterildiği listenin hemen altında, ...’in, senetleri, «adi ortaklık sözleşmesinin» «teminatı» olarak davalı adına «teslim» aldığını beyan ettiği ve belgeleri davalıya ait işletmenin kaşesi altında imzaladığı görülmektedir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2098 E. 2018/7579 K.
Ortak:genel işlem koşulu · ba formu · komisyon · kredi sözleşmesi · taşıyan · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaMahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme ekinde, “Ticari Kredi Komisyonları” başlığını «taşıyan» ve banka tarafından alınacak «masrafların» gösterildiği bir liste olduğu ve listenin davacı şirketin imzasını taşıması nedeniyle «genel kredi sözleşmesinde» yer alan düzenlemenin davacının sözleşme imzalamadan önce bilgilendirilmiş olması nedeniyle «genel işlem koşulu» niteliğinde olmadığı taraflar arasında müzakere edilerek sözleşmeye konulduğu, bu kapsamda alınan bilirkişi raporunda da davalı tarafından yapılan kesintilerin söz …
Ancak davalı banka tarafından sözleşmenin imzalanmasından önce davacıya bilgilendirme «formu» verilmiş olup, davacının imzasını havi bilgilendirme formunda, «genel kredi sözleşmesinin» 6. maddesinin banka tarafından alınacak «masraflara» ilişkin olduğu ve aleyhe hükümler içerdiği belirtilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşme ekinde bulunan ve Ticari Kredi Komisyonları başlığını «taşıyan» listede müvekkilin imzasının bulunması, «kredi sözleşmesinin» imzalanması öncesinde müvekkil ile banka arasında müzakere gerçekleştiği ve söz konusu «masraflara» ilişkin taraflarca anlaşılarak karar verildiği anlamına gelmediğini, fiili hayatta, kredi sözleşmelerinin imzalanması sırasında, kredi çeken tarafa birçok belge sunulduğu ve bunların tamamının imzalanması gerektiğinin belirtildiği, belgelerin imzalanmaması durumunda kredi verilmediğinin herkes tarafından bilindiğini, bu hususta yapılan tespitin haksız ve hukuka aykırı olduğu ile fiili hayata uymadığı kanaatini taşıdıklarını, müvekkilinin bir takım ticari zorunluluklar «sebebi» ile kredi kullanmak durumunda kaldığını, neticede davalı bankaya yapılan başvurusunun kabul edildiğini, ancak davalı bankanın müvekkil karşısındaki üstün konumunu hem Türk Medeni Kanunu’nun doğruluk ve «dürüstlük kurallarına» aykırı olarak hem de ticari ahlak ile bağdaşmayacak şekilde kötüye kullandığını, tip sözleşme olarak düzenlenen ve müvekkil ile müzakere edilmeksizin hazırlanan kredi sözleşmesi ve eklerinin müvekkili aleyhine olduğu, davalı bankanın uygulamasının haksız, hukuka aykırı ve dayanaksız olduğunu, bu durumda Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri, Medeni Kanun’un doğruluk ve dürüstlük kuralları hakkındaki hükümleri ve ticari hayatın olağan akışı düşünüldüğünde davanın kabulü gerektiğini, dosya içerisinde alınmış bulunan bilirkişi raporları arasında ciddi çelişkiler bulunmakta olup, mahkemenin hüküm öncesinde bu çelişkileri gidermesi gerektiğini, konuya ilişkin olarak yapılan itirazlarının haksız ve hukuka aykırı olarak reddedildiğini, mahkemece «eksik inceleme» ile karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında akdedilen muhtelif tarihli «kredi sözleşmeleri» sebebiyle davalı banka tarafından dosya ve işlem «masrafı», «komisyon» ücreti gibi adlar altında davacıdan tahsil edilen bedellerin «istirdadı» istemine ilişkindir.
… rgılama, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşme hükümlerinin taraflar arasında sonuca etkili bir şekilde müzakere edildiğine dair delil sunulmadığı, «isticvap» edilen davacı şirket yetkilisinin sözleşme imzalanırken «masraf» tahsilatına ilişkin hükümlerin kendisiyle müzakere edilmediğini ve bu hükümler hakkında yeterince bilgilendirilmediğini beyan ettiği, taraflar arasında sonuca etkili bir şekilde müzakere edilmeyen ve davalı yanın yeterince bilgilendirilmediği «genel işlem koşulu» niteliğindeki hükümlerin «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 5.189,00 TL’nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… üzakere edildiğine dair delil sunulamadığından bahisle davanın reddine karar verilmişse de, davalı banka tarafından, ‘Sözleşme Öncesi Bilgilendirme Formu’ başlığını «taşıyan» ve davacı şirket yetkilisinin imzasını havi 03.09.2012 tarihli belge dosyaya sunulmuş olup, anılan belgede taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesi» sebebiyle tahsil edilecek tutarlara ait birtakım bilgilendirmelere yer verildiği görülmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:isticvap · istirdat · geçersizlik
Benzer bu kararda… rgılama, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşme hükümlerinin taraflar arasında sonuca etkili bir şekilde müzakere edildiğine dair delil sunulmadığı, «isticvap» edilen davacı şirket yetkilisinin sözleşme imzalanırken «masraf» tahsilatına ilişkin hükümlerin kendisiyle müzakere edilmediğini ve bu hükümler hakkında yeterince bilgilendirilmediğini beyan ettiği, taraflar arasında sonuca etkili bir şekilde müzakere edilmeyen ve davalı yanın yeterince bilgilendirilmediği «genel işlem koşulu» niteliğindeki hükümlerin «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 5.189,00 TL’nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen muhtelif tarihli «kredi sözleşmeleri» sebebiyle davalı banka tarafından dosya ve işlem «masrafı», «komisyon» ücreti gibi adlar altında davacıdan tahsil edilen bedellerin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4556 E. , 2024/1729 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/520 Esas, 2022/253 Karar
DAVA TARİHİ 03.07.2014
HÜKÜM
Davanın reddi
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında akdedilen 19.02.2013 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kredi kullandığını, davalının kullanılan krediden çeşitli tarihlerde komisyon, BSMV, kredi tahsis ve değerlendirme ücreti adı altında kesintiler yaptığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 11.176,59 TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faiz ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kesintilerin kredi sözleşmesi uyarınca yapıldığını, sözleşmenin 83 üncü maddesinde bu hususun açıkça kararlaştırıldığını, davacının tacir olduğunu, basiretli davranması gerektiğini, müvekkilinin de tacir olup yaptığı iş karşılığı ücret isteme hakkı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 09.01.2020 tarih, 2018/408 E. ve 2020/8 K. sayılı kararı ile bozma ilamı doğrultusunda genel işlem koşulları denetimi yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 83. maddesinde yer alan hükmün davalı banka tarafından tek taraflı olarak düzenlenen, davacı yanın içeriğine müdahale etme imkanı bulunmadığı ve davalı banka ile müzakere etmeden kabul etmek durumunda olduğu bir sözleşme hükmü olduğu, bu niteliği itibariyle genel işlem koşulu niteliğinde bulunduğu, bu nedenle anılan hükmün 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 21 nci maddesi delaletiyle uygulanması gereken 22 nci maddesine göre yazılmamış sayılması gerektiğinden, bankanın yaptığı kesintilerin açıkça hukuki dayanaktan yoksun hale geldiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz etmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 21.06.2021 tarih, 2020/6689 E. ve 2021/5231 K. sayılı kararıyla''... Dava, davacı tarafından kullanılan ticari krediler sebebiyle, komisyon adı altında tahsil edilen masrafların iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davalı banka tarafından sözleşmenin imzalanmasından önce davacıya bilgilendirme formu verilmiş olup, davacının imzasını havi bilgilendirme formunda, genel kredi sözleşmesinin 6. maddesinin banka tarafından alınacak masraflara ilişkin olduğu ve aleyhe hükümler içerdiği belirtilmiştir. Bilgilendirme formunda atıf yapılan genel kredi sözleşmesinin 6.1 maddesi ise, bankanın genel kredi sözleşmesinin ekinde yer alan kredi komisyon listesinde belirtilen oranlarda komisyon alabileceği hükmünü haizdir.
Sözleşme ekinde, “Ticari Kredi Komisyonları” başlığını taşıyan ve banka tarafından alınacak masrafların gösterildiği bir liste olduğu ve listenin davacı şirketin imzasını taşıdığı görülmüştür. Bu hale göre, belirtilen sözleşme hükmünün taraflar arasında müzakere edilerek sözleşmeye konulduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla, mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılarak, bankanın tahsil ettiği masrafların sözleşme ekindeki listeyle uyumlu olup olmadığının denetlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir...'' gerekçesiyle bozulmuştur.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme ekinde, “Ticari Kredi Komisyonları” başlığını taşıyan ve banka tarafından alınacak masrafların gösterildiği bir liste olduğu ve listenin davacı şirketin imzasını taşıması nedeniyle genel kredi sözleşmesinde yer alan düzenlemenin davacının sözleşme imzalamadan önce bilgilendirilmiş olması nedeniyle genel işlem koşulu niteliğinde olmadığı taraflar arasında müzakere edilerek sözleşmeye konulduğu, bu kapsamda alınan bilirkişi raporunda da davalı tarafından yapılan kesintilerin sözleşme eki listede yer alan oranlarla uyumlu olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşme ekinde bulunan ve Ticari Kredi Komisyonları başlığını taşıyan listede müvekkilin imzasının bulunması, kredi sözleşmesinin imzalanması öncesinde müvekkil ile banka arasında müzakere gerçekleştiği ve söz konusu masraflara ilişkin taraflarca anlaşılarak karar verildiği anlamına gelmediğini, fiili hayatta, kredi sözleşmelerinin imzalanması sırasında, kredi çeken tarafa birçok belge sunulduğu ve bunların tamamının imzalanması gerektiğinin belirtildiği, belgelerin imzalanmaması durumunda kredi verilmediğinin herkes tarafından bilindiğini, bu hususta yapılan tespitin haksız ve hukuka aykırı olduğu ile fiili hayata uymadığı kanaatini taşıdıklarını, müvekkilinin bir takım ticari zorunluluklar sebebi ile kredi kullanmak durumunda kaldığını, neticede davalı bankaya yapılan başvurusunun kabul edildiğini, ancak davalı bankanın müvekkil karşısındaki üstün konumunu hem Türk Medeni Kanunu’nun doğruluk ve dürüstlük kurallarına aykırı olarak hem de ticari ahlak ile bağdaşmayacak şekilde kötüye kullandığını, tip sözleşme olarak düzenlenen ve müvekkil ile müzakere edilmeksizin hazırlanan kredi sözleşmesi ve eklerinin müvekkili aleyhine olduğu, davalı bankanın uygulamasının haksız, hukuka aykırı ve dayanaksız olduğunu, bu durumda Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri, Medeni Kanun’un doğruluk ve dürüstlük kuralları hakkındaki hükümleri ve ticari hayatın olağan akışı düşünüldüğünde davanın kabulü gerektiğini, dosya içerisinde alınmış bulunan bilirkişi raporları arasında ciddi çelişkiler bulunmakta olup, mahkemenin hüküm öncesinde bu çelişkileri gidermesi gerektiğini, konuya ilişkin olarak yapılan itirazlarının haksız ve hukuka aykırı olarak reddedildiğini, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle komisyon, kredi tahsis ve değerlendirme ücreti vs. adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Kanun'un 20 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051002600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz