Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/458 E. 2020/4608 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel işlem koşulu denetimi↗ emsal banka uygulaması↗ ba/bs formları↗ ticari kredi sözleşmesi↗ genel işlem koşulu↗ bankacılık işlemleri↗ ticari kredi↗ ba formu↗ genel kredi sözleşmesi↗ tbk 99↗ komisyon↗ istirdat↗ bilirkişi incelemesi↗ kredi sözleşmesi↗ taşıyan↗ dosya masrafı↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında bir kısmı 818 sayılı BK’nın, bir kısmı ise 6098 sayılı TBK’nın yürürlükte olduğu dönemde imzalanan ticari kredi sözleşmeleri bulunduğu ve bu krediler sebebiyle davacıdan komisyon ve masraf tahsil edildiği, Mülga BK döneminde akdedilen kredi sözleşmesi sebebiyle davacıdan BSVMV dahil 2.336,25 TL kredi tahsis ve değerlendirme ücreti tahsil edilmişse de,yapılan kesintilerin emsal banka uygulamalarına göre makul olduğu ve bunların istirdadı talebinin yerinde olmadığı, TBK’nın yürürlükte olduğu dönemde 12.09.2012 ve 30.06.2014 tarihlerinde imzalanan genel kredi sözleşmeleri bakımından ise genel işlem koşullarına ilişkin hükümlerin uygulanma kabiliyeti bulunduğu, bu sözleşmelerde yer alan masraf ve komisyon tahsiline ilişkin hükümlerin genel işlem koşulu niteliğinde olduğu zira davalı bankanın mülga BK döneminde imzalanan sözleşmede yer alan hükmün aynısına yeni sözleşmelerde de yer verdiği, bu hususun sözleşme hükümlerin matbu ve müzakere edilmeden davacıya dayatıldığını gösterdiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne 15.513,75 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen ticari krediler sebebiyle davacıdan tahsil edilen kredi kullanım ve istihbarat ücretinin istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de uyulan bozma ilamının gerekleri doğrultusunda inceleme ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Zira, bozma ilamında, 6098 sayılı TBK’nın yürürlükte olduğu dönemde akdedilen 2 adet genel kredi sözleşmesi bakımından genel işlem koşulu denetimi yapılması gerektiği belirtilerek, yapılacak denetim kapsamında, davalı bankanın kredinin imzalanmasından önce davacıya bilgilendirme formu verip vermediğinin araştırılması, verildiyse bunun sözleşme hükümlerinin müzakere edilerek belirlendiği anlamına gelip gelmeyeceğinin tartışılması ve bu suretle sözleşme hükümlerinin genel işlem koşulu niteliğinde olup olmadığının tespit edilmesi istenilmiştir. Dosya kapsamındaki belgelerden davalı bankanın her iki kredi sözleşmesinin imzalanmasından önce de davacıya bilgilendirme formu verdiği görülmüştür. Bu itibarla, mahkemece, söz konusu aydınlatma formlarının varlığına rağmen bozma ilamında işaret edildiği şekilde bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, yukarıda da ifade edildiği üzere davalı banka her iki kredi sözleşmesinin imzalanmasından önce de davacıya bilgilendirme formu vermiştir. Davacının imzasını havi bilgilendirme formlarında, genel kredi sözleşmesinin 6. maddesinin banka tarafından alınacak masraflara ilişkin olduğu ve aleyhe hükümler içerdiği belirtilmiştir. Bilgilendirme formunda atıf yapılan genel kredi sözleşmesinin 6.2 maddesi ise, “Taraflar kredi ve bankacılık işlemlerinden kaynaklanan tüm masraf ve ücretlerle sair giderlerin işbu sözleşmenin ekinde liste halinde yer aldığını ve taraflarca kabul edildiğini beyan ederler...” hükmünü haizdir. Sözleşme ekinde, “Ticari Kredi Komisyonları” başlığını taşıyan ve banka tarafından alınacak masrafların gösterildiği bir liste olduğu ve listenin davacı şirketin imzasını taşıdığı görülmüştür. Listede, bankanın kullandırılan ticari krediler sebebiyle kredi limiti üzerinden ve devresel olarak maksimum %2,5 oranında kredi tahsis ve istihbarat ücreti tahsil edebileceği yazılıdır. Bu durumda, mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılarak, bankanın tahsil ettiği masrafların sözleşme ekindeki listeyle uyumlu olup olmadığının denetlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6689 E. 2021/5231 K.
Ortak:genel işlem koşulu · ticari kredi · ba formu · genel kredi sözleşmesi · komisyon · bilirkişi incelemesi · kredi sözleşmesi · taşıyan · Alacak
İncelediğiniz kararda… a ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında bir kısmı 818 sayılı BK’nın, bir kısmı ise 6098 sayılı TBK’nın yürürlükte olduğu dönemde imzalanan «ticari kredi sözleşmeleri» bulunduğu ve bu krediler sebebiyle davacıdan «komisyon» ve «masraf» tahsil edildiği, Mülga BK döneminde akdedilen kredi sözleşmesi sebebiyle davacıdan BSVMV «dahil» 2.336,25 TL kredi tahsis ve değerlendirme ücreti tahsil edilmişse de,yapılan kesintilerin «emsal banka uygulamalarına» göre makul olduğu ve bunların «istirdadı» talebinin yerinde olmadığı, TBK’nın yürürlükte olduğu dönemde 12.09.2012 ve 30.06.2014 tarihlerinde imzalanan «genel kredi sözleşmeleri» bakımından ise «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerin uygulanma kabiliyeti bulunduğu, bu sözleşmelerde yer alan masraf ve komisyon tahsiline ilişkin hükümlerin genel işlem koşulu niteliğinde olduğu …
Zira, bozma ilamında, 6098 sayılı TBK’nın yürürlükte olduğu dönemde akdedilen 2 adet «genel kredi sözleşmesi» bakımından «genel işlem koşulu denetimi» yapılması gerektiği belirtilerek, yapılacak denetim kapsamında, davalı bankanın kredinin imzalanmasından önce davacıya bilgilendirme «formu» verip vermediğinin araştırılması, verildiyse bunun sözleşme hükümlerinin müzakere edilerek belirlendiği anlamına gelip gelmeyeceğinin tartışılması ve bu suretle sö …
Dosya kapsamındaki belgelerden davalı bankanın her iki «kredi sözleşmesinin» imzalanmasından önce de davacıya bilgilendirme «formu» verdiği görülmüştür.
Benzer bu karardaAncak davalı banka tarafından sözleşmenin imzalanmasından önce davacıya bilgilendirme «formu» verilmiş olup, davacının imzasını havi bilgilendirme formunda, «genel kredi sözleşmesinin» 6. maddesinin banka tarafından alınacak «masraflara» ilişkin olduğu ve aleyhe hükümler içerdiği belirtilmiştir.
Bilgilendirme formunda atıf yapılan «genel kredi sözleşmesinin» 6.1 maddesi ise, bankanın genel kredi sözleşmesinin ekinde yer alan kredi «komisyon» listesinde belirtilen oranlarda komisyon alabileceği hükmünü haizdir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma ilamı doğrultusunda «genel işlem koşulları» denetimi yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 83. maddesinde yer alan hükmün davalı banka tarafından tek taraflı olarak düzenlenen, davacı yanın içeriğine müdahale etme imkanı bulunmadığı ve davalı banka ile müzakere etmeden kabul etmek durumunda olduğu bir sözleşme hükmü olduğu, bu niteliği itibariyle «genel işlem koşulu» niteliğinde bulunduğu, bu nedenle anılan hükmün 6098 sayılı TBK’nın 21. maddesi delaletiyle uygulanması gereken 22. maddesine göre yazılmamış sayılması gerektiğind …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulları
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma ilamı doğrultusunda «genel işlem koşulları» denetimi yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 83. maddesinde yer alan hükmün davalı banka tarafından tek taraflı olarak düzenlenen, davacı yanın içeriğine müdahale etme imkanı bulunmadığı ve davalı banka ile müzakere etmeden kabul etmek durumunda olduğu bir sözleşme hükmü olduğu, bu niteliği itibariyle «genel işlem koşulu» niteliğinde bulunduğu, bu nedenle anılan hükmün 6098 sayılı TBK’nın 21. maddesi delaletiyle uygulanması gereken 22. maddesine göre yazılmamış sayılması gerektiğind …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4556 E. 2024/1729 K.
Ortak:genel işlem koşulu · ticari kredi · ba formu · genel kredi sözleşmesi · komisyon · bilirkişi incelemesi · kredi sözleşmesi · taşıyan
İncelediğiniz kararda… a ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında bir kısmı 818 sayılı BK’nın, bir kısmı ise 6098 sayılı TBK’nın yürürlükte olduğu dönemde imzalanan «ticari kredi sözleşmeleri» bulunduğu ve bu krediler sebebiyle davacıdan «komisyon» ve «masraf» tahsil edildiği, Mülga BK döneminde akdedilen kredi sözleşmesi sebebiyle davacıdan BSVMV «dahil» 2.336,25 TL kredi tahsis ve değerlendirme ücreti tahsil edilmişse de,yapılan kesintilerin «emsal banka uygulamalarına» göre makul olduğu ve bunların «istirdadı» talebinin yerinde olmadığı, TBK’nın yürürlükte olduğu dönemde 12.09.2012 ve 30.06.2014 tarihlerinde imzalanan «genel kredi sözleşmeleri» bakımından ise «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerin uygulanma kabiliyeti bulunduğu, bu sözleşmelerde yer alan masraf ve komisyon tahsiline ilişkin hükümlerin genel işlem koşulu niteliğinde olduğu …
Zira, bozma ilamında, 6098 sayılı TBK’nın yürürlükte olduğu dönemde akdedilen 2 adet «genel kredi sözleşmesi» bakımından «genel işlem koşulu denetimi» yapılması gerektiği belirtilerek, yapılacak denetim kapsamında, davalı bankanın kredinin imzalanmasından önce davacıya bilgilendirme «formu» verip vermediğinin araştırılması, verildiyse bunun sözleşme hükümlerinin müzakere edilerek belirlendiği anlamına gelip gelmeyeceğinin tartışılması ve bu suretle sö …
Dosya kapsamındaki belgelerden davalı bankanın her iki «kredi sözleşmesinin» imzalanmasından önce de davacıya bilgilendirme «formu» verdiği görülmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme ekinde, “Ticari Kredi Komisyonları” başlığını «taşıyan» ve banka tarafından alınacak «masrafların» gösterildiği bir liste olduğu ve listenin davacı şirketin imzasını taşıması nedeniyle «genel kredi sözleşmesinde» yer alan düzenlemenin davacının sözleşme imzalamadan önce bilgilendirilmiş olması nedeniyle «genel işlem koşulu» niteliğinde olmadığı taraflar arasında müzakere edilerek sözleşmeye konulduğu, bu kapsamda alınan bilirkişi raporunda da davalı tarafından yapılan kesintilerin söz …
Ancak davalı banka tarafından sözleşmenin imzalanmasından önce davacıya bilgilendirme «formu» verilmiş olup, davacının imzasını havi bilgilendirme formunda, «genel kredi sözleşmesinin» 6. maddesinin banka tarafından alınacak «masraflara» ilişkin olduğu ve aleyhe hükümler içerdiği belirtilmiştir.
Bilgilendirme formunda atıf yapılan «genel kredi sözleşmesinin» 6.1 maddesi ise, bankanın genel kredi sözleşmesinin ekinde yer alan kredi «komisyon» listesinde belirtilen oranlarda komisyon alabileceği hükmünü haizdir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:dürüstlük kuralı · dava sebebi · eksik inceleme
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşme ekinde bulunan ve Ticari Kredi Komisyonları başlığını «taşıyan» listede müvekkilin imzasının bulunması, «kredi sözleşmesinin» imzalanması öncesinde müvekkil ile banka arasında müzakere gerçekleştiği ve söz konusu «masraflara» ilişkin taraflarca anlaşılarak karar verildiği anlamına gelmediğini, fiili hayatta, kredi sözleşmelerinin imzalanması sırasında, kredi çeken tarafa birçok belge sunulduğu ve bunların tamamının imzalanması gerektiğinin belirtildiği, belgelerin imzalanmaması durumunda kredi verilmediğinin herkes tarafından bilindiğini, bu hususta yapılan tespitin haksız ve hukuka aykırı olduğu ile fiili hayata uymadığı kanaatini taşıdıklarını, müvekkilinin bir takım ticari zorunluluklar «sebebi» ile kredi kullanmak durumunda kaldığını, neticede davalı bankaya yapılan başvurusunun kabul edildiğini, ancak davalı bankanın müvekkil karşısındaki üstün konumunu hem Türk Medeni Kanunu’nun doğruluk ve «dürüstlük kurallarına» aykırı olarak hem de ticari ahlak ile bağdaşmayacak şekilde kötüye kullandığını, tip sözleşme olarak düzenlenen ve müvekkil ile müzakere edilmeksizin hazırlanan kredi sözleşmesi ve eklerinin müvekkili aleyhine olduğu, davalı bankanın uygulamasının haksız, hukuka aykırı ve dayanaksız olduğunu, bu durumda Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri, Medeni Kanun’un doğruluk ve dürüstlük kuralları hakkındaki hükümleri ve ticari hayatın olağan akışı düşünüldüğünde davanın kabulü gerektiğini, dosya içerisinde alınmış bulunan bilirkişi raporları arasında ciddi çelişkiler bulunmakta olup, mahkemenin hüküm öncesinde bu çelişkileri gidermesi gerektiğini, konuya ilişkin olarak yapılan itirazlarının haksız ve hukuka aykırı olarak reddedildiğini, mahkemece «eksik inceleme» ile karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/458 E. , 2020/4608 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 05.11.2019 tarih ve 2018/611-2019/660 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın ticari müşterisi olduğunu, davalı bankadan 24.09.2010 tarihi ile 30.09.2015 tarihleri arasında hiçbir kredi kullanmadığı halde davalı bankaca haksız ve hukuka aykırı olarak kredi tahsis ve istihbarat ücreti adı altında mevduat hesabından kesintiler yapıldığını, kredi kullanılsa dahi yapılan kesintilerin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, 17.850,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilemesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının kredi kullandığını, yapılan kesintilerin kredi sözleşmesi hükümlerine ve emsal bankacılık uygulamalarına uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında bir kısmı 818 sayılı BK’nın, bir kısmı ise 6098 sayılı TBK’nın yürürlükte olduğu dönemde imzalanan ticari kredi sözleşmeleri bulunduğu ve bu krediler sebebiyle davacıdan komisyon ve masraf tahsil edildiği, Mülga BK döneminde akdedilen kredi sözleşmesi sebebiyle davacıdan BSVMV dahil 2.336,25 TL kredi tahsis ve değerlendirme ücreti tahsil edilmişse de,yapılan kesintilerin emsal banka uygulamalarına göre makul olduğu ve bunların istirdadı talebinin yerinde olmadığı, TBK’nın yürürlükte olduğu dönemde 12.09.2012 ve 30.06.2014 tarihlerinde imzalanan genel kredi sözleşmeleri bakımından ise genel işlem koşullarına ilişkin hükümlerin uygulanma kabiliyeti bulunduğu, bu sözleşmelerde yer alan masraf ve komisyon tahsiline ilişkin hükümlerin genel işlem koşulu niteliğinde olduğu zira davalı bankanın mülga BK döneminde imzalanan sözleşmede yer alan hükmün aynısına yeni sözleşmelerde de yer verdiği, bu hususun sözleşme hükümlerin matbu ve müzakere edilmeden davacıya dayatıldığını gösterdiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne 15.513,75 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen ticari krediler sebebiyle davacıdan tahsil edilen kredi kullanım ve istihbarat ücretinin istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de uyulan bozma ilamının gerekleri doğrultusunda inceleme ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Zira, bozma ilamında, 6098 sayılı TBK’nın yürürlükte olduğu dönemde akdedilen 2 adet genel kredi sözleşmesi bakımından genel işlem koşulu denetimi yapılması gerektiği belirtilerek, yapılacak denetim kapsamında, davalı bankanın kredinin imzalanmasından önce davacıya bilgilendirme formu verip vermediğinin araştırılması, verildiyse bunun sözleşme hükümlerinin müzakere edilerek belirlendiği anlamına gelip gelmeyeceğinin tartışılması ve bu suretle sözleşme hükümlerinin genel işlem koşulu niteliğinde olup olmadığının tespit edilmesi istenilmiştir.
Dosya kapsamındaki belgelerden davalı bankanın her iki kredi sözleşmesinin imzalanmasından önce de davacıya bilgilendirme formu verdiği görülmüştür. Bu itibarla, mahkemece, söz konusu aydınlatma formlarının varlığına rağmen bozma ilamında işaret edildiği şekilde bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, yukarıda da ifade edildiği üzere davalı banka her iki kredi sözleşmesinin imzalanmasından önce de davacıya bilgilendirme formu vermiştir. Davacının imzasını havi bilgilendirme formlarında, genel kredi sözleşmesinin 6. maddesinin banka tarafından alınacak masraflara ilişkin olduğu ve aleyhe hükümler içerdiği belirtilmiştir. Bilgilendirme formunda atıf yapılan genel kredi sözleşmesinin 6.2 maddesi ise, “Taraflar kredi ve bankacılık işlemlerinden kaynaklanan tüm masraf ve ücretlerle sair giderlerin işbu sözleşmenin ekinde liste halinde yer aldığını ve taraflarca kabul edildiğini beyan ederler...” hükmünü haizdir. Sözleşme ekinde, “Ticari Kredi Komisyonları” başlığını taşıyan ve banka tarafından alınacak masrafların gösterildiği bir liste olduğu ve listenin davacı şirketin imzasını taşıdığı görülmüştür.
Listede, bankanın kullandırılan ticari krediler sebebiyle kredi limiti üzerinden ve devresel olarak maksimum %2,5 oranında kredi tahsis ve istihbarat ücreti tahsil edebileceği yazılıdır. Bu durumda, mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılarak, bankanın tahsil ettiği masrafların sözleşme ekindeki listeyle uyumlu olup olmadığının denetlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/618813700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz