Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1241 E. 2017/711 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
özel değer bildirimi↗ yabancı para alacağı↗ taşıyıcının sınırlı sorumluluğu↗ varşova konvansiyonu↗ sorumluluk sınırlaması↗ para alacağı↗ gecikme faizi↗ sorumluluktan kurtulma↗ sınırlı sorumluluk↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ mevduat hesabı↗ cy/cy şerhi↗ taşıma sözleşmesi↗ kâr kaybı↗ protokol↗ taşıyıcı↗ fatura↗ avans faizi↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafçn ithal edilen 3 ünite tıbbi cihazın 3 koli halinde davacı tarafa teslim edilmek üzere davalı tarafından taşınmak üzere teslim alındığı, taşınan her bir kolinin faturada belirtilen bedelinin 212.000 USD olduğu, taşıma sonunda 3 adet koliden bir adedinin davacıya teslim edilmediği, taşıma işinin bağlantıl bulunması ve sözleşmesine taraf olmaması nazara alındığında taşımanın uluslararası nitelikte olmadığı, bu durumda 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalı tarafın 2920 sayılı Yasa'nın 123. madde kapsamında sorumluluktan kurtulacak delil ileri sürmediği ve 121. madde kapsamında teslim edilmeyen dava konusu bir adet koli bedeli olan 212.000 USD'den sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 212.000,00 USD'nin 29/08/2014 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, hava yolu kargo taşıma sözleşmesine istinaden taşınan kolinin kaybı nedeniyle taşıyıcıdan tazminat istemine ilişkindir.
2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu'nun 106. maddesinde “ taraf olduğu uluslararası anlaşmaların hükümleri ve bu anlaşmalarda da hüküm bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanır.” hükmüne yer verilmiş; aynı Kanunun 124. maddesinde ise “sorumluluğunun sınırlandırılması, 12 Ekim 1929 tarihinde imzalanan ve Sözleşme ve bu sözleşmeyi değiştiren Türkiye'nin katıldığı sözleşme ve protokollerin hükümlerine göre tayin olunur.” hükmü düzenlenmiştir. Bu suretle yurt içi hava yolu taşıması olduğu kabul edilen dava konusu uyuşmazlıkta belirtilen yasal düzenlemelere istinaden Varşova Konvansiyonu ve onu tadil eden ülkemizin kabul ettiği düzenlemelere yapılan atıf sebebiyle bu uluslararası sözleşme hükümleri uygulanacaktır. 2920 sayılı Kanunun atıf yaptığı uyarınca yük taşımasında taşıyıcının sorumluluğu sınırlıdır. Taşıyıcının sınırlı sorumlu olduğu halin istisnası ise Konvansiyonun 22/2-a maddesindeki hallerin bulunması durumudur. Konvansiyonun 22/2-a maddesine göre “Kayıtlı bagaj ve yük taşımasında, paket taşıyıcıya verilirken, gönderici, varış yerinde teslim anındaki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe, taşıyıcının sorumluluğu kilogram başına iki yüz elli frankla sınırlandırılmıştır. Özel bildirimde bulunulması halinde, taşıyıcı bildirilen meblağın göndericinin varış yerinde teslim anındaki gerçek menfaatinden büyük olduğunu ispat etmedikçe, bildirimi yapılan meblağa kadar ödeme yapmakla sorumludur.”
Davalı vekilince dava konusu taşımaya ilişkin airwaybillde gümrük için değer beyanına ilişkin “hiçbir gümrük değeri bildirilmemiştir,” taşıma değer beyanına ilişkin hanesinde de yani “hiç bir değer beyan edilmemiştir” kayıtlarının yer aldığının, bu durumda taşımaya ilişkin herhangi bir değer bildiriminde bulunulmadığının anlaşıldığı ileri sürülmüş olup, bu husus ekli hava senedinden anlaşılamamaktadır. Bu suretle, dava konusu taşımaya ilişkin hava senedinin asıl veya bildirilen şerh kısımlarının bulunduğu okunaklı suretinin ibrazı sağlanarak hava senedinde taşımaya ilişkin bir değer bildiriminde bulunulup bulunulmadığı tespit edilmeli, ek ücret alınıp alınmadığı araştırılarak Konvansiyonun 22/2-a maddesinde yer alan taşıyıcının sınırlı sorumluluğunu kaldıran bir halin bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. O halde, açıklanan araştırma ve inceleme yapılmadan mahkemece hava senedinin ekinde fatura bulunmasının özel değer bildiriminin olduğunu gösterdiği ./..
sonucuna varılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, 2920 sayılı Kanunun 121. ve aynı kanunun taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasına ilişkin 123. maddede yer alan hükümlere atıfla davalı tarafın 2920 sayılı Yasa'nın 123. madde kapsamında sorumluluktan kurtulacak delil ileri sürmediği gerekçesiyle taşıyıcının kaybolan kolinin faturada belirtilen değerinin tamamından davalının sorumlu tutulması yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3- Kabule göre de; dava dilekçesiyle, 212.000,00 USD tazminatın 20/05/2012 tarihinden itibaren ticari işlere uygulanan faizi ile birlikte tahsili istendiği halde mahkemece 212.000,00 USD'nin 29/08/2014 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş olup 3095 sayılı Kanunun yabancı para borcunda faizi düzenleyen 4/a maddesi gereğince sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankaları'nın o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. Bu suretle, yabancı para alacağına 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken hükmedilen alacak miktarına avans faizi uygulanması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11339 E. 2018/3658 K.
Ortak:taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · taşıma sözleşmesi · protokol · taşıyıcı · teslim · Alacak
İncelediğiniz kararda2920 sayılı Kanunun atıf yaptığı uyarınca yük taşımasında «taşıyıcının sorumluluğu sınırlıdır».
Konvansiyonun 22/2-a maddesine göre “Kayıtlı bagaj ve yük taşımasında, paket «taşıyıcıya» verilirken, gönderici, varış yerinde «teslim» anındaki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe, «taşıyıcının sorumluluğu» kilogram başına iki yüz elli frankla sınırlandırılmıştır.
Bu suretle, dava konusu taşımaya ilişkin hava senedinin asıl veya bildirilen «şerh» kısımlarının bulunduğu okunaklı suretinin «ibrazı» sağlanarak hava senedinde taşımaya ilişkin bir değer bildiriminde bulunulup bulunulmadığı tespit edilmeli, ek ücret alınıp alınmadığı araştırılarak Konvansiyonun 22/2-a maddesinde yer alan «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunu» kaldıran bir halin bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
Benzer bu karardaKonvansiyonu ve 4 no'lu Montreal Protokolü uyarınca yük taşımasında «taşıyıcının sorumluluğu sınırlıdır».
Konvansiyonun 22/2-a maddesi “Kayıtlı bagaj ve yük taşımasında, paket «taşıyıcıya» verilirken, gönderici, varış yerinde «teslim» anındaki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe, «taşıyıcının sorumluluğu» kilogram başına iki yüz elli frankla sınırlandırılmıştır.
Buna göre, anılan hüküm çerçevesinde davalı «taşıyıcının sınırlı sorumluluğu» değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · hak düşürücü süre · istirdat · ihbar · hukuki yarar · temerrüt · zamanaşımı · temsil
Benzer bu karardaKonvansiyonun 29. maddesine göre «zamanaşımı» süresinin 2 yıl olduğu, ilk taşıma tarihinden itibaren dava tarihi itibariyle 2 yıllık «hak düşürücü sürenin» dolmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 12.500,00 Euro’nun 13/01/2011 «temerrüt» tarihinden itibaren Merkez Bankasınca dövize uygulanan değişen oranlarda mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
O halde, «ihbar olunan» ... vekilinin kararı temyiz etmekte «hukuki yararı» bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı vekili ve «ihbar olunan» vekili temyiz etmiştir.
Temyiz isteminde bulunan ... talebe konu davada «ihbar olunan» konumundadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3183 E. 2021/5146 K.
Ortak:özel değer bildirimi · taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · sorumluluktan kurtulma · sınırlı sorumluluk · mevduat hesabı · cy/cy şerhi · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı
İncelediğiniz karardaBu suretle, dava konusu taşımaya ilişkin hava senedinin asıl veya bildirilen «şerh» kısımlarının bulunduğu okunaklı suretinin «ibrazı» sağlanarak hava senedinde taşımaya ilişkin bir değer bildiriminde bulunulup bulunulmadığı tespit edilmeli, ek ücret alınıp alınmadığı araştırılarak Konvansiyonun 22/2-a maddesinde yer alan «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunu» kaldıran bir halin bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
O halde, açıklanan araştırma ve inceleme yapılmadan mahkemece hava senedinin ekinde «fatura» bulunmasının «özel değer bildiriminin» olduğunu gösterdiği ./.. sonucuna varılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, 2920 sayılı Kanunun 121. ve aynı kanunun «taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasına» ilişkin 123. maddede yer alan hükümlere atıfla davalı tarafın 2920 sayılı Yasa'nın 123. madde kapsamında sorumluluktan kurtulacak delil ileri sürmediği gerekçesiyl …
2- Dava, hava yolu kargo «taşıma sözleşmesine» istinaden taşınan kolinin «kaybı» nedeniyle «taşıyıcıdan» tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… de bulunamadığının ileri sürdüğü, ancak bu hususun ekli hava senedinden anlaşılamadığı, bu suretle, dava konusu taşımaya ilişkin hava senedinin asıl veya bildirilen «şerh» kısımlarının bulunduğu okunaklı suretinin «ibrazı» sağlanarak hava senedinde taşımaya ilişkin bir değer bildiriminde bulunulup bulunulmadığının tespit edilmesi, ek ücret alınıp alınmadığının araştırılarak Konvansiyonun 22/2-a maddesinde yer alan «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunu» kaldıran bir halin bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği, buna rağmen açıklanan araştırma ve inceleme yapılmadan mahkemece hava senedinin ekinde «fatura» bulunmasının «özel değer bildirimini» gösterdiği sonucuna varılarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
… yılı Türk Sivil Havacılık Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, anılan Kanunun 126. maddesi hükmü göz önüne alındığında davalı tarafın kendisine 3 koli halinde «teslim» edilen malzemenin 1 kolisini teslim edemediği, kolinin davacı tarafa teslim edilmemesinin en iyi ihtimalle davalı «taşıyıcının» veya adamlarının ihmali sonucunda meydana geldiği ve davalının sınırsız sorumluluğunun söz konusu olduğu, her ne kadar dava konusu taşımaya ilişkin airwaybillde gümrük için değer beyanına ilişkin “Dedared Valua for Custom” hanesinde NVC - “No Customs Value” yani “hiçbir gümrük değeri bildirilmemiştir,” taşıma değer beyanına ilişkin “Declared Value for Carriage” hanesinde de NVD “No Value Declared” yani “hiç bir değer beyan edilmemiştir” kayıtları doğrultusunda taşınan malzeme için değer belirtilmemiş ise de, davacı tarafça K.K.T.C.'den ithal edilen 3 ünite tıbbi cihazın toplam bedelinin 636.000.- USD ve taşınan her bir kolinin faturada belirtilen bedelinin 212.000.- USD olduğu, davalı tarafça 2920 sayılı Yasa'nın 123. maddesi kapsamında «sorumluluktan kurtulacak» delil ileri sürülmediği, 121. madde kapsamında teslim edilmeyen dava konusu bir adet koli bedeli olan 212.000.- USD'den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 212.000.- USD'nin 29.08.2014 tarihinden itibaren işletilecek 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, «faizin başlangıç tarihi» ile ilgili fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve mahkemenin “kolinin davacı tarafa «teslim» edilmemesinin en iyi ihtimalle davalı «taşıyıcının» veya adamlarının ihmali sonucunda meydana geldiği” yönündeki gerekçesinin davacı tarafından temyiz edilmemesi, taşınan emtia için değer belirtilmediğinin mahkemenin kabulünde olması hususları gözetildiğinde dosya kapsamına göre davalının eylemlerinin «pervasızca hareket» ve ağır ihmal olarak kabulüne imkan bulunmadığından davalının «sınırlı sorumluluktan» yararlanması gerektiği gözetilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasını gerekt …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pervasızca hareket · faiz başlangıç tarihi
Benzer bu kararda… yılı Türk Sivil Havacılık Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, anılan Kanunun 126. maddesi hükmü göz önüne alındığında davalı tarafın kendisine 3 koli halinde «teslim» edilen malzemenin 1 kolisini teslim edemediği, kolinin davacı tarafa teslim edilmemesinin en iyi ihtimalle davalı «taşıyıcının» veya adamlarının ihmali sonucunda meydana geldiği ve davalının sınırsız sorumluluğunun söz konusu olduğu, her ne kadar dava konusu taşımaya ilişkin airwaybillde gümrük için değer beyanına ilişkin “Dedared Valua for Custom” hanesinde NVC - “No Customs Value” yani “hiçbir gümrük değeri bildirilmemiştir,” taşıma değer beyanına ilişkin “Declared Value for Carriage” hanesinde de NVD “No Value Declared” yani “hiç bir değer beyan edilmemiştir” kayıtları doğrultusunda taşınan malzeme için değer belirtilmemiş ise de, davacı tarafça K.K.T.C.'den ithal edilen 3 ünite tıbbi cihazın toplam bedelinin 636.000.- USD ve taşınan her bir kolinin faturada belirtilen bedelinin 212.000.- USD olduğu, davalı tarafça 2920 sayılı Yasa'nın 123. maddesi kapsamında «sorumluluktan kurtulacak» delil ileri sürülmediği, 121. madde kapsamında teslim edilmeyen dava konusu bir adet koli bedeli olan 212.000.- USD'den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 212.000.- USD'nin 29.08.2014 tarihinden itibaren işletilecek 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, «faizin başlangıç tarihi» ile ilgili fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve mahkemenin “kolinin davacı tarafa «teslim» edilmemesinin en iyi ihtimalle davalı «taşıyıcının» veya adamlarının ihmali sonucunda meydana geldiği” yönündeki gerekçesinin davacı tarafından temyiz edilmemesi, taşınan emtia için değer belirtilmediğinin mahkemenin kabulünde olması hususları gözetildiğinde dosya kapsamına göre davalının eylemlerinin «pervasızca hareket» ve ağır ihmal olarak kabulüne imkan bulunmadığından davalının «sınırlı sorumluluktan» yararlanması gerektiği gözetilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasını gerekt …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/930 E. 2017/1456 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi
İncelediğiniz kararda2- Dava, hava yolu kargo «taşıma sözleşmesine» istinaden taşınan kolinin «kaybı» nedeniyle «taşıyıcıdan» tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda1-Dava, hava yolu ile yolcu «taşıma sözleşmesinden» kayanaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · yasal faiz · eksik inceleme
Benzer bu karardaYolları A.O.'dan yeni bir bilet temin edilerek ...'e gönderildikleri, uçuşun 20:10 yerine 23:00'da gerçekleştiği, davalının sorumluluklarını yerine getirdiği, bu sebeple manevi tazminat şartlarının oluşmadığı, «maddi tazminat» davasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.790,76 TL tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline, manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
914/2 ve 3 uyarınca bilet bedelinin üç katı tutarında «maddi tazminat» ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece bilet bedelinin üç katı tutarında maddi tazminata, manevi tazminat yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Yani somut uyuşmazlık bakımından öncelikle 2920 sayılı Sivil Havacılık Kanunu ve 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu'na göre bir değerlendirme yapılması gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip kararın davalı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12559 E. 2018/4019 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk · taşıyıcı · avans faizi
İncelediğiniz karardaBu suretle, dava konusu taşımaya ilişkin hava senedinin asıl veya bildirilen «şerh» kısımlarının bulunduğu okunaklı suretinin «ibrazı» sağlanarak hava senedinde taşımaya ilişkin bir değer bildiriminde bulunulup bulunulmadığı tespit edilmeli, ek ücret alınıp alınmadığı araştırılarak Konvansiyonun 22/2-a maddesinde yer alan «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunu» kaldıran bir halin bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafçn ithal edilen 3 ünite tıbbi cihazın 3 koli halinde davacı tarafa «teslim» edilmek üzere davalı tarafından taşınmak üzere teslim alındığı, taşınan her bir kolinin faturada belirtilen bedelinin 212.000 USD olduğu, taşıma sonunda 3 adet koliden bir adedinin davacıya teslim edilmediği, taşıma işinin bağlantıl bulunması ve sözleşmesine taraf olmaması nazara alındığında taşımanın uluslararası nitelikte olmadığı, bu durumda 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalı tarafın 2920 sayılı Yasa'nın 123. madde kapsamında «sorumluluktan kurtulacak» delil ileri sürmediği ve 121. madde kapsamında teslim edilmeyen dava konusu bir adet koli bedeli olan 212.000 USD'den sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 212.000,00 USD'nin 29/08/2014 tarihinden itibaren işletilecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, hava yolu kargo «taşıma sözleşmesine» istinaden taşınan kolinin «kaybı» nedeniyle «taşıyıcıdan» tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğünün 2014/11514 esas sayılı dosyasında itirazın iptali ile 947,29 TL «asıl alacak» 46,98 «işlemiş faiz» ve takip tarihinden itibaren işleyecek ticari «temerrüt», «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davacının sigortalısına yaptığı «hasar» ödemesinin rücuen «taşıyıcıdan» tahsili amacıyla yapılan «ilamsız icra takibine» yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda özetlenen gerekçe ile davalının «sınırlı sorumlu» olduğu kabul edilerek Montreal Konvansiyonu hükümleri uyarınca kargo ağırlığına göre yapılan hesaplama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk sınırı · taşıma senedi · ilamsız icra takibi · zayi · işlemiş faiz · asıl alacak · hasar · temerrüt
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğünün 2014/11514 esas sayılı dosyasında itirazın iptali ile 947,29 TL «asıl alacak» 46,98 «işlemiş faiz» ve takip tarihinden itibaren işleyecek ticari «temerrüt», «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davacının sigortalısına yaptığı «hasar» ödemesinin rücuen «taşıyıcıdan» tahsili amacıyla yapılan «ilamsız icra takibine» yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
… ağmen 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu 106. ve 124. maddesi gereği taraflar arasında Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalı tarafın «zayi» olan kargo nedeniyle sorumlu olduğu ancak sorumluluğunun zararın tamamı ile değil, Montreal Konvansiyonu uyarınca kargonun ağırlığına göre hesaplanması gerektiği g …
Ancak, gerek 2920 sayılı Sivil Havacılık Kanunu 126. maddesi gerekse Montreal Konvansiyonu 25. maddesi ve devamı hükümler uyarınca, «taşıyıcının» sınırsız sorumlu olacağı hususlar düzenlenmiş olup, buna göre, taşıyıcının veya adamlarının zarar vermek kastı ile veya zararın doğması ihtimali olduğunu bilerek dikkatsizce yaptıkları bir hareket veya ihmal sonucunda meydana gelen zararlarda, öngörülen «sorumluluk sınırlarının» uygulanmayacağı belirlenmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/1241 E. , 2017/711 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 08/10/2015 tarih ve 2014/875-2015/868 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07/02/2017 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının, 16/05/2014 tarihinde yaptığı satım akdi uyarınca 3 adet tıbbi cihaz seti ithal ettiğini, gönderilen malların satıcı tarafından İzmir'de teslim edilmek üzere gönderildiği, ithal edilen malzemenin 20/05/2014 tarihinde davalı şirket tarafından İzmir'e sevk edilmek üzere Havalimanı'nda teslim alındığını, 3 adet koliden 1 tanesinin ulaşmadığını, 2 adet kolinin ihtirazı kayıt ile davalıdan teslim alındığını, kayıp olan 3. kolinin halen teslim edilmediğini, konşimento belgesi ekinde bulunan ticari faturalarda belirtildiği üzere kayıp kolide bulunan cihaz setinin değerinin 212.000,00 USD olduğunu, gönderilen ihtarnamelere cevap verilmediğini, ancak 14/08/2014 tarihinde davalı şirketin kargonun bulunamadığını mail yolu ile bildirdiğini, hava yolu ile taşımacılığına ilişkin sözleşmelere taraf olmadığını, bu sebeple uyuşmazlığın Türk Hukuku'na göre çözümlenmesi gerektiğini, 2920 Sayılı gereğince malın eksik teslim edilmesinin ziyaa uğradığı anlamına geleceğini, davalı taşıyıcının sorumluluğunun ağırlaştırılmış özen borcuna dayalı bir sorumluluk olduğunu, davalının üzerine düşen özeni göstermediği ve basiretli bir tacir gibi davranmadığını, değerini bildiği kargoyu kayıp etmesi nedeni ile sivil havacılık yasası gereğince sınırsız sorumlu olduğunu ileri sürerek, 212.000,00 USD tazminatın 20/05/2012 tarihinden itibaren ticari işlere uygulanan faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ihtilaf konusu taşıma uluslararası bir taşıma niteliğinde olduğundan dava konusu olaya 28/05/1999 tarihli ve açısından 26/03/2011 tarihinde yürürlüğe giren hükümlerinin uygulanacağını, sözleşmenin 22/3 maddesi gereğince davalının sorumluluğunun sınırlı olduğunu, davacının sınırlı sorumluluk limitleri içinde kalmak kaydıyla ancak ispat ettiği ölçüdeki gerçek zararını talep edebileceğini, ancak karar tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
./..
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafçn ithal edilen 3 ünite tıbbi cihazın 3 koli halinde davacı tarafa teslim edilmek üzere davalı tarafından taşınmak üzere teslim alındığı, taşınan her bir kolinin faturada belirtilen bedelinin 212.000 USD olduğu, taşıma sonunda 3 adet koliden bir adedinin davacıya teslim edilmediği, taşıma işinin bağlantıl bulunması ve sözleşmesine taraf olmaması nazara alındığında taşımanın uluslararası nitelikte olmadığı, bu durumda 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalı tarafın 2920 sayılı Yasa'nın 123. madde kapsamında sorumluluktan kurtulacak delil ileri sürmediği ve 121. madde kapsamında teslim edilmeyen dava konusu bir adet koli bedeli olan 212.000 USD'den sorumlu olduğu gerekçesiyle;
davanın kısmen kabulüne, 212.000,00 USD'nin 29/08/2014 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, hava yolu kargo taşıma sözleşmesine istinaden taşınan kolinin kaybı nedeniyle taşıyıcıdan tazminat istemine ilişkindir.
2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu'nun 106. maddesinde “ taraf olduğu uluslararası anlaşmaların hükümleri ve bu anlaşmalarda da hüküm bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanır.” hükmüne yer verilmiş; aynı Kanunun 124. maddesinde ise “sorumluluğunun sınırlandırılması, 12 Ekim 1929 tarihinde imzalanan ve Sözleşme ve bu sözleşmeyi değiştiren Türkiye'nin katıldığı sözleşme ve protokollerin hükümlerine göre tayin olunur.” hükmü düzenlenmiştir. Bu suretle yurt içi hava yolu taşıması olduğu kabul edilen dava konusu uyuşmazlıkta belirtilen yasal düzenlemelere istinaden Varşova Konvansiyonu ve onu tadil eden ülkemizin kabul ettiği düzenlemelere yapılan atıf sebebiyle bu uluslararası sözleşme hükümleri uygulanacaktır.
2920 sayılı Kanunun atıf yaptığı uyarınca yük taşımasında taşıyıcının sorumluluğu sınırlıdır. Taşıyıcının sınırlı sorumlu olduğu halin istisnası ise Konvansiyonun 22/2-a maddesindeki hallerin bulunması durumudur. Konvansiyonun 22/2-a maddesine göre “Kayıtlı bagaj ve yük taşımasında, paket taşıyıcıya verilirken, gönderici, varış yerinde teslim anındaki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe, taşıyıcının sorumluluğu kilogram başına iki yüz elli frankla sınırlandırılmıştır. Özel bildirimde bulunulması halinde, taşıyıcı bildirilen meblağın göndericinin varış yerinde teslim anındaki gerçek menfaatinden büyük olduğunu ispat etmedikçe, bildirimi yapılan meblağa kadar ödeme yapmakla sorumludur.”
Davalı vekilince dava konusu taşımaya ilişkin airwaybillde gümrük için değer beyanına ilişkin “hiçbir gümrük değeri bildirilmemiştir,” taşıma değer beyanına ilişkin hanesinde de yani “hiç bir değer beyan edilmemiştir” kayıtlarının yer aldığının, bu durumda taşımaya ilişkin herhangi bir değer bildiriminde bulunulmadığının anlaşıldığı ileri sürülmüş olup, bu husus ekli hava senedinden anlaşılamamaktadır. Bu suretle, dava konusu taşımaya ilişkin hava senedinin asıl veya bildirilen şerh kısımlarının bulunduğu okunaklı suretinin ibrazı sağlanarak hava senedinde taşımaya ilişkin bir değer bildiriminde bulunulup bulunulmadığı tespit edilmeli, ek ücret alınıp alınmadığı araştırılarak Konvansiyonun 22/2-a maddesinde yer alan taşıyıcının sınırlı sorumluluğunu kaldıran bir halin bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
O halde, açıklanan araştırma ve inceleme yapılmadan mahkemece hava senedinin ekinde fatura bulunmasının özel değer bildiriminin olduğunu gösterdiği ./..
sonucuna varılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, 2920 sayılı Kanunun 121. ve aynı kanunun taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasına ilişkin 123. maddede yer alan hükümlere atıfla davalı tarafın 2920 sayılı Yasa'nın 123. madde kapsamında sorumluluktan kurtulacak delil ileri sürmediği gerekçesiyle taşıyıcının kaybolan kolinin faturada belirtilen değerinin tamamından davalının sorumlu tutulması yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3- Kabule göre de; dava dilekçesiyle, 212.000,00 USD tazminatın 20/05/2012 tarihinden itibaren ticari işlere uygulanan faizi ile birlikte tahsili istendiği halde mahkemece 212.000,00 USD'nin 29/08/2014 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş olup 3095 sayılı Kanunun yabancı para borcunda faizi düzenleyen 4/a maddesi gereğince sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankaları'nın o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. Bu suretle, yabancı para alacağına 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken hükmedilen alacak miktarına avans faizi uygulanması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/358651800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz