Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5776 E. 2021/4701 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtarat↗ alt taşıyıcı↗ kazanç kaybı↗ bilirkişi ücreti↗ cmr konvansiyonu↗ kusur oranı↗ cmr↗ kira sözleşmesi↗ müteselsil sorumluluk↗ zamanaşımı def'i↗ muacceliyet↗ kesin süre↗ reeskont faizi↗ taşıma sözleşmesi↗ def'i↗ kâr kaybı↗ taşıyıcı↗ bilirkişi incelemesi↗ haksız fiil↗ ıslah↗ taşıyan↗ kusur↗ hasar↗ zamanaşımı↗ teslim↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda, asıl dava yönünden; asıl davanın davacısı ile davalılardan Sembol Ambalaj San. A.Ş. arasında sözleşmeye tabi bir ilişki bulunmadığı, ancak davalı ... San. A.Ş.'nin taşınan yüke ilişkin gerçeğe aykırı beyanda bulunarak taşıyanı yükün meydana getirebileceği tehlikelere karşı uyarmaması ve taşınan yükün de davacının zararına sebebiyet vermesi nedeniyle davacıya karşı haksız fiil hükümleri uyarınca sorumlu olduğu, diğer yandan asıl davanın davacısı ile davalı .... ve Tic. A.Ş. arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu, kiralayan konumundaki davalı .... ve Tic. A.Ş.'nin taşıma sözleşmesine konu yükün mahiyetini bilmesine rağmen yükün sebebiyet vereceği zararları önlemek için gerekli tedbirleri almadığı, dolayısıyla davacı ile aralarındaki kira sözleşmesi uyarınca davacının zararından sorumlu olduğu, bu davalıların zarara ilişkin olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, her iki davalının da zamanaşımı savunmasında bulunduğu, ıslah olunan kısım yönünden davanın zamanaşımına uğradığı, faizin çeşidi ve başlangıcı yönünden bozma olmadığı, dava dilekçesinde belirtilmiş ise de römorkun dava konusu olmadığı, asıl davanın davacısı ile davalı ... arasında ise sözleşme ilişkisinin bulunmadığı, bu davalının haksız fiil hükümleri uyarınca sorumlu olmasını gerektirir bir hususun da dosya kapsamında ispat edilemediği gerekçesiyle, asıl davada davalılar Sembol Ambalaj San. A.Ş. ve Ladik Nak. ve Tic. A.Ş.'ne yönelik davanın kısmen kabulü ile 8.000,00 TL çekici zararı ve 1.000,00 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 9.000,00 TL'nin davalılar Sembol Ambalaj San. A.Ş. ve Ladik Nak. ve Tic. A.Ş.'den 25/05/2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ...'ya yönelik davanın ise reddine, birleşen dava yönünden; CMR Konvansiyonu'nun 17. maddesi uyarınca taşıyıcının, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu olduğu, ancak kayıp, hasar veya gecikmenin istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, artık taşımacının sorumlu tutulamayacağı, somut olayda da gönderen ve yükün sahibi konumundaki Sembol Ambalaj San. A.Ş'nin taşınan yükün nevine dair yanlış bilgi verdiği, taşıyıcıyı tehlikeli yük nedeniyle uyarmadığı, bu nedenle hasarın oluşumuna kısmen de olsa kendi kusuruyla sebebiyet verdiği, diğer taraftan alt taşıyıcı konumundaki Ladik Nak. ve Tic. A.Ş. çalışanınca yükün görülerek teslim alındığı, yüke ilişkin belgelerde yükün nevinin açıkça belirtiltildiği, taşıyıcı tarafından bilinen bu duruma rağmen yükün kabul edildiği, yükten kaynaklanacak hasarın oluşumunu önlemek için yükleme ve istifleme sırasında gerekli önlemlerin alınmasının sağlanılmadığı, taşıma sırasında yükte sızıntı meydana gelmesine karşın bu duruma kayıtsız kalındığının dosya kapsamından anlaşıldığı, bu nedenle kusur oranlarının belirlenmesi yönünden yeni bir heyetten rapor aldırılmasına karar verildiği, verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücreti yatırılmadığı takdirde bilirkişi incelemesi delilinden vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delil durumuna göre karar verileceği ihtaratını içerir birleşen dosyanın davacı vekiline davetiye çıkartılmış, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen verilen kesin süre içerisinde ve bir sonraki duruşma tarihine kadar bilirkişi ücreti yatırılmadığı gerekçesiyle, birleşen davada ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, asıl davada davacı vekili, asıl ve birleşen davada davalı ... Nakliyat A.Ş. vekili ve asıl davada davalı ... birleşen davada davacı ...Ş. vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve ayrıca CMR 17/2.maddesi hükmü gereğince kayıp, hasar veya gecikme yüke has bir kusurdan meydana gelmişse taşımacı sorumlu tutulamaz ise de, Dairemiz bozma ilamında taşıyıcının çalışanının yükte sızıntı olmasına rağmen bu duruma kayıtsız kalmış olması nedeniyle kusur oranının belirlenmesi gerektiği belirtilmiş olup, bu hususun ispatının da birleşen davada davacı ...Ş.’ye ait olması ve bu nedenle bilirkişi ücretinin bu davacı tarafından yatırılması gerekmesine göre asıl davada davalı ... birleşen davada davacı ...Ş. vekili ile asıl ve birleşen davada davalı ... Nakliyat A.Ş. vekilinin tüm, asıl davada davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, haksız fiil ve kira sözleşmesine dayalı olarak açılan tazminat istemine ilişkindir. Dairemizin 18.01.2016 tarihli ve 2015/15094 E., 2016/372 K. sayılı bozma ilamında; asıl davada davacı ile davalı ... Nakliyat A.Ş. arasında kira sözleşmesi bulunduğu ve ıslaha yönelik zamanaşımı def’inin buna göre değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen, mahkemece, anılan davalının zamanaşımı def’inde bulunduğu ve ıslah olunan kısım yönünden davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davalı ... Nakliyat A.Ş.’ye yönelik davanın ıslah edilen kısım yönünden reddine karar verilmiştir.
Ancak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 147.maddesi hükmü uyarınca kira alacağının tahsili davalarında zamanaşımı süresi 5 yıl olup, bunun dışındaki tüm alacaklar ise aynı kanunun 146.maddesi hükmü uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Davacının zararın tazminini talep ettiği çekicinin 20.05.2007 tarihinde yandığı, ıslahın ise 01.02.2013 tarihli olduğu anlaşılmakla, bu durumda mahkemece, ıslah edilen kısım yönünden hangi zamanaşımının uygulandığı ve alacağın ne zaman muaccel olduğu belirlenmek suretiyle zamanaşımı def’inin karara bağlanması gerekirken, gerekçesiz olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın asıl davada davacı yararına bozumasına karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15094 E. 2016/372 K.
Ortak:alt taşıyıcı · kazanç kaybı · kusur oranı · kira sözleşmesi · zamanaşımı def'i · taşıma sözleşmesi · def'i · kâr kaybı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaNakliyat A.Ş. arasında «kira sözleşmesi» bulunduğu ve «ıslaha» yönelik «zamanaşımı def»’inin buna göre değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen, mahkemece, anılan davalının zamanaşımı def’inde bulunduğu ve ıslah olunan kısım yönünden davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davalı ...
A.Ş.'nin «taşıma sözleşmesine» konu yükün mahiyetini bilmesine rağmen yükün sebebiyet vereceği zararları önlemek için gerekli tedbirleri almadığı, dolayısıyla davacı ile aralarındaki «kira sözleşmesi» uyarınca davacının zararından sorumlu olduğu, bu davalıların zarara ilişkin olarak müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, her iki davalının da «zamanaşımı» savunmasında bulunduğu, «ıslah» olunan kısım yönünden davanın zamanaşımına uğradığı, faizin çeşidi ve başlangıcı yönünden bozma olmadığı, dava dilekçesinde belirtilmiş ise de römorkun dava konusu olmadığı, asıl davanın davacısı ile davalı ... arasında ise sözleşme ilişkisinin bulunmadığı, bu davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumlu olmasını gerektirir bir hususun da dosya kapsamında ispat edilemediği gerekçesiyle, asıl davada davalılar Sembol Ambalaj San.
A.Ş.'ne yönelik davanın kısmen kabulü ile 8.000,00 TL çekici zararı ve 1.000,00 TL «kazanç kaybı» olmak üzere toplam 9.000,00 TL'nin davalılar Sembol Ambalaj San.
Benzer bu kararda… sas alınır nitelikte bulunduğu, somut olayda Türkiye'den Kazakistan'a taşınan malların taşıma sırasında çıkan yangın nedeniyle çekici ve römork ile birlikte yanarak «zayi» olduğu, alınan bilirkişi raporları uyarınca çıkan yangın nedeniyle yükün sahibi ....'nin %95 oranında, yükleme ve istifleme sırasında gerekli önlemlerin alınması hususunda çekince koymayan «taşıyıcıların» da %5 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, asıl davada davacının «ıslah» talebine karşı davalı ... tarafından «zamanaşımı def»'inde bulunulduğu, CMR'nin 32. maddesi uyarınca bir yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, ıslah tarihi itibariyle bu davalı yönünden zamanaşımının gerçekleştiği, birleşen dava yönünden, «taşıyan» davalıların kusurunun %5 oranına tekabül ettiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüyle çekici zararı olan 42.000,00 TL'nin (... yönünden 2.100,00 TL, .... yönünden 1.000,00 TL sorumlu olmaları kaydıyla) 25.5.2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, «kazanç kaybı» yönünden 1.000,00 TL'den ...., 500,01 TL'den ..., 500,01 TL'den ... sorumlu olmak kaydıyla 2002,02 TL'nin davalılardan 25.5.2007 tarihinden itibaren işleyecek rees …
… şılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve asıl dava yönünden dava konusu yapılan çekicinin mahkemece belirlenen bedelinde, davacının «kazanç kaybının» hesap yönteminde ve davacının römork bedeline ilişkin talebinin reddinde bir isabetsizlik bulunmadığının, birleşen dava yönünden de «hasarın» davalı .... tarafından düzenlenen poliçe kapsamında kaldığının anlaşılmasına göre, asıl davanın davacısı ve birleşen davanın davalısı .... vekillerinin bu yönlere …
Mahkemece, bu davalıların zarara ilişkin sorumlulukları açıklanan biçimde değerlendirilip «ıslah» edilen kısım yönünden davalılardan ....yanında diğer davalı .... 'nin de «zamanaşımı def»'inde bulunduğu gözetilerek tazminat miktarın belirlenmesi gerekirken hatalı hukuki nitelendirme ve yetersiz bilirkişi raporları uyarınca yazılı şekilde karar veril …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kira ilişkisi · üst taşıyıcı · zamanaşımı defi · zayi · iş bölümü
Benzer bu kararda… sas alınır nitelikte bulunduğu, somut olayda Türkiye'den Kazakistan'a taşınan malların taşıma sırasında çıkan yangın nedeniyle çekici ve römork ile birlikte yanarak «zayi» olduğu, alınan bilirkişi raporları uyarınca çıkan yangın nedeniyle yükün sahibi ....'nin %95 oranında, yükleme ve istifleme sırasında gerekli önlemlerin alınması hususunda çekince koymayan «taşıyıcıların» da %5 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, asıl davada davacının «ıslah» talebine karşı davalı ... tarafından «zamanaşımı def»'inde bulunulduğu, CMR'nin 32. maddesi uyarınca bir yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, ıslah tarihi itibariyle bu davalı yönünden zamanaşımının gerçekleştiği, birleşen dava yönünden, «taşıyan» davalıların kusurunun %5 oranına tekabül ettiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüyle çekici zararı olan 42.000,00 TL'nin (... yönünden 2.100,00 TL, .... yönünden 1.000,00 TL sorumlu olmaları kaydıyla) 25.5.2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, «kazanç kaybı» yönünden 1.000,00 TL'den ...., 500,01 TL'den ..., 500,01 TL'den ... sorumlu olmak kaydıyla 2002,02 TL'nin davalılardan 25.5.2007 tarihinden itibaren işleyecek rees …
2- Asıl dava, davacıya ait çekicinin taşıma sırasında çıkan yangın nedeniyle tamamen «zayi» olmasından kaynaklı çekici bedelinin tazmini ve çekicinin kullanılamamasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı ile davalılardan .... arasında 26.1.2004 tarihli sözleşme yapıldığı bu sözleşme uyarınca davacıya ait çekicinin davalı şirkete kiralandığı, kiralanan çekicinin davalılardan ....'ye ait yükün taşınması sırasında araçta çıkan yangın nedeniyle «zayi» olduğu, yangının taşınan yükten kaynaklandığı hususu tartışmasızdır.
Uyuşmazlık konusu olayda öncelikle davalıların hangi sebeplerle sorumlu olup olmadıklarının belirlenmesi, bu belirleme uyarınca «ıslah», «zamanaşımı defi» ve tazminatın tahsil şeklinin karara bağlanması gereklidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14730 E. 2015/36 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaA.Ş.'den 25/05/2007 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ...'ya yönelik davanın ise reddine, birleşen dava yönünden; CMR Konvansiyonu'nun 17. maddesi uyarınca «taşıyıcının», yükü «teslim» aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu olduğu, ancak kayıp, «hasar» veya gecikmenin istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımac …
A.Ş. çalışanınca yükün görülerek «teslim» alındığı, yüke ilişkin belgelerde yükün nevinin açıkça belirtiltildiği, «taşıyıcı» tarafından bilinen bu duruma rağmen yükün kabul edildiği, yükten kaynaklanacak «hasarın» oluşumunu önlemek için yükleme ve istifleme sırasında gerekli önlemlerin alınmasının sağlanılmadığı, taşıma sırasında yükte sızıntı meydana gelmesine karşın bu duruma kayıtsız kalındığının dosya kapsamından anlaşıldığı, bu nedenle «kusur oranlarının» belirlenmesi yönünden yeni bir heyetten rapor aldırılmasına karar verildiği, verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücreti» yatırılmadığı takdirde «bilirkişi incelemesi» delilinden vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delil durumuna göre karar verileceği «ihtaratını» içerir birleşen dosyanın davacı vekiline davetiye çıkartılmış, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen verilen kesin süre içerisinde ve bir sonraki duruşma tarihin …
A.Ş'nin taşınan yükün nevine dair yanlış bilgi verdiği, «taşıyıcıyı» tehlikeli yük nedeniyle uyarmadığı, bu nedenle «hasarın» oluşumuna kısmen de olsa kendi kusuruyla sebebiyet verdiği, diğer taraftan «alt taşıyıcı» konumundaki Ladik Nak. ve Tic.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, taşınan emtianın davalı «taşıyıcı» tarafından hasarlı «teslim» edildiği dosya kapsamı itibariyle sabit bulunduğuna göre, dava konusu hasarla ilgili olarak «sorumluluktan kurtulmaya» yönelik «ispat yükünün» davalı taşıyıcıda olduğu ilkesel olarak gözetilerek, tüm deliller toplanıp aralarında uluslararası taşıma hukuku konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kurulundan, «hasarın» nasıl ve neden kaynaklandığının denetlemeye imkan verecek şekilde belirlenmesi, hasarın ambalaj eksikliğinden kaynaklandığı sonucuna varılırsa da, davalı taşıyıcının üzerine düşen bütün önlemleri alıp almadığının ve gerekli uyarıları yapıp yapmadığının tartışılması, tüm bu belirlemeler sonucu hasıl olacak duruma göre bir hüküm kurulması gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yukarıda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
CMR'nin 17/1. maddesi uyarınca, «taşıyıcı» yükü «teslim» aldığı andan, teslim edilinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur.
Taşıyıcı ancak, kayıp, «hasar» veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, «taşıyıcının» hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmişse sorumlu olmaz (CMR m.17/2).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluktan kurtulma · taşıyıcının sorumluluğu · rücuen tazminat · denetime elverişlilik · ispat yükü · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, taşınan emtianın davalı «taşıyıcı» tarafından hasarlı «teslim» edildiği dosya kapsamı itibariyle sabit bulunduğuna göre, dava konusu hasarla ilgili olarak «sorumluluktan kurtulmaya» yönelik «ispat yükünün» davalı taşıyıcıda olduğu ilkesel olarak gözetilerek, tüm deliller toplanıp aralarında uluslararası taşıma hukuku konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kurulundan, «hasarın» nasıl ve neden kaynaklandığının denetlemeye imkan verecek şekilde belirlenmesi, hasarın ambalaj eksikliğinden kaynaklandığı sonucuna varılırsa da, davalı taşıyıcının üzerine düşen bütün önlemleri alıp almadığının ve gerekli uyarıları yapıp yapmadığının tartışılması, tüm bu belirlemeler sonucu hasıl olacak duruma göre bir hüküm kurulması gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yukarıda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumlarda da «ispat yükü» «taşıyıcıdadır» (CMR m.18/1).
Bilirkişi tarafından, somut olayda taşınan emtianın ambalajının nasıl yapılması gerektiği, olayda nasıl yapıldığı «denetime elverişli» bir şekilde belirlenmediği gibi, «hasarın» neden kaynaklandığı da açıkça ortaya konulmamıştır.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6491 E. 2014/12550 K.
Ortak:taşıyıcı · taşıyan · kusur · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaA.Ş. çalışanınca yükün görülerek «teslim» alındığı, yüke ilişkin belgelerde yükün nevinin açıkça belirtiltildiği, «taşıyıcı» tarafından bilinen bu duruma rağmen yükün kabul edildiği, yükten kaynaklanacak «hasarın» oluşumunu önlemek için yükleme ve istifleme sırasında gerekli önlemlerin alınmasının sağlanılmadığı, taşıma sırasında yükte sızıntı meydana gelmesine karşın bu duruma kayıtsız kalındığının dosya kapsamından anlaşıldığı, bu nedenle «kusur oranlarının» belirlenmesi yönünden yeni bir heyetten rapor aldırılmasına karar verildiği, verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücreti» yatırılmadığı takdirde «bilirkişi incelemesi» delilinden vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delil durumuna göre karar verileceği «ihtaratını» içerir birleşen dosyanın davacı vekiline davetiye çıkartılmış, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen verilen kesin süre içerisinde ve bir sonraki duruşma tarihin …
A.Ş.'den 25/05/2007 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ...'ya yönelik davanın ise reddine, birleşen dava yönünden; CMR Konvansiyonu'nun 17. maddesi uyarınca «taşıyıcının», yükü «teslim» aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu olduğu, ancak kayıp, «hasar» veya gecikmenin istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımac …
… nın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve ayrıca CMR 17/2.maddesi hükmü gereğince kayıp, «hasar» veya gecikme yüke has bir kusurdan meydana gelmişse taşımacı sorumlu tutulamaz ise de, Dairemiz bozma ilamında «taşıyıcının» çalışanının yükte sızıntı olmasına rağmen bu duruma kayıtsız kalmış olması nedeniyle «kusur oranının» belirlenmesi gerektiği belirtilmiş olup, bu hususun ispatının da birleşen davada davacı ...Ş.’ye ait olması ve bu nedenle «bilirkişi ücretinin» bu davacı tarafından yatırılması gerekmesine göre asıl davada davalı ... birleşen davada davacı ...Ş. vekili ile asıl ve birleşen davada davalı ...
Benzer bu kararda… ahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, olaya CMR hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, CMR Konvansiyonu'nun 17/1. maddesi uyarınca «taşıyanın» yükü «teslim» aldığı andan, teslim edinceye kadar doğacak hasardan sorumlu olduğunu, 17/2. maddeye göre de eğer kayıp, «hasar» veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, «taşıyanın sorumlu» tutulamayacağı, konvansiyonun «ispat yükü» ters çevrilmiş bir «kusur sorumluluğunu» öngördüğü, «taşıyıcının» ancak en yüksek özeni göstermesine rağmen hasarın gerçekleştiğini ispat ederek «sorumluluktan kurtulabileceğini», davalının bu yönde bir savunma yapmadığı, bu itibarla zararı tazminle mükellef olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazının iptaline, 3.443,98 TL «asıl alacak» ve 198,89 TL takip tarihine kadar «işlemiş faiz» olmak üzere takip tarihi itibariyle 3.642,87 TL üzerinden takibin devamına, asıl alacağın %40'ı oranında hesaplanan 1.377,59 TL tazminatın davalıdan tahsiline kara …
2-) Ancak dava, CMR Konvansiyonuna göre yurtdışı taşıması esnasında meydana gelen «hasarın» sigortalıya ödenmesinden sonra davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece, yazılı şekilde «icra-inkar tazminatına» da hükmedilmişse de dava konusu alacak tazmini nitelikte olup, likit ve önceden belirlenebilir değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyanın sorumluluğu · sorumluluktan kurtulma · kusur sorumluluğu · ispat yükü · işlemiş faiz · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… ahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, olaya CMR hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, CMR Konvansiyonu'nun 17/1. maddesi uyarınca «taşıyanın» yükü «teslim» aldığı andan, teslim edinceye kadar doğacak hasardan sorumlu olduğunu, 17/2. maddeye göre de eğer kayıp, «hasar» veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, «taşıyanın sorumlu» tutulamayacağı, konvansiyonun «ispat yükü» ters çevrilmiş bir «kusur sorumluluğunu» öngördüğü, «taşıyıcının» ancak en yüksek özeni göstermesine rağmen hasarın gerçekleştiğini ispat ederek «sorumluluktan kurtulabileceğini», davalının bu yönde bir savunma yapmadığı, bu itibarla zararı tazminle mükellef olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazının iptaline, 3.443,98 TL «asıl alacak» ve 198,89 TL takip tarihine kadar «işlemiş faiz» olmak üzere takip tarihi itibariyle 3.642,87 TL üzerinden takibin devamına, asıl alacağın %40'ı oranında hesaplanan 1.377,59 TL tazminatın davalıdan tahsiline kara …
2-) Ancak dava, CMR Konvansiyonuna göre yurtdışı taşıması esnasında meydana gelen «hasarın» sigortalıya ödenmesinden sonra davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece, yazılı şekilde «icra-inkar tazminatına» da hükmedilmişse de dava konusu alacak tazmini nitelikte olup, likit ve önceden belirlenebilir değildir.
Bu nedenle «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13647 E. 2018/491 K.
Ortak:taşıyıcı · kusur · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaA.Ş. çalışanınca yükün görülerek «teslim» alındığı, yüke ilişkin belgelerde yükün nevinin açıkça belirtiltildiği, «taşıyıcı» tarafından bilinen bu duruma rağmen yükün kabul edildiği, yükten kaynaklanacak «hasarın» oluşumunu önlemek için yükleme ve istifleme sırasında gerekli önlemlerin alınmasının sağlanılmadığı, taşıma sırasında yükte sızıntı meydana gelmesine karşın bu duruma kayıtsız kalındığının dosya kapsamından anlaşıldığı, bu nedenle «kusur oranlarının» belirlenmesi yönünden yeni bir heyetten rapor aldırılmasına karar verildiği, verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücreti» yatırılmadığı takdirde «bilirkişi incelemesi» delilinden vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delil durumuna göre karar verileceği «ihtaratını» içerir birleşen dosyanın davacı vekiline davetiye çıkartılmış, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen verilen kesin süre içerisinde ve bir sonraki duruşma tarihin …
A.Ş.'den 25/05/2007 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ...'ya yönelik davanın ise reddine, birleşen dava yönünden; CMR Konvansiyonu'nun 17. maddesi uyarınca «taşıyıcının», yükü «teslim» aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu olduğu, ancak kayıp, «hasar» veya gecikmenin istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımac …
… nın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve ayrıca CMR 17/2.maddesi hükmü gereğince kayıp, «hasar» veya gecikme yüke has bir kusurdan meydana gelmişse taşımacı sorumlu tutulamaz ise de, Dairemiz bozma ilamında «taşıyıcının» çalışanının yükte sızıntı olmasına rağmen bu duruma kayıtsız kalmış olması nedeniyle «kusur oranının» belirlenmesi gerektiği belirtilmiş olup, bu hususun ispatının da birleşen davada davacı ...Ş.’ye ait olması ve bu nedenle «bilirkişi ücretinin» bu davacı tarafından yatırılması gerekmesine göre asıl davada davalı ... birleşen davada davacı ...Ş. vekili ile asıl ve birleşen davada davalı ...
Benzer bu kararda… ının sorumluluğu kapsamında değerlendirme yapılıp ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, ambalajlama ve istiflemenin usulüne uygun yapıldığı, «hasarın» ambalajlama ve istifleme hatasından kaynaklanmadığı kabul edildiği halde ambalajlama ve istifleme hatasının bulunmaması sebebiyle davalının, göndereni uyarması ve «taşıma senedine» çekince koymasını gerektirecek koşulların oluşmadığı, dolayısıyla «taşıyıcıya» «kusur» atfedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamış, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» taşımayı yapan araçta çıkan yangından kaynaklandığı, gönderen tarafından ambalajlama ve istifleme hatası yapılmadığı, bu durumda davalı taşımacının göndereni uyarması ve «taşıma senedine» çekince koymasını gerektirecek bir durumun bulunmadığı, taşımacıya «kusur» atfedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
CMR'nin 17/1 maddesi uyarınca, taşımacı, yükü «teslim» aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu olup, 17/2 maddesi uyarınca, eğer kayıp, «hasar» ya da gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacın …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma senedi · taşıyıcının sorumluluğu · rücuen tahsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» taşımayı yapan araçta çıkan yangından kaynaklandığı, gönderen tarafından ambalajlama ve istifleme hatası yapılmadığı, bu durumda davalı taşımacının göndereni uyarması ve «taşıma senedine» çekince koymasını gerektirecek bir durumun bulunmadığı, taşımacıya «kusur» atfedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi uyarınca sigortalıya ödenen tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Anılan maddede «hasarın», ambalajlamadan ve eğer gönderene aitse istiflemeden kaynaklanan hasarlarda «taşıyıcının sorumlu» olmadığı belirtilmiştir.
… ının sorumluluğu kapsamında değerlendirme yapılıp ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, ambalajlama ve istiflemenin usulüne uygun yapıldığı, «hasarın» ambalajlama ve istifleme hatasından kaynaklanmadığı kabul edildiği halde ambalajlama ve istifleme hatasının bulunmaması sebebiyle davalının, göndereni uyarması ve «taşıma senedine» çekince koymasını gerektirecek koşulların oluşmadığı, dolayısıyla «taşıyıcıya» «kusur» atfedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamış, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/5776 E. , 2021/4701 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 22.10.2019 tarih ve 2018/575-2019/768 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı .... ve Tic. A.Ş. vekili ile davacı ... vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin davalılardan Ladik Nak. ve Tic. A.Ş. ile yaptığı 26.1.2004 tarihli kira sözleşmesiyle kendisine ait çekici ve römorku bu şirkete kiraladığını, taraflar arasındaki kira sözleşmesi uyarınca aylık 10.000,00 TL ile navlun bedelinin %10'u haricinde kalan kısımdan masraflar haricinde kalan bedelin müvekkiline ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalılardan Sembol Ambalaj San. A.Ş.'nin davalılardan ... ile 27.4.2007 tarihli bir taşıma sözleşmesi imzaladığını, söz konusu sözleşmede taşınacak yükün kuru yük olduğuna dair beyanda bulunduğunu, üst taşıyıcı durumundaki...nın da alt taşıyıcı olarak davalı .... ve Tic. A.Ş. ile aynı tarihli taşıma sözleşmesi imzaladığını, bu taşıma sözleşmeleri uyarınca davalı ...
San. A.Ş.'ye ait yükün Almaata'ya taşınma işinin müvekkiline ait aynı zamanda müvekkilinin oğlunun sürücülüğünü yaptığı çekici ve römork ile yapıldığını, bu taşıma sırasında 20.5.2007 tarihinde aracın Kazakistan'da seyir halinde bulunduğu sırada yandığını, söz konusu yangın nedeniyle müvekkiline ait çekici ve römorkun yükle birlikte tamamen yandığını, Kazakistan'da bulunan yetkili mercilerce verilen raporda meydana gelen yangının taşınan yükten kaynaklandığının belirtildiğini, davalıların taşınan yüke ilişkin yanıltıcı bilgi vermeleri ve yükün güvenli bir biçimde taşınmasına ilişkin gerekli önlemleri almamaları sonucunda müvekkilinin zararına sebebiyet verdiklerini ileri sürerek, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla çekici ve römorkun bedeli ile müvekkilinin kazanç kaybına binaen şimdilik 10.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 01.02.2013 havale tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini zarar gören çekici nedeniyle 8.000,00 TL'den 42.000,00 TL'ye, römork bakımından 1.000,00 TL'den 11.000,00 TL'ye kazanç kaybı bakımından 1.000,00 TL'den 20.000,00 TL'ye yükselterek toplamda 73.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... San. A.Ş. vekili, müvekkiline bu davada husumet yöneltilemeyeceğini, somut olayda müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, taşınan yükün nevinin taşıyan tarafından yükleme esnasında öğrenildiğini, yangının yükün taşınması sırasında gerekli tedbirlerin alınmamasından kaynaklandığını, hasarlı araç nedeniyle elde edilen bedelin zarardan düşülmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiş, davacının ıslah talebi sonrasında ıslah edilen kesim yönünden zamanaşımı def'inde bulunmuştur.
Davalı ... vekili; müvekkilinin yaptığı taşıma sözleşmesi sırasında taşınacak yükün kuru yük olarak bildirildiğini, müvekkiline yükün yanıcı madde olduğuna dair bilgi verilmediğini, yangının araçta taşınan yükün nevinden kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Nakliyat ve Tic. A.Ş. vekili; dava konusu römorkun sicil kayıtlarından anlaşıldığı üzere müvekkiline ait olduğunu, davacı ile yapılan sözleşmeye rağmen davacıya iş başı ödeme yapıldığını davacıya ait aracın davalının oğlu tarafından kullanıldığını, meydana gelen olayda davacının oğlu olan araç sürücüsünün de kusurlu olduğunu, araç sürücüsünün müvekkilinin çalışanı olmadığını, savunarak davanın reddini istemiş, davacının ıslah talebi sonrasında ıslah edilen kesim yönünden zamanaşımı def'inde bulunmuştur.
Birleşen davada davacı ... San. ve Tic. A.Ş. vekili; müvekkili ile davalı ... arasında üst taşıyıcı olarak taşıma sözleşmesi imzalandığını, davalının taşımaya konu müvekkiline ait yükü alt taşıyıcı sıfatıyla diğer davalı .... ve Tic. A.Ş.'ye taşıttığını, diğer davalı ... şirketinin davalı ... Nakliyat şirketinin sigortacısı olduğunu, yükün Almaata'ya taşınması sırasında araçta meydana gelen yangın nedeniyle tamamen zayi olduğunu, yangının taşıyan sıfatındaki şirketlerin kusurlarından ileri geldiğini ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 Avro'nun kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ergo Sigorta A.Ş. vekili; sigortalı yükün yanlış yüklemesi, istiflenmesi ve hatalı ambalajlanmasından kaynaklı yangın nedeniyle oluşan hasarın poliçe teminatı haricinde kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili; davacı şirket ile yapılan taşıma sözleşmesi sırasında taşınan yükün İMKOSUZ olarak beyan edildiğini, ancak yükün yanıcı maddeden oluşması nedeniyle hasarın meydana geldiğinin belirlendiğini, yükün niteliğine ilişkin yanıltıcı bilgi veren davacının hasardan sorumlu olduğunu, taşımanın CMR hükümlerine tabi olması nedeniyle müvekkilinin sınırlı sorumluluğunun bulunduğunu, davacının CMR hükümleri uyarınca faiz isteyebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı .... ve Tic. A.Ş. vekili; taşınan yükte meydana gelen hasarın bizzat yükün sahibi olan davacının yüke ilişkin gerekli uyarıları yapmaması ve bilgileri vermemesinden kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda, asıl dava yönünden; asıl davanın davacısı ile davalılardan Sembol Ambalaj San. A.Ş. arasında sözleşmeye tabi bir ilişki bulunmadığı, ancak davalı ... San. A.Ş.'nin taşınan yüke ilişkin gerçeğe aykırı beyanda bulunarak taşıyanı yükün meydana getirebileceği tehlikelere karşı uyarmaması ve taşınan yükün de davacının zararına sebebiyet vermesi nedeniyle davacıya karşı haksız fiil hükümleri uyarınca sorumlu olduğu, diğer yandan asıl davanın davacısı ile davalı .... ve Tic. A.Ş. arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu, kiralayan konumundaki davalı .... ve Tic. A.Ş.'nin taşıma sözleşmesine konu yükün mahiyetini bilmesine rağmen yükün sebebiyet vereceği zararları önlemek için gerekli tedbirleri almadığı, dolayısıyla davacı ile aralarındaki kira sözleşmesi uyarınca davacının zararından sorumlu olduğu, bu davalıların zarara ilişkin olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, her iki davalının da zamanaşımı savunmasında bulunduğu, ıslah olunan kısım yönünden davanın zamanaşımına uğradığı, faizin çeşidi ve başlangıcı yönünden bozma olmadığı, dava dilekçesinde belirtilmiş ise de römorkun dava konusu olmadığı, asıl davanın davacısı ile davalı ...
arasında ise sözleşme ilişkisinin bulunmadığı, bu davalının haksız fiil hükümleri uyarınca sorumlu olmasını gerektirir bir hususun da dosya kapsamında ispat edilemediği gerekçesiyle, asıl davada davalılar Sembol Ambalaj San. A.Ş. ve Ladik Nak. ve Tic. A.Ş.'ne yönelik davanın kısmen kabulü ile 8.000,00 TL çekici zararı ve 1.000,00 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 9.000,00 TL'nin davalılar Sembol Ambalaj San. A.Ş. ve Ladik Nak. ve Tic. A.Ş.'den 25/05/2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ...'ya yönelik davanın ise reddine, birleşen dava yönünden; CMR Konvansiyonu'nun 17.
maddesi uyarınca taşıyıcının, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu olduğu, ancak kayıp, hasar veya gecikmenin istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, artık taşımacının sorumlu tutulamayacağı, somut olayda da gönderen ve yükün sahibi konumundaki Sembol Ambalaj San. A.Ş'nin taşınan yükün nevine dair yanlış bilgi verdiği, taşıyıcıyı tehlikeli yük nedeniyle uyarmadığı, bu nedenle hasarın oluşumuna kısmen de olsa kendi kusuruyla sebebiyet verdiği, diğer taraftan alt taşıyıcı konumundaki Ladik Nak.
ve Tic. A.Ş. çalışanınca yükün görülerek teslim alındığı, yüke ilişkin belgelerde yükün nevinin açıkça belirtiltildiği, taşıyıcı tarafından bilinen bu duruma rağmen yükün kabul edildiği, yükten kaynaklanacak hasarın oluşumunu önlemek için yükleme ve istifleme sırasında gerekli önlemlerin alınmasının sağlanılmadığı, taşıma sırasında yükte sızıntı meydana gelmesine karşın bu duruma kayıtsız kalındığının dosya kapsamından anlaşıldığı, bu nedenle kusur oranlarının belirlenmesi yönünden yeni bir heyetten rapor aldırılmasına karar verildiği, verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücreti yatırılmadığı takdirde bilirkişi incelemesi delilinden vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delil durumuna göre karar verileceği ihtaratını içerir birleşen dosyanın davacı vekiline davetiye çıkartılmış, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen verilen kesin süre içerisinde ve bir sonraki duruşma tarihine kadar bilirkişi ücreti yatırılmadığı gerekçesiyle, birleşen davada ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, asıl davada davacı vekili, asıl ve birleşen davada davalı ... Nakliyat A.Ş. vekili ve asıl davada davalı ... birleşen davada davacı ...Ş. vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve ayrıca CMR 17/2.maddesi hükmü gereğince kayıp, hasar veya gecikme yüke has bir kusurdan meydana gelmişse taşımacı sorumlu tutulamaz ise de, Dairemiz bozma ilamında taşıyıcının çalışanının yükte sızıntı olmasına rağmen bu duruma kayıtsız kalmış olması nedeniyle kusur oranının belirlenmesi gerektiği belirtilmiş olup, bu hususun ispatının da birleşen davada davacı ...Ş.’ye ait olması ve bu nedenle bilirkişi ücretinin bu davacı tarafından yatırılması gerekmesine göre asıl davada davalı ... birleşen davada davacı ...Ş.
vekili ile asıl ve birleşen davada davalı ... Nakliyat A.Ş. vekilinin tüm, asıl davada davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, haksız fiil ve kira sözleşmesine dayalı olarak açılan tazminat istemine ilişkindir. Dairemizin 18.01.2016 tarihli ve 2015/15094 E., 2016/372 K. sayılı bozma ilamında; asıl davada davacı ile davalı ... Nakliyat A.Ş. arasında kira sözleşmesi bulunduğu ve ıslaha yönelik zamanaşımı def’inin buna göre değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen, mahkemece, anılan davalının zamanaşımı def’inde bulunduğu ve ıslah olunan kısım yönünden davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davalı ... Nakliyat A.Ş.’ye yönelik davanın ıslah edilen kısım yönünden reddine karar verilmiştir.
Ancak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 147.maddesi hükmü uyarınca kira alacağının tahsili davalarında zamanaşımı süresi 5 yıl olup, bunun dışındaki tüm alacaklar ise aynı kanunun 146.maddesi hükmü uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Davacının zararın tazminini talep ettiği çekicinin 20.05.2007 tarihinde yandığı, ıslahın ise 01.02.2013 tarihli olduğu anlaşılmakla, bu durumda mahkemece, ıslah edilen kısım yönünden hangi zamanaşımının uygulandığı ve alacağın ne zaman muaccel olduğu belirlenmek suretiyle zamanaşımı def’inin karara bağlanması gerekirken, gerekçesiz olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın asıl davada davacı yararına bozumasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte belirtilen nedenlerle, asıl davada davalı ... birleşen davada davacı ...Ş. vekili ile asıl ve birleşen davada davalı ... Nakliyat A.Ş. vekilinin tüm, asıl davada davacı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte belirtilen nedenlerle asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın asıl davada davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden ...'ye iadesine, aşağıda yazılı bakiye 461,11 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı .... ve Tic. A.Ş.'den alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 466,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davalı-birleşen davada davacı ...Ş.'den alınmasına, 02.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/681315200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz