Rücû tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/14730 E. 2015/36 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekince (ihtirazi kayıt)↗ sorumluluktan kurtulma↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ cmr↗ rücuen tazminat↗ denetime elverişlilik↗ taşıma sözleşmesi↗ ispat yükü↗ taşıyıcı↗ hasar↗ eksik inceleme↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taşıyıcının emtianın zarar görmesine sebebiyet verecek bir kusurunun bulunmadığı, zarar gören emtianın cam panel olması nedeniyle zararın ambalaj hatasından oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
CMR'nin 17/1. maddesi uyarınca, taşıyıcı yükü teslim aldığı andan, teslim edilinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. Taşıyıcı ancak, kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşıyıcının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmişse sorumlu olmaz (CMR m.17/2). Bu durumlarda da ispat yükü taşıyıcıdadır (CMR m.18/1).
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, taşıyıcının taşınan yükün zarar görmesine sebebiyet verecek bir fiiline rastlanılmadığı, hasarın ambalajlama eksikliğinden kaynaklandığı ve taşımacının zarardan sorumluluğunun bulunmadığı belirlenmiş ise de, bu bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve izlemeye elverişli değildir. Zira bilirkişi raporunda, davalının bir kaza yapmadığı ve hasara yol açacak bir fiilinin bulunmadığı bu nedenle öncelikle hasarın ambalaj eksikliğinden kaynaklandığı belirlenmiştir. Bilirkişi tarafından, somut olayda taşınan emtianın ambalajının nasıl yapılması gerektiği, olayda nasıl yapıldığı denetime elverişli bir şekilde belirlenmediği gibi, hasarın neden kaynaklandığı da açıkça ortaya konulmamıştır.
Öte yandan, CMR'nin 17/4-b maddesi uyarınca ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman, özellikleri gereği fire veren veya hasara uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması durumunda taşıyıcı sorumlu tutulamaz ise de, CMR'nin 18/5. maddesi uyarınca bu husus, taşıyıcının üzerine düşen bütün önlemleri aldığının kanıtlanmasına bağlıdır.
Ayrıca, ambalaj hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması TMK'nın 2. maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin de bir gereğidir. Nitekim, CMR'nin 8/1-b hükmünde, yükü teslim aldığı sırada, taşıyıcının, yükün ve bunların ambalajının görünürdeki durumunu kontrol yükümlülüğü altında olduğu, 2. fıkrada, buna ilişkin çekincelerini gerekçeleriyle birlikte belirtmesi gerektiği, 9/2. maddede ise, çekince koymamış ise, yükün ve ambalajların görünüş itibariyle iyi durumda olduğunun varsayılacağı öngörülmüştür.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, taşınan emtianın davalı taşıyıcı tarafından hasarlı teslim edildiği dosya kapsamı itibariyle sabit bulunduğuna göre, dava konusu hasarla ilgili olarak sorumluluktan kurtulmaya yönelik ispat yükünün davalı taşıyıcıda olduğu ilkesel olarak gözetilerek, tüm deliller toplanıp aralarında uluslararası taşıma hukuku konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kurulundan, hasarın nasıl ve neden kaynaklandığının denetlemeye imkan verecek şekilde belirlenmesi, hasarın ambalaj eksikliğinden kaynaklandığı sonucuna varılırsa da, davalı taşıyıcının üzerine düşen bütün önlemleri alıp almadığının ve gerekli uyarıları yapıp yapmadığının tartışılması, tüm bu belirlemeler sonucu hasıl olacak duruma göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme sonucu yukarıda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13647 E. 2018/491 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaÖte yandan, CMR'nin 17/4-b maddesi uyarınca ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman, özellikleri gereği fire veren veya «hasara» uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması durumunda «taşıyıcı sorumlu» tutulamaz ise de, CMR'nin 18/5. maddesi uyarınca bu husus, taşıyıcının üzerine düşen bütün önlemleri aldığının kanıtlanmasına bağlıdır.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, taşınan emtianın davalı «taşıyıcı» tarafından hasarlı «teslim» edildiği dosya kapsamı itibariyle sabit bulunduğuna göre, dava konusu hasarla ilgili olarak «sorumluluktan kurtulmaya» yönelik «ispat yükünün» davalı taşıyıcıda olduğu ilkesel olarak gözetilerek, tüm deliller toplanıp aralarında uluslararası taşıma hukuku konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kurulundan, «hasarın» nasıl ve neden kaynaklandığının denetlemeye imkan verecek şekilde belirlenmesi, hasarın ambalaj eksikliğinden kaynaklandığı sonucuna varılırsa da, davalı taşıyıcının üzerine düşen bütün önlemleri alıp almadığının ve gerekli uyarıları yapıp yapmadığının tartışılması, tüm bu belirlemeler sonucu hasıl olacak duruma göre bir hüküm kurulması gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yukarıda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
CMR'nin 17/1. maddesi uyarınca, «taşıyıcı» yükü «teslim» aldığı andan, teslim edilinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur.
Benzer bu karardaAnılan maddede «hasarın», ambalajlamadan ve eğer gönderene aitse istiflemeden kaynaklanan hasarlarda «taşıyıcının sorumlu» olmadığı belirtilmiştir.
CMR'nin 17/1 maddesi uyarınca, taşımacı, yükü «teslim» aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu olup, 17/2 maddesi uyarınca, eğer kayıp, «hasar» ya da gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacın …
… ının sorumluluğu kapsamında değerlendirme yapılıp ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, ambalajlama ve istiflemenin usulüne uygun yapıldığı, «hasarın» ambalajlama ve istifleme hatasından kaynaklanmadığı kabul edildiği halde ambalajlama ve istifleme hatasının bulunmaması sebebiyle davalının, göndereni uyarması ve «taşıma senedine» çekince koymasını gerektirecek koşulların oluşmadığı, dolayısıyla «taşıyıcıya» «kusur» atfedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamış, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma senedi · rücuen tahsil · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» taşımayı yapan araçta çıkan yangından kaynaklandığı, gönderen tarafından ambalajlama ve istifleme hatası yapılmadığı, bu durumda davalı taşımacının göndereni uyarması ve «taşıma senedine» çekince koymasını gerektirecek bir durumun bulunmadığı, taşımacıya «kusur» atfedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ının sorumluluğu kapsamında değerlendirme yapılıp ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, ambalajlama ve istiflemenin usulüne uygun yapıldığı, «hasarın» ambalajlama ve istifleme hatasından kaynaklanmadığı kabul edildiği halde ambalajlama ve istifleme hatasının bulunmaması sebebiyle davalının, göndereni uyarması ve «taşıma senedine» çekince koymasını gerektirecek koşulların oluşmadığı, dolayısıyla «taşıyıcıya» «kusur» atfedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamış, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Dava, Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi uyarınca sigortalıya ödenen tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15094 E. 2016/372 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, taşınan emtianın davalı «taşıyıcı» tarafından hasarlı «teslim» edildiği dosya kapsamı itibariyle sabit bulunduğuna göre, dava konusu hasarla ilgili olarak «sorumluluktan kurtulmaya» yönelik «ispat yükünün» davalı taşıyıcıda olduğu ilkesel olarak gözetilerek, tüm deliller toplanıp aralarında uluslararası taşıma hukuku konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kurulundan, «hasarın» nasıl ve neden kaynaklandığının denetlemeye imkan verecek şekilde belirlenmesi, hasarın ambalaj eksikliğinden kaynaklandığı sonucuna varılırsa da, davalı taşıyıcının üzerine düşen bütün önlemleri alıp almadığının ve gerekli uyarıları yapıp yapmadığının tartışılması, tüm bu belirlemeler sonucu hasıl olacak duruma göre bir hüküm kurulması gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yukarıda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
CMR'nin 17/1. maddesi uyarınca, «taşıyıcı» yükü «teslim» aldığı andan, teslim edilinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur.
Taşıyıcı ancak, kayıp, «hasar» veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, «taşıyıcının» hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmişse sorumlu olmaz (CMR m.17/2).
Benzer bu karardaAncak, dosya kapsamından «alt taşıyıcı» konumundaki ..... çalışanınca yükün görülerek «teslim» alındığı, yüke ilişkin belgelerde yükün nevinin açıkça belirtiltildiği, taşıyıcı tarafından bilinen bu duruma rağmen yükün kabul edildiği, yükten kaynaklanacak «hasarın» oluşumunu önlemek için yükleme ve istifleme sırasında gerekli önlemlerin alınmasının sağlanılmadığı, taşıma sırasında yükte sızıntı meydana gelmesine karşın bu duruma kayıtsız kalındığı anlaşılmakta olup bu durum karşısında mahkemece «kusur oranlarının» belirlenmesi yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamıyla örtüşmediği sonucuna varılmıştır.
CMR Konvansiyonu'nun 17. maddesi uyarınca «taşıyıcı», yükü «teslim» aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur.
Somut olayda, gönderen ve yükün sahibi konumundaki ....'nin taşınan yükün nevine dair yanlış bilgi verdiği, «taşıyıcıyı» tehlikeli yük nedeniyle uyarmadığı anlaşılmakta olup bu nedenle «hasarın» oluşumuna kısmen de olsa kendi kusuruyla sebebiyet verdiğinde tereddüt bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kira ilişkisi · üst taşıyıcı · alt taşıyıcı · kazanç kaybı · zamanaşımı defi · kusur oranı · kira sözleşmesi · zayi
Benzer bu kararda… sas alınır nitelikte bulunduğu, somut olayda Türkiye'den Kazakistan'a taşınan malların taşıma sırasında çıkan yangın nedeniyle çekici ve römork ile birlikte yanarak «zayi» olduğu, alınan bilirkişi raporları uyarınca çıkan yangın nedeniyle yükün sahibi ....'nin %95 oranında, yükleme ve istifleme sırasında gerekli önlemlerin alınması hususunda çekince koymayan «taşıyıcıların» da %5 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, asıl davada davacının «ıslah» talebine karşı davalı ... tarafından «zamanaşımı def»'inde bulunulduğu, CMR'nin 32. maddesi uyarınca bir yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, ıslah tarihi itibariyle bu davalı yönünden zamanaşımının gerçekleştiği, birleşen dava yönünden, «taşıyan» davalıların kusurunun %5 oranına tekabül ettiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüyle çekici zararı olan 42.000,00 TL'nin (... yönünden 2.100,00 TL, .... yönünden 1.000,00 TL sorumlu olmaları kaydıyla) 25.5.2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, «kazanç kaybı» yönünden 1.000,00 TL'den ...., 500,01 TL'den ..., 500,01 TL'den ... sorumlu olmak kaydıyla 2002,02 TL'nin davalılardan 25.5.2007 tarihinden itibaren işleyecek rees …
Davalı ...'nın «üst taşıyıcı» sıfatıyla yükün sahibi olan ....ile «alt taşıyıcı» olan.... 'ye aracılık ettiği anlaşılmaktadır.
Ancak, dosya kapsamından «alt taşıyıcı» konumundaki ..... çalışanınca yükün görülerek «teslim» alındığı, yüke ilişkin belgelerde yükün nevinin açıkça belirtiltildiği, taşıyıcı tarafından bilinen bu duruma rağmen yükün kabul edildiği, yükten kaynaklanacak «hasarın» oluşumunu önlemek için yükleme ve istifleme sırasında gerekli önlemlerin alınmasının sağlanılmadığı, taşıma sırasında yükte sızıntı meydana gelmesine karşın bu duruma kayıtsız kalındığı anlaşılmakta olup bu durum karşısında mahkemece «kusur oranlarının» belirlenmesi yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamıyla örtüşmediği sonucuna varılmıştır.
… şılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve asıl dava yönünden dava konusu yapılan çekicinin mahkemece belirlenen bedelinde, davacının «kazanç kaybının» hesap yönteminde ve davacının römork bedeline ilişkin talebinin reddinde bir isabetsizlik bulunmadığının, birleşen dava yönünden de «hasarın» davalı .... tarafından düzenlenen poliçe kapsamında kaldığının anlaşılmasına göre, asıl davanın davacısı ve birleşen davanın davalısı .... vekillerinin bu yönlere …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8966 E. 2010/424 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaÖte yandan, CMR'nin 17/4-b maddesi uyarınca ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman, özellikleri gereği fire veren veya «hasara» uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması durumunda «taşıyıcı sorumlu» tutulamaz ise de, CMR'nin 18/5. maddesi uyarınca bu husus, taşıyıcının üzerine düşen bütün önlemleri aldığının kanıtlanmasına bağlıdır.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, taşınan emtianın davalı «taşıyıcı» tarafından hasarlı «teslim» edildiği dosya kapsamı itibariyle sabit bulunduğuna göre, dava konusu hasarla ilgili olarak «sorumluluktan kurtulmaya» yönelik «ispat yükünün» davalı taşıyıcıda olduğu ilkesel olarak gözetilerek, tüm deliller toplanıp aralarında uluslararası taşıma hukuku konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kurulundan, «hasarın» nasıl ve neden kaynaklandığının denetlemeye imkan verecek şekilde belirlenmesi, hasarın ambalaj eksikliğinden kaynaklandığı sonucuna varılırsa da, davalı taşıyıcının üzerine düşen bütün önlemleri alıp almadığının ve gerekli uyarıları yapıp yapmadığının tartışılması, tüm bu belirlemeler sonucu hasıl olacak duruma göre bir hüküm kurulması gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yukarıda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
CMR'nin 17/1. maddesi uyarınca, «taşıyıcı» yükü «teslim» aldığı andan, teslim edilinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, «hasarın» taşıma sırasında oluştuğu, ancak boşaltma sırasında tespit edildiği, hasarın yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı, hamule senedinde açıkça yazıldığı üzere istif sorumluluğunun tamamen gönderene ait olduğu, yüklemeyi göndericinin yaptığı, istif hatasının basit bir muayene ile anlaşılabilecek bir istif hatası olmadığı, «taşıyıcının özen yükümlülüğünü» ihlal etmediği, hamule senedinin 18 nolu bölümünde “istif sorumluluğu tamamen gönderene aittir.” «şerhinin» mevcut olduğu, bu açıklıktaki sorumluluk «kaydına» göre meydana gelen hasardan davalı «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, karayoluyla uluslararası nakli davalı tarafından üstlenilen emtianın, taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına «hasar» bedelini ödeyen sigortacının, sigortalısının haklarına halef olarak açtığı tazminat istemine ilişkin bulunmakta olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nın 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
Davaya konu uyuşmazlıkta, «hasarın» yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı esasen davalı tarafından da savunulmuş, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddi cihetine gidilmiş olup, gönderenin, taşıması üstlenilen emtianın yükleme ve istifini yanlış yapmış olması halinde anılan hükümler uyarınca, «taşıyıcının» tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıy …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının özen yükümlülüğü · nezaret görevi · müterafik kusur · özen yükümlülüğü · istifa · kusur oranı · ibra · cy/cy şerhi
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, yukarıdaki yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava konusu «hasarın» oluş şekli de nazara alınarak yükleme ve «istif» hatasının herhangi bir araştırmaya gerek kalmadan kolaylıkla fark edilecek bir hata olduğunun kabulü ile hasarın «kusurun» ağırlıklı «bölümü» yükleyen/gönderen üzerinde bırakılacak şekilde, davalı «taşıyıcının özen yükümlüğünü» ihlalinden dolayı «müterafik kusur oranı» belirlenerek, oluşacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, üstelik bu yöne ilişkin kök ve ek rapor arasındaki çelişki dahi giderilmeden yazılı …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, «hasarın» taşıma sırasında oluştuğu, ancak boşaltma sırasında tespit edildiği, hasarın yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı, hamule senedinde açıkça yazıldığı üzere istif sorumluluğunun tamamen gönderene ait olduğu, yüklemeyi göndericinin yaptığı, istif hatasının basit bir muayene ile anlaşılabilecek bir istif hatası olmadığı, «taşıyıcının özen yükümlülüğünü» ihlal etmediği, hamule senedinin 18 nolu bölümünde “istif sorumluluğu tamamen gönderene aittir.” «şerhinin» mevcut olduğu, bu açıklıktaki sorumluluk «kaydına» göre meydana gelen hasardan davalı «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, karayoluyla uluslararası nakli davalı tarafından üstlenilen emtianın, taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına «hasar» bedelini ödeyen sigortacının, sigortalısının haklarına halef olarak açtığı tazminat istemine ilişkin bulunmakta olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nın 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, dava konusu olayda yükleme ve «istif» hatasının bulunduğu, yüklemenin gönderici tarafından yapıldığı belirlenmiş, mahkemenin bu yöndeki açık kabulüne yönelik gerekçe davalı «taşıyan» tarafından temyiz edilmemiş, gönderen tarafından yapılan istif ve yüklemeye «nezaret görevinin» yerine getirildiği, yanlış yükleme keyfiyetini gönderene bildirildiği «tacir» olan davalı tarafından savunulup kanıtlanmamıştır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15079 E. 2016/2972 K.
Ortak:rücuen tazminat · taşıyıcı · hasar · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, taşınan emtianın davalı «taşıyıcı» tarafından hasarlı «teslim» edildiği dosya kapsamı itibariyle sabit bulunduğuna göre, dava konusu hasarla ilgili olarak «sorumluluktan kurtulmaya» yönelik «ispat yükünün» davalı taşıyıcıda olduğu ilkesel olarak gözetilerek, tüm deliller toplanıp aralarında uluslararası taşıma hukuku konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kurulundan, «hasarın» nasıl ve neden kaynaklandığının denetlemeye imkan verecek şekilde belirlenmesi, hasarın ambalaj eksikliğinden kaynaklandığı sonucuna varılırsa da, davalı taşıyıcının üzerine düşen bütün önlemleri alıp almadığının ve gerekli uyarıları yapıp yapmadığının tartışılması, tüm bu belirlemeler sonucu hasıl olacak duruma göre bir hüküm kurulması gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yukarıda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Taşıyıcı ancak, kayıp, «hasar» veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, «taşıyıcının» hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmişse sorumlu olmaz (CMR m.17/2).
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, «taşıyıcının» taşınan yükün zarar görmesine sebebiyet verecek bir fiiline rastlanılmadığı, «hasarın» ambalajlama eksikliğinden kaynaklandığı ve taşımacının zarardan sorumluluğunun bulunmadığı belirlenmiş ise de, bu bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve izlemeye elverişli değildir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, ...9/2 ye göre taşıma senedinde «taşıyıcı» tarafından beyan edilmiş bir çekince yok ise aksi kanıtlanmadıkça tesellümde yükün ve ambalajlarının iyi durumda olduğu ve yükün parça sayısı ile bunların işaret ve numaralarının taşıma senedinde yer alan beyanlara uygunluk arz ettiği konusunda delil teşkil edeceği, taşıyıcının bunları kontrol edip «taşıma senedine» bunlarla ilgili bir çekince koymamış ise yükü ve ambalajlarının iyi durumda ve belirtilen sayıda almış sayılması gerekeceği, somut olayda da taşıyıcının böyle bir çekincesinin olmadığı tespit olunmuş, «hasarın» ambalaj hatasından kaynaklandığı yönündeki davalı taşıyıcının iddiası subut bulmadığından «müterafik kusur» kabul edilmemiş, her iki bilirkişi raporunda tespit edilen 5628,83 TL davacı ... şirketince yapılan ödemenin ödeme tarihi olan 23/08/2012 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalı taşıyıcıdan tahsiline karar verilmiştir. .
Bu nedenle mahkemece, öncelikle «hasarın» neden meydana geldiği araştırılarak, ambalaj hatasından kaynaklandığının belirlenmesi halinde davalı «taşıyanın» yüklemeye nezaret ve gözetim yükümlülüğüne göre sorumlu tutulacağı gözetilmeden «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 19/07/2012 tarihli «hasar tespit tutanağında» davalı «taşıyan» çalışanının imzası bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar tespit tutanağı · ambalaj yetersizliği · taşıma senedi · nakliyat sigortası · müterafik kusur · sınırlı sorumluluk · gerçek zarar · taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, ...9/2 ye göre taşıma senedinde «taşıyıcı» tarafından beyan edilmiş bir çekince yok ise aksi kanıtlanmadıkça tesellümde yükün ve ambalajlarının iyi durumda olduğu ve yükün parça sayısı ile bunların işaret ve numaralarının taşıma senedinde yer alan beyanlara uygunluk arz ettiği konusunda delil teşkil edeceği, taşıyıcının bunları kontrol edip «taşıma senedine» bunlarla ilgili bir çekince koymamış ise yükü ve ambalajlarının iyi durumda ve belirtilen sayıda almış sayılması gerekeceği, somut olayda da taşıyıcının böyle bir çekincesinin olmadığı tespit olunmuş, «hasarın» ambalaj hatasından kaynaklandığı yönündeki davalı taşıyıcının iddiası subut bulmadığından «müterafik kusur» kabul edilmemiş, her iki bilirkişi raporunda tespit edilen 5628,83 TL davacı ... şirketince yapılan ödemenin ödeme tarihi olan 23/08/2012 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalı taşıyıcıdan tahsiline karar verilmiştir. .
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 19/07/2012 tarihli «hasar tespit tutanağında» davalı «taşıyan» çalışanının imzası bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı , taşıma sırasında meydana geldiğini iddia ettiği «hasar» bedelinden davalının sorumlu olacağını ileri sürmüş, davalı «taşıyan» da taşınan emtiadaki hasarın «ambalaj yetersizliğinden» kaynaklandığını savunmuştur.
3- Kabule göre de,....'nin 23. maddesinde hükme bağlanan «sınırlı sorumluluk» esas ve kuralları da gözetilerek, emtianın kg başına... üzerinden tazminat hesabı yapılmadan, bilirkişinin «gerçek zararın» sınırlı sorumluluk miktarının altında kaldığı görüşüne itibar edilerek hüküm kurulması da doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/14730 E. , 2015/36 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.02.2014 tarih ve 2013/171-2014/118 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi.......tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı sigortalıya ait emtianın davalıya ait araçlarla taşınarak 09/10/2012 tarihinde .......'da bulunan alıcı firmaya teslim edildiğini, ancak yapılan kontrollerde bir kısım panel camlarının taşıma sırasında kırılarak kullanılamaz hale geldiğini, hasar gören malzemeler karşılığı olarak 20.754,90 USD'ye tekabül eden 37.358,82 TL'nin 11.939,40 TL'sinin 27/11/2012 tarihinde, 25.419,42 TL'sinin ise 04/12/2012 tarihinde sigortalıya ödendiğini, taşıyıcı şirkette yapılan ihtara rağmen bu bedelin kendilerine ödenmediğinden ileri sürerek 37.358,80 TL (20.754,90 USD X 1,80 TL)'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket ile dava dışı .......ve..... ile yapmış olduğu taşıma nakliyesi sözleşmesi uyarınca .......'a cam taşıma işi gerçekleştirdiğini ve emtianın 09/10/2012 tarihinde alıcı firmaya teslim edildiğini, emtianın hasarlanmasında müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, taşıma yapan araçların kaza geçirmediğini, taşınan malın cam olmasından kaynaklanan ve gönderen tarafından yapılması gerekli ambalajlama ve istiflemenin gereği gibi yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taşıyıcının emtianın zarar görmesine sebebiyet verecek bir kusurunun bulunmadığı, zarar gören emtianın cam panel olması nedeniyle zararın ambalaj hatasından oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
CMR'nin 17/1. maddesi uyarınca, taşıyıcı yükü teslim aldığı andan, teslim edilinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. Taşıyıcı ancak, kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşıyıcının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmişse sorumlu olmaz (CMR m.17/2). Bu durumlarda da ispat yükü taşıyıcıdadır (CMR m.18/1).
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, taşıyıcının taşınan yükün zarar görmesine sebebiyet verecek bir fiiline rastlanılmadığı, hasarın ambalajlama eksikliğinden kaynaklandığı ve taşımacının zarardan sorumluluğunun bulunmadığı belirlenmiş ise de, bu bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve izlemeye elverişli değildir. Zira bilirkişi raporunda, davalının bir kaza yapmadığı ve hasara yol açacak bir fiilinin bulunmadığı bu nedenle öncelikle hasarın ambalaj eksikliğinden kaynaklandığı belirlenmiştir. Bilirkişi tarafından, somut olayda taşınan emtianın ambalajının nasıl yapılması gerektiği, olayda nasıl yapıldığı denetime elverişli bir şekilde belirlenmediği gibi, hasarın neden kaynaklandığı da açıkça ortaya konulmamıştır.
Öte yandan, CMR'nin 17/4-b maddesi uyarınca ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman, özellikleri gereği fire veren veya hasara uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması durumunda taşıyıcı sorumlu tutulamaz ise de, CMR'nin 18/5. maddesi uyarınca bu husus, taşıyıcının üzerine düşen bütün önlemleri aldığının kanıtlanmasına bağlıdır.
Ayrıca, ambalaj hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması TMK'nın 2. maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin de bir gereğidir. Nitekim, CMR'nin 8/1-b hükmünde, yükü teslim aldığı sırada, taşıyıcının, yükün ve bunların ambalajının görünürdeki durumunu kontrol yükümlülüğü altında olduğu, 2. fıkrada, buna ilişkin çekincelerini gerekçeleriyle birlikte belirtmesi gerektiği, 9/2. maddede ise, çekince koymamış ise, yükün ve ambalajların görünüş itibariyle iyi durumda olduğunun varsayılacağı öngörülmüştür.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, taşınan emtianın davalı taşıyıcı tarafından hasarlı teslim edildiği dosya kapsamı itibariyle sabit bulunduğuna göre, dava konusu hasarla ilgili olarak sorumluluktan kurtulmaya yönelik ispat yükünün davalı taşıyıcıda olduğu ilkesel olarak gözetilerek, tüm deliller toplanıp aralarında uluslararası taşıma hukuku konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kurulundan, hasarın nasıl ve neden kaynaklandığının denetlemeye imkan verecek şekilde belirlenmesi, hasarın ambalaj eksikliğinden kaynaklandığı sonucuna varılırsa da, davalı taşıyıcının üzerine düşen bütün önlemleri alıp almadığının ve gerekli uyarıları yapıp yapmadığının tartışılması, tüm bu belirlemeler sonucu hasıl olacak duruma göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme sonucu yukarıda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/164757000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz