İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/6491 E. 2014/12550 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıyanın sorumluluğu↗ cmr konvansiyonu↗ sorumluluktan kurtulma↗ kusur sorumluluğu↗ cmr↗ ispat yükü↗ işlemiş faiz↗ taşıyıcı↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ taşıyan↗ inkar tazminatı↗ kusur↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, olaya CMR hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, CMR Konvansiyonu'nun 17/1. maddesi uyarınca taşıyanın yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar doğacak hasardan sorumlu olduğunu, 17/2. maddeye göre de eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşıyanın sorumlu tutulamayacağı, konvansiyonun ispat yükü ters çevrilmiş bir kusur sorumluluğunu öngördüğü, taşıyıcının ancak en yüksek özeni göstermesine rağmen hasarın gerçekleştiğini ispat ederek sorumluluktan kurtulabileceğini, davalının bu yönde bir savunma yapmadığı, bu itibarla zararı tazminle mükellef olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazının iptaline, 3.443,98 TL asıl alacak ve 198,89 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere takip tarihi itibariyle 3.642,87 TL üzerinden takibin devamına, asıl alacağın %40'ı oranında hesaplanan 1.377,59 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Ancak dava, CMR Konvansiyonuna göre yurtdışı taşıması esnasında meydana gelen hasarın sigortalıya ödenmesinden sonra davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece, yazılı şekilde icra-inkar tazminatına da hükmedilmişse de dava konusu alacak tazmini nitelikte olup, likit ve önceden belirlenebilir değildir. Bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4247 E. 2020/2493 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13647 E. 2018/491 K.
Ortak:taşıyıcı · kusur · hasar · teslim
İncelediğiniz kararda… ahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, olaya CMR hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, CMR Konvansiyonu'nun 17/1. maddesi uyarınca «taşıyanın» yükü «teslim» aldığı andan, teslim edinceye kadar doğacak hasardan sorumlu olduğunu, 17/2. maddeye göre de eğer kayıp, «hasar» veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, «taşıyanın sorumlu» tutulamayacağı, konvansiyonun «ispat yükü» ters çevrilmiş bir «kusur sorumluluğunu» öngördüğü, «taşıyıcının» ancak en yüksek özeni göstermesine rağmen hasarın gerçekleştiğini ispat ederek «sorumluluktan kurtulabileceğini», davalının bu yönde bir savunma yapmadığı, bu itibarla zararı tazminle mükellef olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazının iptaline, 3.443,98 TL «asıl alacak» ve 198,89 TL takip tarihine kadar «işlemiş faiz» olmak üzere takip tarihi itibariyle 3.642,87 TL üzerinden takibin devamına, asıl alacağın %40'ı oranında hesaplanan 1.377,59 TL tazminatın davalıdan tahsiline kara …
2-) Ancak dava, CMR Konvansiyonuna göre yurtdışı taşıması esnasında meydana gelen «hasarın» sigortalıya ödenmesinden sonra davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece, yazılı şekilde «icra-inkar tazminatına» da hükmedilmişse de dava konusu alacak tazmini nitelikte olup, likit ve önceden belirlenebilir değildir.
Benzer bu kararda… ının sorumluluğu kapsamında değerlendirme yapılıp ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, ambalajlama ve istiflemenin usulüne uygun yapıldığı, «hasarın» ambalajlama ve istifleme hatasından kaynaklanmadığı kabul edildiği halde ambalajlama ve istifleme hatasının bulunmaması sebebiyle davalının, göndereni uyarması ve «taşıma senedine» çekince koymasını gerektirecek koşulların oluşmadığı, dolayısıyla «taşıyıcıya» «kusur» atfedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamış, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» taşımayı yapan araçta çıkan yangından kaynaklandığı, gönderen tarafından ambalajlama ve istifleme hatası yapılmadığı, bu durumda davalı taşımacının göndereni uyarması ve «taşıma senedine» çekince koymasını gerektirecek bir durumun bulunmadığı, taşımacıya «kusur» atfedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
CMR'nin 17/1 maddesi uyarınca, taşımacı, yükü «teslim» aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu olup, 17/2 maddesi uyarınca, eğer kayıp, «hasar» ya da gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacın …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma senedi · taşıyıcının sorumluluğu · rücuen tahsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» taşımayı yapan araçta çıkan yangından kaynaklandığı, gönderen tarafından ambalajlama ve istifleme hatası yapılmadığı, bu durumda davalı taşımacının göndereni uyarması ve «taşıma senedine» çekince koymasını gerektirecek bir durumun bulunmadığı, taşımacıya «kusur» atfedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi uyarınca sigortalıya ödenen tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Anılan maddede «hasarın», ambalajlamadan ve eğer gönderene aitse istiflemeden kaynaklanan hasarlarda «taşıyıcının sorumlu» olmadığı belirtilmiştir.
… ının sorumluluğu kapsamında değerlendirme yapılıp ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, ambalajlama ve istiflemenin usulüne uygun yapıldığı, «hasarın» ambalajlama ve istifleme hatasından kaynaklanmadığı kabul edildiği halde ambalajlama ve istifleme hatasının bulunmaması sebebiyle davalının, göndereni uyarması ve «taşıma senedine» çekince koymasını gerektirecek koşulların oluşmadığı, dolayısıyla «taşıyıcıya» «kusur» atfedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamış, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/899 E. 2013/581 K.
Ortak:taşıyıcı · kusur · hasar · teslim
İncelediğiniz kararda… ahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, olaya CMR hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, CMR Konvansiyonu'nun 17/1. maddesi uyarınca «taşıyanın» yükü «teslim» aldığı andan, teslim edinceye kadar doğacak hasardan sorumlu olduğunu, 17/2. maddeye göre de eğer kayıp, «hasar» veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, «taşıyanın sorumlu» tutulamayacağı, konvansiyonun «ispat yükü» ters çevrilmiş bir «kusur sorumluluğunu» öngördüğü, «taşıyıcının» ancak en yüksek özeni göstermesine rağmen hasarın gerçekleştiğini ispat ederek «sorumluluktan kurtulabileceğini», davalının bu yönde bir savunma yapmadığı, bu itibarla zararı tazminle mükellef olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazının iptaline, 3.443,98 TL «asıl alacak» ve 198,89 TL takip tarihine kadar «işlemiş faiz» olmak üzere takip tarihi itibariyle 3.642,87 TL üzerinden takibin devamına, asıl alacağın %40'ı oranında hesaplanan 1.377,59 TL tazminatın davalıdan tahsiline kara …
2-) Ancak dava, CMR Konvansiyonuna göre yurtdışı taşıması esnasında meydana gelen «hasarın» sigortalıya ödenmesinden sonra davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece, yazılı şekilde «icra-inkar tazminatına» da hükmedilmişse de dava konusu alacak tazmini nitelikte olup, likit ve önceden belirlenebilir değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, CMR Konvansiyonu'nun 17/1. maddesi gereğince taşımacının yükü «teslim» aldığı andan teslim edinceye kadar yükün kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasarlardan sorumlu olduğu, diğer yandan CMR konvansiyonu 17/2. maddesine göre ise «taşıyıcının» kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat etmedikçe eşyaya gelen «hasarı» tazmin borcu altında olduğu ve taşıyıcının %40 oranında «müterafik kusuru» bulunduğu gerekçesiyle 3.674 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 19.12.2008 tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, fazlaya ait talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar tebliği · müterafik kusur · zamanaşımı defi · temerrüt tarihi · reeskont faizi · ihtar · temerrüt · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, CMR Konvansiyonu'nun 17/1. maddesi gereğince taşımacının yükü «teslim» aldığı andan teslim edinceye kadar yükün kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasarlardan sorumlu olduğu, diğer yandan CMR konvansiyonu 17/2. maddesine göre ise «taşıyıcının» kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat etmedikçe eşyaya gelen «hasarı» tazmin borcu altında olduğu ve taşıyıcının %40 oranında «müterafik kusuru» bulunduğu gerekçesiyle 3.674 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 19.12.2008 tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, fazlaya ait talebin reddine karar verilmiştir.
Davalı taraf CMR'nin 32. maddesi uyarınca tebliğ edildiği ileri sürülen yazılı «ihtarın tebliğ» edilmediğini savunduğuna göre mahkemece yazının tebliğ edilip edilmediği araştırılıp buna göre «zamanaşımı definin» değerlendirilmesi gerekirken, bu hususta bir araştırma yapmadan yazının tebliğ edildiği sonucuna ulaşılarak hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7300 E. 2017/2158 K.
Ortak:taşıyıcı · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · kusur · hasar · teslim
İncelediğiniz kararda… ahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, olaya CMR hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, CMR Konvansiyonu'nun 17/1. maddesi uyarınca «taşıyanın» yükü «teslim» aldığı andan, teslim edinceye kadar doğacak hasardan sorumlu olduğunu, 17/2. maddeye göre de eğer kayıp, «hasar» veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, «taşıyanın sorumlu» tutulamayacağı, konvansiyonun «ispat yükü» ters çevrilmiş bir «kusur sorumluluğunu» öngördüğü, «taşıyıcının» ancak en yüksek özeni göstermesine rağmen hasarın gerçekleştiğini ispat ederek «sorumluluktan kurtulabileceğini», davalının bu yönde bir savunma yapmadığı, bu itibarla zararı tazminle mükellef olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazının iptaline, 3.443,98 TL «asıl alacak» ve 198,89 TL takip tarihine kadar «işlemiş faiz» olmak üzere takip tarihi itibariyle 3.642,87 TL üzerinden takibin devamına, asıl alacağın %40'ı oranında hesaplanan 1.377,59 TL tazminatın davalıdan tahsiline kara …
2-) Ancak dava, CMR Konvansiyonuna göre yurtdışı taşıması esnasında meydana gelen «hasarın» sigortalıya ödenmesinden sonra davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece, yazılı şekilde «icra-inkar tazminatına» da hükmedilmişse de dava konusu alacak tazmini nitelikte olup, likit ve önceden belirlenebilir değildir.
Bu nedenle «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaKonvansiyonu'nun 17/1 maddesi uyarınca hasardan sorumlu olduğu, davalı «taşıyıcının» aslında boşaltma ve yeniden yüklemeden sorumlu değilse de davalı taşıyıcının ıslanma dışındaki gümrükte boşaltma ve yeniden yükleme sırasında oluşan hasarlardan ikincil derecede kusurlu ve sorumlu olduğu ve «kusur oranının» %25 olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı hakkındaki icra takibinin 1.500,82 TL üzerinden takip tarihinden itibaren yıllık %9 «yasal faiz» yürütülmek sureti ile devamına ve «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, «hasarın» antrepoda meydana geldiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı ve ...’nin 17/1 maddesi uyarınca emtianın «teslim» alındığı andan, teslim edilinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan «taşıyıcının sorumlu» olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu taşıma işinin davalı tarafından yapıldığı, «taşıyıcının» kendisine «teslim» edilen malı herhangi bir çekince ileri sürmeksizin tam ve sağlam bir biçimde teslim aldığı fakat hasarlı teslim ettiği, ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat emtia sigortası · rücuan tazminat · taşıyıcının sorumluluğu · kusur oranı · icra takibine itiraz · alacak davası · sigorta poliçesi · yasal faiz
Benzer bu kararda2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» alacağı için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Konvansiyonu'nun 17/1 maddesi uyarınca hasardan sorumlu olduğu, davalı «taşıyıcının» aslında boşaltma ve yeniden yüklemeden sorumlu değilse de davalı taşıyıcının ıslanma dışındaki gümrükte boşaltma ve yeniden yükleme sırasında oluşan hasarlardan ikincil derecede kusurlu ve sorumlu olduğu ve «kusur oranının» %25 olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı hakkındaki icra takibinin 1.500,82 TL üzerinden takip tarihinden itibaren yıllık %9 «yasal faiz» yürütülmek sureti ile devamına ve «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
1- Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar kesindir.
Bu durumda, mahkemece, «hasarın» antrepoda meydana geldiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı ve ...’nin 17/1 maddesi uyarınca emtianın «teslim» alındığı andan, teslim edilinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan «taşıyıcının sorumlu» olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/6491 E. , 2014/12550 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ REYHANLI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 17/01/2014
NUMARASI 2012/745-2014/43
Taraflar arasında görülen davada Reyhanlı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/01/2014 tarih ve 2012/745-2014/43 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı sigortalıya ait narenciyenin davalı tarafından Mersin'den Özbekistan'a taşındığını, meyvelerin gerekli ısıda taşınmaması sebebiyle bozularak hasarlandığının görüldüğünü, tespit edilen hasar bedelinin sigortalıya ödenmesi üzerine rücuen tahsili için başlatılan icra takibine davalı yanca itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalının emtianın taşınması için dava dışı N... Uluslararası Nakl. San. Tic. Ltd. Şti. ile anlaştığını, taşıyıcının müvekkilinden araç istediğini, müvekkilinin de araçları bu firmaya tahsis edip faturayı Narlılar firmasına düzenlediğini, dolayısıyla taraflar arasında bir hukuki ilişki bulunmadığından müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, CMR belgelerinde ürünlerin hasarsız teslim alındığının belirtildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, olaya CMR hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, CMR Konvansiyonu'nun 17/1. maddesi uyarınca taşıyanın yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar doğacak hasardan sorumlu olduğunu, 17/2. maddeye göre de eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşıyanın sorumlu tutulamayacağı, konvansiyonun ispat yükü ters çevrilmiş bir kusur sorumluluğunu öngördüğü, taşıyıcının ancak en yüksek özeni göstermesine rağmen hasarın gerçekleştiğini ispat ederek sorumluluktan kurtulabileceğini, davalının bu yönde bir savunma yapmadığı, bu itibarla zararı tazminle mükellef olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazının iptaline, 3.443,98 TL asıl alacak ve 198,89 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere takip tarihi itibariyle 3.642,87 TL üzerinden takibin devamına, asıl alacağın %40'ı oranında hesaplanan 1.377,59 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Ancak dava, CMR Konvansiyonuna göre yurtdışı taşıması esnasında meydana gelen hasarın sigortalıya ödenmesinden sonra davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece, yazılı şekilde icra-inkar tazminatına da hükmedilmişse de dava konusu alacak tazmini nitelikte olup, likit ve önceden belirlenebilir değildir. Bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101846000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz