Yönetim kayyumu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/5332 E. 2021/5395 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kayyumu↗ temsil kayyımı↗ yönetim kayyımı↗ hükümsüzlüğün tespiti↗ kayyım atanması↗ sorumluluk davası↗ şahsi sorumluluk↗ kayyım↗ aktif dava ehliyeti↗ müteselsil sorumluluk↗ şirket zararı↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ taraf ehliyeti↗ limited şirket↗ yönetim kurulu kararı↗ ihtarname↗ dava sebebi↗ avans faizi↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı kayyum ...'ında görevini sürdürmekte olduğu, Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/191 esas, 2007/907 karar sayılı ilamı ile dava dışı Geta Genel Tasarım Mimarlık İnşaat ve Sanayi A.Ş'nin 174.450,00 TL zarara uğradığının belirlendiği, usulsüz kayıtlar neticesinde şirketin zarara uğratılmasının yönetim kurulu üyelerinin şahsi ve müteselsilen sorumluluğunu gerektirdiği, bu durumda şirket pay sahiplerinin zarara sebep verenlere karşı tazminatın şirkete ödenmesi kaydıyla şahsi sorumluluk davası açma hakkına sahip olduğu, davalı ...'ın usulsüz kayıtların gerçekleştiği 2005 yılında dava dışı şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu, diğer yönetim kurulu üyeleri ile birlikte 174.450,00 TL zarardan müteselsilen sorumlu olduğu, ancak söz konusu dönemde davacıların da dava dışı Geta Genel Tasarım Mimarlık İnşaat ve Sanayi A.Ş'nin yönetim kurulu üyesi oldukları, bu itibarla davalı ...'ın sorumluluğunun zararın meydana geldiği tarih de gözetilerek, müteselsil sorumlu borçluların birbirlerine yönelik hukuki durumunun düzenlendiği, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu itibarla davacıların da 2005 yılı içinde yönetim kurulu üyesi olmaları nedeniyle, belirlenen 174.450,00 TL zarardan diğer yönetim kurulu üyeleriyle birlikte eşit hisselerle dava dışı Geta Genel Tasarım Mimarlık İnşaat ve Sanayi A.Ş'ne karşı sorumlu oldukları, davacıların sorumlu oldukları tutarın tenzil edilmesi gerektiği gerekçesiyle 104.670,00 TL'nin davalı ...'tan tahsili ile dava dışı Geta Genel Tasarım Mimarlık İnşaat ve Sanayi A.Ş'ye ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı Bosfor Gemi ve Yat. İnşaat Sanayi Ticaret Limited şirketi aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, davacıların paydaşı oldukları dava dışı Geta A.Ş’nin yönetim kurulu başkanı ve çoğunluk pay sahibi olan davalı ...’ın iş ve eylemleri ile dava dışı şirkete zarar vererek davalı şirketler lehine kazanç aktardığı iddiasıyla dava dışı Geta A.Ş’nin zararının davalı ... ile davalı şirketlerden tahsili ile dava dışı Geta A.Ş’ne ödetilmesi, davalıların eylemlerinin önlenmesi, davalı ...’ın görev ve yetkilerinin kaldırılarak dava dışı şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir.
Yerel Mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı ... aleyhindeki davanın kısmen kabulü ile 104.670.00 TL'nin 25.06.2010 tarihinden itibaren avans faizi ile adı geçen davalıdan alınarak dava dışı Geta A.Ş’ye verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı Bosfor Gemi ve Yat İnş. San ve Tic. Ltd. Şti. aleyhindeki davanın reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, davacılar ... ve... adına, Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2005/703 esas sayılı dosyasında, bu dosyaya özgü ve sınırlı kayyum olarak atanan ... tarafından açılmıştır. Davayı açan kayyum, genel mahiyette bir yönetim kayyumu olmayıp Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2005/703 esas sayılı dosya ile sınırlı temsil kayyumudur. Görevi Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2005/703 esas sayılı dosyası ile mahdut olup, eldeki dava tarihi itibariyle bu dava için ayrıca verilmiş bir kayyum kararı bulunmamaktadır. Daire’nin bozma ilamı üzerine 2005/703 esas sayılı dosyanın Yargıtay’da bulunduğu esnada, mahkemece 02.11.2017 tarihinde kayyuma, şirket yönetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk davası açılması ve açılan davalara izin verilmesi eldeki dava yönünden geçerli bir kayyum tayini ve izin niteliğinde değildir.
Bu halde, kayyum ...’ın eldeki dava için usulüne uygun alınmış bir kayyum tayini kararı ve izni olmadan dava açması mümkün değildir. Keza, Dairemizin 26.06.2019 tarih 2018/1434 E 2019/4908 K sayılı ilamında da belirtildiği gibi, paydaş davacıların dava dışı Geta A.Ş. aleyhine açtıkları yönetim kurulu kararı ve karara bağlı gönderilen ihtarnamenin hükümsüzlüğünün tespiti davasında da anılan dosya kapsamında atanan kayyımın, genel mahiyette bir yönetim kayyımı olmayıp o davaya özgü ve o davayla sınırlı temsil kayyımı olduğu gözetilmeksizin işin esasına girilmesi doğru görülmemiş, bozma sebebi yapılmıştır.
Aktif dava ehliyeti 6100 sayılı HMK'nın 114/d maddesi gereğince dava şartlarından olup aynı Yasa'nın 115 md. gereğince yargılamanın her aşamasında ve resen nazara alınması gerekir.
Kayyumun Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesinin 2005/703 esas sayılı dosya yönünden geçerli, o davaya özgü ve o dava ile sınırlı temsil kayyumu olduğu gözetilmeksizin eldeki dava yönünden de geçerli olduğunun kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5952 E. 2022/2324 K.
Ortak:avans faizi
İncelediğiniz karardaYerel Mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı ... aleyhindeki davanın kısmen kabulü ile 104.670.00 TL'nin 25.06.2010 tarihinden itibaren «avans faizi» ile adı geçen davalıdan alınarak dava dışı Geta A.Ş’ye verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı Bosfor Gemi ve Yat İnş.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 104.670 TL'nin 25.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile dava dışı GETA Genel tasarım Mimarlık İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye ödenmesine, aşan istemin reddine, davalı Bosfor Gemi ve Yat.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Genel kurul kararının iptali | Kararın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1449 E. 2023/3801 K.
Ortak:yönetim kayyumu · temsil kayyımı · yönetim kayyımı · sorumluluk davası · kayyım · taraf ehliyeti · yönetim kurulu kararı · temsil
İncelediğiniz karardaKeza, Dairemizin 26.06.2019 tarih 2018/1434 E 2019/4908 K sayılı ilamında da belirtildiği gibi, paydaş davacıların dava dışı Geta A.Ş. aleyhine açtıkları «yönetim kurulu» kararı ve karara bağlı gönderilen «ihtarnamenin» «hükümsüzlüğünün tespiti» davasında da anılan dosya kapsamında atanan «kayyımın», genel mahiyette bir «yönetim kayyımı» olmayıp o davaya özgü ve o davayla sınırlı «temsil kayyımı» olduğu gözetilmeksizin işin esasına girilmesi doğru görülmemiş, bozma «sebebi» yapılmıştır.
… 07 karar sayılı ilamı ile dava dışı Geta Genel Tasarım Mimarlık İnşaat ve Sanayi A.Ş'nin 174.450,00 TL zarara uğradığının belirlendiği, usulsüz kayıtlar neticesinde «şirketin zarara» uğratılmasının «yönetim kurulu» üyelerinin şahsi ve «müteselsilen sorumluluğunu» gerektirdiği, bu durumda şirket pay sahiplerinin zarara sebep verenlere karşı tazminatın şirkete ödenmesi kaydıyla «şahsi sorumluluk davası» açma hakkına sahip olduğu, davalı ...'ın usulsüz kayıtların gerçekleştiği 2005 yılında dava dışı şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu, diğer yönetim kurulu üyele …
1-Dava, davacıların paydaşı oldukları dava dışı Geta A.Ş’nin «yönetim kurulu» başkanı ve çoğunluk pay sahibi olan davalı ...’ın iş ve eylemleri ile dava dışı «şirkete zarar» vererek davalı şirketler lehine kazanç aktardığı iddiasıyla dava dışı Geta A.Ş’nin zararının davalı ... ile davalı şirketlerden tahsili ile dava dışı Geta A.Ş’ne ödetilmesi, davalıların eylemlerinin önlenmesi, davalı ...’ın görev ve yetkilerinin kaldırılarak dava dışı şirkete «kayyım atanması» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… lı dosyası ile mahdut olup, eldeki dava tarihi itibariyle bu dava için ayrıca verilmiş bir kayyum kararı bulunmadığı, mahkemece 02.11.2017 tarihinde kayyuma, şirket «yönetim kurulu» üyeleri aleyhine «sorumluluk davası» açılması ve açılan davalara izin verilmesinin, eldeki dava yönünden geçerli bir kayyum tayini ve izin niteliğinde olmadığı, kayyum ...’ın eldeki dava için usulüne uygun alınmış bir kayyum tayini kararı ve izni olmadan dava açması mümkün bulunmadığı, aktif dava «ehliyetinin» 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin (d) bendi gereğince dava şartlarından olup, aynı Kanun'un 115 inci maddesi gereğince yargılamanın her aşamasında ve resen nazara alınması gerektiği, bu nedenle kayyum ...’ın davacıları «temsilen» dava açmasının mümkün olmadığı, bu hususun aktif dava ehliyetine ilişkin eksiklik teşkil ettiği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Ticaret Mahkemesinin 2005/703 E. sayılı dosya yönünden geçerli, o davaya özgü ve o dava ile sınırlı «temsil» kayyumu olmayıp, kendisine şirketin «yönetim kurulu» üyeleri aleyhine «sorumluluk davası» açması ve açılmış olan davalar için de izin ve «yetki» verilmiş olması karşısında, bu yetkinin huzurdaki dava yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekirken, davanın aktif dava «ehliyeti» yokluğundan bahisle reddedilmesi, mahkeme yetkilendirme kararına, içtihatlara ve yasalara «kesin» aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın genel kurul kararının «yoklukla malul» olduğunun tespiti veya iptali istemine ilişkin olduğu, davacılara ait payları «temsilen» davayı açan kayyum genel mahiyette bir «yönetim kayyımı» olmadığı gibi sadece atandığı dosyada görülen davaya özgü ve o davayla sınırlı «temsil kayyımı» olduğu gözetildiğinde; ilk derece mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin yerinde bulunmayan «istinaf başvurusunun reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yoklukla malul karar · istinaf başvurusunun reddi · icazet · yokluk · genel kurul kararının iptali · ara karar · dürüstlük kuralı · usulden reddi
Benzer bu kararda… a ile birleşen davalara konu olan ortaklık payları üzerinde şirket ortaklarına ait hak ve yetkileri kullanmak ve bu davanın sonuçlanmasına kadar geçerli olmak üzere «kayyım» olarak atandığını, davalı şirketin 2008 yılı genel kurul toplantısının 01.04.2009 tarihinde yapıldığını ve genel kurulda Bilal ve ... hisselerinin kendisi tarafından «temsil» edildiğini, kararlara muhalefet ettiği ve tutanağa yazdırdığını, alınan kararların yasa ve ana sözleşmeye ve «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğunu belirterek davalı şirketin 01.04.2009 tarihli genel kurul kararlarının «yoklukla malul» olduğunun tespitine veya iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın genel kurul kararının «yoklukla malul» olduğunun tespiti veya iptali istemine ilişkin olduğu, davacılara ait payları «temsilen» davayı açan kayyum genel mahiyette bir «yönetim kayyımı» olmadığı gibi sadece atandığı dosyada görülen davaya özgü ve o davayla sınırlı «temsil kayyımı» olduğu gözetildiğinde; ilk derece mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin yerinde bulunmayan «istinaf başvurusunun reddine» karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «genel kurul kararının iptali» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Ticaret Mahkemesinin 2005/703 E. sayılı dosyasından oybirliği ile verilen 02.11.2017 tarihli «ara» karar ile; "... ve ...'ın davalı Geta A.Ş.'de mevcut olan işbu dava ve birleşen davalara konu olan ortaklık payları üzerinde şirket ortaklarına ait hak ve yetkileri kullanmak ve bu davanın sonuçlanmasına kadar geçerli olmak üzere kayyum olarak atanan ...ın Türk Medeni Kanunu'nun 460 ıncı maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince kayyuma şirketin «yönetim kurulu» üyeleri aleyhine «sorumluluk davası» açması için izin ve «yetki» verilmesine, açılmış olan davalara da «icazet» verilmesine, kararın taraflara tebliğine", denildiği, bu ara karar ile, müvekkili kayyum ...'ın, sadece Kadıköy Asliye 2.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1434 E. 2019/4908 K.
Ortak:temsil kayyımı · yönetim kayyımı · hükümsüzlüğün tespiti · kayyım · yönetim kurulu kararı · ihtarname · dava sebebi · temsil
İncelediğiniz karardaKeza, Dairemizin 26.06.2019 tarih 2018/1434 E 2019/4908 K sayılı ilamında da belirtildiği gibi, paydaş davacıların dava dışı Geta A.Ş. aleyhine açtıkları «yönetim kurulu» kararı ve karara bağlı gönderilen «ihtarnamenin» «hükümsüzlüğünün tespiti» davasında da anılan dosya kapsamında atanan «kayyımın», genel mahiyette bir «yönetim kayyımı» olmayıp o davaya özgü ve o davayla sınırlı «temsil kayyımı» olduğu gözetilmeksizin işin esasına girilmesi doğru görülmemiş, bozma «sebebi» yapılmıştır.
1-Dava, davacıların paydaşı oldukları dava dışı Geta A.Ş’nin «yönetim kurulu» başkanı ve çoğunluk pay sahibi olan davalı ...’ın iş ve eylemleri ile dava dışı «şirkete zarar» vererek davalı şirketler lehine kazanç aktardığı iddiasıyla dava dışı Geta A.Ş’nin zararının davalı ... ile davalı şirketlerden tahsili ile dava dışı Geta A.Ş’ne ödetilmesi, davalıların eylemlerinin önlenmesi, davalı ...’ın görev ve yetkilerinin kaldırılarak dava dışı şirkete «kayyım atanması» istemine ilişkindir.
… 07 karar sayılı ilamı ile dava dışı Geta Genel Tasarım Mimarlık İnşaat ve Sanayi A.Ş'nin 174.450,00 TL zarara uğradığının belirlendiği, usulsüz kayıtlar neticesinde «şirketin zarara» uğratılmasının «yönetim kurulu» üyelerinin şahsi ve «müteselsilen sorumluluğunu» gerektirdiği, bu durumda şirket pay sahiplerinin zarara sebep verenlere karşı tazminatın şirkete ödenmesi kaydıyla «şahsi sorumluluk davası» açma hakkına sahip olduğu, davalı ...'ın usulsüz kayıtların gerçekleştiği 2005 yılında dava dışı şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu, diğer yönetim kurulu üyele …
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi’nin 2005/703 esas sayılı, davacıların, davalı şirketteki «pay sahipliklerine» ilişkin uyuşmazlıkla ilgili bir başka dava dosyası kapsamında, payların yönetimine ilişkin «kayyım» atandığı, kayyımın görevinin halen devam ettiği, bu durumda «ihtarın» da kayyıma yapılması gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin hükümsüz olduğu kabul edilmiş ise de, anılan dosya kapsamında atanan kayyımın, genel mahiyette bir «yönetim kayyımı» olmayıp o davaya özgü ve o davayla sınırlı «temsil kayyımı» olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bu husus re'sen dahi bozma «sebebi» oluşturmakla davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/703 E. sayılı dosyasında «pay sahipliği» yargılama konusu olan ortakların, şirketteki payları üzerinde ortaklıklarına ait hak ve yetkileri kullanmak üzere atanıp görevi devam eden ve mahkemece tayin edilen «kayyıma» yapılmadığı, şirket ortaklarına yapıldığı, TTK 483/2. maddesindeki davet ve «ihtar» bildirim şeklinin «emredici» düzenleme olduğu, yapılan ihtarın şirket ortaklarının kendisine yapıldığı ve bu surette usule uygun yapılmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b/2 maddesi uyarınca hükmün ortadan kaldırılarak davanın kabulü ile 12/02/2015 tarihli davacıların «ıskatına» yönelik «yönetim kurulu» kararının «hükümsüzlüğünün tespitine» karar verilmiştir.
1-Dava, sermaye «koyma» borcunu yerine getirmeyen ortakların «ıskat» işlemlerinin başlatılmasına dair alınan «yönetim kurulu» kararı ve karara bağlı gönderilen «ihtarnamenin» «hükümsüzlüğünün tespiti» istemine ilişkin olup; ilk derece mahkemesince dava kabul edilmiş, bölge adliye mahkemesince yazılı gerekçe ile kabul kararı kaldırılarak davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıskat · el koyma · pay sahipliği · emredici hüküm · temerrüt faizi · ihtar · temerrüt · zamanaşımı
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2005/703 E. sayılı dosyasında «pay sahipliği» yargılama konusu olan ortakların, şirketteki payları üzerinde ortaklıklarına ait hak ve yetkileri kullanmak üzere atanıp görevi devam eden ve mahkemece tayin edilen «kayyıma» yapılmadığı, şirket ortaklarına yapıldığı, TTK 483/2. maddesindeki davet ve «ihtar» bildirim şeklinin «emredici» düzenleme olduğu, yapılan ihtarın şirket ortaklarının kendisine yapıldığı ve bu surette usule uygun yapılmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b/2 maddesi uyarınca hükmün ortadan kaldırılarak davanın kabulü ile 12/02/2015 tarihli davacıların «ıskatına» yönelik «yönetim kurulu» kararının «hükümsüzlüğünün tespitine» karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; ortaklık devam ettiği sürece borcun «zamanaşımına» uğramayacağı, eşit işlem ilkesine uygun olarak kararın alındığı, TTK 482 gereği «temerrüt faizinin» de ödenmesi gerektiği, alınan kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, sermaye «koyma» borcunu yerine getirmeyen ortakların «ıskat» işlemlerinin başlatılmasına dair alınan «yönetim kurulu» kararı ve karara bağlı gönderilen «ihtarnamenin» «hükümsüzlüğünün tespiti» istemine ilişkin olup; ilk derece mahkemesince dava kabul edilmiş, bölge adliye mahkemesince yazılı gerekçe ile kabul kararı kaldırılarak davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2005/703 esas sayılı, davacıların, davalı şirketteki «pay sahipliklerine» ilişkin uyuşmazlıkla ilgili bir başka dava dosyası kapsamında, payların yönetimine ilişkin «kayyım» atandığı, kayyımın görevinin halen devam ettiği, bu durumda «ihtarın» da kayyıma yapılması gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin hükümsüz olduğu kabul edilmiş ise de, anılan dosya kapsamında atanan kayyımın, genel mahiyette bir «yönetim kayyımı» olmayıp o davaya özgü ve o davayla sınırlı «temsil kayyımı» olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bu husus re'sen dahi bozma «sebebi» oluşturmakla davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11092 E. 2016/5432 K.
Ortak:kayyım atanması · sorumluluk davası · şahsi sorumluluk · kayyım · müteselsil sorumluluk · şirket zararı · taraf ehliyeti · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz kararda… 07 karar sayılı ilamı ile dava dışı Geta Genel Tasarım Mimarlık İnşaat ve Sanayi A.Ş'nin 174.450,00 TL zarara uğradığının belirlendiği, usulsüz kayıtlar neticesinde «şirketin zarara» uğratılmasının «yönetim kurulu» üyelerinin şahsi ve «müteselsilen sorumluluğunu» gerektirdiği, bu durumda şirket pay sahiplerinin zarara sebep verenlere karşı tazminatın şirkete ödenmesi kaydıyla «şahsi sorumluluk davası» açma hakkına sahip olduğu, davalı ...'ın usulsüz kayıtların gerçekleştiği 2005 yılında dava dışı şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu, diğer yönetim kurulu üyele …
1-Dava, davacıların paydaşı oldukları dava dışı Geta A.Ş’nin «yönetim kurulu» başkanı ve çoğunluk pay sahibi olan davalı ...’ın iş ve eylemleri ile dava dışı «şirkete zarar» vererek davalı şirketler lehine kazanç aktardığı iddiasıyla dava dışı Geta A.Ş’nin zararının davalı ... ile davalı şirketlerden tahsili ile dava dışı Geta A.Ş’ne ödetilmesi, davalıların eylemlerinin önlenmesi, davalı ...’ın görev ve yetkilerinin kaldırılarak dava dışı şirkete «kayyım atanması» istemine ilişkindir.
Daire’nin bozma ilamı üzerine 2005/703 esas sayılı dosyanın Yargıtay’da bulunduğu esnada, mahkemece 02.11.2017 tarihinde kayyuma, şirket «yönetim kurulu» üyeleri aleyhine «sorumluluk davası» açılması ve açılan davalara izin verilmesi eldeki dava yönünden geçerli bir kayyum tayini ve izin niteliğinde değildir.
Benzer bu karardaA.Ş'nin 174.450,00 TL zarara uğradığı, usulsüz kayıtlar neticesinde «şirketin zarara» uğratılmasının «yönetim kurulu» üyelerinin şahsi ve «müteselsilen sorumluluğunu» gerektirdiği, şirket pay sahiplerinin zarara sebep verenlere karşı tazminatın şirkete ödenmesi kaydıyla «şahsi sorumluluk davası» açma hakkına sahip olduğu, davalı ..............'ın usulsüz kayıtların gerçekleştiği 2005 yılında dava dışı şirketin yönetim kurulu başkanı olup 174.450,00 TL zara …
… lık payları üzerinde şirket ortaklarına ait hak ve yetkileri kullanmak ve bu davanın sonuçlanmasına kadar geçerli olmak üzere bağımsız mali müşavir .............'ın «kayyım» olarak atanmasına” karar verilmiş, 17.12.2007 tarihli gerekçeli kararda ise “............ ve .........a ...........ın «kayyım atanmasına» dair kararın işbu «hükmün kesinleşmesinden» 10 gün sonrasına kadar devamına” karar verilmiştir.
1-Dava, «anonim şirket yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu» ve TTK’nın 334 ve 335. maddelerine aykırı eylemleri nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. ..............
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu · vesayet · anonim şirket yönetim kurulu · hükmün kesinleşmesi · rekabet yasağı · malvarlığına ilişkin dava · husumet ehliyeti · ara karar
Benzer bu kararda1-Dava, «anonim şirket yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu» ve TTK’nın 334 ve 335. maddelerine aykırı eylemleri nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. ..............
TMK'nın 460. maddesinde “Kayyım, bir «malvarlığının» yönetimi ve gözetimi ile «görevlendirilmiş» ise, yalnız o malvarlığının yönetim ve korunması için gerekli olan işleri yapabileceği, «kayyımın», bunun dışındaki işleri yapabilmesinin «temsil» olunanın vereceği özel yetkiye, temsil olunan bu yetkiyi verecek durumda değilse «vesayet» makamının iznine bağlı olduğu” hükmü düzenlenmiştir.
A.Ş'den aktarıldığının ispatlanamadığı, davalı .........'ın «rekabet yasağına» aykırı davrandığı iddiasının kanıtlanamadığı, davalı ................'ın dava dışı şirketteki yetkilerinin kaldırılmasına ilişkin talebin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davalı .............. aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 174.450,00 TL'nin faizi birlikte tahsili ile dava dışı .............
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/703 Esas sayılı dava dosyasında 16.08.2007 tarihli celse 1/A nolu «ara» karar ile “.......... ve ..............'ın davalı .............
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/5332 E. , 2021/5395 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 23.05.2018 tarih ve 2016/892-2018/591 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından duruşmalı, davacılar vekili tarafından duruşmasız olarak istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22.06.2021 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/703 sayılı dava dosyasında GETA A.Ş'nin ortakları ... ve...'ın paylarını temsil etmek üzere ...'ın kayyım olarak atandığını, ... ve...’ın yaklaşık % 40 paya sahip olduklarını, GETA A.Ş'nin hakim ortağı ve yönetim kurulu başkanı ...'ın şirket kayıtlarında usulsüzlükler yaptığını, hakkında pek çok dava açıldığını, davalı ...'ın dava dışı Geta A.Ş'nin 174.600.- TL'sini usulsüz işlemlerle ...'ın zimmetine kaydedildiği iddiasıyla ... aleyhine alacak davası açıldığını, Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/19 Esas, 2009/907 Karar sayılı ilamıyla Geta A.Ş'nin ...'dan 174.600.- TL alacağı olmadığına karar verildiğini, davalı ...'ın şirketi 174.600.- TL zarara uğrattığını, davalı ...'ın TTK'nın 334 ve 335.
maddelerine aykırı davranıp davalı şirketleri kurarak yönetici olduğunu ve usulsüz işlemlerle GETA A.Ş'nin kazancını davalı şirketlere aktarmak suretiyle şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava dışı Geta A.Ş'nin uğramış olduğu tüm zararların tespitine, davalı ...'tan şimdilik 20.000.- TL ve ayrıca bütün davalılardan tahsilde tekerrür olmamak üzere ve şimdilik 40.000.- TL'nin müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek faizi ile dava dışı Geta A.Ş'ye ödenmesine, davalıların eylemlerinin önlenmesine, davalı ...'ın görev yetkilerinin kaldırılmasına, dava dışı GETA A.Ş'ye kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile davalı ...'tan olan tazmin talebini 174.600.- TL'sine, davalı ...
ile davalı Başak Denizcilik Ticaret ve Ltd. Şti'den tahsilde tekerrür olmamak üzere 55.477,93 TL'sine yükselttiğini, dava değerinin 230.077,93 TL'si olduğunu belirterek, söz konusu tutarın faizi ile birlikte dava dışı Geta'ya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, TTK'nın 335. maddesi uyarınca dava açma yetkisinin ortaklara değil şirkete ait olduğunu, davacı ortaklar adına kayyım tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davalı ... ve davalı şirketlerle ilgili iddiaların doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı kayyum ...'ında görevini sürdürmekte olduğu, Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/191 esas, 2007/907 karar sayılı ilamı ile dava dışı Geta Genel Tasarım Mimarlık İnşaat ve Sanayi A.Ş'nin 174.450,00 TL zarara uğradığının belirlendiği, usulsüz kayıtlar neticesinde şirketin zarara uğratılmasının yönetim kurulu üyelerinin şahsi ve müteselsilen sorumluluğunu gerektirdiği, bu durumda şirket pay sahiplerinin zarara sebep verenlere karşı tazminatın şirkete ödenmesi kaydıyla şahsi sorumluluk davası açma hakkına sahip olduğu, davalı ...'ın usulsüz kayıtların gerçekleştiği 2005 yılında dava dışı şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu, diğer yönetim kurulu üyeleri ile birlikte 174.450,00 TL zarardan müteselsilen sorumlu olduğu, ancak söz konusu dönemde davacıların da dava dışı Geta Genel Tasarım Mimarlık İnşaat ve Sanayi A.Ş'nin yönetim kurulu üyesi oldukları, bu itibarla davalı ...'ın sorumluluğunun zararın meydana geldiği tarih de gözetilerek, müteselsil sorumlu borçluların birbirlerine yönelik hukuki durumunun düzenlendiği, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 146.
maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu itibarla davacıların da 2005 yılı içinde yönetim kurulu üyesi olmaları nedeniyle, belirlenen 174.450,00 TL zarardan diğer yönetim kurulu üyeleriyle birlikte eşit hisselerle dava dışı Geta Genel Tasarım Mimarlık İnşaat ve Sanayi A.Ş'ne karşı sorumlu oldukları, davacıların sorumlu oldukları tutarın tenzil edilmesi gerektiği gerekçesiyle 104.670,00 TL'nin davalı ...'tan tahsili ile dava dışı Geta Genel Tasarım Mimarlık İnşaat ve Sanayi A.Ş'ye ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı Bosfor Gemi ve Yat. İnşaat Sanayi Ticaret Limited şirketi aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, davacıların paydaşı oldukları dava dışı Geta A.Ş’nin yönetim kurulu başkanı ve çoğunluk pay sahibi olan davalı ...’ın iş ve eylemleri ile dava dışı şirkete zarar vererek davalı şirketler lehine kazanç aktardığı iddiasıyla dava dışı Geta A.Ş’nin zararının davalı ... ile davalı şirketlerden tahsili ile dava dışı Geta A.Ş’ne ödetilmesi, davalıların eylemlerinin önlenmesi, davalı ...’ın görev ve yetkilerinin kaldırılarak dava dışı şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir.
Yerel Mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı ... aleyhindeki davanın kısmen kabulü ile 104.670.00 TL'nin 25.06.2010 tarihinden itibaren avans faizi ile adı geçen davalıdan alınarak dava dışı Geta A.Ş’ye verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı Bosfor Gemi ve Yat İnş. San ve Tic. Ltd. Şti. aleyhindeki davanın reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, davacılar ... ve... adına, Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2005/703 esas sayılı dosyasında, bu dosyaya özgü ve sınırlı kayyum olarak atanan ... tarafından açılmıştır. Davayı açan kayyum, genel mahiyette bir yönetim kayyumu olmayıp Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2005/703 esas sayılı dosya ile sınırlı temsil kayyumudur. Görevi Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2005/703 esas sayılı dosyası ile mahdut olup, eldeki dava tarihi itibariyle bu dava için ayrıca verilmiş bir kayyum kararı bulunmamaktadır. Daire’nin bozma ilamı üzerine 2005/703 esas sayılı dosyanın Yargıtay’da bulunduğu esnada, mahkemece 02.11.2017 tarihinde kayyuma, şirket yönetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk davası açılması ve açılan davalara izin verilmesi eldeki dava yönünden geçerli bir kayyum tayini ve izin niteliğinde değildir.
Bu halde, kayyum ...’ın eldeki dava için usulüne uygun alınmış bir kayyum tayini kararı ve izni olmadan dava açması mümkün değildir. Keza, Dairemizin 26.06.2019 tarih 2018/1434 E 2019/4908 K sayılı ilamında da belirtildiği gibi, paydaş davacıların dava dışı Geta A.Ş. aleyhine açtıkları yönetim kurulu kararı ve karara bağlı gönderilen ihtarnamenin hükümsüzlüğünün tespiti davasında da anılan dosya kapsamında atanan kayyımın, genel mahiyette bir yönetim kayyımı olmayıp o davaya özgü ve o davayla sınırlı temsil kayyımı olduğu gözetilmeksizin işin esasına girilmesi doğru görülmemiş, bozma sebebi yapılmıştır.
Aktif dava ehliyeti 6100 sayılı HMK'nın 114/d maddesi gereğince dava şartlarından olup aynı Yasa'nın 115 md. gereğince yargılamanın her aşamasında ve resen nazara alınması gerekir.
Kayyumun Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesinin 2005/703 esas sayılı dosya yönünden geçerli, o davaya özgü ve o dava ile sınırlı temsil kayyumu olduğu gözetilmeksizin eldeki dava yönünden de geçerli olduğunun kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bozma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 28/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/681142400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz