Yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/11092 E. 2016/5432 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu↗ vesayet↗ anonim şirket yönetim kurulu↗ hükmün kesinleşmesi↗ kayyım atanması↗ sorumluluk davası↗ şahsi sorumluluk↗ rekabet yasağı↗ aktif husumet ehliyeti↗ kayyım↗ malvarlığına ilişkin dava↗ aktif husumet↗ müteselsil sorumluluk↗ husumet ehliyeti↗ şirket zararı↗ ara karar↗ oy yasağı↗ anonim şirket↗ taraf ehliyeti↗ yönetim kurulu kararı↗ temsil↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, ............... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/191 Esas, 2007/907 Karar sayılı ilamı ile dava dışı .... A.Ş'nin 174.450,00 TL zarara uğradığı, usulsüz kayıtlar neticesinde şirketin zarara uğratılmasının yönetim kurulu üyelerinin şahsi ve müteselsilen sorumluluğunu gerektirdiği, şirket pay sahiplerinin zarara sebep verenlere karşı tazminatın şirkete ödenmesi kaydıyla şahsi sorumluluk davası açma hakkına sahip olduğu, davalı ..............'ın usulsüz kayıtların gerçekleştiği 2005 yılında dava dışı şirketin yönetim kurulu başkanı olup 174.450,00 TL zarardan sorumlu olduğu, diğer davalılara kâr aktarımının kanıtlanamadığı, davalı şirketlerin gayrı faal oldukları, davalı ............. Ticaret San. Ltd. Şti'nin geçmiş dönem 55.477,93 TL kârlılığı bulunduğu, ancak bunun dava dışı .... A.Ş'den aktarıldığının ispatlanamadığı, davalı .........'ın rekabet yasağına aykırı davrandığı iddiasının kanıtlanamadığı, davalı ................'ın dava dışı şirketteki yetkilerinin kaldırılmasına ilişkin talebin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davalı .............. aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 174.450,00 TL'nin faizi birlikte tahsili ile dava dışı ............. A.Ş'ye ödenmesine, aşan istemin reddine, davalı ..............Ltd. Şti. ve ................... İnş. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, anonim şirket yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu ve TTK’nın 334 ve 335. maddelerine aykırı eylemleri nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. .............. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/703 Esas sayılı dava dosyasında 16.08.2007 tarihli celse 1/A nolu ara karar ile “.......... ve ..............'ın davalı ............. A.Ş'de mevcut olan ve işbu dava ve birleşen davalara konu olan ortaklık payları üzerinde şirket ortaklarına ait hak ve yetkileri kullanmak ve bu davanın sonuçlanmasına kadar geçerli olmak üzere bağımsız mali müşavir .............'ın kayyım olarak atanmasına” karar verilmiş, 17.12.2007 tarihli gerekçeli kararda ise “............ ve .........a ...........ın kayyım atanmasına dair kararın işbu hükmün kesinleşmesinden 10 gün sonrasına kadar devamına” karar verilmiştir.
TMK'nın 460. maddesinde “Kayyım, bir malvarlığının yönetimi ve gözetimi ile görevlendirilmiş ise, yalnız o malvarlığının yönetim ve korunması için gerekli olan işleri yapabileceği, kayyımın, bunun dışındaki işleri yapabilmesinin temsil olunanın vereceği özel yetkiye, temsil olunan bu yetkiyi verecek durumda değilse vesayet makamının iznine bağlı olduğu” hükmü düzenlenmiştir.
İşbu davayı ise ............. ve ................ adına kayyım A.. K.. açmıştır. Aktif husumet ehliyeti, 6100 sayılı HMK'nın 114/d maddesi gereğince dava şartı niteliğindedir ve aynı Kanun'un 115. maddesi gereğince davanın her safhasında ve re'sen nazara alınması gerekir. Bu durumda mahkemece, işbu davanın açılmasının TMK'nın 460. maddesinde öngörülen olağan işlerden olup olmadığı, özel izin gerekip gerekmeyeceği hususları nazara alınmadan ve A.. K..'ın kayyım olarak atandığı davada verilen gerekçeli kararda kayyımlığın “hükmün kesinleşmesinden 10 gün sonrasına kadar devam edeceğine” karar verildiği de gözetilmek suretiyle ................. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/703 Esas sayılı dosyasının kesinleşip kesinleşmediği ve buna bağlı olarak kayyımın görevinin devam edip etmediği araştırılmadan işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/696 E. 2014/3260 K.
Ortak:kayyım
İncelediğiniz kararda… lık payları üzerinde şirket ortaklarına ait hak ve yetkileri kullanmak ve bu davanın sonuçlanmasına kadar geçerli olmak üzere bağımsız mali müşavir .............'ın «kayyım» olarak atanmasına” karar verilmiş, 17.12.2007 tarihli gerekçeli kararda ise “............ ve .........a ...........ın «kayyım atanmasına» dair kararın işbu «hükmün kesinleşmesinden» 10 gün sonrasına kadar devamına” karar verilmiştir.
TMK'nın 460. maddesinde “Kayyım, bir «malvarlığının» yönetimi ve gözetimi ile «görevlendirilmiş» ise, yalnız o malvarlığının yönetim ve korunması için gerekli olan işleri yapabileceği, «kayyımın», bunun dışındaki işleri yapabilmesinin «temsil» olunanın vereceği özel yetkiye, temsil olunan bu yetkiyi verecek durumda değilse «vesayet» makamının iznine bağlı olduğu” hükmü düzenlenmiştir.
İşbu davayı ise ............. ve ................ adına «kayyım» A..
Benzer bu karardaMahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı şirket «kayyımı» tarafından temyiz edilen karar, Dairemizin 11/10/2013 günlü kararında yazılı gerekçelerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2078 E. 2022/7771 K.
Ortak:kayyım atanması · kayyım
İncelediğiniz kararda… lık payları üzerinde şirket ortaklarına ait hak ve yetkileri kullanmak ve bu davanın sonuçlanmasına kadar geçerli olmak üzere bağımsız mali müşavir .............'ın «kayyım» olarak atanmasına” karar verilmiş, 17.12.2007 tarihli gerekçeli kararda ise “............ ve .........a ...........ın «kayyım atanmasına» dair kararın işbu «hükmün kesinleşmesinden» 10 gün sonrasına kadar devamına” karar verilmiştir.
TMK'nın 460. maddesinde “Kayyım, bir «malvarlığının» yönetimi ve gözetimi ile «görevlendirilmiş» ise, yalnız o malvarlığının yönetim ve korunması için gerekli olan işleri yapabileceği, «kayyımın», bunun dışındaki işleri yapabilmesinin «temsil» olunanın vereceği özel yetkiye, temsil olunan bu yetkiyi verecek durumda değilse «vesayet» makamının iznine bağlı olduğu” hükmü düzenlenmiştir.
İşbu davayı ise ............. ve ................ adına «kayyım» A..
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, dava konusu 3, 4, 5 ve 7 numaralı gündem maddeleri yönünden davanın kabulüne, 6 numaralı gündem maddesi ve davalı şirkete «kayyım atanması» yönünden davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, aynı gerekçe ile taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8074 E. 2018/888 K.
Ortak:kayyım
İncelediğiniz kararda… lık payları üzerinde şirket ortaklarına ait hak ve yetkileri kullanmak ve bu davanın sonuçlanmasına kadar geçerli olmak üzere bağımsız mali müşavir .............'ın «kayyım» olarak atanmasına” karar verilmiş, 17.12.2007 tarihli gerekçeli kararda ise “............ ve .........a ...........ın «kayyım atanmasına» dair kararın işbu «hükmün kesinleşmesinden» 10 gün sonrasına kadar devamına” karar verilmiştir.
TMK'nın 460. maddesinde “Kayyım, bir «malvarlığının» yönetimi ve gözetimi ile «görevlendirilmiş» ise, yalnız o malvarlığının yönetim ve korunması için gerekli olan işleri yapabileceği, «kayyımın», bunun dışındaki işleri yapabilmesinin «temsil» olunanın vereceği özel yetkiye, temsil olunan bu yetkiyi verecek durumda değilse «vesayet» makamının iznine bağlı olduğu” hükmü düzenlenmiştir.
İşbu davayı ise ............. ve ................ adına «kayyım» A..
Benzer bu kararda… % 4, ...'ın % 4, ...'ın % 3 oranında şirket hissedarı olduğunun tespitine, davalı şirketin yönetim ve genel kurullarına katılmak amacı ile serbest muhasebeci ...... «kayyım tayinine» dair verilen kararın davalılar vekillerince temyizi üzerine asıl davada verilen karar Dairemizce onanmış, birleşen davada verilen karar davalılar yararına bozulmuş …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kayyım tayini
Benzer bu kararda… % 4, ...'ın % 4, ...'ın % 3 oranında şirket hissedarı olduğunun tespitine, davalı şirketin yönetim ve genel kurullarına katılmak amacı ile serbest muhasebeci ...... «kayyım tayinine» dair verilen kararın davalılar vekillerince temyizi üzerine asıl davada verilen karar Dairemizce onanmış, birleşen davada verilen karar davalılar yararına bozulmuş …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/11092 E. , 2016/5432 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ................. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/05/2015
Taraflar arasında görülen davada................ Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.05.2015 tarih ve 2008/376-2015/443 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.05.2016 günü hazır bulunan davacı vekili Av. S.. T.. ile davalılar vekili Av. V.. D.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ........................ tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, .............. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/703 sayılı dava dosyasında .... A.Ş'nin ortakları ............. ve ...............'ın paylarını temsil etmek üzere A.. K..'ın kayyım olarak atandığını, ............ ve ...............’ın yaklaşık % 40 paya sahip olduklarını, ........... A.Ş'nin hakim ortağı ve yönetim kurulu başkanı A.. B..'ın şirket kayıtlarında usulsüzlükler yaptığını, hakkında pek çok dava açıldığını, davalı A.. B..'ın dava dışı ..........A.Ş'nin 174.600 TL'sini usulsüz işlemlerle .............'ın zimmetine kaydedildiği iddiasıyla ............. aleyhine alacak davası açıldığını, ............ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006-19 Esas, 2009/907 Karar sayılı ilamıyla ......
A.Ş'nin ..............'dan 174.600 TL alacığı olmadığına karar verildiğini, davalı A.. B..'nın şirketi 174.600 TL zarara uğrattığını, davalı A.. B..'ın TTK'nun 334 ve 335. maddelerine aykırı davranıp davalı şirketleri kurarak yönetici olduğunu ve usulsüz işlemlerle ...........A.Ş'nin kazancını davalı şirketlere aktarmak suretiyle şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava dışı .......... A.Ş'nin uğramış olduğu tüm zararların tespitine, davalı .............'tan şimdilik 20.000 TL ve ayrıca bütün davalılardan tahsilde tekerrür olmamak üzere ve şimdilik 40.000 TL'nin müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek faizi ile dava dışı ..... A.Ş'ye ödenmesine, davalıların eylemlerinin önlenmesine, davalı A..
B..'ın görev yetkilerinin kaldırılmasına, dava dışı ........ A.Ş'ye kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile davalı ..............'tan olan tazmin talebini 174.600 TL'sine, davalı ........... ile davalı .............. Ticaret ve Ltd. Şti'den tahsilde tekerrür olmamak üzere 55.477,93 TL'sine yükselttiğini, dava değerinin 230.077,93 TL'sı olduğunu belirterek, söz konusu tutarın faizi ile birlikte dava dışı Geta'ya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, TTK'nın 335. maddesi uyarınca dava açma yetkisinin ortaklara değil şirkete ait olduğunu, davacı ortaklar adına kayyım tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davalı A.. B.. ve davalı şirketlerle ilgili iddiaların doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, ............... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/191 Esas, 2007/907 Karar sayılı ilamı ile dava dışı .... A.Ş'nin 174.450,00 TL zarara uğradığı, usulsüz kayıtlar neticesinde şirketin zarara uğratılmasının yönetim kurulu üyelerinin şahsi ve müteselsilen sorumluluğunu gerektirdiği, şirket pay sahiplerinin zarara sebep verenlere karşı tazminatın şirkete ödenmesi kaydıyla şahsi sorumluluk davası açma hakkına sahip olduğu, davalı ..............'ın usulsüz kayıtların gerçekleştiği 2005 yılında dava dışı şirketin yönetim kurulu başkanı olup 174.450,00 TL zarardan sorumlu olduğu, diğer davalılara kâr aktarımının kanıtlanamadığı, davalı şirketlerin gayrı faal oldukları, davalı .............
Ticaret San. Ltd. Şti'nin geçmiş dönem 55.477,93 TL kârlılığı bulunduğu, ancak bunun dava dışı .... A.Ş'den aktarıldığının ispatlanamadığı, davalı .........'ın rekabet yasağına aykırı davrandığı iddiasının kanıtlanamadığı, davalı ................'ın dava dışı şirketteki yetkilerinin kaldırılmasına ilişkin talebin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davalı .............. aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 174.450,00 TL'nin faizi birlikte tahsili ile dava dışı ............. A.Ş'ye ödenmesine, aşan istemin reddine, davalı ..............Ltd. Şti. ve ................... İnş. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, anonim şirket yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu ve TTK’nın 334 ve 335. maddelerine aykırı eylemleri nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. .............. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/703 Esas sayılı dava dosyasında 16.08.2007 tarihli celse 1/A nolu ara karar ile “.......... ve ..............'ın davalı ............. A.Ş'de mevcut olan ve işbu dava ve birleşen davalara konu olan ortaklık payları üzerinde şirket ortaklarına ait hak ve yetkileri kullanmak ve bu davanın sonuçlanmasına kadar geçerli olmak üzere bağımsız mali müşavir .............'ın kayyım olarak atanmasına” karar verilmiş, 17.12.2007 tarihli gerekçeli kararda ise “............ ve .........a ...........ın kayyım atanmasına dair kararın işbu hükmün kesinleşmesinden 10 gün sonrasına kadar devamına” karar verilmiştir.
TMK'nın 460. maddesinde “Kayyım, bir malvarlığının yönetimi ve gözetimi ile görevlendirilmiş ise, yalnız o malvarlığının yönetim ve korunması için gerekli olan işleri yapabileceği, kayyımın, bunun dışındaki işleri yapabilmesinin temsil olunanın vereceği özel yetkiye, temsil olunan bu yetkiyi verecek durumda değilse vesayet makamının iznine bağlı olduğu” hükmü düzenlenmiştir.
İşbu davayı ise ............. ve ................ adına kayyım A.. K.. açmıştır. Aktif husumet ehliyeti, 6100 sayılı HMK'nın 114/d maddesi gereğince dava şartı niteliğindedir ve aynı Kanun'un 115. maddesi gereğince davanın her safhasında ve re'sen nazara alınması gerekir. Bu durumda mahkemece, işbu davanın açılmasının TMK'nın 460. maddesinde öngörülen olağan işlerden olup olmadığı, özel izin gerekip gerekmeyeceği hususları nazara alınmadan ve A.. K..'ın kayyım olarak atandığı davada verilen gerekçeli kararda kayyımlığın “hükmün kesinleşmesinden 10 gün sonrasına kadar devam edeceğine” karar verildiği de gözetilmek suretiyle ................. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/703 Esas sayılı dosyasının kesinleşip kesinleşmediği ve buna bağlı olarak kayyımın görevinin devam edip etmediği araştırılmadan işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 12.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/217835400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz