İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5583 E. 2021/4121 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gayri nakit alacak↗ nakit alacak↗ kefalet limiti↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ tahsilde tekerrür↗ bsmv↗ teminat mektubu↗ depo kararı↗ maktu vekalet ücreti↗ icra takibine itiraz↗ kefalet↗ kötü niyet tazminatı↗ genel kredi sözleşmesi↗ kötü niyet↗ temerrüt faizi↗ kredi sözleşmesi↗ asıl alacak↗ çek↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava dışı şirkete 02.10.2010 temerrüt tarihinden takip tarihine kadar % 99,00 temerrüt faiz oranı üzerinden asıl alacak tutarının 2.372.455,73 TL, toplam alacak tutarının 2.609.734,34 TL olarak belirlendiği, takip talebindeki 5.207,44 TL fazla talebin yerinde olmadığı, İİK 67 gereğince alacak likit ve belirlenebilir olduğundan davacı bankanın 01/07/2012 tarihinden önce icra takibi başlatmış olması dikkate alınarak hüküm altına alınan alacağın %40 oranında kötü niyet tazminatı talebinin kabul edildiği gerekçesiyle İstanbul 3 İcra Müdürlüğü'nün 2010/24272 esas sayılı takip dosyasında tahsilde tekerrür olmamak ve 153.620.594,47 TL kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere toplam 2.609.734,34 TL alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, dava tarihinden sonra yapılan 3.384.537,96 TL ödemenin icra müdürlüğü tarafından dikkate alınmasına, 2.374.795,33 TL alacağa takip tarihinden itibaren takip koşullarında sözleşme faizi yürütülmesine, faizin %5 BSMV'si ile tahsiline, hüküm altına alınan 2.609.734,34 TL’nin % 40’ı oranında icra inkar tazminatının davacı lehine davalılardan tahsiline, gayri nakit alacaklar yönünden 4 adet teminat mektubu bedeli 80.736,00 TL, 23 adet iade edilmeyen çek yaprağı için 11.500,00 TL olmak üzere toplam 92.236,00 TL ile 400.000 EURO'nun takip koşullarında davacı bankanın faiz getirmeyen hesabında depo edilmesine, gayri nakit alacaklara ilişkin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakdi alacağın tahsili ve gayrinakdi alacağın depo istemine ilişkin icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece nakdi alacağın kısmen kabulüne, gayrinakdi alacağın kısmen depo edilmesine karar verilmiştir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gayrinakdi alacağın reddedilen kısmı yönünden davalı lehine maktu vekalet ücretine, nakdi alacak yönünden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. O halde mahkemece açıklanan hususlar doğrultusunda davalı tarafça hükmün temyiz edilmediği dikkate alınarak usuli kazanılmış haklar göz önüne alınmak suretiyle davalı lehine 6.807,82 TL’yi geçmemek üzere vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8212 E. 2010/8473 K.
Ortak:asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava dışı şirkete 02.10.2010 «temerrüt» tarihinden takip tarihine kadar % 99,00 «temerrüt faiz» oranı üzerinden «asıl alacak» tutarının 2.372.455,73 TL, toplam alacak tutarının 2.609.734,34 TL olarak belirlendiği, takip talebindeki 5.207,44 TL fazla talebin yerinde olmadığı, İİK 67 gereğince alacak likit ve belirlenebilir olduğundan davacı bankanın 01/07/2012 tarihinden önce icra takibi başlatmış olması dikkate alınarak hüküm altına alınan alacağın %40 oranında «kötü niyet tazminatı» talebinin kabul edildiği gerekçesiyle İstanbul 3 İcra Müdürlüğü'nün 2010/24272 esas sayılı takip dosyasında «tahsilde tekerrür olmamak» ve 153.620.594,47 TL «kefalet limiti» ile sınırlı olmak üzere toplam 2.609.734,34 TL alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, dava tarihinden sonra yapılan 3.384.537,96 TL ödemenin icra müdürlüğü tarafından dikkate alınmasına, 2.374.795,33 TL alacağa takip tarihinden itibaren takip koşullarında sözleşme faizi yürütülmesine, faizin %5 BSMV'si ile tahsiline, hüküm altına alınan 2.609.734,34 TL’nin % 40’ı oranında «icra inkar tazminatının» davacı lehine davalılardan tahsiline, «gayri nakit alacaklar» yönünden 4 adet «teminat mektubu» bedeli 80.736,00 TL, 23 adet iade edilmeyen «çek» yaprağı için 11.500,00 TL olmak üzere toplam 92.236,00 TL ile 400.000 EURO'nun takip koşullarında davacı bankanın faiz getirmeyen hesabında «depo» edilmesine, gayri nakit alacaklara ilişkin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile takibin 13.734,59 Euro «asıl alacak» esas alınmak suretiyle alacağın fiili ödeme tarihindeki satış kuru karşılığı üzerinden devamına, asıl alacağa 14.04.2005 tarihinden itibaren faiz yürütülmesine, asıl alacağın takip tarihindeki karşılığı üzerinden %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline ilişkin olarak verilen kararın davalı tarafça temyizi üzerine Dairemizce alacağın likit olduğu kabul edilemeyeceğinden icra inkar tazminatına h …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8131 E. 2013/11101 K.
Ortak:depo kararı · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaDava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan nakdi alacağın tahsili ve gayrinakdi alacağın «depo» istemine ilişkin «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava dışı şirkete 02.10.2010 «temerrüt» tarihinden takip tarihine kadar % 99,00 «temerrüt faiz» oranı üzerinden «asıl alacak» tutarının 2.372.455,73 TL, toplam alacak tutarının 2.609.734,34 TL olarak belirlendiği, takip talebindeki 5.207,44 TL fazla talebin yerinde olmadığı, İİK 67 gereğince alacak likit ve belirlenebilir olduğundan davacı bankanın 01/07/2012 tarihinden önce icra takibi başlatmış olması dikkate alınarak hüküm altına alınan alacağın %40 oranında «kötü niyet tazminatı» talebinin kabul edildiği gerekçesiyle İstanbul 3 İcra Müdürlüğü'nün 2010/24272 esas sayılı takip dosyasında «tahsilde tekerrür olmamak» ve 153.620.594,47 TL «kefalet limiti» ile sınırlı olmak üzere toplam 2.609.734,34 TL alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, dava tarihinden sonra yapılan 3.384.537,96 TL ödemenin icra müdürlüğü tarafından dikkate alınmasına, 2.374.795,33 TL alacağa takip tarihinden itibaren takip koşullarında sözleşme faizi yürütülmesine, faizin %5 BSMV'si ile tahsiline, hüküm altına alınan 2.609.734,34 TL’nin % 40’ı oranında «icra inkar tazminatının» davacı lehine davalılardan tahsiline, «gayri nakit alacaklar» yönünden 4 adet «teminat mektubu» bedeli 80.736,00 TL, 23 adet iade edilmeyen «çek» yaprağı için 11.500,00 TL olmak üzere toplam 92.236,00 TL ile 400.000 EURO'nun takip koşullarında davacı bankanın faiz getirmeyen hesabında «depo» edilmesine, gayri nakit alacaklara ilişkin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece nakdi alacağın kısmen kabulüne, gayrinakdi alacağın kısmen «depo» edilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, alacaklının «gayri nakdi kredi» nedeniyle «depo» talep hakkının varlığının ancak yargılama ile anlaşılabileceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Şti. arasında düzenlenen sözleşmeler ile adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, diğer borçluların ise «kredi sözleşmelerinin» müteselsil borçlu ve kefilleri olduklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ileri sürerek, «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.Dosya içinde mevcut kredi sözleşmelerini M..
Sözleşmenin 13. maddesi hükmüne göre, «gayrinakdi kredi» bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin her zaman banka tarafından istenebileceği şart koşulmuş ve borçlu «kefiller» de bu sözleşmeyi imzalayarak bu şartları aynen kabul etmişlerdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayrinakdi kredi · gayri nakdi kredi · hesap kat · müteselsil kefil · muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil · haciz
Benzer bu karardaŞti’ne kullandırılan «gayrinakdi kredi» bedelleri için «hesap kat» edilerek alacak «muaccel» hale gelmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» kararı verilmesini isteyen alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Talep, bankacılık işleminden kaynaklanan «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Şti. arasında düzenlenen sözleşmeler ile adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, diğer borçluların ise «kredi sözleşmelerinin» müteselsil borçlu ve kefilleri olduklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ileri sürerek, «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.Dosya içinde mevcut kredi sözleşmelerini M..
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2763 E. 2020/5207 K.
Ortak:gayri nakit alacak · nakit alacak · teminat mektubu · depo kararı · kefalet · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · temerrüt faizi · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava dışı şirkete 02.10.2010 «temerrüt» tarihinden takip tarihine kadar % 99,00 «temerrüt faiz» oranı üzerinden «asıl alacak» tutarının 2.372.455,73 TL, toplam alacak tutarının 2.609.734,34 TL olarak belirlendiği, takip talebindeki 5.207,44 TL fazla talebin yerinde olmadığı, İİK 67 gereğince alacak likit ve belirlenebilir olduğundan davacı bankanın 01/07/2012 tarihinden önce icra takibi başlatmış olması dikkate alınarak hüküm altına alınan alacağın %40 oranında «kötü niyet tazminatı» talebinin kabul edildiği gerekçesiyle İstanbul 3 İcra Müdürlüğü'nün 2010/24272 esas sayılı takip dosyasında «tahsilde tekerrür olmamak» ve 153.620.594,47 TL «kefalet limiti» ile sınırlı olmak üzere toplam 2.609.734,34 TL alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, dava tarihinden sonra yapılan 3.384.537,96 TL ödemenin icra müdürlüğü tarafından dikkate alınmasına, 2.374.795,33 TL alacağa takip tarihinden itibaren takip koşullarında sözleşme faizi yürütülmesine, faizin %5 BSMV'si ile tahsiline, hüküm altına alınan 2.609.734,34 TL’nin % 40’ı oranında «icra inkar tazminatının» davacı lehine davalılardan tahsiline, «gayri nakit alacaklar» yönünden 4 adet «teminat mektubu» bedeli 80.736,00 TL, 23 adet iade edilmeyen «çek» yaprağı için 11.500,00 TL olmak üzere toplam 92.236,00 TL ile 400.000 EURO'nun takip koşullarında davacı bankanın faiz getirmeyen hesabında «depo» edilmesine, gayri nakit alacaklara ilişkin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan nakdi alacağın tahsili ve gayrinakdi alacağın «depo» istemine ilişkin «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece nakdi alacağın kısmen kabulüne, gayrinakdi alacağın kısmen «depo» edilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davalının «kefil» sıfatıyla «nakit alacak» yönünden davacıya karşı sorumlu olduğu, «çek» bedellerinin «depo» edilmesi yönünden, taraflar arasında imzalanan sözleşmede kefilin bu bedelden açıkça sorumlu olduğunun düzenlenmediği, buna göre «gayrinakit alacak» talebinin reddi gerektiği, davalının istinaf talebinin «gayri nakit alacak» yönünden yerinde olduğu, davacının «teminat mektubunun nakde çevrilmesi» nedeniyle oluşan tazminat alacağına uygulanacak faiz oranı yönünden temyiz isteminin, 28.12.2011 tarihli sözleşmenin 45. maddesinde «temerrüt faizine» ilişkin düzenleme yapılmış ise de, sözleşmenin 45. maddesinde temerrüt faizine ilişkin düzenlemede herhangi bir «akdi faiz oranı» veya miktarı belirtilmediği, davacı bankanın kredi müşterisine ve kefillerine hiçbir şekilde bildirilmeyen en yüksek akdi faiz oranı ve temerrüt faiz oranının tespitinde esas alınmasının mümkün olmadığı, davacı bankanın dava dışı asıl borçlu şirkete uyguladığı en yüksek kredi faiz oranının %24.24 olup temerrüt faiz oranının da buna göre %36.36 olacağı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin gayrinakit alacak yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasına ve buna göre yeniden hüküm kurulmasına; davanın kısmen kabulüne, itirazın nakit alacak yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki çek yaprakları bedellerinin depo edilmesi talebinin reddine, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, davalının müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla dava konusu kredi borçlarından sorumluluğunun olduğu, hükme esas alınan rapora göre davacının raporda hesaplanan miktar kadar alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın «nakit alacak» yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki «çek» yaprakları bedellerinin «depo» edilmesi talebinin kabulüne, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
İlk derece mahkemesince her ne kadar gerekçede sözleşmenin ilgili maddesinden bahsedilmeksizin davalı tarafın «çek» bedelinin «depo» edilmesi talebi yönünden de sorumluluğuna gidilecek şekilde hüküm kurulmuş ve ilk derece mahkemesi kararının davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf mahkemesince «kefilin» çek depo bedelinden sorumlu tutulabilmesi için bu hususta özel bir düzenlemenin bulunmadığından bahisle ilk derece mahkemesinin bu yöndeki hükmü «kaldırılarak yeniden» hüküm verilmiş ise de, icra takibinin konusunu teşkil eden «gayrinakdi alacak» yönünden «depo talebinin» dayanağını teşkil eden 30.10.2012 tarihli sözleşmenin (10.9).maddesinde açıkça “Müteselsil kefiller, bankanın merkez ve tüm şubelerinde müşteri lehine açılmış veya açılacak her türlü krediler ile bu kredilere ilişkin olarak doğmuş ve doğacak tüm borç ve «taahhütlerinden», mevzuattan kaynaklanan çek «garanti» tutarlarından (Çek kanunu uyarınca bankanın ödemekle yükümlü olduğu yasal ödeme tutarlarından) ve gerek yalnız olarak gerekse diğer kişilerle birlikte asaleten veya «müteselsil kefil» sıfatıyla krediler sebebiyle doğmuş ve doğacak bütün borçlarından, ... sorumlu olduklarını, sorumlu oldukları azami miktarı, «kefalet tarihlerini» kendi el yazılarıyla belirtmek suretiyle ve imzalarıyla TBK’nun ilgili hükümlerine uygun olarak aşağıda kabul etmişlerdir...” düzenlemesi karşısında istinaf mahkem …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayrinakdi alacak · kefalet tarihi · depo talebi · teminat mektubunun nakde çevrilmesi · akdi faiz oranı · akdi faiz · müteselsil kefil · garantörlük
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince her ne kadar gerekçede sözleşmenin ilgili maddesinden bahsedilmeksizin davalı tarafın «çek» bedelinin «depo» edilmesi talebi yönünden de sorumluluğuna gidilecek şekilde hüküm kurulmuş ve ilk derece mahkemesi kararının davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf mahkemesince «kefilin» çek depo bedelinden sorumlu tutulabilmesi için bu hususta özel bir düzenlemenin bulunmadığından bahisle ilk derece mahkemesinin bu yöndeki hükmü «kaldırılarak yeniden» hüküm verilmiş ise de, icra takibinin konusunu teşkil eden «gayrinakdi alacak» yönünden «depo talebinin» dayanağını teşkil eden 30.10.2012 tarihli sözleşmenin (10.9).maddesinde açıkça “Müteselsil kefiller, bankanın merkez ve tüm şubelerinde müşteri lehine açılmış veya açılacak her türlü krediler ile bu kredilere ilişkin olarak doğmuş ve doğacak tüm borç ve «taahhütlerinden», mevzuattan kaynaklanan çek «garanti» tutarlarından (Çek kanunu uyarınca bankanın ödemekle yükümlü olduğu yasal ödeme tutarlarından) ve gerek yalnız olarak gerekse diğer kişilerle birlikte asaleten veya «müteselsil kefil» sıfatıyla krediler sebebiyle doğmuş ve doğacak bütün borçlarından, ... sorumlu olduklarını, sorumlu oldukları azami miktarı, «kefalet tarihlerini» kendi el yazılarıyla belirtmek suretiyle ve imzalarıyla TBK’nun ilgili hükümlerine uygun olarak aşağıda kabul etmişlerdir...” düzenlemesi karşısında istinaf mahkem …
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davalının «kefil» sıfatıyla «nakit alacak» yönünden davacıya karşı sorumlu olduğu, «çek» bedellerinin «depo» edilmesi yönünden, taraflar arasında imzalanan sözleşmede kefilin bu bedelden açıkça sorumlu olduğunun düzenlenmediği, buna göre «gayrinakit alacak» talebinin reddi gerektiği, davalının istinaf talebinin «gayri nakit alacak» yönünden yerinde olduğu, davacının «teminat mektubunun nakde çevrilmesi» nedeniyle oluşan tazminat alacağına uygulanacak faiz oranı yönünden temyiz isteminin, 28.12.2011 tarihli sözleşmenin 45. maddesinde «temerrüt faizine» ilişkin düzenleme yapılmış ise de, sözleşmenin 45. maddesinde temerrüt faizine ilişkin düzenlemede herhangi bir «akdi faiz oranı» veya miktarı belirtilmediği, davacı bankanın kredi müşterisine ve kefillerine hiçbir şekilde bildirilmeyen en yüksek akdi faiz oranı ve temerrüt faiz oranının tespitinde esas alınmasının mümkün olmadığı, davacı bankanın dava dışı asıl borçlu şirkete uyguladığı en yüksek kredi faiz oranının %24.24 olup temerrüt faiz oranının da buna göre %36.36 olacağı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin gayrinakit alacak yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasına ve buna göre yeniden hüküm kurulmasına; davanın kısmen kabulüne, itirazın nakit alacak yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki çek yaprakları bedellerinin depo edilmesi talebinin reddine, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, davalının müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla dava konusu kredi borçlarından sorumluluğunun olduğu, hükme esas alınan rapora göre davacının raporda hesaplanan miktar kadar alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın «nakit alacak» yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki «çek» yaprakları bedellerinin «depo» edilmesi talebinin kabulüne, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
… takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, nakdi ve gayrinakdi «çek» bedellerinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı banka takip talebinde «gayrinakdi alacak» kapsamında «depo» talebinde bulunmuştur.
1 benzer karar daha
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2640 E. 2013/4199 K.
Ortak:depo kararı · kredi sözleşmesi · çek · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava dışı şirkete 02.10.2010 «temerrüt» tarihinden takip tarihine kadar % 99,00 «temerrüt faiz» oranı üzerinden «asıl alacak» tutarının 2.372.455,73 TL, toplam alacak tutarının 2.609.734,34 TL olarak belirlendiği, takip talebindeki 5.207,44 TL fazla talebin yerinde olmadığı, İİK 67 gereğince alacak likit ve belirlenebilir olduğundan davacı bankanın 01/07/2012 tarihinden önce icra takibi başlatmış olması dikkate alınarak hüküm altına alınan alacağın %40 oranında «kötü niyet tazminatı» talebinin kabul edildiği gerekçesiyle İstanbul 3 İcra Müdürlüğü'nün 2010/24272 esas sayılı takip dosyasında «tahsilde tekerrür olmamak» ve 153.620.594,47 TL «kefalet limiti» ile sınırlı olmak üzere toplam 2.609.734,34 TL alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, dava tarihinden sonra yapılan 3.384.537,96 TL ödemenin icra müdürlüğü tarafından dikkate alınmasına, 2.374.795,33 TL alacağa takip tarihinden itibaren takip koşullarında sözleşme faizi yürütülmesine, faizin %5 BSMV'si ile tahsiline, hüküm altına alınan 2.609.734,34 TL’nin % 40’ı oranında «icra inkar tazminatının» davacı lehine davalılardan tahsiline, «gayri nakit alacaklar» yönünden 4 adet «teminat mektubu» bedeli 80.736,00 TL, 23 adet iade edilmeyen «çek» yaprağı için 11.500,00 TL olmak üzere toplam 92.236,00 TL ile 400.000 EURO'nun takip koşullarında davacı bankanın faiz getirmeyen hesabında «depo» edilmesine, gayri nakit alacaklara ilişkin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan nakdi alacağın tahsili ve gayrinakdi alacağın «depo» istemine ilişkin «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece nakdi alacağın kısmen kabulüne, gayrinakdi alacağın kısmen «depo» edilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, elde bulunan «çek» bedellerine ilişkin olarak riskin henüz gerçekleşmediği, gayri nakdi alacak olarak ifade edilen talep yönünden İİK'nın «257». maddesinde düzenlenen hallerin mevcudiyeti konusunda delil sunulmadığı gerekçesiyle, talebin kısmen kabulü ile nakdi alacak tutarı olan 5.300,41 TL yönünden «ihtiyati haciz» kararı verilmiş, fazlaya ilişkin talep ise reddedilmiştir.
Şti. arasında düzenlenen sözleşmeler ile adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, diğer borçluların ise «kredi sözleşmelerinin» müteselsil borçlu ve kefilleri olduklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ileri sürerek, «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Dosya içinde mevcut «kredi sözleşmeleri» kapsamında, ...Ltd.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayrinakdi kredi · borçlunun temerrüdü · hesap kat · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil
Benzer bu karardaŞti’nin borçlu, diğer davalıların müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile sözleşmeleri imzaladıkları, sözleşmenin 12. ve 35. maddeleri hükümlerine göre, «gayrinakdi kredi» bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin her zaman banka tarafından istenebileceği şart koşulmuş ve borçlu kefiller de bu sözleşmeyi imzalayarak bu şartları aynen kabul etmişlerdir.
Şti’ne kullandırılan «gayrinakdi kredi» bedelleri için «hesap kat» edilerek «borçlular temerrüde» düşürülmüştür.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, elde bulunan «çek» bedellerine ilişkin olarak riskin henüz gerçekleşmediği, gayri nakdi alacak olarak ifade edilen talep yönünden İİK'nın «257». maddesinde düzenlenen hallerin mevcudiyeti konusunda delil sunulmadığı gerekçesiyle, talebin kısmen kabulü ile nakdi alacak tutarı olan 5.300,41 TL yönünden «ihtiyati haciz» kararı verilmiş, fazlaya ilişkin talep ise reddedilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, gayrinakdi krediler yönünden bankanın «muaccel» bir alacağının mevcut olmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/5583 E. , 2021/4121 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 19.12.2019 tarih ve 2019/87- 2019/1231 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile dava dışı Çelik Tekne Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında genel kredi sözleşmeleri akdedildiğini, akdedilen sözleşmelere istinaden dava dışı şirkete krediler kullandırıldığını, davalıların sözleşmelere müşterek borçlu müteselsil kefil olduklarını, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine icra takibine geçildiğini, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava dışı şirkete 02.10.2010 temerrüt tarihinden takip tarihine kadar % 99,00 temerrüt faiz oranı üzerinden asıl alacak tutarının 2.372.455,73 TL, toplam alacak tutarının 2.609.734,34 TL olarak belirlendiği, takip talebindeki 5.207,44 TL fazla talebin yerinde olmadığı, İİK 67 gereğince alacak likit ve belirlenebilir olduğundan davacı bankanın 01/07/2012 tarihinden önce icra takibi başlatmış olması dikkate alınarak hüküm altına alınan alacağın %40 oranında kötü niyet tazminatı talebinin kabul edildiği gerekçesiyle İstanbul 3 İcra Müdürlüğü'nün 2010/24272 esas sayılı takip dosyasında tahsilde tekerrür olmamak ve 153.620.594,47 TL kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere toplam 2.609.734,34 TL alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, dava tarihinden sonra yapılan 3.384.537,96 TL ödemenin icra müdürlüğü tarafından dikkate alınmasına, 2.374.795,33 TL alacağa takip tarihinden itibaren takip koşullarında sözleşme faizi yürütülmesine, faizin %5 BSMV'si ile tahsiline, hüküm altına alınan 2.609.734,34 TL’nin % 40’ı oranında icra inkar tazminatının davacı lehine davalılardan tahsiline, gayri nakit alacaklar yönünden 4 adet teminat mektubu bedeli 80.736,00 TL, 23 adet iade edilmeyen çek yaprağı için 11.500,00 TL olmak üzere toplam 92.236,00 TL ile 400.000 EURO'nun takip koşullarında davacı bankanın faiz getirmeyen hesabında depo edilmesine, gayri nakit alacaklara ilişkin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakdi alacağın tahsili ve gayrinakdi alacağın depo istemine ilişkin icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece nakdi alacağın kısmen kabulüne, gayrinakdi alacağın kısmen depo edilmesine karar verilmiştir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gayrinakdi alacağın reddedilen kısmı yönünden davalı lehine maktu vekalet ücretine, nakdi alacak yönünden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. O halde mahkemece açıklanan hususlar doğrultusunda davalı tarafça hükmün temyiz edilmediği dikkate alınarak usuli kazanılmış haklar göz önüne alınmak suretiyle davalı lehine 6.807,82 TL’yi geçmemek üzere vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/670628900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz