İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3979 E. 2021/3829 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aleyhe delil↗ mahsup↗ kâr dağıtımı↗ ticari defter↗ fatura↗ taahhütname↗ icra inkar tazminatı↗ taşıyan↗ inkar tazminatı↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 07.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda " davacı adına kesilen 12 adet faturaların PTT kanalıyla taahhütlü olarak davacı tarafa gönderildiği belirtilmekte olup, işbu PTT gönderim posta barkod asıllarının dosyaya sunulması ve bu barkodlu postalar için PTT'ye müzekkere yazılması ile ilgili postaların kime tebliğ edildiğinin tespit edilmesi gerektiği, PTT müzekkere cevabına göre, ilgili postaların davacı taraf, vekilleri veya çalışanlarına tebliğ edilmediğinin tespiti halinde işbu 12 adet faturaya isabet eden tutar kadar takibin devamına karar verilebileceğinin tespit edildiği, mahkememizce Bayrampaşa Posta Dağıtım Merkezine müzekkere yazılarak posta barkodlarının kime tebliğ edildiği hususunun sorulduğu, Bayrampaşa Posta Dağıtım Merkezince cevaben gönderi posta barkod numaralarının 2013 yılına ait olduğundan gönderi zamanaşımına uğramış olduğundan akıbeti ile ilgili araştırma yapılamadığının bildirildiği ve dolayısıyla kime tebliğ edildiğinin tespit edilemediği, davalı tarafından dosyaya sunulan posta barkodlarının incelenmesinde posta içeriğinin ne olduğunun belli olmadığı görülmekle ve Yargıtay bozma ilamında davalı tarafından davacıya kesilen muhtelif hizmet faturalarının satış bedelinden mahsubu için ya açıkça davacı defterlerinde kayıtlı bulunması
ya da davacı imzasını taşıyan dayanak belge ile ispatlanması gerektiğine değinildiği ve davalı tarafından davacının iddialarının aksinin ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalının İstanbul 30. İcra Müdürlüğü'nün 2013/22426 esas sayılı dosyasındaki itirazının 13.294,12 TL üzerinden iptalini, takibin asıl alacağa (13.294,12 TL) takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, alacağın %20 si oranındaki 2.658,82 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosya içerisinde bulunan 29.08.2014 tarihli bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucu davalı tarafından davacıya kesilen 15.05.2013 tarihli 18,90 TL, 31.05.2013 tarihli 712,00 TL ve 03.06.2013 tarihli 1.770,00 TL bedelli faturaların davacı tarafından davalı alacağından mahsup edildiği ve yine davalı tarafından banka kanalı ile yapılan ödemenin de mahsup edildiği, davacının ticari defterlerine göre alacağın 10.793,22 TL olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Davacı ticari defterleri kendi aleyhine delil teşkil ettiğinden davacının ticari defterlerinde bulunan 3 adet fatura ve banka ödemesinin de dikkate alınarak mahkemece 10.793,22 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12482 E. 2017/330 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:terditli dava · keşideci · bono · teslim
Benzer bu kararda2- Ancak uyuşmazlığa konu 10.000 TL bedelli «bononun» «keşidecisi» dava dışı... olup, senedin davalıya «teslim» edildiği iddiası kanıtlanamamış olmasına rağmen mahkemece davalının borçlusu olmadığı senet hakkında ''senedin iadesine veya tahsile'' şeklinde «terditli» hüküm kurulması isabetli bulunmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
PTT Merkez Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak RR 02731745557 barkod nolu gönderinin 19/01/2011 tarihli muhataba bizzat «teslimine» ilişkin evrakın aslının gönderilmesi istenildiği, gönderinin ...'nin bizzat kendisine teslim edildiğine ilişkin imzasının bulunduğu belge aslının dosya arasına alındığı, davalının davacı banka müşterisi olan dava dışı ....
Şube Müdürlüğü yazılarından da anlaşıldığı üzere kendisine yanlışlıkla «teslim» edilmesi ve yine iade edilmesi talebine rağmen haksız olarak elinde bulundurduğu ve davacıya iade etmediği gerekçeleriyle davacının davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının borçlusu olduğu 5.000 TL bedelli «bononun» ödendiğine ilişkin savunmanın ispatlanamamış olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11845 E. 2014/1744 K.
Ortak:e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 07.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda " davacı adına kesilen 12 adet faturaların PTT kanalıyla «taahhütlü» olarak davacı tarafa gönderildiği belirtilmekte olup, işbu PTT gönderim posta barkod asıllarının dosyaya sunulması ve bu barkodlu postalar için PTT'ye müzekkere yazılması ile ilgili postaların kime tebliğ edildiğinin tespit edilmesi gerektiği, PTT müzekkere cevabına göre, ilgili postaların davacı taraf, vekilleri veya çalışanlarına tebliğ edilmediğinin tespiti halinde işbu 12 adet faturaya isabet eden tutar kadar takibin devamına karar verilebileceğinin tespit edildiği, mahkememizce Bayrampaşa Posta Dağıtım Merkezine müzekkere yazılarak posta barkodlarının kime tebliğ edildiği hususunun sorulduğu, Bayrampaşa Posta Dağıtım Merkezince cevaben gönderi posta barkod numaralarının 2013 yılına ait olduğundan gönderi «zamanaşımına» uğramış olduğundan akıbeti ile ilgili araştırma yapılamadığının bildirildiği ve dolayısıyla kime tebliğ edildiğinin tespit edilemediği, davalı tarafından dosyaya sunulan posta barkodlarının incelenmesinde posta içeriğinin ne olduğunun belli olmadığı görülmekle ve Yargıtay bozma ilamında davalı tarafından davacıya kesilen muhtelif hizmet faturalarının satış bedelinden mahsubu için ya açıkça davacı «defterlerinde» kayıtlı bulunması ya da davacı imzasını «taşıyan» dayanak belge ile ispatlanması gerektiğine değinildiği ve davalı tarafından davacının iddialarının aksinin ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalı …
2-Dosya içerisinde bulunan 29.08.2014 tarihli bilirkişi raporunda davacının «ticari defterlerinde» yapılan inceleme sonucu davalı tarafından davacıya kesilen 15.05.2013 tarihli 18,90 TL, 31.05.2013 tarihli 712,00 TL ve 03.06.2013 tarihli 1.770,00 TL bedelli faturaların davacı tarafından davalı alacağından «mahsup» edildiği ve yine davalı tarafından banka kanalı ile yapılan ödemenin de mahsup edildiği, davacının ticari defterlerine göre alacağın 10.793,22 TL olarak belirlendi …
Davacı «ticari defterleri» kendi «aleyhine delil» teşkil ettiğinden davacının ticari defterlerinde bulunan 3 adet «fatura» ve banka ödemesinin de dikkate alınarak mahkemece 10.793,22 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaDavacı vekili, gönderinin kurumun «zimmet» «defterinde» kayıtlı olduğunu ve PTT «kaydı» bulunduğunu iddia etmiş, buna ilişkin belgeler sunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ispat şartı · i̇i̇k 194 · zimmet · teminat mektubu · cy/cy kaydı · teminat · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 10.09.2008 tarihli 1920 sayılı yazının tebliğine dair iddiasında «zimmet» kayıtlarına dayanmış ise de zimmet kayıtlarından bu talebin bankaya ulaştırıldığının tespitinin mümkün olmadığı, herhangi bir barkodun da sunulmadığı, öte yandan PTT kayıtlarından da gönderinin kayıtsız gönderi şeklinde yapılması sebebiyle takibinin mümkün olmadığı, «teslim» edilmemiş olsaydı varış merkezine iadesinin söz konusu olabileceği PTT yazısında belirtilmiş ise de, davalının sorumluluğunun doğabilmesi için gönderinin usule uygun gönderilen birime tebliğ edildiğinin ve bildirildiğinin «ispatının şart» olduğu ancak bunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «teminat mektubunun» talep tarihinde davalı bankaca nakte çevrilmemiş olması nedeniyle gecikme zammı istemine ilişkindir.
Davacı vekili, gönderinin kurumun «zimmet» «defterinde» kayıtlı olduğunu ve PTT «kaydı» bulunduğunu iddia etmiş, buna ilişkin belgeler sunmuştur.
2012 tarih, «194» sayılı yazısından gönderinin «kaydının» bulunduğu ve ileri sevkinin yapıldığı anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2621 E. 2010/6179 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davanın kabulü ile 4.878.25 EURO'nun kolinin «teslim tarihi» olan 30.01.2006 tarihinden itibaren Merkez Bankası'nda yabancı paraya uygulanan aylık faiz oranı esas alınmak üzere tahakkuk eden faizi ile birlikte davalı PTT Genel Müdürlüğü nezdinde İstanbulA Paket Posta Müdürlüğü'nden tahsiline, birleşen davanın reddine dair verilen karar, asıl davada davalı PTT Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10899 E. 2012/17603 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 07.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda " davacı adına kesilen 12 adet faturaların PTT kanalıyla «taahhütlü» olarak davacı tarafa gönderildiği belirtilmekte olup, işbu PTT gönderim posta barkod asıllarının dosyaya sunulması ve bu barkodlu postalar için PTT'ye müzekkere yazılması ile ilgili postaların kime tebliğ edildiğinin tespit edilmesi gerektiği, PTT müzekkere cevabına göre, ilgili postaların davacı taraf, vekilleri veya çalışanlarına tebliğ edilmediğinin tespiti halinde işbu 12 adet faturaya isabet eden tutar kadar takibin devamına karar verilebileceğinin tespit edildiği, mahkememizce Bayrampaşa Posta Dağıtım Merkezine müzekkere yazılarak posta barkodlarının kime tebliğ edildiği hususunun sorulduğu, Bayrampaşa Posta Dağıtım Merkezince cevaben gönderi posta barkod numaralarının 2013 yılına ait olduğundan gönderi «zamanaşımına» uğramış olduğundan akıbeti ile ilgili araştırma yapılamadığının bildirildiği ve dolayısıyla kime tebliğ edildiğinin tespit edilemediği, davalı tarafından dosyaya sunulan posta barkodlarının incelenmesinde posta içeriğinin ne olduğunun belli olmadığı görülmekle ve Yargıtay bozma ilamında davalı tarafından davacıya kesilen muhtelif hizmet faturalarının satış bedelinden mahsubu için ya açıkça davacı «defterlerinde» kayıtlı bulunması ya da davacı imzasını «taşıyan» dayanak belge ile ispatlanması gerektiğine değinildiği ve davalı tarafından davacının iddialarının aksinin ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalı …
Benzer bu kararda… e, mahkemece müzekkere cevabında belirtilen eksiklik tamamlanarak anılan Kuruma, dava dilekçesinin davalıya ne zaman tebliğ edildiğinin yeniden sorulması suretiyle, «zamanaşımı defi»'nin süresinde olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, bu eksiklik tamamlanmadan süresinde olmadığı gerekçesiyle reddi doğru olmamış kararın bu nedenlerle davalı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yediemin · zamanaşımı defi · ihtiyati tedbir · temerrüt faizi · tacir · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «ihtiyati tedbir» nedeni ile 16 yemek takımı ürününün, ihtiyati tedbirin hukukî olarak varlığını devam ettirdiği 27.03.2001 ilâ 27.10.2005 tarihleri arasında «yedieminde» kalmasına razı olmak durumunda kaldığı, bu süre zarfında anılan ürünlerle ilgili üretim ve satış yapamamak sureti ile zarara uğradığı, bu meyanda toplam 44.450,00 TL maddî zarara uğradığı, davalının bu eylemi ile davacının dış dünyada ve ilgili ticarî sektörde sahip olduğu güven ve itibarının zedelediği, sektörde yer alan ticarî rakiplerinin mallarının biçimini taklit eden bir «tacir» olarak algılanmasına neden olunduğu gerekçeleriyle dava kısmen kabulü ile 44.450,00 TL maddî ile 10.000,00 TL manevî tazminatın 27.03.2001 tarihinden itibaren değişir avans oranları üzerinden işleyecek «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… e, mahkemece müzekkere cevabında belirtilen eksiklik tamamlanarak anılan Kuruma, dava dilekçesinin davalıya ne zaman tebliğ edildiğinin yeniden sorulması suretiyle, «zamanaşımı defi»'nin süresinde olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, bu eksiklik tamamlanmadan süresinde olmadığı gerekçesiyle reddi doğru olmamış kararın bu nedenlerle davalı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3979 E. , 2021/3829 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08.10.2019 tarih ve 2018/564-2019/765 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin, davacı şirkete gıda ürünleri alım satımından kaynaklanan borcu olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine İstanbul 30. İcra Müdürlüğü’nün 2013/22426 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmesinden hemen sonra, 08/10/2013 tarihinde, alacaklı şirketin hesabına 4.366.-TL gönderdiğini, ardından başlatılan takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 10.04.2013 tarihli satın alma sözleşmesi ile tarafların cari hesap ilişkisi içerisinde çalıştıklarını, sözleşmenin 7. maddesinde imzalanmasından itibaren 1 yıl süreli olduğu düzenlendiğinden, tarafların alacaklı ya da borçlu olduklarının tespitinin, sözleşmenin ve cari hesap döneminin sona erme tarihi olan 09/04/2014 tarihi sonunda belli olacağından davacının başlattığı icra takibi ve açılan davanın yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 07.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda " davacı adına kesilen 12 adet faturaların PTT kanalıyla taahhütlü olarak davacı tarafa gönderildiği belirtilmekte olup, işbu PTT gönderim posta barkod asıllarının dosyaya sunulması ve bu barkodlu postalar için PTT'ye müzekkere yazılması ile ilgili postaların kime tebliğ edildiğinin tespit edilmesi gerektiği, PTT müzekkere cevabına göre, ilgili postaların davacı taraf, vekilleri veya çalışanlarına tebliğ edilmediğinin tespiti halinde işbu 12 adet faturaya isabet eden tutar kadar takibin devamına karar verilebileceğinin tespit edildiği, mahkememizce Bayrampaşa Posta Dağıtım Merkezine müzekkere yazılarak posta barkodlarının kime tebliğ edildiği hususunun sorulduğu, Bayrampaşa Posta Dağıtım Merkezince cevaben gönderi posta barkod numaralarının 2013 yılına ait olduğundan gönderi zamanaşımına uğramış olduğundan akıbeti ile ilgili araştırma yapılamadığının bildirildiği ve dolayısıyla kime tebliğ edildiğinin tespit edilemediği, davalı tarafından dosyaya sunulan posta barkodlarının incelenmesinde posta içeriğinin ne olduğunun belli olmadığı görülmekle ve Yargıtay bozma ilamında davalı tarafından davacıya kesilen muhtelif hizmet faturalarının satış bedelinden mahsubu için ya açıkça davacı defterlerinde kayıtlı bulunması
ya da davacı imzasını taşıyan dayanak belge ile ispatlanması gerektiğine değinildiği ve davalı tarafından davacının iddialarının aksinin ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalının İstanbul 30. İcra Müdürlüğü'nün 2013/22426 esas sayılı dosyasındaki itirazının 13.294,12 TL üzerinden iptalini, takibin asıl alacağa (13.294,12 TL) takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, alacağın %20 si oranındaki 2.658,82 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosya içerisinde bulunan 29.08.2014 tarihli bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucu davalı tarafından davacıya kesilen 15.05.2013 tarihli 18,90 TL, 31.05.2013 tarihli 712,00 TL ve 03.06.2013 tarihli 1.770,00 TL bedelli faturaların davacı tarafından davalı alacağından mahsup edildiği ve yine davalı tarafından banka kanalı ile yapılan ödemenin de mahsup edildiği, davacının ticari defterlerine göre alacağın 10.793,22 TL olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Davacı ticari defterleri kendi aleyhine delil teşkil ettiğinden davacının ticari defterlerinde bulunan 3 adet fatura ve banka ödemesinin de dikkate alınarak mahkemece 10.793,22 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/670582400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz