İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3545 E. 2021/2299 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 167↗ kusursuz sorumluluk↗ aktif husumet yokluğu↗ teamül↗ icazet↗ alacağın temliki↗ aktif husumet↗ sebepsiz zenginleşme↗ alacak davası↗ husumet yokluğu↗ temlik↗ kâr dağıtımı↗ haksız fiil↗ yönetim kurulu kararı↗ yetkisizlik kararı↗ kusur↗ dahili dava↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şahsi hesaplarından para aktarılmak suretiyle zarara uğrayan ... (Özeksim A.Ş.'den alacağı temlik alan), ... ..., ..., ... ve ... tarafından davacı banka aleyhine İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/462 E- 2008/599 K. sayılı dava dosyasında açılan alacak davası sonucunda Özeksen A.Ş. dışında kalan diğer davacıların davasının haklı bulunarak banka aleyhine alacağa hükmedildiği, bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, kararda ‘’...dava dışı ...’in, ...Şirketler Grubunun herhangi bir çalışanı olmayıp ortaklardan sonra gelen en yetkili kişisi konumunda bulunduğu, bu konuda Özeksim A.Ş. de dahil olmak üzere diğer şirketlerin yönetim kurulu kararlarıyla şirketi temsil etme ve münferiden imza atmaya yetkili kişi konumunda bulunduğu, diğer şirketler adına olduğu gibi davacı Özeksim A.Ş. adına da bu yetkisini davalı bankanın dahil olduğu diğer tüm bankalara karşı da kullandığı, bu işlemler için verdiği talimatların yerine getirildiği, onaylanması gerekenlerinin de şirket ortakları tarafından onaylandığı, Yargıtay’ın daha önceki bozma kararlarında belirlendiği üzere ...’in yaptığı işlemlerin davacılarla banka arasında bir teamül oluşturmadığını iddia etmenin mümkün olmadığı, davalı banka ile davacı grup şirketleri arasındaki pc bağlantısında ...’in ekstreleri değiştirebilmesi söz konusu olmadığından bu konuda davacı şirketin, ...’in yapmış olduğu işlemlerden sorumlu olması gerektiği ve ihmalinin bulunduğu, davacıların bu olay ortaya çıktıktan sonra fail ...'e karşı olan alacağını tahsil için takipte de bulunmadıkları, davalının cevap dilekçesinde belirttiği üzere ...’in davacıların yetkili temsilcisi olduğu ve dış temsil yetkisinin bulunduğu, yapılan işlemlerden bankanın sorumlu olmadığı, kusurun bulunmadığı..." gerekçelerine dayanıldığı, kesinleşen karar ile davacı bankanın kusursuz sorumluluğunun kabul edildiği, bunun yanısıra yapılan işlemlerden sorumlu olmadığının ve kusurunun bulunmadığının belirlendiği, davalılardan Coca Cola Satış Dağıtım A.Ş.'nin 350.639,75 TL tutarında, davalı Coca Cola İçecek A.Ş.’nin ise 19.908,65 TL tutarında sebepsiz zenginleştiği, davacının sorumlu olmadığı ve kusurunun bulunmadığı işlemler nedeniyle zarar görenlere ödemek durumunda kaldığı bu miktarları davalılardan talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 350.639,75 TL’nin davalı Coca Cola Satış Dağıtım A.Ş.'den, 19.908,65 TL’nin davalı Coca Cola İçecek A.Ş.’den dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması ile İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2002/1815 E-2004/686 K. sayılı dosyasında davacı bankanın haksız fiile dayalı olarak dava açmış olmasına, işbu davada ise, davanın sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı olup, davacı bankanın ödeme yapmasıyla birlikte zararın meydana gelecek olmasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı alacak davası olup, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı bankanın kendisi aleyhine 18.03.1999 tarihinde açılan İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 1999/334 Esas sayılı dosyası kapsamında kendisinden talepte bulunulan tutarları esas alarak 13.06.2002 tarihinde açtığı işbu davada, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 354.313.485.255 TL’nin davalı Özdağ Dağıtım A.Ş.(Coca-Cola Satış Dağıtım A.Ş.)’den, 23.167.226.764 TL’nin de davalı ... Meşrubat A.Ş.(Coca-Cola İçecek A.Ş.)’den faiziyle tahsilini istemiş, mahkemece alınan bilirkişi raporunda; dava dışı ...’in yetkisiz olarak Özeksim Dış Tic. San. A.Ş., ..., ..., ... , ..., ... hesaplarından çektiği paraların bir kısmını yine bu kişilerin hesaplarına yatırmakla birlikte neticede davalı Özdağ
Dağıtım A.Ş.(Coca-Cola Satış Dağıtım A.Ş.) hesabına 350.639.757.562 TL, İmbat Meşrubat A.Ş.(Coca-Cola İçecek A.Ş.) hesabına 19.908.652.375 TL yatırmak suretiyle davalıların haksız kazanç elde etmesine sebep olduğu bildirilmiş, mahkemece de işbu raporda belirtilen miktarlar esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davacı banka aleyhine İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan davada yapılan yargılama sonucunda verilen 10.10.2008 tarih, 2007/462 E-2008/599 K. sayılı kararla, davacı Özeksim A.Ş.’nin alacağını diğer davacılara temlik etmiş olması nedeniyle davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davacılar ..., ... ..., ..., ... ve ... yönünden kesinleşen şahsi alacaklarının kısmen kabulüne, Özeksim Dış Tic. A.Ş. ‘nin alacağını temlik ettiği davacılar ...,..., ..., ..., ..., ...’in açtığı davanın ise, ...’in yapılan işlemlerine icazet verildiği ve taraflar arasında böyle bir teamül bulunduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiş ve karar Dairemizin 18.02.2010 tarih, 2009/3269 E-2010/1885 K. sayılı ilamı ile onanmış, 2010/6763 E-2010/7058 K. sayılı ilamı ile de karar düzeltme istemlerinin reddi ile 18.06.2010 tarihinde kesinleşmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, daha önce davacı aleyhine açılan ve kesinleşen davada davalıların hesabına geçen paralar nedeniyle davacının ne miktar ödeme yapmak zorunda kaldığı belirlenerek soncuna göre bir karar verilmesi gerekirken banka aleyhine açılan ve işbu davada da talep edilen miktarların tamamı kabul edilip bu yönde herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın hüküm tesisi doğru olmamış; bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3646 E. 2013/7450 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ariyet sözleşmesi · ayıplı teslim · ariyet · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, sigortalıya ait işyerindeki soğutucunun ....01.2007 tarihli «ariyet sözleşmesi» ile davalı Coca Cola A.Ş. tarafından sigortalıya «teslim» edildiği, BK'nın 299. ve 305. maddeleri uyarınca ariyet verenin ayrıca ve açık biçimde üstlenmedikçe ariyet konusu malın ayıbından sorumlu olmadığı, yangından sonra sigortalının soğutucuyu muhafaza etmemesi nedeniyle yargılama sırasında cihaz üzerinde inceleme yapılamadığından, davacının üretim hatası ve «ayıplı teslim» iddialarının ispatlanamadığı, buna karşın yangının cihazın bakım ve muhafazasındaki kusurdan kaynaklandığı, bu durumda cihazın üreticisi ve ariyet vereni olan dava …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11011 E. 2013/10074 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıma senedi · sevk irsaliyesi · rayiç değer · irsaliye · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · fatura · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «taşıyıcıya» «teslim» edilen malların taşıma esnasında tek taraflı trafik kazasında zarar görmesi nedeniyle meydana gelen bu zarardan TTK'nın 781/1.maddesi uyarınca davalının sorumlu olduğu, zararın TTK'nın 781/2.maddesinde belirtilen hususlardan kaynaklandığı hususunun davalı taşıyıcı tarafından ileri sürülüp kanıtlanamadığı, zararın 27.150,04 TL olduğu, 07.06.2011 tarihli faturada belirtilen ve «hasar» gören malların belirtilen değerlerinin piyasa rayiçlerine uygun olduğu, bu «fatura» bedelinin de davacı firma tarafından dava dışı Coca Cola İçecek A.Ş.'ye 16.06.2011 tarihinde ödendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, öncelikle davacının dava konusu meblağı ödediğini gösterir belgelerin «ibrazı» sağlandıktan sonra, taşıma senedinde bir değer belirtilmemiş olması gözetilerek, taşınan emtianın varma yerindeki «rayiç değeri» üzerinden “bayi indirimli fiyatlar” da nazara alınarak tazminat hesabının yaptırılması gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayanılarak karar verilmesi doğru görülmediği gibi, bilirkişi raporuna ve hükme esas alınan 07.06.2011 tarihli faturada “nakliye hasarlı CCİ palet adedi 24 yazılı olduğu halde 05.04.2011 tarihli «sevk irsaliyesinde» 22 adet yazılı olduğu ve bu farklılığın neden kaynaklandığı araştırılıp aydınlatılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava dışı Coca Cola A.Ş.’nin kazadan sonra davacıya tanzim ettiği 07.06.2011 tarihli «fatura» esas alınarak faturadaki fiyatların piyasa rayicine uygun olduğu belirtilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8497 E. 2012/15678 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/462 E- 2008/599 K. sayılı dava dosyasında açılan «alacak davası» sonucunda Özeksen A.Ş. dışında kalan diğer davacıların davasının haklı bulunarak banka aleyhine alacağa hükmedildiği, bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, kararda ‘’...dava dışı ...’in, ...Şirketler Grubunun herhangi bir çalışanı olmayıp ortaklardan sonra gelen en yetkili kişisi konumunda bulunduğu, bu konuda Özeksim A.Ş. de «dahil» olmak üzere diğer şirketlerin «yönetim kurulu» kararlarıyla şirketi «temsil» etme ve münferiden imza atmaya yetkili kişi konumunda bulunduğu, diğer şirketler adına olduğu gibi davacı Özeksim A.Ş. adına da bu «yetkisini» davalı bankanın dahil olduğu diğer tüm bankalara karşı da kullandığı, bu işlemler için verdiği talimatların yerine getirildiği, onaylanması gerekenlerinin de şirket ortakları tarafından onaylandığı, Yargıtay’ın daha önceki bozma kararlarında belirlendiği üzere ...’in yaptığı işlemlerin davacılarla banka arasında bir «teamül» oluşturmadığını iddia etmenin mümkün olmadığı, davalı banka ile davacı grup şirketleri arasındaki pc bağlantısında ...’in ekstreleri değiştirebilmesi söz konusu olmadığından bu konuda davacı şirketin, ...’in yapmış olduğu işlemlerden sorumlu olması gerektiği ve ihmalinin bulunduğu, davacıların bu olay ortaya çıktıktan sonra fail ...'e karşı olan alacağını tahsil için takipte de bulunmadıkları, davalının cevap dilekçesinde belirttiği üzere ...’in davacıların yetkili temsilcisi olduğu ve dış temsil yetkisinin bulunduğu, yapılan işlemlerden bankanın sorumlu olmadığı, «kusurun» bulunmadığı..." gerekçelerine dayanıldığı, kesinleşen karar ile davacı bankanın «kusursuz sorumluluğunun» kabul edildiği, bunun yanısıra yapılan işlemlerden sorumlu olmadığının ve kusurunun bulunmadığının belirlendiği, davalılardan Coca Cola Satış Dağıtım A.Ş.'nin 350.639,75 TL tutarında, davalı Coca Cola İçecek A.Ş.’nin ise 19.908,65 TL tutarında «sebepsiz zenginleştiği», davacının sorumlu olmadığı ve kusurunun bulunmadığı işlemler nedeniyle zarar görenlere ödemek durumunda kaldığı bu miktarları davalılardan talep etmekte haklı old …
Benzer bu karardaMahkemece hükme asas alınan bilirkişi raporunda da yangının soğutucunun bakım hatasından çıktığı tespit edildiğine göre, bu durumda asıl sorumlunun gerekli bakımı yapmayan soğutucunun maliki davalı Coca Cola Satış ve Dağıtım A.Ş. olduğunun, sigortalının uyarı yapmamasının ise kendisi yönünden «müterafik kusur» oluşturduğunun kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ariyet sözleşmesi · ayıplı teslim · ariyet · teslim tutanağı · müterafik kusur · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, sigortalıya ait işyerindeki soğutucunun 25.01.2007 tarihli «ariyet sözleşmesi» ile davalı Coca Cola A.Ş. tarafından sigortalıya «teslim» edildiği, BK 299 ve 305 maddeleri uyarınca ariyet verenin ayrıca ve açık biçimde üstlenmedikçe ariyet konusu malın ayıbından sorumlu olmadığı, yangından sonra sigortalının soğutucuyu muhafaza etmemesi nedeniyle yargılama sırasında cihaz üzerinde inceleme yapılamadığından, davacının üretim hatası ve «ayıplı teslim» iddialarının ispatlanamadığı, buna karşın yangının cihazın bakım ve muhafazasındaki kusurdan kaynaklandığı, bu durumda cihazın üreticisi ve ariyet vereni olan dava …
Bu itibarla, mahkemece uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilmesi gerekirken, sözleşme hükümleri değerlendirilmeden ve soğutucunun «teslim tutanağı» tarihinde de yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
2-Davacının davalı Coca Cola Satış ve Dağıtım A.Ş. hakkındaki temyiz itirazlarına gelince; davacının sigortalısı ile davalı Coca Cola Satış ve Dağıtım A.Ş. arasındaki sözleşmede, sigortalıya «ariyet» olarak verilen soğutucunun bakımının davalı tarafından yapılacağı, sigortalının ise buna yardımcı olacağı kararlaştırılmıştır.
Mahkemece hükme asas alınan bilirkişi raporunda da yangının soğutucunun bakım hatasından çıktığı tespit edildiğine göre, bu durumda asıl sorumlunun gerekli bakımı yapmayan soğutucunun maliki davalı Coca Cola Satış ve Dağıtım A.Ş. olduğunun, sigortalının uyarı yapmamasının ise kendisi yönünden «müterafik kusur» oluşturduğunun kabulü gerekir.
3 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4401 E. 2024/6851 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iptal davası · kötü niyet · ortalama tüketici · kötüniyet · ayırt edicilik · haksız rekabet · karar verilmesine yer olmadığına · iltibas
Benzer bu kararda… ola", 2013/23450 sayılı "Coca-Cola light", 1411331 sayılı "Coca-Cola", 143879 sayılı "Always Coca-Cola" ve 71737 sayılı "Coca-Cola" markaları arasında görsel olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik bulunduğu, davacı markasının dar ve sınırlı bir çevrede değil, herkesçe tanınıp bilindiğinin mütalaa edilebileceği, "Coca-Cola" markasının uzun yıllardan bu yana kullanıldığı, «ayırt ediciliğinin» güçlü olduğu, kendine özgü yazım stili ile de yaygın olarak kullanıldığı ve bilindiği, bu yazım stilinde "Coca" kelimesinin başındaki "C" harfinin sağ alt kuyruğunun uzatılarak görsel anlamda ayırt edicilik oluşturulduğu, "Halam" markası ile stilize "Coca-Cola" markası karşılaştırıldığında; her iki markanın benzer yazım stili ile oluşturulduğu, bu hale göre davacıya ait stilize yazılmış "Coca-Cola" ibareli tanınmış markalarını bilen, bu yazım stilini davacı markaları ile özdeşleştiren makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı «ortalama tüketici» kesiminin, davaya konu "Halam" markasını "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" üzerinde gördüğünde, tanınmış meşrubat markası olan "Coca-Cola" nın marka sahibinin ya bizzat kendisi ya da lisans verdiği davalı şahsın "Halam" markası ile ticari faaliyette bulunduğu yönünde yanılsamaya düşeceği, davaya konu hizmetin özellikle görsel algı ile seçilip yararlanılabilen, tercih yapmak için detaylı araştırma gerektirmeyen, diğer mal ve hizmetlere göre ucuz ve sıradan bir hizmet türü olduğu dikkate alındığında, markaların yazım stilindeki benzerliklerinden kaynaklı görsel izlenimin iltibas tehlikesini tek başına oluşturacağının söylenebileceği, davacı markasının tanınmışlık derecesinin yüksek olmasının iltibas tehlikesini arttıran başkaca bir unsur olduğu, "Cola-Cola" markasının zihninde yer eden olumlu imajı ile hareket eden ortalama tüketicinin "Halam" ibareli stilize markayı gördüğünde zihnindeki bu olumlu imajı "Halam" markasına atfetme ve böylece bu markalı hizmetlerden yararlanma yönünde davranışta bulunabileceği, bu durumun davacı markalarının tanınmışlığından davalının haksız yere yararlanması neticesini doğuracağı anlaşıldığından gerek SMK'nın 6/1, gerekse 6/4 ve 6/5 maddesi hükmü koşullarının somut olayda oluştuğu, davaya konu marka ile itiraza mesnet markaların iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmalarının haricinde davalı şahsın «kötüniyetle» hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile, 2019-M-6906 sayılı YİDK kararının «iptaline, dava» konusu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, hüküm davalı Kurum vekilince istinaf edilmiştir.
… eri ve mantı” ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet şekil ihtiva eden markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davacının 2013/26004 sayılı şekil markasının başvuruda aynen yer aldığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, davalının başvuru markasını gördüğünde taraf markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı oluşabileceği, davacı markalarının tanınmışlık düzeyinin somut uyuşmazlık yönünden iltibas tehlikesini artırdığı, taraf markaları arasına SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas koşulunun oluştuğu, uyuşmazlığa konu mal ve hizmetler konusunda uzman bilirkişiler tarafından hazırlanmış denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor esas alınarak yerel mahkeme kararında tanınmışlığa dair yapılan değerlendirmelerde bir isabetsizlik bulunmadığı, «kötü niyetin» ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
… unun müvekkili şirket adına tescilli ve tanınmış markalar ile tertip tarzı olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, başvurunun tescili halinde halk nezdinde «iltibasa» neden olacağını, markayı gören tüketicinin müvekkiline ait tanınmış markalar ile bağ kuracağını, markanın aynı tür mal/hizmetler için tescil edilmek istendiğini, müvekkili şirket adına tescilli 2013/26004 sayılı "şekil" markasının stilinin davalı başvurusunda kullanıldığını ve bu anlamda iltibasın doğduğunu, dava konusu marka başvurusu dikkat çeken unsurunun kelime unsuru değil müvekkilinin ikonik kırmızı rengi ve yıllardır değiştirmeden kullandığı stilize kuyruklu C harfi olduğunu, bu durumun markalar arasında ayırt edilemeyecek bir benzerlik yarattığını, söz konusu renk ve biçim seçiminin, müvekkilinin yıllardır dünya çapında satışta olan, tüketici nezdinde eriştiği bilinirlik göz önüne alındığında tesadüf olmadığını, başvuru kapsamındaki 43. sınıf “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.” nin müvekkilinin yıllardır faaliyet gösterdiği sektörle bağlantılı olduğunu, davalı tarafa ait marka başvurusunun «haksız rekabet» de oluşturduğunu ileri sürerek YİDK'nın 2019-M-6906 sayılı kararının iptali ile 2017/86656 başvuru numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmişti …
Bu itibarla taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak farklı olduğu, genel görünüm ve bıraktıkları bütünsel izlenimin farklı olduğu, «ortalama tüketici» kitlesinin genel bakış açısı nazara alındığında, davalının başvurusunun davacının markalarını akla getirmeyeceği, aynı veya aralarında bağlantı bulunan işletmeden kaynaklandığını düşündürmeyeceği ve farklı markalar olduğunun ayırt edilebileceği dikkate alınarak karıştırılma ihtimalinin bulunmadığının kabulü ile yerinde bulunan YİDK kararının «iptali davası» bakımından davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden hükmün temyiz eden TÜRKPATENT lehine bozulması gerekmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/612 E. 2020/4441 K.
Ortak:dahili dava
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/462 E- 2008/599 K. sayılı dava dosyasında açılan «alacak davası» sonucunda Özeksen A.Ş. dışında kalan diğer davacıların davasının haklı bulunarak banka aleyhine alacağa hükmedildiği, bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, kararda ‘’...dava dışı ...’in, ...Şirketler Grubunun herhangi bir çalışanı olmayıp ortaklardan sonra gelen en yetkili kişisi konumunda bulunduğu, bu konuda Özeksim A.Ş. de «dahil» olmak üzere diğer şirketlerin «yönetim kurulu» kararlarıyla şirketi «temsil» etme ve münferiden imza atmaya yetkili kişi konumunda bulunduğu, diğer şirketler adına olduğu gibi davacı Özeksim A.Ş. adına da bu «yetkisini» davalı bankanın dahil olduğu diğer tüm bankalara karşı da kullandığı, bu işlemler için verdiği talimatların yerine getirildiği, onaylanması gerekenlerinin de şirket ortakları tarafından onaylandığı, Yargıtay’ın daha önceki bozma kararlarında belirlendiği üzere ...’in yaptığı işlemlerin davacılarla banka arasında bir «teamül» oluşturmadığını iddia etmenin mümkün olmadığı, davalı banka ile davacı grup şirketleri arasındaki pc bağlantısında ...’in ekstreleri değiştirebilmesi söz konusu olmadığından bu konuda davacı şirketin, ...’in yapmış olduğu işlemlerden sorumlu olması gerektiği ve ihmalinin bulunduğu, davacıların bu olay ortaya çıktıktan sonra fail ...'e karşı olan alacağını tahsil için takipte de bulunmadıkları, davalının cevap dilekçesinde belirttiği üzere ...’in davacıların yetkili temsilcisi olduğu ve dış temsil yetkisinin bulunduğu, yapılan işlemlerden bankanın sorumlu olmadığı, «kusurun» bulunmadığı..." gerekçelerine dayanıldığı, kesinleşen karar ile davacı bankanın «kusursuz sorumluluğunun» kabul edildiği, bunun yanısıra yapılan işlemlerden sorumlu olmadığının ve kusurunun bulunmadığının belirlendiği, davalılardan Coca Cola Satış Dağıtım A.Ş.'nin 350.639,75 TL tutarında, davalı Coca Cola İçecek A.Ş.’nin ise 19.908,65 TL tutarında «sebepsiz zenginleştiği», davacının sorumlu olmadığı ve kusurunun bulunmadığı işlemler nedeniyle zarar görenlere ödemek durumunda kaldığı bu miktarları davalılardan talep etmekte haklı old …
Benzer bu kararda… Cİ” ibaresinin “Coca Cola İçecek” ibaresinin kısaltmasından oluştuğu, markalar arasındaki kavramsal, görsel ve işitsel olarak farklılık bulunduğu, markalar arasında «iltibas» olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan davanın reddine karar verilmişse de; taraf markaları arasında anlamsal farklılık bulunmasına rağmen, markalar arasında görsel ve işitsel anlamda benzerlik bulunduğundan, hitap ettikleri «ortalama tüketici» yada hedef tüketiciler tarafından karıştırılma ihtimali de «dahil» olmak üzere iltibasa neden olabilecek derecede benzerlik bulunduğu göz önüne alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru ol …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket · ortalama tüketici · iltibas
Benzer bu kararda… Cİ” ibaresinin “Coca Cola İçecek” ibaresinin kısaltmasından oluştuğu, markalar arasındaki kavramsal, görsel ve işitsel olarak farklılık bulunduğu, markalar arasında «iltibas» olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan davanın reddine karar verilmişse de; taraf markaları arasında anlamsal farklılık bulunmasına rağmen, markalar arasında görsel ve işitsel anlamda benzerlik bulunduğundan, hitap ettikleri «ortalama tüketici» yada hedef tüketiciler tarafından karıştırılma ihtimali de «dahil» olmak üzere iltibasa neden olabilecek derecede benzerlik bulunduğu göz önüne alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru ol …
… oft cake", "cici spesial", "cici start", "cici sufle", "cici super star", "cici time", "cici turta", "cici yaprak", "cici çikolat", "cici çikolata sanayi ve ticaret «anonim şirketi»", "cici şokobis", "cicikek", "cicikrem", "cicisan" ibarelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 05, 29, 30, 31, 32, 35.sınıflardaki mal ve hizmetlerin yer …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8796 E. 2023/3270 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki menfaat · yapılmamış sayılma · kâr mahrumiyeti · hile · münhasırlık · hakkaniyet · eş rızası · üçüncü kişi
Benzer bu karardaA.Ş.'ye ait Coca Cola markasının belirgin, güçlü ve kalın bir erkek sesi ile seslendirme ve büyük puntolu kırmızı renkli «son» derece belirgin yazıyla da yerleştirmek sureti ile Coca Cola markasının da kullanıldığını ve bu şekilde müvekkilinin reklam filmindeki ses ve görüntü kayıtlarının hukuka aykırı şekilde kullanılarak, Dominos markası için çektiği reklam filmi ile Coca Cola markası için de gizli reklam yapıldığını, Coca Cola'nın sözleşmede herhangi başka bir markanın tanıtımlarına yer verilebileceği, çekimi yapılacak reklamlarda ne doğrudan ve ne de tali bir şekilde yer alabileceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin «münhasıran» Dominos Pizza'nın reklamının yapılmasına ilişkin olduğunu, ancak söz konusu reklam ile mezkur sözleşmenin, davalılar tarafından ihlal edildiğini, sözleşmenin, münhasıran Dominos markasının reklamına ilişkin olduğu halde, müvekkilinin bilgisi ve onayı dışında açık ve net bir şekilde gizli reklam yapılarak sonuç olarak Coca Colanında reklamının yapılmış olmasıyla müvekkilinin uğramış olduğu hak «kaybının» tazmininin talep edildiğini, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde davacının, Dominos Pizza ile yapmış olduğu sözleşmeye PepsiCo dışında hiçbir reklamın yüzü olmayacağına dair bir hüküm bulunmadığının belirtildiğini, tarafların sorumluluklarının sözleşmedeki açık olarak yapılması gereken yükümlülüklerle sınırlı olduğunu, müvekkilinin açık «rızası» olmaksızın görselinin ve sesinin sözleşme dışında başka bir ürünle o ürününün de tanıtımına yol açacak şekilde iç içe geçmiş Dominos markası dışında bir ürünün tanıtılmasında kullanılamayacağını, «hakkaniyete» aykırı olacağını, davalıların müvekkilinin haberi olmaksızın, müvekkilinin reklam değeri üzerinden ekonomik menfaat elde ettiklerini, Coca Cola markasının Dominos markasından daha çok bilinir olduğu ve dolayısıyla marka değerinin Dominos markasının çok üstünde olduğu dikkate alındığında Coca Cola'nın tali unsur olarak değerlendirilemeyeceğini, Coca Cola'nın da söz konusu reklamda ana vaat olduğunu, davalı Dominos Pizza'nın amacının menünün içeriğini açıklamak olmadığını, diğer bütün reklam veren firmaların varsa menülerinin veya setlerinin içeriğini açıklarken, şayet icracı bir sanatçı kullanıyor iseler mutlaka menülerinin içeriğini sadece ürün olarak “1 adet içecek" dediklerini, dava konusu reklamda Coca Cola markasına yer verilmiş olması nedeniyle PepsiCo ile müvekkili arasında reklam kampanyasına ilişkin anlaşma sağlanamamış olduğunu, müvekkilinin PepsiCo ile olan iş ilişkileri ile PepsiCo ve davalı Coca Cola arasındaki rekabetin büyüklüğü düşünüldüğünde «uyuşmazlık konusu» reklam neticesinde, dışarıdan müvekkilinin de Coca Cola markasının reklamını yaptığı şeklinde bir izlenim oluştuğunu, İlk Derece Mahkemesinin Yönetmeliğin uygulanması gereken “İtibardan haksız yararlanma” üst başlığı ile düzenlenen 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki düzenlemeleri tatbik etmemesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalılar Coca Cola ile Dominos Pizza arasında müvekkilin bilgisi dahilinde olmayan bir sözleşmenin var olduğunu, davalıların müvekkiline karşı «hile» ve desise ile davranmış olduklarını, davalı tarafın, davanın açılmasından sonra uyuşmazlık konusu reklamın yayınını durdurmasının da davalı yanın hukuka aykırı dav …
… nin hukuka uygun olduğu, davacının istinaf taleplerinin gerekçede açıklandığı, davalı taraf kullanımının bilgilendirme kapsamını aşmadığının sabit olduğu, davacının «hukuki menfaatlerine» zarar verecek nitelikte bulunmadığı, reklam içerisinde kullanılan markanın davacının tanınmışlığından yararlanacak şekilde başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştıran ya da «üçüncü kişiyi» benzer yollardan öne geçiren nitelikte olmadığı, reklam kullanımının pizza-kola promosyon ürün paketinin tüketiciyi bilgilendirme kapsamında kaldığı gerekçesiyle d …
… ile müzakere halinde olduğu konusunda herhangi bir delil sunmadığını, iddia eden tarafın iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, davacının yeni reklam kampanyalarından «mahrum» kaldığı şeklindeki iddialarının asılsız olduğunu, davaya konu reklam filminde Coca Cola içeceğinin ücret karşılığında satılmadığının açıkça görüldüğünü, bu reklam …
… iği, bu nedenle farklı bir markanın reklamı olarak değerlendirilemeyeceği, promosyon, reklamdaki ana vaadin istisnası olduğundan aynı film içinde iki ürünün reklamı «yapılmış sayılmayacağı» gibi reklamda Coca Cola'nın yan unsur olarak kullanıldığı bu çerçevede reklamda davacıya Coca Cola ürününü tanıtması amacının değil ürün menüsü içeriğini açıklama …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3545 E. , 2021/2299 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 12.10.2018 tarih ve 2017/996-2018/1024 sayılı kararın Yargıtayca İncelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 09.03.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 1997 ve 1998 yıllarında Halkbankası İzmir Oto Tamircileri 2. Sanayi Sitesi Şubesinde hesapları bulunan dava dışı Özeksim Dış Tic. ve San. Yatırımlar A.Ş ile şirket ortakları ..., ..., ... , ... ve ...'in şahsi hesaplarından, bir kısım paraların, dava dışı (Özdağ Dağıtım Pazarlama A.Ş çalışanı ve bir zaman adı geçen Özeksim Dış Tic. ve San. Yat. A.Ş temsilcisi) ...'in yetkisiz ve usulsüz işlemleri ile davalıların hesabına aktarıldığını, bunun ortaya çıkması üzerine, adı geçenlerin İzmir 3 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1999/334 Esas, 2001/301 karar sayılı dosyasında banka aleyhine zararlarının tazmini için dava açtıklarını, davanın büyük kısmının kabulüne karar verildiğini, davalıların mameleklerinde haksız artış meydana geldiğinin tespit edildiğini, müvekkili bankanın zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik 354.313.485.255 TL'nin Özdağ Dağıtım Pazarlama A.Ş (Yeni Ünvanı Coca-Cola Satış ve Dağıtım A.Ş)'den 23.167.226.774 TL 'nin de İmdat Meşrubat San.
ve Tic. A.Ş ( Yeni Ünvanı (Coca Cola İçecek A.Ş)'den dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, dava konusu olayın 1997 ve 1998 yıllarında meydana geldiği iddia edilmesine göre sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak açılan davada bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, sebepsiz zenginleşme iddialarının doğru olmadığını savunarak, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şahsi hesaplarından para aktarılmak suretiyle zarara uğrayan ... (Özeksim A.Ş.'den alacağı temlik alan), ... ..., ..., ... ve ... tarafından davacı banka aleyhine İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/462 E- 2008/599 K. sayılı dava dosyasında açılan alacak davası sonucunda Özeksen A.Ş. dışında kalan diğer davacıların davasının haklı bulunarak banka aleyhine alacağa hükmedildiği, bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, kararda ‘’...dava dışı ...’in, ...Şirketler Grubunun herhangi bir çalışanı olmayıp ortaklardan sonra gelen en yetkili kişisi konumunda bulunduğu, bu konuda Özeksim A.Ş.
de dahil olmak üzere diğer şirketlerin yönetim kurulu kararlarıyla şirketi temsil etme ve münferiden imza atmaya yetkili kişi konumunda bulunduğu, diğer şirketler adına olduğu gibi davacı Özeksim A.Ş. adına da bu yetkisini davalı bankanın dahil olduğu diğer tüm bankalara karşı da kullandığı, bu işlemler için verdiği talimatların yerine getirildiği, onaylanması gerekenlerinin de şirket ortakları tarafından onaylandığı, Yargıtay’ın daha önceki bozma kararlarında belirlendiği üzere ...’in yaptığı işlemlerin davacılarla banka arasında bir teamül oluşturmadığını iddia etmenin mümkün olmadığı, davalı banka ile davacı grup şirketleri arasındaki pc bağlantısında ...’in ekstreleri değiştirebilmesi söz konusu olmadığından bu konuda davacı şirketin, ...’in yapmış olduğu işlemlerden sorumlu olması gerektiği ve ihmalinin bulunduğu, davacıların bu olay ortaya çıktıktan sonra fail ...'e karşı olan alacağını tahsil için takipte de bulunmadıkları, davalının cevap dilekçesinde belirttiği üzere ...’in davacıların yetkili temsilcisi olduğu ve dış temsil yetkisinin bulunduğu, yapılan işlemlerden bankanın sorumlu olmadığı, kusurun bulunmadığı..." gerekçelerine dayanıldığı, kesinleşen karar ile davacı bankanın kusursuz sorumluluğunun kabul edildiği, bunun yanısıra yapılan işlemlerden sorumlu olmadığının ve kusurunun bulunmadığının belirlendiği, davalılardan Coca Cola Satış Dağıtım A.Ş.'nin 350.639,75 TL tutarında, davalı Coca Cola İçecek A.Ş.’nin ise 19.908,65 TL tutarında sebepsiz zenginleştiği, davacının sorumlu olmadığı ve kusurunun bulunmadığı işlemler nedeniyle zarar görenlere ödemek durumunda kaldığı bu miktarları davalılardan talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 350.639,75 TL’nin davalı Coca Cola Satış Dağıtım A.Ş.'den, 19.908,65 TL’nin davalı Coca Cola İçecek A.Ş.’den dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması ile İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2002/1815 E-2004/686 K. sayılı dosyasında davacı bankanın haksız fiile dayalı olarak dava açmış olmasına, işbu davada ise, davanın sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı olup, davacı bankanın ödeme yapmasıyla birlikte zararın meydana gelecek olmasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı alacak davası olup, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı bankanın kendisi aleyhine 18.03.1999 tarihinde açılan İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 1999/334 Esas sayılı dosyası kapsamında kendisinden talepte bulunulan tutarları esas alarak 13.06.2002 tarihinde açtığı işbu davada, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 354.313.485.255 TL’nin davalı Özdağ Dağıtım A.Ş.(Coca-Cola Satış Dağıtım A.Ş.)’den, 23.167.226.764 TL’nin de davalı ... Meşrubat A.Ş.(Coca-Cola İçecek A.Ş.)’den faiziyle tahsilini istemiş, mahkemece alınan bilirkişi raporunda; dava dışı ...’in yetkisiz olarak Özeksim Dış Tic. San. A.Ş., ..., ..., ...
, ..., ... hesaplarından çektiği paraların bir kısmını yine bu kişilerin hesaplarına yatırmakla birlikte neticede davalı Özdağ
Dağıtım A.Ş.(Coca-Cola Satış Dağıtım A.Ş.) hesabına 350.639.757.562 TL, İmbat Meşrubat A.Ş.(Coca-Cola İçecek A.Ş.) hesabına 19.908.652.375 TL yatırmak suretiyle davalıların haksız kazanç elde etmesine sebep olduğu bildirilmiş, mahkemece de işbu raporda belirtilen miktarlar esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davacı banka aleyhine İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan davada yapılan yargılama sonucunda verilen 10.10.2008 tarih, 2007/462 E-2008/599 K. sayılı kararla, davacı Özeksim A.Ş.’nin alacağını diğer davacılara temlik etmiş olması nedeniyle davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davacılar ..., ... ..., ..., ... ve ... yönünden kesinleşen şahsi alacaklarının kısmen kabulüne, Özeksim Dış Tic. A.Ş. ‘nin alacağını temlik ettiği davacılar ...,..., ..., ..., ..., ...’in açtığı davanın ise, ...’in yapılan işlemlerine icazet verildiği ve taraflar arasında böyle bir teamül bulunduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiş ve karar Dairemizin 18.02.2010 tarih, 2009/3269 E-2010/1885 K.
sayılı ilamı ile onanmış, 2010/6763 E-2010/7058 K. sayılı ilamı ile de karar düzeltme istemlerinin reddi ile 18.06.2010 tarihinde kesinleşmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, daha önce davacı aleyhine açılan ve kesinleşen davada davalıların hesabına geçen paralar nedeniyle davacının ne miktar ödeme yapmak zorunda kaldığı belirlenerek soncuna göre bir karar verilmesi gerekirken banka aleyhine açılan ve işbu davada da talep edilen miktarların tamamı kabul edilip bu yönde herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın hüküm tesisi doğru olmamış; bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 11.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/665582700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz