Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/11011 E. 2013/10074 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıma senedi↗ sevk irsaliyesi↗ rayiç değer↗ irsaliye↗ taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ fatura↗ hasar↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı taşıyıcıya teslim edilen malların taşıma esnasında tek taraflı trafik kazasında zarar görmesi nedeniyle meydana gelen bu zarardan TTK'nın 781/1.maddesi uyarınca davalının sorumlu olduğu, zararın TTK'nın 781/2.maddesinde belirtilen hususlardan kaynaklandığı hususunun davalı taşıyıcı tarafından ileri sürülüp kanıtlanamadığı, zararın 27.150,04 TL olduğu, 07.06.2011 tarihli faturada belirtilen ve hasar gören malların belirtilen değerlerinin piyasa rayiçlerine uygun olduğu, bu fatura bedelinin de davacı firma tarafından dava dışı Coca Cola İçecek A.Ş.'ye 16.06.2011 tarihinde ödendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava dışı Coca Cola A.Ş.’nin kazadan sonra davacıya tanzim ettiği 07.06.2011 tarihli fatura esas alınarak faturadaki fiyatların piyasa rayicine uygun olduğu belirtilmiştir. Ancak TTK’nın 785 nci maddesi gereğince, taşıma nedeniyle ziyadan doğan tazminat taşıma senedine geçirilen değere, taşıma senedinde değer gösterilmemiş ise aynı cins ve nitelikteki eşyanın gönderilene teslim edileceği yerdeki değerine göre tayin olunur. Bu durumda, mahkemece, öncelikle davacının dava konusu meblağı ödediğini gösterir belgelerin ibrazı sağlandıktan sonra, taşıma senedinde bir değer belirtilmemiş olması gözetilerek, taşınan emtianın varma yerindeki rayiç değeri üzerinden “bayi indirimli fiyatlar” da nazara alınarak tazminat hesabının yaptırılması gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayanılarak karar verilmesi doğru görülmediği gibi, bilirkişi raporuna ve hükme esas alınan 07.06.2011 tarihli faturada “nakliye hasarlı CCİ palet adedi 24 yazılı olduğu halde 05.04.2011 tarihli sevk irsaliyesinde 22 adet yazılı olduğu ve bu farklılığın neden kaynaklandığı araştırılıp aydınlatılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3646 E. 2013/7450 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «taşıyıcıya» «teslim» edilen malların taşıma esnasında tek taraflı trafik kazasında zarar görmesi nedeniyle meydana gelen bu zarardan TTK'nın 781/1.maddesi uyarınca davalının sorumlu olduğu, zararın TTK'nın 781/2.maddesinde belirtilen hususlardan kaynaklandığı hususunun davalı taşıyıcı tarafından ileri sürülüp kanıtlanamadığı, zararın 27.150,04 TL olduğu, 07.06.2011 tarihli faturada belirtilen ve «hasar» gören malların belirtilen değerlerinin piyasa rayiçlerine uygun olduğu, bu «fatura» bedelinin de davacı firma tarafından dava dışı Coca Cola İçecek A.Ş.'ye 16.06.2011 tarihinde ödendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak TTK’nın 785 nci maddesi gereğince, taşıma nedeniyle ziyadan doğan tazminat «taşıma senedine» geçirilen değere, taşıma senedinde değer gösterilmemiş ise aynı cins ve nitelikteki eşyanın gönderilene «teslim» edileceği yerdeki değerine göre tayin olunur.
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, sigortalıya ait işyerindeki soğutucunun ....01.2007 tarihli «ariyet sözleşmesi» ile davalı Coca Cola A.Ş. tarafından sigortalıya «teslim» edildiği, BK'nın 299. ve 305. maddeleri uyarınca ariyet verenin ayrıca ve açık biçimde üstlenmedikçe ariyet konusu malın ayıbından sorumlu olmadığı, yangından sonra sigortalının soğutucuyu muhafaza etmemesi nedeniyle yargılama sırasında cihaz üzerinde inceleme yapılamadığından, davacının üretim hatası ve «ayıplı teslim» iddialarının ispatlanamadığı, buna karşın yangının cihazın bakım ve muhafazasındaki kusurdan kaynaklandığı, bu durumda cihazın üreticisi ve ariyet vereni olan dava …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ariyet sözleşmesi · ayıplı teslim · ariyet
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, sigortalıya ait işyerindeki soğutucunun ....01.2007 tarihli «ariyet sözleşmesi» ile davalı Coca Cola A.Ş. tarafından sigortalıya «teslim» edildiği, BK'nın 299. ve 305. maddeleri uyarınca ariyet verenin ayrıca ve açık biçimde üstlenmedikçe ariyet konusu malın ayıbından sorumlu olmadığı, yangından sonra sigortalının soğutucuyu muhafaza etmemesi nedeniyle yargılama sırasında cihaz üzerinde inceleme yapılamadığından, davacının üretim hatası ve «ayıplı teslim» iddialarının ispatlanamadığı, buna karşın yangının cihazın bakım ve muhafazasındaki kusurdan kaynaklandığı, bu durumda cihazın üreticisi ve ariyet vereni olan dava …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3545 E. 2021/2299 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 167 · kusursuz sorumluluk · aktif husumet yokluğu · teamül · icazet · alacağın temliki · aktif husumet · sebepsiz zenginleşme
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/462 E- 2008/599 K. sayılı dava dosyasında açılan «alacak davası» sonucunda Özeksen A.Ş. dışında kalan diğer davacıların davasının haklı bulunarak banka aleyhine alacağa hükmedildiği, bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, kararda ‘’...dava dışı ...’in, ...Şirketler Grubunun herhangi bir çalışanı olmayıp ortaklardan sonra gelen en yetkili kişisi konumunda bulunduğu, bu konuda Özeksim A.Ş. de «dahil» olmak üzere diğer şirketlerin «yönetim kurulu» kararlarıyla şirketi «temsil» etme ve münferiden imza atmaya yetkili kişi konumunda bulunduğu, diğer şirketler adına olduğu gibi davacı Özeksim A.Ş. adına da bu «yetkisini» davalı bankanın dahil olduğu diğer tüm bankalara karşı da kullandığı, bu işlemler için verdiği talimatların yerine getirildiği, onaylanması gerekenlerinin de şirket ortakları tarafından onaylandığı, Yargıtay’ın daha önceki bozma kararlarında belirlendiği üzere ...’in yaptığı işlemlerin davacılarla banka arasında bir «teamül» oluşturmadığını iddia etmenin mümkün olmadığı, davalı banka ile davacı grup şirketleri arasındaki pc bağlantısında ...’in ekstreleri değiştirebilmesi söz konusu olmadığından bu konuda davacı şirketin, ...’in yapmış olduğu işlemlerden sorumlu olması gerektiği ve ihmalinin bulunduğu, davacıların bu olay ortaya çıktıktan sonra fail ...'e karşı olan alacağını tahsil için takipte de bulunmadıkları, davalının cevap dilekçesinde belirttiği üzere ...’in davacıların yetkili temsilcisi olduğu ve dış temsil yetkisinin bulunduğu, yapılan işlemlerden bankanın sorumlu olmadığı, «kusurun» bulunmadığı..." gerekçelerine dayanıldığı, kesinleşen karar ile davacı bankanın «kusursuz sorumluluğunun» kabul edildiği, bunun yanısıra yapılan işlemlerden sorumlu olmadığının ve kusurunun bulunmadığının belirlendiği, davalılardan Coca Cola Satış Dağıtım A.Ş.'nin 350.639,75 TL tutarında, davalı Coca Cola İçecek A.Ş.’nin ise 19.908,65 TL tutarında «sebepsiz zenginleştiği», davacının sorumlu olmadığı ve kusurunun bulunmadığı işlemler nedeniyle zarar görenlere ödemek durumunda kaldığı bu miktarları davalılardan talep etmekte haklı old …
A.Ş. ‘nin «alacağını temlik» ettiği davacılar ...,..., ..., ..., ..., ...’in açtığı davanın ise, ...’in yapılan işlemlerine «icazet» verildiği ve taraflar arasında böyle bir «teamül» bulunduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiş ve karar Dairemizin 18.02.2010 tarih, 2009/3269 E-2010/1885 K. sayılı ilamı ile onanmış, 2010/6763 E-2010/7058 K. sayılı ilamı ile de karar düzeltme istemlerinin reddi ile 18.06.2010 tarihinde kesinleşmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan davada yapılan yargılama sonucunda verilen 10.10.2008 tarih, 2007/462 E-2008/599 K. sayılı kararla, davacı Özeksim A.Ş.’nin alacağını diğer davacılara «temlik» etmiş olması nedeniyle davasının «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, diğer davacılar ..., ... ..., ..., ... ve ... yönünden kesinleşen şahsi alacaklarının kısmen kabulüne, Özeksim Dış Tic.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şahsi hesaplarından para aktarılmak suretiyle zarara uğrayan ... (Özeksim A.Ş.'den «alacağı temlik» alan), ... ..., ..., ... ve ... tarafından davacı banka aleyhine İzmir 3.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8497 E. 2012/15678 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «taşıyıcıya» «teslim» edilen malların taşıma esnasında tek taraflı trafik kazasında zarar görmesi nedeniyle meydana gelen bu zarardan TTK'nın 781/1.maddesi uyarınca davalının sorumlu olduğu, zararın TTK'nın 781/2.maddesinde belirtilen hususlardan kaynaklandığı hususunun davalı taşıyıcı tarafından ileri sürülüp kanıtlanamadığı, zararın 27.150,04 TL olduğu, 07.06.2011 tarihli faturada belirtilen ve «hasar» gören malların belirtilen değerlerinin piyasa rayiçlerine uygun olduğu, bu «fatura» bedelinin de davacı firma tarafından dava dışı Coca Cola İçecek A.Ş.'ye 16.06.2011 tarihinde ödendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak TTK’nın 785 nci maddesi gereğince, taşıma nedeniyle ziyadan doğan tazminat «taşıma senedine» geçirilen değere, taşıma senedinde değer gösterilmemiş ise aynı cins ve nitelikteki eşyanın gönderilene «teslim» edileceği yerdeki değerine göre tayin olunur.
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, sigortalıya ait işyerindeki soğutucunun 25.01.2007 tarihli «ariyet sözleşmesi» ile davalı Coca Cola A.Ş. tarafından sigortalıya «teslim» edildiği, BK 299 ve 305 maddeleri uyarınca ariyet verenin ayrıca ve açık biçimde üstlenmedikçe ariyet konusu malın ayıbından sorumlu olmadığı, yangından sonra sigortalının soğutucuyu muhafaza etmemesi nedeniyle yargılama sırasında cihaz üzerinde inceleme yapılamadığından, davacının üretim hatası ve «ayıplı teslim» iddialarının ispatlanamadığı, buna karşın yangının cihazın bakım ve muhafazasındaki kusurdan kaynaklandığı, bu durumda cihazın üreticisi ve ariyet vereni olan dava …
Bu itibarla, mahkemece uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilmesi gerekirken, sözleşme hükümleri değerlendirilmeden ve soğutucunun «teslim tutanağı» tarihinde de yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ariyet sözleşmesi · ayıplı teslim · ariyet · teslim tutanağı · müterafik kusur · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, sigortalıya ait işyerindeki soğutucunun 25.01.2007 tarihli «ariyet sözleşmesi» ile davalı Coca Cola A.Ş. tarafından sigortalıya «teslim» edildiği, BK 299 ve 305 maddeleri uyarınca ariyet verenin ayrıca ve açık biçimde üstlenmedikçe ariyet konusu malın ayıbından sorumlu olmadığı, yangından sonra sigortalının soğutucuyu muhafaza etmemesi nedeniyle yargılama sırasında cihaz üzerinde inceleme yapılamadığından, davacının üretim hatası ve «ayıplı teslim» iddialarının ispatlanamadığı, buna karşın yangının cihazın bakım ve muhafazasındaki kusurdan kaynaklandığı, bu durumda cihazın üreticisi ve ariyet vereni olan dava …
Mahkemece hükme asas alınan bilirkişi raporunda da yangının soğutucunun bakım hatasından çıktığı tespit edildiğine göre, bu durumda asıl sorumlunun gerekli bakımı yapmayan soğutucunun maliki davalı Coca Cola Satış ve Dağıtım A.Ş. olduğunun, sigortalının uyarı yapmamasının ise kendisi yönünden «müterafik kusur» oluşturduğunun kabulü gerekir.
2-Davacının davalı Coca Cola Satış ve Dağıtım A.Ş. hakkındaki temyiz itirazlarına gelince; davacının sigortalısı ile davalı Coca Cola Satış ve Dağıtım A.Ş. arasındaki sözleşmede, sigortalıya «ariyet» olarak verilen soğutucunun bakımının davalı tarafından yapılacağı, sigortalının ise buna yardımcı olacağı kararlaştırılmıştır.
Bu itibarla, mahkemece uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilmesi gerekirken, sözleşme hükümleri değerlendirilmeden ve soğutucunun «teslim tutanağı» tarihinde de yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1828 E. 2014/8776 K.
Ortak:irsaliye · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «taşıyıcıya» «teslim» edilen malların taşıma esnasında tek taraflı trafik kazasında zarar görmesi nedeniyle meydana gelen bu zarardan TTK'nın 781/1.maddesi uyarınca davalının sorumlu olduğu, zararın TTK'nın 781/2.maddesinde belirtilen hususlardan kaynaklandığı hususunun davalı taşıyıcı tarafından ileri sürülüp kanıtlanamadığı, zararın 27.150,04 TL olduğu, 07.06.2011 tarihli faturada belirtilen ve «hasar» gören malların belirtilen değerlerinin piyasa rayiçlerine uygun olduğu, bu «fatura» bedelinin de davacı firma tarafından dava dışı Coca Cola İçecek A.Ş.'ye 16.06.2011 tarihinde ödendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak TTK’nın 785 nci maddesi gereğince, taşıma nedeniyle ziyadan doğan tazminat «taşıma senedine» geçirilen değere, taşıma senedinde değer gösterilmemiş ise aynı cins ve nitelikteki eşyanın gönderilene «teslim» edileceği yerdeki değerine göre tayin olunur.
Bu durumda, mahkemece, öncelikle davacının dava konusu meblağı ödediğini gösterir belgelerin «ibrazı» sağlandıktan sonra, taşıma senedinde bir değer belirtilmemiş olması gözetilerek, taşınan emtianın varma yerindeki «rayiç değeri» üzerinden “bayi indirimli fiyatlar” da nazara alınarak tazminat hesabının yaptırılması gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayanılarak karar verilmesi doğru görülmediği gibi, bilirkişi raporuna ve hükme esas alınan 07.06.2011 tarihli faturada “nakliye hasarlı CCİ palet adedi 24 yazılı olduğu halde 05.04.2011 tarihli «sevk irsaliyesinde» 22 adet yazılı olduğu ve bu farklılığın neden kaynaklandığı araştırılıp aydınlatılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… , taşımada dikkat edilecek hususlara ilişkin bildirim yapıldığının tespit edilemediği, ancak taraflar arasında daha önce de taşıma ilişkisi bulunduğu, basiretli bir «tacir» olarak davalının kendisine «teslim» edilen ürünün içeriği hakkında bilgi alması gerektiği, davalının TTK 781. maddesinde sayılan hallerden yararlanmasının söz konusu olmadığı, davalının zarardan sorumlu olduğu, hasarlı emtianın teslim edileceği yerdeki «rayiç bedelinin» dava konusu edilen miktarla uyumlu bulunduğu, davacı tarafından sunulan «irsaliye» «faturasına itiraz edilmediğinden» ve icra takibi de bu faturaya dayalı olarak yapıldığından alacağın likit kabul edilmesinin gerektiği gerekçesiyle, itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın % 40'ı oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2) Dava, taşınmak üzere davalıya «teslim» edilen emtianın «zayi» olması nedeniyle uğranılan zararın tazmini için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın ve «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faturaya itiraz edilmemesi · likit alacak · faturaya itiraz · rayiç bedel · zayi · icra inkar tazminatı · tacir · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… , taşımada dikkat edilecek hususlara ilişkin bildirim yapıldığının tespit edilemediği, ancak taraflar arasında daha önce de taşıma ilişkisi bulunduğu, basiretli bir «tacir» olarak davalının kendisine «teslim» edilen ürünün içeriği hakkında bilgi alması gerektiği, davalının TTK 781. maddesinde sayılan hallerden yararlanmasının söz konusu olmadığı, davalının zarardan sorumlu olduğu, hasarlı emtianın teslim edileceği yerdeki «rayiç bedelinin» dava konusu edilen miktarla uyumlu bulunduğu, davacı tarafından sunulan «irsaliye» «faturasına itiraz edilmediğinden» ve icra takibi de bu faturaya dayalı olarak yapıldığından alacağın likit kabul edilmesinin gerektiği gerekçesiyle, itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın % 40'ı oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2) Dava, taşınmak üzere davalıya «teslim» edilen emtianın «zayi» olması nedeniyle uğranılan zararın tazmini için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın ve «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, İİK'nun 67. maddesinde belirlenen koşullar oluşmadığından, davacı tarafın «icra inkar tazminatı» talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Ancak, davacının icra takibinde talep ettiği alacak, zararın tazminine ilişkin olup tazminat alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla «likit alacak» niteliği taşımadığı kuşkusuzdur.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4401 E. 2024/6851 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:iptal davası · kötü niyet · ortalama tüketici · kötüniyet · ayırt edicilik · haksız rekabet · karar verilmesine yer olmadığına · iltibas
Benzer bu kararda… ola", 2013/23450 sayılı "Coca-Cola light", 1411331 sayılı "Coca-Cola", 143879 sayılı "Always Coca-Cola" ve 71737 sayılı "Coca-Cola" markaları arasında görsel olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik bulunduğu, davacı markasının dar ve sınırlı bir çevrede değil, herkesçe tanınıp bilindiğinin mütalaa edilebileceği, "Coca-Cola" markasının uzun yıllardan bu yana kullanıldığı, «ayırt ediciliğinin» güçlü olduğu, kendine özgü yazım stili ile de yaygın olarak kullanıldığı ve bilindiği, bu yazım stilinde "Coca" kelimesinin başındaki "C" harfinin sağ alt kuyruğunun uzatılarak görsel anlamda ayırt edicilik oluşturulduğu, "Halam" markası ile stilize "Coca-Cola" markası karşılaştırıldığında; her iki markanın benzer yazım stili ile oluşturulduğu, bu hale göre davacıya ait stilize yazılmış "Coca-Cola" ibareli tanınmış markalarını bilen, bu yazım stilini davacı markaları ile özdeşleştiren makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı «ortalama tüketici» kesiminin, davaya konu "Halam" markasını "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" üzerinde gördüğünde, tanınmış meşrubat markası olan "Coca-Cola" nın marka sahibinin ya bizzat kendisi ya da lisans verdiği davalı şahsın "Halam" markası ile ticari faaliyette bulunduğu yönünde yanılsamaya düşeceği, davaya konu hizmetin özellikle görsel algı ile seçilip yararlanılabilen, tercih yapmak için detaylı araştırma gerektirmeyen, diğer mal ve hizmetlere göre ucuz ve sıradan bir hizmet türü olduğu dikkate alındığında, markaların yazım stilindeki benzerliklerinden kaynaklı görsel izlenimin iltibas tehlikesini tek başına oluşturacağının söylenebileceği, davacı markasının tanınmışlık derecesinin yüksek olmasının iltibas tehlikesini arttıran başkaca bir unsur olduğu, "Cola-Cola" markasının zihninde yer eden olumlu imajı ile hareket eden ortalama tüketicinin "Halam" ibareli stilize markayı gördüğünde zihnindeki bu olumlu imajı "Halam" markasına atfetme ve böylece bu markalı hizmetlerden yararlanma yönünde davranışta bulunabileceği, bu durumun davacı markalarının tanınmışlığından davalının haksız yere yararlanması neticesini doğuracağı anlaşıldığından gerek SMK'nın 6/1, gerekse 6/4 ve 6/5 maddesi hükmü koşullarının somut olayda oluştuğu, davaya konu marka ile itiraza mesnet markaların iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmalarının haricinde davalı şahsın «kötüniyetle» hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile, 2019-M-6906 sayılı YİDK kararının «iptaline, dava» konusu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, hüküm davalı Kurum vekilince istinaf edilmiştir.
… eri ve mantı” ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet şekil ihtiva eden markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davacının 2013/26004 sayılı şekil markasının başvuruda aynen yer aldığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, davalının başvuru markasını gördüğünde taraf markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı oluşabileceği, davacı markalarının tanınmışlık düzeyinin somut uyuşmazlık yönünden iltibas tehlikesini artırdığı, taraf markaları arasına SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas koşulunun oluştuğu, uyuşmazlığa konu mal ve hizmetler konusunda uzman bilirkişiler tarafından hazırlanmış denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor esas alınarak yerel mahkeme kararında tanınmışlığa dair yapılan değerlendirmelerde bir isabetsizlik bulunmadığı, «kötü niyetin» ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
… unun müvekkili şirket adına tescilli ve tanınmış markalar ile tertip tarzı olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, başvurunun tescili halinde halk nezdinde «iltibasa» neden olacağını, markayı gören tüketicinin müvekkiline ait tanınmış markalar ile bağ kuracağını, markanın aynı tür mal/hizmetler için tescil edilmek istendiğini, müvekkili şirket adına tescilli 2013/26004 sayılı "şekil" markasının stilinin davalı başvurusunda kullanıldığını ve bu anlamda iltibasın doğduğunu, dava konusu marka başvurusu dikkat çeken unsurunun kelime unsuru değil müvekkilinin ikonik kırmızı rengi ve yıllardır değiştirmeden kullandığı stilize kuyruklu C harfi olduğunu, bu durumun markalar arasında ayırt edilemeyecek bir benzerlik yarattığını, söz konusu renk ve biçim seçiminin, müvekkilinin yıllardır dünya çapında satışta olan, tüketici nezdinde eriştiği bilinirlik göz önüne alındığında tesadüf olmadığını, başvuru kapsamındaki 43. sınıf “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.” nin müvekkilinin yıllardır faaliyet gösterdiği sektörle bağlantılı olduğunu, davalı tarafa ait marka başvurusunun «haksız rekabet» de oluşturduğunu ileri sürerek YİDK'nın 2019-M-6906 sayılı kararının iptali ile 2017/86656 başvuru numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmişti …
Bu itibarla taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak farklı olduğu, genel görünüm ve bıraktıkları bütünsel izlenimin farklı olduğu, «ortalama tüketici» kitlesinin genel bakış açısı nazara alındığında, davalının başvurusunun davacının markalarını akla getirmeyeceği, aynı veya aralarında bağlantı bulunan işletmeden kaynaklandığını düşündürmeyeceği ve farklı markalar olduğunun ayırt edilebileceği dikkate alınarak karıştırılma ihtimalinin bulunmadığının kabulü ile yerinde bulunan YİDK kararının «iptali davası» bakımından davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden hükmün temyiz eden TÜRKPATENT lehine bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/11011 E. , 2013/10074 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.04.2012 tarih ve 2011/415-2012/232 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı Coca Cola A.Ş. arasında taşıma sözleşmesi imzalandığını, bu kapsamda üstlendiği işi kendi araçları ile ve kiralık araçlarla yerine getirdiğini, 05.04.2011 tarihinde Bursa’dan Ankara’ya nakliye için davalı ile anlaştığını, taşıma esnasında davalının yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucu taşıma konusu malların zarar gördüğünü, zararın müvekkili tarafından dava dışı Coca Cola İçecek A.Ş.'ye ödendiğini, meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 27.150,04 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile dava dışı Coca Cola İçecek A.Ş. arasında imzalanan sözleşme uyarınca sigorta yaptırma yükümlülüğü davacıya ait olmasına rağmen sigorta yaptırılmadığını, sigorta yapılsaydı davacının zararının sigortadan karşılanacağını, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, davacının ödeme yaptığını kanıtlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı taşıyıcıya teslim edilen malların taşıma esnasında tek taraflı trafik kazasında zarar görmesi nedeniyle meydana gelen bu zarardan TTK'nın 781/1.maddesi uyarınca davalının sorumlu olduğu, zararın TTK'nın 781/2.maddesinde belirtilen hususlardan kaynaklandığı hususunun davalı taşıyıcı tarafından ileri sürülüp kanıtlanamadığı, zararın 27.150,04 TL olduğu, 07.06.2011 tarihli faturada belirtilen ve hasar gören malların belirtilen değerlerinin piyasa rayiçlerine uygun olduğu, bu fatura bedelinin de davacı firma tarafından dava dışı Coca Cola İçecek A.Ş.'ye 16.06.2011 tarihinde ödendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava dışı Coca Cola A.Ş.’nin kazadan sonra davacıya tanzim ettiği 07.06.2011 tarihli fatura esas alınarak faturadaki fiyatların piyasa rayicine uygun olduğu belirtilmiştir. Ancak TTK’nın 785 nci maddesi gereğince, taşıma nedeniyle ziyadan doğan tazminat taşıma senedine geçirilen değere, taşıma senedinde değer gösterilmemiş ise aynı cins ve nitelikteki eşyanın gönderilene teslim edileceği yerdeki değerine göre tayin olunur. Bu durumda, mahkemece, öncelikle davacının dava konusu meblağı ödediğini gösterir belgelerin ibrazı sağlandıktan sonra, taşıma senedinde bir değer belirtilmemiş olması gözetilerek, taşınan emtianın varma yerindeki rayiç değeri üzerinden “bayi indirimli fiyatlar” da nazara alınarak tazminat hesabının yaptırılması gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayanılarak karar verilmesi doğru görülmediği gibi, bilirkişi raporuna ve hükme esas alınan 07.06.2011 tarihli faturada “nakliye hasarlı CCİ palet adedi 24 yazılı olduğu halde 05.04.2011 tarihli sevk irsaliyesinde 22 adet yazılı olduğu ve bu farklılığın neden kaynaklandığı araştırılıp aydınlatılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/521442800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz