İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3636 E. 2021/2599 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödeme savunması↗ teslim tutanağı↗ ciro↗ taşıma sözleşmesi↗ ticari defter↗ fatura↗ çek↗ ibraz↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizin 17.12.2014 tarih ve 2014/13095 Esas ve 2014/19953 Karar sayılı ilamı ile ''...mahkemece davalının itirazında olmayan faturaların bedeli olan 10.068,22 TL yönünden dava kabul edilmiş ve bu miktar üzerinden icra takibinin devamına karar verilmiştir. Dosyada 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda davalı vekilinin, dosyaya, söz konusu fatura bedellerinin ödendiğini gösteren çekleri, çek teslim tutanaklarını ve ticari defter örneğini sunduğuna dair savunmaları incelenmemiş, mahkemece de değerlendirilmemiş, aksine davalı tarafından ödeme makbuzlarının ibraz edilmediği yönünde tespit yapılmıştır. Bu durumda davalı vekilinin savunmaya dayanak olarak dosyaya ibraz ettiği söz konusu belgelerin incelenerek dava konusu faturalara karşılık olarak ödeme yapılıp yapılmadığı ve borcu sona erdirip erdirmediğinin tespiti konusunda davalı yanın savunmasını da karşılayacak şekilde ek rapor veya gerekirse yeni bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi ... '' gerektiğinden bahisle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı yararına bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de, bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Dairemiz bozma ilamına göre mahkemece, davacının 10.068,22 TL'lik alacağının dayanağını oluşturan faturaların tarih ve miktarlarının tespitinin yapılması, daha sonra davalının ödeme savunmasında geçen ciro imzaları davacı tarafından inkar edilmeyen çeklerin miktar ve ödeme tarihlerinin belirlenmesi ve Borçlar Kanunu'nun 104. maddesi gereğince fatura tarihlerinden sonra keşide ve tahsil edilen çeklerin, bu faturaların ödenmesi amacıyla keşide edildiği kabul edilerek varsa alacak miktarının belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yeterli incelemeyi içermeyen bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 06.05.2019 tarih ve 2018/1834 Esas ve 2019/3434 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13095 E. 2014/19953 K.
Ortak:teslim tutanağı · taşıma sözleşmesi · ticari defter · fatura · çek · ibraz · teslim · e-defter · İtirazın İptali
İncelediğiniz karardaDosyada 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda davalı vekilinin, dosyaya, söz konusu «fatura» bedellerinin ödendiğini gösteren çekleri, «çek» «teslim tutanaklarını» ve «ticari defter» örneğini sunduğuna dair savunmaları incelenmemiş, mahkemece de değerlendirilmemiş, aksine davalı tarafından ödeme makbuzlarının «ibraz» edilmediği yönünde tespit yapılmıştır.
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu durumda davalı vekilinin savunmaya dayanak olarak dosyaya «ibraz» ettiği söz konusu belgelerin incelenerek dava konusu faturalara karşılık olarak ödeme yapılıp yapılmadığı ve borcu sona erdirip erdirmediğinin tespiti konusunda da …
Benzer bu karardaDosyada 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda davalı vekilinin, dosyaya, söz konusu «fatura» bedellerinin ödendiğini gösteren çekleri, «çek» «teslim tutanaklarını» ve «ticari defter» örneğini sunduğuna dair savunmaları incelenmemiş, mahkemece de değerlendirilmemiş, aksine davalı tarafından ödeme makbuzlarının «ibraz» edilmediği yönünde tespit yapılmıştır.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «ihtarnameye» konu faturaların davacı «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu, ihtarnamede davalının itirazında olmayan tutarın 10.068,22 TL olduğu, ihtarnameden sonra 49 adet «fatura» bedelini ödediğini iddia eden davalının ödemeye dair makbuz sunmadığı, «temerrüdün» takip tarihi itibariyle gereçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Şişli 2.İcra Müdürlüğü'nün 2010/29463 esas nolu takip dosyasındaki 10.068,22 TL alacağa itirazının iptaline, takibin bu kısım üzerinden devamına, alacak yargılama sonucu belli olduğundan «icra inkar tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili istemiyle yapılan «icra takibine itirazın» iptaline ilişkin olup, mahkemece davalının itirazında olmayan faturaların bedeli olan 10.068,22 TL yönünden dava kabul edilmiş ve bu miktar üzerinden icra takibinin devamına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter kayıtları · icra takibine itiraz · ihtarname · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · eksik inceleme · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «ihtarnameye» konu faturaların davacı «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu, ihtarnamede davalının itirazında olmayan tutarın 10.068,22 TL olduğu, ihtarnameden sonra 49 adet «fatura» bedelini ödediğini iddia eden davalının ödemeye dair makbuz sunmadığı, «temerrüdün» takip tarihi itibariyle gereçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Şişli 2.İcra Müdürlüğü'nün 2010/29463 esas nolu takip dosyasındaki 10.068,22 TL alacağa itirazının iptaline, takibin bu kısım üzerinden devamına, alacak yargılama sonucu belli olduğundan «icra inkar tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
3- Kabule göre de, taşıma ücretinin likit olması karşısında itirazın iptali davasında kabul edilen miktar üzerinden davacı lehine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili istemiyle yapılan «icra takibine itirazın» iptaline ilişkin olup, mahkemece davalının itirazında olmayan faturaların bedeli olan 10.068,22 TL yönünden dava kabul edilmiş ve bu miktar üzerinden icra takibinin devamına karar verilmiştir.
Bu durumda davalı vekilinin savunmaya dayanak olarak dosyaya «ibraz» ettiği söz konusu belgelerin incelenerek dava konusu faturalara karşılık olarak ödeme yapılıp yapılmadığı ve borcu sona erdirip erdirmediğinin tespiti konusunda davalı yanın savunmasını da karşılayacak şekilde ek rapor veya gerekirse yeni bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2494 E. 2017/4361 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · ihbar olunan · maddi hata · ihbar · vekalet ücreti · avans faizi · temerrüt · zamanaşımı
Benzer bu karardaLtd'den tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine, fer'i müdahil TMSF'nin karar başlığında «ihbar olunan» şeklinde gösterilmesinin «maddi hata» niteliğinde bulunup mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin katılma suretiyle temyiz isteminin incelenmesine gelince; mahkemece davanın kabulüyle 39.068,00 TL'nin «temerrüt» faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş olup, davacı yararına, kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanacak «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, eksik «vekalet ücreti takdiri» doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düze …
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, 39.068,00 TL'nin 13.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8 E. 2010/6225 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari temerrüt faizi · ticari dava niteliği · işlemiş faiz · temerrüt faizi · kredi sözleşmesi · eksik inceleme · avans faizi · temerrüt
Benzer bu kararda… nı üzerinden faiz talep edilmiş ve mahkemece bu talebe göre hesaplama yapılmış ise de, davalı bankanın kredi borcuna uyguladığı faiz oranı taraflar arasında yapılan «kredi sözleşmesine» göre belirlenmiş olup, taraflar arasındaki ilişkinin bankacılık işleminden kaynaklanıyor olması ve «ticari nitelikteki» bu ilişkiden kaynaklanan alacak yönünden davacıların isteyebilecekleri «ticari temerrüt faiz» oranının «avans faiz» oranı olması gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkemece, davacılardan fazla tahsil edildiği kabul edilen 2.068,12 YTL’ye tahsil tarihinden dava tarihine kadar «avans faiz» oranı uygulanmak suretiyle hesaplama yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 2.068,12 YTL anapara ve 2.198,13 YTL «işlemiş faizin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3636 E. , 2021/2599 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.11.2017 gün ve 2015/180 - 2017/413 sayılı kararı onayan Daire'nin 06.05.2019 gün ve 2018/1834 - 2019/3434 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya taşıma hizmeti sunduğunu, taşıma hizmeti karşılığında fatura düzenlendiğini, faturaların davalıya kaşe ve imza karşılığında teslim edildiğini ancak bedelinin tahsil edilemediğini, fatura bedellerinin ödenmesi için davalıya ihtarname keşide edildiğini, ödeme yapılmaması üzerine aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının yasal süre içinde borca ve ferilerine itiraz ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Şişli 2. İcra Müdürlüğü'nün 2010/29463 esas sayılı icra dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, % 40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının, müvekkiline süreklilik arz eden taşıma hizmeti verdiğini, davacının dava konusu ettiği 85 adet faturayı keserek kontrol edilmek üzere müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilince ihtirazı kayıtla faturaların kontrol edilmek üzere teslim alındığını, davacının gönderileri alıcılarına teslim etmediğine, edimini gereği gibi ifa etmediğine yönelik ihbarlar nedeniyle 250 adet dağıtıma ilişkin orijinal teslim belgelerinin kontrol edilmek üzere davacıdan istendiğini ancak orijinal belgelerin sunulmadığını, kontrol edilmek üzere alınan faturaların da davacı firmaya iade edildiğini, borçlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizin 17.12.2014 tarih ve 2014/13095 Esas ve 2014/19953 Karar sayılı ilamı ile ''...mahkemece davalının itirazında olmayan faturaların bedeli olan 10.068,22 TL yönünden dava kabul edilmiş ve bu miktar üzerinden icra takibinin devamına karar verilmiştir. Dosyada 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda davalı vekilinin, dosyaya, söz konusu fatura bedellerinin ödendiğini gösteren çekleri, çek teslim tutanaklarını ve ticari defter örneğini sunduğuna dair savunmaları incelenmemiş, mahkemece de değerlendirilmemiş, aksine davalı tarafından ödeme makbuzlarının ibraz edilmediği yönünde tespit yapılmıştır. Bu durumda davalı vekilinin savunmaya dayanak olarak dosyaya ibraz ettiği söz konusu belgelerin incelenerek dava konusu faturalara karşılık olarak ödeme yapılıp yapılmadığı ve borcu sona erdirip erdirmediğinin tespiti konusunda davalı yanın savunmasını da karşılayacak şekilde ek rapor veya gerekirse yeni bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi ...
'' gerektiğinden bahisle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı yararına bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de, bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Dairemiz bozma ilamına göre mahkemece, davacının 10.068,22 TL'lik alacağının dayanağını oluşturan faturaların tarih ve miktarlarının tespitinin yapılması, daha sonra davalının ödeme savunmasında geçen ciro imzaları davacı tarafından inkar edilmeyen çeklerin miktar ve ödeme tarihlerinin belirlenmesi ve Borçlar Kanunu'nun 104. maddesi gereğince fatura tarihlerinden sonra keşide ve tahsil edilen çeklerin, bu faturaların ödenmesi amacıyla keşide edildiği kabul edilerek varsa alacak miktarının belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yeterli incelemeyi içermeyen bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 06.05.2019 tarih ve 2018/1834 Esas ve 2019/3434 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 06.05.2019 tarih ve 2018/1834 Esas ve 2019/3434 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 18.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/663596200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz