Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8 E. 2010/6225 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari temerrüt faizi↗ ticari dava niteliği↗ işlemiş faiz↗ temerrüt faizi↗ kredi sözleşmesi↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 2.068,12 YTL anapara ve 2.198,13 YTL işlemiş faizin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacılar tarafından kullanılan kredi nedeniyle davalı tarafından fazla tahsilât yapıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece davacılardan kullanılan kredi borcu nedeniyle davalı banka tarafından 23.8.2000 tarihi itibariyle 2.068,12 YTL fazla tahsilât yapıldığı, bu bedele 24.8.2000 tarihinden dava tarihine kadar geçen süre için %165 oranında faiz uygulanmak suretiyle 2.198,13 YTL faiz alacağının bulunduğu kabul edilerek, yazılı şekilde karar verilmiştir.
Ancak, her ne kadar davacılar vekili tarafından fazla tahsil edilen paraya tahsil tarihinden dava tarihine kadar davalı bankanın davacılara uyguladığı faiz oranı üzerinden faiz talep edilmiş ve mahkemece bu talebe göre hesaplama yapılmış ise de, davalı bankanın kredi borcuna uyguladığı faiz oranı taraflar arasında yapılan kredi sözleşmesine göre belirlenmiş olup, taraflar arasındaki ilişkinin bankacılık işleminden kaynaklanıyor olması ve ticari nitelikteki bu ilişkiden kaynaklanan alacak yönünden davacıların isteyebilecekleri ticari temerrüt faiz oranının avans faiz oranı olması gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkemece, davacılardan fazla tahsil edildiği kabul edilen 2.068,12 YTL’ye tahsil tarihinden dava tarihine kadar avans faiz oranı uygulanmak suretiyle hesaplama yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2494 E. 2017/4361 K.
Ortak:avans faizi · temerrüt
İncelediğiniz kararda… nı üzerinden faiz talep edilmiş ve mahkemece bu talebe göre hesaplama yapılmış ise de, davalı bankanın kredi borcuna uyguladığı faiz oranı taraflar arasında yapılan «kredi sözleşmesine» göre belirlenmiş olup, taraflar arasındaki ilişkinin bankacılık işleminden kaynaklanıyor olması ve «ticari nitelikteki» bu ilişkiden kaynaklanan alacak yönünden davacıların isteyebilecekleri «ticari temerrüt faiz» oranının «avans faiz» oranı olması gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkemece, davacılardan fazla tahsil edildiği kabul edilen 2.068,12 YTL’ye tahsil tarihinden dava tarihine kadar «avans faiz» oranı uygulanmak suretiyle hesaplama yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, 39.068,00 TL'nin 13.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin katılma suretiyle temyiz isteminin incelenmesine gelince; mahkemece davanın kabulüyle 39.068,00 TL'nin «temerrüt» faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş olup, davacı yararına, kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanacak «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, eksik «vekalet ücreti takdiri» doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düze …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · ihbar olunan · maddi hata · ihbar · vekalet ücreti · zamanaşımı
Benzer bu karardaLtd'den tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine, fer'i müdahil TMSF'nin karar başlığında «ihbar olunan» şeklinde gösterilmesinin «maddi hata» niteliğinde bulunup mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin katılma suretiyle temyiz isteminin incelenmesine gelince; mahkemece davanın kabulüyle 39.068,00 TL'nin «temerrüt» faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş olup, davacı yararına, kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanacak «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, eksik «vekalet ücreti takdiri» doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düze …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13095 E. 2014/19953 K.
Ortak:eksik inceleme · temerrüt
İncelediğiniz kararda… nı üzerinden faiz talep edilmiş ve mahkemece bu talebe göre hesaplama yapılmış ise de, davalı bankanın kredi borcuna uyguladığı faiz oranı taraflar arasında yapılan «kredi sözleşmesine» göre belirlenmiş olup, taraflar arasındaki ilişkinin bankacılık işleminden kaynaklanıyor olması ve «ticari nitelikteki» bu ilişkiden kaynaklanan alacak yönünden davacıların isteyebilecekleri «ticari temerrüt faiz» oranının «avans faiz» oranı olması gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkemece, davacılardan fazla tahsil edildiği kabul edilen 2.068,12 YTL’ye tahsil tarihinden dava tarihine kadar «avans faiz» oranı uygulanmak suretiyle hesaplama yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «ihtarnameye» konu faturaların davacı «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu, ihtarnamede davalının itirazında olmayan tutarın 10.068,22 TL olduğu, ihtarnameden sonra 49 adet «fatura» bedelini ödediğini iddia eden davalının ödemeye dair makbuz sunmadığı, «temerrüdün» takip tarihi itibariyle gereçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Şişli 2.İcra Müdürlüğü'nün 2010/29463 esas nolu takip dosyasındaki 10.068,22 TL alacağa itirazının iptaline, takibin bu kısım üzerinden devamına, alacak yargılama sonucu belli olduğundan «icra inkar tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda davalı vekilinin savunmaya dayanak olarak dosyaya «ibraz» ettiği söz konusu belgelerin incelenerek dava konusu faturalara karşılık olarak ödeme yapılıp yapılmadığı ve borcu sona erdirip erdirmediğinin tespiti konusunda davalı yanın savunmasını da karşılayacak şekilde ek rapor veya gerekirse yeni bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tutanağı · ticari defter kayıtları · icra takibine itiraz · taşıma sözleşmesi · ticari defter · fatura · ihtarname · çek
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «ihtarnameye» konu faturaların davacı «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu, ihtarnamede davalının itirazında olmayan tutarın 10.068,22 TL olduğu, ihtarnameden sonra 49 adet «fatura» bedelini ödediğini iddia eden davalının ödemeye dair makbuz sunmadığı, «temerrüdün» takip tarihi itibariyle gereçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Şişli 2.İcra Müdürlüğü'nün 2010/29463 esas nolu takip dosyasındaki 10.068,22 TL alacağa itirazının iptaline, takibin bu kısım üzerinden devamına, alacak yargılama sonucu belli olduğundan «icra inkar tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Dosyada 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda davalı vekilinin, dosyaya, söz konusu «fatura» bedellerinin ödendiğini gösteren çekleri, «çek» «teslim tutanaklarını» ve «ticari defter» örneğini sunduğuna dair savunmaları incelenmemiş, mahkemece de değerlendirilmemiş, aksine davalı tarafından ödeme makbuzlarının «ibraz» edilmediği yönünde tespit yapılmıştır.
2- Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili istemiyle yapılan «icra takibine itirazın» iptaline ilişkin olup, mahkemece davalının itirazında olmayan faturaların bedeli olan 10.068,22 TL yönünden dava kabul edilmiş ve bu miktar üzerinden icra takibinin devamına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/8 E. , 2010/6225 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Gebze 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.10.2007 tarih ve 2001/219-2007/548 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı bankadan kullanmış oldukları kredinin geri ödemesinin gecikmesi nedeniyle davalı banka tarafından hesabın kat edildiğini, bunun üzerine müvekkillerinin kredi borcunu ödediklerini, ancak davalı bankanın uyguladığı faiz oranının sözleşmede belirlenen orandan fahiş olduğunu, bu nedenle müvekkillerinden davalı bankanın fazla tahsilat yaptığını ileri sürerek, davalıya fazla ödenen 7.006,63 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 2.068,12 YTL anapara ve 2.198,13 YTL işlemiş faizin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacılar tarafından kullanılan kredi nedeniyle davalı tarafından fazla tahsilât yapıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece davacılardan kullanılan kredi borcu nedeniyle davalı banka tarafından 23.8.2000 tarihi itibariyle 2.068,12 YTL fazla tahsilât yapıldığı, bu bedele 24.8.2000 tarihinden dava tarihine kadar geçen süre için %165 oranında faiz uygulanmak suretiyle 2.198,13 YTL faiz alacağının bulunduğu kabul edilerek, yazılı şekilde karar verilmiştir.
Ancak, her ne kadar davacılar vekili tarafından fazla tahsil edilen paraya tahsil tarihinden dava tarihine kadar davalı bankanın davacılara uyguladığı faiz oranı üzerinden faiz talep edilmiş ve mahkemece bu talebe göre hesaplama yapılmış ise de, davalı bankanın kredi borcuna uyguladığı faiz oranı taraflar arasında yapılan kredi sözleşmesine göre belirlenmiş olup, taraflar arasındaki ilişkinin bankacılık işleminden kaynaklanıyor olması ve ticari nitelikteki bu ilişkiden kaynaklanan alacak yönünden davacıların isteyebilecekleri ticari temerrüt faiz oranının avans faiz oranı olması gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkemece, davacılardan fazla tahsil edildiği kabul edilen 2.068,12 YTL’ye tahsil tarihinden dava tarihine kadar avans faiz oranı uygulanmak suretiyle hesaplama yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 01.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021462100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz