İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/13095 E. 2014/19953 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teslim tutanağı↗ ticari defter kayıtları↗ icra takibine itiraz↗ taşıma sözleşmesi↗ ticari defter↗ fatura↗ ihtarname↗ çek↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ ibraz↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; ihtarnameye konu faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ihtarnamede davalının itirazında olmayan tutarın 10.068,22 TL olduğu, ihtarnameden sonra 49 adet fatura bedelini ödediğini iddia eden davalının ödemeye dair makbuz sunmadığı, temerrüdün takip tarihi itibariyle gereçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Şişli 2.İcra Müdürlüğü'nün 2010/29463 esas nolu takip dosyasındaki 10.068,22 TL alacağa itirazının iptaline, takibin bu kısım üzerinden devamına, alacak yargılama sonucu belli olduğundan icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili istemiyle yapılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece davalının itirazında olmayan faturaların bedeli olan 10.068,22 TL yönünden dava kabul edilmiş ve bu miktar üzerinden icra takibinin devamına karar verilmiştir. Dosyada 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda davalı vekilinin, dosyaya, söz konusu fatura bedellerinin ödendiğini gösteren çekleri, çek teslim tutanaklarını ve ticari defter örneğini sunduğuna dair savunmaları incelenmemiş, mahkemece de değerlendirilmemiş, aksine davalı tarafından ödeme makbuzlarının ibraz edilmediği yönünde tespit yapılmıştır. Bu durumda davalı vekilinin savunmaya dayanak olarak dosyaya ibraz ettiği söz konusu belgelerin incelenerek dava konusu faturalara karşılık olarak ödeme yapılıp yapılmadığı ve borcu sona erdirip erdirmediğinin tespiti konusunda davalı yanın savunmasını da karşılayacak şekilde ek rapor veya gerekirse yeni bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Kabule göre de, taşıma ücretinin likit olması karşısında itirazın iptali davasında kabul edilen miktar üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2494 E. 2017/4361 K.
Ortak:temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «ihtarnameye» konu faturaların davacı «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu, ihtarnamede davalının itirazında olmayan tutarın 10.068,22 TL olduğu, ihtarnameden sonra 49 adet «fatura» bedelini ödediğini iddia eden davalının ödemeye dair makbuz sunmadığı, «temerrüdün» takip tarihi itibariyle gereçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Şişli 2.İcra Müdürlüğü'nün 2010/29463 esas nolu takip dosyasındaki 10.068,22 TL alacağa itirazının iptaline, takibin bu kısım üzerinden devamına, alacak yargılama sonucu belli olduğundan «icra inkar tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin katılma suretiyle temyiz isteminin incelenmesine gelince; mahkemece davanın kabulüyle 39.068,00 TL'nin «temerrüt» faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş olup, davacı yararına, kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanacak «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, eksik «vekalet ücreti takdiri» doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düze …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · ihbar olunan · maddi hata · ihbar · vekalet ücreti · avans faizi · zamanaşımı
Benzer bu karardaLtd'den tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine, fer'i müdahil TMSF'nin karar başlığında «ihbar olunan» şeklinde gösterilmesinin «maddi hata» niteliğinde bulunup mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin katılma suretiyle temyiz isteminin incelenmesine gelince; mahkemece davanın kabulüyle 39.068,00 TL'nin «temerrüt» faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş olup, davacı yararına, kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanacak «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, eksik «vekalet ücreti takdiri» doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düze …
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, 39.068,00 TL'nin 13.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3636 E. 2021/2599 K.
Ortak:teslim tutanağı · taşıma sözleşmesi · ticari defter · fatura · çek · ibraz · teslim · e-defter · İtirazın İptali
İncelediğiniz karardaDosyada 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda davalı vekilinin, dosyaya, söz konusu «fatura» bedellerinin ödendiğini gösteren çekleri, «çek» «teslim tutanaklarını» ve «ticari defter» örneğini sunduğuna dair savunmaları incelenmemiş, mahkemece de değerlendirilmemiş, aksine davalı tarafından ödeme makbuzlarının «ibraz» edilmediği yönünde tespit yapılmıştır.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «ihtarnameye» konu faturaların davacı «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu, ihtarnamede davalının itirazında olmayan tutarın 10.068,22 TL olduğu, ihtarnameden sonra 49 adet «fatura» bedelini ödediğini iddia eden davalının ödemeye dair makbuz sunmadığı, «temerrüdün» takip tarihi itibariyle gereçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Şişli 2.İcra Müdürlüğü'nün 2010/29463 esas nolu takip dosyasındaki 10.068,22 TL alacağa itirazının iptaline, takibin bu kısım üzerinden devamına, alacak yargılama sonucu belli olduğundan «icra inkar tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili istemiyle yapılan «icra takibine itirazın» iptaline ilişkin olup, mahkemece davalının itirazında olmayan faturaların bedeli olan 10.068,22 TL yönünden dava kabul edilmiş ve bu miktar üzerinden icra takibinin devamına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDosyada 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda davalı vekilinin, dosyaya, söz konusu «fatura» bedellerinin ödendiğini gösteren çekleri, «çek» «teslim tutanaklarını» ve «ticari defter» örneğini sunduğuna dair savunmaları incelenmemiş, mahkemece de değerlendirilmemiş, aksine davalı tarafından ödeme makbuzlarının «ibraz» edilmediği yönünde tespit yapılmıştır.
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu durumda davalı vekilinin savunmaya dayanak olarak dosyaya «ibraz» ettiği söz konusu belgelerin incelenerek dava konusu faturalara karşılık olarak ödeme yapılıp yapılmadığı ve borcu sona erdirip erdirmediğinin tespiti konusunda da …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme savunması · ciro
Benzer bu kararda… zma ilamına göre mahkemece, davacının 10.068,22 TL'lik alacağının dayanağını oluşturan faturaların tarih ve miktarlarının tespitinin yapılması, daha sonra davalının «ödeme savunmasında» geçen «ciro» imzaları davacı tarafından inkar edilmeyen çeklerin miktar ve ödeme tarihlerinin belirlenmesi ve Borçlar Kanunu'nun 104. maddesi gereğince «fatura» tarihlerinden sonra keşide ve tahsil edilen çeklerin, bu faturaların ödenmesi amacıyla keşide edildiği kabul edilerek varsa alacak miktarının belirlenmesi ve oluşa …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8 E. 2010/6225 K.
Ortak:eksik inceleme · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «ihtarnameye» konu faturaların davacı «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu, ihtarnamede davalının itirazında olmayan tutarın 10.068,22 TL olduğu, ihtarnameden sonra 49 adet «fatura» bedelini ödediğini iddia eden davalının ödemeye dair makbuz sunmadığı, «temerrüdün» takip tarihi itibariyle gereçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Şişli 2.İcra Müdürlüğü'nün 2010/29463 esas nolu takip dosyasındaki 10.068,22 TL alacağa itirazının iptaline, takibin bu kısım üzerinden devamına, alacak yargılama sonucu belli olduğundan «icra inkar tazminatı» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda davalı vekilinin savunmaya dayanak olarak dosyaya «ibraz» ettiği söz konusu belgelerin incelenerek dava konusu faturalara karşılık olarak ödeme yapılıp yapılmadığı ve borcu sona erdirip erdirmediğinin tespiti konusunda davalı yanın savunmasını da karşılayacak şekilde ek rapor veya gerekirse yeni bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… nı üzerinden faiz talep edilmiş ve mahkemece bu talebe göre hesaplama yapılmış ise de, davalı bankanın kredi borcuna uyguladığı faiz oranı taraflar arasında yapılan «kredi sözleşmesine» göre belirlenmiş olup, taraflar arasındaki ilişkinin bankacılık işleminden kaynaklanıyor olması ve «ticari nitelikteki» bu ilişkiden kaynaklanan alacak yönünden davacıların isteyebilecekleri «ticari temerrüt faiz» oranının «avans faiz» oranı olması gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkemece, davacılardan fazla tahsil edildiği kabul edilen 2.068,12 YTL’ye tahsil tarihinden dava tarihine kadar «avans faiz» oranı uygulanmak suretiyle hesaplama yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari temerrüt faizi · ticari dava niteliği · işlemiş faiz · temerrüt faizi · kredi sözleşmesi · avans faizi
Benzer bu kararda… nı üzerinden faiz talep edilmiş ve mahkemece bu talebe göre hesaplama yapılmış ise de, davalı bankanın kredi borcuna uyguladığı faiz oranı taraflar arasında yapılan «kredi sözleşmesine» göre belirlenmiş olup, taraflar arasındaki ilişkinin bankacılık işleminden kaynaklanıyor olması ve «ticari nitelikteki» bu ilişkiden kaynaklanan alacak yönünden davacıların isteyebilecekleri «ticari temerrüt faiz» oranının «avans faiz» oranı olması gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 2.068,12 YTL anapara ve 2.198,13 YTL «işlemiş faizin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacılardan fazla tahsil edildiği kabul edilen 2.068,12 YTL’ye tahsil tarihinden dava tarihine kadar «avans faiz» oranı uygulanmak suretiyle hesaplama yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/13095 E. , 2014/19953 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 13. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 24/12/2013
NUMARASI 2010/674-2013/546
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/12/2013 tarih ve 2010/674-2013/546 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin, davalı şirkete taşıma hizmeti sunduğunu, taşıma hizmeti karşılığında davalı şirket adına fatura düzenlendiğini, faturaların davalıya kaşe ve imza karşılığında teslim edildiğini, ancak bedelinin tahsil edilemediğini, fatura bedellerinin ödenmesi için davalı borçluya ihtarname keşide edildiğini, ödeme yapılmaması üzerine borçlu şirket aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığını, borçlunun yasal süre içinde borca ve ferilerine itiraz ettiğini, takibin durduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacaklarına ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile Şişli 2. İcra Müdürlüğü'nün 2010/29463 esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalının yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, müvekkili lehine % 40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı şirketin, müvekkili şirkete süreklilik arz eden taşıma hizmeti verdiğini, davacı şirketin dava konusu ettiği 85 adet faturayı keserek müvekkili firmaya kontrol edilmek üzere teslim edildiğini, müvekkili firma tarafından ihtirazı kayıtla faturaların kontrol edilmek üzere teslim alındığını, davacının gönderileri alıcılarına teslim etmediğine edimini gereği gibi ifa etmediğine yönelik ihbarlar nedeniyle 250 adet dağıtıma ilişkin orijinal teslim belgelerinin kontrol edilmek üzere davacıdan istendiğini, ancak orijinal belgelerin sunulmadığını, kontrol edilmek üzere aldığı faturaların da davacı firmaya iade edildiğini, borçlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; ihtarnameye konu faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ihtarnamede davalının itirazında olmayan tutarın 10.068,22 TL olduğu, ihtarnameden sonra 49 adet fatura bedelini ödediğini iddia eden davalının ödemeye dair makbuz sunmadığı, temerrüdün takip tarihi itibariyle gereçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Şişli 2.İcra Müdürlüğü'nün 2010/29463 esas nolu takip dosyasındaki 10.068,22 TL alacağa itirazının iptaline, takibin bu kısım üzerinden devamına, alacak yargılama sonucu belli olduğundan icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili istemiyle yapılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece davalının itirazında olmayan faturaların bedeli olan 10.068,22 TL yönünden dava kabul edilmiş ve bu miktar üzerinden icra takibinin devamına karar verilmiştir. Dosyada 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda davalı vekilinin, dosyaya, söz konusu fatura bedellerinin ödendiğini gösteren çekleri, çek teslim tutanaklarını ve ticari defter örneğini sunduğuna dair savunmaları incelenmemiş, mahkemece de değerlendirilmemiş, aksine davalı tarafından ödeme makbuzlarının ibraz edilmediği yönünde tespit yapılmıştır. Bu durumda davalı vekilinin savunmaya dayanak olarak dosyaya ibraz ettiği söz konusu belgelerin incelenerek dava konusu faturalara karşılık olarak ödeme yapılıp yapılmadığı ve borcu sona erdirip erdirmediğinin tespiti konusunda davalı yanın savunmasını da karşılayacak şekilde ek rapor veya gerekirse yeni bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Kabule göre de, taşıma ücretinin likit olması karşısında itirazın iptali davasında kabul edilen miktar üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA; (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabule göre, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 17.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102231800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz