Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/193 E. 2021/4660 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mirasçılık↗ reeskont faizi↗ ıslah↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL faiz alacağının avans faizini geçmemek koşuluyla dava tarihinden itibaren işleyecek hazine bonosu faizi, mevduat faizi ve reeskont faizi olarak istenen faiz türlerinden en yüksek faizi getiren faiz türü uygulanmak suretiyle, geriye kalan 146.731,22 TL 'nin ise ıslah tarihi olan 28.11.2012 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulüne, 2.500,00'şer TL faiz alacalarının avans faizini geçmemek koşuluyla dava tarihinden itibaren işleyecek hazine bonosu faizi, mevduat faizi ve reeskont faizi olarak istenen faiz türlerinden en yüksek faizi getiren faiz türü uygulanmak suretiyle, geriye kalan 17.120,91 TL'nin ise ıslah tarihi olan 07.06.2013 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılar ..., ..., ...’a ve davacı ... ile ... mirasçılarına veraset ilamındaki payları oranında verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine dair verilen kararın asıl ve birleşen davada davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez asıl davada davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1480 E. 2019/7228 K.
Ortak:mirasçılık · reeskont faizi · ıslah · avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL faiz alacağının «avans faizini» geçmemek koşuluyla dava tarihinden itibaren işleyecek hazine bonosu faizi, mevduat faizi ve «reeskont faizi» olarak istenen faiz türlerinden en yüksek faizi getiren faiz türü uygulanmak suretiyle, geriye kalan 146.731,22 TL 'nin ise «ıslah» tarihi olan 28.11.2012 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulüne, 2.500,00'şer TL faiz alacalarının avans faizini geçmemek koşuluyla dava tarihinden itibaren işleyecek hazine bonosu faizi, mevduat faizi ve reeskont faizi olarak istenen faiz türlerinden en yüksek faizi getiren faiz türü uygulanmak suretiyle, geriye kalan 17.120,91 TL'nin ise ıslah tarihi olan 07.06.2013 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılar ..., ..., ...’a ve davacı ... ile ... «mirasçılarına» veraset ilamındaki payları oranında verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine dair verilen kararın asıl ve birleşen davada davalı vekilince temyizi üzerine ka …
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın bir talimat bulunmadığı halde bir kısım hesap için «vade» bitiminden sonra vadesiz mevduat faiz oranından daha fazla faiz getiren B Tipi Likit Fon aldığı, davacıların talep edebileceği en fazla faiz getirisinin muris tarafından bırakılan paranın faizsiz bırakıldığı dönem için B Tipi Likit Fon getirisi kadar olacağı, bilirkişi kurulu tarafından likit fon getirisi üzerinden yapılan hesaplamanın benimsendiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL faiz alacağının «avans faizini» geçmemek koşuluyla dava tarihinden itibaren işleyecek hazine bonosu faizi, mevduat faizi ve «reeskont faizi» olarak istenen faiz türlerinden en yüksek faizi getiren faiz türü uygulanmak suretiyle, geriye kalan 146.731,22 TL 'nin ise «ıslah» tarihi olan 28/11/2012 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulüne, 2.500,00'şer TL faiz alacalarının avans faizini geçmemek koşuluyla dava tarihinden itibaren işleyecek hazine bonosu faizi, mevduat faizi ve reeskont faizi olarak istenen faiz türlerinden en yüksek faizi getiren faiz türü uygulanmak suretiyle, geriye kalan 17.120,91 TL'nin ise ıslah tarihi olan 07/06/2013 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılar ..., ..., ...’a ve davacı ... ile ... «mirasçılarına» veraset ilamındaki payları oranında verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda «mirasçı» olan asıl ve birleşen davada davacılara murisin davalı banka nezdindeki hesabında bulunan ana paranın açılan «vasiyetnamenin» «tenfizi» ve «tenkis» davası kesinleşince ödendiği, ancak bu döneme ilişkin faizin ödenmediği anlaşıldığından kural olarak vadesiz mevduat faizi oranı üzerinden hesaplama yapılması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vasiyetname · tenkis · mutabakat · yenileme · vade · tenfiz
Benzer bu kararda1-Asıl ve birleşen dava, davacıların murisinin ölümünden sonra murisin davalı banka nezdindeki mevduat ve yatırım hesaplarında bulunan paranın davalı bankadan talep edilmesine rağmen murisin «vasiyeti» ile ilgili olarak açılan vasiyetnamenin «tenfizi» ve «tenkis» davası kesinleşinceye kadar ödenmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Dairemizin 04/04/2014 tarihli bozma ilamında da ifade edildiği üzere, bankacılık mevzuatı çerçevesinde «vade» bitiminde vadeli hesapların «yenilenmesi» hususunda banka ile mudi arasında bir «mutabakat» varsa ona göre inceleme yapılır, bu mutabakat mudiin yazılı talimatı ile veya hesap cüzdanlarına ve sertifikalarına mudiin veya vade sonunda müracat etmemesi halin …
Somut olayda «mirasçı» olan asıl ve birleşen davada davacılara murisin davalı banka nezdindeki hesabında bulunan ana paranın açılan «vasiyetnamenin» «tenfizi» ve «tenkis» davası kesinleşince ödendiği, ancak bu döneme ilişkin faizin ödenmediği anlaşıldığından kural olarak vadesiz mevduat faizi oranı üzerinden hesaplama yapılması gerekmektedir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın bir talimat bulunmadığı halde bir kısım hesap için «vade» bitiminden sonra vadesiz mevduat faiz oranından daha fazla faiz getiren B Tipi Likit Fon aldığı, davacıların talep edebileceği en fazla faiz getirisinin muris tarafından bırakılan paranın faizsiz bırakıldığı dönem için B Tipi Likit Fon getirisi kadar olacağı, bilirkişi kurulu tarafından likit fon getirisi üzerinden yapılan hesaplamanın benimsendiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL faiz alacağının «avans faizini» geçmemek koşuluyla dava tarihinden itibaren işleyecek hazine bonosu faizi, mevduat faizi ve «reeskont faizi» olarak istenen faiz türlerinden en yüksek faizi getiren faiz türü uygulanmak suretiyle, geriye kalan 146.731,22 TL 'nin ise «ıslah» tarihi olan 28/11/2012 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulüne, 2.500,00'şer TL faiz alacalarının avans faizini geçmemek koşuluyla dava tarihinden itibaren işleyecek hazine bonosu faizi, mevduat faizi ve reeskont faizi olarak istenen faiz türlerinden en yüksek faizi getiren faiz türü uygulanmak suretiyle, geriye kalan 17.120,91 TL'nin ise ıslah tarihi olan 07/06/2013 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılar ..., ..., ...’a ve davacı ... ile ... «mirasçılarına» veraset ilamındaki payları oranında verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16464 E. 2011/3974 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 308/b · infaz · bono · iflas
Benzer bu karardaMahkemece, davacının, Marmara Bankasından davalı idare tarafından ihraç edilen hazine bonosu aldığını, bankaya el konulup «iflasına» karar verildiği, 3l.08.1994 vadeli «bononun» ana parasının 09.07.2002 tarihinde «308».400.000 TL olarak ödendiği, davalının hazine bonosu bedelinin ödenmesi için gereken tedbirleri zamanında almadığı gerekçesiyle 39.000.00 TL'nın davalıdan tahsiline, dava açıldıktan sonra yapılan ödemelerin «infazda» dikkate alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 27.09.2010 tarihli ilamı ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1312 E. 2016/8001 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zimmet · asıl alacak · yasal faiz · temerrüt · kesin hüküm
Benzer bu karardaŞubesi'ne gittikleri, o tarihlerde banka müdürü olan dava dışı İsmail Uzunay'ın davacılara kendisinin düzenlediği sahte hazine bonosu «kesin» satış belgelerini vererek davacıların yatırım amaçlı verdiği paraları davacıların güvenlerinden faydalanmak suretiyle «zimmetine» geçirdiği, sahte hazine bonosu kesin satış belgelerinin iğfal kabiliyetlerinin bulunduğunun ceza davasında belirlendiği, davalı bankanın istihdam ettiği kişilerin seçiminde gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle tam kusurlu olduğu ve zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, birleşen davanın kabulüne, 72.419,86 TL alacağın «asıl alacak» miktarı olan 70.000,00 TL'sine dava tarihinden itibaren davalı banka tarafından mevduata (TL) uygulanan cari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, asıl davanın k …
Bu durum karşısında, davacı tarafın belirlenebilir bir faiz türü ve bir oran belirtmeden alacağının «temerrüt» faiziyle tahsilini talep etmesi nedeniyle davacılar vekilinin istem şekli dikkate alınıp, «yasal faiz» üzerinden hesaplama yapılıp yasal faize hükmetmek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/193 E. , 2021/4660 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 14.12.2017 gün ve 2015/358 - 2017/1047 sayılı kararı bozan Daire'nin 14.11.2019 gün ve 2018/1480 - 2019/7228 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Asıl davada davacı ... vekili, müvekkilinin eşi Muzaffer Sarpıncık'ın 03.10.2005 tarihinde vefat ettiğini, murisin davalı bankanın ... Şubesi’nde yatırım ve mevduat hesaplarında 983.617,89 TL’si bulunduğunu, davalı bankaca mirasçılar tarafından açılan vasiyetnamenin tenfizi ve tenkis davasının kesinleşmesine kadar ödeme yapılmayıp anılan kararın 14.04.2011 tarihinde kesinleşmesinden sonra 20.05.2011 tarihinde müvekkilinin 1/2 hissesi karşılığı 491.808,94 TL ödeme yapıldığını, vefat tarihinden ödeme tarihine kadar hisseye isabet eden faiz taleplerinin bankaca reddedildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000.-TL’nin ölüm tarihi olan 03.10.2005 tarihinden itibaren mevduat faizi, hazine bonosu faizi ve reeskont faizi olarak en yüksek faiz uygulanarak tahsilini talep etmiş, ıslahla faiz alacağının 480.781,68 TL ve hesapta bulunan 62 adet B tipi tahvil bono fonu için 3.667,37 TL olmak üzere toplam 484.449,05 TL’nin tahsilini talep etmiş, murisin kardeşleri tarafından açılan birleşen davada aynı taleplerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000.-TL’nin ölüm tarihi olan 03.10.2005 tarihinden itibaren mevduat faizi, hazine bonosu faizi ve reeskont faizi olarak en yüksek faiz uygulanarak tahsili talep edilmiş, ıslahla ...
mirasçıları için 60.075,00 TL, diğer davacılar için ayrı ayrı 60.786,00 TL ve 28 adet B tipi tahvil bono fonu 1.656,23 TL'nin tahsili istenmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, davacıların murisine ait yatırım hesabında mevcut tahvil ve kuponların vade tarihleri geldiğinde itfa bedellerinin murisin serbest vadesiz hesabına aktarıldığını, bankada vadeli ve belli tutarlı bir hesap mevcut olmadığından murisin ölüm tarihinden itibaren söz konusu hesaba işletilecek faiz talep edilmesinin mümkün olmadığını, murisin ölümünden sonra müvekkili bankaya hesaplarla ilgili olarak gönderilmiş bir talimat bulunmadığını, davacıların 22.05.2008 tarihine kadar müvekkile başvuruda bulunmadıklarını, mirasçılar arasında ihtilaf bulunduğu için de ödeme yapılmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL faiz alacağının avans faizini geçmemek koşuluyla dava tarihinden itibaren işleyecek hazine bonosu faizi, mevduat faizi ve reeskont faizi olarak istenen faiz türlerinden en yüksek faizi getiren faiz türü uygulanmak suretiyle, geriye kalan 146.731,22 TL 'nin ise ıslah tarihi olan 28.11.2012 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulüne, 2.500,00'şer TL faiz alacalarının avans faizini geçmemek koşuluyla dava tarihinden itibaren işleyecek hazine bonosu faizi, mevduat faizi ve reeskont faizi olarak istenen faiz türlerinden en yüksek faizi getiren faiz türü uygulanmak suretiyle, geriye kalan 17.120,91 TL'nin ise ıslah tarihi olan 07.06.2013 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılar ..., ..., ...’a ve davacı ...
ile ... mirasçılarına veraset ilamındaki payları oranında verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine dair verilen kararın asıl ve birleşen davada davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez asıl davada davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen asıl davada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 01.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/663322100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz