6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1312 E. 2016/8001 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zimmet asıl alacak yasal faiz temerrüt kesin hüküm

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların birikimlerini değerlendirmek için değişik tarihlerde davalı bankanın ... Şubesi'ne gittikleri, o tarihlerde banka müdürü olan dava dışı İsmail Uzunay'ın davacılara kendisinin düzenlediği sahte hazine bonosu kesin satış belgelerini vererek davacıların yatırım amaçlı verdiği paraları davacıların güvenlerinden faydalanmak suretiyle zimmetine geçirdiği, sahte hazine bonosu kesin satış belgelerinin iğfal kabiliyetlerinin bulunduğunun ceza davasında belirlendiği, davalı bankanın istihdam ettiği kişilerin seçiminde gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle tam kusurlu olduğu ve zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, birleşen davanın kabulüne, 72.419,86 TL alacağın asıl alacak miktarı olan 70.000,00 TL'sine dava tarihinden itibaren davalı banka tarafından mevduata (TL) uygulanan cari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, asıl davanın kabulüne,1.369.482,56 TL alacağın asıl alacak miktarı olan 1.302.116,90 TL'sine dava tarihinden itibaren davalı banka tarafından mevduata (TL) uygulanan cari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Asıl ve birleşen dava, davalı banka müdürünün sahte hazine bonosu oluşturarak davacılara vermek sureti ile davacıların parasını başka şahıslara aktardığı iddiasıyla uğranılan zararın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir. Davacılar vekili dava dilekçesinde, mahiyeti anlaşılamayacak şekilde bankaca mevduata uygulanan cari faiz oranları uygulanmak suretiyle alacağın tahsilini talep etmiştir. Bu durum karşısında, davacı tarafın belirlenebilir bir faiz türü ve bir oran belirtmeden alacağının temerrüt faiziyle tahsilini talep etmesi nedeniyle davacılar vekilinin istem şekli dikkate alınıp, yasal faiz üzerinden hesaplama yapılıp yasal faize hükmetmek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16464 E. 2011/3974 K.

    Ortak:Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/1312 E.  ,  2016/8001 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/09/2015 tarih ve 2012/300-2015/403 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11/10/2016 günü hazır bulunan asıl davada davacı ..., birleşen davada davacı Av. ... ile asıl ve birleşen davada davalı Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asıl ve birleşen davada davacılar vekili, davalı bankanın müdürü İsmail Uzunay'ın sahte hazine bonosu oluşturulmak suretiyle müvekkillerinin birikimlerini zimmetine geçirdiğini, müvekkilinin hiç bir şekilde belirtilen miktarları bankadan çekmediğini, bankanın personelinin kusurlu davranışından sorumlu olduğunu ileri sürerek, asıl davada 1.302.116,90 TL alacağın (872.000 TL'si için 25/04/2012 tarihinden, 100.000 TL 'si için 25/04/2012 tarihinden, 162.552,80 USD için 30/06/2011 tarihi itibari ile karşılığı olan 262.636,60 TL için 30/06/2011 tarihinden itibaren, 15.700 EURO'nun 27/01/2012 tarihi itibari ile karşılığı olan 36.603,00 TL için 27/01/2012 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan cari faiz oranları ile birlikte, birleşen davada 70.000,00 TL'nin sahte hazine bonosunun düzenlendiği tarih olan 25/04/2012 tarihinden itibaren bankaca uygulanan cari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 15/04/2015 tarihli ıslah dilekçesiyle talep sonucunu 1.441.902,40 TL'ye çıkarmıştır.

Davalı vekili, dekontlarda davacıların imzalarının bulunduğunu, davacıların bilgisi dışında hesabından para çıkışı olmadığını, davacı tarafından ibraz edilen hazine bonosunun iğfal kabiliyetinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların birikimlerini değerlendirmek için değişik tarihlerde davalı bankanın ... Şubesi'ne gittikleri, o tarihlerde banka müdürü olan dava dışı İsmail Uzunay'ın davacılara kendisinin düzenlediği sahte hazine bonosu kesin satış belgelerini vererek davacıların yatırım amaçlı verdiği paraları davacıların güvenlerinden faydalanmak suretiyle zimmetine geçirdiği, sahte hazine bonosu kesin satış belgelerinin iğfal kabiliyetlerinin bulunduğunun ceza davasında belirlendiği, davalı bankanın istihdam ettiği kişilerin seçiminde gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle tam kusurlu olduğu ve zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, birleşen davanın kabulüne, 72.419,86 TL alacağın asıl alacak miktarı olan 70.000,00 TL'sine dava tarihinden itibaren davalı banka tarafından mevduata (TL) uygulanan cari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, asıl davanın kabulüne,1.369.482,56 TL alacağın asıl alacak miktarı olan 1.302.116,90 TL'sine dava tarihinden itibaren davalı banka tarafından mevduata (TL) uygulanan cari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Asıl ve birleşen dava, davalı banka müdürünün sahte hazine bonosu oluşturarak davacılara vermek sureti ile davacıların parasını başka şahıslara aktardığı iddiasıyla uğranılan zararın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir. Davacılar vekili dava dilekçesinde, mahiyeti anlaşılamayacak şekilde bankaca mevduata uygulanan cari faiz oranları uygulanmak suretiyle alacağın tahsilini talep etmiştir. Bu durum karşısında, davacı tarafın belirlenebilir bir faiz türü ve bir oran belirtmeden alacağının temerrüt faiziyle tahsilini talep etmesi nedeniyle davacılar vekilinin istem şekli dikkate alınıp, yasal faiz üzerinden hesaplama yapılıp yasal faize hükmetmek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/329463900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.