6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5173 E. 2021/4480 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
geçerlilik şartı geçersiz sözleşme geçersizlik

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalının 09.06.2015 tarihinde şüpheli sıfatıyla verdiği ifadesinde, davacının annesinden kamyonet satın aldığını ve bedel olarak o dönemde 2.250,00 TL verdiğini, ancak davacının annesinin vefatı üzerine kamyonetin resmi satışının gerçekleşmediğini, bu durum üzerine davacıdan resmi satışın gerçekleşmesini, olmadığı takdirde parasını geri istediğini, bunun üzerine davacının kendisine boş senet verdiğini, aradan geçen uzun zamana rağmen aracın devrinin gerçekleşmemesi nedeniyle ödediği bedelin güncel karşılığı olarak senedin boş kısmına 35.000,00 TL yazdığını ifade ettiği, anılan tutanak içeriğinden davalıya davacının annesi üzerine kayıtlı aracın haricen satışının yapıldığı, davacının annesinin vefatı üzerine aracın resmi devrinin yapılamaması nedeniyle davacı tarafından dava konusu senedin davalıya verildiği, KTK uyarınca araç satışlarının noter tarafından yapılması gerektiği, bu hususun geçerlilik şartı olduğu, geçersiz sözleşme uyarınca herkesin aldığını geri vermesi gerektiği, davalının geçersiz sözleşme nedeniyle kendisine verilen senet bedelini davacıdan isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Menfi tespit | Borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/101 E. 2023/6954 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1214 E. 2013/2474 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Hissedarlığın Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6012 E. 2016/2053 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12440 E. 2014/3561 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/5173 E.  ,  2021/4480 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 26.09.2019 tarih ve 2019/116- 2019/237 sayılı kararın Yargıtay'ca İncelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 24.05.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının davacı aleyhine icra takibi başlattığını, davacının alacaklıya 30 yıl kadar önce verdiği boş senette tahrifat yapılarak senedin işleme konulduğunu, söz konusu senedin kambiyo vasfı taşımadığını, ibraz süresi geçmiş adi bir belge vasfında olup, davacının davalıya borcu bulunmadığını iddia ederek borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının iddialarının doğru olmadığını savunarak davanın reddi ile tazminat istemiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalının 09.06.2015 tarihinde şüpheli sıfatıyla verdiği ifadesinde, davacının annesinden kamyonet satın aldığını ve bedel olarak o dönemde 2.250,00 TL verdiğini, ancak davacının annesinin vefatı üzerine kamyonetin resmi satışının gerçekleşmediğini, bu durum üzerine davacıdan resmi satışın gerçekleşmesini, olmadığı takdirde parasını geri istediğini, bunun üzerine davacının kendisine boş senet verdiğini, aradan geçen uzun zamana rağmen aracın devrinin gerçekleşmemesi nedeniyle ödediği bedelin güncel karşılığı olarak senedin boş kısmına 35.000,00 TL yazdığını ifade ettiği, anılan tutanak içeriğinden davalıya davacının annesi üzerine kayıtlı aracın haricen satışının yapıldığı, davacının annesinin vefatı üzerine aracın resmi devrinin yapılamaması nedeniyle davacı tarafından dava konusu senedin davalıya verildiği, KTK uyarınca araç satışlarının noter tarafından yapılması gerektiği, bu hususun geçerlilik şartı olduğu, geçersiz sözleşme uyarınca herkesin aldığını geri vermesi gerektiği, davalının geçersiz sözleşme nedeniyle kendisine verilen senet bedelini davacıdan isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.792,85 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 27.05.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, icra takibine konu bonodan dolayı borçlu bulunulmadığının tesbiti istemine ilişkindir.

Mahkemece Daire’nin 23.03.2017, tarih, 2016/14270 E. - 2017/2400 K. sayılı bozma ilamına uyulmuşsa da, bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.

Davaya konu bononun resmi şekilde yapılmayan dolayısıyla geçersiz olan araç alım – satım sözleşmesi nedeniyle verildiği anlaşılmaktadır.

Geçersiz sözleşme nedeniyle herkesin aldığını geri vermesi gerekir. Davalı araç – alımı için 2.250,00 TL verildiği belirtmiştir. Davacı bu iddianın aksini yazılı delille ispatlamamıştır.

Bu durumda mahkemece davacının davaya konu bononun 2.250,00 TL’lik kısmından dolayı borçlu olması nedeniyle, bu miktara ilişkin davanın reddi gerekirken, davanın tam kabulü doğru olmayıp mahkeme kararının bu gerekçeyle bozulması gerekirken, onanması yönünde görüş belirten sayın çoğunluğa katılamamaktayım.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/663020800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.