Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/12440 E. 2014/3561 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
banka sorumluluğu↗ hakim ortak↗ akdi faiz↗ güven kurumu↗ 3095 sayılı kanun↗ vade↗ fer'i müdahil↗ temerrüt faizi↗ yönetim kurulu kararı↗ cy/cy kaydı↗ temerrüt↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının E. Of Shore Ltd'nde hesap açılması için davalı bankaya talimat verdiği, E. Off Shore Ltd'ne gönderilen paranın aslında fiilen Kıbrıs'a gönderilmediği, S. A.Ş'nin hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek suretiyle kullandırıldığı, bu hali ile güven kurumu olan bankanın bu durumu bilerek davacıya E. Off Shore Ltd'ne yönlendirdiği, bu nedenle davalı I Bank A.Ş'nin sorumlu olduğu, bu durumda davacının davalı bankadan off shore nezdindeki mevduatını talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 71.000 USD mevduat alacağının davalı I Bank'tan alınarak 09/12/1999 tarihinden vade sonu olan 10/03/2000 tarihine kadar değişen oranlar göz önünde tutularak %26 USD akdi faiz, bu tarihten itibaren ödeme tarihine kadar akdi faizden az olmamak kaydı ile 3095 sayılı Kanun'un 2. maddesinin son bendi gereği temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ile fer'i müdahil T.. T.. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı banka vekili ile fer'i müdahil T.. T.. vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davada, davacı ile annesinin E. İzmit Şubesi'nde ortak hesap açtırdıkları, ortak hesaplarında bulunan mevduatlarının E. Off Shore Ltd. adlı bankada davacı ve annesi adına açılan hesaba aktarıldığı ileri sürüdüğü halde, ortak hesapta bulunan tüm paranın davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Oysa, dava davacı Ü.. K.. vekilince açılmış, davada ortak hesap sahibi davacının annesi yer almamıştır. Bu suretle; davacının hissesine düşecek bedel belirlenerek, bu alacağa hükmetmek gerekirken yazılı şekilde davacı ve annesinin ortak hesabında bulunan mevduatın tamamının davacıya ödenmesine karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Bununla birlikte, davada davalı bankaya yönetim kurulu üyeleri ve çalışanlarının davacıyı kandırarak parasının dava dışı E. Off Shore Ltd. Şti'ne devredilmesine neden oldukları ve E. Off Shore Ltd. Şti'den paranın tahsil edilememesine dayalı olarak husumet yöneltilmiş bulunduğundan, davacının mevduat cüzdanında yazılı bulunan akdi faizi ve 3095 sayılı Kanun'un 2. maddesinin son fıkrası uyarınca da akdi faiz nispetinde temerrüt faizi istemesi mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece davacıya ait mevduatın E. Off Shore Ltd. Şti'ne gönderildiği tarihten itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca alacağa faiz yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
4-Ayrıca, davacı alacağının somut olayda esasen fona devredilen E. A.Ş'nin işleminden kaynaklanması karşısında, 5411 sayılı Bankalar Kanunu’nun 140'ıncı maddesi uyarınca mahkemece, davalı bankanın harçtan muaf olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5173 E. 2021/4480 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:geçerlilik şartı · geçersiz sözleşme · geçersizlik
Benzer bu kararda… nin yapılamaması nedeniyle davacı tarafından dava konusu senedin davalıya verildiği, KTK uyarınca araç satışlarının noter tarafından yapılması gerektiği, bu hususun «geçerlilik şartı» olduğu, «geçersiz sözleşme» uyarınca herkesin aldığını geri vermesi gerektiği, davalının geçersiz sözleşme nedeniyle kendisine verilen senet bedelini davacıdan isteyemeyeceği gerekçesiyle dav …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6012 E. 2016/2053 K.
Ortak:yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz kararda3-Bununla birlikte, davada davalı bankaya «yönetim kurulu» üyeleri ve çalışanlarının davacıyı kandırarak parasının dava dışı E.
Benzer bu karardaMahkemece, 16.04.1986 tarihinde yapılan «sermaye artırımı» ile şirketin sermayesinin 8.000.000 TL’den 64.000.000 TL’ye çıkarıldığı, arttırılan 56.000.000TL’lık kısmın 7.300.000 TL’lik kısmının davacının annesi tarafından, 32.800.000TL’lik kısmının ise davacının babası tarafından «taahhüt» edildiği, davacının annesi ve babası tarafından taahhüt edilen sermaye toplamı 40.100.000TL olup davacının annesine ait kasadan çıkan hisse senetlerinin tutarının da 40.100.000 TL olduğu, bu durum davacının babasının kendisine ait hisse senetlerini eşi olan ...’na «teslim» etmek suretiyle devrettiği gibi bir izlenim doğurmakta ise de davacının annesinin sadece kendisine ait 7.300.000 TL’lik payına ilişkin rüçhan haklarını kullanıp, öz kaynaklardan yapılan sermaye artırımı sonucunda kendi payına düşen «bedelsiz» hisse payları ve temettüleri aldığı, vefat edene kadar da şirket esas sermayesindeki %11,4063 oranını muhafaza ettiği, esas sermayenin 32.800 TL’lik kısmına tekabül eden bedelsiz paylar ve temettülerin de davacının babası tarafından alındığı, «hazirun cetvelleri» incelendiğinde davacının annesi ve babasının ayrı ayrı pay sahibi sıfatıyla genel kurullara katıldıkları bu durumun davacının annesinin vefatına kadar sürdüğü, davacının annesi, davacının babasına ait payları devralmış olsa idi «pay sahipliği sıfatı» sona eren babanın genel kurullara katılmasının mümkün olmayacağı, sadece hisse senetlerini kasada birlikte muhafaza ettikleri, davalı şirketin pay («hisse) senedi» basılmasına ilişkin «yönetim kurulu» ya da genel kurul kararı bulunmadığı gibi hisse senetlerinin davalı şirketteki tüm pay sahiplerine «dağıtıldığına» ilişkin bir tutanak ya da aynı mahiyette bir belge de olmadığı, pay sahiplerinin davalı şirket genel kurullarına hisse senetlerini «ibraz» etmek suretiyle katıldıklarına ilişkin de delil bulunmadığı, davacının annesine ait kasadan çıkan hisse senetlerinin davalı şirkete karşı hukuken geçerli olmadığı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay sahipliği sıfatı · hazirun cetveli · pay sahipliği · sermaye artırımı · bedelsizlik · hisse senedi · kâr dağıtımı · taahhütname
Benzer bu karardaMahkemece, 16.04.1986 tarihinde yapılan «sermaye artırımı» ile şirketin sermayesinin 8.000.000 TL’den 64.000.000 TL’ye çıkarıldığı, arttırılan 56.000.000TL’lık kısmın 7.300.000 TL’lik kısmının davacının annesi tarafından, 32.800.000TL’lik kısmının ise davacının babası tarafından «taahhüt» edildiği, davacının annesi ve babası tarafından taahhüt edilen sermaye toplamı 40.100.000TL olup davacının annesine ait kasadan çıkan hisse senetlerinin tutarının da 40.100.000 TL olduğu, bu durum davacının babasının kendisine ait hisse senetlerini eşi olan ...’na «teslim» etmek suretiyle devrettiği gibi bir izlenim doğurmakta ise de davacının annesinin sadece kendisine ait 7.300.000 TL’lik payına ilişkin rüçhan haklarını kullanıp, öz kaynaklardan yapılan sermaye artırımı sonucunda kendi payına düşen «bedelsiz» hisse payları ve temettüleri aldığı, vefat edene kadar da şirket esas sermayesindeki %11,4063 oranını muhafaza ettiği, esas sermayenin 32.800 TL’lik kısmına tekabül eden bedelsiz paylar ve temettülerin de davacının babası tarafından alındığı, «hazirun cetvelleri» incelendiğinde davacının annesi ve babasının ayrı ayrı pay sahibi sıfatıyla genel kurullara katıldıkları bu durumun davacının annesinin vefatına kadar sürdüğü, davacının annesi, davacının babasına ait payları devralmış olsa idi «pay sahipliği sıfatı» sona eren babanın genel kurullara katılmasının mümkün olmayacağı, sadece hisse senetlerini kasada birlikte muhafaza ettikleri, davalı şirketin pay («hisse) senedi» basılmasına ilişkin «yönetim kurulu» ya da genel kurul kararı bulunmadığı gibi hisse senetlerinin davalı şirketteki tüm pay sahiplerine «dağıtıldığına» ilişkin bir tutanak ya da aynı mahiyette bir belge de olmadığı, pay sahiplerinin davalı şirket genel kurullarına hisse senetlerini «ibraz» etmek suretiyle katıldıklarına ilişkin de delil bulunmadığı, davacının annesine ait kasadan çıkan hisse senetlerinin davalı şirkete karşı hukuken geçerli olmadığı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2530 E. 2015/1364 K.
Ortak:hakim ortak · güven kurumu · husumet · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaA.Ş'nin «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek suretiyle kullandırıldığı, bu hali ile «güven kurumu» olan bankanın bu durumu bilerek davacıya E.
Şti'den paranın tahsil edilememesine dayalı olarak «husumet» yöneltilmiş bulunduğundan, davacının mevduat cüzdanında yazılı bulunan «akdi faizi» ve 3095 sayılı Kanun'un 2. maddesinin «son» fıkrası uyarınca da akdi faiz nispetinde «temerrüt faizi» istemesi mümkün değildir.
Benzer bu karardaBank Off Shore Ltd'ye .... tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, ...'nin «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı, bu durumun ceza dosyası kapsamı ile de belirlendiği, bu durumda bir «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren ...'nin müşteri olan davacıyı bu durumu bilerek Off Shore yönlendirdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalının «husumet» ve «zamanaşımı» savunmalarının yerinde olmadığı, ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalının «husumet» ve «zamanaşımı» savunmalarının yerinde olmadığı, ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/12440 E. , 2014/3561 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 31. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 15/04/2013
NUMARASI 2012/80-2013/101
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 31. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.04.2013 tarih ve 2012/80-2013/101 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili ile fer'i müdahil T.. T.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya devrinden önce annesiyle birlikte ortak hesap açtırarak E. İzmit Şubesi'ne 09/12/1999 tarihinde 3 ay vadeli ve %26 faizle 71.000,00 USD yatırdığını, daha sonra bankaya T.. T.. tarafından el konulduğunu, müvekkilinin mevduatının E. Off Shore Ltd. adlı banka hesabına aktarılmış olduğu ve off shore mevduatları sigorta kapsamı dışında olduğu gerekçesi ile ödenmediğini, E. AŞ'nin E. Offshore Ltd. adlı paravan kıyı bankasını kurarak ve iki bankanın elden yönetimi sağlanarak suç işleme amacına yönelik planlı ve kasıtlı iş birliği içinde mevduat sahiplerinin ve müvekkilinin dolandırılmış ve zarara uğratılmış olduğunu, zararın oluşmasına E. A.Ş. yönetimi sebep olduğundan E.
A.Ş'nin devir sonucu birleşmiş olduğu I Bank A.Ş'nin oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 71.000 USD mevduat alacağının davalı bankadan 09/12/1999 tarihinden vade sonu olan 10/3/2000 tarihine kadar akdi %26 USD faizi bu tarihten itibaren ödeme tarihine kadar akdi faizden az olmamak kaydı ile 3095 sayılı Kanun'un 2. maddesi son bendi gereği temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka ve T.. T.. vekilleri, davacının E. A.Ş. tarafından dolandırılmasının söz konusu olmadığını, usule uygun aciz vesikası alınmadığını, faiz talebinin uygun olmadığını, dava tarihine kadar ancak vadesiz mevduat faizi istenebileceğini savunarak, davanın husumet yönünden, zaman aşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddini, aksi halde esas yönünden reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının E. Of Shore Ltd'nde hesap açılması için davalı bankaya talimat verdiği, E. Off Shore Ltd'ne gönderilen paranın aslında fiilen Kıbrıs'a gönderilmediği, S. A.Ş'nin hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek suretiyle kullandırıldığı, bu hali ile güven kurumu olan bankanın bu durumu bilerek davacıya E. Off Shore Ltd'ne yönlendirdiği, bu nedenle davalı I Bank A.Ş'nin sorumlu olduğu, bu durumda davacının davalı bankadan off shore nezdindeki mevduatını talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 71.000 USD mevduat alacağının davalı I Bank'tan alınarak 09/12/1999 tarihinden vade sonu olan 10/03/2000 tarihine kadar değişen oranlar göz önünde tutularak %26 USD akdi faiz, bu tarihten itibaren ödeme tarihine kadar akdi faizden az olmamak kaydı ile 3095 sayılı Kanun'un 2.
maddesinin son bendi gereği temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ile fer'i müdahil T.. T.. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı banka vekili ile fer'i müdahil T.. T.. vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davada, davacı ile annesinin E. İzmit Şubesi'nde ortak hesap açtırdıkları, ortak hesaplarında bulunan mevduatlarının E. Off Shore Ltd. adlı bankada davacı ve annesi adına açılan hesaba aktarıldığı ileri sürüdüğü halde, ortak hesapta bulunan tüm paranın davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Oysa, dava davacı Ü.. K.. vekilince açılmış, davada ortak hesap sahibi davacının annesi yer almamıştır. Bu suretle; davacının hissesine düşecek bedel belirlenerek, bu alacağa hükmetmek gerekirken yazılı şekilde davacı ve annesinin ortak hesabında bulunan mevduatın tamamının davacıya ödenmesine karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Bununla birlikte, davada davalı bankaya yönetim kurulu üyeleri ve çalışanlarının davacıyı kandırarak parasının dava dışı E. Off Shore Ltd. Şti'ne devredilmesine neden oldukları ve E. Off Shore Ltd. Şti'den paranın tahsil edilememesine dayalı olarak husumet yöneltilmiş bulunduğundan, davacının mevduat cüzdanında yazılı bulunan akdi faizi ve 3095 sayılı Kanun'un 2. maddesinin son fıkrası uyarınca da akdi faiz nispetinde temerrüt faizi istemesi mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece davacıya ait mevduatın E. Off Shore Ltd. Şti'ne gönderildiği tarihten itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca alacağa faiz yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
4-Ayrıca, davacı alacağının somut olayda esasen fona devredilen E. A.Ş'nin işleminden kaynaklanması karşısında, 5411 sayılı Bankalar Kanunu’nun 140'ıncı maddesi uyarınca mahkemece, davalı bankanın harçtan muaf olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekili ile fer'i müdahil T.. T.. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) nolu bentlerde yazılı nedenlerle davalı banka vekili ile fer'i müdahil T.. T.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı banka ile fer'i müdahil T.. T.. yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 26.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101807700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz