İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3549 E. 2021/1296 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gayrinakdi alacak↗ hmk 150↗ işlemden kaldırma↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ yenileme↗ temlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, temlik alan "Girişim Varlık Yönetimi A.Ş."ye yapılan temlik tutarının 1.000.902,00 TL olduğu, bu tutarın üzerindeki nakdi ve gayri nakdi alacak için açılan dava yönünden 25.09.2018 tarihli oturumda dosyanın HMK'nın 150/(1) maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 25.12.2018 tarihi itibariyle üç aylık yasal süre dolmuş olduğundan ve bu yönlere ilişkin talep bakımından dosya yenilenmediğinden, 1.000.902,00 TL üzerindeki nakdi ve gayrinakdi alacak yönünden açılan davada HMK'nın 150/(5) maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle 1.000.902,00 TL üzerinde kalan nakdi ve gayri nakdi alacak yönünden açılan davanın HMK'nın 150/(5) maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına, temlik edilen nakdi alacak yönünden ise 1.000.902,00 TL üzerinden itirazın iptali gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davacı temlik alan vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı temlik alan vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın İptali 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3631 E. 2022/6221 K.
Ortak:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · temlik · İtirazın İptali
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, «temlik» alan "Girişim Varlık Yönetimi A.Ş."ye yapılan temlik tutarının 1.000.902,00 TL olduğu, bu tutarın üzerindeki nakdi ve gayri nakdi alacak için açılan dava yönünden 25.09.2018 tarihli oturumda dosyanın HMK'nın 150/(1) maddesi gereğince «işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, 25.12.2018 tarihi itibariyle üç aylık yasal süre dolmuş olduğundan ve bu yönlere ilişkin talep bakımından dosya «yenilenmediğinden», 1.000.902,00 TL üzerindeki nakdi ve «gayrinakdi alacak» yönünden açılan davada HMK'nın 150/(5) maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle 1.000.902,00 TL üzerinde kalan nakdi ve gayri nakdi alacak yönünden açılan davanın HMK'nın 150/(5) maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına», temlik edilen nakdi alacak yönünden ise 1.000.902,00 TL üzerinden itirazın iptali gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davacı «temlik» alan vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı «temlik» alan vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak 1.000.902,00 TL üzerinde kalan nakdi ve gayri nakdi alacak yönünden açılan davanın HMK'nın 150/(5) maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına», «temlik» edilen nakdi alacak yönünden ise 1.000.902,00 TL üzerinden itirazın iptali gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davacı temlik alan vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı «temlik» alan vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı «temlik» alan vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3744 E. 2022/5010 K.
Ortak:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · İtirazın İptali
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, «temlik» alan "Girişim Varlık Yönetimi A.Ş."ye yapılan temlik tutarının 1.000.902,00 TL olduğu, bu tutarın üzerindeki nakdi ve gayri nakdi alacak için açılan dava yönünden 25.09.2018 tarihli oturumda dosyanın HMK'nın 150/(1) maddesi gereğince «işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, 25.12.2018 tarihi itibariyle üç aylık yasal süre dolmuş olduğundan ve bu yönlere ilişkin talep bakımından dosya «yenilenmediğinden», 1.000.902,00 TL üzerindeki nakdi ve «gayrinakdi alacak» yönünden açılan davada HMK'nın 150/(5) maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle 1.000.902,00 TL üzerinde kalan nakdi ve gayri nakdi alacak yönünden açılan davanın HMK'nın 150/(5) maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına», temlik edilen nakdi alacak yönünden ise 1.000.902,00 TL üzerinden itirazın iptali gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş.
Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesinin 3. fıkrasının 3 numaralı bendi uyarınca «görevsizlik», «yetkisizlik», «hakimin reddi», dava veya karşılık «davanın açılmamış sayılması», «davaların birleştirilmesi» ve merci belirtilmesi kararlarının onanması veya bozulması kararlarına karşı karar düzeltme isteminde bulunulamayacağından davacı vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddi gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakimin reddi · davaların birleştirilmesi · görevsizlik kararı · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesinin 3. fıkrasının 3 numaralı bendi uyarınca «görevsizlik», «yetkisizlik», «hakimin reddi», dava veya karşılık «davanın açılmamış sayılması», «davaların birleştirilmesi» ve merci belirtilmesi kararlarının onanması veya bozulması kararlarına karşı karar düzeltme isteminde bulunulamayacağından davacı vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1128 E. 2017/3847 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rayiç değer · yemin delili · satış sözleşmesi · kötüniyet tazminatı · yemin · kesin süre · ispat yükü · işlemiş faiz
Benzer bu karardaNoterliği'nden davaya konu ... plakalı aracın satışı ile ilgili «satış sözleşmesinin» bir örneği dosya içine konulduğu, alınan bilirkişi raporunda piyasa «rayiç değerinin» 10.000,00 TL civarında olduğunun belirtiği, davacı tarafından 31.000,00 TL'nin takipten sonra ödendiği husunun tarafların kabulünde olduğu, davacı tarafından «yemin deliline» başvurulduğu, davalının yemin için alınan beyanı sırasında davacının kendisine verdiğini iddia ettiği aracı aldığını ancak senede karşılık değil iş yerinden olan 4 aylık kazançla ilgili olarak aldığını beyan etmesi karşısında aracın alındığının kabul edildiği, aracın senetteki borç dışında başka bir alacak için alındığını davalının kanıtlaması gerektiği sonucuna varıldığı, davalıya başka bir alacak olduğunu delillendirmesi için süre verildiği, delil bildirmesi için verilen «kesin süreye» rağmen davalı tarafından delil bildirilmediği, davalının alacağı başka bir borç nedeniyle aldığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, davalı tarafından takibe konulan senetten dolayı davalıya borcunun olmadığının tespitine, senet bedelinin 31.000,00 TL'sinin takipten sonra ödenmiş olduğu anlaşıldığından kalan 9.000,00 TL üzerinden % 20 oranında 1.800,00 TL «kötüniyet tazminatın» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İcra Müdürlüğü'nün 2012/27563 esas sayılı dosyası incelendiğinde, alacaklısının ..., borçlularının ..., ... olduğu, 10.10.2012 tanzim, 10.11.2012 «vade» tarihli, «bonoya» istinaden 40.000,00 TL «asıl alacak», 902,90 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 40.902,90 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takibi yapıldığı, ...
Böylece; kanıt yükümlülüğünün davalıda olduğu kabul edilerek ve «ispat yükü» ters çevrilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14990 E. 2012/1173 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:trafik kazası · dosya masrafı · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, sigorta konusu «hasara» «trafik kazası» ve sonrasında yapılan kurtarma çalışmaları sırasındaki hatalı halat bağlanmasının neden olduğu, bu nedenle davacının %75, davalının ise %25 kusurlu bulunduğu, onarım «masrafının» makinenin değerinin %25'i kadar olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 19.902,15 YTL'nın 21.12.2005 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline d …
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2276 E. 2010/8180 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mal sigortası · hırsızlık · işyeri sigortası · emredici hüküm · sigorta sözleşmesi · icra takibine itiraz · işlemiş faiz · temerrüt faizi
Benzer bu kararda2-Dava, «işyeri sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat alacağının tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
3-Ayrıca, «emredici» nitelikteki BK'nun 104 ncü maddesi hükmü dikkate alınmadan davacının «işlemiş faiz» alacağına «temerrüt faizi» uygulanması sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması da yanlış olmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «hırsızlık» olayının gerçekleştiği, «teminat» dışı hallerden olduğunun kanıtlanmadığı, kasa «defterinde» olay anında 14.026.99 YTL girişin olduğu, ancak poliçede kasa muhteviyatı ile ilgili olarak 10.000.00 YTL teminat verildiği, davalının 20.09.2007 tarihinde «temerrüde» düştüğü, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.000.00 YTL «asıl alacak» ve 902.22 YTL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 10.902.22 YTL’nin takip tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ve takip giderleri ile birlikte tahsiline imkan verecek tarzda davalının itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına ve 4.000.00 YTL «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesi» «mal sigortası» niteliğinde olup, meblağ sigortası özelliği bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3549 E. , 2021/1296 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.02.2019 tarih ve 2016/773 E. - 2019/145 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin temlik alan davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı Buldaç Yapı Sistemleri İnş. Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalının sözleşmeye müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin 4.885.516,00 TL asıl alacak üzerinden devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, temlik alan "Girişim Varlık Yönetimi A.Ş."ye yapılan temlik tutarının 1.000.902,00 TL olduğu, bu tutarın üzerindeki nakdi ve gayri nakdi alacak için açılan dava yönünden 25.09.2018 tarihli oturumda dosyanın HMK'nın 150/(1) maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 25.12.2018 tarihi itibariyle üç aylık yasal süre dolmuş olduğundan ve bu yönlere ilişkin talep bakımından dosya yenilenmediğinden, 1.000.902,00 TL üzerindeki nakdi ve gayrinakdi alacak yönünden açılan davada HMK'nın 150/(5) maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle 1.000.902,00 TL üzerinde kalan nakdi ve gayri nakdi alacak yönünden açılan davanın HMK'nın 150/(5) maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına, temlik edilen nakdi alacak yönünden ise 1.000.902,00 TL üzerinden itirazın iptali gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davacı temlik alan vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı temlik alan vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı temlik alan vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden temlik alan davacıdan alınmasına, 16.02.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Yerel mahkemece, 25.09.2018 tarihli oturumda, temlik edilen 1.000.902,00 TL üzerinde kalan nakdi alacak ve gayri nakdi alacak yönünden davacı vekilinin dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin bir dilekçe ve beyanı olmadığı halde takipsiz kalan dosyanın HMK 150/1 maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, davacı temlik alan vekilince HMK 150/4 maddesinde öngörülen yasal sürede 25.10.2018 tarihli dilekçe ile yenilenmiş,
Ancak yerel mahkemece yenileme dilekçesinin davalı tarafa tebliği ile yargılamaya devam olunması gerekirken 16.11.2018 tarihli ek karar ile yenileme talebinin reddine karar verilerek 19.02.2019 tarihinde “davanın yasal 3 aylık süre içerisinde yenilenmediği” gerekçesi ile 1.000.902,00 TL üzerinde kalan alacak yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın, davacı temlik alan vekilince temyizi üzerine sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda yerel mahkeme kararı onanmıştır.
Sayın çoğunluğun onama gerekçesine katılamıyorum.
6100 sayılı HMK 150/4 maddesinde “dosyası işlemden kaldırılmış olan davanın, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin başvurusu üzerine yenilenebileceği, yenileme dilekçesinin duruşma gün ve saati ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edileceği” düzenlenmiştir.
Usulüne uygun yenileme talebinde bulunulması üzerine hakimin görevi, madde metninde de açıkça ifade edildiği üzere yenileme dilekçesi ile duruşma gün ve saatini taraflara tebliğ etmekten ibarettir.
Madde hükmüne göre, yenileme dilekçesini esasa ilişkin nedenlerle red etmeye hakimin hak ve yetkisi bulunmamaktadır.
Yerel mahkemece, davacının yenileme talebinin usule aykırı olarak red edilmesi, usulsüz bir işleme dayalı olarak ve davacının yenileme dilekçesine rağmen yasal sürede dosyanın yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hukuka aykırıdır.
Yerel mahkeme kararının açıklanan nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/659828500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz