İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/2276 E. 2010/8180 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mal sigortası↗ hırsızlık↗ işyeri sigortası↗ emredici hüküm↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ icra takibine itiraz↗ işlemiş faiz↗ temerrüt faizi↗ asıl alacak↗ inkar tazminatı↗ avans faizi↗ temerrüt↗ teminat↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, hırsızlık olayının gerçekleştiği, teminat dışı hallerden olduğunun kanıtlanmadığı, kasa defterinde olay anında 14.026.99 YTL girişin olduğu, ancak poliçede kasa muhteviyatı ile ilgili olarak 10.000.00 YTL teminat verildiği, davalının 20.09.2007 tarihinde temerrüde düştüğü, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.000.00 YTL asıl alacak ve 902.22 YTL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.902.22 YTL’nin takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ve takip giderleri ile birlikte tahsiline imkan verecek tarzda davalının itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına ve 4.000.00 YTL inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, işyeri sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat alacağının tahsiline yönelik yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Ancak, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesi mal sigortası niteliğinde olup, meblağ sigortası özelliği bulunmamaktadır. Riziko sonrası meydana gelen zararın tutarının belirlenmesi yargılamayı gerektirmektedir. Davacı alacağı likit değildir. Bu durum karşısında, koşullarının bulunmadığı dikkate alınarak davacının inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca, emredici nitelikteki BK'nun 104 ncü maddesi hükmü dikkate alınmadan davacının işlemiş faiz alacağına temerrüt faizi uygulanması sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması da yanlış olmuştur.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3631 E. 2022/6221 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · temlik
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak 1.000.902,00 TL üzerinde kalan nakdi ve gayri nakdi alacak yönünden açılan davanın HMK'nın 150/(5) maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına», «temlik» edilen nakdi alacak yönünden ise 1.000.902,00 TL üzerinden itirazın iptali gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davacı temlik alan vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı «temlik» alan vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı «temlik» alan vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3549 E. 2021/1296 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:gayrinakdi alacak · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · temlik
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, «temlik» alan "Girişim Varlık Yönetimi A.Ş."ye yapılan temlik tutarının 1.000.902,00 TL olduğu, bu tutarın üzerindeki nakdi ve gayri nakdi alacak için açılan dava yönünden 25.09.2018 tarihli oturumda dosyanın HMK'nın 150/(1) maddesi gereğince «işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, 25.12.2018 tarihi itibariyle üç aylık yasal süre dolmuş olduğundan ve bu yönlere ilişkin talep bakımından dosya «yenilenmediğinden», 1.000.902,00 TL üzerindeki nakdi ve «gayrinakdi alacak» yönünden açılan davada HMK'nın 150/(5) maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle 1.000.902,00 TL üzerinde kalan nakdi ve gayri nakdi alacak yönünden açılan davanın HMK'nın 150/(5) maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına», temlik edilen nakdi alacak yönünden ise 1.000.902,00 TL üzerinden itirazın iptali gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davacı «temlik» alan vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı «temlik» alan vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3744 E. 2022/5010 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakimin reddi · davaların birleştirilmesi · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · görevsizlik kararı · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesinin 3. fıkrasının 3 numaralı bendi uyarınca «görevsizlik», «yetkisizlik», «hakimin reddi», dava veya karşılık «davanın açılmamış sayılması», «davaların birleştirilmesi» ve merci belirtilmesi kararlarının onanması veya bozulması kararlarına karşı karar düzeltme isteminde bulunulamayacağından davacı vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddi gerekmiştir.
Mahkemece, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4534 E. 2017/6523 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflas idaresi · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · iflas
Benzer bu karardaBank A.Ş, ...'den tahsiline, davalı ...A.Ş. hakkında açılan davanın reddine, davalı ... ile «iflas idaresi» hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına» dair verilen karar davalı ...Ş, fer'i müdahil TMSF ve fer'i müdahil ... vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/2276 E. , 2010/8180 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.11.2008 tarih ve 2008/174 - 2008/639 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı nezdinde sigortalı akaryakıt istasyonundan 20.08.2007 tarihinde hafta sonu hasılatı olan nakit paranın bulunduğu kasadan çalındığını, rizikonun tazmin edilmemesi üzerine başlatılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kilitli kasanın bulunduğu mahalde ve kapıda zorlama olmadığını, hırsızlığın şüpheli bulunduğunu, rizikonun teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, hırsızlık olayının gerçekleştiği, teminat dışı hallerden olduğunun kanıtlanmadığı, kasa defterinde olay anında 14.026.99 YTL girişin olduğu, ancak poliçede kasa muhteviyatı ile ilgili olarak 10.000.00 YTL teminat verildiği, davalının 20.09.2007 tarihinde temerrüde düştüğü, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.000.00 YTL asıl alacak ve 902.22 YTL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.902.22 YTL’nin takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ve takip giderleri ile birlikte tahsiline imkan verecek tarzda davalının itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına ve 4.000.00 YTL inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, işyeri sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat alacağının tahsiline yönelik yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Ancak, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesi mal sigortası niteliğinde olup, meblağ sigortası özelliği bulunmamaktadır. Riziko sonrası meydana gelen zararın tutarının belirlenmesi yargılamayı gerektirmektedir. Davacı alacağı likit değildir. Bu durum karşısında, koşullarının bulunmadığı dikkate alınarak davacının inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca, emredici nitelikteki BK'nun 104 ncü maddesi hükmü dikkate alınmadan davacının işlemiş faiz alacağına temerrüt faizi uygulanması sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması da yanlış olmuştur.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1026107700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz