Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1297 E. 2021/1529 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 99↗ komisyon↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı yüklenici şirketlere yapılan ödemelerin sözleşmeye uygun olduğu bu nedenle bu ödemeler sebebiyle davacının gerçek zararından söz edilemeyeceği, ihale bedelini belirlemeye elverişli olmayan tahmini nitelikteki muhammen bedel sebebiyle muhammen bedel tespit komisyonuna sorumluluk atfedilemeyeceği, ayrıca muhammen bedelin ihaleden önce tespit edildiği, yüklenici firmalar belli indirim yaptıktan sonra işi yüklendikleri, yüklenici firmaların yaklaşık maliyetin fazla hesaplanmasından sorumlu olmayacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalı gerçek kişiler hakkındaki davanın kararda yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Dava, davacı bakanlıkça açılan taşıma ihalesi kazanan yüklenici şirketler ve ihalenin planlanmasında ve icrasında görevli memurlarca kamunun zarara uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. İhale Planlama Komisyonunca, taşıma yapılacak 21 hattın her birine ayrı bir araç tahsis edilmesi ve taşımanın bu şekilde yapılması planlanmıştır. Davacı yanca davaya dayanak olarak gösterilen soruşturma raporunda, planlamanın kamuyu zarara uğratacak şekilde yapıldığı, zira bazı hatların birleştirilmesi suretiyle taşıma yapılmasının mümkün olması sebebiyle her bir hatta ayrı araç tahsisine gerek olmadığı, planlamanın bu şekilde yapılması halinde daha az muhammen bedel belirleneceği ve dolayısıyla işin daha düşük bir bedelle ihale edileceği, kaldı ki yüklenici şirketlerin de planlanan şekilde değil hatları birleştirerek taşıma yaptıkları ancak ücretlerini planlandığı şekilde taşıma yapmış gibi aldıkları iddia edilmiştir. Ancak soruşturma raporundaki iddianın aksine konfor odaklı, öğrencilerin zamanında ve iyi şartlarda taşınması için belirtilen şekilde yapıldığı anlaşılan planlamada bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Nitekim, yüklenici şirketlerin taşımayı planlandığı şekliyle değil de hatların birleştirilmesi suretiyle yaptığı fiili durumda öğrencilerin sıkışık ve son derece rahatsız bir şekilde taşındığı soruşturma sürecinde toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece, davalı gerçek kişiler hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmese de yüklenici şirketler hakkındaki davanın reddi isabetli görülmemiştir. Zira, dosya kapsamındaki delillerle, yüklenici şirketlerin eksik ifada bulundukları sabittir. Bu itibarla, mahkemece, davalı yüklenicilerin fiili olarak yaptıkları iş ve bu işe tekabül eden ücretin belirlenmesi ve sözleşme ücretiyle fiili duruma tekabül eden ücret arasındaki farka kamu zararı olarak hükmedilmesi, bu şekilde hesaplama yapmanın mümkün olmaması halinde ise, zararın sabit olduğu gözetilerek, TBK’nın 50. maddesine göre zararın belirlenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2699 E. 2020/805 K.
Ortak:görevli mahkeme · Alacak
İncelediğiniz kararda2-) Dava, davacı bakanlıkça açılan taşıma ihalesi kazanan yüklenici şirketler ve ihalenin planlanmasında ve icrasında «görevli» memurlarca kamunun zarara uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesi» neticesinde, davalının kazandığı götürü fiyata dayalı ihaleye ilişkin muhammen bedelin kamu «görevlilerinin» ihmal, «kusur» yada kasıtları sonucunda fazla belirlendiği ve bu nedenle kamu zararı oluştuğu belirlenmiştir.
Esasen ilgili «görevliler» hakkında «derdest» bir ceza davasının varlığı da dosya kapsamıyla sabittir.
İhaleye ilişkin muhammen bedelin hangi sebeple olursa olsun kamu «görevlilerince» fazla ve kamu zararına yol açacak şekilde belirlendiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığına göre mahkemece 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi Kontrol Kanunu, anılan …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:derdestlik · bilirkişi incelemesi · kusur
Benzer bu karardaMahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesi» neticesinde, davalının kazandığı götürü fiyata dayalı ihaleye ilişkin muhammen bedelin kamu «görevlilerinin» ihmal, «kusur» yada kasıtları sonucunda fazla belirlendiği ve bu nedenle kamu zararı oluştuğu belirlenmiştir.
Esasen ilgili «görevliler» hakkında «derdest» bir ceza davasının varlığı da dosya kapsamıyla sabittir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1055 E. 2017/1895 K.
Ortak:görevli mahkeme · Alacak
İncelediğiniz kararda2-) Dava, davacı bakanlıkça açılan taşıma ihalesi kazanan yüklenici şirketler ve ihalenin planlanmasında ve icrasında «görevli» memurlarca kamunun zarara uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, yazılı gerekçe ile idari yargının «görevli» olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de «uyuşmazlık konusu» ihale, öğrenci taşıma işine ilişkin olup taşıma işleri TTK’da düzenlendiğinden, uyuşmazlık idarenin özel hukuk hükümlerine tabi sözleşmesinden kaynaklanmakta ve ayrıca davacı «ihalenin feshi» nedeniyle uğradığı «kar kaybını» da talep etmekte olduğundan mahkemenin, sözleşmenin yapılmasına kadar geçen sürece ilişkin uyuşmazlık olduğu ve idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar vermesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihalenin feshi · kar kaybı · alacak davası · uyuşmazlık konusu · kâr kaybı · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece, yazılı gerekçe ile idari yargının «görevli» olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de «uyuşmazlık konusu» ihale, öğrenci taşıma işine ilişkin olup taşıma işleri TTK’da düzenlendiğinden, uyuşmazlık idarenin özel hukuk hükümlerine tabi sözleşmesinden kaynaklanmakta ve ayrıca davacı «ihalenin feshi» nedeniyle uğradığı «kar kaybını» da talep etmekte olduğundan mahkemenin, sözleşmenin yapılmasına kadar geçen sürece ilişkin uyuşmazlık olduğu ve idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar vermesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, ihalenin feshinden kaynaklanan zarara ilişkin «alacak davası» olduğu, söz konusu zararın idarece yapılan işlem sonucunda meydana geldiği, sözleşmenin yapılmasına kadar geçen sürece ilişkin olarak hazırlık aşamasından kaynakla …
1- Dava, öğrenci taşıma işine ilişkin «ihalenin feshi» nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7297 E. 2013/6672 K.
Ortak:görevli mahkeme
İncelediğiniz kararda2-) Dava, davacı bakanlıkça açılan taşıma ihalesi kazanan yüklenici şirketler ve ihalenin planlanmasında ve icrasında «görevli» memurlarca kamunun zarara uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre,davanın ihale öncesi nedenlere dayandığı, bu sebeple idari yargının «görevli» olduğu gerekçesiyle, «yargı yolu» nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargı yolu · teminat mektubu · istirdat · teminat
Benzer bu karardaDava, haksız tazmin edildiği ileri sürülen «teminat mektubu» bedelinin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Ancak,dava konusu «teminat mektubu» dava dışı firmanın ihaleye katılmasını teminen verilmiş olup, teminat mektubunun davacı tarafından düzenlenmiş olması davacıyı ihalenin tarafı haline getirmez.
Mahkemece, iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre,davanın ihale öncesi nedenlere dayandığı, bu sebeple idari yargının «görevli» olduğu gerekçesiyle, «yargı yolu» nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, işin esasına girilip neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle dava dilekçesinin «yargı yolu» nedeniyle reddi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12115 E. 2014/19413 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfi zarar · makul süre · sözleşmenin iptali · hizmet sözleşmesi · mahsup · fesih · ek tasfiye · eksik inceleme
Benzer bu kararda… osya kapsamına göre; davalı yüklenicinin ihaleye fesat karıştırmak suçlaması ile hakkında ceza davası açılması nedeniyle davacı idare tarafından yapılan sözleşmenin «fesih» edildiği, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 21.maddesinin "yüklenicinin ihale süresince kamu ihale kanunu gereğince yasak fiil ve davranışlarda bulunduğunun sözleşme yapıldıktan sonra tespit edilmesi halinde «kesin» «teminat» ve ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre «tasfiye» edilir" hükmüne göre taraflar arasında yapılan «hizmet sözleşmesinin iptal» edilmesine davalı yanın sebebiyet vermesi nedeniyle, davacının aynı iş için yapmış olduğu ikinci ihaledeki iş bedelinin yükselmesinden dolayı oluşan zararın bu zararın oluşmasına neden olan davalı tarafından tazmin edilmesi gerektiği,davacı idarenin ihale değişikliğinden dolayı 4.630,00 TL zararının meydana geldiği, bu zararın 1.699,69 TL'lik kısmının kesin teminatından «mahsup» tahsil edildiği gerekçesiyle kalan 2.936,31 TL zarar için açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, «menfi zararın» ilk ihalede davalıdan sonra en iyi ikinci teklif fiyatı ile 2. ihale fiyatı arasındaki fiyatın karşılaştırılarak aradaki farkın dikkate alınması suretiyle hesaplanması gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, ihalenin haklı nedenle feshi ve taşıma işinin yeniden ihalesi nedeniyle uğranılan «menfi zararın» tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, davalı ile yapılan taşıma ihalesine ilişkin sözleşmenin, davalı yüklenicinin ihale sürecinde yasaklı davranışlarda bulunduğunun anlaşılması üzerine feshedildiğini ve aynı taşıma işine ilişkin ikinci kez ihale yapılmak zorunda kalındığını iddia ederek, iki ihale arasındaki farkın «menfi zarar» olarak davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece de talebin kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1297 E. , 2021/1529 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01.11.2019 tarih ve 2015/258- 2019/321 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... Teftiş Kurulu Başkanlığı'nca yapılan soruşturma ve inceleme sonucunda, bakanlık başmüfettişleri tarafından düzenlenen raporda, Sincan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Taşımalı İlköğretim kapsamında yüklenici davalı Akmeşe Ltd. Şti.'ye 2001-2002 öğretim yılı tahakkuk müzekkeresi ve verilen emirleri ile 21.712,43 TL, diğer yüklenici davalı ... Ltd. Şti.'ye ise 2002-2003 öğretim yılı tahakkuk müzekkeresi ve verilen emirleri ile 19.913.715.075 TL fazla ödeme yapıldığının tespit edildiğini, davalı gerçek kişilerin fazla ödeme yapılan belgeler nedeniyle sorumluluğu olan kişiler olduklarını ileri sürerek, davalı Akmeşe Ltd. Şti'ye fazla ödenen 21,712,43 TL'nin yüklenici davalı Akmeşe Ltd.
Şti. ile müfettiş raporu uyarınca sorumluluğu tespit edilen davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'dan, Göksel Ltd. Şti.'ye fazla ödenen 19.913,72 TL'nin yüklenici Göksel Ltd. Şti. ile ve müfettiş raporu uyarınca sorumluluğu tespit edilen davalılar ..., ..., İsmet Aydoğan, ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ...'dan ödenme tarihlerinden itibaren tahsil tarihine kadar işlemiş ve işleyecek yasal faizleriyle birlikte sorumlu oldukları miktarlar oranında müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı yüklenici şirketlere yapılan ödemelerin sözleşmeye uygun olduğu bu nedenle bu ödemeler sebebiyle davacının gerçek zararından söz edilemeyeceği, ihale bedelini belirlemeye elverişli olmayan tahmini nitelikteki muhammen bedel sebebiyle muhammen bedel tespit komisyonuna sorumluluk atfedilemeyeceği, ayrıca muhammen bedelin ihaleden önce tespit edildiği, yüklenici firmalar belli indirim yaptıktan sonra işi yüklendikleri, yüklenici firmaların yaklaşık maliyetin fazla hesaplanmasından sorumlu olmayacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalı gerçek kişiler hakkındaki davanın kararda yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Dava, davacı bakanlıkça açılan taşıma ihalesi kazanan yüklenici şirketler ve ihalenin planlanmasında ve icrasında görevli memurlarca kamunun zarara uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. İhale Planlama Komisyonunca, taşıma yapılacak 21 hattın her birine ayrı bir araç tahsis edilmesi ve taşımanın bu şekilde yapılması planlanmıştır. Davacı yanca davaya dayanak olarak gösterilen soruşturma raporunda, planlamanın kamuyu zarara uğratacak şekilde yapıldığı, zira bazı hatların birleştirilmesi suretiyle taşıma yapılmasının mümkün olması sebebiyle her bir hatta ayrı araç tahsisine gerek olmadığı, planlamanın bu şekilde yapılması halinde daha az muhammen bedel belirleneceği ve dolayısıyla işin daha düşük bir bedelle ihale edileceği, kaldı ki yüklenici şirketlerin de planlanan şekilde değil hatları birleştirerek taşıma yaptıkları ancak ücretlerini planlandığı şekilde taşıma yapmış gibi aldıkları iddia edilmiştir.
Ancak soruşturma raporundaki iddianın aksine konfor odaklı, öğrencilerin zamanında ve iyi şartlarda taşınması için belirtilen şekilde yapıldığı anlaşılan planlamada bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Nitekim, yüklenici şirketlerin taşımayı planlandığı şekliyle değil de hatların birleştirilmesi suretiyle yaptığı fiili durumda öğrencilerin sıkışık ve son derece rahatsız bir şekilde taşındığı soruşturma sürecinde toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece, davalı gerçek kişiler hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmese de yüklenici şirketler hakkındaki davanın reddi isabetli görülmemiştir. Zira, dosya kapsamındaki delillerle, yüklenici şirketlerin eksik ifada bulundukları sabittir.
Bu itibarla, mahkemece, davalı yüklenicilerin fiili olarak yaptıkları iş ve bu işe tekabül eden ücretin belirlenmesi ve sözleşme ücretiyle fiili duruma tekabül eden ücret arasındaki farka kamu zararı olarak hükmedilmesi, bu şekilde hesaplama yapmanın mümkün olmaması halinde ise, zararın sabit olduğu gözetilerek, TBK’nın 50. maddesine göre zararın belirlenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazların reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 22/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/659808400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz