Sulh ve ibraname sonrası icra takibinin iptali - karar düzeltme reddi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3607 E. 2021/3679 K. ·
Diğer usuli işlemKesinlik belirsiz
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karar düzeltme↗ menfi tespit↗ ibraname↗ sulh sözleşmesi↗ icra takibinin iptali↗
Gerekçe özeti
Karar düzeltme istemi, HUMK 440. maddesinde sınırlı sayıda öngörülen sebeplerden herhangi birine dayanmıyorsa reddedilir; önceki inceleme sırasında benimsenen gerekçeler karar düzeltme aşamasında yeniden tartışılmaz.
Ele alınan sorunlar
Karar düzeltme isteminin HUMK 440 kapsamında değerlendirilmesi → ret
İddia: Davalı ... vekili, BAM kararını onayan Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Gerekçe: Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... vekilinin karar düzeltme isteği HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmemektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Karar, somut olayda karar düzeltme isteminin HUMK 440. maddesindeki sebeplerden hiçbirini taşımadığına dair usule ilişkin bir tespit içermekte olup, esasa ilişkin genelleştirilebilir bir hukuki kural ortaya koymamaktadır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4607 E. 2019/3591 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tecdit · temyiz kanun yolu · borç üstlenimi · istinaf kanun yolu · dosyanın gönderilmesi · kanun yolu · ibra · kötü niyet tazminatı
Benzer bu kararda… ddesiyle tarafların, daha önce aralarında mevcut olan borç ilişkilerini ve bu kapsamda dava konusu iki icra takibine konu davacının borçlarını da sona erdirdikleri, «tecdit» suretiyle bir sona ermenin söz konusu olduğu, davacıyı daha önce başlatılan iki takip konusu borçtan «ibra» ettikleri, taraflar için yeni hak ve yükümlülükler öngörüldüğü ve iki icra takibine konu olan borçların bir şarta bağlı olmaksızın sona erdiği, sözleşmeyle birlikte taraflar ve özellikle davacı için yeni borç ve yükümlülüklerin öngörüldüğü, fakat önceki borçların ve bu borçların konu olduğu takiplerin sona ermesinin bu sözleşmede kararlaştırılan yeni borçların «ifa» edilmesi şartına bağlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının Ümraniye 2.
Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 15/03/2013 gün ve 2013/103 Esas-2013/86 Karar sayılı ilam evvelce Dairemizin 29/11/2013 günlü 2013/16541 Esas- 2013/21725 Karar sayılı ilamıyla Yargıtay incelemesinden geçmiş olup, anılan Kanun maddesi uyarınca hükmün «temyiz kanun yolu» incelemesine tabi olduğu açıktır.
Bu meyanda, ilk derece mahkemesince kararın hüküm kısmında «istinaf kanun yolunun» gösterilmiş olması da sonucu değiştirmeyecektir.
İcra Müdürlüğünün 2010/21840 Esas sayılı dosyası nedeniyle ödenen 60.988,00 TL'nin davalılardan «istirdadına», koşulları oluşmayan «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Yönetim Kurulu Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7615 E. 2012/11549 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin yetki kuralı · kesin yetki · dosyanın gönderilmesi · iş mahkemesi görev alanı · yetki · yönetim kurulu kararı · yetkisizlik kararı · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketin tescilli merkezinin Ümraniye Asliye Mahkemelerinin «yetki» alanında kaldığı, davanın davalı şirketin «yönetim kurulu» kararlarına ilişkin olmakla 6100 sayılı HMK'nun 14/2. maddesinde düzenlenen «kesin yetki kuralı» gereğince anılan mahkemenin yetkili olduğu gerekçesiyle «yetkisizlik» nedeniyle dava dilekçesinin reddine, talep halinde dosyanın yetkili Ümraniye Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) gönderilmesine karar v …
Bu itibarla, mahkemece, tarafların sıfatı da gözetilerek HMK’nun 14. maddesi uyarınca re’sen «yetkisizlik» kararı verilmesinde bir isabetsizlik söz konusu değilse de, davanın ticaret mahkemesi sıfatıyla açılmış ve mahkemece de bu sıfatla karar verilmiş bulunmasına, davalı şirketin faaliyet merkezinin bulunduğu Ümraniye’nin HSYK’nun 23.10.2008 tarih ve 360 sayılı kararı uyarınca Kadıköy Ticaret Mahkemesi’nin «görev alanı» içerisinde bulunduğunun anlaşılmasına göre, yerel mahkemenin «dosyanın gönderileceği» yetkili ve «görevli» mahkemenin Ümraniye Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna ilişkin gerekçesi ve hükmü yerinde bulunmadığından kararın bu cihetten bozulmasına karar vermek gerekiyor ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7 ve «son» maddeleri uyarınca yerel mahkeme kararının gerekçesi değiştirilip hükmü düzeltilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4911 E. 2010/11086 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tasdik kararı · taraf ehliyeti · sulh · cy/cy kaydı · temsil · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunmalar ve toplanan kanıtlara göre, davacı ve davalı kooperatifin «sulh» olmaları nedeniyle, sulhün «tasdikine», Ümraniye 2.
Kooperatif ortağı tarafından kooperatif aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasında davalı ...'nün pasif dava «ehliyetinin» (davalı sıfatı) bulunmadığı ve bu nedenle davanın «husumetten» reddedilmesi gerekmesine rağmen, davalı ... hakkında bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
Bölgede bulunan taşınmazın kooperatif adına olan tapu «kaydının» iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...'nü «temsilen» Hazine vekili temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3607 E. , 2021/3679 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 06.07.2017 gün ve 2017/311 - 2017/358 sayılı kararı onayan Daire'nin 09.05.2019 gün ve 2017/4607 - 2019/3591 sayılı kararı aleyhinde davalı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı ...'in davalı Tasfiye Halinde Dasu Sağlık Hiz. San. Tic. Ltd. Şti'nin ortakları olduğunu, davalı ...'in aynı zamanda şirketi münferiden temsile yetkili olduğunu, davacı aleyhine davalılardan her ikisinin alacaklı sıfatıyla Ümraniye 1.İcra Müdürlüğünün 2010/21839 esas sayılı takip dosyasıyla ve davalılardan ...'in alacaklı sıfatıyla Ümraniye 2.İcra Müdürlüğünün 2010/21840 esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını, taraflar arasında 12/01/2011 tarihli “sulh ve ibraname” başlıklı sözleşme imzalandığını, bu sözleşme hükümleri uyarınca davacının icra dosyalarında ibra edilmesine rağmen icra takiplerine devam edilerek ev eşyalarına ve maaşına hacizler konulduğunu, ibra ve sulh sözleşmesi uyarınca takiplerin iptali için Ümraniye 2.
İcra Hukuk Mahkemesine dava açtıklarını, ancak mahkemece ibranın şarta bağlı olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiğini ileri sürerek, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının ibra edilen icra dosyalarından borçlu olmadığının tespitine ve takiplerin İİK'nın 71/1 maddesi uyarınca iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini ve alacağın % 20'si oranında tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, davacının Ümraniye 2. İcra Müdürlüğünün 2010/21839 ve 2010/21840 Esas sayılı takip dosyaları nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespiti ile takiplerin iptaline, Ümraniye 2. İcra Müdürlüğünün 2010/21840 Esas sayılı dosyası nedeniyle ödenen 60.988,00 TL'nin davalılardan istirdadına, koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/(1) b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine daha önce göreve ilişkin verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının temyiz kanun yolu incelemesine tabi olduğu gerekçesiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 06.07.2017 tarihli 2017/311 Esas- 2017/358 Karar sayılı ilamının bozulup kaldırılarak davalılar vekillerinin ilk derece mahkemesi kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesi sonucu hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Davalı ... vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ... vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı ...'ten alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 15.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/659568800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz