Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1965 E. 2021/3211 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
lütuf (hatır) ödemesi↗ ibraname↗ hırsızlık↗ mutabakat↗ rücuen tahsil↗ alacağın temliki↗ teminat kapsamı↗ sigorta sözleşmesi↗ hizmet sözleşmesi↗ rücu↗ temlik↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ teminat↗ hmk 353(1)b-2↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalının davalı ile olan sözleşmesine istinaden çalıştırdığı (3) adet güvenlik görevlisinin 200 dönümlük alanın tamamında 24 saat süreyle etkin bir şekilde güvenlik hizmeti sunmasının fiilen mümkün olmadığı, meydana gelen hırsızlık olaylarının sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığı, yapılan ödemenin hatır/lütuf ödemesi (ex gratia) niteliğinde olduğu ve davalıya rücu imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından ve sigorta poliçesinde “şantiye saha çevresinin tel örgü ile çevrili ve 24 saat bekçi kontrolü altında olması” klozunun yer almasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, “Montaj All Risk Sigorta Poliçesi” ile sigortalı malların hırsızlanması nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili istemidir.
İlk Derece Mahkemesince, hasarın poliçe teminatı kapsamında olmadığı, ödemenin lütuf ödemesi (ex gratia) niteliğinde olduğu ve davalıya rücu imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı ile sigortalı arasında düzenlenen “Mutabakatname&İbraname” başlıklı belge ile davacı, hasar ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını temlik almıştır. Başka bir deyişle, dava dışı sigortalı şirket, dava konusu hasar ile ilgili kendi akidi davalı ile aralarındaki "Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi" gereği talep edebileceği alacağını davacı ... şirketine temlik etmiştir.
Bu itibarla mahkemece, davacının sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre de talep hakkı bulunduğu kabul edilerek, davalının tazminat yükümlülüğünün iddia, savunma ve davalının kendi akidi ile yaptığı Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşme hükümleri de incelenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, hatalı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Sigorta poliçesine dayalı tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1063 E. 2018/225 K.
Ortak:hırsızlık · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · sigorta poliçesi · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalının davalı ile olan sözleşmesine istinaden çalıştırdığı (3) adet güvenlik «görevlisinin» 200 dönümlük alanın tamamında 24 saat süreyle etkin bir şekilde güvenlik hizmeti sunmasının fiilen mümkün olmadığı, meydana gelen «hırsızlık» olaylarının «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» olmadığı, yapılan ödemenin hatır/lütuf ödemesi (ex gratia) niteliğinde olduğu ve davalıya «rücu» imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, «hasarın» poliçe «teminatı kapsamında» olmadığı, ödemenin lütuf ödemesi (ex gratia) niteliğinde olduğu ve davalıya «rücu» imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… stinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından ve «sigorta poliçesinde» “şantiye saha çevresinin tel örgü ile çevrili ve 24 saat bekçi kontrolü altında olması” klozunun yer almasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair t …
Benzer bu karardaBu hükümler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, her ne kadar davalı tarafça dava konusu «hırsızlık» olayı sonucu meydana gelen zararın «poliçe özel şartları» gereğince «teminat kapsamında» olmadığı, poliçede belirlenen 24 saat bekçi ve «riziko» yerinin etrafının kifayet edecek şekilde kapatılmış/çevrelenmiş olma şartlarının riziko yerinde tesis edilmediği savunulmuş ise de, özel şartların şantiye sahasınd …
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ...’nın 1448. m. ile Sigorta Genel Şartları’nın 9. maddesi gereğince davacının yeterince güvenlik önlemi almaması nedeniyle zararın meydana geldiği ve bu nedenle zararın taraflar arasında akdedilen «sigorta sözleşmesi» «teminatı» dışında kaldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, montaj all risk «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartları · riziko
Benzer bu karardaBu hükümler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, her ne kadar davalı tarafça dava konusu «hırsızlık» olayı sonucu meydana gelen zararın «poliçe özel şartları» gereğince «teminat kapsamında» olmadığı, poliçede belirlenen 24 saat bekçi ve «riziko» yerinin etrafının kifayet edecek şekilde kapatılmış/çevrelenmiş olma şartlarının riziko yerinde tesis edilmediği savunulmuş ise de, özel şartların şantiye sahasınd …
Ancak, dava konusu «poliçe özel şartlarında»; ''Açıkta bulunan muhteviyat için 24 saat bekçi bulundurulması ve etrafının kifayet edecek halde kapatılmış/çevrelenmiş olması ön şarttır.'' yine, ''Şantiye sahasının çevresi tel örgü ile çevrili ve 24 saat bekçi kontrolü altında olması gereklidir.'' hükmüne yer verilmiştir.
-
Emniyeti suistimal sigorta rücuan tazminatı | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11011 E. 2010/2174 K.
Ortak:ibraname · alacağın temliki · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · rücu · temlik · sigorta poliçesi · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalının davalı ile olan sözleşmesine istinaden çalıştırdığı (3) adet güvenlik «görevlisinin» 200 dönümlük alanın tamamında 24 saat süreyle etkin bir şekilde güvenlik hizmeti sunmasının fiilen mümkün olmadığı, meydana gelen «hırsızlık» olaylarının «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» olmadığı, yapılan ödemenin hatır/lütuf ödemesi (ex gratia) niteliğinde olduğu ve davalıya «rücu» imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, «hasarın» poliçe «teminatı kapsamında» olmadığı, ödemenin lütuf ödemesi (ex gratia) niteliğinde olduğu ve davalıya «rücu» imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, davacının sigorta ilişkisi dışında «alacağın temliki» hükümlerine göre de talep hakkı bulunduğu kabul edilerek, davalının tazminat yükümlülüğünün iddia, savunma ve davalının kendi akidi ile yaptığı Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşme hükümleri de incelenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, hatalı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin poliçe «teminatı kapsamında» yapılan bir ödeme mi, yoksa bir lütuf ödemesi mi (ex gratia) olduğunun belirlenmesi, yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında bir ödeme olduğunun anlaşılması halinde davacının dava açma hakkının varlığının kabulü, lütuf ödemesi olduğunun anlaşılması halinde varsa «ibraname» getirtilip devir ve «temlik» beyanının varlığı da araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir.
Dava, «emniyeti suistimal» «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın rücuan tahsili istemine ilişkin olup, sigorta şirketi ancak sigorta poliçesi hükümleri çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra bunu TTK’nun 1301. maddesi gereğince rücuan «rizikonun» gerçekleşmesine neden olan kimseye «rücu» edebilir.
Bunun dışında poliçede «teminat» dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı «sigortacının rücu davası» açması mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta rücu davası · poliçe özel şartları · emniyeti suistimal · rücu davası · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · riziko
Benzer bu karardaBu durumda davacı, her ne kadar poliçeye dayalı «aktif husumet ehliyetine» sahip değil ise de, sigorta ilişkisi dışında «alacağın temliki» hükümlerine göre talep hakkı olduğunun kabulü gerekmektedir.
Dava, «emniyeti suistimal» «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın rücuan tahsili istemine ilişkin olup, sigorta şirketi ancak sigorta poliçesi hükümleri çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra bunu TTK’nun 1301. maddesi gereğince rücuan «rizikonun» gerçekleşmesine neden olan kimseye «rücu» edebilir.
Bunun dışında poliçede «teminat» dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı «sigortacının rücu davası» açması mümkün değildir.
Sarıyer Şubesinde çalıştığı sırada kullandığı kredi borcunu ödemediğinden bahisle işbu dava açılmış olup, yapılan ödeme «poliçe özel şartlarında» mevcut poliçe «teminatı kapsamında» bir ödeme olmadığı kuşkusuzdur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3292 E. 2013/19572 K.
Ortak:ibraname · teminat kapsamı · rücu · temlik · sigorta poliçesi · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalının davalı ile olan sözleşmesine istinaden çalıştırdığı (3) adet güvenlik «görevlisinin» 200 dönümlük alanın tamamında 24 saat süreyle etkin bir şekilde güvenlik hizmeti sunmasının fiilen mümkün olmadığı, meydana gelen «hırsızlık» olaylarının «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» olmadığı, yapılan ödemenin hatır/lütuf ödemesi (ex gratia) niteliğinde olduğu ve davalıya «rücu» imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, «hasarın» poliçe «teminatı kapsamında» olmadığı, ödemenin lütuf ödemesi (ex gratia) niteliğinde olduğu ve davalıya «rücu» imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… stinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından ve «sigorta poliçesinde» “şantiye saha çevresinin tel örgü ile çevrili ve 24 saat bekçi kontrolü altında olması” klozunun yer almasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair t …
Benzer bu karardaBu durumda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin poliçe «teminatı kapsamında» yapılan bir ödeme mi, yoksa bir lütuf ödemesi mi (ex gratia) olduğunun belirlenmesi, yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında bir ödeme olduğunun anlaşılması halinde davacının dava açma hakkının varlığının kabulü, lütuf ödemesi olduğunun anlaşılması halinde varsa «ibraname» getirtilip devir ve «temlik» beyanının varlığı da araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir.
Sigorta şirketi ancak «sigorta poliçesi» hükümleri çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra bunu TTK'nın 1301. maddesi gereğince «rizikonun» gerçekleşmesine neden olan kimseye «rücu» edebilir.
Bunun dışında poliçede «teminat» dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı «sigortacının rücu davası» açması mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta rücu davası · rücu davası · sigorta teminatı · riziko · rücuen tazminat · denetime elverişlilik · taraf ehliyeti · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya 2/8 oranında «kusur» izafe eden bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve «denetime elverişli» bulunduğu, davalı şirketin kusuruna isabet eden zararı tazminle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.275,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bunun dışında poliçede «teminat» dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı «sigortacının rücu davası» açması mümkün değildir.
1- Dava, 6762 sayılı TTK'nın 1301. maddesine dayalı «rücuen tazminat» davasıdır.
Sigorta şirketi ancak «sigorta poliçesi» hükümleri çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra bunu TTK'nın 1301. maddesi gereğince «rizikonun» gerçekleşmesine neden olan kimseye «rücu» edebilir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15447 E. 2016/4944 K.
Ortak:alacağın temliki · teminat kapsamı · temlik · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesince, «hasarın» poliçe «teminatı kapsamında» olmadığı, ödemenin lütuf ödemesi (ex gratia) niteliğinde olduğu ve davalıya «rücu» imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalının davalı ile olan sözleşmesine istinaden çalıştırdığı (3) adet güvenlik «görevlisinin» 200 dönümlük alanın tamamında 24 saat süreyle etkin bir şekilde güvenlik hizmeti sunmasının fiilen mümkün olmadığı, meydana gelen «hırsızlık» olaylarının «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» olmadığı, yapılan ödemenin hatır/lütuf ödemesi (ex gratia) niteliğinde olduğu ve davalıya «rücu» imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı ile sigortalı arasında düzenlenen “Mutabakatname&İbraname” başlıklı belge ile davacı, «hasar» ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını «temlik» almıştır.
Benzer bu kararda2- Ancak; dava, «nakliyat sigortasından» kaynaklanan rücuan alacak nedeniyle yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece taşımanın ambalajsız yapıldığı, bu durumun poliçe «teminatı kapsamında» bulunmadığı, davacının sigortalıya ödemesinin ex gratia niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı ile sigortalı arasında düzenlenen 19.12.2012 tarihli devir ve «temlik» başlıklı belgede, davacı ... şirketi, «hasar» ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını temlik almıştır.
Bu durumda, davacının sigorta ilişkisi dışında «alacağın temliki» hükümlerine göre talep hakkı bulunmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · sigorta teminatı · riziko · kusur
Benzer bu kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının «sigorta teminatı» dışında kalan «riziko» ile ilgili olarak ödemede bulunmuş (ex-gratia-hatır ödemesi) olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taşımanın ambalajsız yapıldığı, davalı nakliye şirketine atfedilecek bir «kusurun» bulunmadığı, dolayısıyla davalı ... şirketinin de poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun olmadığı, davacının yaptığı «hasar» ödemesinin sorumluluğu olmayan davalılardan talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Ancak; dava, «nakliyat sigortasından» kaynaklanan rücuan alacak nedeniyle yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece taşımanın ambalajsız yapıldığı, bu durumun poliçe «teminatı kapsamında» bulunmadığı, davacının sigortalıya ödemesinin ex gratia niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10494 E. 2010/1579 K.
Ortak:ibraname · rücuen tahsil · teminat kapsamı · rücu · temlik · sigorta poliçesi · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalının davalı ile olan sözleşmesine istinaden çalıştırdığı (3) adet güvenlik «görevlisinin» 200 dönümlük alanın tamamında 24 saat süreyle etkin bir şekilde güvenlik hizmeti sunmasının fiilen mümkün olmadığı, meydana gelen «hırsızlık» olaylarının «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» olmadığı, yapılan ödemenin hatır/lütuf ödemesi (ex gratia) niteliğinde olduğu ve davalıya «rücu» imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, «hasarın» poliçe «teminatı kapsamında» olmadığı, ödemenin lütuf ödemesi (ex gratia) niteliğinde olduğu ve davalıya «rücu» imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… stinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından ve «sigorta poliçesinde» “şantiye saha çevresinin tel örgü ile çevrili ve 24 saat bekçi kontrolü altında olması” klozunun yer almasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair t …
Benzer bu karardaBu durumda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin poliçe «teminatı kapsamında» yapılan bir ödeme mi, yoksa bir lütuf ödemesi mi (=ex gratia) olduğunun belirlenmesi, yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında bir ödeme olduğunun anlaşılması halinde davacının dava açma hakkının varlığının kabulü, lütuf ödemesi olduğunun anlaşılması halinde, varsa «ibraname» getirtilip, devir ve «temlik» beyanının varlığı da araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir.
Bunun dışında poliçede «teminat» dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı «sigortacının rücu davası» açması mümkün değildir.
Dava, Nakliyat Sigorta Poliçesinden kaynaklanan tazminatın «rücuen tahsili» amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta rücu davası · rücu davası · riziko · taraf ehliyeti · taşıyıcı · eksik inceleme · teslim
Benzer bu karardaBunun dışında poliçede «teminat» dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı «sigortacının rücu davası» açması mümkün değildir.
Somut olayda, davacıya sigortalı emtia davalılardan Ran Lojistik A.Ş. tarafından taşındığı, alıcıya «teslim» edildiği sırada bir kısım emtianın hasarlandığına dair 15.07.2005 tarihli tutanağın tutulduğu, davalı «taşıyıcı» sürücüsünün de bu tutanakta imzasının olduğu sabittir.
Sigorta şirketi ancak «sigorta poliçesi» hükümleri çerçevesinde ödemekle yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra bunu TTK’nun 1301. maddesi gereğince rücuan «rizikonun» gerçekleşmesine neden olan kimseden isteyebilir.
Bu durumda yapılan ödemenin poliçe kapsamında olduğu ve davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunduğunun kabulü gereklidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1965 E. , 2021/3211 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 08.05.2018 tarih ve 2016/514 E. - 2018/221 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 06.03.2020 tarih ve 2018/1702 E. - 2020/293 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Avrupa Birliği (AB) Daire Başkanlığı tarafından ihale edilen ve "Strabağ AG Türkiye ... Şubesi" tarafından yapımı üstlenilen "Diyarbakır Atık Su Arıtma Tesisi" yapım işinin “Montaj All Risk Sigorta Poliçesi” ile sigortalandığını, inşaat şantiye sahasında 17/09/2014, 02/01/2015, 23/01/2015 ve 28/01/2015 tarihlerinde dört adet kablo hırsızlığı olayı meydana geldiğini, hasar bedeli 118.634,93 Euro’nun sigortalıya ibra karşılığı 18/09/2015 tarihinde ödendiğini, davalı ile sigortalı arasındaki "Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi" gereği güvenlik hizmetlerinin davalı tarafından verildiğini, davalının güvenlik hizmetlerini gereği gibi yerine getirmemiş olması sebebiyle meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 407.036,44 TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, sözleşmesinin sadece 3 özel güvenlik personelinin 8'er saatlik 3 vardiya halinde hizmetin yaklaşık 20 dönümlük arazi üzerinde iki nizamiye kapısı bulunan alanda sadece idari bina olarak kullanılan 2 adet konteynırın bulunduğu nizamiye kapısına ilişkin olduğunu, diğer nizamiye kapı güvenliğinin DİSKİ personeli tarafından sağlandığını, davalı şirketin şantiye alanına giriş veya çıkış yapan iş makineleri ve araçların taşıdığı yük hususunda herhangi bir kayıt, irsaliye ve fatura gibi belge kontrolü yapma yükümlülüğü ve sorumluluğunun bulunmadığını, kamera, aydınlatma, tahrip teller gibi eksikliklerin tespit edilerek yazılı olarak sigortalıya bildirildiğini, hizmetin verilmeye başlamasından sonraki süreçte talep üzerine güvenlik personeli sayısının 3'ten 6'ya çıkarıldığını ve her 8 saatlik vardiyada 2 güvenlik personeli tarafından hizmet verilmeye başlanıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalının davalı ile olan sözleşmesine istinaden çalıştırdığı (3) adet güvenlik görevlisinin 200 dönümlük alanın tamamında 24 saat süreyle etkin bir şekilde güvenlik hizmeti sunmasının fiilen mümkün olmadığı, meydana gelen hırsızlık olaylarının sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığı, yapılan ödemenin hatır/lütuf ödemesi (ex gratia) niteliğinde olduğu ve davalıya rücu imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından ve sigorta poliçesinde “şantiye saha çevresinin tel örgü ile çevrili ve 24 saat bekçi kontrolü altında olması” klozunun yer almasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, “Montaj All Risk Sigorta Poliçesi” ile sigortalı malların hırsızlanması nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili istemidir.
İlk Derece Mahkemesince, hasarın poliçe teminatı kapsamında olmadığı, ödemenin lütuf ödemesi (ex gratia) niteliğinde olduğu ve davalıya rücu imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı ile sigortalı arasında düzenlenen “Mutabakatname&İbraname” başlıklı belge ile davacı, hasar ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını temlik almıştır. Başka bir deyişle, dava dışı sigortalı şirket, dava konusu hasar ile ilgili kendi akidi davalı ile aralarındaki "Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi" gereği talep edebileceği alacağını davacı ... şirketine temlik etmiştir.
Bu itibarla mahkemece, davacının sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre de talep hakkı bulunduğu kabul edilerek, davalının tazminat yükümlülüğünün iddia, savunma ve davalının kendi akidi ile yaptığı Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşme hükümleri de incelenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, hatalı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 01.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/659184500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz