Kurum kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1724 E. 2021/1223 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 297↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, mal/hizmetlerin aynı veya aynı tür veya benzer olduğu, başvuru "MK MAVİ KUMLAMA" ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markanın "MAVİ" ibarelerinden oluştuğu, davalı şirket markalarının asli unsurunu "mavi" kelimesi oluştururken davacının marka başvurusunun asli unsurunu "mavi kumlama” şeklindeki sıfat tamlamasının oluşturduğu, her iki tarafın markaları arasında bir çağrıştırma söz konusu olduğu, ancak, bu çağrıştırmanın "mavi” kelimesinin yarattığı renk algısı nedeniyle gerek orta seviyedeki gerek dikkat seviyesi daha yüksek olan tüketici zihninde akıllarda öncelikle RENK olarak bir algı yaratacağı, "mavi" kelimesinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, markalar arasındaki ortak olmayan unsurun yarattığı farklı algı nedeniyle taraf markaları arasında karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimali bulunmadığı, ayırt ediciliği zayıf taraf markaları arasında 556 sayılı KHK m. 8/1-b anlamında iltibas ihtimali bulunmadığı, somut uyuşmazlık açısından 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesinde aranan koşulların gerçekleşmediği, dava konusu YİDK kararının iptali koşularının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, TPMK YİDK’nın 2015-M-7087 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar vekillerince ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretlerin benzer olduğu, aksi yöndeki mahkeme gerekçesinin isabetli olmadığı, başvuru kapsamında yer alan 7., 35. ve 37. sınıftaki mal ve hizmetlerin mesnet markalar kapsamında da yer aldığı, bu nedenle anılan mal ve hizmetler bakımından iltibas tehlikesi bulunduğu, davalı şirket markaları tanınmış olsa da bu tanınmışlığın aynı tür olmayan mal ve hizmetler bakımından KHK’nın 8/4. maddesinde belirtilen riskleri oluşturacağının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı kurum kararının kararda gösterilen mal ve hizmetler bakımından kısmen iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava, davalı kurum kararının iptali istemine ilişkindir. Yukarıda da özetlendiği üzere, davacı “MK MAVİ KUMLAMA” ibaresini marka olarak tescil ettirmek için davalı kuruma başvurmuş, davalı şirketçe yapılan itiraz üzerine marka başvurusu kapsamındaki tüm mallar ve hizmetler bakımından reddedilmiş, davacı yanca marka başvurusunun reddine dair kurum kararının iptali için iş bu dava açılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince, hükmün gerekçe kısmında, tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretlerin benzer olduğu ve başvuru kapsamında bulunan ve gerekçede tek tek belirtilen 07., 35. ve 37. sınıftaki bir takım mal ve hizmetlerle mesnet markalarda bulunan mal ve hizmetler arasında aynılık/benzerlik bulunduğundan bahisle, belirtilen mal ve hizmetler bakımından iltibas oluştuğu, kalan mal ve hizmetler bakımından ise iltibas oluşmadığı sonucuna varıldığı görülmektedir. Mahkemenin anılan gerekçesiyle varılan sonuca göre, davaya konu YİDK kararının benzer bulunmayan mal ve hizmetler bakımından iptali gerektiği aşikardır. Ancak mahkemece, gerekçede varılan sonucunun tam aksine benzer bulunan mal ve hizmetler bakımından YİDK kararı iptal edilmiştir. Bu hal hüküm ve gerekçe arasında çelişki oluşturmakta olup, HMK’nın 297. ve 298/2 maddelerine aykırılık teşkil etmektedir. Bu itibarla, bölge adliye mahkemesince, hüküm ve gerekçe arasında çelişki oluşturur şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/4826 E. 2025/3190 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… ısı nedeniyle gerek orta seviyedeki gerek dikkat seviyesi daha yüksek olan tüketici zihninde akıllarda öncelikle RENK olarak bir algı yaratacağı, "mavi" kelimesinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu, markalar arasındaki ortak olmayan unsurun yarattığı farklı algı nedeniyle taraf markaları arasında karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimali bulunmad …
8/1-b anlamında «iltibas» ihtimali bulunmadığı, somut uyuşmazlık açısından 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesinde aranan koşulların gerçekleşmediği, dava konusu YİDK kararının iptali koşularının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, TPMK YİDK’nın 2015-M-7087 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
… ığı, başvuru kapsamında yer alan 7., 35. ve 37. sınıftaki mal ve hizmetlerin mesnet markalar kapsamında da yer aldığı, bu nedenle anılan mal ve hizmetler bakımından «iltibas» tehlikesi bulunduğu, davalı şirket markaları tanınmış olsa da bu tanınmışlığın aynı tür olmayan mal ve hizmetler bakımından KHK’nın 8/4. maddesinde belirtilen risk …
Benzer bu kararda… ge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvurusuna konu ibarenin "MAVİ ARABULUCULUK MERKEZİ" olduğu, başvuru konusu ibarede «karşılaştırmada esas» alınacak ibarenin "MAVİ" olduğu, zira ARABULUCULUK MERKEZİ ibaresinin «ayırt ediciliğinin» bulunmaması ve yan unsur olması nedeniyle «iltibas» karşılaştırmasında dikkate alınamayacağı, davalı markasının da "MAVİ" ibaresinden oluştuğu, bu itibarla taraf markalarında karşılaştırılacak ibarelerin aynı olduğu, "MAVİ" ibaresinin başvuru kapsamında bulunan emtia için zayıf bir ibare olarak da nitelendirilemeyeceği, bu nedenle de tarafların markalarının görsel, anlamsal ve işitsel olarak benzer olduğu ve iltibas riski taşıdığı, davalının itirazına mesnet markaları ile davacının başvurusunun kapsamında bulunan ve çıkarılan emtianın aynı/benzer olduğu, karşılaştırılan malların «dağıtım» kanalları, kullanım yöntemleri, hedeflenen halk kesimleri aynı olduğu gibi birbirlerini tamamlama veya birbiri yerine ikame edilebilme niteliklerinin de bulunduğu, dava konusu başvurunun «kötüniyetli» olarak yapıldığı hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
… rme Kurulu'nun (YİDK) nihai kararı ile başvurunun reddine karar verildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, başvurusunun yalnızca “mavi” sözcüğünden oluşmadığını, «arabuluculuk» merkezi olarak faaliyet göstereceklerini, YİDK kararında davalı taraf markasının tanınmış olduğunun kabul edildiğini, ancak tanınmış marka gerekçesiyle itirazının kabul edilmiş olmasının isabetli olmadığını, yaptıkları faaliyetin arabuluculuk merkezi işletme faaliyeti olduğunu, markalar arasında «iltibas» riski bulunmadığını ileri sürerek YİDK'in 2020/M-8996 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
… ptali istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince, taraf markalarını oluşturan işaretlerin bir bütün olarak nihai algıda birbirleri ile ilişkilendirilme ihtimali «dahil» karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince ise taraf markalarında karşılaştırılacak ibarelerin aynı olduğu, "MAVİ" ibaresinin başvuru kapsamında bulunan emtia için zayıf bir ibare olarak da nitelendirilemeyeceği, bu nedenle de taraf markalarının görsel, anlamsal ve işitsel olarak benzer olduğu ve «iltibas» riski taşıdığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karşılıklılık esası · arabuluculuk · kaldırma ve yeniden hüküm · kâr dağıtımı · kötüniyet · dahili dava
Benzer bu kararda… ge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvurusuna konu ibarenin "MAVİ ARABULUCULUK MERKEZİ" olduğu, başvuru konusu ibarede «karşılaştırmada esas» alınacak ibarenin "MAVİ" olduğu, zira ARABULUCULUK MERKEZİ ibaresinin «ayırt ediciliğinin» bulunmaması ve yan unsur olması nedeniyle «iltibas» karşılaştırmasında dikkate alınamayacağı, davalı markasının da "MAVİ" ibaresinden oluştuğu, bu itibarla taraf markalarında karşılaştırılacak ibarelerin aynı olduğu, "MAVİ" ibaresinin başvuru kapsamında bulunan emtia için zayıf bir ibare olarak da nitelendirilemeyeceği, bu nedenle de tarafların markalarının görsel, anlamsal ve işitsel olarak benzer olduğu ve iltibas riski taşıdığı, davalının itirazına mesnet markaları ile davacının başvurusunun kapsamında bulunan ve çıkarılan emtianın aynı/benzer olduğu, karşılaştırılan malların «dağıtım» kanalları, kullanım yöntemleri, hedeflenen halk kesimleri aynı olduğu gibi birbirlerini tamamlama veya birbiri yerine ikame edilebilme niteliklerinin de bulunduğu, dava konusu başvurunun «kötüniyetli» olarak yapıldığı hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
… nın esas unsurunun mavi ibaresi olduğunu, markaların işitsel, görsel, anlamsal olarak müvekkili markaları ile karıştırılabilecek düzeyde benzer olduğunu, markadaki “«arabuluculuk» merkezi” ibaresinin tali unsur olarak bulunduğunu, 41. sınıftaki hizmetler bakımından tanımlayıcı niteliği olduğunu, başvuru sahibinin «kötüniyetli» bulunduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… ilişkisinin mevcut olduğu, bununla birlikte taraf markaları karşılaştırıldığında, işaretlerin bir bütün olarak nihai algıda birbirleri ile ilişkilendirilme ihtimali «dahil» karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik taşımadıkları, davacının logosunda "MAVİ" ibaresinin tek başına kelime ve renk olarak kullanılmadığı, ayırt edici unsurlar olarak M harfinin el sıkışan insanlar, V harfinin ise A ve İ harflerini kefelerine almış bir terazi şeklinde resmedildiği, ilk bakışta Mavi kelimesinden çok bu unsurların dikkat çektiği, hukuk uyuşmazlıklarında «arabulucuğu» simgeleyen bu ayırt edici unsurlara ilaveten, "Arabuluculuk Merkezi" ibaresine de davacının logosunda yer verildiği, taraf markaları arasında okunuş benzerliği ols …
… rme Kurulu'nun (YİDK) nihai kararı ile başvurunun reddine karar verildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, başvurusunun yalnızca “mavi” sözcüğünden oluşmadığını, «arabuluculuk» merkezi olarak faaliyet göstereceklerini, YİDK kararında davalı taraf markasının tanınmış olduğunun kabul edildiğini, ancak tanınmış marka gerekçesiyle itirazının kabul edilmiş olmasının isabetli olmadığını, yaptıkları faaliyetin arabuluculuk merkezi işletme faaliyeti olduğunu, markalar arasında «iltibas» riski bulunmadığını ileri sürerek YİDK'in 2020/M-8996 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
-
Marka Tescili ve Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11579 E. 2011/13012 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:derdestlik
Benzer bu kararda… valılar yönünden açılan davalarda ise davalı, Mavi Gıda Gözetim Danışmanlık A.Ş. hakkında açılan davanın sabit olmaması, davalı ... hakkında açılan birleşen davanın «derdestlik», davalı ... adına kayıtlı 185807 nolu markanın kısmi hükümsüzlüğüne, her iki davadaki ilam isteminin ve davacının "Otel Mavi ve Şekil" ibareli markanın adına tesci …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/3244 E. 2024/4911 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:münfesihlik · resen terkin · re'sen terkin · yasal hasım · şirketin ihyası · sicilden terkin · rücuen tazminat · yargılama giderleri
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; usul ve kanuna uygun olarak işlem yaptıklarını, şirketin sermayesinin artırılmaması nedeniyle «münfesih» duruma düştüğünü, davanın reddine ve «yargıla giderlerinden» davalının sorumlu tutulmamasına karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 6102 sayılı Kanun Geçici 7 nci maddesi uyarınca sicilden «resen terkin» edilmiş olan «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki «şirket ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun «yargılama giderleri» kısmı yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2993 E. 2019/255 K.
Ortak:iltibas · Kurum kararının iptali
İncelediğiniz kararda8/1-b anlamında «iltibas» ihtimali bulunmadığı, somut uyuşmazlık açısından 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesinde aranan koşulların gerçekleşmediği, dava konusu YİDK kararının iptali koşularının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, TPMK YİDK’nın 2015-M-7087 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
… ığı, başvuru kapsamında yer alan 7., 35. ve 37. sınıftaki mal ve hizmetlerin mesnet markalar kapsamında da yer aldığı, bu nedenle anılan mal ve hizmetler bakımından «iltibas» tehlikesi bulunduğu, davalı şirket markaları tanınmış olsa da bu tanınmışlığın aynı tür olmayan mal ve hizmetler bakımından KHK’nın 8/4. maddesinde belirtilen risk …
… aki bir takım mal ve hizmetlerle mesnet markalarda bulunan mal ve hizmetler arasında aynılık/benzerlik bulunduğundan bahisle, belirtilen mal ve hizmetler bakımından «iltibas» oluştuğu, kalan mal ve hizmetler bakımından ise iltibas oluşmadığı sonucuna varıldığı görülmektedir.
Benzer bu kararda… le bağlantılı olduğu yahut başka bir nedenle karıştırılması ihtimalinin bulunduğu, bu nedenlerle taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında «iltibasın» oluştuğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı başvurusuna konu ‘Cris...’ ibareli markanın, itiraza mesnet, davacı adına tescilli ‘...’ esas unsurlu markalarla «iltibas» oluşturacak düzeyde benzer olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, markaların, iltibas ihtimali ile ilgili olarak bir bütün olarak karşılaştırması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1724 E. , 2021/1223 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.05.2018 tarih ve 2018/133 E. - 2018/171 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 28.02.2020 tarih ve 2018/2097 E. - 2020/283 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “MK MAVİ KUMLAMA” ibaresini marka olarak tescil ettirmek için davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, 2014/25903 kod numarasını alan başvuruya davalı şirketçe kendisi adına tescilli “Mavi” ibareli markalar mesnet gösterilmek suretiyle yapılan itirazın Markalar Dairesi tarafından kabul edildiğini ve başvurularının reddedildiğini, anılan karara karşı yaptıkları itirazın ise YİDK nezdinde kabul görmediğini ileri sürerek, davalı kurum kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, mal/hizmetlerin aynı veya aynı tür veya benzer olduğu, başvuru "MK MAVİ KUMLAMA" ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markanın "MAVİ" ibarelerinden oluştuğu, davalı şirket markalarının asli unsurunu "mavi" kelimesi oluştururken davacının marka başvurusunun asli unsurunu "mavi kumlama” şeklindeki sıfat tamlamasının oluşturduğu, her iki tarafın markaları arasında bir çağrıştırma söz konusu olduğu, ancak, bu çağrıştırmanın "mavi” kelimesinin yarattığı renk algısı nedeniyle gerek orta seviyedeki gerek dikkat seviyesi daha yüksek olan tüketici zihninde akıllarda öncelikle RENK olarak bir algı yaratacağı, "mavi" kelimesinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, markalar arasındaki ortak olmayan unsurun yarattığı farklı algı nedeniyle taraf markaları arasında karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimali bulunmadığı, ayırt ediciliği zayıf taraf markaları arasında 556 sayılı KHK m.
8/1-b anlamında iltibas ihtimali bulunmadığı, somut uyuşmazlık açısından 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesinde aranan koşulların gerçekleşmediği, dava konusu YİDK kararının iptali koşularının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, TPMK YİDK’nın 2015-M-7087 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar vekillerince ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretlerin benzer olduğu, aksi yöndeki mahkeme gerekçesinin isabetli olmadığı, başvuru kapsamında yer alan 7., 35. ve 37. sınıftaki mal ve hizmetlerin mesnet markalar kapsamında da yer aldığı, bu nedenle anılan mal ve hizmetler bakımından iltibas tehlikesi bulunduğu, davalı şirket markaları tanınmış olsa da bu tanınmışlığın aynı tür olmayan mal ve hizmetler bakımından KHK’nın 8/4. maddesinde belirtilen riskleri oluşturacağının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı kurum kararının kararda gösterilen mal ve hizmetler bakımından kısmen iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava, davalı kurum kararının iptali istemine ilişkindir. Yukarıda da özetlendiği üzere, davacı “MK MAVİ KUMLAMA” ibaresini marka olarak tescil ettirmek için davalı kuruma başvurmuş, davalı şirketçe yapılan itiraz üzerine marka başvurusu kapsamındaki tüm mallar ve hizmetler bakımından reddedilmiş, davacı yanca marka başvurusunun reddine dair kurum kararının iptali için iş bu dava açılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince, hükmün gerekçe kısmında, tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretlerin benzer olduğu ve başvuru kapsamında bulunan ve gerekçede tek tek belirtilen 07., 35. ve 37. sınıftaki bir takım mal ve hizmetlerle mesnet markalarda bulunan mal ve hizmetler arasında aynılık/benzerlik bulunduğundan bahisle, belirtilen mal ve hizmetler bakımından iltibas oluştuğu, kalan mal ve hizmetler bakımından ise iltibas oluşmadığı sonucuna varıldığı görülmektedir. Mahkemenin anılan gerekçesiyle varılan sonuca göre, davaya konu YİDK kararının benzer bulunmayan mal ve hizmetler bakımından iptali gerektiği aşikardır. Ancak mahkemece, gerekçede varılan sonucunun tam aksine benzer bulunan mal ve hizmetler bakımından YİDK kararı iptal edilmiştir.
Bu hal hüküm ve gerekçe arasında çelişki oluşturmakta olup, HMK’nın 297. ve 298/2 maddelerine aykırılık teşkil etmektedir. Bu itibarla, bölge adliye mahkemesince, hüküm ve gerekçe arasında çelişki oluşturur şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 15.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/655807600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz