Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/3244 E. 2024/4911 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münfesihlik↗ resen terkin↗ re'sen terkin↗ yasal hasım↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ sicilden terkin↗ rücuen tazminat↗ yargılama giderleri↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ tüzel kişilik↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ vekalet ücreti↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/908 E., 2023/49 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun yargılama giderleri kısmı yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; ihyası talep edilen şirketin işçilerinden Yılmaz Gülsoy’un 28.10.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle maluliyetinin oluştuğunu, İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinin 2018/399 E. sayılı dosyasında açılan rücuen tazminat davasında şirketin terkin edildiğinin anlaşılması nedeniyle mahkemece davalı ... Kumlama Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.’nin ihyası için süre verildiğini ileri sürerek, iş mahkemesinde yargılamanın devam ettirilmesi için davalı ... Kumlama Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.’nin tüzel kişiliğinin ihyasına ve şirkete tasfiye memuru tayinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usul ve kanuna uygun olarak işlem yaptıklarını, şirketin sermayesinin artırılmaması nedeniyle münfesih duruma düştüğünü, davanın reddine ve yargıla giderlerinden davalının sorumlu tutulmamasına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, sicilden terkin edilen şirketin İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinde devam eden dava nedeniyle ek tasfiyesinin gerektiği, davacının talebinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) Geçici 7 nci maddesi koşullarını taşıdığı gerekçesi ile davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 258557-0 sicil numarasında kayıtlı iken re'sen terkin edilen ... Kumlama Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinin İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinin 2018/399 E. sayılı dosyadaki yargılama ile sınırlı olmak üzere ihyasına, Nezaket Çalışkan'ın re'sen tasfiye memuru olarak atanmasına, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin re'sen terkin işlemlerinin hukuka uygun olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının tesis ettiği işlemin hatalı olduğu kabul edilerek yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin doğru olmadığı, davalının yasal hasım bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6102 sayılı Kanun Geçici 7 nci maddesi uyarınca sicilden resen terkin edilmiş olan şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun Geçici 7 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2392 E. 2023/2554 K.
Ortak:şirketin ihyası · sicilden terkin · yargılama giderleri · ihya · tasfiye memuru · tüzel kişilik · hukuki yarar · yargılama gideri · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki «şirket ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Şti.’nin «tüzel kişiliğinin» ihyasına ve şirkete «tasfiye memuru» tayinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, «sicilden terkin» edilen şirketin İstanbul Anadolu 20.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenen şirketin, 23.07.2018 tarihinde tasfiyesine karar verildiği, halen «tasfiye» halinde olduğu ancak henüz tasfiyenin tamamlanmadığı, aktif göründüğü ve «sicilden terkin» edilmediği, «tüzel kişiliğinin» devam ettiği, bu durumda «ihya davası» açmakta «hukuki yarar» olmadığı, hukuki yararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesine göre dava şartı olduğu, dava şartlarının resen davanın her aşamasında nazara alınacağı gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, ihya davasının açılmasında «hukuki yararın» bulunup bulunmadığı ile davalı lehine «yargılama giderlerine» hükmedilip hükmedilemeyeceği uyuşmazlık konusudur.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen Tasfiye halinde Metkumsan Kumlama ve Boya Sanayi Ltd.Şti'nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı iken tasfiyeye girdiği, «tasfiye» kapanışı yapılmadığı ve şirketin ticaret sicilden «kaydının» «terkin» edilmediğinden mahkemece davaya konu şirketin tasfiye sürece tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dava hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmiş olup, davacı 6100 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesi uyarınca «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu olduğundan davalı Sicil Müdürlüğü lehine vekâlet ücreti hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin is …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usul ekonomisi · ihya davası · dava şartı yokluğu · usulden reddi · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenen şirketin, 23.07.2018 tarihinde tasfiyesine karar verildiği, halen «tasfiye» halinde olduğu ancak henüz tasfiyenin tamamlanmadığı, aktif göründüğü ve «sicilden terkin» edilmediği, «tüzel kişiliğinin» devam ettiği, bu durumda «ihya davası» açmakta «hukuki yarar» olmadığı, hukuki yararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesine göre dava şartı olduğu, dava şartlarının resen davanın her aşamasında nazara alınacağı gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
İş Mahkemesinin 08.03.2022 tarih, 2021/300 E. ve 2021/616 K. sayılı mahkeme ilamının vekâlet ücreti yönünden bozulmasını ve «usul ekonomisi» yönünden dosya üzerinden yeniden hüküm tesis edilerek müvekkili kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen Tasfiye halinde Metkumsan Kumlama ve Boya Sanayi Ltd.Şti'nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı iken tasfiyeye girdiği, «tasfiye» kapanışı yapılmadığı ve şirketin ticaret sicilden «kaydının» «terkin» edilmediğinden mahkemece davaya konu şirketin tasfiye sürece tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dava hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmiş olup, davacı 6100 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesi uyarınca «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu olduğundan davalı Sicil Müdürlüğü lehine vekâlet ücreti hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin is …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1724 E. 2021/1223 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik · iltibas
Benzer bu kararda… ısı nedeniyle gerek orta seviyedeki gerek dikkat seviyesi daha yüksek olan tüketici zihninde akıllarda öncelikle RENK olarak bir algı yaratacağı, "mavi" kelimesinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu, markalar arasındaki ortak olmayan unsurun yarattığı farklı algı nedeniyle taraf markaları arasında karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimali bulunmad …
8/1-b anlamında «iltibas» ihtimali bulunmadığı, somut uyuşmazlık açısından 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesinde aranan koşulların gerçekleşmediği, dava konusu YİDK kararının iptali koşularının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, TPMK YİDK’nın 2015-M-7087 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
… ığı, başvuru kapsamında yer alan 7., 35. ve 37. sınıftaki mal ve hizmetlerin mesnet markalar kapsamında da yer aldığı, bu nedenle anılan mal ve hizmetler bakımından «iltibas» tehlikesi bulunduğu, davalı şirket markaları tanınmış olsa da bu tanınmışlığın aynı tür olmayan mal ve hizmetler bakımından KHK’nın 8/4. maddesinde belirtilen risk …
… aki bir takım mal ve hizmetlerle mesnet markalarda bulunan mal ve hizmetler arasında aynılık/benzerlik bulunduğundan bahisle, belirtilen mal ve hizmetler bakımından «iltibas» oluştuğu, kalan mal ve hizmetler bakımından ise iltibas oluşmadığı sonucuna varıldığı görülmektedir.
-
Borçlu olmadığının tespiti | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2111 E. 2022/6315 K.
Ortak:hukuki yarar · yargılama gideri · vekalet ücreti · dava şartı
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, «sicilden terkin» edilen şirketin İstanbul Anadolu 20.
İş Mahkemesinin 2018/399 E. sayılı dosyadaki yargılama ile sınırlı olmak üzere ihyasına, Nezaket Çalışkan'ın re'sen «tasfiye memuru» olarak atanmasına, davacı tarafından yapılan «yargılama giderlerinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının tesis ettiği işlemin hatalı olduğu kabul edilerek «yargılama giderlerinin» davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin doğru olmadığı, davalının «yasal hasım» bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞti.'ne verilmesine denilmiş olmakla birlikte ilama aykırı olarak düzenlenen 4-5 örnek icra emrinde yapılan hatanın düzeltilmesine, «asıl alacak» olarak ilam «vekalet ücreti» olan 8.119,85 TL, «yargılama gideri» olan 2.115,48 TL üzerinden takibe devam edilmesine" karar verildiği, davacının «maddi hata» olarak düzeltilmesi mümkün görülen dava konusu olayda eldeki davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı, davalı tarafın «kötü niyet tazminatı» talebinin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Şti., ... ve ... olduğu, takip konusu asıl alacağın 78.123,14 TL, «yargılama gideri» alacağının 2.115,48 TL, «vekalet ücreti» alacağının 8.119,85 TL, «işlemiş faiz» alacağının 104.127,73 TL, «ihtiyati haciz» vekalet ücretinin 220,00 TL, ihtiyati haciz giderinin 59,85 TL olup toplam alacağın 192.766,05 TL olarak gösterildiği, «ödeme emri tebliğlerinin» yapıldığı, 21/04/2017 tarihli dilekçe ile ...'ın icra müdürlüğünce yapılan takipte alacaklının Cemre Kumlama Boyama İnşaat Çelik Konstrüksiyon San.
Şti. olması gerekirken takip alacaklısının ... gözüktüğünü, ...'ın firma yetkilisi olmadığını, bu sebeple ... tarafından yapılan «icra takibinin durdurulması» hususunda işlem yapılmasını istediği, bu talebin icra müdürlüğünce 21/04/2017 tarihinde değerlendirildiği, «ihtiyati haciz» kararı ve dayanak ilamda alacaklının ... olarak verilmesinden dolayı durdurma talebinin reddine karar verildiği, alacaklı ... vekilince icra müdürlüğüne 22/06/2017 tarihli dilekçe sunulduğu, yukarıda bahsedilen konularda «maddi hata» yapıldığını, bu hatanın müdürlükçe de fark edilmediğini, mahkeme ilamında ...'a ödenmesine karar verilen icra takibindeki «icra vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» ilişkin alacak hakları hariç olmak üzere «asıl alacak», «işlemiş faiz», ihtiyati haciz vekalet ücreti, ihtiyati haciz gideri alacaklarından vazgeçtiklerini beyan ettiği, beyan üzerine aynı tarihte "takip müstenidi Karşıyaka Asliye Tic …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:icra vekalet ücreti · icra takibinin durdurulması · ödeme emri tebliği · davanın konusuz kalması · maddi hatanın düzeltilmesi · takibin durdurulması · ödeme emri · maddi hata
Benzer bu karardaŞti. olması gerekirken takip alacaklısının ... gözüktüğünü, ...'ın firma yetkilisi olmadığını, bu sebeple ... tarafından yapılan «icra takibinin durdurulması» hususunda işlem yapılmasını istediği, bu talebin icra müdürlüğünce 21/04/2017 tarihinde değerlendirildiği, «ihtiyati haciz» kararı ve dayanak ilamda alacaklının ... olarak verilmesinden dolayı durdurma talebinin reddine karar verildiği, alacaklı ... vekilince icra müdürlüğüne 22/06/2017 tarihli dilekçe sunulduğu, yukarıda bahsedilen konularda «maddi hata» yapıldığını, bu hatanın müdürlükçe de fark edilmediğini, mahkeme ilamında ...'a ödenmesine karar verilen icra takibindeki «icra vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» ilişkin alacak hakları hariç olmak üzere «asıl alacak», «işlemiş faiz», ihtiyati haciz vekalet ücreti, ihtiyati haciz gideri alacaklarından vazgeçtiklerini beyan ettiği, beyan üzerine aynı tarihte "takip müstenidi Karşıyaka Asliye Tic …
Mahkemece, davalının davaya cevabında, «maddi hatanın düzeltilmesi» yönünde yaptıkları 22/06/2017 tarihli başvuru sonucu verilen kararı da belirttikleri dikkate alınarak davanın, icra takibinde talep olunan ve maddi hata dilekçesi sonucu düzeltilen kısmına göre «davanın konusuz kalması» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına» hükmedilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince yazılı şekilde verilen karara yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru g …
Şti., ... ve ... olduğu, takip konusu asıl alacağın 78.123,14 TL, «yargılama gideri» alacağının 2.115,48 TL, «vekalet ücreti» alacağının 8.119,85 TL, «işlemiş faiz» alacağının 104.127,73 TL, «ihtiyati haciz» vekalet ücretinin 220,00 TL, ihtiyati haciz giderinin 59,85 TL olup toplam alacağın 192.766,05 TL olarak gösterildiği, «ödeme emri tebliğlerinin» yapıldığı, 21/04/2017 tarihli dilekçe ile ...'ın icra müdürlüğünce yapılan takipte alacaklının Cemre Kumlama Boyama İnşaat Çelik Konstrüksiyon San.
Şti.'ne verilmesine denilmiş olmakla birlikte ilama aykırı olarak düzenlenen 4-5 örnek icra emrinde yapılan hatanın düzeltilmesine, «asıl alacak» olarak ilam «vekalet ücreti» olan 8.119,85 TL, «yargılama gideri» olan 2.115,48 TL üzerinden takibe devam edilmesine" karar verildiği, davacının «maddi hata» olarak düzeltilmesi mümkün görülen dava konusu olayda eldeki davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı, davalı tarafın «kötü niyet tazminatı» talebinin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Borçlu olmadığının tespiti | İtirazın iptali | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2310 E. 2024/827 K.
Ortak:yargılama giderleri · hukuki yarar · yargılama gideri · vekalet ücreti · dava şartı
İncelediğiniz karardaKararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun «yargılama giderleri» kısmı yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; usul ve kanuna uygun olarak işlem yaptıklarını, şirketin sermayesinin artırılmaması nedeniyle «münfesih» duruma düştüğünü, davanın reddine ve «yargıla giderlerinden» davalının sorumlu tutulmamasına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, «sicilden terkin» edilen şirketin İstanbul Anadolu 20.
Benzer bu kararda2.İcra Müdürlüğünün 2016/4653 E. sayılı dosyasına sunulan dilekçe ile bu hatanın düzeltilmesinin istendiğini, ayrıca ilamda davacı sıfatını «taşıyan» ...'ın belirtildiğini, bu hatanın düzeltilmesi için mahkeme ilamında ...'a ödenmesine karar verilen ilam «vekalet ücreti» ve «yargılama giderleri» dışındaki diğer alacak kalemlerinden vazgeçildiğinin bildirilerek, vazgeçme beyanı doğrultusunda takibin bundan sonra «asıl alacak» olarak ilam vekalet ücreti ve «yargılama gideri» üzerinden devam etmesine, alacak kalemlerinin bu şekilde düzeltilmesine karar verilmesinin istendiğini, istemin kabul edilerek, icra müdürlüğünce yapılan hatanın d …
Şti.'ne verilmesine denilmiş olmakla birlikte ilama aykırı olarak düzenlenen 4-5 örnek icra emrinde yapılan hatanın düzeltilmesine, «asıl alacak» olarak ilam «vekalet ücreti» olan 8.119,85 TL, «yargılama gideri» olan 2.115,48 TL üzerinden takibe devam edilmesine" karar verildiği, davacının «maddi hata» olarak düzeltilmesi mümkün görülen dava konusu olayda eldeki davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı, davalı tarafın «kötü niyet tazminatı» talebinin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… ileri sürdüğü, davalı vekili tarafından 22.06.2017 tarihinde icra dairesine verilen dilekçede, ilam icraya konulurken sehven alacaklı olarak ilamda davacı sıfatını «taşıyan» ...’ın adına yer verildiğini, bu hatanın düzeltilmesi için takibe dayanak ilamda ...’a ödenmesine karar verilen, icra takibindeki ilam «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» ilişkin alacak hakları hariç diğer alacak kalemlerinden vazgeçtiklerini, takibin buna göre devamını talep etiklerini belirttiği, icra dairesince aynı tarihte davalı vekilinin talebinin kabulüne karar verildiği, bu durumda, dava açıldığı tarih itibarı ile davacının dava açmakta «hukuki yararının» olduğu, mahkemece, davalının davaya cevabında, «maddi hatanın düzeltilmesi» yönünde yaptıkları 22.06.2017 tarihli başvuru sonucu verilen kararı da belirttikleri dikkate alınarak davanın, icra takibinde talep olunan ve maddi hata dilekçesi sonucu düzeltilen kısmına göre «davanın konusuz kalması» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına» hükmedilmesi gerektiğine işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:icra vekalet ücreti · icra takibinin durdurulması · ödeme emri tebliği · davanın konusuz kalması · maddi hatanın düzeltilmesi · takibin durdurulması · ödeme emri · kötüniyet tazminatı
Benzer bu karardaŞti. olması gerekirken takip alacaklısının ... gözüktüğünü, ...'ın firma yetkilisi olmadığını, bu sebeple ... tarafından yapılan «icra takibinin durdurulması» hususunda işlem yapılmasını istediği, bu talebin icra müdürlüğünce 21.04.2017 tarihinde değerlendirildiği, «ihtiyati haciz» kararı ve dayanak ilamda alacaklının ... olarak verilmesinden dolayı durdurma talebinin reddine karar verildiği, alacaklı ... vekilince icra müdürlüğüne 22.06.2017 tarihli dilekçe sunulduğu, yukarıda bahsedilen konularda «maddi hata» yapıldığını, bu hatanın müdürlükçe de fark edilmediğini, mahkeme ilamında ...'a ödenmesine karar verilen icra takibindeki «icra vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» ilişkin alacak hakları hariç olmak üzere «asıl alacak», «işlemiş faiz», ihtiyati haciz vekalet ücreti, ihtiyati haciz gideri alacaklarından vazgeçtiklerini beyan ettiği, beyan üzerine aynı tarihte "takip müstenidi ...
Şti., ... ... ... ve ... olduğu, takip konusu asıl alacağın 78.123,14 TL, «yargılama gideri» alacağının 2.115,48 TL, «vekalet ücreti» alacağının 8.119,85 TL, «işlemiş faiz» alacağının 104.127,73 TL, «ihtiyati haciz» vekalet ücretinin 220,00 TL, ihtiyati haciz giderinin 59,85 TL olup toplam alacağın 192.766,05 TL olarak gösterildiği, «ödeme emri tebliğlerinin» yapıldığı, 21.4.2017 tarihli dilekçe ile ...'ın icra müdürlüğünce yapılan takipte alacaklının ...
… ileri sürdüğü, davalı vekili tarafından 22.06.2017 tarihinde icra dairesine verilen dilekçede, ilam icraya konulurken sehven alacaklı olarak ilamda davacı sıfatını «taşıyan» ...’ın adına yer verildiğini, bu hatanın düzeltilmesi için takibe dayanak ilamda ...’a ödenmesine karar verilen, icra takibindeki ilam «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» ilişkin alacak hakları hariç diğer alacak kalemlerinden vazgeçtiklerini, takibin buna göre devamını talep etiklerini belirttiği, icra dairesince aynı tarihte davalı vekilinin talebinin kabulüne karar verildiği, bu durumda, dava açıldığı tarih itibarı ile davacının dava açmakta «hukuki yararının» olduğu, mahkemece, davalının davaya cevabında, «maddi hatanın düzeltilmesi» yönünde yaptıkları 22.06.2017 tarihli başvuru sonucu verilen kararı da belirttikleri dikkate alınarak davanın, icra takibinde talep olunan ve maddi hata dilekçesi sonucu düzeltilen kısmına göre «davanın konusuz kalması» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına» hükmedilmesi gerektiğine işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
… myiz dilekçesinde özetle; bozmaya uyulduğu halde bozmaya uygun karar verilmediğini, kararın gerekçesiz olduğunu, davacının davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, «davanın konusuz kalması» nedeniyle davanın açıldığı tarih itibariyle tarafların haklılık durumuna göre karar verilmesi gerektiğini, aleyhlerine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinin hatalı olduğunu, lehine «kötüniyet tazminatına» hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/3244 E. , 2024/4911 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/2552 Esas, 2024/414 Karar
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/908 E., 2023/49 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun yargılama giderleri kısmı yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; ihyası talep edilen şirketin işçilerinden Yılmaz Gülsoy’un 28.10.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle maluliyetinin oluştuğunu, İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinin 2018/399 E. sayılı dosyasında açılan rücuen tazminat davasında şirketin terkin edildiğinin anlaşılması nedeniyle mahkemece davalı ... Kumlama Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.’nin ihyası için süre verildiğini ileri sürerek, iş mahkemesinde yargılamanın devam ettirilmesi için davalı ... Kumlama Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.’nin tüzel kişiliğinin ihyasına ve şirkete tasfiye memuru tayinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usul ve kanuna uygun olarak işlem yaptıklarını, şirketin sermayesinin artırılmaması nedeniyle münfesih duruma düştüğünü, davanın reddine ve yargıla giderlerinden davalının sorumlu tutulmamasına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, sicilden terkin edilen şirketin İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinde devam eden dava nedeniyle ek tasfiyesinin gerektiği, davacının talebinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) Geçici 7 nci maddesi koşullarını taşıdığı gerekçesi ile davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 258557-0 sicil numarasında kayıtlı iken re'sen terkin edilen ... Kumlama Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinin İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinin 2018/399 E. sayılı dosyadaki yargılama ile sınırlı olmak üzere ihyasına, Nezaket Çalışkan'ın re'sen tasfiye memuru olarak atanmasına, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin re'sen terkin işlemlerinin hukuka uygun olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının tesis ettiği işlemin hatalı olduğu kabul edilerek yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin doğru olmadığı, davalının yasal hasım bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6102 sayılı Kanun Geçici 7 nci maddesi uyarınca sicilden resen terkin edilmiş olan şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun Geçici 7 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060964600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz