YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/4826 E. 2025/3190 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karşılıklılık esası↗ arabuluculuk↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kâr dağıtımı↗ kötüniyet↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ dahili dava↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2020/397 E., 2021/421 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2019/105978 sayılı "MAVİ ARABULUCULUK MERKEZİ" ibareli marka başvurusuna davalı tarafça "MAVİ" esas unsurlu markalarına istinaden yapılan itiraz sonucunda Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) nihai kararı ile başvurunun reddine karar verildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, başvurusunun yalnızca “mavi” sözcüğünden oluşmadığını, arabuluculuk merkezi olarak faaliyet göstereceklerini, YİDK kararında davalı taraf markasının tanınmış olduğunun kabul edildiğini, ancak tanınmış marka gerekçesiyle itirazının kabul edilmiş olmasının isabetli olmadığını, yaptıkları faaliyetin arabuluculuk merkezi işletme faaliyeti olduğunu, markalar arasında iltibas riski bulunmadığını ileri sürerek YİDK'in 2020/M-8996 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin tanınmış “MAVİ” markalarının sahibi olduğunu, markalarının birçok sınıfta koruma altında olduğunu, dava konusu markanın tesciline izin verilmesi halinde müvekkili markalarının serisi olarak algılanabileceğini, davacının başvurusu kapsamında yer alan mal ve hizmet sınıflarının müvekkilinin ürün ve hizmetleri ile benzer olduklarını, dava konusu markanın esas unsurunun mavi ibaresi olduğunu, markaların işitsel, görsel, anlamsal olarak müvekkili markaları ile karıştırılabilecek düzeyde benzer olduğunu, markadaki “arabuluculuk merkezi” ibaresinin tali unsur olarak bulunduğunu, 41. sınıftaki hizmetler bakımından tanımlayıcı niteliği olduğunu, başvuru sahibinin kötüniyetli bulunduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının 2019/105978 sayılı "MAVİ ARABULUCULUK MERKEZİ" ibareli marka başvurusu kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler ile davalının redde gerekçe markaları kapsamında yer alan emtia açısından taraf markaları arasında aynı, aynı tür ya da benzerlik düzeyinde emtia ilişkisinin mevcut olduğu, bununla birlikte taraf markaları karşılaştırıldığında, tüketici nezdinde işaretler arasında “MAVİ” ibaresinden kaynaklı çağrışımsal benzerliğin gerek orta seviyede gerek dikkat seviyesi daha yüksek olan tüketici zihninde öncelikli olarak bu ibarenin bir renk adı olmasından kaynaklı oluşacağından bahsedilmesi mümkün olmakla birlikte aynı tüketiciler nezdinde, taraf markalarını oluşturan işaretlerin nihai algıları itibariyle birbirlerinden farklı iktisadi kaynaklara ait iki ayrı marka olduğu yönünde bir izlenimin de meydana geleceği, işaretlerin bir bütün olarak nihai algıda birbirleri ile ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik taşımadıkları gerekçesiyle davanın kabulüne YİDK'in 29.10.2020 tarih 2020/M-8996 sayılı kararının iptaline karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvurusuna konu ibarenin "MAVİ ARABULUCULUK MERKEZİ" olduğu, başvuru konusu ibarede karşılaştırmada esas alınacak ibarenin "MAVİ" olduğu, zira ARABULUCULUK MERKEZİ ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmaması ve yan unsur olması nedeniyle iltibas karşılaştırmasında dikkate alınamayacağı, davalı markasının da "MAVİ" ibaresinden oluştuğu, bu itibarla taraf markalarında karşılaştırılacak ibarelerin aynı olduğu, "MAVİ" ibaresinin başvuru kapsamında bulunan emtia için zayıf bir ibare olarak da nitelendirilemeyeceği, bu nedenle de tarafların markalarının görsel, anlamsal ve işitsel olarak benzer olduğu ve iltibas riski taşıdığı, davalının itirazına mesnet markaları ile davacının başvurusunun kapsamında bulunan ve çıkarılan emtianın aynı/benzer olduğu, karşılaştırılan malların dağıtım kanalları, kullanım yöntemleri, hedeflenen halk kesimleri aynı olduğu gibi birbirlerini tamamlama veya birbiri yerine ikame edilebilme niteliklerinin de bulunduğu, dava konusu başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığı hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince, taraf markalarını oluşturan işaretlerin bir bütün olarak nihai algıda birbirleri ile ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince ise taraf markalarında karşılaştırılacak ibarelerin aynı olduğu, "MAVİ" ibaresinin başvuru kapsamında bulunan emtia için zayıf bir ibare olarak da nitelendirilemeyeceği, bu nedenle de taraf markalarının görsel, anlamsal ve işitsel olarak benzer olduğu ve iltibas riski taşıdığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının 2019/105978 sayılı "MAVİ ARABULUCULUK MERKEZİ" ibareli marka başvurusu kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler ile davalının "MAVİ" esas unsurlu redde gerekçe markaları kapsamında yer alan emtia açısından taraf markaları arasında aynı, aynı tür ya da benzerlik düzeyinde emtia ilişkisinin mevcut olduğu, bununla birlikte taraf markaları karşılaştırıldığında, işaretlerin bir bütün olarak nihai algıda birbirleri ile ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik taşımadıkları, davacının logosunda "MAVİ" ibaresinin tek başına kelime ve renk olarak kullanılmadığı, ayırt edici unsurlar olarak M harfinin el sıkışan insanlar, V harfinin ise A ve İ harflerini kefelerine almış bir terazi şeklinde resmedildiği, ilk bakışta Mavi kelimesinden çok bu unsurların dikkat çektiği, hukuk uyuşmazlıklarında arabulucuğu simgeleyen bu ayırt edici unsurlara ilaveten, "Arabuluculuk Merkezi" ibaresine de davacının logosunda yer verildiği, taraf markaları arasında okunuş benzerliği olsa da görsel olarak davacı markası farklılaştırıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı ve yanılgılı değerlendirme ile yukarıda yazılı gerekçe ile Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1724 E. 2021/1223 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… ge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvurusuna konu ibarenin "MAVİ ARABULUCULUK MERKEZİ" olduğu, başvuru konusu ibarede «karşılaştırmada esas» alınacak ibarenin "MAVİ" olduğu, zira ARABULUCULUK MERKEZİ ibaresinin «ayırt ediciliğinin» bulunmaması ve yan unsur olması nedeniyle «iltibas» karşılaştırmasında dikkate alınamayacağı, davalı markasının da "MAVİ" ibaresinden oluştuğu, bu itibarla taraf markalarında karşılaştırılacak ibarelerin aynı olduğu, "MAVİ" ibaresinin başvuru kapsamında bulunan emtia için zayıf bir ibare olarak da nitelendirilemeyeceği, bu nedenle de tarafların markalarının görsel, anlamsal ve işitsel olarak benzer olduğu ve iltibas riski taşıdığı, davalının itirazına mesnet markaları ile davacının başvurusunun kapsamında bulunan ve çıkarılan emtianın aynı/benzer olduğu, karşılaştırılan malların «dağıtım» kanalları, kullanım yöntemleri, hedeflenen halk kesimleri aynı olduğu gibi birbirlerini tamamlama veya birbiri yerine ikame edilebilme niteliklerinin de bulunduğu, dava konusu başvurunun «kötüniyetli» olarak yapıldığı hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
… rme Kurulu'nun (YİDK) nihai kararı ile başvurunun reddine karar verildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, başvurusunun yalnızca “mavi” sözcüğünden oluşmadığını, «arabuluculuk» merkezi olarak faaliyet göstereceklerini, YİDK kararında davalı taraf markasının tanınmış olduğunun kabul edildiğini, ancak tanınmış marka gerekçesiyle itirazının kabul edilmiş olmasının isabetli olmadığını, yaptıkları faaliyetin arabuluculuk merkezi işletme faaliyeti olduğunu, markalar arasında «iltibas» riski bulunmadığını ileri sürerek YİDK'in 2020/M-8996 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
… ptali istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince, taraf markalarını oluşturan işaretlerin bir bütün olarak nihai algıda birbirleri ile ilişkilendirilme ihtimali «dahil» karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince ise taraf markalarında karşılaştırılacak ibarelerin aynı olduğu, "MAVİ" ibaresinin başvuru kapsamında bulunan emtia için zayıf bir ibare olarak da nitelendirilemeyeceği, bu nedenle de taraf markalarının görsel, anlamsal ve işitsel olarak benzer olduğu ve «iltibas» riski taşıdığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ısı nedeniyle gerek orta seviyedeki gerek dikkat seviyesi daha yüksek olan tüketici zihninde akıllarda öncelikle RENK olarak bir algı yaratacağı, "mavi" kelimesinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu, markalar arasındaki ortak olmayan unsurun yarattığı farklı algı nedeniyle taraf markaları arasında karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimali bulunmad …
8/1-b anlamında «iltibas» ihtimali bulunmadığı, somut uyuşmazlık açısından 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesinde aranan koşulların gerçekleşmediği, dava konusu YİDK kararının iptali koşularının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, TPMK YİDK’nın 2015-M-7087 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
… ığı, başvuru kapsamında yer alan 7., 35. ve 37. sınıftaki mal ve hizmetlerin mesnet markalar kapsamında da yer aldığı, bu nedenle anılan mal ve hizmetler bakımından «iltibas» tehlikesi bulunduğu, davalı şirket markaları tanınmış olsa da bu tanınmışlığın aynı tür olmayan mal ve hizmetler bakımından KHK’nın 8/4. maddesinde belirtilen risk …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Marka Tescili ve Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11579 E. 2011/13012 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:derdestlik
Benzer bu kararda… valılar yönünden açılan davalarda ise davalı, Mavi Gıda Gözetim Danışmanlık A.Ş. hakkında açılan davanın sabit olmaması, davalı ... hakkında açılan birleşen davanın «derdestlik», davalı ... adına kayıtlı 185807 nolu markanın kısmi hükümsüzlüğüne, her iki davadaki ilam isteminin ve davacının "Otel Mavi ve Şekil" ibareli markanın adına tesci …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3656 E. 2020/2359 K.
Ortak:arabuluculuk
İncelediğiniz kararda… rme Kurulu'nun (YİDK) nihai kararı ile başvurunun reddine karar verildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, başvurusunun yalnızca “mavi” sözcüğünden oluşmadığını, «arabuluculuk» merkezi olarak faaliyet göstereceklerini, YİDK kararında davalı taraf markasının tanınmış olduğunun kabul edildiğini, ancak tanınmış marka gerekçesiyle itirazının kabul edilmiş olmasının isabetli olmadığını, yaptıkları faaliyetin arabuluculuk merkezi işletme faaliyeti olduğunu, markalar arasında «iltibas» riski bulunmadığını ileri sürerek YİDK'in 2020/M-8996 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
… nın esas unsurunun mavi ibaresi olduğunu, markaların işitsel, görsel, anlamsal olarak müvekkili markaları ile karıştırılabilecek düzeyde benzer olduğunu, markadaki “«arabuluculuk» merkezi” ibaresinin tali unsur olarak bulunduğunu, 41. sınıftaki hizmetler bakımından tanımlayıcı niteliği olduğunu, başvuru sahibinin «kötüniyetli» bulunduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… ilişkisinin mevcut olduğu, bununla birlikte taraf markaları karşılaştırıldığında, işaretlerin bir bütün olarak nihai algıda birbirleri ile ilişkilendirilme ihtimali «dahil» karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik taşımadıkları, davacının logosunda "MAVİ" ibaresinin tek başına kelime ve renk olarak kullanılmadığı, ayırt edici unsurlar olarak M harfinin el sıkışan insanlar, V harfinin ise A ve İ harflerini kefelerine almış bir terazi şeklinde resmedildiği, ilk bakışta Mavi kelimesinden çok bu unsurların dikkat çektiği, hukuk uyuşmazlıklarında «arabulucuğu» simgeleyen bu ayırt edici unsurlara ilaveten, "Arabuluculuk Merkezi" ibaresine de davacının logosunda yer verildiği, taraf markaları arasında okunuş benzerliği ols …
Benzer bu kararda… üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce «arabulucuya başvurulmuş» olması dava şartıdır."düzenlemesine göre; davacının alacak talebinin, Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre «mutlak ticari» davalardan olduğu, mutlak ticari alacak talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu ve davacının arabulucuya başvurmadığı gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğu» sebebiyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince. ilk derece mahkemesince ticari davada «arabulucuk» dava şartının aranmasının hukuka uygun olduğu, dosyada davacının dava açmadan önce «arabuluculuk başvurusu» yapmadığını ilk derece mahkemesinin «ihtarı» üzerine 24/01/2019 tarihli dilekçe ile beyan ettiği, ilk derece mahkemesinin davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddi» yönündeki kararında isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:arabuluculuk başvurusu · mutlak ticari dava · dava şartı yokluğu · usulden reddi · ihtar
Benzer bu kararda… üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce «arabulucuya başvurulmuş» olması dava şartıdır."düzenlemesine göre; davacının alacak talebinin, Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre «mutlak ticari» davalardan olduğu, mutlak ticari alacak talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu ve davacının arabulucuya başvurmadığı gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğu» sebebiyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince. ilk derece mahkemesince ticari davada «arabulucuk» dava şartının aranmasının hukuka uygun olduğu, dosyada davacının dava açmadan önce «arabuluculuk başvurusu» yapmadığını ilk derece mahkemesinin «ihtarı» üzerine 24/01/2019 tarihli dilekçe ile beyan ettiği, ilk derece mahkemesinin davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddi» yönündeki kararında isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6605 E. 2022/991 K.
Ortak:arabuluculuk
İncelediğiniz kararda… rme Kurulu'nun (YİDK) nihai kararı ile başvurunun reddine karar verildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, başvurusunun yalnızca “mavi” sözcüğünden oluşmadığını, «arabuluculuk» merkezi olarak faaliyet göstereceklerini, YİDK kararında davalı taraf markasının tanınmış olduğunun kabul edildiğini, ancak tanınmış marka gerekçesiyle itirazının kabul edilmiş olmasının isabetli olmadığını, yaptıkları faaliyetin arabuluculuk merkezi işletme faaliyeti olduğunu, markalar arasında «iltibas» riski bulunmadığını ileri sürerek YİDK'in 2020/M-8996 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
… nın esas unsurunun mavi ibaresi olduğunu, markaların işitsel, görsel, anlamsal olarak müvekkili markaları ile karıştırılabilecek düzeyde benzer olduğunu, markadaki “«arabuluculuk» merkezi” ibaresinin tali unsur olarak bulunduğunu, 41. sınıftaki hizmetler bakımından tanımlayıcı niteliği olduğunu, başvuru sahibinin «kötüniyetli» bulunduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… ilişkisinin mevcut olduğu, bununla birlikte taraf markaları karşılaştırıldığında, işaretlerin bir bütün olarak nihai algıda birbirleri ile ilişkilendirilme ihtimali «dahil» karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik taşımadıkları, davacının logosunda "MAVİ" ibaresinin tek başına kelime ve renk olarak kullanılmadığı, ayırt edici unsurlar olarak M harfinin el sıkışan insanlar, V harfinin ise A ve İ harflerini kefelerine almış bir terazi şeklinde resmedildiği, ilk bakışta Mavi kelimesinden çok bu unsurların dikkat çektiği, hukuk uyuşmazlıklarında «arabulucuğu» simgeleyen bu ayırt edici unsurlara ilaveten, "Arabuluculuk Merkezi" ibaresine de davacının logosunda yer verildiği, taraf markaları arasında okunuş benzerliği ols …
Benzer bu kararda… un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce «arabuluculuğa başvurulmuş» olması dava şartıdır." hükmü öngörülmüş olup, işbu davanın açılmasından önce davacının arabuluculuğa başvurmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… Adliye Mahkemesince davanın ticari dava olduğu dikkate alındığında, ilk davanın açıldığı tarih olan 29/01/2019 tarihi itibariyle davacının TTK 5/A maddesi gereğince «zorunlu arabuluculuk» yoluna başvurmadığı anlaşıldığından, zorunlu arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediğinin görüldüğü, bu nedenle mahkemece verilen davanın «usulden reddi» kararının doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu arabuluculuk · arabuluculuk başvurusu · dava şartı yokluğu · usulden reddi · yetkisizlik kararı · vekalet ücreti · istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» ve davalı lehine iki ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesine ilişkin verilen karara yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince davalı lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hem «yetkisizlik» kararı nedeniyle hem de dava şartı yokluğu nedeniyle iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğu nazara alınmaksızın istinaf başvurusunun esastan re …
… un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce «arabuluculuğa başvurulmuş» olması dava şartıdır." hükmü öngörülmüş olup, işbu davanın açılmasından önce davacının arabuluculuğa başvurmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… Adliye Mahkemesince davanın ticari dava olduğu dikkate alındığında, ilk davanın açıldığı tarih olan 29/01/2019 tarihi itibariyle davacının TTK 5/A maddesi gereğince «zorunlu arabuluculuk» yoluna başvurmadığı anlaşıldığından, zorunlu arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediğinin görüldüğü, bu nedenle mahkemece verilen davanın «usulden reddi» kararının doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/4826 E. , 2025/3190 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/462 Esas, 2024/732 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2020/397 E., 2021/421 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2019/105978 sayılı "MAVİ ARABULUCULUK MERKEZİ" ibareli marka başvurusuna davalı tarafça "MAVİ" esas unsurlu markalarına istinaden yapılan itiraz sonucunda Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) nihai kararı ile başvurunun reddine karar verildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, başvurusunun yalnızca “mavi” sözcüğünden oluşmadığını, arabuluculuk merkezi olarak faaliyet göstereceklerini, YİDK kararında davalı taraf markasının tanınmış olduğunun kabul edildiğini, ancak tanınmış marka gerekçesiyle itirazının kabul edilmiş olmasının isabetli olmadığını, yaptıkları faaliyetin arabuluculuk merkezi işletme faaliyeti olduğunu, markalar arasında iltibas riski bulunmadığını ileri sürerek YİDK'in 2020/M-8996 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin tanınmış “MAVİ” markalarının sahibi olduğunu, markalarının birçok sınıfta koruma altında olduğunu, dava konusu markanın tesciline izin verilmesi halinde müvekkili markalarının serisi olarak algılanabileceğini, davacının başvurusu kapsamında yer alan mal ve hizmet sınıflarının müvekkilinin ürün ve hizmetleri ile benzer olduklarını, dava konusu markanın esas unsurunun mavi ibaresi olduğunu, markaların işitsel, görsel, anlamsal olarak müvekkili markaları ile karıştırılabilecek düzeyde benzer olduğunu, markadaki “arabuluculuk merkezi” ibaresinin tali unsur olarak bulunduğunu, 41. sınıftaki hizmetler bakımından tanımlayıcı niteliği olduğunu, başvuru sahibinin kötüniyetli bulunduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının 2019/105978 sayılı "MAVİ ARABULUCULUK MERKEZİ" ibareli marka başvurusu kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler ile davalının redde gerekçe markaları kapsamında yer alan emtia açısından taraf markaları arasında aynı, aynı tür ya da benzerlik düzeyinde emtia ilişkisinin mevcut olduğu, bununla birlikte taraf markaları karşılaştırıldığında, tüketici nezdinde işaretler arasında “MAVİ” ibaresinden kaynaklı çağrışımsal benzerliğin gerek orta seviyede gerek dikkat seviyesi daha yüksek olan tüketici zihninde öncelikli olarak bu ibarenin bir renk adı olmasından kaynaklı oluşacağından bahsedilmesi mümkün olmakla birlikte aynı tüketiciler nezdinde, taraf markalarını oluşturan işaretlerin nihai algıları itibariyle birbirlerinden farklı iktisadi kaynaklara ait iki ayrı marka olduğu yönünde bir izlenimin de meydana geleceği, işaretlerin bir bütün olarak nihai algıda birbirleri ile ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik taşımadıkları gerekçesiyle davanın kabulüne YİDK'in 29.10.2020 tarih 2020/M-8996 sayılı kararının iptaline karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvurusuna konu ibarenin "MAVİ ARABULUCULUK MERKEZİ" olduğu, başvuru konusu ibarede karşılaştırmada esas alınacak ibarenin "MAVİ" olduğu, zira ARABULUCULUK MERKEZİ ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmaması ve yan unsur olması nedeniyle iltibas karşılaştırmasında dikkate alınamayacağı, davalı markasının da "MAVİ" ibaresinden oluştuğu, bu itibarla taraf markalarında karşılaştırılacak ibarelerin aynı olduğu, "MAVİ" ibaresinin başvuru kapsamında bulunan emtia için zayıf bir ibare olarak da nitelendirilemeyeceği, bu nedenle de tarafların markalarının görsel, anlamsal ve işitsel olarak benzer olduğu ve iltibas riski taşıdığı, davalının itirazına mesnet markaları ile davacının başvurusunun kapsamında bulunan ve çıkarılan emtianın aynı/benzer olduğu, karşılaştırılan malların dağıtım kanalları, kullanım yöntemleri, hedeflenen halk kesimleri aynı olduğu gibi birbirlerini tamamlama veya birbiri yerine ikame edilebilme niteliklerinin de bulunduğu, dava konusu başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığı hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince, taraf markalarını oluşturan işaretlerin bir bütün olarak nihai algıda birbirleri ile ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince ise taraf markalarında karşılaştırılacak ibarelerin aynı olduğu, "MAVİ" ibaresinin başvuru kapsamında bulunan emtia için zayıf bir ibare olarak da nitelendirilemeyeceği, bu nedenle de taraf markalarının görsel, anlamsal ve işitsel olarak benzer olduğu ve iltibas riski taşıdığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının 2019/105978 sayılı "MAVİ ARABULUCULUK MERKEZİ" ibareli marka başvurusu kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler ile davalının "MAVİ" esas unsurlu redde gerekçe markaları kapsamında yer alan emtia açısından taraf markaları arasında aynı, aynı tür ya da benzerlik düzeyinde emtia ilişkisinin mevcut olduğu, bununla birlikte taraf markaları karşılaştırıldığında, işaretlerin bir bütün olarak nihai algıda birbirleri ile ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik taşımadıkları, davacının logosunda "MAVİ" ibaresinin tek başına kelime ve renk olarak kullanılmadığı, ayırt edici unsurlar olarak M harfinin el sıkışan insanlar, V harfinin ise A ve İ harflerini kefelerine almış bir terazi şeklinde resmedildiği, ilk bakışta Mavi kelimesinden çok bu unsurların dikkat çektiği, hukuk uyuşmazlıklarında arabulucuğu simgeleyen bu ayırt edici unsurlara ilaveten, "Arabuluculuk Merkezi" ibaresine de davacının logosunda yer verildiği, taraf markaları arasında okunuş benzerliği olsa da görsel olarak davacı markası farklılaştırıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı ve yanılgılı değerlendirme ile yukarıda yazılı gerekçe ile Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1152986700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz