Işlem temelinin çökmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1298 E. 2021/1423 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işlem temelinin çökmesi↗ yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu↗ iskonto↗ basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü↗ finansal kiralama sözleşmesi↗ iflas idaresi↗ ek tasfiye işlemleri↗ finansal kiralama↗ i̇i̇k 257↗ sözleşmeden doğan dava↗ kira sözleşmesi↗ müteselsil sorumluluk↗ şirket zararı↗ basiretli tacir↗ iş bölümü↗ tmsf↗ uyuşmazlık konusu↗ anonim şirket↗ ek tasfiye↗ iflas↗ yönetim kurulu kararı↗ tacir↗ maddi tazminat↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı yönetim kurulu üyeleri tarafından 01.01.2000-04.08.2000 tarihleri arasında Finansal Kiralama Sözleşmelerinde edimler arasında aşrı dengesizlik olmamasına ve oluşmamasına, öngörülmesi mümkün olmayan koşullar mevcut olmamasına rağmen sözleşmeleri tadil ettikleri ve şirketin zararına sebep oldukları, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünde olan Finansal Kiralama Tadil Sözleşmelerinde imzaları bulunan davalı yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ...'ın bu yükümlülüklerine aykırı davrandıkları, her ne kadar ekonomik kriz önceden tahmin edilerek sözleşme tarafı şirketlerin ekonomik durumlarının bozulacağı ve tahsilatların yapılamayacağı düşüncesiyle tadil sözleşmelerinin düzenlendiği davalılarca savunulmuş ise de sözleşmeler yönünden öngörülmezlik ve işlem temelinin çökmesi koşullarının gerçekleşmemesi ve bu suretle tadil sözleşmelerinin yapılmasına ilişkin koşulların oluşmaması nedeniyle savunmanın yerinde olmadığı, bu işlemlerden doğan zararın 286.803,71 TL olduğu, taleple bağlı kalındığında zararın 163.428,38 TL olduğu, zarar doğuran tadil sözleşmelerinin tamamında davalı ...'nın imzası bulunduğundan zararın tamamından sorumlu olduğu, diğer davalıların imzaları bulunan tadil sözleşmeleri oranında zarardan müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle davalılar ... ve ... hakkında mahkemece daha önce verilen davanın reddine ilişkin karar bozma sebebi dışında kaldığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına, Davalı ...'in iflas idaresi hakkında ki davanın kısmen kabulüne, 15.653.760.-TL davacı alacağının TMSF tasfiye dairesinin 2009/1 sayılı dosyasında iflas tasfiye işlemleri yürütülen müflisin masasına kayıt ve kabulüne ilişkin karar bozma sebebi dışında kaldığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 19.01.2000 tarihli sözleşmeden dolayı 163.428,38 TL, 03.03.2000 tarihli sözleşmeden dolayı 326.856,76 TL maddi tazminatın davalılar ..., ..., ... ve ...'dan dava tarihinden itibaren yürütülecek reeskont faiziyle müteselsilen tahsiline ilişkin karar bozma sebebi dışında kaldığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının Finansal Kiralama Sözleşmelerinin yüksek iskonto oranlarıyla tadili sözleşmelerinden kaynaklanan zararın tahsili isteminin talebiyle bağlı kalınarak kabulüne, 163.428,38 TL zararın davalılardan ... tamamından, davalılardan ... 150.354.- TL'sinden, davalı ... 12.257,12 TL'sinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket yönetici ve deneticilerinin sorumluluğuna ilişkindir.
Dairemizin 21.10.2015 tarih 2015/7191 Esas - 2015/10791 Karar sayılı bozma ilamı kapsamında olup mahkemece uyulması sonrasında uyuşmazlık konusu kalan finansal kira sözleşmelerine ilişkin davalıların 3. kişilerle yüksek iskonto oranlarıyla 01.01.2000-04.08.2000 döneminde yaptıkları tadil sözleşmeleri nedeniyle şirketi zarara uğrattıklarını iddiasına dayalı incelemede mahkemece yazılı şekilde karar verilmiştir.
Ancak, TTK’nın 336 ncı maddesinde; “İdare meclisi azaları şirket namına yapmış oldukları mukavele ve muamelelerden dolayı şahsen mesul olamazlar. Ancak, aşağıda yazılı hallerde gerek şirkete gerek münferit pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı müteselsilen mesuldürler.” denilmiş, bu hallere örnek olarak 5 numaralı bendinde “Gerek kanunun gerek esas mukavelelerin kendilerine yüklediği sair vazifelerin kasden veya ihmal neticesi olarak yapılmaması” gösterilmiş ve son bendinde de 5 numaralı bentte yazılı vazifelerden birisi 319. madde gereğince idare meclisi azalarından birine bırakılmışsa, mesuliyetin ancak ilgili azaya yükletilmesi lazım gelip o muamaleden dolayı müteselsilen mesuliyet cari olmaz.” denilmiştir.
Anılan düzenlemeler karşısında, zarara konu tadil sözleşmeleri bakımından yönetim kurulu üyeleri arasında bir iş bölümü kararı bulunduğu iddia edilmemiş olmasına göre, tadil sözleşmelerinden doğan zarar karşısında, ilgili dönemde görev yapan bütün yönetim kurulu üyeleri zarardan müteselsil olarak sorumlu olup, zarara konu sözleşmede imzasının bulunmaması ilgili yönetim kurulu üyesinin bu sorumluluğunu ortadan kaldırıcı bir husus değildir.
Bu halde mahkemece, bu yönde bir inceleme ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken “tadil sözleşmelerinde imza bulunup bulunmadığı” esasına dayalı münferiden sorumluluk tespiti yoluna gidilerek karar verilmesi doğru görülmediği gibi, denetim kurulu üyelerinin de davaya konu tadil sözleşmeleri bakımından görevde bulundukları süreler nazara alınarak dönemsel sorumluluklarının bulunup bulunmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı ile davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4886 E. 2022/3267 K.
Ortak:iskonto · iflas idaresi · ek tasfiye işlemleri · i̇i̇k 257 · müteselsil sorumluluk · ek tasfiye · iflas · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı «yönetim kurulu» üyeleri tarafından 01.01.2000-04.08.2000 tarihleri arasında Finansal Kiralama Sözleşmelerinde edimler arasında aşrı dengesizlik olmamasına ve oluşmamasına, öngörülmesi mümkün olmayan koşullar mevcut olmamasına rağmen sözleşmeleri tadil ettikleri ve «şirketin zararına» sebep oldukları, «basiretli tacir» gibi davranma yükümlülüğünde olan Finansal Kiralama Tadil Sözleşmelerinde imzaları bulunan davalı yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ...'ın bu yükümlülüklerine aykırı davrandıkları, her ne kadar ekonomik kriz önceden tahmin edilerek sözleşme tarafı şirketlerin ekonomik durumlarının bozulacağı ve tahsilatların yapılamayacağı düşüncesiyle tadil sözleşmelerinin düzenlendiği davalılarca savunulmuş ise de sözleşmeler yönünden öngörülmezlik ve «işlem temelinin çökmesi» koşullarının gerçekleşmemesi ve bu suretle tadil sözleşmelerinin yapılmasına ilişkin koşulların oluşmaması nedeniyle savunmanın yerinde olmadığı, bu işlemlerden doğan zararın 286.803,71 TL olduğu, taleple bağlı kalındığında zararın 163.428,38 TL olduğu, zarar doğuran tadil sözleşmelerinin tamamında davalı ...'nın imzası bulunduğundan zararın tamamından sorumlu olduğu, diğer davalıların imzaları bulunan tadil sözleşmeleri oranında zarardan «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davalılar ... ve ... hakkında mahkemece daha önce verilen davanın reddine ilişkin karar bozma «sebebi» dışında kaldığından yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», Davalı ...'in «iflas idaresi» hakkında ki davanın kısmen kabulüne, 15.653.760.-TL davacı alacağının TMSF «tasfiye» dairesinin 2009/1 sayılı dosyasında iflas «tasfiye işlemleri» yürütülen müflisin masasına kayıt ve kabulüne ilişkin karar bozma sebebi dışında kaldığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 19.01.2000 tarihli sözleşmeden dolayı 163.428,38 TL, 03.03.2000 tarihli sözleşmeden dolayı 326.856,76 TL «maddi tazminatın» davalılar ..., ..., ... ve ...'dan dava tarihinden itibaren yürütülecek reeskont faiziyle müteselsilen tahsiline ilişkin karar bozma sebebi dışında kaldığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının Finansal Kiralama Sözleşmelerinin yüksek «iskonto» oranlarıyla tadili sözleşmelerinden kaynaklanan zararın tahsili isteminin talebiyle bağlı kalınarak kabulüne, 163.428,38 TL zararın davalılardan ... tamamından, da …
12.«257»,12 TL'sinden müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dairemizin 21.10.2015 tarih 2015/7191 Esas - 2015/10791 Karar sayılı bozma ilamı kapsamında olup mahkemece uyulması sonrasında «uyuşmazlık konusu» kalan finansal «kira sözleşmelerine» ilişkin davalıların 3. kişilerle yüksek «iskonto» oranlarıyla 01.01.2000-04.08.2000 döneminde yaptıkları tadil sözleşmeleri nedeniyle «şirketi zarara» uğrattıklarını iddiasına dayalı incelemede mahkemece yazılı şekilde karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalılar ... ve ... hakkında mahkemece daha önce verilen davanın reddine ilişkin karar bozma «sebebi» dışında kaldığından yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», Davalı müflis ... ...'in «iflas idaresi» hakkında ki davanın kısmen kabulüne, 15.653.760.-TL davacı alacağının TMSF «tasfiye» dairesinin 2009/1 sayılı dosyasında iflas «tasfiye işlemleri» yürütülen müflisin masasına kayıt ve kabulüne ilişkin karar bozma sebebi dışında kaldığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 19.01.2000 tarihli sözleşmeden dolayı 163.428,38 TL, 03.03.2000 tarihli sözleşmeden dolayı 326.856,76 TL «maddi tazminatın» davalılar ..., ..., ... ve ...'dan dava tarihinden itibaren yürütülecek reeskont faiziyle müteselsilen tahsiline ilişkin karar bozma sebebi dışında kaldığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının Finansal Kiralama Sözleşmelerinin yüksek «iskonto» oranlarıyla tadili sözleşmelerinden kaynaklanan zararın tahsili isteminin talebiyle bağlı kalınarak kabulüne, 163.428,38 TL zararın davalılardan ... tamamından, da …
12.«257»,12 TL'sinden müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsili ile davacıya verilmesine dair verilen karar, davacı vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce bozulmuştur Davalı ... vekili ve davalı ... ... vekili bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18144 E. 2015/509 K.
Ortak:müteselsil sorumluluk
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı «yönetim kurulu» üyeleri tarafından 01.01.2000-04.08.2000 tarihleri arasında Finansal Kiralama Sözleşmelerinde edimler arasında aşrı dengesizlik olmamasına ve oluşmamasına, öngörülmesi mümkün olmayan koşullar mevcut olmamasına rağmen sözleşmeleri tadil ettikleri ve «şirketin zararına» sebep oldukları, «basiretli tacir» gibi davranma yükümlülüğünde olan Finansal Kiralama Tadil Sözleşmelerinde imzaları bulunan davalı yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ...'ın bu yükümlülüklerine aykırı davrandıkları, her ne kadar ekonomik kriz önceden tahmin edilerek sözleşme tarafı şirketlerin ekonomik durumlarının bozulacağı ve tahsilatların yapılamayacağı düşüncesiyle tadil sözleşmelerinin düzenlendiği davalılarca savunulmuş ise de sözleşmeler yönünden öngörülmezlik ve «işlem temelinin çökmesi» koşullarının gerçekleşmemesi ve bu suretle tadil sözleşmelerinin yapılmasına ilişkin koşulların oluşmaması nedeniyle savunmanın yerinde olmadığı, bu işlemlerden doğan zararın 286.803,71 TL olduğu, taleple bağlı kalındığında zararın 163.428,38 TL olduğu, zarar doğuran tadil sözleşmelerinin tamamında davalı ...'nın imzası bulunduğundan zararın tamamından sorumlu olduğu, diğer davalıların imzaları bulunan tadil sözleşmeleri oranında zarardan «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davalılar ... ve ... hakkında mahkemece daha önce verilen davanın reddine ilişkin karar bozma «sebebi» dışında kaldığından yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», Davalı ...'in «iflas idaresi» hakkında ki davanın kısmen kabulüne, 15.653.760.-TL davacı alacağının TMSF «tasfiye» dairesinin 2009/1 sayılı dosyasında iflas «tasfiye işlemleri» yürütülen müflisin masasına kayıt ve kabulüne ilişkin karar bozma sebebi dışında kaldığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 19.01.2000 tarihli sözleşmeden dolayı 163.428,38 TL, 03.03.2000 tarihli sözleşmeden dolayı 326.856,76 TL «maddi tazminatın» davalılar ..., ..., ... ve ...'dan dava tarihinden itibaren yürütülecek reeskont faiziyle müteselsilen tahsiline ilişkin karar bozma sebebi dışında kaldığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının Finansal Kiralama Sözleşmelerinin yüksek «iskonto» oranlarıyla tadili sözleşmelerinden kaynaklanan zararın tahsili isteminin talebiyle bağlı kalınarak kabulüne, 163.428,38 TL zararın davalılardan ... tamamından, da …
12.«257»,12 TL'sinden müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTTK 336/2-5 maddesi hükmüne göre de, idare meclisi azaları gerek kanunun gerekse esas mukavelelerinin kendilerine yüklediği sair vazifelerin kasden veya ihmal neticesi olarak yapılmamasından dolayı şirket alacaklarına karşı da «müteselsilen sorumludurlar».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tefrik · pasif husumet yokluğu · sözleşmeye aykırılık · pasif husumet · husumet yokluğu · limited şirket · haksız rekabet · vekalet ücreti
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece, davalıların ortağı bulundukları şirket aleyhine «haksız rekabet» ve «sözleşmeye aykırılık» nedeniyle açılan davada verilecek karara göre ortaya çıkacak hukuki durumun, işbu davanın davalıların sorumluluklarını da açıklanan hükümler kapsamında etkileyebilecek olması ihtimali karşısında, şirkete karşı açılan dava ile işbu davanın birleştirilerek tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hatalı olarak davaların «tefriki» ile işbu davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ancak, davacı tarafça işbu davanın davalıları ile birlikte davalıların ortağı ve yöneticisi oldukları «limited şirkete» karşı açılan davada, taraflar arasındaki sözleşmelere konu makinelerin davalılarca sözleşmeye aykırı olarak üretildiği, bu durumun «sözleşmeye aykırılık» ve «haksız rekabet» teşkil edildiği ileri sürülmüş, mahkemece ise davalı gerçek kişiler yönünden dava «tefrik» edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça dayanılan sözleşmelerde, davalıların ortağı oldukları şirketin taraf olduğu, davalı gerçek kişilerin bu sözleşmeleri şirketi «temsilen» imzaladıkları, şahsen sözleşmenin tarafı olmadıkları, dolayısıyla davalıların tarafı olmadıkları «sözleşmeye aykırılık» iddiasıyla kendilerine karşı «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «haksız rekabetin» önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup mahkemece, davacı tarafça dayanılan sözleşmelerde, davalıların taraf olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7191 E. 2015/10791 K.
Ortak:iskonto · finansal kiralama sözleşmesi · iflas idaresi · finansal kiralama · şirket zararı · basiretli tacir · iflas · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı «yönetim kurulu» üyeleri tarafından 01.01.2000-04.08.2000 tarihleri arasında Finansal Kiralama Sözleşmelerinde edimler arasında aşrı dengesizlik olmamasına ve oluşmamasına, öngörülmesi mümkün olmayan koşullar mevcut olmamasına rağmen sözleşmeleri tadil ettikleri ve «şirketin zararına» sebep oldukları, «basiretli tacir» gibi davranma yükümlülüğünde olan Finansal Kiralama Tadil Sözleşmelerinde imzaları bulunan davalı yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ...'ın bu yükümlülüklerine aykırı davrandıkları, her ne kadar ekonomik kriz önceden tahmin edilerek sözleşme tarafı şirketlerin ekonomik durumlarının bozulacağı ve tahsilatların yapılamayacağı düşüncesiyle tadil sözleşmelerinin düzenlendiği davalılarca savunulmuş ise de sözleşmeler yönünden öngörülmezlik ve «işlem temelinin çökmesi» koşullarının gerçekleşmemesi ve bu suretle tadil sözleşmelerinin yapılmasına ilişkin koşulların oluşmaması nedeniyle savunmanın yerinde olmadığı, bu işlemlerden doğan zararın 286.803,71 TL olduğu, taleple bağlı kalındığında zararın 163.428,38 TL olduğu, zarar doğuran tadil sözleşmelerinin tamamında davalı ...'nın imzası bulunduğundan zararın tamamından sorumlu olduğu, diğer davalıların imzaları bulunan tadil sözleşmeleri oranında zarardan «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davalılar ... ve ... hakkında mahkemece daha önce verilen davanın reddine ilişkin karar bozma «sebebi» dışında kaldığından yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», Davalı ...'in «iflas idaresi» hakkında ki davanın kısmen kabulüne, 15.653.760.-TL davacı alacağının TMSF «tasfiye» dairesinin 2009/1 sayılı dosyasında iflas «tasfiye işlemleri» yürütülen müflisin masasına kayıt ve kabulüne ilişkin karar bozma sebebi dışında kaldığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 19.01.2000 tarihli sözleşmeden dolayı 163.428,38 TL, 03.03.2000 tarihli sözleşmeden dolayı 326.856,76 TL «maddi tazminatın» davalılar ..., ..., ... ve ...'dan dava tarihinden itibaren yürütülecek reeskont faiziyle müteselsilen tahsiline ilişkin karar bozma sebebi dışında kaldığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının Finansal Kiralama Sözleşmelerinin yüksek «iskonto» oranlarıyla tadili sözleşmelerinden kaynaklanan zararın tahsili isteminin talebiyle bağlı kalınarak kabulüne, 163.428,38 TL zararın davalılardan ... tamamından, da …
Dairemizin 21.10.2015 tarih 2015/7191 Esas - 2015/10791 Karar sayılı bozma ilamı kapsamında olup mahkemece uyulması sonrasında «uyuşmazlık konusu» kalan finansal «kira sözleşmelerine» ilişkin davalıların 3. kişilerle yüksek «iskonto» oranlarıyla 01.01.2000-04.08.2000 döneminde yaptıkları tadil sözleşmeleri nedeniyle «şirketi zarara» uğrattıklarını iddiasına dayalı incelemede mahkemece yazılı şekilde karar verilmiştir.
Anılan düzenlemeler karşısında, zarara konu tadil sözleşmeleri bakımından «yönetim kurulu» üyeleri arasında bir iş «bölümü» kararı bulunduğu iddia edilmemiş olmasına göre, tadil «sözleşmelerinden doğan» zarar karşısında, ilgili dönemde görev yapan bütün yönetim kurulu üyeleri zarardan müteselsil olarak sorumlu olup, zarara konu sözleşmede imzasının bulunmaması ilgili yönetim kurulu üyesinin bu sorumluluğunu ortadan kaldırıcı bir husus değildir.
Benzer bu karardaŞti.'nin hisselerinin satın alınmasıyla ilgili sözleşmenin hükümsüzlüğüne ve ödenen paranın «istirdadına» karar verildiği, yine Danışmanlık Hizmet Sözleşmesinin «muvazaa» nedeniyle iptaline ve ödenen paranın istirdatına hükmedildiği, her iki sözleşme nedeniyle «yönetim kurulu» üyesi olan davalıların zarardan sorumlu oldukları, davacı şirketin, «iflas» tarihi itibariyle müflis davalı Y.
D.'den dava konusu iki sözleşme nedeniyle 15.653.760,00 TL alacağı bulunduğu, «finansal kiralama sözleşmelerinin» tadil edilmesinden yönetim kurulunun sorumlu tutulamayacağı, yaşanan ekonomik krizler dikkate alınarak erken tahsilat yapmak amacı ile sözleşmelerin yapıldığı, davacının somut ve gerçek bir zararından bahsedilemeyeceği, davalı S..
I.. hakkındaki davanın kısmen kabul ile toplam 326.856,76TL'nin davalılardan tahsiline, davalı Müflis Y.M.D.'in «iflas idaresi» hakkındaki davanın kısmen kabulüyle 15.653.760,00 TL davacı alacağının iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:danışmanlık sözleşmesi · yönetim kurulu üyeliği · muvazaa · istirdat · ıslah · görevli mahkeme
Benzer bu karardaŞti.'nin hisselerinin satın alınmasıyla ilgili sözleşmenin hükümsüzlüğüne ve ödenen paranın «istirdadına» karar verildiği, yine Danışmanlık Hizmet Sözleşmesinin «muvazaa» nedeniyle iptaline ve ödenen paranın istirdatına hükmedildiği, her iki sözleşme nedeniyle «yönetim kurulu» üyesi olan davalıların zarardan sorumlu oldukları, davacı şirketin, «iflas» tarihi itibariyle müflis davalı Y.
P..'nın sözleşmelerin tanzim tarihinden sonra «yönetim kurulu üyeliği» görevinde bulunması nedeniyle zarardan sorumlu tutulamayacağı, davalı T..
K..'nin davacı şirkette anılan dönemde denetçi olarak «görevli» ise de, 04.08.2000 tarhinde davacı şirketin yönetimine TMSF tarafından el konulmuş olmakla zarar verici işlemlerin tarihi dikkate alındığında inceleme yapılarak ra …
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delilerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 03.03.2000 tarihli hisse alımına ilişkin sözleşme nedeniyle oluşan zarar sonucu mahkemece davalılar aleyhine verilen hükümde bir isabetsizlik mevcut olmamasına, 19.01.2000 tarihli «danışmanlık sözleşmesi» nedeniyle oluşan zarardan ötürü davalı Müflis Y.M.D.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1298 E. , 2021/1423 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.12.2019 tarih ve 2018/97-2019/953 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların yönetim kurulu başkanı, yönetim kurulu üyesi ve denetçisi olduğu Ege Finansal Kiralama A.Ş'nin 22.12.1999 tarihinde TMSF'ye devredilen Ege Bank A.Ş'nin iştiraki olduğunu, şirketin 01.01.2000-04.08.2000 döneminde genel kurul toplantısını yapamadığını ve bu dönemde yönetimin Demirel Grubunda kaldığını, mahkemeden alınan yetkiye dayanılarak yapılan genel kurul toplantısı sonrasında 14.08.2000 tarihinde yeni yönetim kurulunun göreve başladığını, yapılan incelemede 03.03.2000 tarihinde Ege Finansal Holding A.Ş'nin Demirel Grubuna ait Demport Liman Yatırımları İşletmeciliği A.Ş'deki %70 payının 9.060.348,92 TL bedelle satın alındığını, hissesi satın alınan şirkete ait taşınmazların değerinin yaklaşık 7.061.348,91 TL fazla gösterildiği gibi taşınmazların mülkiyetlerinin de ihtilaflı olduğunu, hisse satışı yapan şirket ile İzmit Yeniköy Belediyesi arasında devam eden davanın İzmit Yeniköy Belediyesi lehine sonuçlandığını, 19.01.2000 tarihinde Demirel Grubuna ait Üniversal Yatırım Holding A.Ş.
arasında danışmanlık sözleşmesi imzalanmış ise de söz konusu şirketin bu hizmeti verebilecek nitelikte bulunmadığı gibi böyle bir hizmetin de alınmadığını, bu sözleşme nedeniyle şirketin 468.000,00 USD zarara uğratıldığını, Demirel Grubu Yönetime geçtikten sonra şirketin finansal kiralama sözleşmelerinden kaynaklanan kira alacaklarının yüksek iskonto oranlarıyla tadil edilerek şirketin 146.900,66 TL, 745.184 DM, 26.491 USD zarara uğratıldığını, davalıların görev yaptıkları döneme ait Yönetim Kurulu Karar defterini de ortadan kaldırdıklarını ileri sürerek, toplam 490.285,14 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiş, 09.04.2010 tarihli ıslah dilekçesiyle davalı ... yönünden tadil sözleşmeleri için 908.603,36 TL, 03.03.2000 tarihli muvazaalı sözleşme için 18.149.729,67 TL olmak üzere toplam 19.058.33,03TL'nin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ..., ..., ..., ... vekili, teftiş raporlarının kabul edilemeyeceğini, dava dilekçesinde muhtemel zarardan bahsedildiğini, bu nedenle tazminat talebinde bulunulmasının hukuka uygun olmadığını, sorumluluklarının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davacı şirketin 26.06.2001 tarihli genel kurul toplantısında dava açılmasına dair TTK'nın 341. maddesine uygun şekilde bir karar alınmadığını, şirketin zarara uğratılmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalılar ... ve ..., davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı yönetim kurulu üyeleri tarafından 01.01.2000-04.08.2000 tarihleri arasında Finansal Kiralama Sözleşmelerinde edimler arasında aşrı dengesizlik olmamasına ve oluşmamasına, öngörülmesi mümkün olmayan koşullar mevcut olmamasına rağmen sözleşmeleri tadil ettikleri ve şirketin zararına sebep oldukları, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünde olan Finansal Kiralama Tadil Sözleşmelerinde imzaları bulunan davalı yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ...'ın bu yükümlülüklerine aykırı davrandıkları, her ne kadar ekonomik kriz önceden tahmin edilerek sözleşme tarafı şirketlerin ekonomik durumlarının bozulacağı ve tahsilatların yapılamayacağı düşüncesiyle tadil sözleşmelerinin düzenlendiği davalılarca savunulmuş ise de sözleşmeler yönünden öngörülmezlik ve işlem temelinin çökmesi koşullarının gerçekleşmemesi ve bu suretle tadil sözleşmelerinin yapılmasına ilişkin koşulların oluşmaması nedeniyle savunmanın yerinde olmadığı, bu işlemlerden doğan zararın 286.803,71 TL olduğu, taleple bağlı kalındığında zararın 163.428,38 TL olduğu, zarar doğuran tadil sözleşmelerinin tamamında davalı ...'nın imzası bulunduğundan zararın tamamından sorumlu olduğu, diğer davalıların imzaları bulunan tadil sözleşmeleri oranında zarardan müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle davalılar ...
ve ... hakkında mahkemece daha önce verilen davanın reddine ilişkin karar bozma sebebi dışında kaldığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına, Davalı ...'in iflas idaresi hakkında ki davanın kısmen kabulüne, 15.653.760.-TL davacı alacağının TMSF tasfiye dairesinin 2009/1 sayılı dosyasında iflas tasfiye işlemleri yürütülen müflisin masasına kayıt ve kabulüne ilişkin karar bozma sebebi dışında kaldığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 19.01.2000 tarihli sözleşmeden dolayı 163.428,38 TL, 03.03.2000 tarihli sözleşmeden dolayı 326.856,76 TL maddi tazminatın davalılar ..., ..., ... ve ...'dan dava tarihinden itibaren yürütülecek reeskont faiziyle müteselsilen tahsiline ilişkin karar bozma sebebi dışında kaldığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının Finansal Kiralama Sözleşmelerinin yüksek iskonto oranlarıyla tadili sözleşmelerinden kaynaklanan zararın tahsili isteminin talebiyle bağlı kalınarak kabulüne, 163.428,38 TL zararın davalılardan ...
tamamından, davalılardan ... 150.354.- TL'sinden, davalı ...
12. 257,12 TL'sinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket yönetici ve deneticilerinin sorumluluğuna ilişkindir.
Dairemizin 21.10.2015 tarih 2015/7191 Esas - 2015/10791 Karar sayılı bozma ilamı kapsamında olup mahkemece uyulması sonrasında uyuşmazlık konusu kalan finansal kira sözleşmelerine ilişkin davalıların 3. kişilerle yüksek iskonto oranlarıyla 01.01.2000-04.08.2000 döneminde yaptıkları tadil sözleşmeleri nedeniyle şirketi zarara uğrattıklarını iddiasına dayalı incelemede mahkemece yazılı şekilde karar verilmiştir.
Ancak, TTK’nın 336 ncı maddesinde; “İdare meclisi azaları şirket namına yapmış oldukları mukavele ve muamelelerden dolayı şahsen mesul olamazlar. Ancak, aşağıda yazılı hallerde gerek şirkete gerek münferit pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı müteselsilen mesuldürler.” denilmiş, bu hallere örnek olarak 5 numaralı bendinde “Gerek kanunun gerek esas mukavelelerin kendilerine yüklediği sair vazifelerin kasden veya ihmal neticesi olarak yapılmaması” gösterilmiş ve son bendinde de 5 numaralı bentte yazılı vazifelerden birisi 319. madde gereğince idare meclisi azalarından birine bırakılmışsa, mesuliyetin ancak ilgili azaya yükletilmesi lazım gelip o muamaleden dolayı müteselsilen mesuliyet cari olmaz.” denilmiştir.
Anılan düzenlemeler karşısında, zarara konu tadil sözleşmeleri bakımından yönetim kurulu üyeleri arasında bir iş bölümü kararı bulunduğu iddia edilmemiş olmasına göre, tadil sözleşmelerinden doğan zarar karşısında, ilgili dönemde görev yapan bütün yönetim kurulu üyeleri zarardan müteselsil olarak sorumlu olup, zarara konu sözleşmede imzasının bulunmaması ilgili yönetim kurulu üyesinin bu sorumluluğunu ortadan kaldırıcı bir husus değildir.
Bu halde mahkemece, bu yönde bir inceleme ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken “tadil sözleşmelerinde imza bulunup bulunmadığı” esasına dayalı münferiden sorumluluk tespiti yoluna gidilerek karar verilmesi doğru görülmediği gibi, denetim kurulu üyelerinin de davaya konu tadil sözleşmeleri bakımından görevde bulundukları süreler nazara alınarak dönemsel sorumluluklarının bulunup bulunmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı ile davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın temyiz edenler yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 18.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/653047200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz