İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1876 E. 2021/2354 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
servis sözleşmesi↗ talep aşımı↗ davanın konusu↗ maddi hata↗ münhasırlık↗ hizmet sözleşmesi↗ taşıma sözleşmesi↗ fatura↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ taşıyan↗ inkar tazminatı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dahili dava↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraflar arasında esasen servis hizmet sözleşmesine göre yapılan taşıma bedelinin ödendiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın sözleşme dışında rektörlüğün talimatlarıyla yapılan 29 günlük taşımanın mevcut olup olmadığı ve bu taşımanın bedelinin davalı rektörlükçe ödenip ödenmediğine ilişkin olduğu, tarafların servis hizmetinden söz etmemelerine karşın aralarındaki sözleşmenin esasen taşıma sözleşmesi olduğu, taşıma sözleşmesinin şekle tabi olmadığı sözlü olarak yapılabileceği, somut olayda rektörlüğün istem ve talimatıyla taşıma işinin yapıldığı, davacıya ait işletmenin ekim, kasım ve aralık 2012 döneminde toplam 56 gün için verilen sözlü talimatlara uygun olarak taşıma yapıldığı, bilirkişi raporunda bu konuda maddi hata yapılarak ekim ve kasım aylarındaki taşıma adedi ve süresine göre hesaplama yapıldığı, aralık ayındaki taşımanın gözetilmediği, bilirkişi raporunun bunun dışında dosya kapsamındaki delillere uygun olduğu, itirazların yerinde olmadığı, günlük taşıma bedelinin taraflar arasındaki sözleşmeyle 16.105,00 TL olarak kabul edildiği, bu durumda taşıma miktarına ve ücretine göre, davacının KDV hariç toplam 421.306,80 TL, KDV dahil toplam 509.079,05 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2013/3441 sayılı dosyasında girişilen icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin 509.079,05 TL alacağın, tahsil tarihine kadar işleyecek avans faizi yürütülmek suretiyle devamına, hükmedilen alacak üzerinden % 20 nispetinde hesap edilen 101.815,81 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafından davalı tarafça ödenmediği ileri sürülen 509.079,00 TL tutarındaki 29 günlük iş karşılığı düzenlenen 04.01.2013 tarihli faturaya dayanılarak işbu davanın konusu icra takibine başlandığı, davacı tarafça yukarıda anılan ve ödendiği kabul edilen 7 adet fatura dışındaki taşımaların yapıldığının ispatlanması, bundan sonra ise davalı tarafça bu ispatlanan taşımaların bedelinin ödendiğinin kanıtlanması gerektiği, ilk derece mahkemesince görüşüne başvurulan bilirkişi raporuna göre taraflar arasında ihtilafsız olan ve ödemesi yapılan yedi adet faturanın dışında kalan taşımalarda, davalının yetkilisinin imzasının bulunduğu belgelere göre, davacı tarafça yapıldığı ispatlanan ve ödemesi yapılmayan 2012 ekim ayı için 6, 2012 kasım ayı için 18 gün olmak üzere toplam 24 günlük taşıma belirlendiği, belirlenen toplam 24 günlük süre için taşıma ücretinin ödendiğinin davalı tarafca ispatlanamadığı, bilirkişi raporunda toplam 24 günlük süre ile taraflar arasındaki sözleşmede araçların günlük çalışma ücreti olarak belirlenen 16.105,00 TL'nin çarpılması suretiyle bulunan 386.520,00 TL'nin davacı tarafça talep edilebilecek taşıma ücreti olarak tespiti ve buna KDV ilavesi ile 421.306,80 TL'nin bulunmasının doğru olduğu, davacı tarafça aralık 2012 tarihinde yapılan ve davalı yetkilisinin imzasını taşıyan hiçbir belge sunulamadığı, ilk derece mahkemesinin bilirkişi raporunda 2012 Aralık dönemine ilişkin bu fatura bedelinin hesaplamaya dahil edilmemesinin maddi hatadan kaynaklandığına dair gerekçesinin doğru görülmediği, nitekim bilirkişi raporunda tespit edilen alacağa, anılan fatura bedelinin ilavesi halinde de mahkemece hükmedilen 509.079,00 TL'lik miktara ulaşılamadığı, bu durum karşısında mahkemece 421.306,80 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile, Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2013/3441 esas sayılı dosyası ile yapılan takipte davalının 421.306,80 TL'lik asıl alacak miktarına yapmış olduğu itirazın iptaliyle takibin bu miktarın asıl alacak miktarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faizi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hükmedilen alacak üzerinden % 20 nispetinde hesap edilen 84.261,36 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacı tarafından davalı aleyhine sözleşme dışı ilave taşıma ücretlerinin tahsili talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne dair kararı, Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak yukarıda özetlenen şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Raporda taraflar arasında imzalanmış olan araç servis sözleşmesinde araç türlerine ve semt taşımalarına göre servis ücretlerin ayrı ayrı kararlaştırıldığı, 24 günlük taşıma ücretini bulabilmek için 3916 servis içinde her aracın hangi servisi kaç kere yaptığı bulunup, belirlenen ücretlerle çarpılması gerektiği, bunun bir tahakkuk işi olup ayrı bir çalışma gerektirdiği belirtilmiştir. Raporda izah edildiği üzere, davalının kabulünde addedilen münhasıran sözleşme dışı taşımalar için, araçlar ve güzergahları belirlenerek, herbir taşıma için sözleşmede belirlenen birim fiyatlarla çarpılmak suretiyle ilave taşımaların hesaplanması ve buna göre hüküm kurulması gerekirken, hesaplama konusunda uzman yeni bilirkişiden rapor alınmadan hüküm kurulması doğru değildir. Ayrıca davacı yanın takibe konu faturada KDV’yi düşürerek talepte bulunması gözden kaçırılıp, gizli talep aşımına yol açacak şekilde belirlenen taşıma tutarına KDV ilave edilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4216 E. 2023/3332 K.
Ortak:talep aşımı · maddi hata · münhasırlık · hizmet sözleşmesi · taşıma sözleşmesi · fatura · asıl alacak · icra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraflar arasında esasen servis «hizmet sözleşmesine» göre yapılan taşıma bedelinin ödendiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın sözleşme dışında rektörlüğün talimatlarıyla yapılan 29 günlük taşımanın mevcut olup olmadığı ve bu taşımanın bedelinin davalı rektörlükçe ödenip ödenmediğine ilişkin olduğu, tarafların servis hizmetinden söz etmemelerine karşın aralarındaki sözleşmenin esasen «taşıma sözleşmesi» olduğu, taşıma sözleşmesinin şekle tabi olmadığı sözlü olarak yapılabileceği, somut olayda rektörlüğün istem ve talimatıyla taşıma işinin yapıldığı, davacıya ait işletmenin ekim, kasım ve aralık 2012 döneminde toplam 56 gün için verilen sözlü talimatlara uygun olarak taşıma yapıldığı, bilirkişi raporunda bu konuda «maddi hata» yapılarak ekim ve kasım aylarındaki taşıma adedi ve süresine göre hesaplama yapıldığı, aralık ayındaki taşımanın gözetilmediği, bilirkişi raporunun bunun dışında dosya kapsamındaki delillere uygun olduğu, itirazların yerinde olmadığı, günlük taşıma bedelinin taraflar arasındaki sözleşmeyle 16.105,00 TL olarak kabul edildiği, bu durumda taşıma miktarına ve ücretine göre, davacının KDV hariç toplam 421.306,80 TL, KDV «dahil» toplam 509.079,05 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının Ankara 8.
İcra Müdürlüğü'nün 2013/3441 esas sayılı dosyası ile yapılan takipte davalının 421.306,80 TL'lik «asıl alacak» miktarına yapmış olduğu itirazın iptaliyle takibin bu miktarın asıl alacak miktarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar «avans faizi» uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hükmedilen alacak üzerinden % 20 nispetinde hesap edilen 84.261,36 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İcra Müdürlüğü'nün 2013/3441 sayılı dosyasında girişilen icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin 509.079,05 TL alacağın, tahsil tarihine kadar işleyecek «avans faizi» yürütülmek suretiyle devamına, hükmedilen alacak üzerinden % 20 nispetinde hesap edilen 101.815,81 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… 2012’de 14 gün, Kasım 2012’de 22 gün ve Aralık 2012’de 20 gün olmak üzere toplam 56 gün öğrenci servis hizmetini aralıksız ve tam olarak yerine getirdiğini, verilen «hizmetin sözleşme» gereğince toplamının 901,880,00 TL + KDV olduğunu, davalı idarenin toplam 432.300,00 TL ödeme yaptığını, geriye kalan miktarın 04.01.2013 tarihli 509.079,05 TL tutarındaki «fatura» ile faturalandırdığı, borcun ödenmemesi üzerine, müvekkili tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının borcunun tamamına ve tüm fer'ilerine itiraz ettiğini ileri sürerek icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin tüm fer'ileri ile birlikte ve takip tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte devamına, haksız itiraz nedeniyle, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İcra Müdürlüğünün 2013/3441 E. sayılı dosyası ile yapılan takipte davalının 421.306,80 TL'lik «asıl alacak» miktarına yapmış olduğu itirazın iptaliyle takibin bu miktarın asıl alacak miktarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar «avans faizi» uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hükmedilen alacak üzerinden %20 nispetinde hesap edilen 84.261,36 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dairemizin 11.03.2021 tarih, 2020/1876 E. ve 2021/2354 K. sayılı kararıyla davalının kabulünde addedilen «münhasıran» sözleşme dışı taşımalar için, araçlar ve güzergahları belirlenerek, herbir taşıma için sözleşmede belirlenen birim fiyatlarla çarpılmak suretiyle ilave taşımaların hesaplanması ve buna göre hüküm kurulması gerekirken, hesaplama konusunda uzman yeni bilirkişiden rapor alınmadan hüküm kurulmasının doğru görülmediği, ayrıca davacının takibe konu faturada KDV’yi düşürerek talepte bulunması gözden kaçırılıp, gizli «talep aşımına» yol açacak şekilde belirlenen taşıma tutarına KDV ilave edilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari avans faizi · istinaf incelemesi · kazanılmış hak · görevli mahkeme
Benzer bu karardaTaraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve «istinaf incelemesinden» geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… 2012’de 14 gün, Kasım 2012’de 22 gün ve Aralık 2012’de 20 gün olmak üzere toplam 56 gün öğrenci servis hizmetini aralıksız ve tam olarak yerine getirdiğini, verilen «hizmetin sözleşme» gereğince toplamının 901,880,00 TL + KDV olduğunu, davalı idarenin toplam 432.300,00 TL ödeme yaptığını, geriye kalan miktarın 04.01.2013 tarihli 509.079,05 TL tutarındaki «fatura» ile faturalandırdığı, borcun ödenmemesi üzerine, müvekkili tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının borcunun tamamına ve tüm fer'ilerine itiraz ettiğini ileri sürerek icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin tüm fer'ileri ile birlikte ve takip tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte devamına, haksız itiraz nedeniyle, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… n taşımalar olduğu, ilave taşımaların KDV hariç bedeli 376.960,00 TL olarak belirlendiği, davalı vekilince anılan servis hizmeti listelerinin, müvekkilinin güvenlik «görevlilerince» imzalandığı ve geçerli kabul edilemeyeceği savunulmuşsa da, davalı tarafından davacıya ödenmiş olan ve dava konusu yapılmayan servis taşıma ücretlerinin belirlendiği listelerin de aynı güvenlik görevlilerince imzalandığının anlaşıldığı, geçerli kabul edildiği, davacı tarafça Aralık 2012 tarihinde yapılan ve davalı yetkilisinin imzasını «taşıyan» hiçbir belge sunulamadığı gibi davalı yetkililerinin imzasını taşıyan ancak tarih içermediğinden hangi dönem için yapıldığı tespit edilemeyen 3 günlük taşıma ücretinin de hesaplamaya «dahil» edilmediği, uyulan bozma ilamı uyarınca tespit edilen bu bedele KDV ilave edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, Ankara 8.
… n talepte bulunulduğunu, sonraki döneme ilişkin ödemelerin dahi yapıldığını, bu hususun çelişkiye neden olduğunu, 10 Ekim öncesi için taşıma yapılmadığını, güvenlik «görevlisinin» imzasının yeterli olmadığını, aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11562 E. 2013/14376 K.
Ortak:dahili dava
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraflar arasında esasen servis «hizmet sözleşmesine» göre yapılan taşıma bedelinin ödendiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın sözleşme dışında rektörlüğün talimatlarıyla yapılan 29 günlük taşımanın mevcut olup olmadığı ve bu taşımanın bedelinin davalı rektörlükçe ödenip ödenmediğine ilişkin olduğu, tarafların servis hizmetinden söz etmemelerine karşın aralarındaki sözleşmenin esasen «taşıma sözleşmesi» olduğu, taşıma sözleşmesinin şekle tabi olmadığı sözlü olarak yapılabileceği, somut olayda rektörlüğün istem ve talimatıyla taşıma işinin yapıldığı, davacıya ait işletmenin ekim, kasım ve aralık 2012 döneminde toplam 56 gün için verilen sözlü talimatlara uygun olarak taşıma yapıldığı, bilirkişi raporunda bu konuda «maddi hata» yapılarak ekim ve kasım aylarındaki taşıma adedi ve süresine göre hesaplama yapıldığı, aralık ayındaki taşımanın gözetilmediği, bilirkişi raporunun bunun dışında dosya kapsamındaki delillere uygun olduğu, itirazların yerinde olmadığı, günlük taşıma bedelinin taraflar arasındaki sözleşmeyle 16.105,00 TL olarak kabul edildiği, bu durumda taşıma miktarına ve ücretine göre, davacının KDV hariç toplam 421.306,80 TL, KDV «dahil» toplam 509.079,05 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının Ankara 8.
… , davacı tarafından davalı tarafça ödenmediği ileri sürülen 509.079,00 TL tutarındaki 29 günlük iş karşılığı düzenlenen 04.01.2013 tarihli faturaya dayanılarak işbu «davanın konusu» icra takibine başlandığı, davacı tarafça yukarıda anılan ve ödendiği kabul edilen 7 adet «fatura» dışındaki taşımaların yapıldığının ispatlanması, bundan sonra ise davalı tarafça bu ispatlanan taşımaların bedelinin ödendiğinin kanıtlanması gerektiği, ilk derece mahkemesince görüşüne başvurulan bilirkişi raporuna göre taraflar arasında ihtilafsız olan ve ödemesi yapılan yedi adet faturanın dışında kalan taşımalarda, davalının yetkilisinin imzasının bulunduğu belgelere göre, davacı tarafça yapıldığı ispatlanan ve ödemesi yapılmayan 2012 ekim ayı için 6, 2012 kasım ayı için 18 gün olmak üzere toplam 24 günlük taşıma belirlendiği, belirlenen toplam 24 günlük süre için taşıma ücretinin ödendiğinin davalı tarafca ispatlanamadığı, bilirkişi raporunda toplam 24 günlük süre ile taraflar arasındaki sözleşmede araçların günlük çalışma ücreti olarak belirlenen 16.105,00 TL'nin çarpılması suretiyle bulunan 386.520,00 TL'nin davacı tarafça talep edilebilecek taşıma ücreti olarak tespiti ve buna KDV ilavesi ile 421.306,80 TL'nin bulunmasının doğru olduğu, davacı tarafça aralık 2012 tarihinde yapılan ve davalı yetkilisinin imzasını «taşıyan» hiçbir belge sunulamadığı, ilk derece mahkemesinin bilirkişi raporunda 2012 Aralık dönemine ilişkin bu fatura bedelinin hesaplamaya «dahil» edilmemesinin maddi hatadan kaynaklandığına dair gerekçesinin doğru görülmediği, nitekim bilirkişi raporunda tespit edilen alacağa, anılan fatura bedelinin ilavesi …
Benzer bu kararda… alık ayının 15’ine kadar ki döneme ilişkin ücret alacağı yönünden her hangi bir ödemenin bulunmadığı, Kasım ayına ilişkin ödemenin taraflar arasındaki uygulamaya ve «teamüllere» göre Kasım ayı içerisinde değil Aralık ayının ilk 8 günü içerisinde ödeneceğinin öngörüldüğü, dolayısıyla davalının davacıya KDV «dahil» 42.«265»,00 TL borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 42.265 TL’nin 14/12/2006 tarihinden itibaren ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:teamül · i̇i̇k 265 · reeskont faizi
Benzer bu kararda… alık ayının 15’ine kadar ki döneme ilişkin ücret alacağı yönünden her hangi bir ödemenin bulunmadığı, Kasım ayına ilişkin ödemenin taraflar arasındaki uygulamaya ve «teamüllere» göre Kasım ayı içerisinde değil Aralık ayının ilk 8 günü içerisinde ödeneceğinin öngörüldüğü, dolayısıyla davalının davacıya KDV «dahil» 42.«265»,00 TL borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 42.265 TL’nin 14/12/2006 tarihinden itibaren ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15101 E. 2013/21544 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1253 E. 2019/6055 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1876 E. , 2021/2354 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 31.05.2018 tarih ve 2014/984 E. - 2018/407 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 24.01.2020 tarih ve 2018/2077 E. - 2020/97 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında öğrenci semt servisi hizmet alımına ilişkin sözleşme imzalandığı, müvekkilinin günlüğü 16.105 TL+KDV’den Ekim 2012’de 14 gün, Kasım 2012’de 22 gün ve Aralık 2012’de 20 gün olmak üzere toplam 56 gün öğrenci servis ve link hizmetini aralıksız ve tam olarak yerine getirdiğini, verilen hizmetin sözleşme gereğince toplamının 901,880,00 TL + KDV olduğunu, davalı idarenin toplam 432.300,00 TL ödeme yaptığını, geriye kalan miktarın 04.01.2013 tarih A-133779 seri sıra nolu ve 509.079,05 TL tutarındaki fatura ile faturalandırdığı, borcun ödenmemesi üzerine, müvekkili tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının borcunun tamamına ve tüm ferilerine itiraz ettiğini ileri sürerek, icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin tüm ferileri ile birlikte ve takip tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte devamına, haksız itiraz nedeniyle, davalı yan aleyhine alacağın % 20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile davalı üniversitenin Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı arasında 19.12.2012 tarih ve 2012/189534 ihale kayıt numaralı ve 161.050,00 TL bedelli hizmet alımı sözleşmesi yapıldığını, davacının bu iş karşılığında idareye 9.700,00 TL nakit teminat verdiğini, sözleşme sona erdiğinde davacı ... tarafından yapılan işin karşılığı olarak, üniversitenin Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı'na 02.01.2013 tarih ve 133766 sıra seri numaralı 140.435,60 TL bedelli fatura kesildiğini, davacı taahhüdünün sözleşme ve eklerine uygun olarak yerine getirildiğinin tespit edilmesi üzerine, Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı tarafından 30.01.2013 tarihli ödeme emri belgesi düzenlenerek, sözleşmenin 12.
maddesi hükmü gereğince; Üniversite Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı'na gönderildiğini, davacının vergi borcu ile üçüncü kişinin haczi nedeniyle taahhütlü icra kesintisi yapıldıktan sonra, davacıya 04.02.2013 tarihinde 92.247,57 TL ödeme yapıldığını, yine aynı tarihte davacının 9.700,00 TL nakit kesin teminatının da iade edildiğini, davacı ... adına Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş. Ulus Şubesi tarafından düzenlenmiş bulunan 26.12.2012 tarih ve G-2012/1125 sayılı 22.350,00 TL tutarındaki geçici teminat mektubunun adı geçen banka tarafından tanzim edilmediği ve sahte olduğu yönünde cevaplar verilmesi ve geçici teminat mektuplarının sahte olduğunun tespit edilmesi üzerine söz konusu hizmet alımı işine ait ihalenin, İhale Komisyonu tarafından 03.01.2013 tarihinde iptal edildiğini, kararın harcama yetkilisince 08.01.2013 tarihinde onaylandığını, davacı ile üniversite Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı arasında yalnız bir sözleşme yapıldığını, söz konusu 19.12.2012 tarihli sözleşme uyarınca davacının doğmuş tüm hak ve alacaklarının ödendiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraflar arasında esasen servis hizmet sözleşmesine göre yapılan taşıma bedelinin ödendiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın sözleşme dışında rektörlüğün talimatlarıyla yapılan 29 günlük taşımanın mevcut olup olmadığı ve bu taşımanın bedelinin davalı rektörlükçe ödenip ödenmediğine ilişkin olduğu, tarafların servis hizmetinden söz etmemelerine karşın aralarındaki sözleşmenin esasen taşıma sözleşmesi olduğu, taşıma sözleşmesinin şekle tabi olmadığı sözlü olarak yapılabileceği, somut olayda rektörlüğün istem ve talimatıyla taşıma işinin yapıldığı, davacıya ait işletmenin ekim, kasım ve aralık 2012 döneminde toplam 56 gün için verilen sözlü talimatlara uygun olarak taşıma yapıldığı, bilirkişi raporunda bu konuda maddi hata yapılarak ekim ve kasım aylarındaki taşıma adedi ve süresine göre hesaplama yapıldığı, aralık ayındaki taşımanın gözetilmediği, bilirkişi raporunun bunun dışında dosya kapsamındaki delillere uygun olduğu, itirazların yerinde olmadığı, günlük taşıma bedelinin taraflar arasındaki sözleşmeyle 16.105,00 TL olarak kabul edildiği, bu durumda taşıma miktarına ve ücretine göre, davacının KDV hariç toplam 421.306,80 TL, KDV dahil toplam 509.079,05 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının Ankara 8.
İcra Müdürlüğü'nün 2013/3441 sayılı dosyasında girişilen icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin 509.079,05 TL alacağın, tahsil tarihine kadar işleyecek avans faizi yürütülmek suretiyle devamına, hükmedilen alacak üzerinden % 20 nispetinde hesap edilen 101.815,81 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafından davalı tarafça ödenmediği ileri sürülen 509.079,00 TL tutarındaki 29 günlük iş karşılığı düzenlenen 04.01.2013 tarihli faturaya dayanılarak işbu davanın konusu icra takibine başlandığı, davacı tarafça yukarıda anılan ve ödendiği kabul edilen 7 adet fatura dışındaki taşımaların yapıldığının ispatlanması, bundan sonra ise davalı tarafça bu ispatlanan taşımaların bedelinin ödendiğinin kanıtlanması gerektiği, ilk derece mahkemesince görüşüne başvurulan bilirkişi raporuna göre taraflar arasında ihtilafsız olan ve ödemesi yapılan yedi adet faturanın dışında kalan taşımalarda, davalının yetkilisinin imzasının bulunduğu belgelere göre, davacı tarafça yapıldığı ispatlanan ve ödemesi yapılmayan 2012 ekim ayı için 6, 2012 kasım ayı için 18 gün olmak üzere toplam 24 günlük taşıma belirlendiği, belirlenen toplam 24 günlük süre için taşıma ücretinin ödendiğinin davalı tarafca ispatlanamadığı, bilirkişi raporunda toplam 24 günlük süre ile taraflar arasındaki sözleşmede araçların günlük çalışma ücreti olarak belirlenen 16.105,00 TL'nin çarpılması suretiyle bulunan 386.520,00 TL'nin davacı tarafça talep edilebilecek taşıma ücreti olarak tespiti ve buna KDV ilavesi ile 421.306,80 TL'nin bulunmasının doğru olduğu, davacı tarafça aralık 2012 tarihinde yapılan ve davalı yetkilisinin imzasını taşıyan hiçbir belge sunulamadığı, ilk derece mahkemesinin bilirkişi raporunda 2012 Aralık dönemine ilişkin bu fatura bedelinin hesaplamaya dahil edilmemesinin maddi hatadan kaynaklandığına dair gerekçesinin doğru görülmediği, nitekim bilirkişi raporunda tespit edilen alacağa, anılan fatura bedelinin ilavesi halinde de mahkemece hükmedilen 509.079,00 TL'lik miktara ulaşılamadığı, bu durum karşısında mahkemece 421.306,80 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile, Ankara 8.
İcra Müdürlüğü'nün 2013/3441 esas sayılı dosyası ile yapılan takipte davalının 421.306,80 TL'lik asıl alacak miktarına yapmış olduğu itirazın iptaliyle takibin bu miktarın asıl alacak miktarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faizi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hükmedilen alacak üzerinden % 20 nispetinde hesap edilen 84.261,36 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacı tarafından davalı aleyhine sözleşme dışı ilave taşıma ücretlerinin tahsili talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne dair kararı, Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak yukarıda özetlenen şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Raporda taraflar arasında imzalanmış olan araç servis sözleşmesinde araç türlerine ve semt taşımalarına göre servis ücretlerin ayrı ayrı kararlaştırıldığı, 24 günlük taşıma ücretini bulabilmek için 3916 servis içinde her aracın hangi servisi kaç kere yaptığı bulunup, belirlenen ücretlerle çarpılması gerektiği, bunun bir tahakkuk işi olup ayrı bir çalışma gerektirdiği belirtilmiştir. Raporda izah edildiği üzere, davalının kabulünde addedilen münhasıran sözleşme dışı taşımalar için, araçlar ve güzergahları belirlenerek, herbir taşıma için sözleşmede belirlenen birim fiyatlarla çarpılmak suretiyle ilave taşımaların hesaplanması ve buna göre hüküm kurulması gerekirken, hesaplama konusunda uzman yeni bilirkişiden rapor alınmadan hüküm kurulması doğru değildir.
Ayrıca davacı yanın takibe konu faturada KDV’yi düşürerek talepte bulunması gözden kaçırılıp, gizli talep aşımına yol açacak şekilde belirlenen taşıma tutarına KDV ilave edilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 11.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/652701300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz