Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/11562 E. 2013/14376 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teamül↗ i̇i̇k 265↗ reeskont faizi↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, cevap dilekçesindeki açıklamalara göre taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle davacının 2006 yılı Kasım ayı ücreti 25.000 TL ile Aralık ayının 15’ine kadar olan döneme ilişkin 11.666,00 TL olmak üzere toplam 36.666,00 TL + KDV’den ibaret alacağın davacıya ödenmediğinin sabit olduğu, davalı taraf sonradan Kasım ayı içerisinde davacıya bazı ödemeler yapıldığını bildirmiş ise de bankadan gelen hesap dökümlerine göre davacının 2006 yılı Kasım ayı ile Aralık ayının 15’ine kadar ki döneme ilişkin ücret alacağı yönünden her hangi bir ödemenin bulunmadığı, Kasım ayına ilişkin ödemenin taraflar arasındaki uygulamaya ve teamüllere göre Kasım ayı içerisinde değil Aralık ayının ilk 8 günü içerisinde ödeneceğinin öngörüldüğü, dolayısıyla davalının davacıya KDV dahil 42.265,00 TL borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 42.265 TL’nin 14/12/2006 tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece hükmedilen alacağa 14.12.2006 tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiştir. Oysa ki davacı vekili 31.03.2011 tarihli dilekçesi ile 15.12.2006 tarihinden itibaren faize hükmedilmesini talep etmiştir. Bu itibarla davacı vekilinin talebi doğrultusunda 15.12.2006 tarihten itibaren faize karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13050 E. 2016/9134 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:çekin süresinde ibrazı · borçlunun temerrüdü · keşide tarihi · muacceliyet · ihtiyati haciz · geçersizlik · haciz · çek
Benzer bu kararda… psamına göre; Çek Kanunu’nun geçici .../... maddesi gereğince, 31...2017 tarihine kadar üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya «ibrazı» «geçersiz» olduğu, ihtiyati hacze konu çekin vadesinden önce ibrazının yasal olarak mümkün olmadığı, bu durumda talep konusu borcun «muaccel» olmadığı ve «borçluların temerrüde» düşürülmediği gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati hacze konu edilen «çek» 31...2015 tarihli olup, mahkemece, yazılı şekilde, talebe konu çekin vadesinden önce 30...2015 tarihinde «ibraz» edildiği ve çekin vadesinden önce ibrazının yasal olarak mümkün olmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Talep, çeke dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/984 E. 2017/1617 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:alt taşıyan · hizmet bedeli · ispat külfeti · uyuşmazlık konusu · asıl alacak · taşıyan · eksik inceleme
Benzer bu karardaDavacı 2012 yılının Ekim ayında 19 gün Kasım ayında 11 gün olmak üzere «alt taşıyan» sıfatıyla yaptığı personel taşıma «hizmeti bedeli» için kestiği iki adet faturaya dayalı alacağının ödenmediğini ileri sürmüş, davalı ise İl Sağlık Müdürlüğü ile yaptıkları Personel Taşıma Sözleşmesi gereğince taşı …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi kök ve ek raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; «uyuşmazlık konusu» takip bilgilerinin ve takipteki alacaklının isminin dava dilekçesinde hatalı yazıldığı bu nedenle HMK'nın 124. maddesi uyarınca davacı olarak ...'ın kabulü ile yargılamaya devam olunduğu, tarafların günlük 145 TL karşılığında taşıma işi için anlaştığının ihtilafsız hale geldiği, davalının, davacının işi terkettiği savunmasını kanıtlayamadığı, davacının taşıma ücreti talep hakkının bulunduğunun kabul edildiği, davacının 2012 yılı Ekim ayında 15gün, aynı yılın Kasım ayın da ise 11 gün olmak üzere toplam 26 gün fiili taşıma yaptığı buna göre, 3.770 TL taşıma ücreti alacağının doğduğu, bu miktarın icra takibi ile istenen «asıl alacak» miktarına yakın olduğu, dinlenen davacı tanığı beyanında servisçilerin taşıma şirketlerinden ücretlerinden mahsuben zaman zaman yakıt aldığını ve bunun hesaplarınd …
Bu durumda uyuşmazlığın çözümünde öncelikle iddiaya konu hizmetin verildiğinin ispatı gerekmekte olup, «ispat külfeti» davacıya aittir.
Bu farklılığın neden kaynaklandığının İl Sağlık Müdürlüğü 'nden sorularak çelişkili durumun giderilmesinden sonra, dava konusu faturalarda bahsi geçen hizmetlerin verilip verilmediğinin tespiti ile ödemeye dair diğer delillerin değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9763 E. 2011/2615 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hizmet sözleşmesi · fatura · teslim · kesin hüküm
Benzer bu karardaSayılı ilamında KDV talebinin ret ediliş gerekçesi olarak «fatura» tanzim edilmeyişinin gösterilmesi karşısında o davadan sonra fatura tanzim olunarak işbu davayla talepte bulunulduğundan önceki ilam bu talep açısından «kesin» hüküm teşkil etmemektedir.
… bağlanıp kesinleştiği, bu nedenle davacının diğer davada da talep edilen 2004 yılı Aralık ayına ilişkin alacak talebinde bulunamayacağı, KDV alacağına ilişkin henüz «fatura» tanzim olunmadığından bu talebin de reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2) Dava, «hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1 nci maddesine göre Türkiye’de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyet çerçevesinde yapılan «teslim» ve hizmetler katma değer vergisine tabidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/11562 E. , 2013/14376 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.06.2011 tarih ve 2010/188-2011/120 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05.07.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 04/09/2006 tarihinde imzalanan sunuculuk sözleşmesi ile müvekkilinin TV 8 kanalında DERYA GİBİ adlı kadın programını sunmayı üstlendiğini, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiği halde davalının aylık ödemeleri geciktirdiğini, 2006 Kasım ayına ve Aralık ayının yarısına ait ücreti ödemediğini, davalının 36.666,00 TL + KDV olmak üzere toplam 42.265,00 TL borcu bulunduğunu ileri sürerek, 42.265,00 TL’nin 14/12/2006 tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 31.03.2011 tarihli dilekçe ile 15.12.2006 tarihinden itibaren faize hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafından haksız feshi nedeniyle uğranılan zararın tazmini ve cezai şart için İstanbul 1 Nolu Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nde açılan 2007/33 esas sayılı dava reddedilmiş olmakla birlikte bu kararın henüz kesinleşmediğini, bu davanın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, davalının hazırlayıp sunduğu programın 25/05/2004 tarihinden itibaren TV 8 adlı kanalda yayınlandığını, bu ilişkinin 2,5 yıla yakın süre ile şifahi sözleşme kapsamında sürdüğünü, daha sonra 04/09/2006 tarihinde yazılı anlaşma yapıldığını, anlaşma gereğince davacının sözleşme konusu televizyon programını hazırlayıp sunduktan sonra serbest meslek makbuzu keserek ödeme talep edeceğinin hükme bağlandığını, mevcut gecikmenin müvekkil şirketten değil davacının serbest meslek makbuzu kesmesindeki gecikmeden kaynaklandığını, müvekkili şirketçe defalarca dava konusu bedelin ödenmesi için davacıya bildirim yapıldığını ve bu hususun çekilen ihtarlarda da dile getirildiğini, sözlü ve yazılı anlaşma döneminde genellikle davalının bu gibi gecikmelere itiraz etmeksizin tüm ödemeleri almasından dolayı oluşan teamül nedeniyle sözleşmenin feshedilmeyeceği yönünde müvekkilde güven oluştuğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, cevap dilekçesindeki açıklamalara göre taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle davacının 2006 yılı Kasım ayı ücreti 25.000 TL ile Aralık ayının 15’ine kadar olan döneme ilişkin 11.666,00 TL olmak üzere toplam 36.666,00 TL + KDV’den ibaret alacağın davacıya ödenmediğinin sabit olduğu, davalı taraf sonradan Kasım ayı içerisinde davacıya bazı ödemeler yapıldığını bildirmiş ise de bankadan gelen hesap dökümlerine göre davacının 2006 yılı Kasım ayı ile Aralık ayının 15’ine kadar ki döneme ilişkin ücret alacağı yönünden her hangi bir ödemenin bulunmadığı, Kasım ayına ilişkin ödemenin taraflar arasındaki uygulamaya ve teamüllere göre Kasım ayı içerisinde değil Aralık ayının ilk 8 günü içerisinde ödeneceğinin öngörüldüğü, dolayısıyla davalının davacıya KDV dahil 42.265,00 TL borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 42.265 TL’nin 14/12/2006 tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece hükmedilen alacağa 14.12.2006 tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiştir. Oysa ki davacı vekili 31.03.2011 tarihli dilekçesi ile 15.12.2006 tarihinden itibaren faize hükmedilmesini talep etmiştir. Bu itibarla davacı vekilinin talebi doğrultusunda 15.12.2006 tarihten itibaren faize karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. bendindeki “alacağın 14.12.2006 tarihinden itibaren” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “alacağın 15.12.2006 tarihinden itibaren” ibaresi yazılması suretiyle kararın davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042034700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz