Yazılımın sunuluş biçiminin benzerliğiyle karıştırılmaya yol açan haksız rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1506 E. 2021/1247 K. · · İlk derece: 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
TTK 55/1-a-4 uyarınca, iki yazılım farklı programlama dili ve kodlarla yazılmış olsa dahi, modül isimleri, çalışma mantığı, kullanıcı arayüzleri ve içerikleri (sergilenme biçimi) itibariyle benzer/aynı olup aynı çalışma mantığında üretilmişse, davalının eylemi başkasının iş ürünleriyle karıştırılmaya yol açan önlem alma niteliğinde haksız rekabet oluşturur; ayrıca TTK 54-55 kapsamında bir kişinin, rakip şirkette çalıştığı dönemde iştirak ettiği projeleri kendi bağımsız faaliyeti gibi sunması, rakibin iş tecrübelerini kendine mal eden, müşteri ilişkilerini etkileyen aldatıcı ve dürüstlük kuralına aykırı bir ticari uygulama olarak haksız rekabet teşkil eder. Buna karşılık, iş ürününden yetkisiz yararlanma veya iş sırrının hukuka aykırı değerlendirilmesi ileri sürülmemişse eylem TTK 55/1-c-d kapsamında değerlendirilemez.
Ele alınan sorunlar
Yazılımın çalışma mantığı, modül ve arayüz benzerliğiyle karıştırılmaya yol açan haksız rekabet (TTK 55/1-a-4) → kabul
İddia: Davacı, davalının ürettiği EHSCore programının kendi İSGPro programındaki modül, arayüz ve içerikleri birebir kullandığını, bu suretle haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK'nın 54. maddesi uyarınca haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olup, 55. maddedeki haller örnek niteliğindedir; 55/1-a-4'te başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak haksız rekabet sayılmıştır. Bilirkişi raporunda davalı programındaki uygulama modül isimlerinin, çalışma mantığının, kullanıcı arayüzlerinin, form ifadelerinin, formüllerin ve alt modül isimlerinin davacı programı ile benzer/aynı olduğu; programların farklı programlama dili ve kodlarla yazılmış olmakla birlikte aynı çalışma mantığında üretildiği tespit edilmiştir. Yazılımın bizatihi kendisi (fikir ve sanat eseri) benzer olmasa da eserin sergilenme biçimi itibariyle programlar benzerdir; bu hali ile davalının eylemi TTK 55/1-a-4'te düzenlenen karıştırılmaya yol açan önlemler alma şeklindeki haksız rekabeti oluşturur. Bu yön haksız rekabet kabul edilerek karar verilmesi gerekirken davanın reddi isabetsizdir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Rakip şirkette çalışılan dönemdeki projelerin kendi bağımsız faaliyeti gibi sunulmasının haksız rekabet oluşturması → kabul
İddia: Davacı, davalının internet sitesinde davacının müşterileriyle yürütülen projeleri davalının kendi deneyimi/müşterisiymiş gibi gösterdiğini, bunun haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde haksız rekabet halleri örnek kabilinden sayılmış olup, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı her türlü davranış ve ticari uygulama haksız ve hukuka aykırıdır. Davalının internet sitesindeki ifadeler, davacı şirkette sigortalı çalışan olduğu dönemde iştirak ettiği iş sağlığı ve güvenliği projelerini davalıya ait bağımsız faaliyetler olarak sunmakta olup, bu durum davacı şirkete ait iş tecrübelerinin davalıya mal edilmesi sonucunu doğuran, müşteri ilişkilerini etkileyen aldatıcı ve dürüstlük kuralına aykırı bir ticari uygulamadır; haksız rekabet oluşturur. Bu eylem yönünden de haksız rekabet kabul edilerek karar verilmesi gerekirken aksinin kabulü isabetsizdir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İş sırrının hukuka aykırı değerlendirilmesi (TTK 55/1-c-d) yönünden temyiz itirazlarının reddi → ret
İddia: Davacı, davalının eylemlerinin TTK 55/1-c-d kapsamında iş ürünü/iş sırrından yetkisiz yararlanma niteliğinde haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalıya kendisine emanet edilmiş bir iş ürününden yetkisiz yararlandığı veya iş ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp yararlandığı ileri sürülmediği gibi, üretim veya iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmesi ya da gizlice ele geçirdiği bilgileri değerlendirmesi de söz konusu olmadığından, isnat edilen eylemler TTK 55/1-c-d kapsamında değerlendirilemez; bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Farklı kod ve dille yazılsa da modül/arayüz/çalışma mantığı benzerliğiyle karıştırılmaya yol açan yazılımın TTK 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet oluşturması ve rakip şirketteki projelerin kendi bağımsız faaliyeti gibi sunulmasının haksız rekabet sayılması bakımından bağlayıcı emsal (bozma) niteliğindedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız rekabet↗ karıştırılmaya yol açan önlemler↗ yazılımın sergilenme biçimi↗ iş ürününden yararlanma↗ iş sırrı↗ dürüstlük kuralı↗ aldatıcı ticari uygulama↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2880 E. 2024/5243 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · denetime elverişlilik · iş bölümü · ibraz · husumet
Benzer bu karardaCEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; «husumet itirazında» bulunmuş ve davacıdan adı geçen yazılımlara ilişkin bir alım yapılmadığı gibi bu ürünlerin de AYBA tarafından kullanılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… ri tabanı tablo yapıları, tablo ilişkileri, formülleri, kodları, ekran tasarımları kopyalanarak yeni bir ürün şeklinde çağaltılmaya çalışıldığına hatta bunların bir «bölümü» yeni bir ürünmüş gibi kuruma kullandırıldığına, müvekkili firma ürünlerinin veri tablolarına yeni alanlar açıldığı yönünde duyumlar alındığını, dava konusu adları …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça tescilli lisans, patent yada herhangi bir belge «ibraz» edilmediği, lisans ve patent belgesi olmadığı gibi 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 11 inci maddesinde belirtildiği şekilde sahip …
… kolon adının birebir aynı olduğu şeklinde tespitlerin yer aldığı sabit olduğundan bu bakımdan her iki rapor arasında çelişkiden söz edilemeyeceği, hükme esas alınan «denetime elverişli» 13.06.2018 tarihli heyet raporunda belirtildiği üzere, tabloların bir bütün olarak ele alındığında benzeşen yanları olduğu kadar benzeşmeyen yanlarının da bulunduğ …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/886 E. 2024/3484 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; davacı iddialarının doğru olduğu kabul edilse dahi, davalıya isnat edilen eylemlerin TTK 55/1-c-d kapsamında değerlendirilemeyeceği, zira davalının kendisine emanet edilmiş bir iş «ürününden yetkisiz yararlandığı» veya iş ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp yararlandığı ileri sürülmediği gibi, davacı iddiaları doğrultusunda üretim veya iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmesi, gizlice ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendirmesi de söz konusu olmadığı, ancak davacı iddiası, davalının davacı işyerinde çalıştığı sürede elde ettiği bir takım bilgileri kendi yazılımda kullandığı ve davacı yazılımı ile birebir aynı yazılımı oluşturup bu şekilde iktibas yaratıldığı yönünde olup, bu iddiaların TTK 55/1-a-4 m. uyarınca yapılan değerlendirmede, davalı ve davacının programlarının işleyişi, genel algoritması ve modülleri çok benzer olmakla birlikte, programların özünü oluşturan ve kopyacılığın sınırlarını belirleyen kodların tamamen aynı olmadığı, fikir ve akış diyagramlarının aynı olduğu ancak davalının ilgili projeyi farklı bir kod mantığı ile tekrar yazmış olduğu, davalı web sitesinde verilen hizmetten söz edilirken ekip üyelerinin hizmetinden söz edildiği, davalı firmanın hizmetinden söz edilmediği anlaşılmış, salt davalının davacı şirkette çalıştığı dönemde elde ettiği bir kısım verileri kendi yazılımlarında, internet sitesinde ve reklam broşürlerinde kullanmış olması «haksız rekabet» eylemine neden olmayacaktır, zira davacı işi gereği bu teknik bilgilere sahip bir mühendis olup bu bilgileri kullanmaması düşünülemeyeceği, davalı yazılımının, dav …
2- Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, sonlandırılması ve «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 54. maddesinde belirtildiği üzere, «haksız rekabete» ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «haksız rekabetin» tespiti, meni, yazılıma tecavüzün tespiti, meni, ref'i ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin yurtdışında "...." adıyla sigorta şirketlerinin oto «hasar» dosyalarında yönetim ve denetim amaçlı kullandıkları sistem yapısını, Hasar Yönetim Sistemi (HYS) projesi adıyla geliştirdiğini, proseslerini oluşturup programlayıp yazdığını, davacı firmanın müşterisi konumundaki sigorta şirketlerinin tedarikçisi sıfatıyla çalışan davalıların bahsi geçen programa kopya amacı ile saldırılarda bulunduğunu ileri sürerek programla ilgili tanıtım, pazarlama, satış ve sair her türlü faaliyetin tedbiren durdurulmasını, yapılacak yargılama neticesinde de davalıların kopya programının tecavüzünün ref'i/men'i ile programın ve tecavüze ilişkin her türlü işlem ve eylemin ortadan kaldırılmasına, fazlaya ilişkin talepleri saklı olmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat ile davalının eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin durdurulmasına, haksız rekabet teşkil eden eylemleri ve davanın fiyat kırması, piyasa fiyatlarını düşürmesi karşısında fazlaya ilişkin talepleri saklı olmak kaydıyla dava tarihinden geçerli olmak ve «ticari faiz» uygulanmak sureliyle şimdilik 5.000,00 TL manevi tazminatın da davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… işkin her türlü işlem ve eylemin ortadan kaldırılmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi ve 5.000,00 TL manevi «haksız rekabetten» doğan manevi zararın tazminini talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:know-how · i̇i̇k 167 · emredici hüküm · ticari faiz · derdestlik · yenileme · usulden reddi · dava sebebi
Benzer bu kararda… ndirildiğinde zaten işin doğası gereği olması gereken bir durum olduğu, söz konusu yazılımların aynı işi yapan farklı programlar olduğunun anlaşıldığı, somut olayda «know how» bilgilerinin haksız olarak elde edildiğini de ispat edilemediği gerekçesiyle asıl davanın reddine; birleşen dava yönünden davalı «derdestlik» itirazında bulunmuş olup, dava dilekçesi içerik itibarıyla aynı taleplere ilişkin olarak açıldığından birleşen davanın derdestlik nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
… bulunulduğu görülmüş ise de, mahkemece hüküm altına alınan asıl davadaki tecavüzün tespiti ve men'i, maddi ve manevi tazminat ile birleşen dosya yönünden ayrı ayrı «vekalet ücreti» verilmesinde usule aykırılık bulunmadığı, asıl davanın 04.09.2013 tarihinde, birleşen davanın ise 12.09.2013 tarihinde açıldığı, davanın aynı konuda, aynı taraflar arasında ve aynı dava «sebebine» dayalı olduğu anlaşıldığından, mahkemece birleşen davanın «derdestlik» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesinin de isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sigorta ile sözleşme «yenileyemediği» için tazminat talep etmekte ise de bu isteminin dayanağının da gerçek dışı ve haksız olduğunu, bu programların aynı modül ve yapıda olmasının yasal düzenleme ve idari otorite tarafından «emredildiğini», davacının programı ile müvekkili programın aynı olmadığının yazılım uzmanları tarafında da ifade edildiğini, hizmet verilen sigorta şirketi tarafından kullanıcı a …
BİRLEŞEN DAVA İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/«167» E.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4290 E. 2012/10811 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraz
Benzer bu kararda… zılımın birden fazla bilgisayarda kullanımının serbest olup olmadığının incelenmesi gerektiğini bildirdiği, davacının da bu incelemenin yapılması için yazılım CD’si «ibraz» ettiği, mahkemece bu CD üzerinde inceleme yapılmak üzere bilirkişi heyetinden ek rapor alınması, davalı kullanımında olduğu anlaşılan bir adet yazılımın birden faz …
1 benzer karar daha
-
Hakimin davayı aydınlatma ödevi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9037 E. 2018/2336 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; davacı iddialarının doğru olduğu kabul edilse dahi, davalıya isnat edilen eylemlerin TTK 55/1-c-d kapsamında değerlendirilemeyeceği, zira davalının kendisine emanet edilmiş bir iş «ürününden yetkisiz yararlandığı» veya iş ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp yararlandığı ileri sürülmediği gibi, davacı iddiaları doğrultusunda üretim veya iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmesi, gizlice ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendirmesi de söz konusu olmadığı, ancak davacı iddiası, davalının davacı işyerinde çalıştığı sürede elde ettiği bir takım bilgileri kendi yazılımda kullandığı ve davacı yazılımı ile birebir aynı yazılımı oluşturup bu şekilde iktibas yaratıldığı yönünde olup, bu iddiaların TTK 55/1-a-4 m. uyarınca yapılan değerlendirmede, davalı ve davacının programlarının işleyişi, genel algoritması ve modülleri çok benzer olmakla birlikte, programların özünü oluşturan ve kopyacılığın sınırlarını belirleyen kodların tamamen aynı olmadığı, fikir ve akış diyagramlarının aynı olduğu ancak davalının ilgili projeyi farklı bir kod mantığı ile tekrar yazmış olduğu, davalı web sitesinde verilen hizmetten söz edilirken ekip üyelerinin hizmetinden söz edildiği, davalı firmanın hizmetinden söz edilmediği anlaşılmış, salt davalının davacı şirkette çalıştığı dönemde elde ettiği bir kısım verileri kendi yazılımlarında, internet sitesinde ve reklam broşürlerinde kullanmış olması «haksız rekabet» eylemine neden olmayacaktır, zira davacı işi gereği bu teknik bilgilere sahip bir mühendis olup bu bilgileri kullanmaması düşünülemeyeceği, davalı yazılımının, dav …
2- Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, sonlandırılması ve «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 54. maddesinde belirtildiği üzere, «haksız rekabete» ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
Benzer bu kararda… scilli markalarının davalı tarafından ticari amaçla kullanıldığı, böylelikle davalının, davacıya ait marka tescilli bilgisayar programlarını kar elde etmek amacıyla «haksız rekabet» içerisinde kullandığı, davalının davacının maddi ve manevi haklarına tecavüzde bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının davacının eserlerine ve markalarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, davalının eylemlerinin durdurulmasına ve önlenmesine, bu eser ve marka ile yapılan her türlü mallara bilgisayar programlarına ve ürünlere el konulmasına, 556 sayılı KHK'nın 66/2 maddesi uyarınca 46.589,22 TL «maddi tazminat» ile 5.000,00 TL itibar tazminatı ve 45.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 17/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
1- Dava, marka hakkına ve ...’dan kaynaklanan eser sahipliği hakkına tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta iddiaya göre davalının eylemleri 556 sayılı KHK ile korunan marka hakkı, ...’dan kaynaklanan eser sahipliği hakkı ile TTK’nun 56 ve devamı maddelerinde düzenlenen «haksız rekabet yasağının» ihlalini oluşturduğundan hakimin davayı aydınlatma görevi kapsamında davacıya tazminat taleplerinin dayanaklarını da açıklattırmak suretiyle uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakimin davayı aydınlatma ödevi · davayı aydınlatma ödevi · rekabet yasağı · oy yasağı · marka hakkına tecavüz · bilirkişi incelemesi · maddi tazminat · ilan
Benzer bu kararda… scilli markalarının davalı tarafından ticari amaçla kullanıldığı, böylelikle davalının, davacıya ait marka tescilli bilgisayar programlarını kar elde etmek amacıyla «haksız rekabet» içerisinde kullandığı, davalının davacının maddi ve manevi haklarına tecavüzde bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının davacının eserlerine ve markalarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, davalının eylemlerinin durdurulmasına ve önlenmesine, bu eser ve marka ile yapılan her türlü mallara bilgisayar programlarına ve ürünlere el konulmasına, 556 sayılı KHK'nın 66/2 maddesi uyarınca 46.589,22 TL «maddi tazminat» ile 5.000,00 TL itibar tazminatı ve 45.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 17/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesinde, «hakimin davayı aydınlatma ödevi» düzenlenmiş olup, hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta iddiaya göre davalının eylemleri 556 sayılı KHK ile korunan marka hakkı, ...’dan kaynaklanan eser sahipliği hakkı ile TTK’nun 56 ve devamı maddelerinde düzenlenen «haksız rekabet yasağının» ihlalini oluşturduğundan hakimin davayı aydınlatma görevi kapsamında davacıya tazminat taleplerinin dayanaklarını da açıklattırmak suretiyle uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekmektedir.
Bilişim Teknolojileri” ibareli markaları bulunduğunu, davalı şirketin ise bu marka ve yazılımlarını izinsiz kullandığını, davalı eyleminin «marka hakkına tecavüz», «haksız rekabet» ve ...’dan kaynaklanan eser sahipliği hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürmüştür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1506 E. , 2021/1247 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15.03.2018 tarih ve 2016/226 E. - 2018/168 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 23.01.2020 tarih ve 2018/1079 E. - 2020/78 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 23.08.2008-15.11.2012 tarihleri arasında müvekkili şirkette çalıştığını, askerlik hizmetini ifa edeceği gerekçesiyle işinden ayrılan davalının daha sonra HAG Teknoloji unvanlı bir işletme açtığını, davalının müvekkilinin geliştirdiği yazılımların birebir aynısını pazarladığını ve müvekkiline ait bir çok materyali izinsiz kullandığını, davalının web sitesinin müvekkilinin web sitesinden iktibas edilerek hazırlandığını, davalının bu web sitesinde müvekkilinin müşterilerini kendi müşterisi gibi göstermekte olduğunu, davalının geliştirdiğini iddia ettiği EHSCore isimli yazılımın müvekkilinin geliştirdiği İSGPro yazılımının aynısı olduğunu, davalının müvekkili şirkette çalıştığı dönemde elde ettiği bir kısım verileri reklam ve tanıtımlarında kullanmakta olduğunu, davalının bu eylemlerinin TTK 55/1-c-d m.
uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini, ayrıca davalının sektörde tanınabilir hale gelmek adına geliştirdiğini iddia ettiği yazılımı son derece cüzi bedelle pazarlamaya çalıştığını ve bu eyleminin ise TTK 55/1-a maddesine aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespitine ve sonlandırılmasına, davalının bu eylemleri yapmaktan men edilmesine, hükmün ilanına, yargılama sırasında ortaya çıkacak gerçek zarar miktarına ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000.-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafça sözü edilen web sitesi faaliyetleri Hag Teknoloji ticari işletmesi altında yürütülmekte olduğunu, müvekkilinin askerlik dönüşü bu şirketi kurmadığını, bu süreçte bir bankada iki yıla yakın bir süre yazılım mühendisi olarak çalıştığını, şirketin 3 yıla yakın bir süre sonra kurulduğunu, dolayısıyla müvekkilinin iş deneyiminin davacının tahmin ettiğinden farklı derinlikte ve davacının iş ilişkisiyle doğrudan alakalı olmadığını, müvekkili işletme yetkililerinin kendi becerileri ve çalışmaları sonucunda EHSCore yazılımını oluşturduklarını, internet sitesindeki birebir aynı olduğu iddia edilen ifadelerin her internet sitesinde bulunan başlıklar olduğunu, müvekkilinin yalnızca çalıştığı müşterilere yer verecek şekilde kendi faaliyetleri kapsamında bir internet sitesi hazırladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalının davacı ile aynı sektörde benzer bir işletme çalıştırdığı, ancak üretimi ve geliştirmesi aynı olmayan bir program üzerinden piyasaya hitap ettiği, taraflar arasında birlikte çalıştıkları dönemde şirket bünyesinde çalıştığı süre zarfında öğrenmiş olduğu sır niteliğindeki bilgileri başkalarına açıklamaması ya da başka bir firmada çalışması durumunda müeyyide uygulanacağına dair bir akit imzalamadıkları, davacının üretimini yaptığı program üzerinde davalının işten ayrıldığı tarihte hak sahipliğinin de bulunmadığı, aradan geçen uzun zamanda davalının tecrübelerini kendi işine aktarmasında hukuka aykırı bir durumun bulunmadığı, hukuka aykırılık ve rekabet ihlaline ilişkin inandırıcı bir delilin de dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; davacı iddialarının doğru olduğu kabul edilse dahi, davalıya isnat edilen eylemlerin TTK 55/1-c-d kapsamında değerlendirilemeyeceği, zira davalının kendisine emanet edilmiş bir iş ürününden yetkisiz yararlandığı veya iş ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp yararlandığı ileri sürülmediği gibi, davacı iddiaları doğrultusunda üretim veya iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmesi, gizlice ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendirmesi de söz konusu olmadığı, ancak davacı iddiası, davalının davacı işyerinde çalıştığı sürede elde ettiği bir takım bilgileri kendi yazılımda kullandığı ve davacı yazılımı ile birebir aynı yazılımı oluşturup bu şekilde iktibas yaratıldığı yönünde olup, bu iddiaların TTK 55/1-a-4 m.
uyarınca yapılan değerlendirmede, davalı ve davacının programlarının işleyişi, genel algoritması ve modülleri çok benzer olmakla birlikte, programların özünü oluşturan ve kopyacılığın sınırlarını belirleyen kodların tamamen aynı olmadığı, fikir ve akış diyagramlarının aynı olduğu ancak davalının ilgili projeyi farklı bir kod mantığı ile tekrar yazmış olduğu, davalı web sitesinde verilen hizmetten söz edilirken ekip üyelerinin hizmetinden söz edildiği, davalı firmanın hizmetinden söz edilmediği anlaşılmış, salt davalının davacı şirkette çalıştığı dönemde elde ettiği bir kısım verileri kendi yazılımlarında, internet sitesinde ve reklam broşürlerinde kullanmış olması haksız rekabet eylemine neden olmayacaktır, zira davacı işi gereği bu teknik bilgilere sahip bir mühendis olup bu bilgileri kullanmaması düşünülemeyeceği, davalı yazılımının, davacı yazılımları ile karışıklığa veya karıştırılmaya yol açması da söz konusu olmadığına göre, somut olayda bu maddenin koşullarının da oluşmadığı anlaşılmakta olup, gerekçe yönünden ilk derece mahkemesi kararının isabetli olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, aşağıda belirtilen hususlar dışında, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, sonlandırılması ve maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalının ürettiği ‘’EHSCore’’ isimli iş sağlığı ve güvenliği programının, davacının önceden ürettiği ‘’İSGPro’’ isimli iş sağlığı ve güvenliği programına benzediğini, davacı programında kullanılan modüllerin, arayüzlerinin bire bir davalı yazılımında kullanıldığı ve ayrıca davalının internet sitesinde kendi müşterisi gibi gösterdiği şirketlerin aslında davacının müşterileri olduğunu ileri sürmüş, ilk derece mahkemesince, bilirkişi raporuyla programda tespit edilen benzerlikler olsa da programların farklı programlama dilinde, farklı yazılım kodlarıyla yazıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bölge adliye mahkemesince ise, davacının gerekçe yönünden istinaf istemleri kabul edilmiş ancak taraflara ait iş sağlığı ve güvenliği programlarının genel algoritması, modüllerinde benzerlik olduğu, fikir ve akış diyagramlarının aynı olduğu ancak davalının ilgili projeyi farklı bir kod mantığı ile tekrar yazmış olduğu, davalı web sitesinde verilen hizmetten söz edilirken davacı firmanın hizmetinden söz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 54. maddesinde belirtildiği üzere, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Kanunun “dürüstük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar” başlığı altında haksız rekabet hallerinin örnek mahiyetinde sayıldığı bu bağlamda, TTK ve 55-b.a.4’de “başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek”;
aynı madde ve fıkranın b.1-a hükmünde ise “başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,” hali haksız rekabet teşkil eden eylemlerden sayılmıştır.
Dosyaya kazandırılan 26.01.2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; davalının programındaki ‘’uygulama modül’’ isimlerinin davacının önceden üretip pazarladığı programdaki isimlere benzer olduğu, programların çalışma mantıkları ve kullanıcı arayüzlerinin benzer olduğu, ‘’Düzenleyici ve Önleyici Faaliyet’’ modülü ve bu modülde kullanılan formlardaki ifadelerin aynı olduğu, örnek formül olarak gösterilen ‘’Risk=olasılık * şiddetin karesi’’ formülünün aynı olduğu, ‘’Tanımlar’’ modülündeki alt modül isimlerinin aynı olduğu, ‘’Muayeneler’’ modülündeki veri girişlerinin aynı olduğu, programların farklı programlama dilinde, farklı yazılım kodlarıyla yazıldığı ve programların klasörleme mantıklarının farklı olduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporundaki tespitler göz önüne alındığında, davalıya ait EHSCore adlı program ile davacıya ait İSGPro isimli programın aynı çalışma mantığında üretildiği, fikir ve sanat eseri olan yazılımın bizatihi kendisinin benzer olmadığı ancak eserin sergilenme biçimi itibarıyle programların benzer olduğu, bu hali ile davalının eylemlerinin 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesinde yerini bulan başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak şeklindeki haksız rekabet halini oluşturduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, bu yönler itibariyle haksız rekabet oluştuğu kabul edilerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamış olup, kararın bu nedenle bozulması gererkmiştir.
2- Davacı, davalıya ait internet sitesinde "hakkımızda" bölümündeki ‘’Ekibimiz geçmişteki Pfizer Türkiye, Abdi İbrahim ve Thy gibi büyük şirketler ile yürütülen İSG Yazılımı Projelerindeki deneyimlerini DEBİS projesinde birleştirmiştir.’’şeklindeki ifadelerin, davacının müşterilerinin davalının müşterisiymiş gibi anlaşılacağı gerekçesiyle
haksız rekabet oluşturduğu iddiasında bulunmuştur. 6102 sayılı TTK’nın haksız rekabete ilişkin 54. ve devamı maddelerin doğrudan davacının iddiasına isabet eden haller belirtilmemiş olsa da, yukarıda belirtildiği gibi 55. maddeki haksız rekabet halleri örnek kabilinden sayılmış olup, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı her türlü davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırı olup haksız rekabet halini oluşturacaktır. Davalının internet sitesindeki kullanılan ifadeler davalının ekibinin davacının dava dışı şirketlerle gerçekleştirdiği iş sağlığı ve güvenliği projelerinin davacıya ait bağımsız faaliyetler olarak sunulmasına ilişkindir.
Oysa davalı, dava dışı şirketlerle yürütülen iş sağlığı ve güvenliği yazılımı faaliyetlerine davacı şirkette sigortalı çalışan olduğu dönemde iştirak etmiş olup, bu hali ile davalının eyleminin davacı şirkete ait iş tecrübelerinin davalıya mal edilmesi sonucunu doğuracak nitelikte olduğu ve bu durumun rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı bir ticari uygulama olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda davacının işbu eyleminin de davacı aleyhine haksız rekabet oluşturduğunun kabul edilip neticesine göre karar verilmesi gerekirken, bölge adliye mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz istemlerinin reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 15.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/644081200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz