6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/886 E. 2024/3484 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
know-how i̇i̇k 167 emredici hüküm vekâlet ücreti ticari faiz sigorta sözleşmesi derdestlik yenileme usulden reddi maddi ve manevi tazminat esastan ret ilk derece kararının kaldırılması dava sebebi hasar haksız rekabet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) vekalet ücreti zamanaşımı istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · FSEK — FSEK 2

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/374 E., 2022/99 K.

BİRLEŞEN DAVA İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin

2013/167 E.

Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, meni, yazılıma tecavüzün tespiti, meni, ref'i ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 30.04.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin yurtdışında "...." adıyla sigorta şirketlerinin oto hasar dosyalarında yönetim ve denetim amaçlı kullandıkları sistem yapısını, Hasar Yönetim Sistemi (HYS) projesi adıyla geliştirdiğini, proseslerini oluşturup programlayıp yazdığını, davacı firmanın müşterisi konumundaki sigorta şirketlerinin tedarikçisi sıfatıyla çalışan davalıların bahsi geçen programa kopya amacı ile saldırılarda bulunduğunu ileri sürerek programla ilgili tanıtım, pazarlama, satış ve sair her türlü faaliyetin tedbiren durdurulmasını, yapılacak yargılama neticesinde de davalıların kopya programının tecavüzünün ref'i/men'i ile programın ve tecavüze ilişkin her türlü işlem ve eylemin ortadan kaldırılmasına, fazlaya ilişkin talepleri saklı olmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat ile davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin durdurulmasına, haksız rekabet teşkil eden eylemleri ve davanın fiyat kırması, piyasa fiyatlarını düşürmesi karşısında fazlaya ilişkin talepleri saklı olmak kaydıyla dava tarihinden geçerli olmak ve ticari faiz uygulanmak sureliyle şimdilik 5.000,00 TL manevi tazminatın da davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar tarafından müvekkiline ait HYS programına kopya amacı ile saldırılarda bulunulduğunu ileri sürerek öncelikle davalı tarafın kopya programına tedbir konulması, yapılacak yargılama neticesinde programın ve tecavüze ilişkin her türlü işlem ve eylemin ortadan kaldırılmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi ve 5.000,00 TL manevi haksız rekabetten doğan manevi zararın tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, bu programın 2008 yılından beri sigorta sektöründe kullanıldığını, davacı tarafından maddi vaka ve hukuki sebep açıklanmadığı gibi her bir davalıdan talebin de ayrı ayrı belirtilmediğini, davacının iddialarının haksız ve asılsız olduğu, davacı ... Sigorta ile sözleşme yenileyemediği için tazminat talep etmekte ise de bu isteminin dayanağının da gerçek dışı ve haksız olduğunu, bu programların aynı modül ve yapıda olmasının yasal düzenleme ve idari otorite tarafından emredildiğini, davacının programı ile müvekkili programın aynı olmadığının yazılım uzmanları tarafında da ifade edildiğini, hizmet verilen sigorta şirketi tarafından kullanıcı adı/şifresi ile izin verilen, sınırlanan alanın kullanıcıya bahşedilmiş olup, müvekkili şirketin sigorta şirketinden aldığı şifre ile girişi neticesi bu alandaki bilgilere erişim sağlandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; derdestlik itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflara ait programlar arasında bir benzerliğin bulunmadığı, programlarda yer alan konseptlerin ve işlevlerin benzerliklerinin ise sigorta sektörünün getirmiş olduğu yasal yükümlülüklerden ve işin niteliğinden ve doğasından kaynaklandığı, bu gibi zorunlu ve işlevsel benzerliğin bir bilgisayar programının diğer bir programın kopyası olduğu sonucunu göstermeyeceği, telif hukukunda fonksiyonların ve temel düşüncenin değil, düşüncenin açıklama biçiminin korunduğu, bilgisayar programları bakımından bu açıklama biçiminin kaynak kodları olduğu, kaynak kodları arasında bir benzerliğin bulunmadığı, zira her iki yazılımın kaynak kodlarının, veri tabanı mimarisinin ve görsel tasarımlarının farklı olduğunun tüm rapor içeriklerinde alınan birden çok heyet raporu ile de tespit edildiği, veri giriş modül yapılarının, program akışının benzer olmasının ise ancak sigortacılık mevzuatı, iş süreçleri ve paydaşların ihtiyaçları doğrultusunda değerlendirildiğinde zaten işin doğası gereği olması gereken bir durum olduğu, söz konusu yazılımların aynı işi yapan farklı programlar olduğunun anlaşıldığı, somut olayda know how bilgilerinin haksız olarak elde edildiğini de ispat edilemediği gerekçesiyle asıl davanın reddine; birleşen dava yönünden davalı derdestlik itirazında bulunmuş olup, dava dilekçesi içerik itibarıyla aynı taleplere ilişkin olarak açıldığından birleşen davanın derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 15.08.2013 tarihli tespit raporu, 12.05.2014 tarihli ilk bilirkişi raporu ve dosyaya sunulmuş olan uzman mütalaasında kullanım ihlali ve kopyalama olduğunun ortaya konulduğunu, mahkemece çelişkiler ve eksiklikler barındıran kök ve ek raporun hükme esas alındığını, bir yazılımın birbirine benzeyip benzemediğini analiz edebilmek için analiz, algoritma, yazılım dil seçimi, gibi parametrelere bakılması gerektiğini, her iki yazılımın da bu kriterlere uyması nedeni ile çalışma şekil ve mantığının aynı olduğunu, aralarındaki farkın sadece görsel (renk, tema) açıdan olduğunu, somut olan bu durum karşısında haklı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, ayrıca mahkemece kararda aynı dava içinde dört ayrı vekalet ücretine hükmetmiş olmasının usule aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflara ait programlar arasında bir benzerliğin bulunmadığı, programlarda yer alan konseptlerin ve işlevlerin benzerliklerinin sigorta sektörünün getirmiş olduğu yasal yükümlülüklerden ve işin niteliğinden kaynaklandığı, bunun zorunlu bir benzerlik olması nedeniyle programın kopya olduğu sonucunu göstermeyeceği, kaynak kodları arasında bir benzerlik bulunmadığı, söz konusu yazılımların aynı işi yapan farklı programlar olduğu anlaşıldığından, mahkemece asıl davanın esastan reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece takdir edilen vekâlet ücretine yönelik itirazda bulunulduğu görülmüş ise de, mahkemece hüküm altına alınan asıl davadaki tecavüzün tespiti ve men'i, maddi ve manevi tazminat ile birleşen dosya yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesinde usule aykırılık bulunmadığı, asıl davanın 04.09.2013 tarihinde, birleşen davanın ise 12.09.2013 tarihinde açıldığı, davanın aynı konuda, aynı taraflar arasında ve aynı dava sebebine dayalı olduğu anlaşıldığından, mahkemece birleşen davanın derdestlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinin de isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacıya ait hasar yönetim sistemi proseslerini oluşturan programın davalılar tarafından izinsiz kullanıldığı iddiasıyla programa tecavüzün tespiti, önlenmesi, kaldırılması, tecavüz nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutularak şimdilik 10.000,00 maddi, 50.000,00 TL manevi, haksız rekabet nedeniyle 5.000,00 TL manevi zararın tahsili talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 2 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4290 E. 2012/10811 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Bilirkişi incelemesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2497 E. 2010/8231 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/886 E.  ,  2024/3484 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/1572 Esas, 2022/2048 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2021/374 E., 2022/99 K.

BİRLEŞEN DAVA İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin

2013/167 E.

Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, meni, yazılıma tecavüzün tespiti, meni, ref'i ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 30.04.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin yurtdışında "...." adıyla sigorta şirketlerinin oto hasar dosyalarında yönetim ve denetim amaçlı kullandıkları sistem yapısını, Hasar Yönetim Sistemi (HYS) projesi adıyla geliştirdiğini, proseslerini oluşturup programlayıp yazdığını, davacı firmanın müşterisi konumundaki sigorta şirketlerinin tedarikçisi sıfatıyla çalışan davalıların bahsi geçen programa kopya amacı ile saldırılarda bulunduğunu ileri sürerek programla ilgili tanıtım, pazarlama, satış ve sair her türlü faaliyetin tedbiren durdurulmasını, yapılacak yargılama neticesinde de davalıların kopya programının tecavüzünün ref'i/men'i ile programın ve tecavüze ilişkin her türlü işlem ve eylemin ortadan kaldırılmasına, fazlaya ilişkin talepleri saklı olmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat ile davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin durdurulmasına, haksız rekabet teşkil eden eylemleri ve davanın fiyat kırması, piyasa fiyatlarını düşürmesi karşısında fazlaya ilişkin talepleri saklı olmak kaydıyla dava tarihinden geçerli olmak ve ticari faiz uygulanmak sureliyle şimdilik 5.000,00 TL manevi tazminatın da davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar tarafından müvekkiline ait HYS programına kopya amacı ile saldırılarda bulunulduğunu ileri sürerek öncelikle davalı tarafın kopya programına tedbir konulması, yapılacak yargılama neticesinde programın ve tecavüze ilişkin her türlü işlem ve eylemin ortadan kaldırılmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi ve 5.000,00 TL manevi haksız rekabetten doğan manevi zararın tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, bu programın 2008 yılından beri sigorta sektöründe kullanıldığını, davacı tarafından maddi vaka ve hukuki sebep açıklanmadığı gibi her bir davalıdan talebin de ayrı ayrı belirtilmediğini, davacının iddialarının haksız ve asılsız olduğu, davacı ... Sigorta ile sözleşme yenileyemediği için tazminat talep etmekte ise de bu isteminin dayanağının da gerçek dışı ve haksız olduğunu, bu programların aynı modül ve yapıda olmasının yasal düzenleme ve idari otorite tarafından emredildiğini, davacının programı ile müvekkili programın aynı olmadığının yazılım uzmanları tarafında da ifade edildiğini, hizmet verilen sigorta şirketi tarafından kullanıcı adı/şifresi ile izin verilen, sınırlanan alanın kullanıcıya bahşedilmiş olup, müvekkili şirketin sigorta şirketinden aldığı şifre ile girişi neticesi bu alandaki bilgilere erişim sağlandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; derdestlik itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflara ait programlar arasında bir benzerliğin bulunmadığı, programlarda yer alan konseptlerin ve işlevlerin benzerliklerinin ise sigorta sektörünün getirmiş olduğu yasal yükümlülüklerden ve işin niteliğinden ve doğasından kaynaklandığı, bu gibi zorunlu ve işlevsel benzerliğin bir bilgisayar programının diğer bir programın kopyası olduğu sonucunu göstermeyeceği, telif hukukunda fonksiyonların ve temel düşüncenin değil, düşüncenin açıklama biçiminin korunduğu, bilgisayar programları bakımından bu açıklama biçiminin kaynak kodları olduğu, kaynak kodları arasında bir benzerliğin bulunmadığı, zira her iki yazılımın kaynak kodlarının, veri tabanı mimarisinin ve görsel tasarımlarının farklı olduğunun tüm rapor içeriklerinde alınan birden çok heyet raporu ile de tespit edildiği, veri giriş modül yapılarının, program akışının benzer olmasının ise ancak sigortacılık mevzuatı, iş süreçleri ve paydaşların ihtiyaçları doğrultusunda değerlendirildiğinde zaten işin doğası gereği olması gereken bir durum olduğu, söz konusu yazılımların aynı işi yapan farklı programlar olduğunun anlaşıldığı, somut olayda know how bilgilerinin haksız olarak elde edildiğini de ispat edilemediği gerekçesiyle asıl davanın reddine;

birleşen dava yönünden davalı derdestlik itirazında bulunmuş olup, dava dilekçesi içerik itibarıyla aynı taleplere ilişkin olarak açıldığından birleşen davanın derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

15. 08.2013 tarihli tespit raporu, 12.05.2014 tarihli ilk bilirkişi raporu ve dosyaya sunulmuş olan uzman mütalaasında kullanım ihlali ve kopyalama olduğunun ortaya konulduğunu, mahkemece çelişkiler ve eksiklikler barındıran kök ve ek raporun hükme esas alındığını, bir yazılımın birbirine benzeyip benzemediğini analiz edebilmek için analiz, algoritma, yazılım dil seçimi, gibi parametrelere bakılması gerektiğini, her iki yazılımın da bu kriterlere uyması nedeni ile çalışma şekil ve mantığının aynı olduğunu, aralarındaki farkın sadece görsel (renk, tema) açıdan olduğunu, somut olan bu durum karşısında haklı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, ayrıca mahkemece kararda aynı dava içinde dört ayrı vekalet ücretine hükmetmiş olmasının usule aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflara ait programlar arasında bir benzerliğin bulunmadığı, programlarda yer alan konseptlerin ve işlevlerin benzerliklerinin sigorta sektörünün getirmiş olduğu yasal yükümlülüklerden ve işin niteliğinden kaynaklandığı, bunun zorunlu bir benzerlik olması nedeniyle programın kopya olduğu sonucunu göstermeyeceği, kaynak kodları arasında bir benzerlik bulunmadığı, söz konusu yazılımların aynı işi yapan farklı programlar olduğu anlaşıldığından, mahkemece asıl davanın esastan reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece takdir edilen vekâlet ücretine yönelik itirazda bulunulduğu görülmüş ise de, mahkemece hüküm altına alınan asıl davadaki tecavüzün tespiti ve men'i, maddi ve manevi tazminat ile birleşen dosya yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesinde usule aykırılık bulunmadığı, asıl davanın 04.09.2013 tarihinde, birleşen davanın ise 12.09.2013 tarihinde açıldığı, davanın aynı konuda, aynı taraflar arasında ve aynı dava sebebine dayalı olduğu anlaşıldığından, mahkemece birleşen davanın derdestlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinin de isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacıya ait hasar yönetim sistemi proseslerini oluşturan programın davalılar tarafından izinsiz kullanıldığı iddiasıyla programa tecavüzün tespiti, önlenmesi, kaldırılması, tecavüz nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutularak şimdilik 10.000,00 maddi, 50.000,00 TL manevi, haksız rekabet nedeniyle 5.000,00 TL manevi zararın tahsili talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 2 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin asıl ve birleşen davada davacıdan alınarak asıl ve birleşen davada davalılara verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1131071800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.