Tanık beyanı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/19053 E. 2013/19160 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tanık beyanı↗ keşif↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dinlenen tanık beyanlarına göre; kat malikleri kurulu kararı ile ana binanın deprem yönünden güçlendirilmesine karar verilmesi üzerine 2008 yılı Aralık ayında güçlendirme çalışmasına başlanıldığı ve 2009 yılı Nisan ayının başına kadar güçlendirme çalışmasının devam ettiği, güçlendirme sırasında tüm binanın boşaltıldığı ancak sigortalı dairenin diş hekimi olarak kullanılması nedeni ile boşaltılmayarak
çalışmaya devam ettiği ve böylelikle tadilat sırasındaki çalışmalardan dolayı su sızıntısı olduğu, ancak meydana gelen hasarın davalıların dairesindeki güçlendirme tadilatından sonra yapıldığı hususu ispatlanamamış olduğu ve güçlendirme çalışması sırasında doğal olarak bu tip hasarlanmanın olabileceği, ayrıca sigortalı dairenin güçlendirme çalışması sırasında binayı boşaltmayıp çalışmasına da devam ettiği gerekçelerine dayanılmak suretiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sigorta poliçesine dayalı rucüan tazminat istemine dayalı olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, mahkemece dinlenen bir kısım davalı tanık beyanlarından, apartmanda yapılan güçlendirme çalışmasından sonra her dairenin kendine ait su ve tesisat işlerini yaptırdığı, bu sırada yukarıdaki 5 nolu daire tesisatında açık bırakılan sular sebebiyle sigortalı dairede hasar oluştuğu beyan edilmiş, bu husus mahkemece keşif yapılarak alınan bilirkişi raporunda ve ekspertiz raporunda da doğrulanmıştır. Mahkemece dosya kapsamıyla sabit olan maddi olguya dayalı olarak davalıların sorumluluğunun ve sorumluluk miktarının saptanması ve alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazın da değerlendirilerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12073 E. 2012/18153 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dinlenen «tanık beyanlarına» göre; kat malikleri kurulu kararı ile ana binanın deprem yönünden güçlendirilmesine karar verilmesi üzerine 2008 yılı Aralık ayında güçlendirme çalışmasına başlanıldığı ve 2009 yılı Nisan ayının başına kadar güçlendirme çalışmasının devam ettiği, güçlendirme sırasında tüm binanın boşaltıldığı ancak sigortalı dairenin diş hekimi olarak kullanılması nedeni ile boşaltılmayarak çalışmaya devam ettiği ve böylelikle tadilat sırasındaki çalışmalardan dolayı su sızıntısı olduğu, ancak meydana gelen «hasarın» davalıların dairesindeki güçlendirme tadilatından sonra yapıldığı hususu ispatlanamamış olduğu ve güçlendirme çalışması sırasında doğal olarak bu tip hasarlanmanın …
Oysa, mahkemece dinlenen bir kısım davalı tanık beyanlarından, apartmanda yapılan güçlendirme çalışmasından sonra her dairenin kendine ait su ve tesisat işlerini yaptırdığı, bu sırada yukarıdaki 5 nolu daire tesisatında açık bırakılan sular sebebiyle sigortalı dairede «hasar» oluştuğu beyan edilmiş, bu husus mahkemece «keşif» yapılarak alınan bilirkişi raporunda ve ekspertiz raporunda da doğrulanmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, rucüan «hasar» bedelini talep etme hakkına sahip olan davalının ödediği hasarın kat malikleri yada yönetici tarafından meydana getirilmediği, bizzat sigortalı olan işyeri sahibinin yapmış olduğu tadilattan kaynaklanan pis su sızıntısından kaynaklandığı gerekçesiyle davacının borçlu olmadığının tespitine ve «haciz sebebi» ile ödemiş olduğu 3.060,00 TL'nin «istirdatına», manevi tazminat talebinin ise borçlu olarak davacının yönetici sıfatı ile adının bulunduğu, icra takibine yönetici sıfatı yazılmaksızın borçlu olarak ... yazılmış ise de davacının «husumet itirazında» bulunmadığı, aynı zamanda davacının kat maliki de olduğu, bu nedenle hasar dosyasına göre zarar binanın ortak yerinden kaynaklansa da zararı tazmin yükümlülüğünün …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:haciz sebebi · husumet itirazı · istirdat · haciz · dava sebebi · ibraz · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, rucüan «hasar» bedelini talep etme hakkına sahip olan davalının ödediği hasarın kat malikleri yada yönetici tarafından meydana getirilmediği, bizzat sigortalı olan işyeri sahibinin yapmış olduğu tadilattan kaynaklanan pis su sızıntısından kaynaklandığı gerekçesiyle davacının borçlu olmadığının tespitine ve «haciz sebebi» ile ödemiş olduğu 3.060,00 TL'nin «istirdatına», manevi tazminat talebinin ise borçlu olarak davacının yönetici sıfatı ile adının bulunduğu, icra takibine yönetici sıfatı yazılmaksızın borçlu olarak ... yazılmış ise de davacının «husumet itirazında» bulunmadığı, aynı zamanda davacının kat maliki de olduğu, bu nedenle hasar dosyasına göre zarar binanın ortak yerinden kaynaklansa da zararı tazmin yükümlülüğünün …
2-Davacı, dava dilekçesinde ve yargılama aşamasında «ibraz» ettiği, davalının cevap dilekçesine karşı cevaplarını sunduğu dilekçesinde ve 01.12.2010 tarihli bilirkişi raporu hakkında beyanlarını içeren dilekçede faiz talep …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11880 E. 2010/8964 K.
Ortak:keşif · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaOysa, mahkemece dinlenen bir kısım davalı tanık beyanlarından, apartmanda yapılan güçlendirme çalışmasından sonra her dairenin kendine ait su ve tesisat işlerini yaptırdığı, bu sırada yukarıdaki 5 nolu daire tesisatında açık bırakılan sular sebebiyle sigortalı dairede «hasar» oluştuğu beyan edilmiş, bu husus mahkemece «keşif» yapılarak alınan bilirkişi raporunda ve ekspertiz raporunda da doğrulanmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve dinlenen «tanık beyanlarına» göre; kat malikleri kurulu kararı ile ana binanın deprem yönünden güçlendirilmesine karar verilmesi üzerine 2008 yılı Aralık ayında güçlendirme çalışmasına başlanıldığı ve 2009 yılı Nisan ayının başına kadar güçlendirme çalışmasının devam ettiği, güçlendirme sırasında tüm binanın boşaltıldığı ancak sigortalı dairenin diş hekimi olarak kullanılması nedeni ile boşaltılmayarak çalışmaya devam ettiği ve böylelikle tadilat sırasındaki çalışmalardan dolayı su sızıntısı olduğu, ancak meydana gelen «hasarın» davalıların dairesindeki güçlendirme tadilatından sonra yapıldığı hususu ispatlanamamış olduğu ve güçlendirme çalışması sırasında doğal olarak bu tip hasarlanmanın …
Dava, «sigorta poliçesine» dayalı rucüan tazminat istemine dayalı olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce bozulmuş olup, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda yapılan «keşif», alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının yapmakta olduğu iş merkezi inşaatı nedeni ile çevre binalarda meydana gelen hasarların taraflar arasında imzalanmış olan 06.01.2003 tarihli poliçe kapsamında olduğu, poliçenin düzenlendiği tarihte mevcut olan şartların dikkate alınması gerektiği, bu sebeple deprem yönetmeliğine uygun güçlendirme yapılmış olsaydı meydana gelecek «hasarın» miktar, mahiyet ve kapsamı farklı olabilecek olsa da sigorta şirketi poliçenin düzenlendiği tarihte mevcut şartları dikkate alarak bu hususu öngörmesi gerektiği ve bu sebeple doğan zararın poliçe kapsamında olması nedeni ile karşılamakla yükümlü olduğu, hasar miktarının da hesaplanması için en uygun yöntemin yapılan harcamaların faturalandırılmış hali ile yapılan işler karşılaştırılması suretiyle makul bir harcama olup olmadığının dikkate alınarak faturaların göz önünde bulundurulması gerektiği, faturalar dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda yapılan «masrafın» «sigorta poliçesinde» belirtilen 2.500 Doların karşılığı olan 1.384,37 TL düşüldükten sonra 423.376,56 TL olduğu anlaşıldığından bu miktar üzerinden davanın kabulüne «muafiyet» indiriminden sonra istenebilecek tazminatın 423.376,56 TL olduğu gerekçesiyle bu meblağın 16.07.2003 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar v …
… yeni deprem yönetmeliği gereğince bina sahiplerince yapılmış olması gereken güçlendirmeler yapılmış olsaydı, davacının üstlendiği inşaat nedeniyle bu binaların aynı «hasarı» görüp görmeyeceği belirlenip sonucuna göre karar verilmesi istenmiş ve 26/02/2009 tarihli bilirkişi kök ve 06/05/2009 tarihli ek raporunda güçlendirme yapılmış olsaydı hasarların çapının, mahiyetinin ve kapsamının güçlendirme çalışmalarının mahiyetine bağlı olarak belirli ölçüde azalacağı belirtilmiş iken, «kesin» hesaplama yapılamasa dahi davalının bozma ilamları doğrultusunda kazanılmış hakkı olduğu halde davalı lehine makul bir indirim yapılmadan, deprem yönetmeliğine uygun güçlendirme yapılıp yapılmamasının sözleşme tarihindeki şartlar dikkate alınarak davalı tarafından mevcut şartların öngörülmüş olması gerekeceğinden aranmasının gerekmediği, deprem yönetmeliğine uygun güçlendirme yapılmış olsaydı meydana gelecek hasarın miktar, mahiyet ve kapsamı farklı olabilecek olsa da sigorta şirketi poliçenin düzenlendiği tarihte mevcut şartları dikkate alarak bu hususu öngörmesi gerektiği ve bu sebeple doğan zararın poliçe kapsamında olması nedeni ile davalının karşılamakla yükümlü olduğu gerekçesiyle bozma ilamlarındaki «kazanılmış hak» nazara alınmayarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muafiyet · kazanılmış hak · dosya masrafı · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce bozulmuş olup, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda yapılan «keşif», alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının yapmakta olduğu iş merkezi inşaatı nedeni ile çevre binalarda meydana gelen hasarların taraflar arasında imzalanmış olan 06.01.2003 tarihli poliçe kapsamında olduğu, poliçenin düzenlendiği tarihte mevcut olan şartların dikkate alınması gerektiği, bu sebeple deprem yönetmeliğine uygun güçlendirme yapılmış olsaydı meydana gelecek «hasarın» miktar, mahiyet ve kapsamı farklı olabilecek olsa da sigorta şirketi poliçenin düzenlendiği tarihte mevcut şartları dikkate alarak bu hususu öngörmesi gerektiği ve bu sebeple doğan zararın poliçe kapsamında olması nedeni ile karşılamakla yükümlü olduğu, hasar miktarının da hesaplanması için en uygun yöntemin yapılan harcamaların faturalandırılmış hali ile yapılan işler karşılaştırılması suretiyle makul bir harcama olup olmadığının dikkate alınarak faturaların göz önünde bulundurulması gerektiği, faturalar dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda yapılan «masrafın» «sigorta poliçesinde» belirtilen 2.500 Doların karşılığı olan 1.384,37 TL düşüldükten sonra 423.376,56 TL olduğu anlaşıldığından bu miktar üzerinden davanın kabulüne «muafiyet» indiriminden sonra istenebilecek tazminatın 423.376,56 TL olduğu gerekçesiyle bu meblağın 16.07.2003 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar v …
… yeni deprem yönetmeliği gereğince bina sahiplerince yapılmış olması gereken güçlendirmeler yapılmış olsaydı, davacının üstlendiği inşaat nedeniyle bu binaların aynı «hasarı» görüp görmeyeceği belirlenip sonucuna göre karar verilmesi istenmiş ve 26/02/2009 tarihli bilirkişi kök ve 06/05/2009 tarihli ek raporunda güçlendirme yapılmış olsaydı hasarların çapının, mahiyetinin ve kapsamının güçlendirme çalışmalarının mahiyetine bağlı olarak belirli ölçüde azalacağı belirtilmiş iken, «kesin» hesaplama yapılamasa dahi davalının bozma ilamları doğrultusunda kazanılmış hakkı olduğu halde davalı lehine makul bir indirim yapılmadan, deprem yönetmeliğine uygun güçlendirme yapılıp yapılmamasının sözleşme tarihindeki şartlar dikkate alınarak davalı tarafından mevcut şartların öngörülmüş olması gerekeceğinden aranmasının gerekmediği, deprem yönetmeliğine uygun güçlendirme yapılmış olsaydı meydana gelecek hasarın miktar, mahiyet ve kapsamı farklı olabilecek olsa da sigorta şirketi poliçenin düzenlendiği tarihte mevcut şartları dikkate alarak bu hususu öngörmesi gerektiği ve bu sebeple doğan zararın poliçe kapsamında olması nedeni ile davalının karşılamakla yükümlü olduğu gerekçesiyle bozma ilamlarındaki «kazanılmış hak» nazara alınmayarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10265 E. 2010/11222 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dinlenen «tanık beyanlarına» göre; kat malikleri kurulu kararı ile ana binanın deprem yönünden güçlendirilmesine karar verilmesi üzerine 2008 yılı Aralık ayında güçlendirme çalışmasına başlanıldığı ve 2009 yılı Nisan ayının başına kadar güçlendirme çalışmasının devam ettiği, güçlendirme sırasında tüm binanın boşaltıldığı ancak sigortalı dairenin diş hekimi olarak kullanılması nedeni ile boşaltılmayarak çalışmaya devam ettiği ve böylelikle tadilat sırasındaki çalışmalardan dolayı su sızıntısı olduğu, ancak meydana gelen «hasarın» davalıların dairesindeki güçlendirme tadilatından sonra yapıldığı hususu ispatlanamamış olduğu ve güçlendirme çalışması sırasında doğal olarak bu tip hasarlanmanın …
Oysa, mahkemece dinlenen bir kısım davalı tanık beyanlarından, apartmanda yapılan güçlendirme çalışmasından sonra her dairenin kendine ait su ve tesisat işlerini yaptırdığı, bu sırada yukarıdaki 5 nolu daire tesisatında açık bırakılan sular sebebiyle sigortalı dairede «hasar» oluştuğu beyan edilmiş, bu husus mahkemece «keşif» yapılarak alınan bilirkişi raporunda ve ekspertiz raporunda da doğrulanmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, «hasarın» davalıların kat maliki olduğu binanın ortak kullanım alanlarından olan bodrum katta gerçekleştiği, davacının sigortalısı olan şirkete kullanıma dair apartman yönetimince veya kat maliklerince izin verildiğine dair kanıt sunulmadığı, belediyece davacının sigortalısına hasardan önce yapılan tadilatın uygun bulunmadığının bildirildiği, sigortalının olaydan sonra da kullanıma devam ettiği, yapılan tadilattan davalıların sorumlu tutulamayacağı, dolayısıyla tadilat nedeniyle meydana gelen su baskınından da sorumluluklarının olmadığı, uyarıya rağmen kullanıma devam eden «sigorta ettirenin» sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03.05.2010 tarihli kararı ile mah …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta ettiren
Benzer bu karardaMahkemece, «hasarın» davalıların kat maliki olduğu binanın ortak kullanım alanlarından olan bodrum katta gerçekleştiği, davacının sigortalısı olan şirkete kullanıma dair apartman yönetimince veya kat maliklerince izin verildiğine dair kanıt sunulmadığı, belediyece davacının sigortalısına hasardan önce yapılan tadilatın uygun bulunmadığının bildirildiği, sigortalının olaydan sonra da kullanıma devam ettiği, yapılan tadilattan davalıların sorumlu tutulamayacağı, dolayısıyla tadilat nedeniyle meydana gelen su baskınından da sorumluluklarının olmadığı, uyarıya rağmen kullanıma devam eden «sigorta ettirenin» sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03.05.2010 tarihli kararı ile mah …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2720 E. 2010/8879 K.
Ortak:keşif · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaOysa, mahkemece dinlenen bir kısım davalı tanık beyanlarından, apartmanda yapılan güçlendirme çalışmasından sonra her dairenin kendine ait su ve tesisat işlerini yaptırdığı, bu sırada yukarıdaki 5 nolu daire tesisatında açık bırakılan sular sebebiyle sigortalı dairede «hasar» oluştuğu beyan edilmiş, bu husus mahkemece «keşif» yapılarak alınan bilirkişi raporunda ve ekspertiz raporunda da doğrulanmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve dinlenen «tanık beyanlarına» göre; kat malikleri kurulu kararı ile ana binanın deprem yönünden güçlendirilmesine karar verilmesi üzerine 2008 yılı Aralık ayında güçlendirme çalışmasına başlanıldığı ve 2009 yılı Nisan ayının başına kadar güçlendirme çalışmasının devam ettiği, güçlendirme sırasında tüm binanın boşaltıldığı ancak sigortalı dairenin diş hekimi olarak kullanılması nedeni ile boşaltılmayarak çalışmaya devam ettiği ve böylelikle tadilat sırasındaki çalışmalardan dolayı su sızıntısı olduğu, ancak meydana gelen «hasarın» davalıların dairesindeki güçlendirme tadilatından sonra yapıldığı hususu ispatlanamamış olduğu ve güçlendirme çalışması sırasında doğal olarak bu tip hasarlanmanın …
Dava, «sigorta poliçesine» dayalı rucüan tazminat istemine dayalı olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece yapılan «keşif» sonunda düzenlenen bilirkişi raporunda ise “sigortalı işyerinde iddia edilen boyutta «hasara» sebep olacak su akıntısının davalının tadilat gören dairesinden gerçekleşebileceğine dair kanaat edinilemediği, ancak sigortalı «depoya» zarar veren bu oranda büyük su akıntısının tam olarak nereden geldiği hususunda teknik olarak tespit yapılamadığı, davalının beyanına göre ve yerinde yapılan tespi …
1- Dava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davaların birbiri ile irtibatlı olduğu, diğer dava dosyasında diğer kat maliklerinin yapacağı savunmalar birlikte değerlendirilip, sigortalı mahalde «hasara» yol açan su sızıntısının sadece davalının sorumluluğunda bulunan tesisattan mı, yoksa tüm binaya ait ortak tesisattan mı kaynaklandığının açıklığa kavuşturulması, …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuan tazminat · işyeri sigorta poliçesi · işyeri sigortası · depo kararı · tazminat davası · kâr payı · yasal faiz
Benzer bu kararda1- Dava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
… hkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı işyerine zarar veren su sızıntısı ortak tesisattan kaynaklandığından davalının arsa «payı» oranında zarardan sorumlu bulunduğu, davacının arsa payına ( 37/1000 ) göre sorumlu bulunduğu miktarın 358,53 YTL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 358,53 YTL’nin ödeme tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece sigortalı işyerine zarar veren su sızıntısının ortak tesisattan kaynaklandığı gerekçesiyle davalının arsa «payı» oranında zarardan sorumlu bulunduğu kabul edilmiştir.
Mahkemece yapılan «keşif» sonunda düzenlenen bilirkişi raporunda ise “sigortalı işyerinde iddia edilen boyutta «hasara» sebep olacak su akıntısının davalının tadilat gören dairesinden gerçekleşebileceğine dair kanaat edinilemediği, ancak sigortalı «depoya» zarar veren bu oranda büyük su akıntısının tam olarak nereden geldiği hususunda teknik olarak tespit yapılamadığı, davalının beyanına göre ve yerinde yapılan tespi …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/19053 E. , 2013/19160 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.10.2012 tarih ve 2010/1165-2012/732 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, sigortalısı dava dışı ...'a ait işyerinin 08.04.2009 tarihinde davalı ...'in maliki ve diğer davalının kiracısı olduğu üst kattaki 5 nolu dairenin su tesisatından akan suların sigortalı işyerine sirayeti sonucu hasar gördüğünü, meydana gelen hasarla ilgili olarak ekspertiz incelemesi yapıldığını, toplam 4.302,42 TL hasar tespiti yapıldığını ve 09.06.2009 tarihinde sigortalıya ödendiğini; TTK 1301 maddesi gereğince sigortalının haklarına halef olduklarını, davalı ...'in malik olması nedeni ile BK'nın 41, 58, 59. maddesi gereğince diğer davalı ile birlikte hasardan sorumlu olduğunu; hasarın tazmini için Bakırköy 6. İcra Müdürlüğü'nün 2010/7342 esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı ancak takibe itiraz üzerine durduğundan;
bu sebeple itirazın iptaline takibin devamına ve %40'tan aşağı olmamak üzere davalılara icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; sigortalı dairedeki hasarın müvekkillerinin kusurundan kaynaklanmadığını, hasarın meydana geldiğinde binanın boş olduğunu ve kat malikleri kurulunun 20.10.2007 tarihinde aldıkları karar ile apartmanın deprem riski açısından güçlendirilmesine karar verildiğini ve yöneticinin gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra binanın boşaltıldığı 2008 yılı Aralık ayında binanın güçlendirilme çalışmasına başlandığını 2009 Nisan ayı başlarında çalışmanın tamamlandığını, binanın güçlendirme çalışması yapılırken kapı ve pencerelerin söküldüğünü ve böylelikle yağmur ve kar sularının içeri girdiğini, sigortalı dairenin de kapı ve pencereleri söküldüğü için güçlendirme çalışması sırasında sigortalı dairede hasar meydana geldiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dinlenen tanık beyanlarına göre; kat malikleri kurulu kararı ile ana binanın deprem yönünden güçlendirilmesine karar verilmesi üzerine 2008 yılı Aralık ayında güçlendirme çalışmasına başlanıldığı ve 2009 yılı Nisan ayının başına kadar güçlendirme çalışmasının devam ettiği, güçlendirme sırasında tüm binanın boşaltıldığı ancak sigortalı dairenin diş hekimi olarak kullanılması nedeni ile boşaltılmayarak
çalışmaya devam ettiği ve böylelikle tadilat sırasındaki çalışmalardan dolayı su sızıntısı olduğu, ancak meydana gelen hasarın davalıların dairesindeki güçlendirme tadilatından sonra yapıldığı hususu ispatlanamamış olduğu ve güçlendirme çalışması sırasında doğal olarak bu tip hasarlanmanın olabileceği, ayrıca sigortalı dairenin güçlendirme çalışması sırasında binayı boşaltmayıp çalışmasına da devam ettiği gerekçelerine dayanılmak suretiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sigorta poliçesine dayalı rucüan tazminat istemine dayalı olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, mahkemece dinlenen bir kısım davalı tanık beyanlarından, apartmanda yapılan güçlendirme çalışmasından sonra her dairenin kendine ait su ve tesisat işlerini yaptırdığı, bu sırada yukarıdaki 5 nolu daire tesisatında açık bırakılan sular sebebiyle sigortalı dairede hasar oluştuğu beyan edilmiş, bu husus mahkemece keşif yapılarak alınan bilirkişi raporunda ve ekspertiz raporunda da doğrulanmıştır. Mahkemece dosya kapsamıyla sabit olan maddi olguya dayalı olarak davalıların sorumluluğunun ve sorumluluk miktarının saptanması ve alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazın da değerlendirilerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/642082400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz