Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/12073 E. 2012/18153 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haciz sebebi↗ husumet itirazı↗ istirdat↗ haciz↗ dava sebebi↗ hasar↗ ibraz↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, rucüan hasar bedelini talep etme hakkına sahip olan davalının ödediği hasarın kat malikleri yada yönetici tarafından meydana getirilmediği, bizzat sigortalı olan işyeri sahibinin yapmış olduğu tadilattan kaynaklanan pis su sızıntısından kaynaklandığı gerekçesiyle davacının borçlu olmadığının tespitine ve haciz sebebi ile ödemiş olduğu 3.060,00 TL'nin istirdatına, manevi tazminat talebinin ise borçlu olarak davacının yönetici sıfatı ile adının bulunduğu, icra takibine yönetici sıfatı yazılmaksızın borçlu olarak ... yazılmış ise de davacının husumet itirazında bulunmadığı, aynı zamanda davacının kat maliki de olduğu, bu nedenle hasar dosyasına göre zarar binanın ortak yerinden kaynaklansa da zararı tazmin yükümlülüğünün bulunduğu, davalı ... şirketinin anayasal hakkı olan hak arama hürriyetinden kaynaklanan takipte manevi tazminatı gerektirir bir hal bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı, dava dilekçesinde ve yargılama aşamasında ibraz ettiği, davalının cevap dilekçesine karşı cevaplarını sunduğu dilekçesinde ve 01.12.2010 tarihli bilirkişi raporu hakkında beyanlarını içeren dilekçede faiz talep ettiğine göre mahkemece faize hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7 maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/19053 E. 2013/19160 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, rucüan «hasar» bedelini talep etme hakkına sahip olan davalının ödediği hasarın kat malikleri yada yönetici tarafından meydana getirilmediği, bizzat sigortalı olan işyeri sahibinin yapmış olduğu tadilattan kaynaklanan pis su sızıntısından kaynaklandığı gerekçesiyle davacının borçlu olmadığının tespitine ve «haciz sebebi» ile ödemiş olduğu 3.060,00 TL'nin «istirdatına», manevi tazminat talebinin ise borçlu olarak davacının yönetici sıfatı ile adının bulunduğu, icra takibine yönetici sıfatı yazılmaksızın borçlu olarak ... yazılmış ise de davacının «husumet itirazında» bulunmadığı, aynı zamanda davacının kat maliki de olduğu, bu nedenle hasar dosyasına göre zarar binanın ortak yerinden kaynaklansa da zararı tazmin yükümlülüğünün …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dinlenen «tanık beyanlarına» göre; kat malikleri kurulu kararı ile ana binanın deprem yönünden güçlendirilmesine karar verilmesi üzerine 2008 yılı Aralık ayında güçlendirme çalışmasına başlanıldığı ve 2009 yılı Nisan ayının başına kadar güçlendirme çalışmasının devam ettiği, güçlendirme sırasında tüm binanın boşaltıldığı ancak sigortalı dairenin diş hekimi olarak kullanılması nedeni ile boşaltılmayarak çalışmaya devam ettiği ve böylelikle tadilat sırasındaki çalışmalardan dolayı su sızıntısı olduğu, ancak meydana gelen «hasarın» davalıların dairesindeki güçlendirme tadilatından sonra yapıldığı hususu ispatlanamamış olduğu ve güçlendirme çalışması sırasında doğal olarak bu tip hasarlanmanın …
Oysa, mahkemece dinlenen bir kısım davalı tanık beyanlarından, apartmanda yapılan güçlendirme çalışmasından sonra her dairenin kendine ait su ve tesisat işlerini yaptırdığı, bu sırada yukarıdaki 5 nolu daire tesisatında açık bırakılan sular sebebiyle sigortalı dairede «hasar» oluştuğu beyan edilmiş, bu husus mahkemece «keşif» yapılarak alınan bilirkişi raporunda ve ekspertiz raporunda da doğrulanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tanık beyanı · keşif · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dinlenen «tanık beyanlarına» göre; kat malikleri kurulu kararı ile ana binanın deprem yönünden güçlendirilmesine karar verilmesi üzerine 2008 yılı Aralık ayında güçlendirme çalışmasına başlanıldığı ve 2009 yılı Nisan ayının başına kadar güçlendirme çalışmasının devam ettiği, güçlendirme sırasında tüm binanın boşaltıldığı ancak sigortalı dairenin diş hekimi olarak kullanılması nedeni ile boşaltılmayarak çalışmaya devam ettiği ve böylelikle tadilat sırasındaki çalışmalardan dolayı su sızıntısı olduğu, ancak meydana gelen «hasarın» davalıların dairesindeki güçlendirme tadilatından sonra yapıldığı hususu ispatlanamamış olduğu ve güçlendirme çalışması sırasında doğal olarak bu tip hasarlanmanın …
Dava, «sigorta poliçesine» dayalı rucüan tazminat istemine dayalı olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, mahkemece dinlenen bir kısım davalı tanık beyanlarından, apartmanda yapılan güçlendirme çalışmasından sonra her dairenin kendine ait su ve tesisat işlerini yaptırdığı, bu sırada yukarıdaki 5 nolu daire tesisatında açık bırakılan sular sebebiyle sigortalı dairede «hasar» oluştuğu beyan edilmiş, bu husus mahkemece «keşif» yapılarak alınan bilirkişi raporunda ve ekspertiz raporunda da doğrulanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/12073 E. , 2012/18153 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/06/2011 tarih ve 2010/355-2011/1007 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine haksız olarak başlattığı icra takibine müvekkilinin itiraz ettğini ancak itirazının süresinde olmadığı gerekçesiyle itirazının reddine karar verildiğini, müvekkilinin ne davalıya ne de sigortalısına borcu bulunmadığını, buna rağmen evine hacze gelinerek borcun müvekkilinden tahsil edildiğini, bu durumun müvekkilinin itibarının zedelenmesine neden olduğunu ve müvekkilinin büyük üzüntü yaşadığını ileri sürerek icra takibine konu borçtan ötürü borçlu olmadığının tespitine, müvekkilinedn haksız tahsil edilen 2.000.00 TL'nin istirdadını ve 2.000.00 TL manevi tazminatın faziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının apartmanında bulunan, müvekkil şirkete sigortalı iş yerinde su hasarı meydana geldiğini, hasarın ekspertiz raporu sonucunda, davacının yöneticisi ve kat maliki olduğu apartmanın su sayaçlarından sızan sulardan kaynaklandığının tespit edildiğini, sigortalı firmaya 2.093,00 TL hasar tazminatı ödediklerini, rücu imkanları bulunduğundan davacı hakkında takip başlattıklarını, davacının evine hacze gidildiğini, hiç bir işlem yapılmadığını, davacı ödeme yaptıktan sonra işlemlere son verildiğini, müvekkil şirketin kanuna dayalı olarak yapmış olduğu işlemlerden dolayı manevi tazminat ödeme yada tahsil ettiği maddi tazminatı iade etme gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, rucüan hasar bedelini talep etme hakkına sahip olan davalının ödediği hasarın kat malikleri yada yönetici tarafından meydana getirilmediği, bizzat sigortalı olan işyeri sahibinin yapmış olduğu tadilattan kaynaklanan pis su sızıntısından kaynaklandığı gerekçesiyle davacının borçlu olmadığının tespitine ve haciz sebebi ile ödemiş olduğu 3.060,00 TL'nin istirdatına, manevi tazminat talebinin ise borçlu olarak davacının yönetici sıfatı ile adının bulunduğu, icra takibine yönetici sıfatı yazılmaksızın borçlu olarak ... yazılmış ise de davacının husumet itirazında bulunmadığı, aynı zamanda davacının kat maliki de olduğu, bu nedenle hasar dosyasına göre zarar binanın ortak yerinden kaynaklansa da zararı tazmin yükümlülüğünün bulunduğu, davalı ...
şirketinin anayasal hakkı olan hak arama hürriyetinden kaynaklanan takipte manevi tazminatı gerektirir bir hal bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı, dava dilekçesinde ve yargılama aşamasında ibraz ettiği, davalının cevap dilekçesine karşı cevaplarını sunduğu dilekçesinde ve 01.12.2010 tarihli bilirkişi raporu hakkında beyanlarını içeren dilekçede faiz talep ettiğine göre mahkemece faize hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7 maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle Mahkeme hükmünün 1 nolu bendinde yer alan "davacıdan haksız yere tahsil edilen 3.060,00 TL paranın istirdadına" ibaresinin çıkarılarak yerine "davacıdan haksız yere tahsil edilen 3.060.TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte istirdadına" ibaresinin eklenmesine hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064718900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz