Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/2720 E. 2010/8879 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücuan tazminat↗ işyeri sigorta poliçesi↗ keşif↗ işyeri sigortası↗ depo kararı↗ tazminat davası↗ kâr payı↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı işyerine zarar veren su sızıntısı ortak tesisattan kaynaklandığından davalının arsa payı oranında zarardan sorumlu bulunduğu, davacının arsa payına ( 37/1000 ) göre sorumlu bulunduğu miktarın 358,53 YTL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 358,53 YTL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece sigortalı işyerine zarar veren su sızıntısının ortak tesisattan kaynaklandığı gerekçesiyle davalının arsa payı oranında zarardan sorumlu bulunduğu kabul edilmiştir. Mahkemece yapılan keşif sonunda düzenlenen bilirkişi raporunda ise “sigortalı işyerinde iddia edilen boyutta hasara sebep olacak su akıntısının davalının tadilat gören dairesinden gerçekleşebileceğine dair kanaat edinilemediği, ancak sigortalı depoya zarar veren bu oranda büyük su akıntısının tam olarak nereden geldiği hususunda teknik olarak tespit yapılamadığı, davalının beyanına göre ve yerinde yapılan tespitte onarılan borunun binanın ortak kullanım alanına ait olduğu, mahkemece hasarın ortak tesisattan meydana geldiğine ilişkin görüşe iştirak edilirse zararın kat maliklerinin hisseleri oranında paylaştırılması gerektiği” belirtilmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporundan sonra verdiği dilekçede ve duruşmadaki beyanında diğer kat malikleri aleyhine de Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/260 E. sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığını ve her iki dava birbiri ile irtibatlı olduğundan birleştirilmesi talebinde bulunduğunu belirterek her iki davanın birlikte görülüp sonuçlandırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, davaların birbiri ile irtibatlı olduğu, diğer dava dosyasında diğer kat maliklerinin yapacağı savunmalar birlikte değerlendirilip, sigortalı mahalde hasara yol açan su sızıntısının sadece davalının sorumluluğunda bulunan tesisattan mı, yoksa tüm binaya ait ortak tesisattan mı kaynaklandığının açıklığa kavuşturulması, eğer hasarın sadece davalının sorumlu olduğu tesisattan kaynaklandığı belirlenirse hasardan sadece davalının sorumlu tutulması, binaya ait ortak yerden kaynaklandığının belirlenmesi halinde ise diğer kat maliklerinin meydana gelen zarardan arsa payları oranında davacıya karşı sorumlu olduklarının kabulü ile buna göre hüküm kurulması gerekirken davacı vekilinin birleştirmeye ilişkin talebi değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13273 E. 2012/10891 K.
Ortak:işyeri sigorta poliçesi · işyeri sigortası · sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda1- Dava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda2-Dava, «işyeri sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» talebine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yazılı delille ispat · eksper raporu · tanık beyanı · peşin karar harcı · rücuen tazminat · bilirkişi incelemesi · dahili dava · kesin hüküm
Benzer bu karardaDavacı tarafça, davalı kat malikine yönelttiği davayı kanıtlamak üzere ekspertiz raporuna, «bilirkişi incelemesine» ve «tanık beyanına» dayanılmış olup, mahkemece zararı meydana getiren sızıntının davalıya ait işyerinden kaynaklandığına dair «kesin» ve inandırıcı delil elde edilememediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, ancak bu sonuca ulaşırken davacı tarafça bildirilen tanık dinlenmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre zararı meydana getiren sızıntının davalıya ait iş yerinden kaynaklandığına dair «kesin», inandırıcı delil elde edilemediği, tahmini verilere göre düzenlenen «ekspertiz raporlarının» yetersiz olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda «yazılı delille ispat» gerekmediği halde herhangi bir gerekçeye dayanmadan tanık dinletme talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davalıya ait dairenin tesisatında onarım yaptığı iddia edilen tanık dinlenmek ve sonucuna göre hüküm kurulmak üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
2-Dava, «işyeri sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» talebine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/2720 E. , 2010/8879 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Üsküdar 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.10.2008 tarih ve 2008/80-2008/233 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan yerin davalının dairesinden sızan sular nedeniyle hasarlandığını, belirlenen 9.690,00 YTL hasar tazminatının sigortalıya ödenmek suretiyle sigortalının haklarına halef olunduğunu ileri sürerek, anılan meblağın davalıdan ticari avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, iddianın yerinde olmadığını, kendisine ait dairenin binanın 4. katında, sigortalı işyerinin ise binanın bodrum katında yer aldığını, dairesindeki herhangi bir sızıntının bodrum katındaki işyerine ara katlara zarar vermeden ulaşmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı işyerine zarar veren su sızıntısı ortak tesisattan kaynaklandığından davalının arsa payı oranında zarardan sorumlu bulunduğu, davacının arsa payına ( 37/1000 ) göre sorumlu bulunduğu miktarın 358,53 YTL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 358,53 YTL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece sigortalı işyerine zarar veren su sızıntısının ortak tesisattan kaynaklandığı gerekçesiyle davalının arsa payı oranında zarardan sorumlu bulunduğu kabul edilmiştir. Mahkemece yapılan keşif sonunda düzenlenen bilirkişi raporunda ise “sigortalı işyerinde iddia edilen boyutta hasara sebep olacak su akıntısının davalının tadilat gören dairesinden gerçekleşebileceğine dair kanaat edinilemediği, ancak sigortalı depoya zarar veren bu oranda büyük su akıntısının tam olarak nereden geldiği hususunda teknik olarak tespit yapılamadığı, davalının beyanına göre ve yerinde yapılan tespitte onarılan borunun binanın ortak kullanım alanına ait olduğu, mahkemece hasarın ortak tesisattan meydana geldiğine ilişkin görüşe iştirak edilirse zararın kat maliklerinin hisseleri oranında paylaştırılması gerektiği” belirtilmiştir.
Davacı vekili bilirkişi raporundan sonra verdiği dilekçede ve duruşmadaki beyanında diğer kat malikleri aleyhine de Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/260 E. sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığını ve her iki dava birbiri ile irtibatlı olduğundan birleştirilmesi talebinde bulunduğunu belirterek her iki davanın birlikte görülüp sonuçlandırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, davaların birbiri ile irtibatlı olduğu, diğer dava dosyasında diğer kat maliklerinin yapacağı savunmalar birlikte değerlendirilip, sigortalı mahalde hasara yol açan su sızıntısının sadece davalının sorumluluğunda bulunan tesisattan mı, yoksa tüm binaya ait ortak tesisattan mı kaynaklandığının açıklığa kavuşturulması, eğer hasarın sadece davalının sorumlu olduğu tesisattan kaynaklandığı belirlenirse hasardan sadece davalının sorumlu tutulması, binaya ait ortak yerden kaynaklandığının belirlenmesi halinde ise diğer kat maliklerinin meydana gelen zarardan arsa payları oranında davacıya karşı sorumlu olduklarının kabulü ile buna göre hüküm kurulması gerekirken davacı vekilinin birleştirmeye ilişkin talebi değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027818000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz